Soru-Cevap

Aşağıdaki formu kullanarak sorularınızı iletebilirsiniz. Uygun görülürse bu sayfada yayınlanmaktadır. 

IslamDergisi.Com

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Lale için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Soru-Cevap” üzerine 22.769 yorum.

  1. Selamunaleyküm. Hocam ben bir şey soracaktım. Şimdi normalde egoyu hiç sevmem insanları hor görmem fakat son zamanlarda biraz tersi olmaya başladı nedense bazı konularda kendimi üstün görme durumu oluyor bunun olmasını istemiyorum nasıl düzeltebilirim ?

    1. Aleykümselam.
      Hangi konuda kibir vesvesesi olmaktadır. Fiziksel olarak mı yoksa ibadet konusunda mı oluyor?

  2. Selamun aleyküm 150 200 250 bin yıllık bulunan ve insan fosili olduğu söylenen şeylerin insana çok benzer farklı varlıklar olduğunu kabul etmede islami açıdan bir sıkıntı varmıdır.
    Çünkü peygamberler arası vakitlere baktığmızda bu tarz uzun zamanlar gözükmüyebilir.
    Mesela Resulullah s.a.v Hz adem ve hz nuh arası 10 karn vardır bu zaman zarfındaki insanlar islam üzere yaşamıştır buyurmuş(Karn kelimesi asır,nesil, manalarına gelir ki genellikle asır(100 yıl) manasında kullanılırmış)
    Onun dışında zaten onlardan sonra gelen peygamberler aralarındaki zamanlar dar Kurandanda bunu anlıyabiliriz kavimler ad semud vs.

    1. Aleykümselam kardeşim.
      150-250 bin yıllık insan fosili olduğu tahmin edilen şeyleri kabul etmekte bir mahzur yoktur. İslamda insanlık tarihi kesin belirtilmemiştir. Ama biyolojik verilere göre ilk insanlar 250 bin yıl önce yaşadığı sanılmaktadır.

  3. Hocam selamünaleyküm. Benim için çok önemli olan bir konuda size danışmak istiyorum. Pazartesi günü özel bir fabrikaya iş görüşmesine gittim mühendis pozisyonu için. Ailemin tanıdığı bir kişi bu firmadan yetkili kişiyi tanıyor onun aracılığıyla gittim zaten. Görüşme iyi geçti benim açımdan genel olarak. Bir firmanın raylı sistemler bölümündeki bir departmanına yapılıyor alım. Ben de raylı sistemlerle alakalı bölüm okudum. 5-6 kişiyle görüşülcekmis sanirim bu pozisyon için. Henüz bir haber yok firmadan, o ailemin tanıdığı kişiyle de ( fabrikadaki yetkili kişiyi tanıyan) konuşmadım görüşmeden sonra. Hani ona firmayla gorustum guzel gecti bir daha konusur musunuz firmayla beni ise alsinlar gibisinden bir şey demedim.Fakat simdi aklıma şu takılıyor diğer görüşme yapan 5-6 adaydan herhangi biri ya da birileri görüşmeden sonra araya birilerini sokup kendilerini ise aldırmaya calisirlarsa diye aklıma takılıyor. Sonuçta ben de oraya görüşmeye biri aracılığıyla gittim, gorusmeden sonra aramadim ama o kisiyi beni aldirir misin işe diye, ya diğer adaylardan görüşmeden sonra tanıdığını arayıp kendini işe aldırmaya calisan olursa diye aklıma takılıyor, ben bahsettiğim ailemin tanıdığı kişiyi arayıp işe aldirmak için konuşmasını istesem mi istemesem mi diye dusunuyodum bu ihtimale karşı. Ne yapmalıyım hocam bu durumda. Benim bahsettiğim tanıdığım dediğim kişi de aslında biz tanışmıyoruz aile üyelerimden birisi tanıyor. Adamla tanışmadık yani konuşmadık eğitimim hakkında bilgisi yok yani

    1. Aleykümselam.
      Söz konusu tanışınız ile mutlaka görüşünüz. Sizi tanımalı ve ona güven vermelisiniz.
      Nasipse sebep olur. Nasip değilse bir bahane bulur.

    2. Cevabınız için teşekkür ederim. Ben hemen bahsettiğim kişiyle görüşsem kendimi tanıtsam güven sağlasam ve onun araya girmesiyle bu işe alınsam (görüşme yapıldı zaten biliyorsunuz şu an verilecek kararı bekliyorum) bu sefer acaba diğer adaylardan bu işi daha çok hak eden vardı da ben bahsettiğim kişi sayesinde işe alındım diye kafamda tereddütler oluşuyor baya, başkasının hakkını yiyebilirim diye. kul hakkı gibi çok çok önemli bir konuyu göz önüne alarak nasıl yapayım diye dusunuyorum, fikrinizi almak istedim bu konuda. Hayırlı günler diliyorum.

    3. Rica ederiz.
      Özel sektörde öyle bir şey olmaz. Onlar işi hak edene verir.

    4. Tekrardan teşekkürler cevabınız için. Peki bu durum belediyelerde nasıl olur? Bir belediyeye bağlı kurum var ve işe alırken bir sınav puanına vs. falan bakmıyor. Burası için belediyeden yetkili kişiyi tanıyan birisi aracılığıyla buraya işe gircek olsam kul hakkı yemiş olur muyum? Bu konuda kafam çok karışık.

    5. Peygamberimiz “Rüşvet alan da veren de melundur” buyurmaktadır. Kamuda adam kayırmak, torpille işe girmek kul hakkıdır.

    6. İyi geceler bu konuda bir şey daha sormak istiyorum detaylı bir şekilde bilgi almak için. Bu belediyeye bağlı kurumdan bahsettim yukarda bu kurum da raylı sistem ulaşımı ile ilgili bir kurum ben de bununla ilgili bölüm okudum soylemistim daha once. Buraya birilerinin aracılığıyla girilirse yine kul hakkına mı girer? İlk sorum buydu. İkinci değineceğim nokta ise bir sitede birisi bununla alakalı sormuş demiş ki kpss ile alım yapan bir belediyeye basvurdum alinmadim daha sonra birisi aracılığıyla girdim burda işe demiş, belki benden yüksek puan alanlar vardir ne yapmalıyım bu durumda diye sormuş, cevap veren kişi de devlet başkana böyle bir insiyatif kullanma yetkisi verdiyse sorumluluğu başkana aittir demiş. Belediye başkanından bahsediliyor. Açık hak ihlaili yapmadıysan yalan belge getirmediyseniz bu sizi sorumlu kılmaz demiş. Onun kullandığı yetkiden siz sorumlu olmazsınız, işinizi iyi yapıp yapmadığınız ise sizin sorumluluğunuzdur demiş. Bu cevap hakkında ne düşünüyorsunuz?

    7. Kamuya işçi veya memur almada torpil yapmak haramdır. İşe almalarda Sınav yapılır. Sınavın amacı hak edene işi vermektir.
      Ama şirkete çalışan alınacaksa onu oranın yetkilileri bilir. Onlar kimi uygun görürse onu alırlar.

    8. Tesekkurler tekrardan bir sorum olacakti cevaplamak isterseniz. Özel bir firma iş gorusmesi icin ariyor ve yasadigimiz ilce onlara uzak geldiği için görüşme yapmaktan vazgeçiyor, o firmaya yakın bir ilçede ikamet etme imkanımızın bulunduğunu söylesek (aslında boyle bir şey yok, kendi oturdugumuz ilceden gidip gelebiliriz bizim için mesafe sorunu falan yok ama firma için bu uzaklık sorun olduğu için firmaya yakın bir ilçede de evimizin olduğunu orda da ikamet edebileceğimizi söylesek yani yalan bir beyanda bulunsak onlarda bunun üzerine görüşmeye çağırsalar) çünkü firma oturduğumuz ilçeyi kabul etmiyor bunu söylediler açık açık uzak olcağını bir süre sonra sorun olcağını düşünüyorlar. Bu yüzden normalde gorusmeye cagirmayacaklardi yani. Bunun sonucunda işe kabul edilsek görüşmeye gelen diğer adayların hakkını yemiş olur muyuz. Kul hakkı vebali alınmış olunur mu? Çünkü diğer kişiler o frmanın istediği yerlerde oturuyodur, normalde yaşadıgımız yerden dolayı gorusmeye bile cagrilmayacakken boyle bir sey soylerek işe alınsak diğer adayların önüne haksız yere mi geçilmiş olunur bunu sormak istiyorum size

    9. Madem ki o işi istiyorsunuz o halde o firmanın kriteri olan o yerde ikamet etmelisiniz. İleride orada oturmadığınız anlaşıldığında yalan beyandan dolayı size tazminat dahi açabilirler. Velevki yalan söylediğiniz anlaşılmasa dahi dinen yalan haramdır. Yalan beyan vererek işe girerseniz başkasının hakkına girmiş olursunuz.

    10. Cevap için teşekkürler. Tekrardan cevap verirseniz çok sevinirim önemli bir soru soracağım yine. Bu firmayla bu şekilde ilk görüşmeye gittim 2.görüşme için arayacaklar muhtemelen. Onlara bu aşamada ben istediğiniz yerde ikamet edemicem kendi oturdugum yerden gidip gelebilirim diyip gerçeği söylesem ve onlarda kabul etse işe başlasam yine bir hak ihlali yapmış olur muyum? Başka adayların hakkını yemiş olur muyum? İlk görüşmede yalan beyan vermiş olduğumuz için çağırdılar görüşmeye biliyorsunuz. Yoksa çağrılmayacaktım bile. yani bu işe başlama ihtimalim de olmayacaktı. Yani 2. Görüşmede gerçeği söylesem onlar da kabul etse işe alsalar bile her türlü hak ihlali yapmış olur muyum? Başka adayın rızkına engel olmuş olur muyum? Benim için çok önemli olan bu durumu cevaplayabilirseniz çok sevinirim.
      yoksa direkt en başta dogru olmayan beyanda bulundugumuz için, başlamak istemiyorum diyip reddetmeli miyiz bir vebal almamak için? (kabul ederlerse işe) bir kac kisi cagrilmisti gorusme için

    11. Rica ederiz.
      Henüz işe almamışlar demekki şu durumda araştırmalar devam etmektedir. Onlara durmunuzu açıkça söylediğinizde onlarda o şartlarda seni kabul ederlerse hak ihlal etmiş olmazsın.

    12. 2.ye aradilar beni bugun fakat açmadim henüz ne diyeceğimi bilemeyip kararsız olduğum için. Yarin ben dönüş yapmayı düşünüyorum onlara. Olumlu bir durum var ki aradilar bugun diye düşünüyorum. Ne yapmalıyım sizce bu aşamada? Derdim kimsenin rızkına mani olmamak
      kafama takılan durum şu beni ilk aradıklarında ikamet ettiğim yeri söyleyince olumsuz cevap verdiler telefonda, gorusme sonlanmak üzereyken boyle bir sey söyledim. Şimdi de düşünüyorum ki boyle bir beyanda bulunmasaydım burda calisma imkanım olmayacaktı su an baskasını arayacaklardi belki de benim yerime. Bunu düşünüyorum da kafama takılıyor. Şu an onlara doğruyu söylesem ve beni kabul etseler burada çalışma imkanım olacak ama en başta doğruyu söyleseydim bu imkan olmayacakti, çağırmayacaklardi. Demek istediğimi anlamışsınızdır. Sabırla dinleyip cevap verdiğiniz için tekrar teşekkür ederim. Yine cevabınızı bekliyorum.
      Yani demem o ki ben aslında ilk görüşmede dahi olmayacaktim. Dogru olmayan beyanla gittigim görüşmede benim icin olumlu düşünüp 2.ye görüşmeye çağrıyolarsa ve bu sefer doğruyu açıklayıp yine de kabul etseler bu sefer diyorum ki başta hiç ilk gorusmeye çağrılmayacaktim zaten şimdi ikamet yerimi de kabul etseler baskasının hakkına girmis mi olurum diye sorular dönüyor kafamda bu durumu önemsiyorum

    13. Çok abartıyorsunuz.
      Madem seni aramışlar ne diye bekliyorsun git adamlara şartlarını belirt kabul ederlerse işe başla.

    14. İyi günler. İş görüşmesiyle ilgili yine bir sorum olacakti cevaplamak isterseniz. Özel bir firmada bir iş gorusmesinde, gidilen pozisyon için değil de daha önce başka bir alanda başka bir sektörde pozisyonda deneyiminiz oldu mu neler yaptınız diye soru sorulursa, ve birisi buna cevap olarak olmamasına rağmen daha once çalışmıyor olmasına rağmen oldu dese, böyle doğru olmayan bir beyanda bulunsa x bir yerde çalıştığını söylese sırf görüşme olumsuz ilerlemesin diye. Daha sonra bu firma bu gorusme icin gidilen pozisyon icin tekrar arasa ve işe almak istese bu işe girilirse diğer adayların hakkına girilmiş olur mu? Kul hakkı olur mu? (Görüşülen pozisyon farklı bir sektör farklı bir alan x yer değil.) böyle durumda ne yapılmalıdır? Başkasının gireceği işe engel olunmuş olunur mu? Bu işe girse mesela işini çok iyi yapsa yetkililer de memnun kalsa yine de en basta gorusmede yalan beyan olduğu için durum nasıl olur? (İş görüşmesinin bu kısmı hariç olan kısımlarında yetkililerin adaydan memnun kaldığı varsayılırsa)

    15. Yalan beyan günahtır kul hakkına sebeptir.
      Doğru beyan verildiğinde önce kabul etmeyip sonra çağırırlarsa kul hakkı gasp edilmiş olmaz.

    1. Eşek sütünden sabun olduğunu ilk kez sizden duydum.
      Öyle bir şey mümkün değildir. Çünkü sütten temizlik maddesi olamaz süt temizleyici değildir…

  4. Selamunaleykum.
    Eşim kinaye sözler söyledi ve bunları talak için demediğini acikladi. Ben senelerdir eşime bunları neden söylediğine dair kirginligimi belli ediyorum. Çok vesveseli bir kadınım. Eşim yeniden talak için demediğini anlattı ve yemin etti ve ben zaten ciddi ciddi talak kastettim gibi bir şey dedi. Hani bir isi yapmamışsınızdır ama karşı tarafa sinir olduğunuz için yaptım dersiniz ya o ifade ile. Eşim bunu dediğini kabul etmiyor ama ben duyduğumu düşünüyorum. Talak için demediği halde dedim demesi talak olur mu? Yoksa bu yalan haber mi olur?

    1. Aleykümselam.
      Lale hanım, siz de sanki eşinize zorla talak verdirmek ister gibi ne diye öyle üzerine üzerine gitmişsiniz.. Adam talak vermedim demiş yemin etmiş hala ısrar etmişsiniz ki doğru söyle diye. Arada şeytan ve nefis ve var. Adam bu kez de kızacak “evet seni boşadım ” dese ne yapacaksınız?
      Yapmayın Allah aşkına öyle. Adam kinayeli olarak seni boşasa bile “boşamadım” diyorsa vebali onun boynunadır. Senin için bir sorumluk ve günah yoktur.
      Talak için demediği halde “boşadım, dedim” derse talak olur.
      Talakın şakası olmaz.

    2. Hocam eşim tekrar yemin etti talak için demedigine dair sonra da ben zaten ciddi ciddi talak kastettim gibi bisey dedi. Bunu dediğini kabul etmiyor ama ben duyduğumu düşünüyorum. Bu durumda ne olur?
      Hocam birçok hocaya sordum yeminli ifadesi varken yalan olarak talak kastettim dese bu ihbarı bir ifade olur yalan olur talak olmaz dedi güvendiğim bir hoca. Buna uyabilir miyim

    3. Biz söylüyoruz neden bize itimat etmiyorsunuz da hiç tanımadığımız birisinin fetvasını bize teyit ettirmeye çalışıyorsunuz?
      Kinaye sözde kocanızın açıklamasına itibar ediniz. Talak için söylemedim diyorsa talak değildir. Yalan söylüyorsa vebali ona aittir. Sana bir vebal yoktur. Siz de daha fazla kocanızın üstüne üstüne gitmeyin. Çok kızdırırsanız ağzından talak çıkar pişmanlık da bir şeye yaramaz artık.

    4. Yok hocam takıldığım konu bu yeminlerden sonra ben zaten ciddi ciddi talak kastettim demesi. Ama bunu da zaten talak kastetmedim demek için dedi hani derler ya ben zaten öyle yaptım gibisinden yapmadığı bi iş için. Bunda sorun yok değil mi?

    5. Yeminden sonra ister ciddi olsun ister şaka olsun “talak kast ettim” dediyse o talaktır. Eğer bunu üç kez yaptıysa onunla bir arada kalmanız haramdır. Peygamberimiz talakın şakasının olmayacağını buyurmuştur. Ayrıca eski eşiniz bir de yalan söylemiş ve günaha girmiştir.

    6. Sual: Kinayeli sözle hanımını boşayan, sonra bunu kasten inkâr etse, yine boşamış olur mu?
      CEVAP
      Evet boşamış olur.
      Sual: Sitedeki yazı şöyle: Bir kimse, hanımına “Seni boşadım” dese, sonra, şakadan boşamaktan vazgeçtiğini bildirse, boşamaktan vazgeçmiş olur. Hadis-i şerifte, (Üç şeyin şakası da, ciddisi gibi sahihtir. Nikah, boşamak, boşamaktan vazgeçmek) buyuruldu.
      Boşamaktan vazgeçince, yine üç talak baki mi, yoksa biri gitmiş olur mu?
      CEVAP
      Şakadan boşayınca da bir talak vermiş oluyor, iki talak kalıyor. Rici talakta erkek, iddet zamanı içinde, söz ile veya fiilen, eski nikaha dönebilir. Yani hanımı istemese de, nikah yapmadan evliliğe devam eder. Tekrar almak için, Hanefi ve Maliki’de şahide lüzum olmadan, (Önceki nikaha döndüm) demesi yetişir. Yahut, önceki nikaha dönmek niyeti ile öpmesi veya şehvetle elinden tutması da yetişir. Nikah tazelenmiş olur. Şafii ve Hanbeli’de ise, iki şahit yanında, (Önceki nikaha döndüm) demesi lazımdır. Fakat, velinin bulunması ve izin vermesi gerekmez.
      Kaynak: (S. Ebediye Tam İlmihal)

      Peygamberimiz “Üç şeyin şakası da, ciddisi gibi sahihtir. Nikah, boşamak, boşamaktan vazgeçmek” buyurdu. Talaki ikrar ister yalandan ister şakadan isterse gerçekten olsun bir talaktır. Talakı ikrar boşamaktır talakı ihbar ise boşadığını haber vermektir. Talakı ikrarla boşayan talakı ihbarla haber verdiğinde bir talak gider bilesiniz. Buna talak olmaz diyen hangi hoca ise yanlış fetva vermiştir Allah onu affetsin.

    7. Siz o siteye nasıl sordunuz ki nasıl cevap aldınız?
      İlk önceki sorunuzda kocanızın kinayeli bir söz söylemediğini ve bu sözü kocanızın talak niyeti ile söylemediğini yazdınız ve bir de yemin ettiğini söylediniz. Biz de kocanızın beyanı esastır dedik talak olmamıştır dedik.
      Ama bir sonraki sorunuzda ise aynı sözleri söyledikten sonra eşinizin fikir değiştirip talak niyeti ile söylediğini söylediniz.
      Hangisine inanacağız?
      Bir de bize iyi araştırınız diyorsunuz. Neyin araştırmasını yapacağız?
      Biz doğru yazdığımızdan eminiz ama siz sorunuzu doğru sorduğunuzdan emin misiniz?

    8. Hocam eşim hala talak niyetiyle demedigine yemin ediyor ben talak kastettim de demedim diyor. Ama ben oyle duydum gibime geliyor bu konuyu konuşurken. Bu durumda ne yapmali

    9. Doğru duyduğunuzdan tam emin değilsiniz. Siz vesvese yapıyorsunuz.

    10. Hocam ilk sorduğum sorumda da aynı şekilde anlattım aslında. Dinimizislam sitesine de osman ünlü hocaya da bu şekilde sordum. Orhan ceker hocaya da aynı şekilde. Vesvese yapmayın talak olmaz dendi.

    11. Allah razı olsun. Rabbim sizleri de mutlu etsin. Hocam peki eşimin söylediği bir çok kinaye var. Annene git vesaire gibi. Ben hicbir sozumle talak kastetmedim dedikten sonra gerçekten ben ciddi ciddi talak kastettim dediyse talak ne zaman vaki olmuş olur ve bu bütün dediği kinayeler mi kapsar? 1 talak mi 3 talak mi gider?
      Hocam siz de çok mutlu olun. Peki ben hicbir sozumle talak kastetmedim dedikten sonra ben zaten ciddi ciddi talak kastettim demişse eşim talak ne zaman vaki olur? Kinayeyi söylediği anda mi yoksa talak kastettim dediği anda mi? Ve kac talak vaki olur? Bütün kinayeleri kapsarsa 3 ten fazla kinaye dediyse 3 talak mi gider? Yoksa adama sorulur mu ben zaten ciddi ciddi talak kastettim derken neyi kastettin, hangi dediğini kastettin diye?

    12. Boşamada koca, “seni boşadım”, “benden boşsun” gibi sarih söz söylerse boşama gerçekleşir. Koca ben boşama amacıyla söylemedim veya şaka olsun diye söyledim dese de bir itibarı yoktur.
      ***
      Ancak koca, “babanın evine git” gibi kinaye söz söylemişse ona niyeti sorulur. Koca “Ben boşama amacıyla söylemedim ” derse ona itibar edilir. Bu hususta kadının iyi veya kötü zannı geçersizdir.
      ***
      Erkeğin ayrı ayrı üç talak hakkı vardır. Üç talaktan sonra kadın başka bir erkekle evlenip boşanmadıkça yeni bir nikah mümkün değildir.

    13. Hocam cevap verdim ben ilk sorumda da zaten her şeyi olduğu gibi anlattım size. Eşim sadece o dediğini kabul etmiyor. Ben demedim diyor bunu. Ama demiş olsa bile zaten ben yapmadım o işi edasıyla dersiniz ya yaa ben zaten yaptım dersiniz o mana ile dedi. Ama demiş olsa bile bu 3 talak olmaz değil mi? Bütün dediği kinayeleri kapsamaz yani?

    14. Lale hanım bu konu çok uzadı.
      “Boşadım” dediyse boşamıştır. Boşama anlamında kinayeli olarak “boşadım” dediyse yine boşamış olur. Ama bir talak olur. Daha iki talak vardır. Ama bunu üç kez söyledi ise üç talak olur.

  5. Aleykümselam.
    O tür bir uygulama livata kadar büyük günah olmaz ama yinede günahtır. Allah o kimseye şifa bahşeylesin o hastalıktan halas kılsın ve onu mutedil olana tebdil eylesin…

  6. Selamun Aleyküm.
    Hocam dinsizin biri;
    Kuran dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü bilmediği için ,güneşin doğup batması olayını güneşin hareketine yoruyor Oysa olay sadece dünyanın kendi etrafında dönmesi olayıdır .
    Bunu bilmiyen Kuran yazarı olayı güneşin bir yere gidip gelmesi olarak sunuyor. Güneşin biryere gidip geldiği yoktur. Bakara 258de “Allah güneşi doğudan getirmektedir,haydi sende onu batıdan getir” ayetini yazıp Kuranın kendi çağındaki astronomı cehaletine kapıldığını söylüyor.
    Şimdi hocam Ayettekı Allah onu doğudan getiriyor kısmını nasıl anlarız
    Bakara 258de

    1. Aleykümselam kardeşim.
      Allahu Teala Sure-i Bakara/258’de şöyle buyurdu (mealen):
      – “Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim’le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: “Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür.” dediği zaman: “Ben de diriltir ve öldürürüm.” demişti. İbrahim: “Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!” deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
      Allah, mezkür ayetteki,
      “Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!” ibaresiyle Hz. İbrahimin sözünü dile getirmektedir.
      Allah güneşin dünya çevresinde döndüğünü beyan etmiş değil Hz. İbrahim kral Nemrut’un anlayacağı dilden konuyu öyle beyan eder.
      Kuran’a göre güneş ay ve dünya birer yörüngede dönerler.
      Yasin suresi ayet 40 Mealen:
      – “Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.”

      Bu ayette bulunan “ne de gece gündüzü geçebilir” ibaresi, Güneşin dünyanın çevresinde dönmediğinin açık delildir. Gece ve gündüzün üzerinde oluştuğu yer dünyadır. Gece dünyanın güneş almadığı yer, gündüz ise güneşin üzerine düştüğü yerdir. Bunlar hep yarış halindedir.

    2. Benim aklıma bu gelmişti hocam yani o devirde insanlar güneşin hareketi sanıyordu doğudan doğup bayıdam batması ile geçen aradaki hareketleti hz ibrahimde onun bildiği şekilde söyledi doğrumu anladım hocam eğer cevap evetse prygamberler neden bu yöntemi uyguluyorlar sonuçta doğrusu o değil?

    3. Doğrusu anladığınız gibidir.
      Peygamberimize bir çiftçi geliyor
      – dünya nerededir diyor
      Rasulullah ona
      – “dünya öküzün üzerindedir” diyor. Yani onun geçiminin öküzün üzerinde olduğunu ima ediyor.
      Biraz sonra balıkçı geliyor aynı soruyu soruyor ona da
      – “Dünya balığın üzerindedir” diyor. Ona da onun geçiminin balığın üzerinde olduğunu ima ediyor.
      Biraz sonra da bir bilgin geliyor Rasulullah ona objektif cevap veriyor:
      – dünya boşluktadır” diyor.
      Oradakiler
      – Ey Allahın Rasulü neden üçüne farklı cevap verdiniz” diye merak ediyorlar.
      Rasulullah:
      – İnsanlara anlayışlarına göre konuşun” buyuruyor.
      Eğer Rasulullah onların üçüne de objektif cevap verseydi onlar onu anlayamayacak vartaya düşecekler belki de inkar edeceklerdi.

    4. Anladım hocam birde kuranda Allah yeryüzünü döşek yaptık( döşek düz bişidir) yeryüzünü düz yaptık vs. Ayetler var biz bu ayetleri şimdi farklı anlıyoruz tabi ama o dönemde dünyanın yuvarlak drğilde düz olduğumu bilen insanlar bu ayette Allah dünyanın düz olduğunu anlatıyor olarak anlıyan olmazmı yanı ayetlerin yanlış anlamaya sebebiyet verebilir insanlar yanlış bıldıkleri şeyleri doğru sanabilir kuranın burdakı uslubunu acıklarmısınız?
      Mesela eski çağlarda gök yer bazılarına göre 5 bazılarına 7 bazılarına 11 katmış şimdi Kuranda yer gök 7 yazıyor insanlar bunu öyle anlıcak ama aslında öyle değil orda 7 gök 7 yerdrn kasıtı alimler farklı şekilde açıklamış.
      Demek istediğimi anlamışsınızdır.
      Kuranda bazı ayetler var ve insanlar bunu kendi dönemi bilgileriyle uyumlu sanıp yanlış bildikleri şeyi doğru sanabilirler hocam işte burayı merak ediyorum Allah bu ayetleri koyma sebebi nedir

    5. Hocam dikkat ederseniz ben Kuranda bilimsel hata var demedim haşa yok tabiki bende biliyorum benim sorduğum şey başka en son yazdığım uzun yazıyı tekrar okursanız anlarsınız kopyala yapıştır yapamıorum o yuzden tekrar yazmıorum.

    6. Sizin “Kuranda bilimsel hatalar var” dediğinizi söylemedik yanlış anladınız.
      O linki okuyasınız diye gönderdik.
      İşte sorunuzun cevabı:
      Allahu teala buyurmuştur ki;
      Kaf/7 Mealen:
      – Yeri de nasıl uzatmış, üzerine sabit dağlar oturtmuşuz. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.”
      Burada “yeri uzattık ibaresi’ni” yeryüzünün doğudan batıya uzatıldığını ama güney ve kuzeyin kutuplarla sınırlandığını anlamak lazım.
      Bakara/ 22 Mealen:
      – “O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile, Allah’a eşler koşmayın.”

      Burada ise yerin döşek gibi ifadesini, mağmayı kuşatan 80 km kalınlığındaki taş tabakanın üzerine döşek gibi serildiğini anlamalıyız.
      Yanlış anlayacak bir şey yok her şey açık ama art niyetli olanlara bu manalar kapalıdır. Az bilgili kimseler ise alimlere sorarak takıntıdan kurtulmalıdır.

    7. Hocam sorun bende soruyu size anlatamadığımı anladım.
      Mevcut ayetlerde ne kastedildiğini anlıyorum biliyorum teşekkür ederim lakin sorum şuydu
      Resulullah s.a.v dönemi dünyanın yuvarlak değilde düz olduğunu bilen insanlar bu ayetlerden dünyanın düz olduğunu anlıyabilirler yanlış bilgilerinin doğru olduğunu sanabilirler yani şunu diyorum böyle bir yanlış anlama ihtimaline karşın Allahın bu ayetleri koyma sebebi nedir evet Kuran her çağa hitap ediyor sadece o devire değil ama böylede bi yanlış anlaşılma olabilir burayı açıklarmısınız

    8. Rasulullah döneminde henüz bilimsel keşifler bu düzeyde olmadığı için Kuran ve Rasulullah bilimsel durumları üstü kapalı ifade etmiştir. Eğer açık şekilde beyan edilseydi asıl kafalar o zaman karışırdı.
      İşte buradan da Kuranın uslübünü bilenler Kurana bir kez daha hayran kalıyor.

  7. Selamunaleyküm hocam bende boyunda omuzlarda ve kalça kısmında tik var çok az belli değil oranı oluşumu hocam ben ne yapmalıyım hemen tak diye tikleri alacak bir şey varmı ilaç yada dua?

    1. Aleykümselam.
      Öyle bir ilaç bilmiyorum. Dua ise şifayı Allahtan iste.

  8. Selamun Aleykum.
    Hem sizin siteniz hem başka sitelerde Kurandaki yeryuzu sizi sarmasın diye dağları yarattık manasına gelen ayetle ilgili dağların depremin şiddetini azaltma özelliğinden bahsetmişsiniz.
    Hocam ayette sizi sarsmasın diye deniyor daha fazla sarsmasın diye yarattık yazmıyorki yani sizi sarmasın diye yarattık diyor ama dağlar şiddeti azaltıyor sadece burayı açıklarmısınız.
    Not;Ben ayette jeolojik devirlerle alakalı olduğunu dusunuyorum yani Allah dağlarıda eklemese yerkürede sıkıntı olabilirdi manasında yani..

    1. Aleykümselam.
      Bizim sitemizde öyle bir yazıya rastlamadım. Bizim sitemizdeki dağlar hakkındaki yazı şudur:
      Elmalı mealine bakalım:

      Enbiya/31
      – Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.” diye beyan edilir.

      Dikkat edilirse bu ayette dağlar sarsılmayacak onda deprem olmayacak denilmiyor,“insanlar sarsılmasın diye” beyan buyruluyor. Eleştiri yapan ateist ise yanlış mealden dolayı “Kur’an dağlarda deprem olmaz demiş oysa dağlarda da deprem olmaktadır bundan dolayı bilimle çelişmiştir “ diyerek yanılmıştır.
      Yeryüzünde insanların sarsılmaması, insanların çalkalanmaması için ağır baskılar yani, sabit ve büyük dağların yaratılmasının sebebi hikmeti, dünya üzerinde korkunç kasırgaların olmasına engel olması ve depremlerin asgari düzeye indirilmesi içindir.  

      Neml/61:
      – “(Onlar mı hayırlı) yoksa, yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarında nehirler akıtan, onun için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı?” 

      Biz bu mealleri Kuran’daki ayetin kendisine bakarak karşılaştırdık Elmalı Hocanın meali daha doğru olduğunu gördük.
      Demek ki  Kuran bilimle çelişmiyor yanlış mealler çelişiyormuş.
      Elmalı mealine bakalım:

      Lokman/10:
      – O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada her bir hayvandan üretti. 

      Burada da dağlardan ağır baskılar ibaresi geçer ki sarsılmaz dağ ibaresi yoktur.

      Fussilet/10:
      – O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.

      Ateistin okuduğu meal:

      – “Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ‘göz alıcı ve iç açıcı’ her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.” (Kaf Suresi, 7. ayet)

      Bu mealde de “sarsılmaz dağlar” ibaresi geçer.
      Elmalı mealine bakalım:

      Kaf/7 – Yeri de nasıl uzatmış, üzerine sabit dağlar oturtmuşuz. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.”

      SONUÇ: Görüldüğü gibi doğru Kur’an mealinde, “Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık” ve “Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı” ibareleri yer alır. Diğer yandan,  “sarsılmaz dağlar”, “dağlarda deprem olmaz” ibaresi geçmez.
      Öyle ise modern bilim Kuranla çelişmez, modern bilim yanlış Kuran meali ile çelişir bir de materyalistlerin bozuk mantıkları ile çelişir. 

    2. Hocam sizde demişssiniz kurandakı doğru meallerden biride yeryüzünde insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık demişssiniz evet dağlar depremin şiddetini azaltır evet ama insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık deniyor ama dağlar sarsıntının şiddetini azaltıyor sonuçta sarsıntı oluyor?

    3. Ben “yeryüzünde insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık” diye bir şey demedim Allah öyle buyurdu. Allah’ın ayetinde belirttiğini bana mal etmeyin.
      Bak söz konusu ayete (mealen):
      Sure-i Enbiya/ Ayet 31 :
      – “Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.” diye beyan edilir.”

      Ayete inanmayan ondan şüphe eden müslüman değildir. Biz sadece izahat yaparız.
      Yukarıda izah edilen ayetin nesini anlayamadınız?
      Eğer Allah dağları yaratmasaydı insanlar sadece depremle sarsılmazlardı çok şiddetli rüzgarlara maruz kalır ve insanların sarsılması hiç bitmezdi.
      Dağlar depremleri azaltır ama yok etmez. Ama her taraf düz olsaydı dünyanın bir yerinden kopan rüzgarları durduracak hızını kesecek dağlarda olmayınca çok şiddetli fırtınalar olur hiç durmazlardı.
      Hem ayette “dağlar depremleri yok etmez” denilmiyor insanlar sarsılmasın diye dağların yaratıldığı beyan ediliyor.

    1. Bu zamanda o tarikatın ehli var mıdır yok mudur bilmem…
      Ancak sana tavsiyem İntisab edeceğin tarikat veya cemaatte Kuran ve sünnete yani ehli sünnete göre mi itikat edilip dört hak mezhepten birine göre mi amel ediliyor yoksa dört hak mezhebe hakaret mi ediliyor buna bakmalısın.
      Eğer hadisler inkar ediliyor, dört hak mezheb kabul edilmiyorsa onlardan uzak durmalısın.

  9. Esselamu aleykum hocam. Hocam futbol takımı tutmak, ara ara maçlarına gitmek veya tv’den izlemek kişiyi küfre sokar mı? Bunda ölçümüz ne olmalıdır?
    Hocam,seyyid kutup ve mevdudi’nin kitaplarını tavsiye eder misiniz? Ehli sünnete ters bir görüşleri var mıdır bu hocaların?

  10. Selamün Aleyküm hocam
    Babanın yaşlılığında bakımını tek çocuk üstleniyor, diğer çocuklar ilgilenmiyor. Babada gönlünden geçerek mallarından,bu çocuğa bir miktar fazla pay vermek istiyor. Bu durum dinen caiz midir? Diğer çocukların rızası gerekir mi?
    Teşekkürler,hayırlı günler…

    1. Aleykümselam.
      Bir miktar vermesi caizdir. Rızalarını alması gerekmez. Hepsi babaya eşit olarak bakmış olsalardı ayrım yapmak helal olmazdı.

  11. Hocam selamun aleykum..
    Hocam zümer suresi 3.ayet, Allah’a aracılarla dua etmenin caiz olmadığına bir delil midir? Ayette “bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz “denilmekte. Bu konuya açıklık getirir misiniz?

    1. Zümer suresi ayet:3 (Mealen):
      – “İyi bil ki, halis din ancak Allah’ındır. O’ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: “Biz onlara sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.” Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.”

      Bu ayet putperestler ve af kağıdı dağıtan papazlar üzerine nazil oldu.
      Ayetteki şu ibareyi dikkata alalım:
      Müşrikler şöyle dedi:
      “Biz onlara (yani putlara) sadece bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.”
      Burada putlardan dua istenmiyor putlara ibadet ediliyor. Hiçbir müslüman evliyaya veya peygamberlere ibadet etmez. Bilir ki öyle bir şey şirktir. Hıristiyanlar da dua ederken papazları aracı koyarlar. Onlardan af kağıdı satın alırlar papazlar da ben tanrı ile görüşeceğim seni affettireceğim derler. İslam da öyle aracı yoktur vesile vardır. Allaha dua edersin şu değer verdiğin zat hürmetine duamı kabul et dersin.
      Bu ikisi bir midir?
      Yada herhangi bir müslümana dersin ki kardeşim benim affedilmem için Rabbime dua et” dersin. Bu şirk midir? Eğer buna şirk derlerse Peygamberimize de müşrik demiş olurlar. Çünkü o, “ümmettim için dua ediciyim buyurmuştur.
      Sana tavsiyem sapık vehhabi selefiyecilerden uzak durasın ki imanın bozulmasın.

  12. Esselamu aleykum hocam..
    Hocam cehri zikrin hadislerde yeri var mıdır,?
    Hocam, “himmet ya geylani,medet ya Muhammed sav” demek şirk midir?

    1. * Kuran okumak açık bir zikirdir. Sabah, akşam ve yatsı namazlarını imamın cehri(sesli) okuması vaciptir.
      * “Himmet ya Geylani” demek, “bana dua et ey Geylani” demektir. Birinden dua istemek ne zaman şirk olmuş?

    2. Evet hocam ama ölmüş birine medet diye seslenmek şirk diyenler var.. buna ne yanıt verilebilir?

    3. Kıymetli kardeşim diri veya vefat etmiş bir kimseye, “himmet et” veya “medet ya Rasulullah” demek ondan dua istemek anlamına gelir ki herkes bu anlamda hitab etmelidir..
      Hem, Kuran şehitlere “ölüler demeyin” buyurmuştur. Şehidler ölü değilken, şehidlerden daha üstün olan evliya ve peygamberlere kim ölü diyebilir.? Peygamberimiz “Peygamberler kabirlerinde namaz kılar” buyurmuşken bunlara ölü diyen İslamı inkar etmiş olmaz mı?.
      Diri veya vefat etmiş insandan veya bir melekten veya bir cinden veya tapınılan bir cisimden yardım istenildiğinde onun şirk olabilmesi için o kimsenin kuvvetinin Allah’tan bağımsız, Allah’a ihtiyaç duymadan özel kuvvete sahip olduğuna inanmakla hasıl olur…

    1. Aleykümselam.
      Çamaşıra bulaşan belli bir miktarda kan namaza engeldir mezi engel değildir.

    2. Hocam çok vesvese yapıyorum.. bir de iç.camasirimi islatip buna engel olmaya çalışıyorum. Doğru mu yapiyorum

    3. Üç günde bir iç çamaşırınızı değiştiriniz, vesvese de yapmayın.

  13. Hocam hayırlı aksamlar… Dul ve bir çocuğu olan bir beye kaptırdım gönlümü. Ben bekar bir kız olduğum için ailem bu çocukla evlenmemi asla istemiyor. Dinen de sakıncası var mı? Ailemi dinleyip red mi etmeliyim

    1. Hayırlı akşamlar.
      Bir kızın dinen dul ve çocuklu bir erkekle evlenmesinin hiç bir mahzuru yoktur. Peygamberimizin hanımı Aişe validemiz genç bir kız iken Peygamberimiz dul ve çocukları olduğu halde onunla evlenmiştir.
      Aileniz sırf bundan dolayı karşı çıkıyorlarsa size büyük haksızlık yapmaktadırlar. Ama bizim bilmediğimiz başka sebepler varsa ona bir şey söyleyemeyiz.
      Durumunuzu ailenizle açık bir şekilde müzakere etmeniz ve onların da gönlünü almanız daha hoş olur. Aksi halde sizi istemediğiniz birisiyle evlendirmeye hakları yoktur.

  14. Selamun Aleykum size gecenlerde elfazikufr evlilik ilişkisiyle alakali durumdan bahsetmiştim ilimli kişilerin bile elfazi kfru bilmediğini soyleyip evlenmek istemediğimle alakali hatirlarsaniz.
    Bu konuyla alakali şunu sôylemek istiyorum.
    Şafii mezhebine göre eşlerden biri küfre düştüğünde iddet suresi içinde müslümanliğa dönse nikah yenileme gerekmez durumu doğrumu?
    Eğer cevabiniz evetse ben bir hanefi olarak günümüz şartlarini dikkate aldiğimizda yani ilimli kişiler bile elfazi küfr bilmiyor bu sebepten şafiye göre nikah koymaya cevaz verilirmi kolaylik açisindan gunumuz şartlarinda bu mumkun olabilir diye dusunuyorum.

    1. Aleykümselam.
      Küfre düşmek de, küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese de, her gün bir kere, (Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum. Beni affet) diyerek tevbe eden, Cehenneme gitmekten kurtulur. Küfre düşürücü söz söyleyenin imanı gidince, nikâhı da gider. İman gidince, tecdid-i iman, nikâh gidince de, tecdid-i nikâh gerekir. Küfre sebep olan sözü, hata ederek, yanılarak veya tevilli olarak söyleyenin, imanı ve nikâhı bozulmaz. Yalnız tevbe ve istiğfar etmesi, imanını tazelemesi ihtiyatlı olur. Nikâhını tazelemek gerekmez. (Berika, Hadika, Mecma-ul-enhür)

      Karı koca ikisi birden irtidad eder ve yine birden İslâm’a dö­nerlerse, istihsanen nikâhları devam eder. Ama irtidaddan sonra yal­nız biri İslâm’a dönerse, birbirinden ayrılmış olurlar.
      (Hanefi Fakihi El-Kâfi – Hâkim-i Şehîd Mervezî)

  15. Selamünaleyküm hocam. Girmek istenilen bir iş için daha ortada kesin bir durum yokken bundan çok bahsedilirse dillendirilirse nazar değmesi gibi bir durum olur mu

    1. Aleykümselam.
      Fesatlıklara mahal vermemek için kısmen de olsa başarılar gizlenmeli. Gizlenmezse o kişiye hasetlikten dolayı nazar değebilir.

  16. Selamun Aleykum
    Heykel islamda haramdır.
    Ama ruya tabirlerinde mesela heykel yaptiğini gormek iyi bir gelecek vs. Denilerek yani heykkelle ilgili şeylerin olumlu olduğu yazili islama göre haram ama ruyada bunu gormenin olumlu olduğunu soylemek islama göre tersmidir yoksa gercektende ruyada heykel yapmak olumlu bir manaya gelebilirmj

    1. Aleykümselam.
      Tabi ki İslamda heykel yapmak veya yaptırmak haramdır.
      Rüya yorumları farklıdır. Bir kimsenin bir şey hakkında yaptığı yanlış rüya yorumu İslam alimlerine mal edilemez.
      Rüyada heykel görmek, duruma göre farklı yorumlar gerektirir. Genel anlamda ise heykel görmek cesedin durumu ile alakalıdır.

  17. Selamunaleykum hocam.Benim bir vesvesem var.X kisisi zamaninda bana cok kötülükler yapmış ve kul hakkına girmiş birisi.Ibadetlerime kendi adima niyet ederken sanki sevaplarımı bu X kisisine hediye ediyorum diye bir düşünce geliyor.Ve böyle olunca sanki sevaplarım ona gidiyormuş gibi hissediyorum. Gerçekten bu düşünce beni çok üzüyor tam namazımı bitiriyorum sonra,kildigim namazin sevabını X kisisine hediye ediyorum diye geçiyor icimden.Halbuki asla istemiyorum bunu asla ama aklima geliyor.Sanki içimde biri konuşuyormuş gibi hissediyorum.Bana ait degil bu fikirler sevaplarim sadece bana ait o kisiye asla ve kat’a hediye etmiyorum.Tum kalbimle ve ruhumla bu düşüncedeyim ama bu düşünce her namaz sonunda geliyor geldigi zaman da ter basıyor huzursuz oluyorum sevaplarim ona mi gidiyor diye.Bu sadece namazda degil kuran okurken zikir cekerken diger tum ibadetlerimde de oluyor. Hocam şimdi benim size sorum:Aklimdan bu sekilde gecmesi ile gercekten sevablarım o kisiye gidiyor mudur?Halbuki ben gitmesini istemiyorum.

    1. Aleykümselam Mücahide hanım.
      O (x) kişi size zulmettiği için ahirette onun sevapları sana verilecektir. Ta ki senin onda alacağın kalmayıncaya dek. Bunun tersi bir düşünce ise şeytanın vesvesesinden kaynaklanmaktadır ki onu asla önemsemeyin aklınıza da takmayın..
      Çünkü onu aklınıza takarsanız çoğalır. Önemsemezseniz silinir gider.
      Yalnız kalmayınız. Uygun insanlarla hoş sohbet ediniz. Vesvese içe kapanmaktan hasıl olur.
      Ayrıca banyoda asla bevl etmeyiniz. Çünkü vesvesenin çoğu bundan olur.
      İhlas, felak ve nas surelerini de çok okuyunuz.

Lale için bir cevap yazın Cevabı iptal et