Mezhepsizlik Fitnesi

mezhep-mezhepcilikEHL-İ Sünnet Müslümanları arasında mezhepçilik kavgaları asla olmamıştır. Sünnîler dört hak mezhebe veya fıkıh ekolüne bağlıdır ama mezhepçilik yapmazlar, çekişmezler ve çatışmazlar.Ehli Sünnet ameli olarak kendi içinde her ne kadar dört mezhep ise de aslında itikadi olarak Tek HAK Mezheptir.

Siyonist ve haçlı ruhu taşıyan kafirler bu birliği bozmak için 150 yıldır mezhepsizlik mezhebini destekleyerek İslamı ve İslami birliği yok etmeye çalışmaktadır.
Dört hak mezhepten birine bağlanmak, onun fıkhını uygulamak fitne değildir ama mezhepsizlik fitnedir. Çünkü mezhepsizler, bütün Müslümanları kendileri gibi yapmak istiyor. Onların bu yoldaki propagandaları fitnedir, hem de büyük bir fitne…
Mezhepsizliğin arkasında İngiltere, Amerika, Almanya, İtalya, Fransa ve İsrail gibi Siyonist ve haçlı ruhu taşıyan devletler vardır. Nitekim Amerika’nın işgal edip mezhepsizleştirdiği Arap bölgelerinde 300’ün üzerinde mezhepsiz mezhepler türemiştir.
Bundan bu kafirlerin ne çıkarı olacak denilirse, öteden beri malum olan felsefe:
Böl, parçala ve yok et.

Kimler Ehli Sünnet Yıkıp Mezhepsizlik Propagandasının Köpeği.?

1. Rafizîler yapıyor.

2. Vehhabîler yapıyor.

3. Telfik-i mezahib (Mezheplerin hükümlerinin karmakarışık uygulamasını isteyenler) yapıyor.

4. Fıkıhtan ve Şeriat hükümlerinden arındırılmış light, ılımlı, sulandırılmış, evcil, uysal bir İslâm çıkartmak isteyenler yapıyor.

5. Reformcular yapıyor.

6. İslâm’da radikal değişim isteyenler yapıyor.

7. Tarihselci Fazlurrahmancılar yapıyor.

Mezhepler ortadan kalkacak ki, Müslümanları bozuk fırkalara sokabilsinler…

Mezhep ve fıkıh olmasa doğru dürüst abdest alamayız, iki rekat namaz kılamayız.

Bazıları konuyu saptırıyor ve bize? Siz mezhebi Kur’ân’ın üzerine çıkartıyorsunuz, siz mezhebi put haline getirmişsiniz, siz müşriksiniz, diye saldırıyor. Ne korkunç iftiralar…

Ehl-i Sünneti, dört hak mezhebi, fıkhı, Şeriat ahkamını ortadan kaldırdınız mı, sapıklıklar, bid’atler, dini yanlış yorumlamalar sökün etmeye başlar.

Zamanımızda, kesinlikle yasaklanmış olan mut’a nikahını, (geçici nikah) meşru gösterenler var.

Benim kesin olarak bildiğim şudur: Hanefi mezhebinde ince çorap üzerine mesh edilerek abdest alınmaz. Bunu yapanlar var.

Yine Hanefî mezhebinde midye, istiridye, yengeç, istakoz, karides, pavurya gibi deniz ürünlerini yemek tahrimen mekruhtur. Bunları da yiyenler var.

Mezhepsizler Kitab’a, Sünnet’e, icmâ-i ümmete, dine, Şeriata, fıkha aykırı bir sürü sözde ictihadlar yumurtladılar. On dört asırlık İslâm tarihinde hayızlı kadınların namaz kılmalarına, oruç tutmalarına, Kâbe’yi tavaf etmelerine asla cevaz verilmemişken onlar olur olur diyorlar. Nasıl oluyor? Onlar olur diyor, oluyor…

Zamanımızda mezhepsizlik en büyük fitnedir.

Selefiyiz diyorlar. Hayır Selef-i Sâlihîn’in (ilk çağlardaki sâlih, takvalı, doğru yolda olan örnek Müslümanlar) yolunda olanlar Sünnî Müslümanlardır.

Selefîyiz diyenler Selef’in yolundan gitmiyor, onlar İbn Teymiyye’nin ve Muhammed İbn Abdülvehhab’ın mezhebini veya fırkasını benimsemişlerdir.

Sünnîlikten, Hanefîlikten, Mâlikîlikten, Şâfiîlikten, Hanbelîlikten fitne doğmaz ve doğmamıştır ama mezhepsizlikten doğmaktadır.

Onların bir kısmının siyaseti, stratejisi, taktiği bellidir. Önce Sünnî mezhepleri yıkacaklar, sonra açıkta kalan Müslümanları kendi bozuk fırkalarına sokacaklar.

Naylon müctehidlerin bozuk ictihadlarını kabul etsek ortada İslâm diye bir şey kalmaz. Baksanıza ? Kur’an, Yahudi ve Hıristiyanları İslâm’a çağırmıyor? diyecek kadar zıvanadan çıktılar.

Dört hak mezhepten birine bağlanalım.

Bunların hepsi de Kur’ân’dan, Sünnet’ten hüküm çıkarmıştır.

Bugünkü naylon müctehidler, mezhep imamı büyük müctehidlerin ayaklarının altında toz bile olamazlar.

Mezhepsizlik Dinsizliğe ve Parçalanmaya Köprüdür .

Şam ulemasından Profesör Said Ramazan el-Bûtî’nin çok değerli kitabının adı şudur: İslâm Şeriatini tehdit eden en tehlikeli bid’at mezhepsizliktir.?

İtikad ve fıkıhta ehl-i sünnet dairesi içinde bulunan bir mezhepli sapıtmaz, bid’ate ve küfre düşmez ama bir mezhepsiz için bu tehlike her zaman vardır.

 

Mezhepsizleri Tanıma Yolları 

Ehl-i sünnet itikadı ve diğer doğru bilgiler bilinirse, bunun zıddını savunanların sapık oldukları anlaşılır. Piyasadaki sapıkların Ehl-i sünnete aykırı görüşlerinden bazıları şunlardır:

1- Amentü’deki altı esastan birini inkâr etmek, mesela hayır Allah’tan, şer şeytandandır demek veya kaderi inkâr etmek.

2- Amel, imandan cüzdür demek, [Mesela namaz kılmayana kâfir demek.]

3- İman artıp eksilir demek, [İman nuru, kuvveti artıp eksilir demeli.]

4- Kur’an-ı kerime mahlûk demek,

5- Allah Arş’ta demek. İstiva kelimesine yanlış mana verip Allah Arş’a oturdu demek,

6- Kabir sualine, kabir azabına, şefaate, sırata, hesaba veya mizana inanmamak,

7- Allah gaybı, enbiya veya evliyasına bildirmez demek,

8- Evliyanın kerametini inkâr etmek,

9- Eshab-ı kiramın hepsi cennetlik iken, herhangi birini kötülemek, (Ben Muaviye’yi sevmem demek)

10- İki kayınpederi [Hazret-i Ebu Bekir’le, hazret-i Ömer’i] diğer sahabelerden üstün bilmemek. İki damadı [Hazret-i Osman’la hazret-i Ali’yi] sevmemek,

11- Miracın, ruh ve bedenle birlikte olduğunu inkâr etmek.

12- Peygamberlerin günah işlediğini söylemek.

13-Bugün için, dört hak mezhepten birinde olmamak. (Bütün mezhepleri tahkik ederim, doğru olanı alırım) veya (Mezhebe girmemeyi caiz görürüm) demek, yani mezhepsizliği de caiz görmek.
Dört hak mezhep tabirini kullanmamak.

14- Dindeki dört delili kabul etmeyip, (Yalnız Kur’an, yalnız Kitap ve sünnet) demek.

15- “Resulullah’tan sonra, rasul gelmez; ama nebi gelir “demek.

16- Öldürülenin, intihar edenin eceliyle öldüğünü inkâr etmek.

17- “Peygamberin üstünlüğü, çalışmakla elde edilmiştir” demek.

18- Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine ve diğer kıyamet alametlerinden birine bile inanmamak.

19- “Ahirette de Allahü teâlâ görülmez “demek.

20- “Kâfirler Cehennemde sonsuz kalmaz, Cehennem ebedi değildir ” demek.

21- “Günahkâr müminler Cehenneme girmez, Cehenneme giren hiç çıkmaz” demek.

22- Mest üzerine meshi caiz görmemek.

23- Sultana [devlete] isyanı caiz görmek.

24- Allahü Teala’nın düşman olduklarına düşmanlık yapıp dost olduklarına dostluk yapmamak.
(mesela mezhepsizleri savunmak )

Sapıkların ehl-i sünnet’e aykırı diğer görüşleri:

1- Yahudiler de, Hıristiyanlar da cennete girecek demek.

2- “ La ilahe illalah ” diyen cennete girer ,” Muhammedün resulullah “ demeye gerek yok demek.

3- “ Deccal bir akımdır, İsa ve Mehdi de manevi şahıs yani ruh olarak gelecek” demek.

4- Hazret-i İsa, gelince hakiki Hıristiyanlığı yayacak demek. (İsa aleyhisselam şeriat-i Muhammedi ile hükmedecek)

5- Hazret-i Mehdi’nin vasıfları uymadığı halde, birilerine Mehdi demek.

6- İbni Teymiyye’yi, mason Abduh’u, diğer mezhepsizleri ve bid’at ehlini savunmak.

7- Enbiya ve evliyanın kabirlerine gidip onların hürmetine dua etmek, onlardan yardım istemek caiz değildir demek.

8- Vehhabi olsun, Mutezile olsun, yani bid’at ehli de olsa, herkesi severim demek.

9- Ruh ölür, ruhlar ve ölüler işitmez demek.

10- Naylon çoraba meshi caiz görmek.

11- İslam halifelerini, Osmanlı sultanlarını kötülemek.

12- Kaza namazı kılmak gerekmez demek.

13- İhtiyaç veya zaruret halinde dört hak mezhepten birini taklit etmeyi kabul etmemek veya her mezhepten kolay gelen hükümle amel etmek.

14- Mezhebe bağlanmak için, mezhep taassubu tabirini kullanmak

15- Zuhr-i âhir diye bir namaz yoktur demek

16- İslami görüş, İslam düşüncesi, İslam felsefesi, İslamcı gibi tabirler kullanmak.

17- İslâm âlimlerini kötülemek maksadıyla, kitaplarında uydurma hadis olduğunu söylemek.

18-Telkini, devir ve iskatı inkâr etmek.

19- “İncil ve Tevrat tahrif edilmemiştir.” demek

20- “Kadınlar evde yalnız namaz kılarken başının örtmesi gerekmez” demek

21- “Kur’an-ı Kerim okumak için abdestli olmaya gerek yoktur.” demek
( M.İslamoğlu)

22- “Hayızlı kadın isterse oruç tutabilir.” demek (M.İslamoğlu)

23- Kur’an-ı Kerim ayetlerinin Tarihsel olduğunu iddia etmek,hükümlerinin geldiği devire ait olduğunu söylemek.

24- Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudileri ilgilendiren ayetlerin sert olduğunu söyleyip ” o ayetlerin o günkü Yahudi ve Hıristiyanlar için gelmiştir, zamanımızdaki ehl-i kitabı bağlamaz.” demek. (Halbuki muhkem bütün ayetler kıyamete kadar geçerlidir.)

Alıntı.
Reddiyeler.com – Ehli sünnet itikadı üzerine site
Tüm bu konular ve diğerlerini ehli sünnet kaynaklardan okumanızı tavsiye ederiz.. İşte bazı tavsiyeler..

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Cevap Yazın