Soru-Cevap

Dinimizle ilgili sorularınızı aşağıdaki formu doldurup gönderebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Soru-Cevap” üzerine 20.171 yorum.

  1. Merhaba hocam. Özellikle bazı zamanlar dua etmeyi daha fazla seviyorum. Başlı başına bi terapi gibi dua etmek benim için. Bazen dua ederken bunu dile döktüğüm zaman Rabbime karşı içimdeki o yogun ruh hali azalıyor ama gönülden istedigim zaman daha çok hissedebiliyorum duanın gücünü. Elbette bu her zaman için geçerli degil ama bazı zamanlarda bu nedenle dile dökmeyip kalpten bi şekilde istemek daha güzel geliyor. Yani dua ederken illaki elimizi açıp dil ile mi dile getirmeliyiz yoksa arada sırada susup sadece kalben istemekte aynı etkide olur mu? Ayrıca namazda iken secdeye gidince secde tesbihini yaptıktan sonra kafamızı kaldırmadan ve dili oynatmadan da kalben dua edebileceğim söylenmişti. Namaz halinde secde de dualarımı yogunlaştırsam bir sakıncası var mı? Namazın dışına çıkmış olur muyum?

    1. Merhaba Gül hanım.
      İnsanın gönlü çok latiftir. Öyle ki sudan havadan daha latif olduğu için en küçük olumsuzluk rüzgarından etkilenir. O sebeple mum ışığını karanlık gecede rüzgardan koruduğumuz gibi gönlümüzü de olumsuz yönde etkileyecek düşüncelerden kem sözlü kişilerden korumalıyız. Aksi halde içimizde şeytan fırtına estirir.
      Öyle olunca da dua etme isteğimiz azalır.
      Gönülden dilsiz, harfsiz , sessiz yapılan istek ve arzulara dua değil temenni denir. Evliyaullah yaparsa ona himmet denir. O da güzeldir zikir sayılır lakin Allahu Tealadan bir isteyeceğimiz zaman elimizi açıp dilimiz ve kalbimizle isteyeceğimiz dua sünnettir.
      Namazda ise farzlarda secdede dua yapılmaz lakin “sübhane Rabbiyel a’lâ” (Her türlü ayıp ve kusurdan temiz Rabbim, Sen en yücesin) diyerek Rabbimiz hamd ile tesbih ve tenzih ederiz. ama nafile namazlarda secdede iken kalbimizle dua edebiliriz.

  2. Hocam selamunaleykum. Bazen telefonumdan bakara suresi açıyorum ordaki adam okurken ben de dinliyorum ama sanki bazen içim daralıyor gibi. Son zamanlarda biraz daha ibadetlerime ağırlık verdim. Şeytanın vesvesesi midir bu ?

    1. Aleykümselam.
      Kuran dinlemek farzdır. İçinizin daralması şeytanın vesvesesidir.

  3. Selamun Aleyküm elimin altında hadis kitabi yokda araştiramiyorum bi konuya bakicamda sizden bi ricam var efendimiz Taif seferindeyken semud kavminin yaşadiği bolgede efendimiz orduya sahabelere neler demiştir o hadisleri atabilirmisiniz ordaki kuyular ve evler hakkinda yani

    1. Hicaz bölgesinin dünyâ cenneti sayılabilecek bir şehri olan Tâif, bir tepe üzerinde kurulmuş muhkem bir kaleye sâhipti. Bu yüzden Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yapmış olduğu muhâsara, hayli çetin geçmiştir.

      Bu muhâsara, bir zamanlar Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e yapılan zulmün bir intikâmı değil, Huneyn Harbi’nin bir devâmı mâhiyetinde idi. Zîrâ Huneyn’den kaçanlar, onların genç reisleri Mâlik bin Avf dâhil hepsi Tâif kalesine gitmişlerdi. Benî Sakîf’le berâber yeni bir müdâfaa harbine hazırlanmışlardı.

      Muhâsarada birçok harp taktiği uygulandı ve yeni harp vâsıtaları kullanıldı. Ancak Tâif çok muhkem bir kale olduğu için, yapılan hücumlara gâyet iyi dayanıyordu. Diğer taraftan, düşmanı kale dışına çıkarmak mümkün olmadı. Hattâ Hâlid bin Velîd, kendilerinden dövüşmek için er istediğinde, onlar cevâben:

      “–Sana karşı duracak kimse kalemizde yok!” diyerek oldukları yerden bir kişi bile dışarıya çıkarmamışlardı. Bunun üzerine Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

      “–Düşman, tilki gibi inine girmiş bulunuyor. Artık kendi hâllerine bırakılırsa, onlardan bir zarar gelmez!” buyurarak muhâsaranın kaldırılması hâlinde herhangi bir zararın olmayacağına işâret ettiler. Çünkü O, mütecâviz değil, bir rahmet ve teblîğ Peygamber’i idi. Mekkelilerde olduğu gibi Tâiflilerin de hidâyete ermelerine vesîle olmayı arzuluyordu. Nitekim çok geçmeden muhâsarayı kaldırdı.

      Ashâb-ı kirâm, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den, Tâif muhâsarasında müslümanlara pek çok zâyiât verdiren Sakîf kabîlesine bedduâ etmesini istemişlerdi. Rahmet Peygamberi ise onların hidâyeti için duâ etti:

      “Yâ Rabbî! Sakîf’e hidâyet nasîb eyle! Onları bize gönder!..” diye Hakk’a niyâz ve ilticâ eyleyerek oradan ayrıldı. Netîcede bu duânın bereketiyle kısa bir müddet sonra Sakîfliler müslüman olmak için Allâh Rasûlü’ne geldiler. (İbn-i Hişâm, IV, 134; Tirmizî, Menâkıb, 73/3942)

      Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Hicret’ten önce kendisine çok kötü davranan, taşa tutarak her tarafını kan revân içinde bırakan bir kavme bedduâ etmediği gibi onların hidâyetini büyük bir şevkle arzu etmiştir. Nitekim bir sene sonra gelip müslüman olduklarında, târifsiz bir sürûra gark olmuş, ikramda bulunarak onlara günlerce vakit ayırmıştır.

      Bu muhâsaranın o an için en ehemmiyetli kazancı, Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kaledeki kölelere, müslüman oldukları takdirde hürriyete kavuşacakları vaadi üzerine birçok kölenin düşman saflarından kaçarak İslâm’ı seçip hidâyete ermeleri olmuştur.

      Ebû Zür’a -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:

      “Seyyidü’l-Mürselîn Efendimiz, Tâif Seferi sırasında, Karn-ı Menâzil mevkiinden ayrılırken hayvanına binmek istediği zaman devesi Kasvâ’yı hazırladım. Kasvâ’nın yularını elimde tuttum, üzerine binince de kendisine verdim ve terkisine bindim. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yürütmek için devenin arkasına kamçı ile vuruyor, her vuruşunda kamçı bana da değiyordu. Sonra bana dönüp:

      «–Yoksa kamçı sana da mı değiyor?» diye sordu.

      «–Evet! Anam, babam Sana fedâ olsun!» dedim.

      Cîrâne’ye inince bir köşede davarlar bulunuyordu. Ganîmet mallarının başındaki memurdan onlar hakkında bir şeyler sordu. Memur da sorulan şeyler hakkında bilgi verdi. Bundan sonra Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

      «–Ebû Zür’a nerede?» diye seslendi.

      «–İşte buradayım!» dedim.

      «–Şu davarları al! Akşamleyin sana değen kamçılara karşılık!» buyurdu. Saydığımda, o davarların yüz yirmi tâne olduğunu gördüm. Benim edindiğim ve en çok faydalandığım malım işte bunlardı.” (Vâkıdî, III, 939)

      Bu hâdisede Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kul hakkı husûsunda sergilediği hakşinaslık, çağları aydınlatacak bir mâhiyet arz etmektedir.

      KAYNAK: Osman Nuri TOPBAŞ, Hazret-i Muhammed Mustafa-1, Erkam Yayınları, İstanbul

  4. Hocam selamün aleyküm 17 yaşlarında ümmetin anlamını bilmeden belki ümmete yada bütün ölülere insanlara küfür ettim ve çok pişman oldum şuan 21 yaşındayım ben herkesin hakkınamı girdim hocam ben ne yapıcam hocam 10 gündür yatamıyorum bana açık olun lütfen yanmadan cennete gidemezmiyim

    1. Tövbe et ve tüm Muhammed ümmetinin affı ve ıslahı için her gün dua et ki ettiğin küfrün kefareti olabilsin.

  5. hocam 21 yaşındayım 17-18 yaşlarında dinime bu kadar baglı degildim ve xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx a belkide 5-6 kere küfür ettim çok pişmanım hocam o kadar pişmanım ki içime bi şey oturdu benim tövbem yok mu bana lütfen yardımcı olun

    1. Allahu Teala buyurdu ki(mealen):
      – De ki: “Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”
      (Zümer/53)
      – Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız. (Zümer/54) Buyurmaktadır.

      Alahu Tealanın güzel isimlerinden birisi de Et-TevvÂb’tır. Yani şartlarına uygun olan bütün tövbeleri kabul edendir. Derhal tövbe et ve bir daha aynı veya benzeri küfre ve şirke düşmemek için öfkene hakim ol. Yoksa kalbin mühürlenir de bir daha tövbe edemezsin.

  6. Hocam arkadaşım haşa Allah’a küfretti birkaç kez hepsinde uyardım yapmayacağını söyledi en son biraz ağır konuştum tamam yapmıcam dedi benim bununla arkadaşlığa devam etmem uygun mudur

    1. Madem pişman olmuş ama buna rağmen tekrar aynı şeyleri bazen tekrarlıyorsa onu bırakma.
      Ona dua et ve tövbesinin bozulmaması için ona destek ol.
      Tekrar düşerse düştüğü yerde bırakma kaldır.
      Ta ki elini uzattığın halde elini uzatmazsa o vakit onu kendi haline bırak.

  7. Hocam bankadaki faizli hesabının parasıyla ev alan birinin aldığı evde yaptığı ibadet kabul mü bu paranın bir kısmı faiz yani yarısından fazlası kendi parası geri kalan kısmı üzerine eklenen kısmı faiz bu parayla ev aldığında bu evde yaptığı ibadetler kabul olur mu?

    1. O faizli para ile satın aldığı evin ne kadarı faizle elde ettiği para ise, o miktar kadar fakirlere verdikten sonra aldığı o ev helal malı olur.

    1. Aleykümselam.
      Kafir birine saygı babından efendim, reisim gibi tazimde bulunmak küfürdür. Ama tazim olmadan bey, efendi, veya reis gibi ifadeler kullanmak küfür olmaz.

    2. Çok sevdiğimiz kafir olan futbol basketbol hocasi oyunculari için adammmm tarzı övmek felan ne olur.
      2.olarak Obradovic diye hoca var fenerbahcr basket takiminda obradovic hocam gene döktürüyor desek yani orda kasıt sevgi manasinda obradovic hocam hani o manada

    3. Kafir bir oyuncunun günah olmayan becerilerini veya oyunculuğunu beğenmek küfür olmaz. Amam ona adamım demek gibi lafızlar sakıncalıdır. Günah olmayan oyunlarından dolayı yine döktürüyor demek de bir sakınca yoktur.

    4. Tazimin sözlük anlaminda yüceltmekde var siz hangi manada dediniz.
      Ben mesela bi oyuncuyu yücelttim adamsin be çok süper efsane oyuncusun diye bunun hukmu nedir

    5. Tazim yüceltmek, ululamak, saygı göstermektir.
      Sadece oyun hakkındaki hünerlerinden dolayı övdüysen bir beis olmaz.

  8. Hocam faizli alınan bir evde kılınan namazlar yapılan ibadetler geçerli olur mu sevapları kazanılabilir mi ayrıca bu faiz günahından kurtulmak için faizle elde edilen kısım hesap edilip hayır kurumlarına veya ihtiyacı olanlara verilip tövbe edilirse bu faiz günahından kurtulabilir mi insan bu vebalden kurtulmuş sayılır mı?

    1. Sırf faiz alarak veya gasp ederek veya hırsızlıkla elde edilen para ile alınan elbise ile veya bu tür para ile alınan evde yapılan ibadetler kabul olmaz.
      Faiz günahından veya gasp, hırsızlık günahından kurtulmak için faizle elde edilen, gasp veya hırsızlıkla alınan kısım hesap edilip sahipleri biliniyorsa onlara iade etmek suretiyle, sahipleri bilinmiyorsa fakirlere verilerek faiz, gasp veya hırsızlık günahından kurtulmak mümkündür.

    1. Aleykümselam.
      Caiz olmayacağına dair bir hüküm mü var?

    2. BUNU SORMAMIN SEBEBİ ISTISNA SATIŞI İLE İLGİLİ BİR ŞEYLER OKUDUM.ONA GÖRE SORMUŞTUM ,ELBİSE DİKTİRME İLE İLGİLİ HÜKÜM GEÇİYORDU, BELKİ BENİM ANLAMADIĞIM VEYA FARKLI BİR ŞEY VARDRI DİYE SORDUM.

  9. Hocam, bir vakit namazı kılmayınca o bir vakit için 80 sene cehennemde yanacak diyen tanınmış hocalar var ayrıca cehennemde en fazla 7000 sene kalınacak diyorlar eğer affedilmezlerse veya şefaat edilmezlerse müslüman olan günahkarlar için kaynak da gösteriyorlar bu hesaba göre bir müslüman 30 sene namaz kılmazsa 7000 seneyi zaten geçer milyon seneler olur bir vakit için 80 sene diyorlar burada bir çelişki var siz bu konu hakkında ne diyorsunuz kimin cennette veya cehennemde ne kadar kalacağını Rabbimiz bilir elbet onların bu ifadelerinde bir çelişki yok mu bu 80 sene veya 7000 sene diye bir durum var mı varsa dünya hesabıyla mı yoksa ahiret günü hesabıyla mı?

    1. Ehli Sünnet ulemasının Kur’an ve sahih hadislere dayanarak beyan etmesine göre Kıyamet günü ameller tartılacaktır. Günahı sevabından fazla gelen müslüman eğer şefaatle affedilmezse günahı kadar cehennemde kalacak sonra çıkarılacak ve cennete girecektir. Bu sürecin ne kadar olacağını ancak Allahu Teala bilir.
      Müminin Cehennemde en fazla 7000 yıl kalacağına dair sağlam bir kaynak yoktur.

  10. Selamünaleyküm hocam bir kişi namaz kılmıyorsa kısaca dinin fıkhi hükümlerini yerine getirmiyorsa evde ve sokakta yeşil takke ile olması dolaşmısı doğrumudur?

    1. Aleykümselam.
      İslamın fıkhi hükümlerini yaşamayıp sokakta dindarlar gibi gezip dolaşması, münafıklık alametidir.

  11. Merhaba istihare yaptım hem beyaz hem kırmızı gördüm. Düğündeymişim herkes beyaz giymiş sadece bir kişi kırmızı giymişti hepside gülümsüyordu. Anlamı nedir?

  12. Selamun Aleyküm.
    1)Muteferrik hadis ne demek.
    2)Üşendiğimizden Selamun Aleyküm yerine kısaltarak s.a desek hukum nedir sevap azalırmı vs.

  13. Cinlerle irtibati olan kisiler insanlarin ne gunah islediklerini bilebilir mi eger bilirlerse tevbe esilen gunah butun azalara dahi unutturulacak sozune münafi olmaz mi ya da tevbe edilmis bir gunahin desifre edilmesine allah riza gosterir mi

    1. Allahu Teala Es-Settar’dır. Settâru’l-uyûb’tur. Yan i Allah ayıpları gizleyendir. Kul kendi ayıbını veya bir başka kul bir başkasının ayıbını izhar etmedikçe Allah da onun ayıbını günahını ifşa etmez.
      Cinler, her şeyi bilemez. Allahın onlara bildirdiklerinden başka bilemezler. Aksini iddia etmek şirktir.

  14. Selamunaleykum hocam şimdiden Hayirli cumalar. Ben bir şeyi çok merak ettim şimdi ben uyurken felak nas vs okuyorum sabah ezanina kadar çok güzel uyuyorum sonra namaz kılıyorum. Genelde uyumamaya çalışırım sabah namazdan sonra ama öğrenciyim bazen dayanamiyorum biraz daha uyuyorum ve o arada hep korkunç rüyalar görüyorum sizce sebebi tamamen psikolojik mi yoksa o saatte uyumamam gerektigi halde uyudugumdan mi ?

    1. Aleykümselam Elif. Size de hayırlı cumalar olsun.
      Peygamberimiz(s.a.v.) sabah namazından sonra güneş doğana kadar uyumanın doğru olmadığını buyurur.

  15. amcamin eşiyle(yaşı 60) munasebetin dini yönü nedir.
    2.olarakda bu caiz değilse bu konuyla alakali kendimi nasil çekebilirim kendisi evladi gibi beni büyütmüs evladi gibi seviyor bu konuda cevabinizi bekliorum.

  16. Hocam bir insan bir vakit namazı kazaya bırakıp bir sonraki vakit namazından sonra kazasını kılarsa sağdaki melek soldakine 6 ya da 9 saate kadar bekle günah yazma dediğini söyleyen hocalar var kaza kıldıktan sonra istiğfar duasını da yaparsa bu vakti geçen namazın kazasını kıldığında bunun sonucunda bu durumun vebali nedir?

    1. Bir kimse hadis alimi ve uzmanı(müçtehid) olmadan hadislere göre avamın amel etmesi vebaldir. Müçtehidlerin konuyu hadislere dayanarak çıkardıkları hüküm şudur:
      Bile bile özürsüz bir vakit namaz kazaya bırakılsa büyük günah yazılır. Eğer o kimse tertip sahibi değilse ondan sonraki vakitte o namazı kaza etmeli sonra da tövbe etmelidir.

  17. Bismillah
    Selamunaleykum,
    “Veresiye vermek için, fiyatı arttırmak şart edilirse, alışveriş fâsid olur. Mesela, 100 lira olan bir malı, taksitle alırsan veya üç ay vade ile alırsan 110 lira demek gibi. Fakat 100 liralık bir malı, veresiye isteyen kimseye 110 lira veya 200 lira dense fâsid olmaz. Herkes malını dilediği fiyata satabilir. Öncekinde, (Malım 100 lira, ama veresiye alırsan daha fazlaya satarım) demesi zamanı parayla satmak oluyor. ”
    hocam mümkünse bu kısmı açılayabilirmisiniz? fasidin sebeb nedir? bunları anlayamadım.

  18. Selamunaleykum. Kötü bir günah işledim. Tövbeyi de bozdum. Bu yüzden cok sıkıntılıyım içim eziliyor resmen. Tövbe ettim ama çok cekiniyorum Allah artık affetmeyecek diye. Ne yapmaliyim ben ?

    1. Aleykümselam Elif hanım.
      Günahların hepsi kötüdür. Kul hakkı yoksa pişman ol ve tövbe et ve başkalarına konuyu açma.
      Kul hakkı varsa tövbe ettikten sonra hak sahibine hakkını öde ve helalleş. Ümitsiz olma Allahtan ancak kafirler ümidini keser.

Bir cevap yazın