Soru-Cevap

Dinimizle ilgili sorularınızı aşağıdaki formu doldurup gönderebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Soru-Cevap” üzerine 19.143 yorum.

  1. Hocam geçen kaynak göster demiştinizde buldum.
    Hadrami’lerin iki genç köleleri vardı. Yemen halkından olan bu iki köleden birinin adı Yessar, öbürünün adı Cebr’di” diye aktarılır. Bu iki kölelerin sahiplerinin tanıklığı şöyle:
    “Bizim iki genç kölemiz vardı. Kendi dilleriyle kitaplarını okurlardı. Peygamber de bunlara uğrar, durup bunları dinlerdi. İşte bunun için, putataparlar, ‘Muhammed, bunlardan öğreniyor…’ dediler.” (Taberi, 14/119, Nahl Suresinin 103. ayetinin tefsiri…)

    Efendimizin diğer kişilerin incil ve tevratti sanirim bunlar onlari okurken yanlarina gitme ve onlari dinleme sebebi ne olabilir

    1. Kardeşim müşriklerin iftirasıdır onlar ve benzerleri. Müslüman müşrik kafirlere mi inanır yoksa Allah’a mı? O gibi şeylere az da olsa inansa bir kimse dinden çıkar kafir olur.
      Peygamberimiz bozulmuş İncil ve Tevratı okumayı da yasakladı nerede kaldı onu okuyanları dinlesin.
      Kuran diğer semavi kitapların hepsinin bilgisini içerir. Kuran’ı okuyan ve onu anlayan diğer semavi kitapların ilimlerine de sahip olmuş olur.
      Rasulullaha iftira edenlere cevabı yine Allahu Teala vermiştir. İşte o ayetler (mealen):

      Nahl/102 – (Ey Muhammed!) Onlara de ki: “Kur’ân’ı Cebrail, iman edenlere sebat vermek, müslümanlara bir hidayet ve bir müjde olmak için Rabbinin katından hak olarak indirdi.

      Nahl/103 – Muhakkak biliyoruz ki kâfirler: “Kur’ân’ı Muhammed’e bir insan öğretiyor” diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’ân ise apaçık bir Arapçadır.

      Nahl/104 – Allah’ın âyetlerine iman etmeyenleri, muhakkak ki Allah hidayete erdirmez ve onlara can yakıcı bir azab vardır.

      Nahl/105 – Yalanı ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.

  2. Hocam hayırlı akşamlar. Cep telefonu dükkanı açmak caiz midir? Satın alan insanın telefonu kötüye kullanmasından biz mesul olur muyuz

    1. hayırlı akşamlar Mervesu hanım.
      Caizdir. Onu satın alan kişi sorumludur.

  3. Selamünaleyküm hocam ulular ulusu rabbül aleminin varlığı biz milyonlarca insanı neden mutlu ediyor nimetleri canlıları dünyayı her şeyi güzel yaratmış şükür ama neden göremediğimiz halde nasıl bişey bilmediğimiz halde bize huzur ve güzel mutluluk yaşama sevinci veriyor oysaki hiç bir kitapta kendinin nasıl bir şey olduğunu tanıtmamış şeklen sadece sıfatlarla yaratıklarıyla gücüyle şanıyla tanıtmıştır ama biz insanlara varlığı çok mutluluk veriyor bunun nedeni görmediğimiz içinmi yoksa doğuştan gelen bir hismi bilmediğimiz halde çünkü insan bilmediği bir şeyle mutlu olmaz ama allahü teala ve şanü mutlu ediyor varlığı dünya malından görmediğimiz halde nedeni nedir değerli hocam allahu teala tüm dualarınız kabul buyursun izzeti dergahı arşında

    1. Allahu Tealaya iman etmek sıradan bir inanış değildir. Kim Allaha inanırsa Allah da onun kalbini İslama ve onun nuruna açar. Kişi böylece huzur içinde olur. Biz Allahı göremesek de O bizi görmektedir. Bizi yaratan, yaşatan, yediklerimizi ve onlardan aldığımız tadları yaratan hep O’dur.
      O’na iman alalede bir şeye iman değildir.

  4. Hocam Allah bazi yerlerde ben demesinin sebebi sadece kendi olduğunda biz demesinin sebebi bir Allahin memur veya memurlari dahilinde olduğu bişi için kullaniyor bunu öğrendim.
    Benim sorum
    Allah insani yaratirken ben manasiyla kullaniyor mesela Size kendinizden eşler, hayvanlardan da çiftler yarattı.
    Burda tekil manasıyla var ama yine ayni konu olan insani yaratmak konusuyla alakali biz yarattik var burayi nasil anlariz

    1. Allahu Teala Zatı ile ilgili bir şeyde “Ben” diyor. Sıfatları ile ilgili şeylerde ise “biz” der.
      Orada kendinden söz ediyor ve üçüncü şahısın tekilini kullanıyor. Orada geçen Allah ismi tekil olduğu için cümlenin hem mana itibarıyla hem dilin gramer yapısı gereği mazi fiil tekil olması gerekir. Oralara kafanı takma Allah en iyisini bilir.

  5. Selamün aleyküm hocam iyi niyetle başlanan bi iş vardı. Ama işin sonunda benim yüzümden 3 ailede çok üzüldü işler bozuldu. Ama ben kimseyi üzmek istemedim sanki çok sevdigim insanlar ile aram açıldı araya sogukluk girdi 🙁 Bu işi düzeltme gibi imkanım yok ama gerçekten çok çok üzğünüm ama sanki benim üzülmem kimseye birşey ifade etmiyor kimse beni görmüyor açıkçası. Elimden de birşey gelmiyor ne destegim var ne de içimi açıp beni teselli edebilecek biri.. Ben ne yapayım hocam kendimi sadece duaya mı vereyim, Rabbime mi yöneleyim? Hiçbirşey yapasım yok ne yemek yemek ne dışarı çıkmak…. . Lütfen tavsiyelerinizi bekliyorum 🙁

    1. Aleykümselam Gülhanım.
      Gülhanım insanların cahilliği hepimizi üzmektedir. Bir iş de işler iyi giderse herkes o iş de kendine bir pay çıkarmaya çalışır ama, işler bir de umulduğu gibi gitmez de ters giderse insanlar günah keçisi ararlar.
      Kendinizi bırakmayın ve hep ayakta dimdik durmaya çalışın. Bir kere ayağa düşerseniz size anne ve babandan başka kimse acımaz herkes ezmeye çalışır.
      Hiçbir şey olmamış gibi davranın. Bir işte işler umulduğu gibi gitmezse hemen yeni bir yerde yeni bir başlangıç yapın. Aksi halde önceki aksiliğin enkazı altından kalkamazsınız.
      Bu arada her ne yaparsanız yapınız daima Allah’a tevekkül ediniz ve O’na kullukta gevşeklik göstermeyiniz ve namazla birlikte dua edip Allahtan yardım isteyiniz.
      Selam ve dualar üzerinize olsun.

    2. Hocam ne olur kırdığım gönüllerini yaktığım insanlara da dua edin olur mu 🙁

  6. Merhabalar,Namaz kıldığımda bazen iyi düşündüğümde bazen kötüyü yapmamam gerektiğini düşündüğümde önümde net görebildiğim mavi bir ışık yanıyor,bunun anlamı ne olabilir.teşekkür ederim

  7. Hocam teyzemle beraber zayıflama çayı içiyoruz vücudumuza hiçbi zararı yok normal otların karışımından elde ediliyo ama içince biraz enerji veriyo ve sanki sarhoş gibi olunuyo ama tamamen kendimizde oluyoruz sadece antidepresan almış gibi. Zilhicce ayına girdik korktuk zayıflama çayı sonuçta niyetimizde belli ama bişey olurmu

    1. Hazırladığınız bitkisel ilacın içinde alkol yoksa bir sakıncası yoktur içebilirsiniz.

  8. Hocam aşagida razinin şura suresi 11.ayetle ilgili tefsiri var burayla alakali sorum var bazi noktalari anlamadim.

    Allah görme işitme gibi konularda kullarinin kendisine benzediği ama onun misli gibi olmadiğinimi kastetmiştir tefsirden sanki bunu anladım?

    Daha sonra Cenâb-ı Hak, O´nun benzeri gibisi bile yoktur. O, semî ve basîrdir buyurmuştur. Bu ayetle ilgili birkaç mesele vardır: [22]
    Birinci Mesele
    Eski ve yeni kelâm alimleri, Allah´ın, uzuvlardan, cüzlerden meydana gelmediği ne bir mekânda ne bir cihette bulunma­dığı hususunda bu ayetle istidlal ederek şöyle demişlerdir: Şayet O, bir cisim olsaydı, diğer cisimlerin misli ve benzeri olurdu. Böylece de, O´nun için birtakım misil ve benzerlerin bulunmuş olması gerekirdi ki, bu husus, Cenâb-ı Hakk´ınO´nun benzeri gibisi bile yoktur ayetinin sarih beyanıyla bâtıldır. Bu delili şu şekilde ifade etmek de mümkündür: Bu ayetle ya Cenâb-ı Hakk´ın, zâtların mahiyetleri açısından hiçbir şeyin misli olmadığı manası kastedilmiştir; veyahut da, sıfatları açısından, O´nun benzeri gibisi olmadığı manası kastedilmiştir.
    İkincisi bâtıldır; çünkü kulları da, âlim ve kadir olmakla nitelenebiliyorlar. Ki, Cenâb-ı Hak da, bu sıfatlarla mevsûftur. Yine kullar, Allah´ın da bu şekilde tavsif edilmesinin yanısıra, malûm ve mezkûr olmakla da nitelenebiliyorlar. Böylece, ayetteki misillik, benzerlik ile, zâtın hakikati açısından eşitliğin nefyeditmesinin kastedilmiş olduğu sabit olmuş olur. Buna göre de mana,Zâtlardan hiçbiri, zâtı bakımından, Allah´a denk olamaz…şeklinde olur. Binâenaleyh, Allah şayet bir cisim olmuş olsaydı, O´nun cisim olması, sıfat değil, zât olmuş olurdu. Diğer alimler, cisim olma bakımından, yani, bir mekân tutma, uzunluğa, derinliğe ve bir eve sahib olma açısından, O´na eşit olacak olursa, bu durumda, diğer cisimler, bir zât olması açısından Allah´ın zâtına denk olmuş olurlardı. Halbuki, ayetin nassı bunu nefyetmektedir. Bu sebeple, Cenâb-ı Hakk´ın cisim olmaması gerekir. [23]

    1. Şura/11 (mealen):
      – “O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O sizin için kendi nefsinizden eşler ve hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. O, sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O’nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O, her şeyi işitir ve görür.”
      İhlas/1,2,3,4(mealen).
      Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
      1- De ki; O Allah bir tektir.
      2- Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir).
      3- Doğurmadı ve doğurulmadı
      4- O ‘na bir denk de olmadı.
      Ayette görüldüğü gibi hiç bir şey Allah’a eş, denk, örnel ve benzer olamaz.
      Allahu Tealanın zatında ve sıfatlarında O’na denk ve benzer yoktur. Ancak subuti sıfatlarından kullara da vermiştir(görme, işitme, irade, kudret, kelam, ilim, hayat ve yaratma(yapma) ama bu zikredilen sıfatlar O’nun o sıfatlarının dengi ve benzeri değillerdir. Allah gözsüz kulaksız görür ve işitir. Görmek için göze, işitmek için kulağa muhtaç değildir. Kulların görmesi gibi sınırlı değildir.
      Bu konuda daha öte gitme gitsen de anlayamaz kafayı dağıtır helak olursun..

  9. Selamun Aleyküm.
    Hocam La ilahe kelimesinin arabçada yaziliďi ve soyleyişi la ilah şeklindemi sondaki e bizim türkçemizden dolayiymiş sanirim.
    Hocam cennet nasip olursa Allahi goruceğiz .
    Hasa bir şekle bürünmüş halde değil haşa Allah ışıkda değil nasil gorücez hocam ben anlamadim

    1. “Lâ ilâhe illallâh” (Allah’tan başka ilah yoktur) böyle yazılır.
      Allahu Tealal nasılsız ve niçinsiz görülecektir. Eşi ve benzeri ve örneği olmayanın tarifi de olmaz.

Bir cevap yazın