SORU-CEVAP

İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz.  Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.

Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

İslam Dergisi

DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken takma ad veya rumuz kullanabilirsiniz. İnternet sitesi kısmını boş bırakınız. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir. Eposta adresiniz yayımlanmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“SORU-CEVAP” üzerine 33.069 yorum.

  1. Hocam çok özür dileyerek
    Ben boşaldıktan sonra hemen idrarımı yaptım sonra gidip dişlerimi fırçaladım hemen akabinde su içip bir daha idrara çıktım ve birkaç dakika boyunca hopladım zıpladım öksürdüm ve duşa girdim
    Gusletmeden önce tenasül uzvumun içine de su tuttum sonra guslümü aldım ve gidip yatsıyı kıldım
    Yatsıyı kılarken tenasül uzvumda bir şey hissetmeme rağmen namazımı bozmadım vesvese olduğunu düşündüm
    Yatsıyı kılıp çıktım dışarı 1.5 saat sonra döndüm iç çamaşırımı kontrol ettim çok küçük bir iki leke zevk suyu lekesi olduğunu düşünüyorum
    Sorum şu lütfen net cevaplayın rica ediyorum sizden durumu iyice okuyun vesveseye müptela olmak istemiyorun
    Sorum şu
    Tekrar gusletmem gerekiyor mu ve namazlarımı iade etmem gerekiyor mu
    LÜTFEN NET BİR ŞEY DEYİN
    RİCA EDİYORUM
    SİZDEN BAŞKA SORABİLECEK KİMSEM YOK

    1. Cinsel bir boşalma olduğunda bir süre yan yatarsın sonra küçük abdest bozarsın. 40 adım yürüdükten sonra tekrar kontrol edersin sonra banyoya girer avret yerini yıkadıktan sonra namaz abdesti alırsın akabinde üç kez başa üç kez sağa üç kez sola birer avuç su döktükten sonra yıkanırsın o abdesti bozmadıysan onunla istediğin kadar namaz kılar Kuran okuyabilirsin. Bu şekilde bir abdest aldıktan sonra idrar yoluna su dökmen yanlıştır.

  2. Hocam namazda ağzıma bir şey geldi ama nohut tanesinden büyük mü küçük emin olamadım sonra namazım bitene kadar hiç yutkundmadım
    Namazdan sonra dilimle ağzımın için yokladım ve bulamadım
    Yani eğer yutmuşsam kendi isteğimle yutmadım
    Ve nohut kadarbüyük mü dğeil mi emin değil
    Ama dediğim gibi namazın sonuna kadar bekledim ve asla kendi isteğimle yutkunmadım
    O ağzıma gelen şey istemsizce boğazımdan geçtiyse namazı iade mi etmem gerek
    Lütfen net bir şey söyleyin

    1. Nohut büyüklüğünde bir şeyi isteyerek veya istemsiz olarak yemeniz veya yutmanız namazı bozar. Kazasını yapın.

  3. Selamün aleyküm

    Kadı iyaz, i. Hacer i Askalani gibi âlimler, bir kâfirin müslümanlara emir olamayacağı konusunda icma var demiş. bu doğru mu?

    1. Yezit gibi bir lanetli ashabın bir kısmına ve tabiinin tamamına emir olmuştu ama. Abbasiler ehli sünnet değillerdi buna karşın müslümanların tamamına emir olmuşlardı. O devirde Kadi Iyaz gibi alimler tabbinin içinde yok muydu?

  4. Hocam, haram sermaye ile elde edilen kazançla ilgili dini yazılar okudum ama bu soracağım soru tam o kapsama girip girmediğini bilemediğim için tekrar soruyorum…..soru: İşletim sistemi ve bunun gibi kaçak bilgisayar yazılımları kullanarak ve haram parayla alınmış bilgisayar kullanılarak ve faturası haram parayla ödenmiş elektrik kullanılarak yapılan bilgisayar yazılımlarının, programlarının yapılıp satılması durumunda bundan gelecek para haram mı, helal mi oluyor?

    1. Peki hocam, o halde haram paranın geldiği hak sahibi olan kamu, kuruluş veya kişiye daha sonra parasının karşılığı verilse, ödense? Bu haram sermaye, Araç, gereç kullanılarak elde edilen gelir, yani haram olan bu gelir helale dönüşür mü, yoksa temizlenemeyeceği için bu sermaye ve geliri bütünüyle elden çıkarmak mı gerekiyor artık?

    2. Hak sahibine hakları günün değerinden ödenir ve hak sahipleri ile helalleşildiğinde onunla elde edilen kazanç helal olur.
      Para kamu malı ise aynı yanlışı bir daha yapmamak üzere tövbe edilir ve haklar da ödendiğinde mevcut kazanç helal olur.

    3. Peki hocam bu konuda daha fazla vaktinizi almadan iki tane soru sormak istiyorum.
      1. sorum ise şu: Cevabınızda şöyle “Para kamu malı ise aynı yanlışı bir daha
      yapmamak üzere tövbe edilir ve haklar da ödendiğinde mevcut kazanç helal olur.” dediniz,
      yani paranın helale dönüşmesi için hak sahiplerine hakkını vermek yetmeyip, tevbe etmek de mi gerekiyor.
      Özellikle tevbe konusu çok ciddi çünkü Tevbe bir anlığına bozulabilecek hassas bir şey.
      Mesela diyelim ki bir kişi tevbe etti, on yıl sonra bile bir anlığına kul hakkına girse
      doğal olarak tevbe bozulmuş olacağı için helale dönmüş para yeniden harama mı dönüyor
      Yoksa buradaki tevbe hususunu paranın helale dönüşmesi için değil,
      çok daha güzel bir şey olduğunu belirtmek için mi söylediniz?

      2. sorum ise şu: Kişi, kuruluş veya kamunun Hakkı nasıl ödenir?
      Benim aklıma şu yöndemler geliyor: Bir kişiye kul hakkımız varsa ona doğrudan parasını öderiz.
      Eğer o kişiye ulaşamıyorsak ve helalleşemiyorsak bu parayı fakirlere dağıtırız. Veya
      kul hakkına girdiğimiz bir kuruluş ise, mesela Amerika’daki bir kuruluş ise
      bu kuruluşa doğrudan ulaşamayacağımız için bu kuruluşun sahip olduğu derneklere para bağışında bulunulabiliriz.
      Veya bu kul hakkı kamuya yani devlete ait ise
      devletin herhangi bir kurumuna para bağışında bulunulması sanırım kul haklarının öndemesi için yeterlidir.
      Bu dediklerim doğru bir yöntem mi?

    4. 1) Evet haklar ödendikten sonra o günahı bir daha işlememek için tövbe de gerekir.
      Tövbe bozulursa af edilen günahlar işlenen günahlara eklenir. Ama başkasının parasını izinsiz kullanıp da ondan elde ettiğiniz kazanç haram olmaz. O parayı bir süreliğine gasp ettiğiniz için haram işlemiş olursunuz. Ona da tövbe edip daha sonra aynı günahı işlerseniz daha büyük bir günaha girmiş olursunuz. Bu bir nevi hırsızlıktır.
      Gasp edilen para hak sahibine ödenir hak sahibi yoksa onun varislerine ödenir. Varisleri de yoksa hayır kurumlarına verilir.
      Hak kafir devletine aitse o devletin yardım yaptığı kuruluşlara verilir.

  5. Cemaatle namaz kılarken yellendik ve abdestimiz bozuldu ve utandık ayrılamadık bunu helal saymayarak , namazımızın geçersiz olduğunu kabul ederek ve yaptığımızın günah olduğunun bilincinde namaza devam ettik diyelim
    (Ama namazın geçersiz olduğunu biliyoruz ve yaptığımızın günah olduğunu da fakat utandık ve devam ettik)
    Bu bizi dinden çıkarır mı lütfen bana kesin net ve tatmin edici bir cevap verin
    Çok umutsuzum
    Hocam biliyorum yaptığım yanlış ama utandım ve cemaatten ayrılamadım

    1. Öyle bir durum ön saflarda iken vukuu bulursa cemaati rahatsız etmemek niyetiyle namaz bitene dek bir şey okumadan devam edilmeli. En arka saf da iken böyle bir durum olup utanıp saftan ayrılmamak riya olur. Riya ise küçük şirktir.
      Bu durumdan dolayı utanmak cahilliktir. Her insanın başına böyle bir şey geçebilir gayet normaldir utanmak da nedir?

  6. Youtube’da instagram’da helal dairede içerik üretmek, bu yolla izlenme başına para kazanmak caiz olur mu? Youtube’da gösterilen reklamlar bir noktaya kadar seçilebiliyor banka ya da flört reklamı olmasın gibi ama asıl içimi rahatsız eden siyonizme hizmet eden markalardan para kazanmak insanları uygulamalarında tutmak vs. Bazı sağlık sorunlarından dolayı sahaya geri dönebileceğimi zannetmiyorum.

    1. Küfürden maksat kafirlerin uygulamalarından kazanılan mı? Youtube gibi siyonizme hizmet edenlerin dev markalarından birisiyle iş birliği yapmak caiz olur mu?

    2. Küfür demek Allahı ve onun hükümlerini gönderdiklerini inkar etmek beğenmemek demektir.
      Kafirlerle yapılan iş birliği küfür içeriyor İslama ve Müslümanlar aleyhine bir şeyse küfürdür.

  7. Hocam ben çok ağır hastayım nazardan, musallat da var. Siz bana yıllar önce hastalanınca yapmam için sabah akşam birşey demiştiniz bu nazar için unuttum hatırlatırmısınız. Ve duada rica ederim.

    7 ihlas Felak ve nas avuca okuyup mesh ed demiştiniz bunları sabah ve akşam. Artı birşey varmıydı yokmuydu hatırlayamadım. Hatırlatırsannız sevinirim.

    1. SORU:(Görülmeyen şeylere, mesela nazara inanmak yanlıştır. Sadece, sevgisiz bakan bir göz, insanı yorar) diyenler çıkıyor. Nazar hak değil mi?
      CEVAP
      Görülmeyen şeylere inanmak yanlıştır sözü inkarcıların sözüdür. Allah’da gözükmez ama inanmak zorundayız. Çünkü eserleri meydandadır. Dıştan bakınca ocaktaki ateş de gözükmez ama bacadan çıkınca eseri görülür. Meleklerde gözükmez ama inanırız. Elektrikte telde gizlidir ama ampulde aşikar olur. Nazar haktır. Beğenerek, imrenerek veya kıskanarak bakılan şeylere nazar değer. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.

      Peygamber efendimizin zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün bir şey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, (Bunun gibi bir deve hiç görmedim) der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenab-ı Hak da Resulullahı bunun nazarından korumuştur. Bu hususta Kalem suresinin (Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı) mealindeki 51. âyeti inmiştir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
      (Nazar haktır.) [Müslim]

      (Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.) [İbni Adiy]

      (İnsanların yarısı nazardan ölür.) [Taberani]

      (Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.) [Beyheki, İbni Sünni]

      (Nazar neredeyse kaderi geçecekti. Nazardan Allahü teâlâya sığının.) [Deylemi]

      (Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.) [Müslim]

      Görülmeyen şeylere yok demek, bugünkü bilime de aykırıdır. Günümüzde, aletlerden çıkan şuaların iş yaptığı tespit edilmiştir. Mesela, TV’yi çalıştıran, kanallarını değiştiren veya arabaları açan kumandalar vardır. Onlardan çıkan şualar, iş yapmaktadır. Lazer denilen şualarla ameliyatlar yapılmaktadır. Bunlar gibi, gözden çıkan ve mahiyeti tam açıklanmayan şualardan da nazar değerek, bakılan şey zarar görebilir. Göremediğimiz şeylere yok demek ise, çok cahilce bir sözdür.

      Kendine nazarı değmek
      Sual: İnsanın kendi kendine nazarı değer mi?
      CEVAP
      Evet, değebilir.

      Sual: Nazardan korunmak için ne yapmak gerekir?
      CEVAP
      Kendisine nazar değen kimse, aşağıda bildirilen duaların birini veya tamamını okumalıdır.
      1- Fatiha, Âyet-el kürsi ve dört kul [Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri] yedişer defa okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar ve her dert için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritilerek içmek de olur. Bir hadis-i şerifte de, (Fatiha ile Âyet-el kürsiyi okuyana, o gün nazar değmez) buyuruldu. (Deylemi)

      2- Bir hadis-i şerifte, (Sabah akşam, [Besmele ile] 3 defa “Bismillâhillezi lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur) buyuruldu. (İbni Mace)

      3- Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki Kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir. (Medaric)

      4- Peygamber efendimiz, iki Kul euzüyü okuyup buyurdu ki:
      (Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.) [Ebu Davud]

      5-(Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin) tavizini, sabah akşam 3 defa okunup kendine veya hastaya üflenirse, nazardan, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)

      6- Peygamber efendimiz nazar için (Allahümme barik fihi ve la tedarruhü) okurdu. (İbni Sünni)

      7- Nazarı değen kimse veya herkes, beğendiği bir şeyi görünce Mâşâallah demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez. Hadis-i şerifte, (Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez) buyurdu. (Beyheki, İbni Sünni)

  8. Hocam bir yakınım bana aldığım dini eğitimden dolayı bir soru sordu.
    Soru şu internet üzerinden nikah kıymak olurmu ?
    Bende cevaben nikahın sıhhati açısından caiz olmayacağını, bir ortamda beraber şahitlerin vs bulunmaları gerektiğini söyledim internet nikâh olmaz dedim.
    Hocam acaba bu dediğim de bir sakınca varmıdır ?
    Bazı âlimler olur demiş bazıları ise olmaz demiş baktığım yerlerde öyle yazıyordu. Ben direkt olarak olmaz dedim caiz değildir dedim.
    Acaba bu dediğim de bir sakınca varmıdır ?

    1. Namaz nasıl ki TV’deki imama veya internetteki imama tabi olarak internet kılınamıyorsa nikah da internetten veya TV’den kıyılamaz. Sizin söyleminiz isabetlidir.

  9. Hocam üstümüze düşen her şeyi her zaman yerine getiremeyebiliyoruz bazen tembellik ediyoruz ya da aciz kalıyoruz ya da elde olmayan sebepler oluyor ya da ne kadar çalışmamız gerektiğini bilsek de çalışmıyoruz bu tarz durumlarda ne yapmak lazım
    Ben tıp fakültesi öğrencisiyim artık bir sıkılma ve bunalma hali anlam kayıpları yaşıyorum bunun da etkisi olsun başka şeylerin de etkisi olsun eskisi gibi değilim artık
    Mesela sınava 100 saat çalışmam gerekiyorsa 50 saat çalışıyorum sürekli pişman oluyorum ama bu döngüyü kıramıyorum
    Geçmiş zamana çalışmadığım zamana esef ediyorum ama yine de asla istediğim seviyede çalışamıyorum
    Ve 2.sorum elimizden gelen her şeyi yapmadık veya yapamadık diyelim bu noktada nasıl tevekkül etmeliyiz
    Size daha önce çok soru sordum bana Allah rızası için yardım edin
    Çok çalışmak istiyorum ama asla zihnimdeki gibi olmuyor
    Ve geçmişe esef etmeyi nasıl bırakabilirim
    Lütfen ayrıntılı cevap verin
    Allah razı olsun sizden

    1. Allah’ın rahmet ve bereketi ve selameti üzerinize olsun Kardeşim.
      Tembellik vücudumuzu oluşturan dört unsurdan (toprak, su, ateş, hava) toprak kısmı ağır basmasından oluşur. Bunlar dengede olursa sağlıklı oluruz. Tıpta buna vitamin eksikliği veya fazlalığı denebilir. Öncelikle kolesterol artırıcı şeyler yemekten kaçınınız. Cep telefonunu internetti daha az kullanınız. Bunlar da tembelliği artırır. Tıka basa yemek yemeyiniz sofradan biraz aç kalkarsanız bir süre sonra açlığınız gider. Bunlarla birlikte her sabah veya akşam “Ya Allah ya Hayyü” esmasını en az yüz er kez okuyunuz. Beş vakit namazınızı da kılınız. Vaktinde kılamadıklarınızı o gün farzlarını kaza ediniz ki beden disiplin altına girsin tembellikten kurtulsun.
      Geçmişe dair kötü düşünceler düşündükçe çoğalır. Öyle bir düşünce geldiğinde bulunduğunuz anı idrak edip geçiştirin. Geçmiyorsa bu şeytanın işidir diye düşünüp o hatırayı basitleştirin.

  10. Selamun aleyküm. Kadı İyad’ın “sunni bir hatip fatımilere imamlık yaparsa kafir olur.” fetvasını nasıl anlamalı?

    1. Aleykümselam.
      Kadı Iyad’ın “Sünni bir hatib şii fatimlere imam olursa kafir olur” sözünün manası, namaz kıldıran imam anlamında değildir. İran imamları gibi lider olması anlamındadır.

    2. mevcut sistemde asker olunmaz diyerek bu fetvayı delil getiriyorlar. oysa halife memun Kur’an mahluktur dedi, halkına da bunu dayattı, İmam Ahmed’i zindana attı. Fakat ordusu mümin idi. hatta imam Ahmed, bizansa karşı zafer kazansınlar diye memun’un ordusuna dua ediyordu.
      askerlik yapılmaz ise Memun ve adamlarının fatımilerden ne farkı var?
      Zaten imam olursa kafir olur diyor, asker olursa demiyor.

    3. Mevcut sistemde asker olunmaz fetvası boş bir lakırtıdır. Bu ülke atalarımızın bize mirasıdır. Bir kaç şaklabanın sözü ile bu memleketi düşmanlara bırakacak değiliz. Ülkenin yönetimi ehil olmayanlara geçebilir, onlarda kendi sistemlerine göre yönetebilir, bu demek değil ki bizim bu devleti onlara bırakacağımız anlamına gelmez. Hz. Muaviye’den sonra Peygamberimizin bıraktığı islam devleti Yezit denilen lanetlinin elin geçti. Ülkeyi şeriate göre değil kendi sistemine göre idare etti. Peki o zamanda yaşayan ashabı kiram şeriati bilmiyor muydu? Onlar o ülkeyi terk mi etti?
      Mevcut sistemde asker olunmaz diyenler siyonistlerin köpeğidir. Bu ülkeyi böyle satılmış kafalarla içten yıkmak ve ele geçirmek istiyorlar uyanık olun biraz.

    4. Fatımiler devletinde olsaydık yine askerlik yapmalımıydık? (müslümanlara karşı savaşmamak şartıyla)

    5. Fatımiler devletinde askerlik şimdiki gibi zorunlu değildi. Paralı askerler vardı. Zorunlu olsaydı da yapmasaydın o ülkeyi terk ettirirlerdi. Burada da hapse atarlar çıktıktan sonra yine de o askerliği yaptırırlar. Bir ülkenin vatandaşlığını kabul eden herkes oranın yasalarını da peşinen kabul etmiş demektir.

  11. SELAMUNALEYKÜM VE RAHMETULLAH.
    SİTEMİZDE YAYINLADIĞIMIZ HATME DUASINDAN GAVSI SANİ HAZRETLERİNİN DİĞER İKİ HALİFELERİ İÇİN EK HATME DUASININ DA YAYINLANMASINI İSTEYENLER ORJİNALİNİ BURAYA GÖNDERİRLERSE İNŞAALLAH YAYINLARIZ…

  12. çocuğu sistemin okullarına göndermek küfür. müslüman bu konuda ne yapmalı? çocuğunun okulunu olabildiğince ertelemeli mi?

    1. Kim uyduruyor çocuğunu sistemin okullarına göndermenin küfür olduğunu? Böyle çala kalem şu bu şirk diye fetvalar uyduranların vebali çok büyüktür.
      Aslında bunlar cahil değilse siyonistlerin piyonu alim kisveli münafıklardır.
      Bir ülkede küfür sistemine alternatif medreseler olup da medrese yerine onlar tercih edilirse o durumda küfür olur.
      Yüz yıldır bu memlekette tahsil gören alimler sistemin okullarında tahsil yaptı onlar kafir mi oldu? Siz küfür dediğiniz mevcut sistemin okullarında bu yazıyı öğrenmeseydiniz bu yazıyı nasıl yazacak ve okuyacaktınız? Siz sistemin okullarında öğrenim görmekle küfre mi girdiniz?

Bir yanıt yazın