Soru-Cevap

Dinimizle ilgili sorularınızı aşağıdaki formu doldurup gönderebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“Soru-Cevap” üzerine 20.763 yorum.

  1. Hocam bir evde zina yapılmışsa ve o kişi evi kirli veya lanetli hissediyorsa ve çok kafaya takıyorsa taşınmak ve yıkılmasını bilse istiyorsa evin ne yapmalı bunlar kuruntumu vesvesemi kirli veya lanetli oluyurmu ev yoksa tövbe her şeye yetermi?

    1. Bir evde zina yapılmışsa öncelikle zinaya tövbe etmek sonra da o çirkin işi her an hatırlamamak için o ev o kimseye ait ise satıp başka bir ev almak lazımdır. Değilse başka yere taşınmak elzemdir…

  2. Merhaba hocam. Evlenmek istiyorum, dua edip harama girmeden beklemeye çalışıyorum 25 yaşındayım yakında 26 olucam. Ama kriterlerime uyan veya sevebileceğimi düşündüğüm birisi çıkmıyor karşıma. Etrafımdaki insanlar genel olarak flört dönemi yaşayıp evlenmiş ve gayette mutlu bir ömür süren insanlar ama benim yapım bu degil yani onlar gibi yapamam gidip sevgili hayatı yaşayamam buna ne dini görüşüm ne tesettürüm müsaade etmiyor ama çevremde de görüşüme uygun insanlar yok maalesef . Bir yakınım evlilik düşündüğün zaman Furkan suresinin 74. Ayetini sürekli oku demişti. ” Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ(imâmen).” okumaya başladım ama bu her gün okuyabilir miyim yani kadınlar özel günlerinde de okuyabilir mi?

    1. Merhaba Gül hanım. Rabbim hakkında hayırlı olacak gönlünce bir evlilik bahşeylesin sana ve diğer mümine bekar kızlara.
      Evlilik kaderdir. Olmayacaksa flörtle olacak bir şey değildir. Bir kimsenin nasibinde varsa flört etse de etmese de kısmeti ise onu bulur. Sebepler vesiledir. Ancak ayağımıza gelen kısmeti “üzümün çekirdeği var, armudun sapı var” diye de kovmak doğru olmaz. Flört İslami değil zinaya götüren kötü bir iştir. Flörtle evlenenler o kötü işi yapmasalardı yine evlenecekler idi. Ama flört ettikleri için bu dünya da olmasa bile kıyamet günü onun cezasını mutlaka çekeceklerdir.
      Furkan suresinde geçen “Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ(imâmen).” duasını her durumda okuyabilirsiniz.
      Bİlhassa duaların reddolunmadığı bu gecede çok dua ediniz vesselam.

  3. Selamlar hocam benim babam lavaboya işiyor bu caizmi yada olabilirmi bir kaç kez yakaladığım için bağırdım çağırdım cevabınız nedir?

    1. Aleykümselam.
      Babanız alzaymir hastası olabilir. Normal bir insan tuvalete abdestini bozar. Babanı azarlama! Ona iyilikle söyle.

  4. Selamun Aleyküm.
    Yabanci takım forması almak istiyordum.
    Mesela Roma diye bir takım var Gergedan resmi var altta çocuklari emiyor sütünden Googleye Roma futbol takimi yazarsaniz amblemi görürsünüz.
    Lafı Şuraya getireceğim bu logonun tarihçesine baktim bilmem ne tanrısı çocuklari doğarken emziriyormuş onu tasvir ediyormuş.
    Şimdi ben normal bir gergedan çocuklarini emziriyor niyetiyle kabul edip o formayi giysem ne olur.
    Birde rica ettiğim gibi googleye Roma Fc yazın amblemi görürsünüz

    1. Hocam demek istediğim Detayi anlatamadim.
      Rica etsem Googleye “Roma Fc” yazıp o takımın amblemine bakarmisiniz.
      Bakıldığında gergedan çoçuklarina süt emziriyor şimdi ben o niyetle bunu alsam giysem yani bunun bilmem ne tanrısı çocuklarini emziriyor olarak kabul etmesem yinemi küfür

    2. O logo küfür devleti roma devletinin kurucuları romus ve romulus kardeşlerin dişi kurtun sütü ile beslendikleri efsanesini göstermektedir. Sen Müslüman isen öyle şeyleri taşımamalısın.
      İyi niyetle dışkı yenilse de dışkının özelliği değişmez yenilen yine dışkıdır.

  5. Her kim bir canlı resmi yaparsa, Allah ona, o resme can verinceye kadar azab eder. Ressam resmine katiyyen ruh veremez ve ebediyen azab olunur.” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VI/533).

    Bu hadisin sşerhe ihtiyacı var mi olduğu gibi mi anlamalıyız.. okul oncesi çocuklar için tek boyutlu üç boyutlu hayvan resimleri yapıyoruz ..yapmamalimiyiz.

    1. Peygamberimiz buyurmuştur ki;
      – “Her kim bir canlı resmi yaparsa, Allah ona, o resme can verinceye kadar azab eder. Ressam resmine katiyyen ruh veremez ve ebediyen azab olunur.” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, VI/533).
      Bu hadisi şerifi doğru anlamak için şerhe gerek vardır.
      Özetlersek, “Düşmana düşmanın silahı ile karşılık veriniz” hadisi şerifince, bu zamanda resim müslüman çocukları ve gençleri yoldan çıkarmak için resmi kullanıyorsa ki kullanıyor Müslümanlar da resim yapmalı ve gerektiğinde düşmana karşı onu kullanmalıdır.

  6. selamun aleykum hocam

    hocam size sorum olacak ama biraz utaniyorum
    hocam benim ve esimin kucuk bir dukani var kiyafet dukani
    esimle isletiyoruz
    bizim musterimiz yuzde 99 u kadin
    hocam kapali yada acik musteri geliyorlar ve mecburen onlarla ilgilenmem lazim
    ic camasir aliyorlar misal ama ben kasadayim ve aldiklari elbiseleri goruyorum
    sanki mahremliklerini goruyorum gibi olmuyormu
    hayal falan edebilirim onlari
    ekmek parasi biryandan
    ama ober tarafdanda sanki bacilarimin annelerimin ozeligini gormus gibi olmuyormuyum
    misal kapali bir bayan olsa sutiyen alsa ben hemen o bacimin goguslerini buyuklugunu bilirim
    yani gormesem bile sanki onun mahremini goruyorum gibi olmaz midir

    caiz midir hocam esimle bir kadin giyim dukanda calismam yoksa haram mdir
    neticede sanki onlarin mahremiyetini bozuyorum

    1. Aleykümselam kardeşim. Müşteriler veli nimetiniz ve emanettir. Onlara karşı her bakımdan dürüst olmak lazım. Sizin öyle bir dükkanda kasanın başında ve dükkanda bulunmanız caiz değil harama sebebiyettir. Siz dış işleri hallediniz ya da başka bir iş yapınız. Eşiniz ise kasa işlerine bakıversin. Bir de tezgahtar bayan çalıştırınız. Böyle yaparsanız bayan müşterileriniz daha da çoğalır.

  7. Selamun Aleyküm.
    Sizinle bir konuda istişare etmek istiyorum.
    Kabul edelimki gelecekle alakalı hadislerde muteşabihlik çoktur ama dikkatli yorumda yapılabilir gözüküyor.
    Resulu Ekrem s.a.v’ın şu hadisi var
    Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye´nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.”(Ebu Davud, Melahim, 4).
    Bu Hadisle Alakalı şu değerlendirme var sizin bu değerlendirmeyle alakalı görüşünüz nedir? Değerlendirme;
    Birinci dünya savaşının bitiminden sonra İstanbul işgal edildi. 1 Kasım’da İttihat ve Terakki kendini lağvetti.  6 Kasım’da Boğazlar silahsızlandırıldı. 7 Kasım’da işgal güçleri Çanakkale Boğazı’ndan geçti ve Osmanlı’nın başkenti İstanbul’a ulaştı. 13 Kasım 1918’de müttefiklerin elli beş parçalık gemilerinden İstanbul’a 3.500 asker çıkarıldı.

    Fiilen 1918 yılının Kasım ayında işgal altına düşen İstanbul’un bir de resmen işgal tarihi vardır: 16 Mart 1920.

    İstanbul ancak 6 Ekim 1923′de, Lozan’da kabul edilen şarta uygun olarak, yani Lozan antlaşmasının Meclis’de onaylanmasından altı hafta sonra, bu işgalden kurtulur. İşgal dönemi yaklaşık 5 -6 yıl sürmüştür. Yani İstanbul yeniden fethedilmiştir. Bu bilgiler, hadis rivayetlerinde yer alan, I. Dünya savaşı (Melhame-i kübra), İstanbul’un fethi (demek işgal edilecek ki fethedilecek…), deccalin hurucu, pratikte görülmüş olan hadislere uygunluk göstermektedir. (Bazı rivayetlerde Mehdi de bu zaman diliminde ortaya çıkar). Peki nerede, Deccal ve Mehdi? Bunun cevabı basittir: “İman şuuruyla idrak edilen realitelerin içindedir.”

    1. Melhame-i bübra, kelime manası olarak çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelmektedir.

      Bu konuda değişik tasvirleri ihtiva eden hadis rivayetleri vardır. Diğer kıyamet alametleri gibi bu da müteşabihtir, kesin olarak tayin edilmesi kolay değildir. Melhame-i Kübra, kıyametin bir alameti olarak değişik zaman dilimlerinde farklı şekillerde boy gösteren farklı versiyonları olan bir kavram da olabilir. Hadislerin farklı rivayetleri bu farklı olaylara da işaret etmiş olabilir. Hadis kaynaklarında geçen özellikleri nazara alındığında bu olayın Osmanlı topraklarında gerçekleşeceği anlaşılabilir. Biz konuyu fazla uzatmadan kendi kanaatimizi de pekiştiren şu hadislere bakabiliriz.

      Abdullah b. Büsr anlatıyor; Resulullah (a.s.m) şöyle buyurdu:

      “Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye´nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar.”(Ebu Davud, Melahim, 4).

      Muaz b. Cebel anlatıyor; Resulullah (a.s.m) şöyle buyurdu:

      “Melhame-i Kübra, Kostantin’in fethi ve Deccalin ortaya çıkması (olaylarının hepsi) yedi ay içerisinde meydana gelir.”(Ebu Davud, a.g.e; Tirmizî, Fiten, 58).

      Ebu Davud, yukarıdaki hadis rivayetinin bu hadisten daha sahih olduğunu söylemiştir. Tirmizî de bu hadis için “garip” olduğunu söylemiştir.(bk. ilgili yerler).

      Buna göre, Melhame-i Kübra’yı zaman itibariyle şöyle anlayabiliriz: Önce Melhame-i Kübra olacak, ardından Konstantiniye fethedilecek, ardından da Deccal çıkacaktır. İşte bu hadis rivayetinden hareketle denilebilir ki;

      1. Melhame-i Kübra, Birinci Cihan Harbidir. Osmanlı topraklarının yedi düvel tarafından işgal edildiği bu savaş, İslam aleminde gerçekleşen en büyük savaştır.

      2. Konstantiniye/İstanbul’un fethi ise, aynı savaşta İngilizler tarafından işgal edildikten birkaç yıl sonra yeniden kurtulmuş ve yeniden fethedilmiştir.

      3. Deccal’in çıkması ise, aynı savaşla bağlantılı olarak belli din düşmanı şahısların ortaya çıkması yanında, materyalist bir düşünce akımını temsil eden Avrupa ve Sovyetler Birliğinde genel olarak meydana gelen semavî dinlerin karşıtı cereyanlar da bu deccali simgelemektedir.

      Hadiste ifade edildiği gibi, bu olayların hepsi altı-yedi yıl içerisinde gerçekleşmiştir. Tabii ki bu da nihayet bir yorumdur; isteyen katılır, isteyen katılmaz.
      Sorularla İslamiyet
      NOT: Biz de bu yoruma katılıyoruz.

  8. Hocam selamunaleykum. Birisi dinini tam bilmediği zamanlarda kul hakkına girse ama helalleşme imkanı olmazsa helalleşmek için
    Konuşsa daha kötü duruma sebebiyet verecekse o kişi için hayır dua etmeye çalışsa sonra dinini tam öğrenip böyle şeylerden kaçınırsa gene de Allah affeder mi bu gunahlara donmemek tövbenin kabulune mi alamet ? Sagolun simdiden

    1. Aleykümselam Elif hanım.
      Kul hakkı, hak sahibi hakkını helal etmedikçe affedilmez. Ama bazı haklar vardır ki helalleşme durumunda fitneye sebep olacaksa onun hakkını ikinci bir kişiyi aracı olarak kullanılır. Yani hak sahibinin hakkını güveneceğimiz birisi ile isim belirtmeden göndeririz.
      Yada posta havalesiyle isimsiz olarak gönderilir. Hak sahibi bulunamıyorsa, varislerine hakları verilir varisleri de yoksa onun adına hayır hasenat yapar sevapları ona hediye edilir.
      Eğer bu hak manevi ise, ona dua edilir o kimse hakkında övgü içeren sözler söylenir.

    2. Hocam peki manevi kul hakkinda illa karsi tarafa kimlik belirtilmek zorunda midir isim verilmeden helallik olmaz demi manevide

    3. Eğer fitneye sebep olacaksa onun gıyabına istiğfar edilmeli, hayrına dua edilmeli, adam ona iftira ettiyse ona ve başkalarına ona iftira ettiğini özür dilediğini bildirmeli.

    4. Ha yani iftira bile olsa ve söylemesi fitne olcaksa da mi adini vermeden iste ben bole bole yaptim helal et diyebilir mi yani doğru mu anladim hocam ?

    5. İftira atan kimse topluma o kimseye iftira attığını söylemesi gerekir. Yoksa iftira atılan kimse nasıl aklanacak?

  9. S.aleykum hocam bi kiz var evlenmek istiyor ama olmuyor . Evlerine gorucu gitse kiz rahatsız oluyor istemiyor çok gorucu geldi ama olmadı kiz istiyor ama olmuyor sizce nedeni nedir .

    1. Aleyküm selam.
      Evlenmek isteyip de görücüden rahatsız olan kızın aklından bir zoru var demektir. Gelen görücüde aradığı ölçütler neymiş ki kimseleri beğenmiyormuş?

  10. Selamun Aleyküm.
    Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın. Atılan bir sudan yaratıldı. O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.”(Târık, 86/5-7)
    Burayla Alakali Meni Erkeğin testisinden çıkar diyerek Kurana laf ediyorlar ayetteki sulb ne demektir konuyu aciklarmisiniz

    1. Hocam Yani Sulb Ve teraib içerisinde insanin cinsel organlarinin bulunduğu yerdir o yüzfen bu ifadeye yer verilmiştir doğrumu

    2. Zikredilen ayeti kerimeyi şu mealde anlamalıyız:
      Tarık/6. (İnsanın yarısı; erkeğin yumurtalığında yaratılan) Fışkırıp çıkan bir sudan(meniden) yaratıldı.
      Tarık/7. Bu su (meni), bel (sulb) ile kaburga (terâib) kemikleri arasından (karaciğerden kan dolaşımı yolu ile testislere iner orada meni haline geldikten sonra) çıkar.

      İnsanın yaratılışı Tarık/6. Ayette belirtildiği üzere fışkırıp çıkan su ile kast edilen erkeğin menisinin testislerde üretildiğine işarettir.

      Menin yani o suyun ham maddesinin testislere geldiği yer ise bel ile kaburga kemiği arasında bulunan kara ciğerdir. Bilindiği üzere besinler mide ve bağırsaklarda sindirilip emildikten sonra kana geçip karaciğere giderler. Burada besinlerden elde edilen, gerekirse depolardan çıkarılan glikoz hücrelere yakıt ham maddesi olarak sunulur. Kanla hücreye ulaşan oksijeni glikoza katan mitokondri, zincirleme bir işlemle enerji üretir.

  11. Selamun aleyküm hocam. xx yaşlarındaydım binamızda sahipsiz sandığımız bir bisiklet vardı arkadaşlarım bana “biz bi kaçkez kullandık sahibi olsa görür ve kızardı dediller bizim bisiklete olmaz içlastiğini sen al dediler” bende ozamanlar sahipsiz eşyanın kullanılmasında bir sakınca olamaz diye bilirdim bana öyle derlerdi bende biraz saflık vardı söylenene kolay inanırdım.ve ihtiyacı olan arkadaşıma söyledim gelip içlastiğin ikisinide aldılar bende biraz yardımcı oldum.daha sonra lastiği alan arkadaşım habersizce gelip kendi dış ve içlastiği ile sahipsiz dediğimiz bisikletin dış lastiğini değiştirmiş bende fark edince pişman olup gidip isdedim sadece dış lastik ve içlastiği’n birtanesini zorla alabildim diğer içlastiği ben almadım ben oraya bıraktım dedi yalan söyledi ve bana vermedi bende sahibi çıkarsa fark etmesin diye hatamı telafi etmek için kendime ayit bi kaçtane patlağı olan iç lastiğimi taktım(hak sahibinin lastiği sağlamdı patlak değildi) bu kul hakkı na girmişmidir girdi isem bisikletin kime ayit olduğunu bilemiyorum sedece ben arkadaşlarımla kendi bisikletimizi yaparken bir abi geldi size lastik veriyimmi dedi sahipsiz dediğim bisikletin yanına gitti neyse dedi almışlar sahibi olabilir de olmaya bilirde eğer kul hakkına girmemiş isem o abi den özür dilememmi gerekir eğer durumu anlatım özür dilersem fitneye sebep olabilir olaydan 1-2 ay sonra ortadan kayboldu. Lastik fiyatını sahibinin adına camiye bağışlasam olurmu yoksa bağışlasam dahi ben ahirette o kişi ile hesaplaşacakmıyım şimdiden Allah razı olsun

    1. Aleykümselam.
      Elbette kul hakkına girmiştir. Adamın bisikletinin sağlam lastiğini alıp yamalı lastikle değiştirmek hırsızlık ve kul hakkıdır.
      Öncelikle özür dilemekle olmaz bu iş. O bisikletin sahibini bulmaya çalışmalısın. Bulursan ben böyle bir yanlış yaptım zararın ne ise telafi edeyim demelisin. Bulamazsan bir fakir bulup mal sahibi adına onun bedelini sadaka olarak vermelisin.

Bir cevap yazın