Rabıta İle İlgili Sorular

Feriks Samedov

 Feriks Samedov’un Soruları:
  • Conversation started today Feriks Samedov 13.10.2013 :05 em Feriks Samedov

    SORULAR:
    Merhaba benim tasavvufla daha doqrusu rabite ile ilgili sorularim var, cevaplarsaniz sevinirim
    tewekkureler.

    S O R U  ve  C E V A P L A R :

    Sayın Feriks Samedov merhaba. Sorularınızın cevabını sunuyorum:
    Soru1: Rabita sirk midir?
    CEVAP 1: Rabıta birini düşünmektir. Allah’tan başkasını düşünmek şirk olsaydı, kim imanlı kalabilirdi?
    Soru2: Peygamberimizin vaktinde rabite varmidir? kendileri rabita yapmayi buyurmuşlar midir?
    CEVAP 2: Peygamberimizin zamanında da rabıta vardı. Ebu Bekir, İbn-i Abbas gibi sahabeler rabıta yapmışlardır. Tabiinden Yemenli Üveysi Karani hazretleri Peygamberimize rabıta yaparak o yüksek manevi dereceye ve Peygamberimizin övgüsüne ermiştir. Peygamberimizin rabıta ilgili sözlerinden: -“Salihleri düşünmek (rabıta etmek) Allah’ın rahmetine sebeptir” buyurmuşlardır.
    Soru3: Rabita ibadet midir?
    CEVAP 3: Rabıta ibadet değil Allah’a manevi yakınlık kazanmak sebebidir.
    S-4 rabitasiz tasavvuf olur mu?
    CEVAP 4: Rabıta, tasavvufun şartı değildir. Rabıtasızda tasavvuf olabilir.
    Soru5: Peygamberimiz öldükten sonra sufizm yayılana kadar 3 asır müddetin de zikir çeken ibadet eden herkes nefsini temizlemeden mi dünyadan göçmüştür?
    CEVAP 5: Sufizm Peygamberimizle başlamıştır. Ondan sonra hiç boşluk olmamıştır. Her asırda nefsini temizleyenler ve nefsine tapanlar olmuştur.
    Soru-6: Tasavvufculara göre tasavvuf yolunda olmayanan kimseler zikir cekemez doğrudur mu? aksini yapanlar delirir seytan musallat olurmus? o zaman dediğim zaman dilimdeki zikir ceken her kesin mursidi şeytan olmuş oyle mi?
    CEVAP 6: Zikir çekmek için tasavvuf yoluna girmek şart değildir. Ancak; zikrin daha yararlı olabilmesi için tasavvuf yoluna girilir. Tasavvuf yoluna girmeden zikir çekenler değil, Allah’ın zatını düşünenler delirir. Çünkü Allah’ın zatı hakkında akla ve hayale gelen her şey mahluktur. Allah’ın zatı düşünüldüğünde akla ve hayale çeşitli şekiller gelir. Kişi bilmeden bu şekillere tapmış olur. Böyle kimseler ya o tür düşünceleri bırakırlar veya bırakmazlarsa delirmekle karşı karşıya kalırlar. İşte o zaman şeytanlar aklı bozulan kimselere askıntı olurlar. O kimselere artık şeytanlar mürşitlik (rehberlik) yaparlar.
     Soru-7: Muhammed peygamber hic bir zaman resim cektirmeyi sevmezmiş, ben oldukten sonra insan hurafata suruklenir, benim resmime bakip ibadet eder diye,
    CEVAP 7: Muhammed aleyhisselam Efendimiz zamanında fotoğraf yoktu ki O’nun resim çektirmeyi sevmediği söylenebilsin. Ancak; putperestlikten yeni kurtulmuş bir toplumun tekrar putlara tapmaması için belli bir süre resim yapmak yasaklanmıştır. Daha sonraki yıllarda İslam alimleri resim çektirmenin caiz olduğuna dair fetva vermişlerdir.
    Soru-8: Ayni hristiyanlardaki gibi ölümunden sonraki halifeyi bile tayin edemeyen Muhammed peygamber, nasil olur da ölumunden yıllar sonra bile şeyhlere icazet verebiliyor? Teşekkurler.
    CEVAP 8: Peygamber Efendimizin kendinden sonra gelecek halifeyi tayin etmemesi, o işi yapamadığından değil, halife seçim işini sahabelerin (o gün ki  Müslümanların) oyları ile yapılmasını daha doğru bulmasındandır… Halifelik işi devlet yönetimidir. Halifelik ile mürşitlere icazet verilmesi işi birbirinden farklı şeylerdir. Kaldı ki Peygamber(s.a.v.) Efendimizin, kendinden yıllar sonra yaşayan mürşitlere  icazet vermesi olayı o işin bütününü kapsamaz. O işin yalnızca manevi boyutudur. Zahiri(maddi) boyutunda ise, kendisine icazet verilecek mürşit adayının mürşidi vardır.

    NOT: Kadınlar şeyhin suretini hayal etmezler. Onlar gözlerini yumar, iki kaşlarının arasından sadece İlahi bir nur tahayyül eder ve ona odaklanırlar ve o nurun Cenabı Hakkın isminin kendisi olmadığını sadece O’nun isminin nurunun bir tecellisi(yansıması) olduğunu  düşünürler..

     

(Visited 286 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın