Soru-Cevap

Dinimizle ilgili sorularınızı aşağıdaki formu doldurup gönderebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Soru-Cevap” üzerine 20.558 yorum.

  1. Selamun Aleyküm.
    Hayreddin Karamanin şu fetvasi doğrumudur
    Biz kredi ile ev aldık ama içim hiç rahat değil iki yıl ödedik daha 8 yıl var kendimize ait bir bahçemiz var bu kredi faizini kapatmak için onu satmamız gerekir mi? Bir de bahçe fiyatı yeterli gelmezse evi satmalı mıyız? Bu günahtan nasıl kurtuluruz?

    salvation82 tarafından Çar, 06/03/2019 – 20:01 tarihinde gönderildi

    Cevap
    Değerli kardeşimiz,

    Oturacak kadar bir ev temel ihtiyaçlar arasında yer alır, bunu temin edebilmek için öncelikle faizli krediye başvurmadan çözüm aranmalıdır; mesela bahçeyi satarak ev alma yoluna gidilmelidir, katılım bankalarına başvurmalıdır…

    Bu çözüm yok ise “temel ihtiyaçlar zaruret sayılır” fıkıh kuralına göre faizli kredi ile kişinin oturabileceği nitelikte tek bir ev/daire alınabilir. Bu takdirde ev ve işlem haram olmaz.

    Zaruret yok iken veya zaruretin sınırı aşılarak faizli kredi alınmış ise günaha girilmiş olur. Bu evin parasını belli bir süre içinde helal kazancınız ile ödemiş olacağınız için ev size haram olmaz, ama haram olan faizli işlemden (borçtan) bir an önce kurtulmak veya azaltmak için gayret etmek gerekir, ayrıca günahtan tövbe etmek de icab eder.

    1. Aleykümselam.
      Hayreddin Karamana göre, oturmak için ev satın almak zarurettir. Bu doğru değildir. Zira kiralık ev varken kredi ile ev satın almak zaruret değildir.
      SORU: Kredi ile alınan ev haram mıdır?
      CEVAP: Kredi almaz faiz olduğu için haramdır ama satın alınan ev helal para ile alınmış ise ev helaldir faize bulaşıldığı için faiz günahına girilmiş olunur.

    2. Burada ihtilaftan yararlanma gibi bi durum söz konusu olabilir mi?
      Videolari gördüm şaşırdım peki cübbeli ahmet hoca bu kişiyle buluştu reddiyeleride geri çekti acaba o sözlere tövbemi ettiki hocam?

    3. Cübbeli Hocanın reddiyelerini geri çekip çekmediğini bilemem. N. Yıldız alenen tövbe etmedi ki biz de reddiyelerimizi geri çekelim.
      Onlar o sapkın itikatta olduğu sürece bizim onlarla olan savaşımız kıyamete dek biiznillah sürecektir. Bugün bir Bekir yarın bin Bekir olur.

  2. Selamun Aleyküm.
    Sanirim geçen sene bu zamanlar veya yazındı galiba cübbeli ahmet hoca nurettin yildızla buluşup aralarinda konuştular cübbeli hocada ona karşi reddiyelerini geri çekti nurettin yildiz hakkindaki dusunceniz nedir

    1. Aleykümselam kardeşim.
      Nureddin Yıldız dinde reformcudur. Nurettin Yıldız konferansında Hz. Ebu Bekir’e şu hakarette bulunmuştur:
      “Mal hırsı ve şehvet tehlikesinden hiç kimsenin garantisi yoktur. Ebû Bekir bile olsa… Bir hurma fidanı için ağzını bozmuştur. Bir kere o hurma dikilen araziye para vermemişsin, kelepir gelmiş sana… Yani o hurma olmasa acından ölecekmiş gibi bir fidan için ağzını bozmuştur.
      Bundan ders alacağız ağzımızı bozmamaya çalışacağız, kazara böyle bir ayak kayması, dil kayması olursa aynı azimle devam edeceğiz…”
      Bu iftiralara verilecek cevap nedir?
      Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.)’den elbette bütün Müslümanlar ders almalıdır. Müslümanlık dersi, insanlık dersi, fazilet dersi…
      Bu haber Şia kaynaklıdır zira Sünni kaynaklarda bulamadığımız söz konusu hâdisenin anlatıldığı ve satır aralarında zerk edilen bu ve bunun gibi zehirleri görünce konferansın diğer kısımlarındaki medih dolu ifadelerin amacı daha iyi anlaşılmaktadır.

      Nureddin Yıldız Ayrıca Şunları da Söylemiştir:
      * “Allah Gökte midir, yoksa mekandan münezzeh midir belli değil.”
      * “Sahabenin İçinde Kadın Gibi Korkak Olanlar Vardır” deyip Sahabeye Dil Uzatan,
      * “Bizden Biri 50 Tane Ebu Bekir Eder” diyen,
      * Ayrıca İbni Teymiye Gibi Bir Sapık İçin “Müceddid” Diyen.
      * Muhyiddin Arabi ve Hz. Mevlana Gibi Tasavvuf Büyüklerine Müşrik Diyen ehli sünnet dışı bir kimsedir…

      Hakkındaki iddiamızın ayrıntılı olarak kanıtları linktedir:
      https://islamdergisi.com/genel/reformistlerin-savunucusu/

  3. Her insanın bir nasibi varmidir ezelde yazilimidir alnında yazan kisiylemi evleniliyor yoksa irademidir rasgele birisiyle evlenebiliyormuyuz.

    Insanın evleneceği kişi alninda yaziyomudur.
    Yoksa öle bisi yokmudur.

  4. S.aleykum hocam nuru azam salavatini googleden aradım ismi azam çıktı bunlar aynı salavatlarmidir?
    Çok saol Allah razi olsun hocam.

    1. Aleykümselam Elmas hanım.
      Evet isimleri değiş olmasına karşın aynıdır.

  5. Bn adiyaman menzile bagliyim zikir dersim var mürşidim var . allah benimle beraberdir allah bana bakmaktadir allah bana şahittir sozlerini söylesem zararı olurmu sayili söyleniyor bu bizim tarikattada sadece zikrimiz sayili başka sayili şeyler yasak die duydm birinci gun 3 defa ikincigun 7 defa 3 gun 11 defa bu sözler bir mürşidi kamilin verdiği bir zikir dersimidir.bu yazıda şöyle yazıyor.

    Sehl b. Tusteri, hayatından ibretlik bir kesit aktarıyor. ‘ Ben küçükken dayım bize gelirdi. Gece kalkıp namaz kıldığı zaman ben de uyanır onu seyrederdim. Benim onu izlediğimi fark edince; Ey Sehl ! Her gece yatmadan önce üçer defa “Allah benimle beraberdir. Allah bana bakıyor. Allah şahittir görüyor” de, dedi. Ben onun dediği şekilde, aralıklarla beşe, yediye, on bire çıkararak uzun bir müddet yaptım. Bunları tekrar etmek nihayetinde kalbimde, ‘ Allah`ın benimle beraber olduğu, her an görüp bana baktığı düşüncesini yerleştirdi. Bu düşünce kalbimde tatlılığa ruhumda Allah ile birliktelik haline dönüştü. Bir gün dayımla çarşıda karşılaştım. Bana dedi ki; Ey Sehl! Bir insan bilse ki Allah onunla beraberdir, Allah ona bakıyor ve Allah her şeyi görüyor hiç mümkün müdür ki o insan günah işlesin.

    1. Elmas hanım, mürşidiniz güzel bir vird vermiştir.
      Sehl bin Tüsteri hazretlerinin söylediği gibi her gün, “Allah benimle beraberdir”, “Allah bana bakmaktadır”, “Allah bana şahittir” sözlerini söylemek gerek. Bunlar insanda manevi inkişaf yapar çok yararı olur.
      Yalnız bu sözleri söylerken Allahın seninle nasıl beraber olduğunu, Allahın seni NASIL gördüğünü, Allahın sana nasıl şahid olduğunu düşünmemelisiniz.
      ÇÜNKÜ BUNU AKIL KAVRAYAMAZ ACİZ KALIR.

    2. Bunu 11 defaya cikardm soyledm söyleyince beni uyku basıyor uyukluya uyukluya söylüyorum bunu bnde dedim acaba benim zikrim var diemi bole oluyor .
      Uyku basmasinin sebebi nedendir.
      Dilimi damaga deydirip dilimi oynatmadan söylüyorum. kalpten . Bununda belirteyim.

    3. Söz konusu güzel sözleri söylerken uykunuz bastırırsa ayağa kalkınız ve ve gezinirken ister içinizden ister hem içinizden hem birlikte dilinizle söyleyiniz. Önemli olan gafletten kurtulmaktır. Evet bizim her anımızı Allahu Teala bilmekte ve görmektedir. Daima bu şuur içinde olursak bir süre sonra o uyku hali gider bambaşka bir zevk ve huzur-u kalb hali gelir onun yerine.
      Dili damağa dayayıp zikir etmek Nakşibendi yolunun gereğidir.

    1. Aleykümselam Elif hanım.
      Namaz kılarken dua ederken bedenin kıblesi Kabedir, ellerin kıblesi olan Arş’tır yani eller Arş’a açılır.

    2. Hocam bide sabah namazi kilarken ettehiyatuyu falan tam bitirmeden gunes dogsa ama kisi bunu farketmese , dogmadi zannederse namazi tekrarlamasi gerekir mi ?

  6. Bazı kimseler, -HAŞA- “Allah geleceği bilmez” diye bir görüş ortaya atıyor ve bu görüşlerini de şu ayetle destekliyorlar. Ayeti aynen iktibas ediyorum dilerseniz daha detaylı inceleyiniz: Muhammed Suresi 31. ayet:
    “Andolsun ki, sizi içinizden cihad edenleri ve sabredenleri bilinceye kadar deneyeceğiz. Haberlerinizi de sınayacağız.”
    – Bu ayetin lafzi metnindeki “hatta na’lem” ifadesini, “biz bilene kadar” diye tefsir ediyorlar sonra şöyle bir izahta bulunuyorlar:
    “Allah biz bilene kadar diyerek zaten o ana kadar (HAŞA) bilmediğini söylüyor.” diyorlar.

    Biz bilene kadar kısmının tefsiri nedir

  7. Hocam selamun aleykum simdiden hayirli cumalar. Kisiye vesvese gelse ve kisi ya kalbim kabul bu dusunceleri gorduyse diye korkarsa ne yapmali ? Caresi var mi ?

    1. Aleykümselam size de hayırlı cumalar olsun..
      Vesvese şeytandandır. Şeytandan Allaha sığınmak gerekir.

  8. Bayan birinin restoran olur kafe olur bu tarz içkisiz yerlere tesetturuyle girmesinde sakınca var mıdır.
    Yoksa erkekler var diye sakınmalı mi..sipariş verip evinde mi yemeli..

    1. Bayanlar yolculuk sırasında yol üstü içkisiz lokantalarda yemek yiyebilir. Dinen hiçbir engel yoktur. Alışverişe çıktığında hacca gittiğinde ilim öğrenmek için evden çıktığında erkeklerle karşılaşmamak mümkün değildir. Önemli olan sokağa uygun tesettürlü olmalı konuşması icab ettiği erkeklerle kırıtmamalı.

  9. Selamun Aleyküm.
    Hz ademden beri çok peygamber gelip geçtiği ve çok inanç bozukluklari olsada dinler arasi benzerlikler tabii var.
    Kıyametle alakalı şeylerdede çoğu inanç benzer bu dünyanın sonuyla alakali dinlerdeki inançlara baktığımızda bizi çok felaket bir dönem beklediği görülüyor.
    Tabiri caiz ise dünya birbirine girecek karışacak savaşlar olacak keza bu dönemlerde mehdi olacak deccal vs. Derken benim görduğüm şu hocam ; şuanki teknoloji olmayacak yani teknolojinin çöktüğü dönemde olucak diye düşünüyorum bununda nüükleer savaşlarin başlamasıyla (ki şimdiden bunun izleri var amerika kore vs.) Bu döneme gireceğimizi düşünüyorum siz ne düşünüyor ve görüyorsunuz tabi en doğrusunu Allah bilir

    1. Aleykümselam.
      Yeryüzündeki bozuk dinlerin çoğunun temeli İlahi bir dine dayanır. Şu anda bozulmamış tek din İslamdır.
      “İnneddîne ındallâhil-İslâm”.
      Kıyamet kopmadan önce olabileceğini söylediğiniz şeyler sizin hayallerinizdir. Orasını Allahu Teala bilir. Kıyametle alakalı hadisleri anlamak uzmanlık işidir. Birkaç kitap biraz arapça öğrenen kimseler onun içinden çıkamazlar.
      O sebeple deriz ki her insan büyük kıyamet değil kendi kıyametini düşünmelidir. Akıllı bir kimse imanlı mı ölecek imansız mı bunu dert edinmelidir.

  10. Hocam bir erkek bir kızı sevse birbirlerine uygun değiller (yaş farkı,statü,karakter vs.) unutması da çok zor ve gerçekten çok acı çekiyorsa ne yapmalı sadece sabretmeli mi yoksa karşısına daha hayırlısı çıkana kadar beklemeli mi?Dinen yapması en uygun şey nedir?

    1. İslamda evlilikte küfüv yani denklik aranır.
      Aksi halde karı-kocanın evlikleri ileride aşklar ızdıraba döner..
      Kızla erkek arasında inanç farkı olmamalı.
      Kadın erkekten önemli bir şekilde uzun olmamalı.
      Eşlerden biri diğerinden tahsil bakımından fazla fark olmamalı.
      Kadın kocasından makam veya şöhret bakımından üstün olmamalı.
      Eşlerden biri çok fakir diğeri çok zengin olmamalı. Bilhassa erkek çok fakir kadın çok zengin olmamalı.
      Önemli kültür farkı olmamalı.
      Kız tarafı maddi yönden çok ileride ise erkeği ve ailesini hor ve küçük görürler asla huzur kalmaz. Bunun tersi olsa yine benzeri şeyler olur huzur kalmaz. Mecazi aşklar geçicidir. Allah’a sığınıp dua etmeli hakkında hayırlısı olanı nasip etmesi için çok dua etmelisin.

  11. Selamunaleykum hocam. Ben üniversite sınavına hazırlanmaktayım. Bazı dertlerim oluyor işte ailedir, sınav kaygısı,vesvese vs. Siz de eskiden yazmışsınız burda birisine dertleri paylaşabilirsiniz paylaştıkça azalır diye. Bilmem cevaplar mısınız ama gene de bir umut yazıyım.
    psikologa da gitmeye başladım ama şunu biliyorum ki dini olarak tamam olmadıkça ruhum iyi olmaz. Bir nevi de buraya bundan yazıyorum. Kendimi çok çok yalnız hissediyorum hocam . Tamam Allah yeter ama insanın insanla konuşmaya ihtiyacı var. Sosyal hayatım bitik.. Kimse beni anlamıyor. ailem bile hocam. Ben ağlayarak rahatlarım ama babam mesela niye buna ağlıyorsun kendini,bizi germe diyor ağlamayınca bedenim strese farklı tepkiler veriyor. Bazen delirecekmişim gibi hissediyorum sanki ruhum daha kötü olcak gibi geliyor hep bir karamsarlık. Korku,kaygı, her şeyi kafaya takmak…hiçbir zaman tam mutlu hissedemiyorum ne yapıyım ne tavsiye verirsiniz fikirleriniz benim için gerçekten değerli hocam. tavsiyelerinizi beklerim. Selametle..

    1. Aleykümselam Elif hanım. Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.
      Tabi ki dertlerimizi iyi insanlarla paylaşırsak azaltır, mutluluklarımızı da dostlarla paylaşırsak onu da çoğaltırız.
      Dünyada hiçbir dünyalık şey için kendinizi mahvetmeye değmez. Rabbimiz bizleri kendini tanımak ve O’na kulluk yapmak için yaratmıştır. Dünyaya geliş amacımız budur. Öncelikle bunun farkına varırsak gerisi çok kolay olur. Rabbimiz buyurdu ki, mealen:
      “Ben cinleri ve insanları beni tanısınlar ve bana kulluk yapsınlar diye yarattım” (Zariyat/56)
      Dünyaya geliş gayemizi bilmezsek o vakit sırtında taş çuvalı ile yüzmeye kalkan adam gibi batarız.
      Rabbimiz bizlerin ibadetine ihtiyacı yoktur. Bizim ibadet yapmaya ihtiyacımnız vardır. Nasıl ki bedenin suya, havaya, besinlere ihtiyacı varsa ruhunda manevi gıdalara ihtiyacı vardır.
      Ruhun gıdası Allaha kulluk yapmak ve onu çok anmaktır.
      Allahu Teala buyurdu ki mealen:
      “Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur” (Rad/28)
      Bunları bilmeyen insanlardan kimisi aklını paraya takıyor, kimisi kadına takıyor kimisi bedeninin fiziksel uygunsuzluğuna takıyor. İki günlük ömrü zarar ve ziyanla doluyor.
      Akıllı insan ise nasıl olsa bitecek olan ömür sermayesini boşa harcamayıp Rabbinin rızasını aramakla büyük kazançlara eriyor.
      Hayata bu çerçeveden baktığımız vakit kaybettiklerimizin çer çöp olduğunu anlayıp asla üzülmeye değmeyeceğinin bilincine varırız…
      Size bir nebze olsun yardımcı olabildimse Rabbime şükürler olsun.
      Selam ve dua ile…

    2. Evet hocam gerçekten tavsiyeleriniz çok iyi geldi teşekkür ediyorum. Peki ben rabbimi nasıl iyi tanıyabilirim ? Şimdi ayette “beni tanısınlar” diyor ya ondan hani. (Ama Tanımak derken mesela zatı gibi aklımızın alamayacağı mevzuları kastetmiyorum)

    3. Peygamberimiz buyurmuştur ki:
      “Men arafe nefseh fekad arafe nefseh.” Yani; (Nefisini tanıyan Rabbini tanır).
      Rabbimizi tanımak için O’nun eserlerini tanımamız gerekir. Bunun için insan önce kendisini tanıması gerek.
      Muhyiddin Arabi hazretleri, “Eşyayı tanımayan Rabbini tanıyamaz” der. Bu ilme marifetullah ilmi denilir.
      Makro alemde evrenin büyüklüğüne bakıp onu bir anda “ol” emri ile yaratan Rabbimizin büyüklüğünü hatırlamalıyız. Mikro alemde ise karıncanın gözünün kılcal damarını ol emri ile yaratan yüce Rabbimizin azametini hatırlamalıyız.
      İnsan doğmadan önce anne rahminde iken dünya da ona bir çift gözün, kulakların, konuşmak için dilin, iş yapmak için ellerin düşünmek için beynin, yanlışı doğrudan ayırabilmesi için aklın lazım olacağını bilen bir Rabbinin olduğunu hatırlamak O’nu tanımaktır.

  12. Hocam birisinin şu sorusuna cevap verirmisinuz.

    Peygamber Efendimiz (asm) kaderle ilgili sorulan soruya neden Ehli Sünnetin cevabını vermiyor?
    Bu hadise rağmen neden cennete girebilmek için çaba sarf etmemiz gerektiğini biliyorum. Allah ezeli ilmiyle kimin cennete girip kimin giremeyeceğini biliyor ve kitapları ona göre yazıyor. İbnu Amr İbni’l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve: “Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?” buyurdular. Cevaben: “Hayır, ey Allah’ın Resûlü! Bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!” dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek: “Bu Rabbülâlemin’den (gelmiş) bir kitaptır. İçerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimler de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır” buyurdular. Sonra sol elindekini göstererek: “Bu da Rabbülâlemin’den bir kitaptır. Bunun içinde de ateş ehlinin isimleri, onların atalarının isimleri ve kabilelerinin isimleri vardır. En sonda da icmâllerini yapmıştır. Bunlara asla ne ziyade yapılır, ne de eksiltmeye yer verilir!” buyurdular. Ashabı sordu: “Öyleyse ey Allah’ın Resûlü, niye amel ediliyor? Madem ki her şey önceden olmuş bitmiş, yazılmış ve artık yazma işinden fariğ olunmuş (bir daha yapma gayreti de niye)?” Resûlullah şu cevabı verdi: “Siz amelinizle doğruyu ve istikameti arayın! İtidali koruyun, Zira, cennetlik olan kimsenin ameli, cennet ehlinin ameliyle sonlanır; (daha önce) ne çeşit amel yapmış olursa olsun. Keza cehennemlik olanın ameli de cehennem ehlinin ameliyle sonlanır, hangi çeşit amel ile amel etmiş olursa olsun!” Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, sonra elindeki kitapları atıp, elleriyle işaret ederek dedi ki: “Rabbiniz kullardan artık fariğ oldu, bir kısmı cennetlik, bir kısmı da cehennemliktir.” (Tirmizi, Kader 8, (2142)

  13. Selamunaleykum hocam. Ben bir günah işledim sonra pişman oldum tovbe de ettim ama halen huzursuzum böyle başıma sanki o günah yüzünden bela gerçekmiş gibi hissediyorum sebebi nedir ne yapmalıyım ?

    1. Aleykümselam.
      Günah işledin ve tövbe ettinse sendeki o huzursuzluk şeytanın vesvesesidir.
      Eğer o huzursuzluk olmasaydı, o zaman yeniden tövbe et derdim.
      Bundan böyle sana düşen işlediğin o günah aklına her gelmesinde “keşke o günahı işlemeseydim ” diye pişmanlık duymandır. Böyle yaparsan sana her defasında çok büyük sevap yazılır şeytan da üzülür.

    2. Peki hocam hani belalar musibetler kabahat sebebiyledir ya , samimi şekilde tövbe edersem Allah affederse gene de cezasını çeker miyim bunu merak ettim de.

    3. Tövbe ettiğin şeyde kul hakkı yoksa tövbe ile o günah silinir ondan dolayı dünyada ve ahirette sıkıntı çekmezsin.
      Yalnız belalar sadece günahlardan dolayı gelmez imtihan için derecelerin yükselmesi içinde bela gelir.

  14. Selamun Aleyküm Hocam.
    Biz gençlere hayat tecrubenizden anlatirmısıniz şunu kastediyorum ben genc bir müslümanim selçuk üniversitesinde okuyorum lakin etrafimdaki kişilerin ağzi bozuk muhabbetleri bozuk bende nefsime uyup giriyorum o ortamlara küfr tehlikeside var ağızlari muhabbetleri bozuk olduğundan ama bazen maalesef dayanamiyorum giriyorum o ortamlara tövbe ediyorum birdaha giriyorum dememoki siz arkadaş çevrenizi nasil yaptiniz şuan ben Dini konuları önemsemesem 1000 tane arkadaşım olabilir lakin şuan okul bitse evimize gitsek çevremdeki arkadaş sayısı 1 elin parmaklarinı geçmez bu konu nefsimede ağir geliyor ne yapmaliyım?

    Son sorumda şu hocam mesela birisinin eşi kufre düşüyor kocasi bunu bilmiyor ölene kadar evlilikleri devam ediyor adam mesulmudur?

    1. Aleykümselam.
      Ben dinimi öğrendikten sonra bir çok arkadaşlarla arama mesafe koydum.
      Onlarla oturup kalkmadım. Onlarla onların eğlencelerine katılmadım.
      İyi insanlarla arkadaşlık kurdum. O vakit gördüm ki iyi insanlar vefalı oluyor, arkandan iş çevirmiyor.
      Peygamberimiz “Kişinin dini arkadaşının dini gibidir” buyurdu.
      Öyle ise dinin seviyorsan arkadaşını iyi kimselerden seçmelisin.
      Aksi halde evliya bile olsan şeytan seni yoldan çıkarır.
      Öbür soruna cevaben deriz ki eşinin küfre düştüğünü bilmeyen sorumlu değildir. Ailevi ilişkisi, nikahlı imiş gibi devam eder.

  15. Mezheplere uymuyan mezhepsiz birinın imanli ölme şansı varmı yüzde 0 midır?

    2.Vehhabi birinin sonu ne olur tahminen.
    3.Hocam şimdi misal veriyorum, Resulullah döneminde birisi var mesela çiftçi ama ordaki insanlar gibi putçu felanda değil din felanda bilmiyor anlamıyor bir anda birisi karşısına çıkıyor ve ben peygamberim bana iman et diyor şimdi bu kişi o an bu davete icabet etmesse kafirmidir? Yoksa resulullah dönemine özgü bir ayrıcalık varmıdır yani resulullah s.a.vi tanıma sonra iman etme gibi

    1. 1- Dört hak mezhebin Kur’an ve sahih hadislere dayanan hükümlerine karşı çıkanlar imansızdır. Tövbe etmeden ölürlerse küfür üzere ölür.
      2- Vahabi kimse küfür içeren şeylere itikat ederde (Allaha mekan tayin etmek gibi) tövbe etmeden ölürse küfür üzere ölür.
      3- Rasulullah’ın zamanında veya bu zamanda İslam kendisine tebliğ edildiğinde veya İslamı başkalarının aracılığıyla işitip araştırmayıp iman etmezse küfür üzere ölür.

  16. Selamun Aleykum.
    Hocam çizim kalemlerimiz var hoca bize çok basit bir dikkatsizlikte kırılır sevgilinize davranıt gibi davranın dedi kalemlere şimdi buna gülmek küfürmü.
    Hani flort haram orda çok hassas sevgiline davranir gibi dediya ondan sordhm

  17. Selamunaleykum hocam bir insan anne babasıyla imtihan olunur mu ? Bazı kötü davranışları evladın çok sinirine gitse vs.

    1. Aleykümselam Elif hanım.
      Allahu Teala buyurdu ki(mealen):
      – O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (Sure-i Mülk/2)
      Hayatta her şey bir imtihandır. Anne-baba evlat için, evlat anne-baba için imtihandır. Karı-koca birbirleri için arkadaşlar birbirleri için imtihandır.
      Kötü davranışları varsa onları başkaları ile uyar. Annenin kötü davranışı varsa onu uyarması için babana söyle, babanın kötü davranışı varsa uyarması için annene söyle.

    2. Hocam valla annem düzelir mi bilmem ki.. tamam dünya iyisidir de bazı huyları cidden sinirimi bozuyor dindar falan da değil ki böyle bahsetsem anlamaz.. en iyisi Allah ıslah etsin diye dua etmek heralde.

    3. Annenizdir o sizin. Ona yine de iyi davranın.
      Günah olmayan arzularını gücünüz oranında yapmaya çalışınız ve hidayeti ve ıslah olması için ona çok dua ediniz.

  18. Selamun Aleyküm
    Hallaci mansur adıyla bir islam alimi vardı sanırım sekr halindeyken söylediği bir söz yüzünden öldürülmüş.
    Bir Şarkida Bu nasil aci keşke mansur gibi çekseler dara beni diyor bu sözün hükmü nedir

    1. Aleykümselam.
      Hüseyin Hallacı Mansur Allah’a aşık bir ermiş kişidir.
      Kendisine gelen İlahi cezbenin zevkinden manevi sarhoş olmuş ve o aşkla aklı örtülmüş bu esnada ağzından çıkan kontrolsüz şeriat dışı sözlerden dolayı idam edilmiştir.
      “Mansur gibi çekseler beni dara(idam etseler)” sözünün anlamı “ben de Allah aşkı ile kendimden geçsem bundan dolayı idam edilsem” demektir. Burada kötülüğe özlem yok İlahi aşka özlem vardır ki, küfür değildir.

    2. Yok hocam şarkıda aşk acısı çekiyor aşık olduğu kadına karşi diorki keşke benide çekseler mansur gibi dara

    3. Mansur gibi idam edilmek demek, Allah aşkı ile olur. Kadın aşkıyla idam edilmekse maksadı cehennemde buluşurlar sen niye dert ediyorsun?.

Bir cevap yazın