Kıssadan Hisse – 1

AKARSULARDOSTLUK SINAVI
Adamın birinin genç bir oğlu vardı. Bu delikanlı arkadaşlarının samimiyetine toz kondurmuyor, onlara çok inanıyordu. Bir gün babası oğlunu çağırarak:
-“Oğlum senin şu çok güvendiğin arkadaşlarını bir deneyelim mi ne dersin?” dedi.
Delikanlı:
-“Olur baba, deneyelim.” dedi.
Adam bir akşam geç saatte, bir keçi getirdi ve onu kesip bir çuvala yerleştirdi. Oğluna yönelerek:
-”Haydi oğlum bu çuvalı sırtına alıyorsun ve dost sandığın arkadaşlarından birinin kapısını tıklıyorsun. Sana: “Bu nedir?” diye sorarlarsa: “Ben kaza ile bir adam öldürdüm, fakat delilim olmadığı için suçun üzerime kalmasından korkuyorum. Bana nasıl yardım edebilirsin?” diye sorarsın dedi ve oğlunu sokağa saldı.
Delikanlı en yakında oturan arkadaşının kapısını tıkladı. Arkadaşı, eli yüzü kan içinde olan delikanlıyı görür görmez dehşetle sordu:
-“Bu nedir?” dedi.
Delikanlı arkadaşına olup biteni kısaca anlattı. Bunun üzerine o çok güvendiği arkadaşı, kapıyı delikanlının yüzüne kapattı. O gece geç saatlere kadar kapı kapı dolaştı. Fakat dost sandıklarının hiç biri yüzüne bakmadan kapılarını bir bir yüzüne kapadı.

Çaresiz bir halde evine döndüğünde babası oğluna dedi ki:
-” Oğlum, dostluk öyle kolay kazanılmaz. Haydi birde benim dostum falancaya git ve durumu aynı şekilde ona anlat.”dedi ve oğlunu dostu olan kişinin evine gece vakti gönderdi.
Genç kapıyı bir iki tıkladıktan sonra adam kapıyı açtı ve:
-” Söyle evlat kimsin?” dedi.
Genç adam olup biteni ve kimin oğlu olduğunu kısaca anlattı. Bunun üzerine adam hemen genci içeri aldı ve:
-” Aman birileri görmesin.” dedi.
Baba dostu hemen evinin bahçesine bir çukur kazdı ve çuvaldaki cesedi oraya gömdü. Cesedin üzerine gül fidanları dikerek orayı gül bahçesi yaptı ve delikanlıyı da o gece evinde misafir etti.

Ertesi gün evine dönen genç, olup biteni babasına anlattıktan sonra, baba:
-” Daha sınav bitmedi oğlum dedi. Bugün çarşıda o dostuma kalabalık bir yerde sataşıp hakaret edeceksin.” dedi.
Oğlan:
-” Baba bu çok zor, bunu nasıl yaparım?”dedi.
Baba:
-” Oğlum esas dostluk ondan sonra belli olur.” dedi ve oğlunu çarşıya gönderdi.

Genç adam baba dostunu bir kalabalık içinde gördü ve ona sataşıp hakaretler yağdırdı. Adamın hiç sesi çıkmayınca adama gidip, adamın yakasından tutup salladı. Adam gencin kulağına eğildi:
– “Dostumun oğlu, biz bir hakaret ve patırtı ile gül bahçesini bozacak kadar zayıf karakterli değiliz. Haydi evine git.” dedi.

İşte, şimdi bir bu sağlam dostluğa, birde günümüzdeki pamuk ipliği ile bağlı sahte dostluklara bakalım. Bazen yanlış bir anlaşılma ile, veya ufak tefek hatalar ile bozulan dostluklar, dostlukların kalite puanlarıdır. Öyle dostluk su üzerine yazılmış bir anlaşmadır.

Gününüz selam üzere olsun.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın