İki Türlü Ecel Vardır

kader- hk ayetYazan: Bekir Abdullah
Keşke demek:
Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: Peygamberimiz (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdu:
– “Kuvvetli (iman, azim, teşebbüs kabiliyeti bakımından güçlü) mümin, zayıf müminden Allah’a daha sevimlidir. Her birinde hayır vardır. Senin için (her iki dünyada) faydalı olan şeylere rağbet et; Allah’tan yardım iste, âcizlik/tembellik gösterme! Şayet başına bir musibet gelirse; “eğer şöyle yapsaydım, şöyle şöyle olurdu (veya; keşke şöyle yapsaydım, o zaman şöyle şöyle olurdu)” şeklinde bir şey söyleme! Bilakis şöyle de; “Bu Allah’ın takdiridir, o neyi isterse onu yapar.” Çünkü, “LEV” (eğer, şayet, keşke) kelimesi şeytanın işine yarar/iş yapmasına kapı açar.”
(Müslim, kader, 34; İbn Mace, Mukaddime, 10; Ahmed b. Hanbel, 2/366, 370)

Bu hadisin ifadesinden de anlaşılacağı gibi, şeytana iş yapma imkânı veren “LEV=eğer, şayet, keşke” kelimesinin ifade ettiği hususun kaderle yakın ilişkisi vardır. Geçmişe ait olaylar birer vukuattır. Vukuat ise birer mukadderattır, kaderin birer yansımasıdır. Bu gerçeğe rağmen, şayet kişi “eğer şöyle yapılsaydı böyle olmazdı” veya “keşke şöyle yapılsaydı o zaman bunlar başımıza gelmezdi” diye bir zihinsel hayıflanmaya başlarsa, şeytan zihnini bütün bütün karıştırır, içine vesvese verir. Adam mutezile gibi–kaderi inkâr edercesine–işin vukuunu tamamen sebeplere bağlar. Bu husus, itikadî yönden zararlı olduğu gibi, işin sonucunu değiştirebilecek bir fırsatı kaçırmanın teessüfünden bir moral çöküntüsü de yaşar. Zaten şeytanın yapmak istediği de budur.

Ecel; ömrün sonu, ölüm için takdir edilen (yazılan) zamandır, dünyâ hayâtının bittiği vakittir. Her canlının Allahü teâlâ tarafından takdir olunmuş bir eceli vardır. Ecel iki türlüdür. Değişen (muallak) Ecel, Değişmeyen (mübrem) Ecel.
Mübrem ecel ile alakalı âyet-i kerime (meâlen):

– “Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.” ( A’râf/34 )

Muallak Ecel ile ilgili hadisi şerif de ise ecel hakkında şöyle buyrulmuştur:
– “Sadaka, Müslüman kimsenin ömrünün artmasını gerektirdiği gibi, kötü sondan da muhafaza eder.” (Hadis-i Tirmizî)

Görünüş de yukarıdaki ayetle hadisi-i şerif çelişir gibi sanılmaktadır. İmamı Rabbani hazretlerine göre ise öyle değildir.
Bu ayeti bazıları yanlış anlayıp çelişkiye düşüyorlar. Onlara göre sadaka ömrü uzatmazmış, ayetle hadis çelişiyormuş. Burada çelişen bilgisizliktir.
Âyeti kerimede “O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.” buyrularak insanların ömrünün uzatılıp kısaltılmasının sadece Allah’a mahsus olduğu mesajı verilmekte olup, Allahu tealanın ömürleri uzatıp kısaltamayacağı anlamında değildir.. Zira O Allah, “ve hüve alâ külli şeyin kadîr” (O’nun gücü her şeye yetendir) buyrulmuştur.  Allah dilerse ömrü uzatır da kısaltır da. Ayeti kerime de  bu husus vurgulanmaktadır. Mezkür hadisi şerifte de bu husus sadaka verilerek, iyilikler artırılarak Allahu Tealanın ömürleri uzatabileceği ifade edilmektedir.
Şunu bilmek gerekir ki ayetlerle hadisler asla çelişmez çelişir görünseler de.
Rabbim bize lutüf ve kereminden ilim irfan ver. Bizi her dem sırat-ı mustekîm üzere kıl.

“İnsan doğmadan önce; ne kadar yaşar, nerede ölür, tövbe ile mi, tövbesiz mi ve hangi hastalıklardan, îmân ile mi, yoksa îmânsız mı gider?” cümlesi ezelde takdir edilmiş, ezelde (sonsuz öncede) yazılmıştır. Eceli, büyük İslam alimi İmamı Rabbani hazretleri iki kısım olarak bildirilmiştir.
Bunlardan birini “ecel-i mübrem”, diğerini “ecel-i muallak” şeklinde açıklamıştır.
Ecel-i Mübrem: Bu ecel, hiç değişmez. Herkesin bir ecel-i müsemmâsı vardır ve ecel hâzır olduğu vakit, bir an gecikmez ve vaktinden önce gelmez. Canlı, takdir edilen o anda ölümü tadar. Bu ecelden kaçmak, kurtulmak mümkün değildir. Bu bakımdan, meselâ harplerden kaçanlar ölümden kaçtıkları için değil, ecelleri henüz gelmediği için kurtulmuşlardır. Aynı şekilde tâun (vebâ) gibi bulaşıcı hastalık bulunan yerlerden uzaklaşanlar da henüz ecelleri gelmediği için yaşamaya devâm ederler. Buralardan kaçmayıp sabredenlerden ölenler ise ecelleri geldiği için ölmüşler, yaşamaya devâm edenler de ecelleri gelmediği için ölmemişlerdir. Afrika’da açlıktan ölenler, ecelleri geldiği için ölmüşlerdir. Trafik kazâları gibi, onların da ölüm sebebi açlık olmuştur. Onlara yardımcı olmak çok iyidir ve sevaptır. İntihâr eden, başkası tarafından öldürülen veya kazâ netîcesinde ölen kimseler için halk arasında “Eceli ile ölmedi!” denilmesi yanlıştır. Çok tehlikeli hallerden sağ sâlim kurtulanların yanında ufacık ve değersiz görünen sebeplerle ölüp gidenler düşünülürse ecel-i müsemmâ’nın anlaşılması kolaylaşabilir. O halde, ecel vakti Allahü teâlânın takdiri iledir. Bu konuda çok meşhur olmuş bir beyt şöyledir: Ecel geldi cihâne Baş ağrısı bahâne
Ecel-i Muallak: Bir sebebe bağlı olarak değiştirilmesi takdir edilmiş eceldir. Bir kimse, Allahü teâlânın beğendiği iyi işi yapar, yâhut sadaka verir, hac ederse, ömrü 60 sene, bunları yapmazsa 40 sene diye takdir edilmesidir. Allahü teâlânın beğendiği iyi işler, kabul olan duâlar, takdir edilen kazânın değişmesine, yâni artmasına sebeb olur.
Bu husus Peygamberimizin(sallallahu aleyhi ve sellem) hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir:
“Kader, tedbir ile sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan duâ, o belâ gelirken korur.”,
“Kazâ-i muallakı hiçbir şey değiştirmez. Yalnız duâ değiştirir. Yalnız ihsân, iyilik artırır.” ve
“Sadaka ömrü uzatır.” hadîs-i şerîfleri bunun delîlidir.
Dâvûd aleyhisselâmın yanına iki kişi gelip, birbirinden şikâyet etti. Dinleyip, karar verip giderken Azrâil aleyhisselâm gelip;
– “Bu iki kişiden birincisinin eceline bir hafta kaldı. İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti. Fakat, ölmedi.” dedi. Dâvûd aleyhisselâm şaşıp, sebebini sorunca;
– “İkincisinin bir akrabâsı vardı. Buna dargındı. Gidip, onun gönlünü aldı. Bundan dolayı Allahü teâlâ buna yirmi yıl ömür takdir buyurdu.” dedi.
Bir başka misâl de şöyle verilebilir. Birinin 3 gün ömrü kalmışken, akrabâsını Allah rızâsı için ziyâret etmesi ile ömrü 30 sene uzar. 30 yıl ömrü kalmış olanın da akrabâsını terk ettiği için ömrü üç güne iner. Bu değişiklikler Allahü teâlânın ezelî ilmine uygun olarak meydana gelir. Yoksa Allahü teâlânın takdir ettiği (yazdığı) şey asla değişmez. Herhangi bir şekilde öldürülen kimsenin ömrü, o anda, ortadan kesilmiş, yarım kalmış değildir. O anda eceli gelmiştir. Doktor bulmak, ilâç bulmak, organ nakli ve öteki sebepler de Allahü teâlânın takdirine bağlı olup, ecel gelmemiş ise ölünmez ve gelmiş ise kurtulunmaz.
BİR KISSA:
Bir gün Cebrail(a.s.) Peygamberimize(s.a.v.) gelip sahabeden bir gencin bir gün sonra öleceğini haber verir.
O genç ise o gün evlenir ve akşam gerdeğe girmeden önce yeni evliler için yapılan tatlıyı yemek üzereyken kapıya bir fakir gelir. Allah rızası için yiyecek bir şeyler ister. Genç sahabi o tatlıyı o fakire verir.
Ertesi gün sabah namazında O gencin ölü olmadığı görülünce Rasulullah o duruma hayret eder. Rasulullahın hayretini gören Cebrail(a.s.): 
– “Gencin tatlıyı sadaka olarak vermesi gelmekte olan belayı geri çevirdi.” diyerek durumu açıklar.
Gerçekten de sahabe gencin evine giden eshab, onun yastığının altında ölü, siyah bir yılan bulurlar. (Mektubat-ı İmam-ı Rabbani/1.c.217.Mktp)
Rasulullah’ın(s.a.v.):
– “Müslüman kimsenin sadaka ömrünün artmasını gerektirdiği gibi kötü sondan da muhafaza eder.” (Hadis-i Tirmizî)
“Sadaka yetmiş nev’i belayı men’eder. Bunların hafifi cüzzâm ve baras (ala tenlilik) meşhur hastalığıdır.” (Hadi-i Camiüs-Sağîr)
“Sadaka ömrü uzatır.” (Hadis-i Camiüs-Sağîr) buyurduğu hadisi şerif de bu durumu teyid eder mahiyettedir…
Görüldüğü gibi Muallakta olan kaza, dua ve sadaka ile değiştirilebilirken Mübrem kaza ise hiç bir şekilde değişmediği ayet ve hadislerle sabit olduğu görülmektedir.

Loading

43.379 - 1
DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Tüm gönderilerde IP adresleri ve gönderim tarihi sistem tarafından kaydedilmektedir. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken isim kısmında takma ad veya rumuz kullanabilirsiniz. İnternet sitesi kısmını boş bırakınız. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir. Eposta adresiniz yayımlanmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


“İki Türlü Ecel Vardır” üzerine 253 yorum.

  1. Selamünaleyküm hocam benim eşim 23 haziran da bir kahvede otururken arkadaşlarıyla küçük oğlumda yanında silahli saldırıya uğradı kahveyi taradilar 6 kisi yaralandı 1 taneside oğlum eşimde hastaneye kaldırıldı orada vefat etti .Biz bu olaydan 3 gün sonra başka bir şehre taşınacaktik işi bile hazırdı ev almistik Sakaryada pek çok hayalimiz vardı olmadı hiçbiri.Eger o gece orda olmasaydı ölmezmiydi gitmeseydi oraya ilk zamanlar çok düşündüm bunları bir türlü kabul edemedim…birde diyor bazıları bir kazai ölüm var bir de ilahi ölüm var diyorla böyle bisey varmi .Benin eşimde eceliyle mi ölmüş oluyor cevap verirseniz çok sevinirim .Birde ölüm şekli beni çok üzüyor bazen yakıştıramıyorum ölümü günahımı giriyorum böyle düşünürken

    1. Aleykümselam.
      Allah eşinizin taksiratını affetsin mekanını cennet eylesin.
      İki türlü ecel var. Eşinizin hangi ecel ile öldüğünü ancak Allah bilir. Ancak eşinizin vefatına çok yazık olmuş hiç bir suçu yokken bir zalimin silahından çıkan mermi onun hayatını söndürmüş. Bunu yapanlar elbette ahirette cezasını çok acı bir azap ile çekecektir. Eşiniz de suçsuz yere öldürüldüğü için şehid sevabı almıştır. Ama ölümü yakıştıramamak düşüncesi şeytanın vesvesesidir. Çünkü her fani bir gün ölecektir. Sabredin dua edin Allahın emrinden çıkmayın cennette kavuşacaksınız ve sonsuza dek mutlu olacaksınız.

  2. merhaba, annemi kaybettim bir pazartesi sabahında annem rahatsızlandı hastaneye götürdüm covid den şüphelendiler sonrasında sonuç negatif çıktı özel bir hastaneye götürdüm serum yaptılar tahlil yapmadılar sonra ki gün yine aynı ve 4.gün perşembe günü annemin istediği özel kliniğe götürdüm orada da covidden şühelendiler birda kanda ki oksijen seviyesi düşmüş devlet hastanaesi tegrar tomografi çektiler negatif çıktı sonra detaylı kan tahlili yapıldı ve bana böbrek değer çok kötü iflas sonrasında diğer organlarda yetersiz çalışıyor vücüd değer bozulmuş dediler cerrahi müdahale odasına aldılar orada annemin kalbi durmuş yeniden canlandırmışlar ve entübasyan yaptılar.yoğun bakıma aldılar sonrasında 3 saat durmadı ve perşembeyi cumaya bağlayan gece saat 1 de başınız sağ olsun dediler vefat etti annem hep ALLAHIM beni kimseye muhtaç etmeden canımı al ve 3 gün yatayım 4.gün kara toprağın olayım ALLAHım derdi ve ettiği dualar gibide oldu ama ben hep kendimi suçlu hissediyorum 3 gün öncesinde detaylı kan tahlili yaptırsaydım belki aramızda olurdu halen diye isyan etmedim hep nefesi bukadarmış dedim ama kendime yönelik suçlamalarım oluyor 1 ay önce komple sağlığına baktırsaydım gibi düşünceler sarıyor beynimi cevabınız için teşekkür ederim ALLAH razı olsun..

    1. Evvela başınız sağ olsun Allah merhume annenizin ruhunu şad eylesin.
      Yapacak bir şey yok. Takdiri İlahiye razı olmak lazım. Keşkeler şeytandandır. Siz elinizden geleni yapmışsınız. Dünya bir araya gelse gideni getiremez. Bundan böyle ona yapacağınız en büyük iyilik onun ameli defterine bağışlanmak üzere hayır hasenat yapmanızdır.

  3. Slm aleyküm bı sorum olacak ayetler ve hadisler de bildiğimiz gibi Allah tektir eşi benzeri yok cinsiyeti yok buna hiç şüphe yok elhamdülillah ama neden ilk insan erkek ve Allah’ın 99 dokuz isminin hepsi erkek bı bilginiz varmı

    1. Allah cinsiyetten, şekilden, şekilsizlikten, bedenden, mekandan, zamandan, yarattığı hiç bir şeye benzemekten münezzehtir.
      O’nun varlığı hakkında aklına hayaline ne gelirse o mahluktur. Biz gaybe iman etmekle emrolunduk.
      İsimler, Latin dillerinde ve Arapçada erkekli dişilidir. Bazı dillerde de cinsiyet yoktur. Mesela Türkçede, İngilizce de Farsça’da cinsiyet yoktur.
      Arapça da isimler erkekli dişili olmasına karşın Zatı İlahinin ismi Allah ismi şerifinin cinsiyeti yoktur. Yani o ismin dişi de yoktur erkeği de. Esmaül Hüsna isimleri ise erkek cinsiyetli isimlerdir. Ama bunun haşa Allah’ın cinsiyetli olduğu anlamında değildir.
      İmamı Rabbani hazretleri önce erkek var edildiği için erkek isminin daha şerefli olması hasebiyle esmaül hüsnanın erkek cinsiyetli isimlerden olduğunu beyan eder. Nitekim Allahu teala peygamberleri de erkelerden seçmiştir.
      İlk insan neden erkektir diyorsunuz Allah öyle takdir etmiş de ondan ilk insan erkektir.

  4. Allah tan başka kimse gaybı bilemez .Bir kıssaydı örnek vermişsiniz .Ölüm melekleri bile o kişinin ne zaman öleceğini bilmezler.Bu kıssanın doğrumu Kuranla çelişmiyormu

    1. Allahtan başka kimse gaybı bilemez, Allahtan başka kimse göremez, Allahtan başka kimse işitemez Allahtan başka kimse dileyemez ancak Allah dilerse dilediğine görme işitme irade sıfatı verir ve dilediğine de gaybı bildirir. Bazı anlaşısızlar Allahtan başka kimse gaybı bilmez sözünü eksik anlamışlar. Sanmışlar ki Allah gaybı kimseye bildirmez. Oysaki Allahu teala Cin suresinde dilediği rasule bildireceğini bildirmektedir. İlgili ayet (mealen):
      – “O bütün gaybı bi­lir, gaybını kimseye açıkla­maz. Ancak dilediği resul bunun dışında­dır.”
      (Cin 72/26-27)
      Ve hüve alâ külli şeyin kadîr. Allahın gücü her şeye yeter. Allahu teala da buradaki kıssada gaybı Cebraile Cebrail de Rasulullaha bildirmiş. Bunu inkar eden Müslüman değildir.

  5. Hocam merhabalar bundan 2 ay önce anne karnında 36 haftalık bebeğimi kaybettim iri bir bebekti kalbi durmuş. Bende keşke diyenlerden olmak istemiyorum ama sormak istiyorum daha önceden bebeğimizi sezeryanla aldırsaydık durum değişir miydi yakınlarımız doktoru suçluyorlar bebek iriyse neden almadı diye cevapınız için şimdiden teşekkür ederim.

    1. Merhaba Nurdan hanım. Allah sabrı cemil ihsan etsin size. Doktor hatalıdır ve sorumludur elbette. Madem öyle ise bebeği neden ameliyatla almamış?

  6. Selamünaleykum benim 2 yaşındaki oğlum vefat etti babaannesine gitmişti 1 saat sonra gelecekti babasıyla gitmişti ve orada acı olay oldu oğluma araba çarptı diyorlar ama oğlumda birşey yoktu kimsede görmemiş otopsiye gitti yavrum daha cikmadi hep kendimi suçluyorum keşke yollamasaydım die basta böyle değildim ama başına gelince akıl baştan gidiyor kendimi suçluyorum hep benimde günahlarım vardır istemeye istemeye yaptığım benim günahlarım yüzünden de mi küçücük yavrumun başına bu geldi azaptayim özlemim ayrı üzüntüm ayrı azabım hepsi ayrı nolur birşey deyin

    1. Aleykümselam hanımefendi. Allahu teala sabrı cemil bahşeylesin. Acınız çok büyük sizi çok iyi anlıyorum. Aynı şeyi yaşamayanlar bunu gereği gibi anlayamaz. Lakin ne çare ki bu İlahi mukadderattır. O’nun takdirine razı olmaktan başka tercih bizi helak eder.
      Konunuz hakkında daha geniş bilgi için linkimizi tıklayıp okuyabilirsiniz.

      https://islamdergisi.com/uncategorized/keske-demek/

  7. Hayirli akşamlar hocam benim abimde kalp krizi geçirip vefat etti 35 gün önce daha onceden de kalbiyle ilgili ciddi ameliyat geçirmişti ama toparlanıp calismaya devam etti.annem çok vicdan azabi duyuyor neden çalıştırdım keşke ise gitmesine izin vermeydim kendini sucluyor ölümundan mağaza da satış elemanıydi yorucuydu işi işyerinde soylememustı ameliyatli olduğunu annemi nasil teselli edebilirim.

    1. Hayırlı günler Suna hanım. Öncelikle Allahu Tealadan size başsağlığı ve Allahu tealadan sabır cemil dileriz.
      Hz. Ebu Hüreyre anlatıyor: Peygamberimiz (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdu:
      – “Kuvvetli (iman, azim, teşebbüs kabiliyeti bakımından güçlü) mümin, zayıf müminden Allah’a daha sevimlidir. Her birinde hayır vardır. Senin için (her iki dünyada) faydalı olan şeylere rağbet et; Allah’tan yardım iste, âcizlik/tembellik gösterme! Şayet başına bir musibet gelirse; “eğer şöyle yapsaydım, şöyle şöyle olurdu (veya; keşke şöyle yapsaydım, o zaman şöyle şöyle olurdu)” şeklinde bir şey söyleme! Bilakis şöyle de; “Bu Allah’ın takdiridir, o neyi isterse onu yapar.” Çünkü, “LEV” (eğer, şayet, keşke) kelimesi şeytanın işine yarar/iş yapmasına kapı açar.” (Müslim, kader, 34; İbn Mace, Mukaddime, 10; Ahmed b. Hanbel, 2/366, 370)

      Bu hadisin ifadesinden de anlaşılacağı gibi, şeytana iş yapma imkânı veren “LEV=eğer, şayet, keşke” kelimesinin ifade ettiği hususun kaderle yakın ilişkisi vardır. Geçmişe ait olaylar birer vukuattır. Vukuat ise birer mukadderattır, kaderin birer yansımasıdır. Bu gerçeğe rağmen, şayet kişi “eğer şöyle yapılsaydı böyle olmazdı” veya “keşke şöyle yapılsaydı o zaman bunlar başımıza gelmezdi” diye bir zihinsel hayıflanmaya başlarsa, şeytan zihnini bütün bütün karıştırır, içine vesvese verir. Adam mutezile gibi–kaderi inkâr edercesine–işin vukuunu tamamen sebeplere bağlar. Bu husus, itikadî yönden zararlı olduğu gibi, işin sonucunu değiştirebilecek bir fırsatı kaçırmanın teessüfünden bir moral çöküntüsü de yaşar. Zaten şeytanın yapmak istediği de budur.

  8. selamun aleyküm hocam annem 4 ay önce kalp krizi geçirdi kaybettik ambulans çağırdılar nekadar zamanda geldi bilmiyorum ama bana göre ambulans geç geldi o an kendimde değildim hayatım en büyük acısı yaşıyorum bi akrabam aynı şekilde kalp krizi geçirdi benin’le yaşıt 30 ambulans cagırmayıp taksiyle götürdüler 3 yoğum bakım kaldı kurtuldu bana dedilerki sizde ambulans cagırmayıp kendini götürseydiniz kurtulurdu ben psikoloji da kötü bozuldu hocam gerçekten ambulans değilde kendimiz götürseydik yasıyormuydu çok teşekkür ederim iyi akşamlar hocam

    1. Aleykümselam Betül hanım. Allah sizlere sabır versin annenizin de mekanını cennet bahçesi kılsın.
      Söylentilere aldırmayınız. Annenizin ölümü gelmiş Hakka yürümüş. Bundan sonraki söylentiler şeytana kapı açar. Ambulans erken de gelse annenizin ömrünü doktorla uzatamazdı. Bundan sonra anneniz için ne yapmanız gerekiyorsa ona odaklanınız. Keşkeler asla vefat edeni geri getiremez.

    2. amin hocam hergün kuran okuyorum okumadığım bir gün yok bn önceden elime dua kitabı bile almamıştım annemden sonra kuran okuyorum hergün annem namazında bi anne elimden gelen yardımlar yapıyorum annem için zaten toparlanamdım çok özlüyorum böyle söylentilerde elimde olmadan kesk’e diyorum şeker hastası hersey çok kısa sürede oldu hamur işi yendi misafir teydik şeker çıktı sandık hamur sonra şeker cıkıyo normalde hc anlamadım ve ecel gelmeseydi ambulans yada hastane erken gidip gidilmeseydide kurturlurmuydu çok teşekkür ederim hocam

    3. Hayırlı günler hayırlı bayramlar Betül hanım.
      Peygamberimiz(sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:
      “Başına bir iş geldiğinde; “Eğer şöyle yapsaydım, şöyle olurdu” deme. Fakat “Bu Allah’ın takdiridir ki, öyle olmasını diledi ve öyle yaptı” de. Çünkü keşkeler, şeytanın vesvese ve aldatmasına kapı açar.”
      (Hadis-i Müslim-2664)
      Her şey gayet açık değil mi?
      Olan olmuş artık bundan sonra keşkelerin bir yararı olmaz sadece şeytana kapı açar. Tedbir alsaydınız bile, ambulans vaktinden önce gelseydi bile tedbirleriniz hiçbir işe yaramayacaktı. Çünkü annenin ölüm saati o saatmiş.

  9. Hayirli cumalar benkimeiyilketsem kotu oluyoz heleikikisivarki canimiyakiyo ole selamvermeden gecmeleri hicumursamamalari islerivarken canimcicim isleribiti selamdavermiyollar neyapsamacaba

    1. Hayırlı cumalar Hülya hanım.
      Nankörlere iyilik etmeyin. Bir kez nankörlük yapana mesafeli olun. Peygamberimiz, “Mümin bir delikten iki kez ısırılmaz.” buyurdu.
      İyilikten bilen halden anlayan çile çekmiş menfaatçi olmayan insanlarla arkadaş olunuz.

  10. Selamunaleykum vermis oldunuz bilgiler icin cok sagolun okudum cogunun yasadigi benimkine de benziyo ama bazilari allah gunahi cok olana uzuntu verir diyo bazilari sevdine verirdiyor lutfen bukonudada bilgi verirmisiniz allahim raziolsun simdiden

    1. Aleykümselam Hülya hanım.
      Allah mümin kullarının günahı varsa günahının azalması ve imtihan için nimetlerle birlikte bazı üzüntülerde verir. Günahı olmayan iyi kullarında hem imtihan için hem de manevi derecesinin yükselmesi için sıkıntılar verir.

  11. Allahim raziolsun gurbette vefat eti abimi ziyretegitik Türkiye dedi bende duraz gidcegiz dedim rahatsizolunca hastaneye goturduk iyimikotumu kanser bakcaktik lakin ihmaldevar olduruyolar beni dedi yokbabam amaliytanciktin prostod ve par a almislardiya agrikesiciverdiler uyudu sukacmisicine felcoldu 7ay hastanelerdeydik konusamadikta sona cuma gunuvefateti turkiyeye getirdik cok vicdan azabiduyuyom aliimransuresinde allahistemedikce olum yok denmekteymis yani nasip boleymismi vicdanimcoksizliyo neyapsam bi ruyamdagorsem kusmusmudurbana yolmadimdiye bazilarida kanserin sonhaddesi amaliyatolunca gitideniyo neolur benbuvicdanimin sesinI nasildurdurcagim allahimraziolsun

    1. Size niçin küssün? Takdir böyle imiş elinizden bir şey gelmez.. Ama doktorun ihmali varsa kanıtınız da varsa dava açınız. Allah rahmet eylesin. Allah dilemedikçe kimseye ölüm gelmez.

  12. Selam hocam babami kaybetim yazilardan anladimki keskelerseytanisiymis ruyamda goremiyorum bana kusmu acaba prostodkanserindenkaybetik iyiydi hastaneyegirdi amaliyatoldu parcaaldillar ertesigun felcoldu 7 ay hastanelerdencikamadik kanserdenolen sehitt diyorlar insallah cokta garibandi ogluda sehitolduaskerde bulusmuslarmidir babam icin neyapabilirim allahimraziolsun

    1. Aleykümselam Hülya hanım.
      Allah babanızın ruhunu şad eylesin kabrini cennet bahçesi kılsın sizlere de sabrı cemil ve bol ecir bahşeylesin.
      Evet olup bitmiş şeyler için keşkeler şeytana kapı açar. İlahi takdire razı olup İlahi mukadderat böyle imiş deyip gerçeği kabul etmekten başka çare yok. Dermansız hastalıklardan vefa edenlere şehidlik derecesi vardır.
      Babanız için Her gün fatiha okuyun fırsat buldukça Kuran okuyup sevaplarını ruhuna hediye edin. Sadaka verin sevaplarını babanızın ruhuna hediye ediniz.
      Arada bir fırsat buldukça kabrini ziyaret edip selam verip bir fatiha ve 11 ihlas okuyun.

  13. Merhaba hocam 14 ağustosta İstanbula özel hastanede doktor hatası yüzünden ölen bebeği duymuşsunuzdur o bebek eceliyle mi ölmüş olur

    1. O bebek öldüğüne göre eceli ile ölmüştür ama doktor hatası varsa doktor da ihmal ettiği için Allah katında ve yasalar karşısında suçludur.

    2. Benim Bi yakınım değil ama çok fazla takıyorum düşünüyorum kafayı yiyecek gibi oluyorum o gün o hastaneye götürülmeseydide o bebek ölecek miydi

    3. Allahın takdiri öyle imiş. Ölüm yok olmak değil mekan değiştirmektir. Bu yüzden kafayı yerseniz Allahın huzuruna nasıl çıkacaksınız.? Allah “benim kaderime razı olmayan mülkümden çıksın” buyurmuştur. Onun mülkünden başka mülk mü var?

  14. Hocam Merhabalar babamı 31 temmuzda kaybettim ihmal sorularına verdikleriniz cevapları okudum ama bende son zamanlar babam çok üzüldü ondan mı kanser nüks etti sorusunu aklımdan çıkaramayıp kahroluyorum kuzenim rüyasında babamı görmüş rüyasında kabrini ziyarete gitmiş kurtarın çıkarın beni demiş mezar sallanmış sonra okuyunca sallanması durmuş çok ağlıyorum ondan diyorlar birde annemde sarayın önünde sapasağlam görmüş lütfen bu rüyalara cevap verin hocam birde ihmal etmek ömrü kısaltır mı teşekkürler hocam.

    1. Başınız sağ olsun, Allah sizlere uzun ömürler versin Canan hanım.
      Ömrü sılai rahim, sadaka ve iyilikler uzatır buyurdu Peygamberimiz. Ama bir kimse öldükten sonra keşke şöyle yapsaydık demek şeytandandır. İş bitmiş rızık kesilmiş ecel ile ömür sona ermiştir.
      Babanızın rüyada “beni kurtarın” demesi sizlerden göz yaşı değil sadaka hayır hasenat yapmanızı istediğine işarettir. Çünkü Peygamberimiz, “Ölen kimse denize düşüp kurtarılması için her an yardım bekleyen kimseye benzer.” buyurmuştur. Sadaka verin sevaplarını hediye edin. Kuran okuyun hasıl olan sevapları ruhuna hediye ediniz.
      İhmal de ömrü kısaltır.
      Hastalanıp tedavi olmak istemeyen Hz Musa’ya Allahu teala Cebrail’i gönderip “Ona söyle tedavi olsun yoksa canını al” buyurmuştur.

  15. Esselamunaleykümverahmetullah.
    Kalp krizi geçirip vefat eden kişi şehit sayılırmı?
    Hayırlı günler…

    1. Aleykümselam ve rahmetullah.
      Her kalp krizi geçiren şehid olmaz. Sözkonusu kimsenin şehid olup olmadığını bilemeyiz.

  16. Merhabalar hocam. 29 temmuzda babamı kaybettik. Pıhtı atma riski var diye ilaç verdiler burun kanaması yapınca doktorla görüşüp değiştirdi. 1 aeneden aşkındır kullanıyordu bi sorun yoktu. Ama risk gerçekleşti ve pıhtı attı ve babam vefat etti. Aklımı kurcalayan soru değiştirdiğimiz ilacın bi önceki kadar etkili olmadığını düşünüyorum. İlacı değiştirmesek neyi değiştirebilirdik

    1. Merhabalar Anıl Kösem. Öncelikle Allahu Teala babanıza rahmet eylesin sizlere de güzel bir sabır ve bol ecir nasib eylesin.
      Ecel gelir cihane
      Baş ağrısı bahane
      Babanızın ömrü o kadarmış. Eğer Allah uzatmayı murad etseydi sebebini de var ederdi. Onun için çok dua edin hayır hasenat yapıp sevaplarını gönderin.

  17. Hocam merhabalar… Babam Ramazan’ın beşinci günü (10 Mayıs 2019) oruçlu iken kalp krizi geçirerek vefat etti. O gün, sabah saatlerinde ağlamış gibiydi. Annem “ağladın mı” diye sorduğunda cevap vermedi. Lâkin göğsünde bir ağrı hissettiğini söyledi. Bunun üzerine annem “kalk bir hastaneye, kardiyoloji servisine gidelim” diye telkinde bulundu. Babam ise 15 dakika sonra ağrısının geçtiğini söyledi. O gün ben de telkinde bulundum ve hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Ancak babam kabul etmeyince zorlamadım. Orucunu bozdurup tansiyon hapı vermek istedik. Ilık bir limonlu su içirmek istedik. Orucunu bozmadı ve böyle iyi olduğunu dile getirdi. Daha önceden ufak tefek ağrıları olurdu, ancak geçici tipte ağrılardı. Hastaneye gitmeyi istemeyen biriydi. Ölümüne dek hiç de gitmedi keza… Şimdi düşünüyorum, belki de şeytan vesvese veriyor, bilemiyorum. O gün 112’yi veya doktor olan kardeşimi arayıp durumu bildirseydim kurtulabilir miydi diye? Ayrıca o gün doktor olan kardeşimle de telefonda 2 kere görüşmesine rağmen ağrısının olduğunu söylememiş. Kendimi suçluyorum ve “neden zorlayıp hastaneye götürmedim” veya “neden 112’yi aramadım” veyahut “neden doktor olan kardeşime söylemedim bu durumu” diyerek çok acı çekiyorum yer yer… Bu benim bir ihmalkârlığım mı, yoksa babama verilen ömür süresi oraya kadar mıydı? Bunu sorguluyorum bazı zamanlarda. Allah’ın emri bu durum; buna şüphe yok… Ancak Allah’ın verdiği akıl gereği neden hastaneye götürmekte zorlamadım diye de düşünmekten alamıyorum kendimi. Tabii hastanede kurtulacak diye bir durum da söz konusu değil… Bu durum Allah’ın ezeli ilminde saklı… Ama şimdi ihmalkâr mı davrandım o gün diye düşünüp duruyorum. Allah rızası için sizden bir açıklayıcı cevap bekliyorum. Allah’a emanet olunuz.

    1. Merhabalar Kafkas. Allahu teala babanızın kabrini cennet bahçesi eylesin. Sizlere de sabrı cemil bahşeylesin.
      Olan olmuş bitmiş. Peygamberimiz, “Keşkeler şeytandandır” buyurmuştur. Sizin ihmalliğiniz söz konusu değil. Siz teklif etmişsiniz babanız da gitmek istememiştir. Hem siz nereden bilebilirdiniz belki Allahu teala ona kesin ölceğini malum etmiştir ki hastaneye gitmek istememiştir. Göz yaşlarına gelince müslüman öleceğim diye ağlamaz. Günahlarından dolayı ağlar. Babanız da hata ve günahına tövbe etmiş ağlamıştır. Ecel geldiğinde Doktorlarda ölüyor.
      Bu keşkelere bir son verip sadalara verip babanızın ruhuna Kuran okuyup sevablarını hediye edin.
      Kurtuluş yolu budur
      Ecelden kaçmaya çare yoktur

    2. Hocam o gün kriz anında 112’yi aradık. Geldiler. Nabzı hafif atıyordu. Kalp masajı, iğne, serum, elektroşok gibi müdahalelerde bulunuldu. Ama döndürülmedi babam… Yine de o ağrısının olduğu sırada erken davranmalıydım diye düşünüp kendimi suçluyorum. Çok acı çekiyorum.

    3. Olan olmuş keşkelerle öleni geri getiremeyiz. Siz bundan sonrasına bakınız.

  18. Selâmün aleyküm hocam
    5 gün önce bir arkadaşım kalp krizi geçirerek vefat etti.Ben farklı bir şehirde yaşadığımdan onun mezarını ziyaret edemedim.Gitmeyi çok istedim ama olmadı.Vefat ettiği günden beridir sürekli yasinler okuyorum ve hatimde okuyorum o bunları görür mü?Sonuçta mezarı başına gidip okuyamadım.Merak ettiğim bir diğer husus okuduğum kuranın ona faydası var mı çevremden sürekli “olmaz boşuna okuyorsun” gibi sözler duyuyorum

    1. Başınız sağolsun Allah ona rahmet eylesin.
      Vefat eden birisine okunan duaları bir melek mevtaya ulaştırır. Kabrine gider de selam verirseniz bizzat oraya gelir ve selamınızı alır ve sizi görür selamınızı alır.

      Ebu Useyd Malik İbn-i Tebia Es-Saîdî (r.a.) Rasulullahtan şöyle nakletmektedir:
      – “Birgün biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda otururken, Selemoğulları kabilesinden bir adam çıkageldi ve:
      – “Ey Allahın Rasulü! Anamla babam vefat ettikten sonra onlara yapabileceğim bir iyilik var mı?” diye sordu.
      Rasul-i Ekrem şöyle buyurdu:
      – “Evet! Onlara dua eder, günahlarının bağışlanmasını dilersin., vasiyetlerini yerine getirirsin, akrabasını koruyupgözetirsin, dostlarına da ikramda bulunursun.”
      (Hadis-i İbn-i Hibban)
      Bir başka hadisi şerifde Rasulullah şöyle buyurmuştur:
      – “Ölülerinize Yâsîn Suresni okuyunuz.”
      (Hadis-i Ebu Davud, Cenâiz 24).

      Daha geniş bilgi için limkimizi tıklayıp okuyunuz:
      https://islamdergisi.com/genel/olulerin-ruhlarina-kuran-okunur-mu/

  19. Hocam size bir sorum olacak benim 15 yaşında kızım 10 kasımda intihar etti okulda sigaradan yakalanmış para cezası vermişlerdi babası o akşam vurdu ve kızım intihar edeceyini söyledi 15 gün sonra 4 arkadaş tekrar içerken okul hademedi video larını çekmiş müdürleri yanına çaĝırıp kızıma baban okula gelecek ve seni bu okuldan naklini vereceyim demiş yavrum korkudan eve gelemedi halasının çatı katından 8 kattan attı kuzum hocam o gün o olaylar olmasaydı kızım yaşarmıydı ve günahı nedir yavrumun sebebi olanlarında günahı varmıdır?
    Hocam peki insan önceden öleceyini hissedermi çünkü kızım bu olaylar bile olmadan son üç ay çok durgunlaştı sessizleşti ve okul arkadaşı bile yanındaymış intihar ettiyi zaman şahit olmuş ve rüyasında gören kişiler anneme söyleyin aĝlamasın çamurda kalıyorum o aĝlayınca ben hep buralardayım biryere gitmedimki diyormuş ne anlama geliyor hocam

    1. Fehime hanım öyle sanıyorum ki kızınız intihar değil kaza ile düşmüş olabilir. Tabi kızınızı korkutup onun ölümüne sebep olanlar da sorumludur. Bu sebepten kızınızın günahı olmadığını sanırım.
      Ölümüne gelince, ecel-i muallak ve eceli mübrem vardır. Kızınız bu şekilde sıkıştırılmasaydı belki uzun yıllar yaşayabilirdi. En doğrusunu Allah bilir.
      Allah bazı insanlara öleceğini önceden hissettirir. Kızınız rüyalara girip sizin ağlamanızı istemediği de bariz malum olmuştur. Sizin göz yaşlarınız kızınızın kabrini manen ıslatıp çamur içinde bırakmaktadır.
      Ona iyilik yapmak isterseniz her gün bir yasin okuyup ruhuna hediye ediniz ki onu karşılığında Allah kızınıza cennet yiyecekleri tattırsın.

  20. Hocam ablamın eşi 48 yaşınde vefat etti ölüm nedeni kalp kırizi namazını kılıp camiden çıkıyor 2 tanede cenaze namazına katılıyor 1 saat sonrada kendi rahmetli oluyor.abdestli olarak ruhunu teslim ediyor abdestli gitmenin mükafatını açıklarmısım şimdiden Allah razı olsun

    1. Allah rahmet eylesin. Abdestli ölen kıyamete dek abdest almak sevabı alır.

  21. Kocasi tarafindan zehirlenerek oldurulen kadin eceliyle mi ölmüstür hocam ?? Ve ölen kadinin mertebesi ahiretde ne olur sehit mertebesine nail olabilirmi zehirlenerek olduruldugu icin saolun simdiden allah razi olsun

    1. O kadın kocası tarafından öldürülmemiş olsaydı bile o kadın o saatte başka sebepten ölecekti. Onun ölümüne kocası sebep olduğu için adam katil oldu. Kadın imanlı ise şehidlik derecesi almış olabilir.

  22. Selamun aleyküm hocam ben size bisey daha sormak istiyorum mezara gittiğimizde annem bizi duyuyor ve görüyor mu. Bide annemin bedeni orda yatiyo ama ruhu da yanindami hocam. Bide evini dolasiyirmu ruhu. Kelebek olarak gelir diyolar. Kusura bakmayın biraz fazla sordum

    1. Aleykümselam Dilber hanım.
      Hadisi şeriflere göre,
      “Kabre vardığınız da arkanız kıbleye yüzünüz mevtanın cesedine dönecek şekilde olunuz. Ona selam veriniz. Allah mevtanın ruhunu kabre gönderir. Dünyada iken sizi tanıyorsa selamınıza” aleykümselam ey falanca diye karşılık verir. Tanımıyorsa “ve aleykümselam ey ehli” dünya der.
      Müminlerin ruhlarına izin verilir her perşembeyi cumaya bağlayan gece gelir dolaşır.

  23. Merhaba eşim bankaciydi depresyona girdi ilaç kullaniyordu hep panik kaygi halindeydi intihar etti nese dolu herkesce cok sevilen ailesine bagli tertemiz bir adamdi bebegımizi bile gözü görmedi daha 1.5 yasinda sonucta hastaydi bu yaptigindan mesul olur mu ömru boyunca tertemiz yasamis bir insanin ölümu seçtigi icin ahireti yanar mi

    1. Merhaba İrem hanım.
      Psikolojik rahatsızlıktan dolayı intihar eden kimseler intihar anında bilinçleri bulanık ve hatta kapalı olduğu için o yaptıklarından dolayı sorumlu olmazlar.

    1. Siz de sağolunuz. Allah sizden de razı olsun Allaha emanet olunuz Dilber hanım.

  24. Çok saolun hocam saolun. Fazla rahatsiz ediyorum sizi ama aklimdskiler kafamı sürekli kurcalıyor. Annem daha 9yasindayken annesini kaybetmiş üvey anne geldikten sonrada kardeşlerine annelik yapmak zorunda kalmış hep ev işi hep o hasta ve çocuk halinde Buyuzden kuran kursuna biyere gidip kur-an öğrenememiş namaz kılamamış. Hastalığından dolayı oruç tutamamış fakirlikten dolayı parasını verememiş evlendikten sonrada kalabalığa giremediginden yıne öğrenemedi çekindi utandı en büyük isteğim buydu ameliyattan bi çıksın ilk işim kuran-i namazı tam anlamıyla ogretmekti anneme hep öyle dua ettim hep rabbim annemi kur-an namaz öğrenmeden alma die hocam içim daralıyor bunu düşündükçe ne yapmam lazım şimdi benim bana bi akıl verimisiniz

    1. Anneniz ümmidir. Ümmilerin kalbi temiz olur. Umarız ki Allah onu o durumundan dolayı affetmiştir. Çünkü öğrenme imkan ve gücü olmamıştır.

Bir yanıt yazın