DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

onur için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Rabıta Şirk midir?” üzerine 130 yorum.

  1. Allah herseyi gören ve bilendir.Allaha hamd olsun ne ekonomik bir sıkıntım var,ne bir sağlık sorunum.Tarikatlara girmek istememdeki amaç daha fazla ne yapabilirim,rabbimin ilim deryasından bir damlada olsa daha fazla nasıl daydalanabilir ve nasıl rabbimin rızasını kazanabilme yolunda,rabbimin rızasını kazanabilme ihtimalimi yukseltmeye çalışabilirim.tek amacım ve gayem bu.Herşey iyi ve güzel fakat rabıta konusuna gelince beni alıyor derin bir düşünce.”Abdullah Bekir” in sözü doğrudur,haklıdırda fakat yaptığımız şeyin doğruluğunu ispat etmek için eksik konusmamakta fayda var diye düşünüyorum kendi fikrimce.Bir insanı beşer Eşini Dostunu metresini veya herhangi birisini düşündüğünde hiç bir fani ne eşini ne evladını nede haşa dostunu aracı kılarak rabbine ulaşmaya çalışmıyorki.Benim bir Allah dostunu düşünüp Rabbimden O Allah dostunun yüzü gözü hürmetine beni doğru yola sevk etmesini istemem anlaşılabilir kanımca doğrudurda.Fakat Rabıtada hasıl olan durum malum.Yine söylüyorum benim ilmim yok bilgimde yok.bunlar sadece fikirlerim.Rabbim hakkımızda en hayırlısı neyse onu versin inşallah.

    1. Ahmet kardeşim. Samimi olduğun için yazına cevap veriyorum. Allahın Rasulü “İmanın en üstünü Allahın sevdiklerini sevmek, buğz ettiklerine buğz etmektir.” buyurdu. Rabıta da Allah’ın sevdiği veli kulu gözümüzün önüne getiririz. Onun kalbindeki Allah sevgisinin derinliğini hayal ederiz..
      O hayal etme esnasında her şeyin yaratıcısı Allahu Tealaya “Rabbim bu muttaki kulunun kalbine koyduğun sevgini benim de kalbime koy”. “Zira sen bir kimsenin kalbine sevgini koymazsan o seni asla sevemez” diye temennide bulunur ve rabıta bitene dek bu yalvarış halimizi kalbimizde tutmaya çalışırız. Allah kalbe bakar sözünden bunu anlamalıyız. Yalvaran bir kalbi de Allah boşa çıkarmaz nuru ve muhabbeti ile doldurur.
      Bizim rabıtadan anladığımız budur.

  2. Rabıta oldugunu iddea edin kisi arkadasinin esinin ve ailesinin ve cevresindekilerin onun hakkinda soyledigi konustugu iyi veya kotu olan herseyi duyabilir mi? Gittigi veya geldigi yerleri bilebilir mi boyle birsey mumkunmudur yardimci olabilirmisiniz?

    1. SORU: “Rabıta oldugunu iddea edin kisi arkadasinin esinin ve ailesinin ve cevresindekilerin onun hakkinda soyledigi konustugu iyi veya kotu olan herseyi duyabilir mi? Gittigi veya geldigi yerleri bilebilir mi boyle birsey mumkunmudur yardimci olabilirmisiniz?”
      CEVAP: Telepati denilen düşünce okuma ile rabıtanın bir alakası yoktur. Rabıta, Allah sevgisini kazanmak için atılan ilk adımdır. Rabıta ile gönül saydamlaşır melekut alemi görülmeye başlar. Melekut aleminden kalbe yansıyan ilahi nurlar kalpteki kötü huyları yok eder imanı güçlendirir. Taklidi olan imanı, tahkiki imana, oradan da aynel yakîn imana dönüştürür.

  3. سلام عليكوم hocam namazın dinimizdeki yerini bikiyoruz ve bu konuda ne kadar çom hadis olduğunu da biliyoruz peki rabıta bu kadar önemli iken neden hiç bir hadiste geçmiyor. Veya hiç bir sahabe hayatı anlatılırken şöyle veya böyle rabıta yapardı. Diye kaynaklarda geçmemektedir. Biz sadece bir kaç ayetin olduğunu biliyoruz fakat onlarında rabıtaya delaleti tam değildir. Teşekkür ederim.

    1. Aleykümselam.
      Namaz farz bir ibadettir. Rabıta ne farzdır ne de ibadet değildir. Allahı sevmek için Onun dostlarını sevmek gerekir. Bu sevgiyi elde etmenin yollarından biri de rabıtadır.
      Sahabeden Hz. Ebu Bekr, İbn-i Abbas gibileri rabıtalı olduğuna dair sağlam kaynaklar var. Tabiinden Veysel Karani rabıta yolu ile hidayet bulmuştur.

    2. Hocam bu söylediğiniz Abdullah b. Abbas ve Ebu bekir radiyallahü anha ların rabıta yaptıklarını gangi kaynaktan öğrendiğinizi öğrenebilirmiyim.

    3. Ömer Ziyaüddin Dağıstani hazretlerinin TARİKATLAR VE FETVALAR kitabındadır. O da Hanefi fukasından Şerhul-Ibad Li-İbn-i Hacer’ kaynak göstermiştir.
      Üveysi Karani sana delil olarak yeter. Rasulullahın onun hakkında bir çok sahih hadisi şerif vardır. O malumunuzdur ki, rabıta yolu ile kemale gelmiş tabiinin en büyük velisidir. Rasulullah onun hakkında “Eğer beni(zahiren) görseydi Ebu Bekir ve Ömer den daha üstün olacaktı” buyurmuştur.

  4. Allah’ın rahmeti üzerinize ve üzerimize olsun kardeşim tek bir soru sormak istiyorum biliyorum rabıtanın ne kadar önemli olduğunu yalnız şuna değinmek isterim acizane bir mürşidi kamile biat etmekteyim yalnız neden Peygamber efendimiz s.a.v mi değilde mürşidi kamilleri rabıta ediyoruz selametle ..

    1. Aleykümselam ve rahmetullah Fatıma Zehra hanım.
      Neden peygamberimize değil de mürşidlere rabıta yapılmasının sebebi şudur:
      Büyük evliya ve alim İmamı Rabbani Mücedidi Elfi Sani Hazretleri buyurur ki
      “Bidayette mürid ahlaken düşük kimse olduğu için Rasulullahın yüce manevi huzuruna yaklaşamaz. Yani yaklaşmasına mani olan müridin kötü vasıflarıdır. Yoksa Rasulüllahın yüce huzuru her mümine açıktır. Bu haseptendir ki mürşid müridin ahvaline Rasulullahın yüce huzuruna nisbetle daha yakın olduğu için rabıta mürşide yapılırsa mürid daha çok feyz alabilir.”
      Sanırım anlamışsınızdır. Vesselam.

    2. Allah razı olsun sizlerden ve vesile olanlardan. Allah’a emanet

  5. Şeyhini zahirde hiç görmemiş birisinin onun suretini tanımak babından sadece resmine bakması caizdir fakat ona rabıta yapması asla caiz değildir Diye Fetva Vermişsiniz Yani Veli Olduğu Tevatüren Bilinse Dahi Görmek Şartmı ?

    1. Zahiren görüp görmeme işini talibin intisab ettiği şeyhi belirler. Yani gıyabına intisap eden bir kimsenin zahiren gidip bağlanması istenmişse gitmesi gerekir aksi halde intisap gerçekleşmez.
      Bir çok meşayihi kiramın talimatına göre resim verilmesi sadece şeyhin suretini tanımak içindir. Yine onların talimatlarına göre resime rabıta caiz değildir.

  6. Selamün aleyküm hocam. Rabıta hakkında yazilanlarinizi okudum fakat rabitanin rabıta yapanlardan (gorevli) kişilerden ne demek olduğunu açıklayın görevin nedir neden söylemiyorsun dediğimizde söylemiyorlar peki eşine ailesine söylemesi bana soylememesini gerektirecek kadar durumun ciddiyeti nedir anlamış degilim. Öte yandan bu rabıta yı tövbe alanlara veriliyor neye göre veriliyor kim için veriliyor sebeb nedir onları da iyice açıklarsanız sevinirim . Ayrıca peygamber efendimiz sav vefatında sahabeler neler yapacağını şaşırmış elleri ayaklarına dolanmistir öte yandan Hz Ömer her kim peygamber oldu diye dinden imandan vazgeçerim der ise kellesini kilicimla alırım der ve söze Hz Ebu Bekir girer duayı ibadeti yalnızca Allah için yapın eğer peygamber sav için yapıyorsanız onunla birlikte oldunuz demistir. Bu sözden yola çıkarak bu tasavvufu yani rabiti neden araya şeyhleri sadakatlilari yani ilmine dinine güvendiğim iz kişileri düşünerek Allah’a ulaşmaya çalışıyoruz sizce bu şirk degilmidir düşünün yargılayıpn size soruyorum Allah in böyle bir şeye ihtiyacı varmıdır son olarak rabitanin ibadet olmadığını söylüyorsunuz ve arkasından ibadet olmayan birseyin dinden çıkma gibi bir özelliği olamaz diyorsunuz burda aciklamanizi yetersiz buldum şirk koşmak ne zaman dan belli ibadet oldu da haram veya helal diyelim haksız mıyım hocam sizin deyisinize göre ibadet olmalı ki dinden çıkma veya haram olma gibi birşey olsun vesselam

    1. Rabıta, saklanacak bir şey değildir. Allahın velisi olan samimi bir kulun Allah’a yaptığı ibadetleri, duaları, yakarışları, Allah’ı canu gönülden Allah’ı anmaları düşünülerek kalpte Allah sevgisinin doğmasına, elektriklenmeler olmasına çalışmaktır.
      Özetle “ben de Allah’a böyle samimi kul olayım” demektir.
      Tövbe alanlar aslında o tarikata intisap edenler anlamındadır.
      Rabıta bir ibadet değil, “Hubbi fillah buğdi fillah” (Allahın sevdiklerini seviniz kızdıklarına buğz ediniz) hadisinin gereği Allah’ın sevdiklerine sevgi kazanma şeklidir.
      Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer olayı ile rabıtanın arasında bir bağ kurup buradan yorum yaparak rabıta yapanlara müşrik demek, din cahilliğidir. O zaman bu küfür ithamı sahabeye kadar gider. Hz. Ebu Bekir’den başka mümin olmadığı inancını ortaya çıkarır ki böyle bir inanca malik birisi küllen kafirdir.
      Hz. Ebu Bekrin orada değindiği nokta şudur:
      “Eğer Muhammedin ölümsüzlüğüne inanıyorsa bir kimse o biliniz ki o ölmüştür. Allah’tan başkası ölümsüzdür” diyerek Allah’tan başkasının fani olduğunu hatırlatmıştır.
      Sahabeler de aslında onun ölümlü olduğuna inanmaktaydı ama bir an için Allah’ın Peygamberimizi ebedi yaşatacağı kanaatine kapılmışlardı. Böyle bir inanç ise ancak cennette mümkündür. Hz. Ebu Bekr bu dalgınlıktan onları uyarmıştı.
      Kaldı bir kimsenin, Allahın bir kimseyi ölümsüz kılacağına inanması şirk değil Allahın kudretine tam inanmasında kaynaklanır.
      Allahın ne senin ne de başkasının ibadetine de rabıtasına da ihtiyacı yoktu. Zaten böyle bir iddia da yoktur. İbadet yapmaya bizim ihtiyacımız vardır.
      İngiliz piyonları olan selefi domuzlar bu rabıta inceliğini kavrayamaz tabii.

    1. Fatma hanım, Ahmet bin Hanbel’in Müsnedindeki bir hadisi şerife göre Rasulullah eshabı ile zikir için bir yerde toplandıklarında “aranızda yabancı var mı?” diye sorar. “Hayır yoktur” denilir. Bunun üzerine Allah’ı zikir başlar.
      Fukaha da bu hadisi şerife dayanarak kıyas yapmışlardır. Hatme-i Haceganın içine yabancı alınmaması buna dayanmaktadır.
      Fatm hanım, siz doğru bir yoldasınız. Nakşibendi Tarikati de Ehli Sünnet tarikatidir. Daha fazla sorgulamak yerine bir an önce zikre başlayıp Füyuzat-ı İlahiden nasiplenmenizi tavsiye ederim size. Vesselam.

    2. şimdi ben eşimi gördüm biliyorum ve onu düşünürken yüzü gözü aklıma geliyor çocuklar arabam köyüm bahçem vs vs peki ALLAH subhane ve tealayı nasıl bişeye benzetip düşüneyim ? yardımcı olurmusunuz?

    3. Allah’ı bir şeye benzetemezsiniz. Çünkü ihlas suresinde “O Allah’ın dengi ve benzeri yoktur” buyrulmaktadır. Öyle bir şey yaparsanız müşrik olursunuz. Allahın kudretinin büyüklüğünü, eserlerine bakıp onları yaratanın büyüklüğünü bir şeye benzetmeden anacaksınız. Bu ahval sizi nasılsız ve niçinsiz bir ahvale taşır Allah’a hayran olursunuz. Bu da sizi Ona aşık eder ikilikten kurtulursunuz. Yani, alemde Ondan başka yaratan olmadığına aynel yakin şahidolursunuz. Bu da sizi taklidi imandan kurtarır tahkiki imana erdirir.

  7. Selamun aleykum benim kafama naksilik ile ilgili bi soru takildi bize hatmenin 333 hatim sevabi oldugu soyleniyor dogrumudur buna delil varmidir eger dogru ise neden bu sunneti tarikat disinda hic kimse bilmiyor ve yapmıyor
    Ayrica peygamberimiz taslarla zikir cekmismidir

    1. 333 hatim sevabı kıyası fukahadır.
      Peygamberimizin her hali zikirdir. Zikir Allahın emridir. “vezkürûnî ezkürküm” (Beni zikrediniz ki Ben de sizi zikredeyim(hangi ismimle beni zikrederseniz o ismimle kalbinize tecelli eder, sizin kalbinizi ve ruhunuzu o ismimin nuru ile nurlandırırım) ayeti ile sabittir.

  8. selamunaleykum.ben naksibendi tarikatina girdim fakat kafamda bazi sorular var.Bana hatmenin sunnet oldugu soylendi ama direkt sunnet olarak bulamiyorum.Buna dair hadis var mi,peygamberimiz belli sayilarla ve taslarla zikirde bulunmus mudur?
    Hatmenin sunnet oldugunu soyluyorlar sunnet midir?Ve eger sunnetse neden sadece tovbe alanlar girebiliyor?Sunneti butun muslumanlar yapamaz mi?

    1. Aleykümselam Fatma hanım.
      Ömer Ziyaüddin hazretlerinin Tarikatler ve Fetvalar kitabında konunun detayları mevcuttur. Peygamberimiz bazen yapmadığı bir şeyi yaptırmışsa o da sünnettir. Çeşitli sahih hadislerde Fatiha, İnşirah suresi, İhlas suresi ve salavat okunmasını emretmiştir. Beş vakit namazın ardından sayılarla yapılmasını emrettiği tahmid ve hamdeleler de onun emri ile yapılmaktadır. Şeriatte kıyası fukaha vardır. Yani bilinmeyeni bilnene mukayese yapmak da sünnettir. Bunlar da o türdendir.

  9. S.a. muhterem hocam. Bundan 1 yıl kadar önce menzil de tövbe almak nasip oldu. Namaza başladım. Tövbe aldıktan 2 hafta sonra bir daha menzile gitmek nasip oldu bu sefer vird ödevi aldım. 1 ay kadar herşey çok güzeldi. Tüm ibadetlerimi hissederek eksiksiz yapmaya calıstım. Daha sonra gaflete düştüm virdi bıraktım. Zaman geçtikçe namazı da bıraktım. Şimdi içim kan ağlıyor ama hala da namaza başlamış değilim. Düşünüyorum nasıl bir anda bu kadar güzel yaşamaya çalışıp, nasıl bu kadar cabuk uzaklaşabildim. Kendime cok kızıyorum. Tekrar tövbe almak istiyorum. Nasıl başlamak lazım gelir? Geçen sefer çok hızlı ilerledim. Önce namaza başlayarak kendimi biraz tasavvufi manada geliştirip sonra mı tövbe etmeliyim. Yoksa hemen tövbe ederek vird mi almalıyım. Acil cevabınızı bekliyorum, benim için dua edin hocam. Mal mülk değil sadece Allah rızasını kazanmak istiyorum, inşallah nasip olur.

    1. Aleykümselam Ekrem kardeşim. İnsanın içinde nefis denilen bir şeytan vardır. O eûzü besmele çekmekle, dua etmekle gitmez. Ancak ona muhalefet edilirse o mağlup olabilir.
      Size tavsiyem hemen bir vekilden tövbe ve intisabınızı yenileyip namaza başlamanızdır. Kötü arkadaşları ve kötü alışkanlıklarınızı da terk etmezseniz tövbenizi bozmadan sürdüremezsiniz.

    2. Selamünaleyküm.
      Bütün namaz ayetlerinin anlamını ezberlemek iyidir, ama hiç olmazsa Fatihayı ezberle.Arapçalarını okurken, Fatihanın anlamını aklından geçir.Nur insana direk ALLAH’tan gelir.

    3. Aleykümselam Ferda Yamanoğlu.
      Nur insana Hakikati Muhammediye’den gelir. Oraya da Allahu Tealadan gelir.

    4. Selamünaleyküm.
      Mürşidini hayal edip, onun iyi huylarını düşünerek bu huyları örnek almaya kimsenin itirazı olmaz.Ancak, yukarıdaki yazıda şöyle bir cümle geçiyor:(Böyle bir ALLAH dostu ermiş kişiyi ALLAH için sevenin kalbine ALLAH’ın nurları tecelli eder. ALLAH Teala onun sebebiyle aşağı huyların sahibi talibin kalbindeki kötülükleri temizleyip ilahi nurların mazharı olacak bir ayna haline getirir.)Sırf sevgi sebebiyle kötülük temizlenmez.Tövbe edilip, mürşidin iyi huylarına uyulmalıdır.
      ALLAH’tan gelen nur mürşidin kalbine, oradan da müridin kalbine gelip günahları temizler gibi bir düşünce Kurana uymaz.Günahlara tövbe edilmeden günahların temizlenmesi Kuranda yoktur.

    5. Aleykümselam Ferda hanım. Sizin anladığınız şekilde ise mana doğrudur o, kurana uymaz. Ancak durum sizin anladığını gibi sathi değildir. Yukarıdaki cümleyi açacak olursak şu anlamdadır: Bir kimse Kuran ve sünnet inancı üzere inanır sonra şeriat üzere amel ederse, zikir ve rabıta kazanacağı muhabbetle kalbindeki zulmetler temizlenir ve saf bir ayna olan o kalbe İlahi ışıklar mürşidin aynasından yansımaya başlar. O ışıkların halavetinden nefsin kötü huyları karanlığın ışığa tebdil olduğu gibi güzel huylara dönüşür.” anlamındadır.
      Yani, şeriate göre itikat ve amel aynayı hazırlamak ise, zikir ve rabıta ise aynanın cilasıdır.

  10. Selamun aleykum saadeti ebediye ve hakikat kitap evinin kitaplari hepsi hurafe uydurma iftira doludur bu yauin evinin kaynak gostermeniz yalnis olmus Allah razi olsun

    1. Aleykümselam Sündüs hanım. Söz konusu Hakikat Yayınevi çok muteber bir ehli sünnet müdafisidir.. Sadeti Ebediye İlmihal kitabı da ehli sünnet ulemasının içtihatlarına dayanan muteber bir ilmihal kitabıdır. İçinde yüzlerce ayet ve hadisi şerif mealleri ve büyük veli ve alim İmamı Rabbani hazretlerinin yüzlerce mektubatı bulanan bir esere hurafeler dolu bir kitap demenizi çok yadırgadım doğrusu.
      Müellife ait yorumlarda diğer alimlere uymayan fetvalar olması onun kötü olduğunu göstermez. Bir kimsenin sıratı mustekımde olup olmadığını bilmek için o kimsenin fetvalarının Ehli Sünnet ulemasına uygun düşüp düşmediğine bakmak gerekir.

    2. Menzil Cemaatine giden sizin gibi düşünmez. Onlar ehli sünnettir. Onlar sizin gibi iftira da etmezler. Neyin neye dayanarak hurafe olduğunu iddia ediyorsunuz onu söylemiyorsunuz. Durmadan iftira ediyorsunuz. Size hiç yakışmıyor. İsbat etmeniz lazım. Yoksa ahirette durumunuz çok vahimdir.

  11. Selâmünaleykum hocam.Son mürşidi kamil kimdir ? Onun haricindekilere rabıta yapmak suyu kurumuş bir çeşmeden su almaya benzemez mi ?
    Selâmünaleykum hocam.Birçok tarikat var ve herkes bir mürşide rabıta yapıyor.Ama biliyoruz ki son olarak gelen silsilei saadatin son halkasi olan bir mürşidi kamil var ve yalnız ona rabıta yapmak gerekmiyor mu? Nasılki bizim Peygamberimiz (sav) son Peygamber ise ve bizim peygamberimiz ise son mürşidi kamil de bizim yalnız ona rabıta yapacağımız son mürşidi kamil olmasi gerekmez mi ? Merak ediyorum. Saygılarımı sunuyorum.

    1. Aleykümselam Abdulkadir. Son mürşid-i kamili soruyorsunuz. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz yeryüzünde kıyamete kadar üçler, yediler, yetmişler, üç yüzler ve yedi yüzlerin bulunacağını buyurmaktadır. Üçlerin başı Gavsül-Â’zâmdır. Diğerleri ise mürşidi kamillerdir.
      Rasulullaha veya vefat etmiş mürşidlere rabıta yapılabilir ancak onlardan feyz almak çok zordur. İlahi feyzin kaynağı Allahu Tealadır. Allahu tealadan Rasulullaha yansıyan feyzi Rabbani, ondan da mürşidlere dağılır. O sebepledir ki kâmil ve mükemmil mürşidler ilahi feyz musluğu hükmündedir. Bütün sufileri bir çeşmeden su içmeğe mecbur etmek diğer çeşmelerdeki suların boşa akmasını istemektir ki bu abes bir iştir.
      Vesselam.

    2. Hocam silsilei saadat hakkında bilgilerinizi paylaşabilir misiniz ve son halkasi olan mürşidi kamil hakkında da ne düşünüyorsunuz ?

  12. s.a. oncelikle bu aralar kafamı karısıtran soruları sormak istıyorum. gecen sene a….n yolcusu oldum ve gıttıgım yere karsı ıyı guzel dusuncelerım oldu ama ornegın guzel ve şaşalı evler arabalar en guzel yemeklerin yenilmesı benı şaşırttı. corba sırasına gırerken aniden bana corba kaselerini toplatmaları ve kardesım yanımda o yardım etsın benim cocuk var dedıgım halde kabul gorulmemesı ve yardım ıcın gelen kizların morali bozuk sekilde yardım etmeleri ve tovbe etmek için ısrar edilmesi beni şaşırttı. ben tovbemi Allah a yapmam gerekmiyor mu ve elden almak aracı olmuyor mu? ve bilmiyorum ama kafam baya karıstı bır cok soz soylenıyor ve inanmam icin vicdanen rahat olmam gerekmez mi?
    niye yanliş geliyor o zaman yanliyom mu? yolda baya mıdem bulandı veysel karanı yoluna kadar. sonra ıyı oldum bana soylenen soz seytan buraya kadar ugraşırmiş insanla. pişman olacakmi dıye sasırdım valla dogru yolu bulmamiz dılegıyle. oyle bır zamanki hocalar cogaldıkca kafalarda karışıyor. neden mekke askıyla yanıp tutusmuyolarda a…….n için yaNıp tutuşuluyor? anlamıyorum gercekten….
    yormak ıstemem sızı ama cevap bulmalıyım ki cozumleme yapabileyım… sımdıden tskler..

    1. Merhaba Zeynep hanım. Kafanızdaki yoksul evliya profili sizi şaşırtmış olmalı. Ne yazık ki siz ve sizin gibi düşünen kimseler varlıklı mutasavvıfları gördüğü zaman hayal kırıklığına uğramaktadırlar. Hata ne sizindir ne de varlıklı mutasavvıflarındır. Bütün yanlış, sizlere tasavvufu yanlış anlatan cahil mutasavvıflardadır.
      Çünkü Allah’ın dininde Müslüman yoksul olacak diye bir emir yoktur. Bilakis Peygamberimizin “Güçlü Müslüman zayıf Müslümandan eftaldir ” buyurmakla Müslümanın varlıklı olmasının İslam’a daha çok hizmet vereceğini belirtmiştir. Şeriatte zengin Müslüman aile efradına varlık durumuna göre yedirip içirmesi ve durumuna göre ev bark binek edinmesi gerektiği varittir.
      Önemli olan şudur; bu kimselerin zengin olup olmadığına değil, kazançlarının helalden mi haramdan mı olduğuna bakmalı.
      Orada morali bozuk olarak hizmet verenler de sizin gibi ilk kez oraya gidenlerdir. Onlar henüz manevi tedaviye muhtaç kimselerdir.
      Tövbe konusuna gelince aslında o tövbe değil, biattir. Ancak biatten önce tövbe yapılırsa iş daha samimi hale gelir. Ancak tövbede ciddiyet yoksa huzurun yerini stres alır bu da istenen sonucu vermez. Orada kimse Adıyaman’a dönüp namaz kılmıyor. Oradaki camilerde Mekke ye bakıyor. Orada kimse Allah ile kul arasına girmiş değildir. Orada mevcut olan Şeyh de sizinle birlikte Allaha tövbe ediyor kendi günah ve hatalarının affı için Allaha sığınıyor.
      Bu mu Allah ile kul arasına girmek?
      Papazlar gibi kimseden de para talep etmiyorlar günahların affedilmesi için.
      Tasavvuf; ruhun tasfiyesi, nefsin tezkiyesidir. Bu işlem başarı ile yapılırsa kalpte Rabbani nurlar hasıl olur. Melekut aleminin nurları ruha tarifi mümkün olmayan bir huzur getirir. Bu durumda kişinin imanı taklitten tahkike ulaşır. Bu işlemin başarılı bir şekilde yürümesi için o manevi huzur yolunda yol almış bir rehbere ihtiyaç vardır. O da mürşidi kâmil ve mükemmildir.

    2. tesekkurler cevap için eskiden cahil insanlar vardi simdi ise bilip bildıgıni bilmeyen cahiller var Allah bizi dogru yoldan şasırtmasın insaallah Allah nasıp ederse ona layık kullardan oluruz istemezse bir adım ileri bile gidemeyiz bizi layık kullarından etsin ve her işte bi hayir vardır demekten kendimi alamıyorum ıyı aksamlar

  13. Iyi aksamlar hocam yaklasik uc ay once bir tarikata baglandim hersey cok guzel gidiyordu fakat ben onlarinmuzikli ilahi esliginde halay cektiklerini gordum ve sok oldum bunun cok yanlis oldugunu biliyorum ama kabul etmiyorlar acabs gavsi sani hz buna izni varmi ehli sunnet tarikatta bu nasil olur hocam

    1. İyi günler Halise hanım. Ehli sünnet tariklerde defle zikir dahi hoş karşılanmaz nerede kaldı halay çekmek. Ancak, ilahi sanılan şeyin sözlerinde Allah ve Rasulullahın isimleri geçmiyorsa o ilahi sayılmaz. Mesela “Gavsım”, “Sultanım Falanca…” gibi sözler ile söyleniyorsa o ilahi değildir.

  14. S.a hocam. Ben anne ve babası tarikat ehli olan bir ailede
    Büyüdüm esimde tarikat ehli kadiri tarikatına mensup fakat
    yaptığı şeylerin bir çoğu bana yanlış geliyor acaba benmi yanlış
    biliyorum artik ikilemde kaldim. Seyhine cok cok bagli tamam
    fakat rabita esnasinda seyhinin resimlerine bakiyor hatta
    burada vekil olan cok sevdigi abisinin resminede bakiyor
    ben yanlis oldugunu dusundugum icin ikaz ettim fakat tartisma
    konusu oluyor diye artik birsey demiyorum.derviş arkadaşları
    Onun için ailesinden bile önde geliyor bu ne derece doğrudur.
    Ayrıca 5vakit namaz dahi kilmiyorlar bir araya geldiklerinde bu
    vekilin bunları ikaz etmesi gerekmez mi ama kendisi de öyle
    ve ben artık kavga olmasından korktugum için yanlış olduğunu
    bildiğim şeyleri bile söyleyemiyorum. Gittikleri yoldan mi böyle
    Yoksa bunlar mi sapiyiyorlar anlayamıyorum yolu kotulemekten
    De korkuyorum ne yapmam gerek hocam şaşırdım artık

    1. Aleykümselam Esma Hanım.
      Tarikattan maksat şeriati düzgün yaşamaktır. Şeriatsiz tarikat dinsizliktir. Eğer ki bir tarikatın içinde namaz yoksa o tarikat şeytanın tarikatıdır.
      Onların şeyhleri eğer gerçek bir şeyh olsaydı onlar o şekilde sapıtmazdı. Onlar kesinlikle yanlış yoldalar. Bir şeyhin resmine baka baka rabıta yapmak kesinlikle sapıklıktır. Siz eşinizi uyarmaya devam ediniz. Onu kesinlikle kendi haline bırakmayınız. Kaldı ki şeyhinden başka abi konumundaki bir kimsenin resmine rabıta etmek daha da sapkınlıktır.
      İslamiyette böyle bir tarikat anlayışı kesinlikle yoktur. Neuzü billah o durumda ölenlerin son nefeste şeytan imanlarına musallat olur ve bunlar imansız olarak ölebilirler.

    2. Hocam ihvan arkadaşlığından bahsediyorlar Allah
      için cikarsiz bir din kardeşini sevmenin çok sevap olduğundan falan o abisinide Allah icin sevdigini soyluyor ve şeyhlerinin zamanın sahibi olduğunu söylüyor eşim sürekli bide mesela atiyorum dünya işlerinde de şeyh el atar tarzi seyler soyluyorlar surekli naz makami denen seyden bahsedip şeyhe sonsuz güveniyor sefaatine siginiyorlar hocam ne yapicam bilemiyorum bizim evliliğimiz bile tehlikeye giriyor ben doğruyu savundugum zaman bide şunu da sormak istiyorum hocam o tarikatta olduğu için gordugu rüyaları hemen o abisine sorup yorum yapıyorlar yanı tarikata mensup olduğu için rüya ile bazı şeylerin malum olduğunu söylüyor ben birşey dediğim zamanda rüya hakdir diyor

    3. Bakın hocam birşey daha anlaticam benim oğlum 8aylik iken sol böbreğinde tümör çıktı amelyat olması gerekiyordu şeyhe danismis şeyhi de ameliyat ettirmeyin iğneli tedavi yanı kemoterapi falan verdirmeyin iyileşecek Allahın izni ile demiş bende böyle birseyi kabul etmedim ameliyat oldu tek böbreği alındi ve kemoterapi aldık hastalığı atlattik çok şükür ama hala konusu açılsın beni suçluyor bizim aramiz iyi olmadığı için şeyh bize imtihan vermiş bisey olmayacakmis çocuğumuza ameliyat ettirmeseydik de eğer iyilesecekmis zaten şeyh öyle dediği ben itaat etseymisim çocuğun bobregide boşuna alınmamış o zaman ben ne dersem diyeyim hala beni suçluyor ayrılık noktasına çok geldik onun konuştukları ve arkadaşları yüzünden fakat çocuğum için ayilamiyorum bu yazıları bile olurda görür okursa diye bile cekiniyorum hocam çok cikmazdayim:-(

    4. Neden çekiniyorsunuz.? Boşanmayınız ama size belli bir süreliğine ayrılmanızı tavsiye ederim. Belki yoklunuzda değerinizi fark eder.
      Eğer böyle sakat düşünceli bir kimse ile evli kalırsanız çocuğunuzun geleceği de sıhhatli olamaz. O şeyh sahte şeyh olmalı ki kehaneti yüzünden çocuğunuzu neredeyse kaybedecek duruma gelmişsiniz. Yazılarınızı da bakıp okuyacağını sanmayınız. Okusa bile hiç bir şey yapamaz. Şayet baskı uyguluyorsa en yakın bir karakola şikayet ediniz.

    5. Şeytan işlerini yürütebilmek için bu tür kimselerin aralarına yalancı muhabbetler yayar. Şeyhleri bunların namaz kılmadıklarından haberdar olup da ses çıkarmıyorsa bunlar kesinlikle şeytanın yolundadır. Dünya işlerinde şeyhin el atması ifadesi şirktir. Dua eder Rabbimde onu gerçekleştirir demesi gerekirdi. Bu tür kimseler şeyhe taparlar ve bunların nikahları da boştur. Her rüya hak değildir. Şeytanın da devreye girdiği rüyalar az değildir.. Rüya ile amel edilmez.

    6. Şirk ve elfazı küfür işleyenler nikahtan düşerler. Kendisine sorunuz neden namaz kılmazlarmış.?

    7. Hocam namazın kılınması gerektiği biliyor fakat 5vakit kiilmiyor mesela toplandıkların da kalkıp namazlarını kilmiyorlar sadece abileri sohbet veriyor yada normal muhabbet ediyorlar

    1. Vesile edinmeyi Allahu teala buyurmaktadır(maide suresi 35). Vesile neden sıkıntı olsun?
      Sıkıntı çıkaranların maksatı başka. Onlar karılarından su isteyince şirk olmuyor, sufi şeyhinden dua isteyince bu onlara göre şirk oluyor.
      Bunların gerisinde İslam düşmanları var. Onları piyon olarak kullanıyorlar ama onların tabanındaki sefiller bundan bihaber. Tavanındaki hainlerde bu işin şablonları.

  15. Ömer Tuğrul İnançer Hocamızın konu ile alakadar söylediklerinden bir kesit aktarmak istiyorum.Umarım konu daha net anlaşılacaktır.
    Evimizde lambalar yanıyor, Bu lambalara Şehir Ceryanını bağlasak ne olur ? tabi ki patlar.Örneğin Elektrik toplama merkezindeki 100 bin lerce volt luk elektrik Şehir trafolarına aktarılıyor.Daha sonra İlçe trafolarına oradan mahalle trafosuna oradan apartman trafosuna ve son olarak dairemizde ki sigortalara 220 volt olarak indirgeniyor.
    İşte Tasavvuf,dervişlik , kişinin kendi fişini Muhammed Mustafa a.s trafosuna bağlı prize sokması demektir.
    Bırakın güneşi ,şu ışığa bile bakamıyorsunuz gözleriniz kamaşıyor. Resulullah’ın nurunu görecek göz nerede var ? İşte senin gözüne o gözlüğü koyacak olan mürşidindir.

  16. s.a. sayın hocam. 2 ay kadar önce töbe ettim sofi oldum. vird ödevi aldım. bir zaman gayet guzel ilerledim. ancak bu zamanlar gaflete düştüm. 1 ay falan oldu vird çekmiyorum. tekrar geri dönmek istiyorum inşallah gavsımın himmeti rabbimin izniyle tekrar nasip olur. şimdi beniğm tekrar tövbe etmem tekrar ödev almam gerekir mi? yoksa devam edebilir miyim? cevabınızı bekliyorum Allah sizden razı olsun

    1. Aleykümselam muhterem Ekrem kardeşim. Oturduğunuz yere en yakın yerde bulunan vekil kardeşime bu soruyu sorabilirsiniz. Allaha emanet olunuz.

onur için bir cevap yazın Cevabı iptal et