İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Selamün aleyküm. Gönlümde olan bir mesele hakkında tasavvuf ehli birinden fikir almak ve doğru bir şekilde yönlendirilmek istiyorum.
Yaklaşık 3,5 yıl önce hayatıma giren bir insan, zamanla gönlümde çok özel bir yere sahip oldu. Onun vesilesiyle Allah’a daha fazla yöneldim, namaza başladım ve hayatımda manevi anlamda çok büyük değişiklikler oldu. Bu yüzden onu hayatıma girmesinden dolayı hep hayra vesile olmuş bir insan olarak gördüm.
Fakat zamanla aramıza mesafeler girdi. Özlem, sabırsızlık ve yaşadığımız bazı sıkıntılar nedeniyle ilişkimiz iki kez sona erdi. Bu süreçte ben de onun kalbini çok kırdım, onu incittim. Benim yüzümden uykusuz kaldığı, çok üzüldüğü ve hatta yaşadığı stres nedeniyle sağlık sorunları geçirdiği zamanlar oldu. Bunun vicdanını hâlâ taşıyorum.
Buna rağmen onu gönlümden çıkaramıyorum. Aradan geçen zamana rağmen sevgim bitmedi. Her namazımın sonunda Allah’tan onu dilemekten kendimi alamıyorum. Fakat son iki yılda ilişkimizde çok büyük bir kırılma da yaşandı. O üzülüp ağladığında ben bazen gamsız kaldım; ben üzülüp ağladığımda ise o gamsız kaldı. Birbirimizi çok sevdik fakat aynı zamanda birbirimizi çok incittik.
Şimdi kendime şu soruyu soruyorum: Bir insanın gönlümüze girmesine vesile olan, bizi Allah’a yaklaştıran bir sevgi varsa, fakat sonrasında bu sevgi büyük acılara, kırgınlıklara ve günahlara da sebep olmuşsa, bunu tasavvufî açıdan nasıl anlamamız gerekir?
Ben hâlâ Allah’tan bizi birbirimize nasip etmesini diliyorum. Fakat Allah’ın benim için hayırlı olanı bildiğini de biliyorum. Bu kadar yıl geçmesine rağmen onu gönlümden çıkaramamam bir işaret midir, yoksa sadece benim bağlılığım ve nefsim midir? Allah, yaşanan bütün kırgınlıklara rağmen bizi tekrar birbirimize nasip edebilir mi?
Bu durumda benim yapmam gereken onu istemeye devam etmek ve dua etmek midir, yoksa gönlümü Allah’ın takdirine tamamen bırakıp ondan vazgeçmeye mi çalışmalıyım? Özellikle bu konuda tasavvufî açıdan nasıl bir yol izlemem gerektiğini öğrenmek istiyorum.
Allah razı olsun.
Aleykümselam.
Arkadaşının cinsiyetini yazmamışsın ama yanlış anlamadıysam bu bir kız veya bir kadın galiba… Şayet bu kadın ise şeriatin gereği mesafeyi aştıysanız bu haramdır. Aranızın bazen açılması ise bu sebepten dolayıdır. Sevginiz günaha sebep olmadıysa ruhanidir. Allah için olan sevgiler de günah olmaz. Gerçek sevgide karşılıklı anlayış olur ve sevenler asla birbirlerini üzmez. Üzülmeler olmuşsa bu sevginize nefis karışmış olmalı. İyi bir arkadaş arkadaşına Allahı sevdirir. Ama arada sırada oluşan incitmeler ise sevginiz şeytan ve nefsin karışımı olmuştur.
Niyetiniz ciddi ise uzatmadan günaha batmadan onunla evlenin.
Hocam ben sorumu tam anlatamadigimi düşünüyorum. Ben o arkadaşa karşı sehevi bir duygu hissetmiyorum. Sakalida var zaten. Ben onu kardeşim olarak çok seviyorum. Ama bende cinsel okb denilen bir şey var. Mesela hiç şehvet duymamasi gereken bir kişiye aşırı sakinmaktan kaygıdan ve korkudan dolayı kasik tepki veriyor. Buda sehvet gibi oluyor. Ama içimizdeki bir sapikliktan veya nefsani olarak o kişiye meyl ettigimiz için değil.
bende klinik olarak teşhisli Cinsel/Dini OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) ve buna bağlı ‘istemsiz kasık tepkisi / beyin refleks uyarımları’ var. Zihnime istemediğim, nefret ettiğim ve kalben asla onaylamadığım düşünceler/fiziksel hisler geliyor. Bunlar tamamen iradem dışı gelişen, engel olmaya çalıştıkça tetiklenen biyolojik ve psikolojik bir rahatsızlık (vesvese hastalığı) belirtisidir. İradem ve rızam dışında gerçekleşen bu hastalıksal durumdan dolayı dinen bir sorumluluğum veya günahım var mıdır?”
Mesela ben medreseye gitmeseydim dahi evde böyle birşey başka kişi ile başıma gelecekti. Ya bir aniden görülen fotoğraf,ya aniden duyulan bir sesten dolayı. Ben sürekli tetikte bekliyorum acaba birşey görecekmiyim, birşey duyacak miyim. İstemsiz yine şehvet hissedecek miyim gibisinden. İstimnayi tavsiye etmişsiniz ama benimki böyle bir durum değil. Eğer istimna yapmış olsam bile, yine aşırı kaygı ve korkudan bu olay başıma gelirdi
Sorunuzu anladık galiba biz anlatamadık. Senin durumun vesvesedir. Şeytan vesvese veriyor olmayan bir şeyi olmuş gibi hissettiriyor. Öyle bir durumda euzü besmele çek o durum yok oluncaya dek felak ve nası tekrar tekrar içinden oku.
İraden dışı oluşan düşüncelerden sorumlu değilsin ama o kötü düşünceleri fiiliyata geçirirsen sorumlusun.
Selamun aleyküm hocam. Ben eskiden gavsi sani Hz ne bağliydim. 3 senedir yaklaşık şahi zaman sultan fevzeddin Hz ne bağlıyım. Mürşidime muhabbetim tam elhamdülillah. Ama hiç aklımda yokken geçen rüyamda gavsim izi gördüm hayrola inşaallah. Bu rüyamı Allah için yorumlarmisiniz hocam.
Rüyamda gavsim var ayaktayız önünde birkaç arkadaş duruyoruz. Kim olduklarini hatırlamıyorum. Gavsimin elini öpüyorum, elini tutuyorum pamuk gibi bembeyaz. Gavsim beni çok seviyor diyor hepinizi özledim ama seni ayrı bir özledim diyor. Ondan sonra bana diyorki sahi hazne nin bir sözü var, ” sen aynı ben olmuşsun” diyor. Bu sözü gavsim bana söyledi beni kastederek. Rüyada öyle anlıyorum zaten hocam. Bu şekilde
Rüyanın yorumu:
Şeyhinden başka gönül olarak kimseye meyletme. Rüyada gördüğün Gavsı Sani şu andaki kendi şeyhindir. Sen aynı ben olmuşsun sözü ise mürşidinize tam ittiba ettiğinizin alametidir.
Hocam ‘la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve huve ala külli şey in kadir’ zikrini 100 kere yapanın o gün akşama kadar şeytandan korunmasını sağlayacağını peygamgee efendimiz bildiriyor, akşam vakti girdikten sonra bu zikri yapsak gece dahil ertesi akşama kadar şeytandan korunmamızı sağlar mı? (Koruyan elbetteki Allahu teala) ben bu zikri ne zaman yapsam faydasını gördüm hadisi şerifi okuduğumda sadece gündüz korunmasını sağlar gibi anladım o yüzden soruyorum hocam
Gündüzün başında o zikri okursan (Allahın korumasına girersin) akşama kadar korunursun akşam okursan sabaha dek korunursun.
Selamun aleyküm hocam
İstemsiz şehvet duymak günah mı? Ben çok sakindigim için herşeyden şehvet duymaya başladım istemsiz bir şekilde. Medresede çok sevdiğim bir kardeşim var. Onunla konuşurken bile ona bakınca istemsiz şehvet duyacam mi acaba diye korku geliyor. Sonrasında kendimi aşırı kasmama rağmen nefret etmeme rağmen istemsiz şehvet hissi geliyor. Ama çok saçma bir durum bu. Çünkü ben günlerdir yemek yemiyorum neredeyse böyle şeyler hissetmemek için ve sehvetimin çok azaldı. Ama takıntı gibi olmuş sanırım. Mesela geçen arkadaşımın sesini duydum kendimi çok kastim şehvet duymamam gerek diye, Allah affetsin çok üzgünüm elimde olmadan inzal oldu . Ama ben hiç birşey yapmadım. Ortada kasıt yok, elle istimna yapmak yok. Hatta cinsel uzvumda intişar bile yoktu. Ama inzal gerçekleşti. Çok üzgünüm günlerdir moralim bozuk. Ben şuan Lut a.s min kavmi gibi bir erkeğe mi şehvet duyup günaha girmiş oldum?
Bide ben evde izindeyken aklıma geliyordu acaba arkadaşıma istemsiz şehvet duyar miyim diye çok korkuyordum. Medreseye geldim arkadaşımın elini bile sikmadim sadece hoşgeldin hoşbulduk vs. Korkumdan dolayı yani. Çok dikkat ediyordum.
Bide istemsiz şehvet olayı olurken kendime zarar veriyordum o esnada sirf dikkatimi dağılsın da şehvet duymayayim diye. Hatta kafamı yumrukladim baya bir müddet. Sonra işte inzal oldu dediğim durum oldu
Yani istemeyerek,engel olmaya çalışarak, nefret ederek oldu.
Sorum şu hocam: ben izinden medreseye donmeseydim bu durum başıma gelmezdi. Bundan dolayı günahkar olurmuyum
2. Sorum: Ben o arkadaşimi kardeş olarak çok sevdiğimi zannediyordum ama sehevi olarak mı seviyormuş um. Bu durum onu mu gösteriyor. Şeytan beni kandırdı mi?
Ben o arkadasimi hem çok edepli ahlaklı olduğundan dolayı hemde nur yüzlü olduğundan dolayı birde ikimizde Seyyid olduğumuz için ayrı seviyordum. Çok muhabbet besliyordum
Acaba bu şekilde benim sevgim zaten başından beri haram miydi nefsani miydi hocam. Sonuçta güzel yüzlü olduğunun farkindaydim. Ama asla sehevi olarak bir güzellik demiyorim hocam. Kötü niyetim hiçbir zaman yoktu
Aleykümselam Kardeşim.
1. SORUNUN CEVABI:
Bu tür isremsiz dürtüler şehvetin boşaltılamaması sebebiyle şeytanın vesvesesine yol açar…
İslam’da genç erkek ve kızlar erken evlendirilir genç dulların da evlenmesi tavsiye edilir. Çünkü evlilik şehveti önler sapkınlara yollara düşmeye engeldir. Siz gibi gençler ve genç kızlar okul idi iş hayatı idi derken evlenmeler hep üçüncü plana atılır doğal şehvetin boşalması gayri İslami yollarla giderilir. Bu bazen sapkınlıklara yol açar.
Bu durumlarda evlenme imkanı bulamayanlar da şehvetlerini inzal etmek için el ile boşalmanın haram olduğunu birilerinden duydukları için bunu yapmazlar veya yapamazlar günahın daha büyüğü olan zinaya veya eşcinsellik gibi sapkınlığa düşerler.
Oysaki zina durumu ile karşı karşıya kalan kimse evli değilse mastürbasyon yapması elzem olur. Bu fetvayı biz vermedik. Osmanlı döneminin büyük alimi İbni Abidin hazretleri vermiştir. Bu mevzudaki kaynağımız aşağıdadır:
Büyük İslam Alimlerinden İbn-i Abidin hazretleri(Asıl ismi Seyyid Muhammed Emin bin Ömer bin Abdülaziz fıkıh alimlerindendir. Şamda doğdu, 1784-1836 arasında yaşadı.) bu konuyu şu şekilde izah etmiş bulunmaktadır: “İstimna(mastürbasyon) zevk için olursa günahtır. Sükunet bulmak için caiz, zina tehlikesi olursa vacip olur.”
Kaynak: S. Ebd.792 shf. (İbn-i Abidin, Orucu Bozan Şeyler).
2. SORUNUN CEVABI:
Şehevi olarak boşalamadığın için gözüne her gayri meşru iş meşru imiş gibi gözükür. Bu da imtihanındır. Oysaki o sevdiğin insanlar içinde böyle duygular olduğunu bilseler senden nefret ederler. Bu duygulardan kurtulmak için ya evlenmelisin, evlenemiyorsan evleninceye dek aşırı gitmeden ikinci yola gitmelisin.
ALLAH RIZASI İÇİN YARDIM EDİN BANA
Hocam çok özür dileyerek yazıyorum
Ben namaz kılan biriyim
Sohbet dinleyen biriyim
Günahkarım ama ehli sünnettim
Bu din için ölürüm
Ama bir türlü haram videolar izlemek ve kendi mi elimle tatmin etmek illetinden kurtulamadım
Kendimden tiksiniyorum
İntihar etmeyi bile düşündüm
Tövbe ediyorum bu son diyorum
Birkaç gün geçiyor yine aynı noktada buluyorum kendimi
NE DERSLERİME ODAKLANABİLİYORUM
NE ENERJİM KALIYOR
İBADETLERİM AKSIYOR
GÜNÜM KÖTÜ GEÇİYOR
HAYATIM SÖNÜYOR BU İLLET YÜZÜNDEN
ALLAH RIZASI İÇİN YARDIM EDİN
BEN KURTULAMAYACAK MIYIM
ÇIKIŞ YOLU VAR MIDIR
Tüm enerjimi sömürüyor bu pislik
Artık hafızam da zayıfladı kendimden tiksiniyorum
Nefret ediyorum nefret
İntiharı bile düşündüm o kadar iğreniyorum kendimden
Benim bu günahtan sonsuza dek kurtulmamın bir yolu var mı
Ve ben tüm bu günahlarımı sıfırlamak istiyorum
Ahirette bu günahlarımla yüzleşmek istemiyorum
Söyleyin bana kurtuluşum var mıdır
Ve eğer ben sizin kardeşinizsem bana tüm kalbinizle dua edin ALLAH RIZASI İÇİN
Dua ederiz Kardeşim inşaallah.
Bu kirli ortamda günahlardan uzak kalmak elbette çok zor ama imkansız da değil. İmkanların uygun ise bu pisliklerden kurtulmak için bir an önce evlenmelisin. İmkanların müsait değilse oruç tut. Kötü ortamlardan kötü arkadaşlardan uzak dur. Yalnız kalma. Çok mastürbasyon evliliği kötü etkiler. Çok mastürbasyon yapanlar evlenince iktidarsızlığa maruz kalırlar.
Hocam yatsı namazını gece yarısından sonraya bırakmaktaki kerahet tenzihimi yoksa tahrimen mekruh mu?
Yatsıdan sonra bidayette tenzihen mekruh olur imsaka yakın kılmak tahrimen mekruhtur. Ama yorgunluktan veya halsizlikten dolayı bir miktar uyumak isteyip de sonra geç uyanıldığında mekruh olmaz…
hocam, diyanet sitesi, dinimizislam, islam ve ihsan, sorularla islamiyet. bu siteler ehli sünnet mi, dini olarak faydalanılabilir mi?
Dinimiz İslam Sitesi, Diyanet Sitesi, İslam ve İhsan, Sorularla İslamiyet siteleri ehli sünnet siteleridir.
hocam burada “diyanet sitesi” diye bahsettiğim şey, diyanetin kendisi ve siteleri, yani diyanetin kendisi ehli sünnet mi diye sormuştum, şimdi siz de ehli sünnet dediniz… hocam bu arada bişey sormak istiyorum. sanırım bi hocadan şöyle bi söz okumuştum: “İman dediğin abdest gibidir. Çok çabuk kaçabilir.” demişti. “Yalan söyleyince de iman gider ve ALLAH korusun geri gelmez” sözünü okudum. burada şunu sormak istiyorum. Bildiğim kadarıyla yalan söylemek imanı götürmez, küfre sebep olmaz. Helal sayılmadığı sürece. Ama burada öyle bir söz var ki. Yalan söyleyince insanın imanı gider, küfre girer. sonra da tevbe ve iman etse de iman artık geri gelmez, bu kişiye tevbe ve iman nasip olmaz kafir kalır gibi bir anlam çıkıyor. sanırım bu sözü böyle anlamak doğru değil?
Diyanet ehli sünnettir ama oradaki bazı hocalar ehli sünnet olmayabilir buna dikkat ediniz. Bir itikadın veya amelin ehli sünnete uyup uymadığını bilemiyorsanız ehline sorunuz. Ehlini bulamazsanız bizim sitemize sorunuz. Size doğru cevapları verecek ehli sünnet alimleriz var elhamdulillah.
İman rüzgarlı gecede yanan bir mum gibidir. Onun sönmemesi koruyucu lambası gerek. O da salih ameller işlemek ve İmanı bozan söz ve işleri bilmek gerek. Sitemizdeki el-fazı küfür konusunu baştan sona dek dikkatle okuyunuz. Anlamadığınız şeyleri bize sorunuz.
MEVZU İLE ALAKALI BAĞLANTIMIZ(Linkimiz):
https://islamdergisi.com/genel/dinden-cikaran-sozler/
F E T V A :
Osmanlı Döneminde Neşredilen Mecmaül-Enhur’da Bankada Çalışanın Ücreti Hakkında Verilen Hüküm:
* Darül-Harp’te faiz alıp-veren müşterisinin çoğu müslüman olan bir bankada, çalışanın aldığı ücret tahrimen(harama yakın) mekruhtur.
* Darül-Harp’te faiz alıp-veren müşterisinin çoğu kafir olan bir bankada, çalışanın aldığı ücret tenzihen(helale yakın) mekruhtur.
* Darül-Harp’te faiz alıp-veren müşterisinin tamamı kafir olan bir bankada, çalışanın aldığı ücret helaldir.
(Kaynak: Cerîde-i Ilmiyye, Osmanlı Uleması)
Hiç bir günah imanı götürmez yalan da dahil. Ancak haram helal, mutlak helal de (su içmek gibi) haram kabul edilir veya şirk ve küfre düşülürse o vakit iman gider nikah da düşer.
Hocam esma tarikinde nefsi mülhimeye geçen bi dervişin bütün bedeni Allah Allah diye zikreder bilgisi doğrumu?
Doğrudur.
Selamünaleyküm. Yaklaşık 1,5 yıldır ciddi bir ilişki yaşadığım bir insan vardı. Bu ilişkiyi ve geleceğimizi çok önemsediğim için onunla bir yuva kurma niyetiyle yurt dışına geldim.
Ancak ilişkimiz sırasında yaşanan bazı tartışmalarda karşı tarafın erkekliğime ve karakterime yönelik oldukça ağır, küçültücü ve onur kırıcı sözleri oldu. Bu sözler beni derinden incitti ve aramızdaki güveni sarstı. Bunun üzerine ilişkiyi bitirdim ve “Seni Allah’a bıraktım” diyerek iletişimi kestim.
Daha sonra kendisi birkaç kez aradı ve yazdı. Gönderdiği mesajlarda yaşanan kötü şeylerden bahsederek bana ihtiyacı olduğunu ve kendisini düzeltmek istediğini söyledi. Ancak açıkça özür dilediğini veya yaptığı hataları net şekilde kabul ettiğini düşünmüyorum. Ben de cevap vermedim.
Aradan yaklaşık 25 gün geçti. Hâlâ kendisini seviyorum ve özlüyorum. Fakat yaşananlardan dolayı ilk adımı benim atmam konusunda tereddüt içerisindeyim.
Bu durumda dinimiz açısından nasıl davranmam gerekir? Karşı taraftan açık bir özür ve samimi bir pişmanlık beklemem doğru mudur? Ben iletişime geçmeyerek veya cevap vermeyerek günaha girer miyim? Yoksa meseleyi Allah’a bırakıp karşı taraftan gelecek samimi bir adımı beklemem daha mı uygundur?
Aleykümselam.
İslam’da evlilik öncesi yaklaşma sınırlıdır. Ama yanlış anlamadıysam eğer siz o sınırı geçmiş olmalısınız ki sizin erkekliğinize kadar hakaret edilmiş. Ona bir şans vriniz eğer gerçekten samimi olarak pişman ise ilişkinizi nikahla bağlayınız. Çünkü zina büyük günahtır.
Hocam peygamber efendimiz bazı hadislerinde şu ameli yapan o günü cehennemden uzak geçirir veya benzeri hadisi şerifleri var, islamda yeni günün vakti ne zaman başloyor hocam imsak vakti mi? Yani bu gibi ameller için hangi vakitleri esas almalıyız
Kişi bir çok amel yapar da söz konusu bir amel de amel defterine eklenince kişinin kıyamette terazisinin sevap tarafını ağırlaştırıp onuncennete girmesine vesile olur anlamındadır.
İslami günlerde gün imsakla başlar imsakla biter.