İki Türlü Ecel Vardır

kader- hk ayetEcel; ömrün sonu, ölüm için takdir edilen (yazılan) zamandır, dünyâ hayâtının bittiği vakittir. Her canlının Allahü teâlâ tarafından takdir olunmuş bir eceli vardır.
A’raf sûresi, 34. âyetinin meâl-i şerîfi şöyledir:

KUR’AN-I KERİM, ELMALILI TÜRKÇE MEALİ: A’RAF SURESİ

– Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler. ( A’râf/34 )

Hadisi şerif de ise ecel hakkında şöyle buyrulmaktadır:
– “Sadaka, Müslüman kimsenin ömrünün artmasını gerektirdiği gibi, kötü sondan da muhafaza eder.” (Hadis-i Tirmizî)

 

Görünüş de yukarıdaki ayetle hadisi-i şerif çelişir gibi sanılmaktadır. Aslında öyle değildir.
Bu ayeti bazıları yanlış anlayıp çelişkiye düşüyorlar. Onlara göre sadaka ömrü uzatmazmış, ayetle hadis çelişiyormuş. Aslında çelişen karışık akıllardır.
Âyeti kerimede “O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.” buyrularak insanların ömrünün uzatılıp kısaltılmasının sadece Allah’a mahsus olduğu mesajı verilmekte olup, Allahu tealanın ömürleri uzatıp kısaltamayacağı anlamında değildir.. Zira O Allah, her şeye gücü yetendir. Allah dilerse ömrü uzatır da kısaltır da. Ayeti kerime de  bu husus vurgulanmaktadır. Mezkür hadisi şerifte de bu husus sadaka verilerek, iyilikler artırılarak Allahu Tealanın ömürleri uzatabileceği ifade edilmektedir.
Şunu bilmek gerekir ki ayetlerle hadisler asla çelişmez çelişir görünseler de.
Rabbim bize lutüf ve kereminden ilim irfan ver. Bizi her dem sırat-ı mustekîm üzere kıl.

“İnsan doğmadan önce; ne kadar yaşar, nerede ölür, tövbe ile mi, tövbesiz mi ve hangi hastalıklardan, îmân ile mi, yoksa îmânsız mı gider?” cümlesi ezelde takdir edilmiş, ezelde (sonsuz öncelerde) yazılmıştır. Ecel, İslâm dînin de iki kısım olarak bildirilmiştir.
Bunlardan birine “ecel-i müsemmâ”, diğerine “ecel-i kazâ” denilmiştir.
Ecel-i müsemmâ: Bu ecel, hiç değişmez. Herkesin bir ecel-i müsemmâsı vardır ve ecel hâzır olduğu vakit, bir an gecikmez ve vaktinden önce gelmez. Canlı, takdir edilen o anda ölümü tadar. Bu ecelden kaçmak, kurtulmak mümkün değildir. Bu bakımdan, meselâ harplerden kaçanlar ölümden kaçtıkları için değil, ecelleri henüz gelmediği için kurtulmuşlardır. Aynı şekilde tâun (vebâ) gibi bulaşıcı hastalık bulunan yerlerden uzaklaşanlar da henüz ecelleri gelmediği için yaşamaya devâm ederler. Buralardan kaçmayıp sabredenlerden ölenler ise ecelleri geldiği için ölmüşler, yaşamaya devâm edenler de ecelleri gelmediği için ölmemişlerdir. Afrika’da açlıktan ölenler, ecelleri geldiği için ölmüşlerdir. Trafik kazâları gibi, onların da ölüm sebebi açlık olmuştur. Onlara yardımcı olmak çok iyidir ve sevaptır. İntihâr eden, başkası tarafından öldürülen veya kazâ netîcesinde ölen kimseler için halk arasında “Eceli ile ölmedi!” denilmesi yanlıştır. Çok tehlikeli hallerden sağ sâlim kurtulanların yanında ufacık ve değersiz görünen sebeplerle ölüp gidenler düşünülürse ecel-i müsemmâ’nın anlaşılması kolaylaşabilir. O halde, ecel vakti Allahü teâlânın takdiri iledir. Bu konuda çok meşhur olmuş bir beyt şöyledir: Ecel geldi cihâne Baş ağrısı bahâne
Ecel-i kazâ: Bir sebebe bağlı olarak değiştirilmesi takdir edilmiş eceldir. Bir kimse, Allahü teâlânın beğendiği iyi işi yapar, yâhut sadaka verir, hac ederse, ömrü 60 sene, bunları yapmazsa 40 sene diye takdir edilmesidir. Allahü teâlânın beğendiği iyi işler, kabul olan duâlar, takdir edilen kazânın değişmesine, yâni artmasına sebeb olur.
Bu husus Peygamberimizin(sallallahu aleyhi ve sellem) hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir:
“Kader, tedbir ile sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan duâ, o belâ gelirken korur.”,
“Kazâ-i muallakı hiçbir şey değiştirmez. Yalnız duâ değiştirir. Yalnız ihsân, iyilik artırır.” ve
“Sadaka ömrü uzatır.” hadîs-i şerîfleri bunun delîlidir.
Dâvûd aleyhisselâmın yanına iki kişi gelip, birbirinden şikâyet etti. Dinleyip, karar verip giderken Azrâil aleyhisselâm gelip;
– “Bu iki kişiden birincisinin eceline bir hafta kaldı. İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti. Fakat, ölmedi.” dedi. Dâvûd aleyhisselâm şaşıp, sebebini sorunca;
– “İkincisinin bir akrabâsı vardı. Buna dargındı. Gidip, onun gönlünü aldı. Bundan dolayı Allahü teâlâ buna yirmi yıl ömür takdir buyurdu.” dedi.
Bir başka misâl de şöyle verilebilir. Birinin 3 gün ömrü kalmışken, akrabâsını Allah rızâsı için ziyâret etmesi ile ömrü 30 sene uzar. 30 yıl ömrü kalmış olanın da akrabâsını terk ettiği için ömrü üç güne iner. Bu değişiklikler Allahü teâlânın ezelî ilmine uygun olarak meydana gelir. Yoksa Allahü teâlânın takdir ettiği (yazdığı) şey asla değişmez. Herhangi bir şekilde öldürülen kimsenin ömrü, o anda, ortadan kesilmiş, yarım kalmış değildir. O anda eceli gelmiştir. Doktor bulmak, ilâç bulmak, organ nakli ve öteki sebepler de Allahü teâlânın takdirine bağlı olup, ecel gelmemiş ise ölünmez ve gelmiş ise kurtulunmaz.
BİR KISSA:
Bir gün Cebrail(a.s.) Peygamberimize(s.a.v.) gelip sahabeden bir gencin bir gün sonra öleceğini haber verir.
O genç ise o gün evlenir ve akşam gerdeğe girmeden önce yeni evliler için yapılan tatlıyı yemek üzereyken kapıya bir fakir gelir. Allah rızası için yiyecek bir şeyler ister. Genç sahabi o tatlıyı o fakire verir.
Ertesi gün sabah namazında O gencin ölü olmadığı görülünce Rasulullah o duruma hayret eder. Rasulullahın hayretini gören Cebrail(a.s.): 
– “Gencin tatlıyı sadaka olarak vermesi gelmekte olan belayı geri çevirdi.” diyerek durumu açıklar.
Gerçekten de sahabe gencin evine giden eshab, onun yastığının altında ölü, siyah bir yılan bulurlar. (Mektubat-ı İmam-ı Rabbani/1.c.217.Mktp)
Rasulullah’ın(s.a.v.):
– “Müslüman kimsenin sadaka ömrünün artmasını gerektirdiği gibi kötü sondan da muhafaza eder.” (Hadis-i Tirmizî)
“Sadaka yetmiş nev’i belayı men’eder. Bunların hafifi cüzzâm ve baras (ala tenlilik) meşhur hastalığıdır.” (Hadi-i Camiüs-Sağîr)
“Sadaka ömrü uzatır.” (Hadis-i Camiüs-Sağîr) buyurduğu hadisi şerif de bu durumu teyid eder mahiyettedir…
Görüldüğü gibi Muallakta olan kaza, dua ve sadaka ile değiştirilebilirken Mübrem kaza ise hiç bir şekilde değişmediği ayet ve hadislerle sabit olduğu görülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“İki Türlü Ecel Vardır” üzerine 146 yorum.

  1. KURAN ÖĞRENDİ SON SENELERDE NAMAZA BAŞLADI İŞ YOĞUNLUĞUYLA KILAMADIĞI OLUYORDU HOCA ARKADAŞI VARDI KURAN ÖĞRENEN ÇOCUKLARA HEDİYELER ALIRDI HELLALİĞİNİ HOCA ARKAŞI ALDI ARKAMDA SAF TUTTU NEFESİNİ HİSSETTİM DEDİ BEN MÜSLÜMANLIĞINA ŞAHİDİM DEDİ HASTANE YOĞUM BAKIMDAYKEN O HOCA ARKADAŞI GELDİ GÖRDÜ ONDAN SONRA KALBİ DURDU BAZEN BENİMLE EVLENMEZSEYDİ ÖLÜRMÜYDÜ YİNE ÇOCUKLARIM BENİM ŞÜKÜRSÜZLÜĞÜM NEDENİYLEMİ YETİM KALDI.

    1. Sibel hanım ne mutlu ki namaza başlamış son zamanlarında. Bu onun için büyük kurtuluştur.
      Seninle evlenmesinin ölümü ile bir alakası yoktur. Vesvese yapmayın lüften. Seninle evlenmesi de Allahın bir mukadderatıdır. Kocanızın ömrü bu karmış bunu böyle kabul etmenizden başka çareniz yoktur.
      Çok ibadet yapanlarda çok iyi insanlar da genç yaşlarda ölüyor. Ölümün ibadetle ne ilgisi var.?
      Bir an önce kendinizi toparlayıp çocuklarınızla alakadar olunuz ölenle ölünmez.
      Ona dualar edin sadakalar verip sevabını ona hediye ediniz.

  2. Selamünaleyküm hocam iş kazasında ölenler şehitmidir ben eşimi iş kazasında kaybettim 3 ay olcak çok acı çekiyorum onsuz zaman nasıl geçecek çocuklarımı nasıl büyütecem bilmiyorum herkes kader diyor ama ben isyan ediyorum zaman zaman rüyalarımda gülüp konusurken görüyorum ama herseferinde sonu yine ölüm olacak ben biliyorum o bilmiyor sadece bir kere rüyamda bu olanları ona rüya diye anlatıyorum eşim ben ölmek istemiyorum dedi bana sımsıkı sarılıp hüzünlendi kendi 6 yaşında yetim kalmış benim oğlumda 6 yasında ogün işe gitmek istemedi bi durgundu o gün bile beni düşündü bize çok düşkündü evlatlarına kabullenmek çok zor yokluğunu nasıl dayacanacam benim içimde son zamanlarda eşime birşey olcak korkusu vardı ona birşey olursa nasıl yaşarım diye düşünceler geçiyordu içimdeö sımsıkı sarılıyordum dua etsek sadaka versek kaza engellenirmiydi.

    1. Aleykümselam Sibel hanm.
      Merhum eşinize Allahu Tealadan rahmet ve mağfiret diler, size ve yakınlarınıza sabrı cemil ve Rabbimden bol ecir dilerim. İş kazasında ölenler şehitlikten derece alır.
      Şeytan hiç beklemediğiniz eşinizin vefatı dolayısı ile aklınıza hep olumsuz düşünceler getirerek sizi isyana sürükler. Bu sebeple hem günaha sokmak, hem de sabretmeniz sebebiyle kazanacağınız sevapları yok etmek ister.
      Sibel hanım! Bu Allahın mukadderatıdır. Bir gün siz de, biz de öleceğiz. Bunun önüne geçmek ne mümkün. ? Sabredip bu acı gerçeği yudumlamaktan başka çaremiz mi var?
      Dünya da bu acı, bir sizin değil bir çok insanın başına gelmektedir. Bizim de bir garantimiz yok. Allahu Teala “Kim benim kazama razı olmazsa benim mülkümden çıksın kendine başka ilah arasın” buyurmaktadır. Allahtan başka ilah yok Onun mülkünden başka mülk yok. Sabredersek çok büyük mükafatlara ereceğiz. Şu anda eşiniz cennet bahçelerinde ise neden bu kadar isyan?
      Eşinizden size ve çocuklarınıza bir maaş bağlanır. Çocuklarınıza hem annelik hem de babalık yapıp onları topluma iyi bir birey olarak kazandırmaya çalışınız.
      Dua ve sadaka ömrü uzatır ama iş geçmiş artık. Ölüm yok olmak değil, ölüm dar ve sıkıcı bir evden çıkıp daha güzel ve daha geniş bir bahçesi olan eve girmektir.

  3. Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

    “Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.”

    araf 34

    Buradan bende canlıların eceli olduğunu anlıyorum ama şu sadaka vererek ömrü uzatma konusu bence ayetlerle çelişiyor (sizin anlattıgınız gibi anlarsak)
    eğer kimse ecelinin önüne geçemezse demek ki bunun önüne sadaka vererekde geçilmez.
    Benim hadis i şeriflerden çıkardıgım ömür bereketidir.Ömür uzamaz (ecel ertelenmez) ancak daha bereketli geçer biz daha uzun yaşar gibi oluruz,dünya yaşantısından daha çok tat alırız gibi düşünüyorum ki bu ne ayetlerle ne hadislerle çelişiyor.
    Çünkü ayette iki tane ecel vardır falan demiyor her milletin eceli vardır ve DEĞİŞMEZ diyor.

    1. Miraç efendi ecel hakkındaki yorum yanlıştır.!
      Allahu teala buyurdu ki:
      – Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler. ( A’râf/34 )

      Hadisi şerif de ise ecel hakkında şöyle buyrulmaktadır:
      – “Sadaka, Müslüman kimsenin ömrünün artmasını gerektirdiği gibi, kötü sondan da muhafaza eder.” (Hadis-i Tirmizî)

      Görünüşde yukarıdaki ayetle alttaki hadis çelişir gibi sanılmaktadır. Aslında öyle değildir.
      Bu ayeti bazıları yanlış anlayıp çelişkiye düşüyorlar. Onlara göre sadaka ömrü uzatmazmış ayetle hadis çelişiyormuş. Aslında çelişen karışık akllardır.
      Çünkü ayeti kerimede “O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler. ( A’râf/34 )” buyrularak insanların ömrünün uzatılıp kısaltılmasının sadece Allah’a mahsus olduğu mesajı verilmektedir. Allahu tealanın ömrü uzatamayacağı söylenmiyor. Zira O Allah her şeye gücü yetendir. Allah dilerse ömrü uzatır da kısaltır da. Ayette bu husus vurgulanmaktadır. İşte mezkür hadisi şerifte de bu husus sadaka verilerek iyilikler artırılarak Allahu Tealanın ömürleri uzatabileceği ifade edilmektedir.
      Şunu bilmek gerekir ki ayetlerle hadisler asla çelişmez çelişir görünseler de.
      Rabbim bize lutüf ve kereminden ilim irfan ver. Bizi her dem sırat-ı mustekîm üzere kıl.

  4. Günümüz insanını böyle hurafeler inandıramazsınız !.. Bunların dinde de yeri yoktur. İnsanları iyiliğe teşvik için söylenmiş menkibelerdir. maalesef Hz Peygamber’i bu hurafelere alet edip gerçek dini hurafelere boğuyorsunuz !..

    1. Cahit Coşkun! Hurafe senin gibi kara cahillerdir. Ayet ve hadislere dayalı bir şeye sen nasıl olur da hurafe dersin? Yoksa sen kafir misin?!!!

  5. hocam daha önce yazmistim size oglum canina kiydi 19 yasinda biz yapisi icine kapanik oyle saniyorduk ünuversiteyi kazandi gidemedi tabi de biz universitede acilir arkadas ortami yapar diye dusunduk ama benim yavrum hastaymis hic evden cikmiyor arkadaslarla iletisimi temamen kesmisti sosyal hic bir hesap kullanmiyor oz bakimi kendine bakmayi temamen birakmisti son zamanlarda elinde kasilmalar agizda cekilmeler oluyordu ama sonra duzeliyordu bize bisey yok gecer sicaktan diyordu kesoinlikle ne bir koyafet alabirdik nede evden cikarabilirdik yani yasamiyor hic birseyden zevk almoyordu asla biz bunu goremedik hocam zorlada olsa doktora goturmedik sanki elimiz ayagimiz baglanmisti anne baba olarak kendimizi cok sucluyoruz keske doktora goturseydik diye ama olmadi yani akli basinda kesinlikle yapmadi yavrum bunu bnden iyi rabbim bilir tabi yani hastaydi bu cok net suan o sebeple rabbim sorgular mi

    1. Saniye hanım Allah acılarınızı hafifletsin. Evlat acı çok zordur ama ne yapabiliriz ki Rabbim verir, O dilediği zaman alır. Malum intihar etmek çok büyük günahtır. Ancak şunu bilesiniz ki, akıl sağlığı iyi olmayıp da intihar edenler sorumlu olmazlar.

    2. insallah hocam allah razi olsun bizi aydinlatiyorsunuz bi nebzede olsa yanmis yuregimiz ferahloyor hocam ruyalarimda hep iyi goruyorum uzaktan bana guluyor

    3. Oğlunuzu rüyanızda gülüyor görmeniz onun kabir aleminde iyi haline delalettir.

    4. Hayırlı akşamlar hocam ben istihareye yatmak istiyorum oğlumun için böyle bir imkan varmı yâni iyi durumda mi deyil mi böyle birşey mümkün mü ve nasıl istihareye yatılır bilgilendirirseniz çok sevinirim hocam allah razı olsun

    5. Hayırı cumalar hocam oğlumu kaybettiğim günden beri acısı hiç dinmiyor sürekli kuran okuyorum zikir çekiyorum rabbim vekilim sensin senden geldik sana döneceğiz diye dua ediyorum yavruma gece gündüz okuyorum dua ediyorum hocam bu benim imtihanın biliyorum ve hamd ediyorum rabbime eğer bn bu sınavı rabbimin rızasını alarak geçersem oğlumu ahirette görebilir miyim sadece bu umutla yaşıyorum birgün ona kavuşacam diye yoksa yaşamak çok zor geliyor bana

    6. Hayırlı cumalar Saniye hanım. Allah sabrı cemil versin size evladına da rahmet eylesin. Sabredersen ölürken seni ilk önce oğlun karşılayacaktır biiznillah.

    7. Selamun aleykum hocam attığınız linkten yardım alarak istihare yaptım demistin ya size vefat eden oğlum 8çin yaptım ve rüyamda oğlumda bende gülerek birbirinize sarsılıyoruz yorumlarsanız sevinirim allah razı olsun

    8. Aleykümselam Saniye hanım.
      Vefaat eden oğlunuzla birbirinizi görüp sarılmanız inşallah kabirde ve ahirette oğlunuza kavuşacağınız anlamına gelir. Ve oğlunuzun kabrinde cennet bahçelerinde huzur içinde olduğuna delalet eder bu rüya.

  6. Hocam bnm oğlum bundan üç ay önce canına kıydı üç ay belden aşağısı felç olarak yatağa bağımlı kaldı ve üçüncü ayını doldurduğu gün rahmete gitti sürekli yatağında terliyodu ve bunlar ecel teri diyodu ve ben bu yatakta günahlarını ödüyorum diyodu oğlm 20 yaşındaydı hocam hiç zekarete girmedi ilk tıkanması can verdi hocam çok Ağlıyorum çok bana ağlama diyolar onu orda rahatsız edersin öylemi hocam bide günahkar mı gitti hocam

    1. Allah sizlere sabr-ı cemil ve geride kalanlarınıza hayırlı ömürler versin Melike hanım.. Allah takdir etmeden kimseye ölüm gelmez. O üç aylık yatağa bağımlı kalıp hastalık çekmesi, 90 yıllık günahına kefarettir. Çünkü bir günlük hastalık bir yıl günahı sileceğini buyurmuştur Peygamberimiz. Ama siz her gün ağlarsanız oğlunuzu kabrinde su içinde bırakırsınız..

    2. Hocam çok teşekkürler oğlumu sürekli Rüyalarında görüyorlar ve hiç konuşmuyormuş hocam rahmete gitmeden 15 gün önce sürekli üzerimi örtün nazara gelicem diyodu hocam oğlum çok güzel ve de çok Yakışıklıydı huyuda çok güzeldi.intar edenler için ben üzülürdüm hep. Rahmetli hep bana kızardı anne onlar hem bu dünyalarını hemde öbür dünyalarını yaktılar derdi.ama kendiside onların yaptığını yaptı hocam aklımdan hiç çıkmıyor.ve bana bu olayı yaşamadan iki gün önce iÇinden bir sesin onu hiç iyi şeyler beklemediğini söyledi?

    3. Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Ona dua edin. İnşaallah Rabbim onu da mağfiret eder.

    4. Hocam çok teşekkürler oğlumun arkadaşı bizi rüyasında görmüş oğlum gelip bana sarılıyormuş. Bide sürekli herkes oğlumu rüyasında görüyor hocam.

    5. Oğlunuzun size rüyasında sarılması iyiye alamettir. Umarız ki inşâAllah, annesinin duaları ile mağfiret olunmuştur.

    6. Hocam iyi geceler .oğlumu halası rüyasında görmüş yine hasta yatağında yatıyorMuş çok çok terliyormus ve halası ndan bi kahverengi örtü varmış onu getir üstüme ört diyomuş. Hocam sizce nedir

    7. Melike hanım, hayır hasenat yapıp oğlunuzun ruhuna sevaplarını hediye etmeniz işaret edilmiştir..

    8. Hocam iyi akşamlar bu gün hastanede oğluma bizim iznimiz olmadan narkoz verildiğini öğrendik hocam .ve çocuğumun narkoz yüzünden hayatını kaybetmiş buda ecelmi

    9. İyi akşamlar Melike hanım.
      Melike hanım her ölüm eceldir. Lakin ecel ile cinayeti karıştırmamak lazım. Adam öldüren kimse sorumludur. Gerçi o öldürmese de o başka bir hastalıktan ölecekti. Ama öldüren asla masum değil.

    10. Melike hanım benim 19 yasindaki oglumda aynisini yapti bugun 43 gun oldu sizin 3 ay olmus naptiniz bi yadim aaldiniz mi bn hic kendini toparlitamadim canim ilk gun ku gibi yaniyor beni siz sizide ancak bn anlarim rabbim bizlere sabir versin tek tesellim birgun bninde ölecek ve orada yavruma kasuscam olmam

    11. Hocam çok teşekkürler dert ortağımız oldunuz allah sizden razı olsun..size çok soru soruyorum nolur kusura bakmayın..

    12. Hocam hayırlı akşamlar. Oğlumu arkadaşı rüyasında görmüş ömer diye sesleniyormuş arkadaşına sonra sarılıyormuş. Arkadaşı oğluma dayı sen ölmedinmi ben senin taziyene geldim senin tabutunu taşıdım. Yok ben ölmedim size şaka yaptım diyomuş. Beraber gidip mezarlığı kazalım bakalım kim var .tam mezarı kazacakken uyanmış arkadaşı hocam.yorumlarınız rica etsem

    13. Melike hanım, Cenab-ı Hak Teala ciğer parenizi affı mağfiret kılsın, sizlere de sabrı cemil versin ve ecrinizi bol eylesin Rabbim.
      Merhum oğlunuz arkadaşına rüyada, “ben ölmedim” demesi oğlunuzun imanlı olarak vefat ettiğine işarettir. Müsterih olunuz, gönlünüz rahat olsun.

  7. Eşim 35 yasında iş kazası sonucu beyin kanaması geçirdi ve 2 gün sonra vefat etti 2 cocuğmuz var küçük bu eceli mi oraya gitmezse yaşarmıydı yada başka hastaneye gitsek durum değişirmiy di çok isyan da ediyorum dayanamıyorum yaşamak istemiyorum

    1. Ebru hanım Allah size sabr-ı cemil ve hayırlı ömürler versin. Allah takdir etmeden kimseye ölüm gelmez. Eşinizin ömrü, eceli o kadarmış bunu kabullenmek zorundasınız. Çünkü elden başka bir şey gelmez.
      İsyan edersen ancak kendine zarar verebilirsin. Tövbe edib Allahın takdirine razı olman gerekir. Razı olmazsan Allah daha başka belalar verir de kimse onu geri çeviremez. Yaşamak istemiyorum diyorsun o zaman o iki çocuğa kim annelik yapacak?
      Ölenle ölünmez. Aklını başına al da “Allahım bizi gelebilecek olan başka musibetlerden koru” diye dua et.

  8. Hocam Allah razı olsun. Hergün Yasin tebareke tesbihlerimi çekiyorum.namazlarımı kılıyorum.Ben senden razı idim.Allahımda senden razı olsun diyorum.hiç unutamıyorum. Dağ gibi babacım benim. Birde hocam kıyafetlerini, eşyalarına dokunamıyoruz..ne yapmalıyız?İsyan değil aşa ama çok ağlıyoruz…sessizce ağlıyoruz..Onu kötülük yapmıyoruz demi hocam…Allah razı olsun hocam..

    1. Zaman çok güzel ilaçtır. Zamanla bu durumu kabullenirsiniz kolay değil ayrılık acısı.
      Ne yapalım ki Allah bu hayatı ölümlü yaratmış.
      Öyle olmasaydı imtihan olmazdı.
      Hepimiz bu hayatta ölünceye dek imtihandayız.
      Emanetler birer birer elimizden alınırken bizler hala gaflet içinde uyuyorsak Rabbim bizleri ıslah eylesin.
      Bu canlarımız da, babamız da, annemiz de, evlatlarımız da, kardeşlerimiz de mallarımız da hepsi Rabbimizin birer emanetleridir.
      Vakti geldiğinde birer birer gidecekler. Biz de gideceğiz.
      Rabbim acınızı hafifletsin Allaha emanet olunuz.

  9. Selamün aleyküm hocam,Canım Babamı 3 ay önce kaybettim. Kendine çok iyi bakardı,çok titiz,temiz gezerdi. Sigara alkol asla böyle şeyler kullanmadı. Kullanları sevmez.içmeyin der dururdu. Sigaralarını kırardı.Cep telefonu bile almadı.Kanser yapar diye. 66 yaşında dinç biriydi.benden bile dinçdi babacığım. Merdivenleri benden önce çıkardı.Yaşamayı çok severdi. Az konuşur, Dürüst,namuslu ve haram asla yemeyin derdi. Bize çok güzel nasihatlar verirdi.4 kişilik bir aile idik. 2 kız annemiz ve canım babam. 3 ay önce evde birden oturduğu yerde felç geldi gibi oldu.hemen hastaneye götürdük.bir saat sonra doktorlar babamın beyin kanseri olduğunu 3 adet tümör var.kötü huylu böyle hastalar tedavi edilmezse 3 ay yaşar fazla yaşamaz dediler. Ödem olduğu için hemen yatış verdiler. Serum lar 10 gün devam etti. Ama babam daha kötüleşti.İdrarını tutamadı.zayıfladı.konuşamadı.sesi kısıldı.hep tavana bakıyordu. Bize bakınca görünce hep ağladı babam. Soru soruyorduk.anlamıyordu.boş boş bakıyordu.yanından annem ben ve ablam hiç ayrılmadık.ama biz bu kadar kendine iyi bakan babama inanamadık.şoka girdik. Ne kadar ona belli etmemeye çalışsakta,,
    odadan çıkınca hepimiz sinir krizleri geçiriyorduk. Ruh gibi olduk. Sağlıklı düşünemedik.ben 3 hafta da 16 kilo verdim.çok kötü olduk hocam. Doktorlara sorduğumda babama ne oluyor ilaç veriyorsunuz daha kötü oluyor. Getirdiğim günden daha kötü diye soruyorum.bunlar daha iyi daha kötüleri olabilir.ödem durmuyor. Hızlı kanser ilerliyor.dediler.12 günün sonunda ameliyata girecek dediler sabah hemen.konuştuk rikslerini üsten geçip, Siz radyoterapi ve arkasındaki kemoterapi var. Onlar daha zor süreç kendinizi hazırlayın dediler.yeterki yaşasın diye babam bakarız ona çok iyi dedik. Babama söyleyemedik ameliyat olacağını hep aglıyordu.doktorlar biz vizitlerde söylüyorduk.anlamıyordu ki dediler. Saçını kestirdik. İmzaları verdik. Ekip olarak iyi doktorlar dı araştırmıştık.bir an önce ameliyat dediler.çok sağlıklı düşünemedik belki ama kabul ettik.pişmanız şimdi hocam. Babacım tedavi olsun 1 sene fazla yaşadın diye.öyle dediler.3 ay içinde ölmesini seyredemezdik.Yaptırdık. Ameliyat oldu 5 saat sonra çıktı. İyi başarılı geçti. Bir tümörü aldılar.yoğun bakım sabahına ameliyat komplikasyonu beyin kanaması yaşadı.tekrar acil ameliyat girdi. Çıktıktan sonra kendine gelemedi.yalvardık göstermediler.elini tutup, kulağına seni seviyoruz diyemedik. Duyuyormuş…Uyanamadı babacığım.komadan çıkamadı.11 günü bütün organları iflas etmeye başladı.makineler içinde 19 günü yogunbakım mücadelesini sabah ezanı okunurken 2.kalp krizinde kaybettik.hiç ayrılmadık ki hastaneden gördük, hepsini yaşadık.hocam bu olaydan sonra pişman olduk. Ameliyat ettirdiğimize,biz mi sebeb olduk?.yaptırmasaydık, Belki yaşardı diyoruz. Doktorlara hata buluyoruz bize net olmadınız. Soruyoruz bizimde son şansımızdı.bu kadar olabileceğini biz de beklemiyorduk.elimizden geleni yaptık.diyorlar.kendimizi ve doktorları çok suçluyoruz.şu anda babacığım memlekette sürekli gitmeye çalışıyoruz. Çok özledim.Babacıgım için hiç birşey yapmadımmm.Dualarımızı eksik etmiyoruz. Allahım babamı bizden çok sevdi diyoruz. Tek tesellimiz bu.Kanserden ölen Şehit midir?Ama Aklımızdan hiç çıkmıyor hocam..bu Kader mı? bizim hatamız mı? doktorların hatası mı?Vicdan azabından ölücez hocam.babacımla helalleşemedik bide hocam?babam bize küsmüş müdür?ona kanser olduğu nu söyleyemedik.ameliyat olacağımıza söylemedik?ne olur hatamız varsa net olun hocam çıkamıyoruz işin içinden.Hocam sağlıkla kalın.Allah razı olsun…

    1. Aleykümselam Yeşim hanım. Öncelikle Rabbimden merhum babanıza Allahu Tealadan rahmet ve mağfiret diliyor, sizlere de sabr-ı cemîl diliyorum.
      Biliniz ki ölüm yokluk değil. Hz. Mevlanının da dediği gibi, ölüm bir kapıdan çıkış başka bir aleme giriştir. Güneş ile aya batmaktan ne zarar gelir. Bu taraftan batarlar öbür taraftan doğarlar. İnsanın da hayat güneşi bu alemde battı ise sonsuzluk aleminde doğar, doğmuştur da.
      Babanızın eceli ömrü o kadarmış. Sizler evlatlık görevinizi hakkı ile yapmışsınız. Öylesi bir baba size hiç hakkını haram eder mi?
      Niye böyle olumsuz düşünüyorsunuz?
      Doktorları da suçlamanız acınızın büyüklüğündendir. Eminim ki onlar da ellerinden gelen çabayı harcamışlardır.
      Babanız şehitlik derecesi almış şu anda Rabbimin “Kîled hulicenneh” yani; “gir cennete” emrinin muhatabı olarak gözün alabildiğince uçsuz bucaksız cennet bahçelerinde daha önce giden dost ve akrabaları ile mutluluk içindedir inşaallah.
      Sadece sizin bu aşırı üzüntünüzden başka bir üzüntüsü yoktur.
      Neden sevgili babanızı bu kadar üzüyorsunuz?
      Onunla telafonlaşmak istiyor musunuz?
      İstiyorsunuz tabiki..
      O halde ona Yasinler okuyunuz ki sizden haber alsın.
      Allaha emanet olunuz.

  10. selamunaleykum hocam ben 3eylulde 19 yasinda oğlumu kaybettim kurban bayraminin 3.gunu biz akraba ziyaretine gitmistik oglum cok istememize ragmen gelmedi biz bir gece orada kaldik ertesi gun aksam 7de aradim acmadi telini babannesi aradim eve bir bakin diye gittiklerinde oglum kendini asmis bn haberi yolda aldim icim cok fazla yaniyor odasina giremiyorum canim yaniyor ama hic 8syan etmedim etmemde surekli her namazin pesinden yasin pkuyorum dua ediyorum bnim sormak istedigim oglumun eceli ilemi oldu ve bu yaptigi olum şeklinden dolayi azap ceker mi bnim ona okudugum kuranlar ve dualar fayda eder mi icimi rahatlatin allah rizasi icin bna dua edin alisayim yavrumun yokluna

    1. Aleykümselam Saniye hanım.
      Evvela size ve ailenize başsağlığı diliyor, Rabbimden sabrı cemil diliyorum. Allahu Teala oğlunuzun taksiratını af ve mağfiret kılsın.
      Oğlunuz canına kast ettiği için büyük günaha girmiştir. Canına kast etmeseydi daha da yaşayabilirdi. Tabii en doğrusunu Rabbim bilir.
      Ona yaptığınız dualar, okuduğunuz Kurandan hasıl olan sevapları göndermeniz onun azabının affına sebeptir.

    2. ecel deyil mi yani rabbim nasip etmese o bi sekilde kurtulmazmiydi yazinizda öyle okudum intihar edenlere eceli ile ölmedi demek yanlis diyor

  11. Merhaba kardeşim 25 yaşında 14 yaşındaki göle düşen çocuğu çıkarırken gölde öldü ve kardeşime ne kurtardığı çocuğun babası ne de arkadaşlar yardım etti eğer benim kardeşim o suya girmeseydi ölmeyecekmiydi biz arkadaşları ve sorumsuz aileyi suçluyoruz ve bu acıya dayanamıyoruz suda boğulduğu için ve can kurtardığı için şehit diyorlar doğru mu sadaka veriyoruz ve annem hep dua ediyor daha fazla sadaka verseydik bu kazanın önüne geçebilinirmiydi

    1. Merhaba Yasemin hanım. Allah kardeşinizin kabrini cennet bahçesi kılsın sizlere de sabrı cemil ihsan etsin.
      Kardeşinizin ölümüne maalesef yardım etmek istediği aile fertleri sebep olmuştur. Onlar yardım etmiş olsalardı kurtulma ihtimali vardı. Lakin insanların bazıları çok kötü. Kendilerine yardım edenlere bile hiç acımadan kötülük yapabiliyorlar.
      O aileye dava açınız.
      Kardeşiniz tabi ki şehittir.
      Sizin sadaka vermeniz sonucu değiştir veya değiştirmeyebilirdi. Onun orasını Allahu Teala bilir. Siz nereden bileceksiniz kazai mübrem veya muallak olduğunu. O tedbiri önceden almanız lazımdı. “Allah rızası için verilen bir sadak 70 türlü belayı def eder” buyurdu Peygamberimiz.

  12. Mrb hocam benim cok farkli bir sorum olacakti.. ben suan nisanlıyım ve nişanlım uzman cavuş sınavına gircem diye ısrar ediyor bense tvden gördüğümüz onca şehit haberinden ötürü çok korkuyorum ve uzman cavuş olmasini istemiyorum ve bu yüzden tartışıyoruz şehit olmasından korkuyorum Acaba hocam yanlış mi yapıyorum?

    1. Merhaba İkranur hanım.
      Yanlış yapıyorsunuz İkranur hanım. Allah dilemedikçe kimseye ölüm yoktur. Bu ayetle sabittir. Bir kimseye ecelinden başka ölüm yoktur. Nice çatışma içinde olan askerler sağ salim dönüp geliyor. Hem şehitlik mertebesi yüce bir mertebedir herkese de nasip olmaz.
      Allahu teala buyurdu ki(mealen):
      – Allah’ın izni olmadıkça hiç bir kimseye ölüm yoktur. Ölüm belirli bir süreye göredir.
      (Âl-i Imran/145)

  13. Yazınızı okudum ama hayır dua ve iyilik yapan birisiydi neden uzamadı ömrü benim tutunduğum tek dalımdı sahip çıktı bana o kadar şimdi dipsiz kuyulardayım nasıl çıkcam.

    1. Ayşe hanım eşiniz hayırsever birisi imiş sizin belirttiğinize göre. Madem ki yaptığı hayır hasenatla ömrü daha fazla uzamadıysa akla gelen eşinizin eceli, ecel-i muallak olmadığı, eceli mübrem olduğudur. Bunu kabullenmeniz lazım. Yoksa her iyilik yapanın ömrü olabildiğince uzasaydı Peygamberimiz 63 yaşında değil kıyamete dek yaşaması gerekmez miydi?.

  14. Selamum aleyküm hocam benim gühanlarım şükürsüzlüklerim eşimin ömrünü kaderini etkiler mi onun erken ölmesini etkiler mi beni çok seven eşimi kaybettim kendimi yalnız hissediyorum niçin oldu neden oldu kadermi ömrü neden uzamadı beni niye yalnız bıraktı çocukluğumdan beri sıkıntı içinde büyüdüm eşim şansımdı maddi sıkıntı çekiyorduk ama mutluyumdum şimdi yine yalnızım İsyanlardayım yol gösterin ecel kesin mi değişmez mi

    1. Aleykümselam.
      Ayşe hanım eşinizin erken ölmesinden dolayı kendinizi sorumlu tutmanız anlamsız ve yersizdir. Kimse kimsenin günahından dolayı cezalandırılmaz diyor Kuran(Bak: İsra/15).
      İki türlü ecel vardır yazımızı okuduysanız konuyu anlamışsınızdır. Değişmeyen ecel vardır birde değişebilen ecel vardır. Eşinizin eceli değişmeyen eceldenmiş neden kendinizi suçluyorsunuz? Günahlarınıza tövbe ediniz. Çocuklarınızı iyi yetiştirmeye gayret ediniz. Kuruntulara takılmayınız. Yeniden meşruiyet içinde mutlu olmanın yollarını arayınız.
      İki cihan bir araya gelse Allahtan başka kimse eşinizi geri getiremez. Ama hayır hasenat yapıp onun ruhuna hediye ederek onu mutlu edebilirsiniz.
      Selam ve dualar olsun size.

  15. Selamüm aleyküm hocam ben eşimi yeni kaybettim ani bir şekilde kabullenemiyorum öldüğünü keşkelele yaşıyorum şöyle olaa ömrü uzarmı diye acaba benim yaptığım hatalar günahlar şükürsüzlükler eşimin ömrünü kısaltırmı yada baba ceza verdi Rabbim çocuklarına karşı içimde soğukluk oldu bakamıyorum onlara zaman durdu sanki çok acı içindeyim yol gösterin hocam ben ne yaparsam yapım kader değişmezmiydi.

    1. Aleykümselam Fatmanur hanım. Allah sabrı cemil versin. Eşinizin eceli ömrü o kadarmış. Keşkeler boştur. Ölenle ölünmez. Çocuklarınıza sahip çıkın onları başı boş bırakmayınız.

  16. Merhaba hocam benim 6.5 aylik bebegim karnimda oldu peki anne karninda olen bebeginde eceli ve dogmadan olecegi bellimidir ben kendimi cok sucluyorum agir kaldirmistim ve ondan sonra hic haraket etmedi ve kalbinin durdugunu ogrendim ben agir kaldirmasanda ogun olurmuydu anne karninda olen cocukta cennettemidir bir hocadan dogmadan olen cocuklarin ruhunun kayboldugunu duydum ve cok uzuldum ben suan sadece onun cennette ve birgun onu gorucem umuduyla teselli oluyorum ama o hocayi duyunca cok kotu oldum yani hocam benim bebegimin ruhu suan cennettemidir bana sefaatci olucakmidir.bebegimin olmesi benim gunahimin bir bedelimi yoksa imtihanmidir kotu bir insan deyilim ama kendimi cok sucluyorum rabbimin zoruna gidicek birseymi dedimde aldi onu benden diye dusunmeden edemiyorum bide hocam ben cok agliyorum togbe hasa asla isyan etmiyorum verende Allah alanda Allah diyorum benim aglamam bebegime bi zarar verirmi onu uzermi cok sacma seyler duyuyorum aglama bebek camurda kalır diyorlar aglarsan baska bir bela gelir basina diyorla dogrumu bunlar ben kendimi bir turlu engelleyemiyorum

    1. Merhaba Gülnur hanım. Allah sabrı cemil nasip etsin size.
      Doğmuş ve doğacak her canlının bir eceli vardır. Hiç bir anne bebeğini kasten ölüme bırakmaz. Siz de onlardansınız. Yoksa bu kadar üzülmezdiniz. O bebeğin nasibi o kadarmış. Daha çok ağlayarak bebeğin ruhuna ızdırap vermeyiniz.
      Ölen çocukların ruhu kaybolur diyen adam alim değil cahil bir kimse olmalı. Şu anda senin bebeğin cennettedir. Kıyamet günü de anne ve babasına şefaat edecektir.
      İnsana bela gelmesi kötü kimse olmasından dolayı değildir imtihandır. Zira Rasulullah “Belaların en büyüğü bana geldi” demezdi.
      Allaha emanet olunuz içiniz rahat olsun. Allah İslama hizmet edecek hayırlı evlatlar lutfetsin size.

  17. Merhaba hocam, babam kalp krizinden vefat etti. 3 gün ilaçlarını almamış.birde iştahı yokmuş bişey yiyemuyomus. Oğlunun düğününe az kalmıştı.davetiyeleri dağıtıyordu. En çok istediği şeydi gelin getirmek hepimiz heyecanliydik herşey hazırdı. Hergun arardi kaç gün kaldı diye, babanın muradı olacak diye hep dua ederdim annemin babamın gözü gormusken kardeşim evlensin diye ama düğün evi olacağına cenaze evi oldu. Herşey yarım kaldı.kardesim kendini sucluyor keske daha erken yyapsaydik diye simdi dugunü de erteleyelim diyorlar.Ertelemekmi doğru olur.icimiz yanıyor, nasıl dayanacagiz.

    1. Merhaba çiğdem hanım. Allahu tealanın mukadderatı o ki, babanızın ömrü o kadarmış Allah rahmet eylesin. Hayırlı işleri ertelemek iyi olmaz. Düğününüzü de biran önce yapınız.

  18. Zaten vefatından sonra evde kalan kutuyu gidip dağıttım hemen hoca arkadaşına anlattım oda olur eşler arasında dedi sonraki gün eşimi ben arayıp konuştum gayet iyiydi oğluna video yapcam resimleri at dedim attı hemen akşam yine beni düşündü aradı ben gelemiyorum seni alırım akşam dedi son konuşmamızdı hastanede gittiğimde kendinde değildi uyanacak diye bekledim ama olmadı babasının kaderini yaşadı diyorlar kabullenemiyorum hocam annesisi çocukları emanet bıraktı ama bakamıyorum toparlayan o yorum kendimi kader değişirmi hocam bazı yerlerse öyle yazıyor kıssalarda ben bu şekilde yaşamayacam gibi geliyor ahirette onun eşi olmak istiyorum.dua ediyorum yardım edin bana.

    1. Özlem hanım kimse bir başkasının kaderini yaşamaz. Herkes kendi kaderini yaşar. Babasının veya bir başkasının kaderine benzeyebilir ama eşinizin kaderi böyle yazılmış. Onu geri getirme imkanı yok artık. Sonun da hepimiz onların gittiği yere gideceğiz.
      Karı koca arasında ufak tefek tartışmalar olabilir. Sizin ki de onlardan birisidir.
      Bundan sonra yapacaklarımız hayır ve hasenatları çoğaltmak nasip etsin Rabbim.
      Eşinizin kaderi kaderi mübrem imiş. Yani iyilik yapmakla dua etmekle değişmesi mümkün olmayan bir yazgı. Eğer Kaderi muallak olsaydı Allah sebepler yaratır onun ömrünü uzatırdı.
      Kendinizi toparlayın eşinizin size emanet ettiği çocuklarınıza sahip çıkın. Onları vatan ve millete hizmet eden hayırlı birer Müslüman olarak yetiştirirseniz eşinizin gözü arkada kalmaz, sizden Allah da razı olur merhum eşiniz de.

  19. Merhaba hocam eşim 35 yaşında oğlumun doğum gününde 3 ağustosta iş kazası geçirdi 5 ağustosta vefat etti çok büyük acı içindeyiz 2 oğlum var biri 6 yasında biri 1 yasında güzel bir evliliğimiz vardı mutluyduk eşimin babasıda o 5.5 yaşındayken 37 yasında kalp krizinden vefat etmiş 3 yasında yine erkek kardeşi varmış eşim 5 ağustosta vefat etti kayınpederim 10 agustosta kayınvalidem de bende 9 yıllık evlikken eşlerimizi kaybetmişiz o birde evlat acısı yaşadı eşim ölmeden önce kuran öğrenmek isted i çabaladı öğrendi namaza başladı ama iş yoğunluğundan kılamadığı oluyor su maddi olarak çok sıkıntılar çekti iyi niyetliydi kuran öğrenen çocuklara hoca arkadaşıyla dondurma dağıtırdı yardım ederdi ölmeden birgün önce doğum günü için şeker almıştı 2 kutu ve ben ona kızmıştım çok aldı diye git geri ver dedim düşünemedin mi dedim kızdım ama aklından musa hocaya ver de dagıt demek geldi diyemedim oda bakkala satılsın diye bırakmış o aksam gitti tıraş oldu bende evde duramadım çocukları alıp çarşıya indim oğluma git babama bak nerde dedim buldu markete gittik eve geldik oğlumuzu yürüttük sevindik sonra bana bir ağırlık çöktü uzandım oda duşa girdi yemekleri ısıt dedi ısıtamadım ütü yap dedi yapamadım şekeri niye çok aldın diye dalga geçtim kızdı bana uzatma dedi bana birşey olursa seni araymayacam dedi bende olursa olsun aramasan arama dedim ertesi gün içinde oğlumun aşısı vardı birlikte gitmek istedik işyeri izin vermedi o da gitmek istemedi abi beni hamallıga,gönderiyon dedi Çocuğumun aşısı vardedi doğum günü dedi neyse çay içiyordu yanına gittim onunla çay içmek istedim ama söyleyemedim büyük oğlumu aldı yatmaya gitti artık hiçbir iş yapmıyon diye kızdı bana bende yapamıyorum dedim oğlum emmediği için süt sağıyprdum sürekli biberonla içiriyordum eşimi ihmal ettiğim oluyordu çalışıyordum o gece ben küçük oğlumla yattım o büyükle yatağa çağırırdım ogece çağırmadım sabah ise birlikte giderdik o gün çocuğu aşı için ben götürdüm göremedim sadece çocuğumu öptü onu hatırlıyorum gün içinde 2 kez konuştuk normal şekilde beni düşünürdü hep sen düğüne geç ben seni alırım dedi düğüne giderken yolda aldık haberi düşmüş işyerinde ve benim telefonun çökmüştü o anda acaba eşim bana kırgınmı gitti 1 gün önce neden öyle konuştu eceli değişirmiydi yoğun bakımda 2 gün kaldı öldü çok perişanım nedenler aklımdan çıkmıyor zaman durdu keşkekler kahrediyor beni bana yol göstrin o şekerleri o gün kuran kursuna verseydi kazadan kurtulurmuydu kaynanamla neden bu kadar benzerlikler var benim kötü düşüncelerim onun ömrünü etkilermi kaynanam ve çocukları bana emanet bıraktı ama soğukluk oldu bende herşeye karşı yardım edin bana

    1. Merhaba Özlem hanım. Evvela Allahu Tealadan eşinize rahmet ve mağfiret diliyor size de başsağlığı diliyorum.
      Eşinize karşı bazı görevlerinizi yapmamışsınız ve bundan dolayı vicdan azabı içindesiniz. Günahlarınıza tövbe edip Allah rızası için yapacağınız hayır hasenatların sevaplarını eşinizin ruhuna gönderiniz. Bundan sonra ona bundan başka yapacağınız bir iyilik olamaz.
      Eşinizin ölümü takdiri İlahidir. Her canlı bir gün mutlaka ölecektir. Vakti geleni kimse durduramaz. Sadaka da verseniz onun ölümünü durduramazdınız. Eğer Allah onun ömrünü uzatmak isteseydi eşiniz kendi eli ile dağıtırdı o şekeri.
      Kayın validenizle sizin durumunuz tevakuftur. Herkes aynı akibeti yaşayacak diye bir kaide yoktur.

Bir cevap yazın