Nasuh Tövbesi

Eski zamanlarda Nasuh adında bir adam vardı.
Bu Nasuh isimli kimse saçlarını
utövbezatır kadın giysileri giyerek kadın hamamlarında tellaklık ederdi. Yüzü kadın yüzü gibi tüysüzdü. Nasuh yıllarca tellaklık etti, kimse onun erkek olduğunun farkına varmadı. Çünkü yüzü kadın yüzü gibi, sesi kadın sesi gibiydi.

Aradan zaman geçince Nasuh bu işten pişman oldu, tövbe etti fakat tövbesini tutamadı. Bu defalarca böyle oldu. Bir gün Nasuh bir Allah dostuna giderek:

– “Bana dua et.” diye ricada bulundu.

O Allah’ın (c.c.) veli kulu ona dua etti.

Nasuh bir gün yine hamamda tası doldururken padişahın kızının küpesindeki incilerden biri kayboldu. Bütün kadınlar onu aramaya koyuldular.

Herkesin eşyasını aramak için önce hamamın kapısını kapadılar. Sonra başladılar aramaya. Fakat inci bir türlü bulunamadı. Bunun üzerine herkesin aranması emredildi.

– “İhtiyar, genç, herkes üzerinde bulunan giysileri çıkarsın.” diye bağırdılar.

Nasuh korkusundan bir kenara çekildi, yüzü korkudan sararmış dudakları titriyordu. Ölüm korkusu her yanı sarmıştı. Kendi kendine:

– “Yarabbi, dedi. Bir çok defalar tövbe ettim fakat tövbemi bir türlü tutamadım. Eğer beni bu beladan, rezil rüsva olmaktan kurtarırsan bütün yaptıklarımdan tövbe ettim.” dedi. Bunun üzerine birisi;

– “İnci bulundu.” diye biri seslendi. Nasuh’u aramaktan vazgeçtiler, böylece Nasuh rezil olmaktan, ölümden kurtulmuştu. İnci bulunduğu için herkes bayram ediyor seviniyordu. Bu sevinç dalgası geçtikten sonra Nasuh’u çağırdılar:

– “Ey güzel tellak gel, padişahın kızı seni çağırıyor gel onu kesele, yıka” dediler.

Nasuh bunu reddederek hamamdan çıkıp gitti. Bir daha da tövbesini bozmadı…

Sözlükte “Allah’a dönüş ve yöneliş” anlamına gelen tövbe, dini terim olarak “günahtan Allah’a dönme” anlamıyla meşhur olmuştur. Tövbeyi daha açık ve anlaşılır bir tarzda tarif edecek olursak şöyle diyebiliriz:
Tövbe; yapılan kötülüğü, işlenen günahı veya kabahati günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah’a dönmek, O’ndan affetmesini, bağışlamasını dilemek, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek, yalnız Allah’a yalvarmak demektir.

Yüce Allah,
buyurmaktadır.  أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحاً عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ (Tahrim/8)
– Ey iman edenler! Nasuh bir tevbe ile Allah’a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, (Tahrim/8)

Peki, bu ayette kastedilen nasûh tövbesi nedir?

Nasûh, Arapça kelime ‘nush’ kökünden mübalağa (abartma) kipidir. ‘Çok öğüt veren’ demektir. Tövbe, çok öğüt verici olarak nitelendirilmiştir. Yani sahibine, günahı bırakmasını öğütleyen, onu günahtan kurtaran sadık bir tövbe ile tövbe ediniz, Allah’a dönünüz demektir.

O halde nasûh tövbesi; hemen günahı terk etmek, geçmişte olanlara pişman olmak, gelecekte günah işlememeğe karar vermek ve üzerinde bulunan bir hakkı sahibine ödemek demektir

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) nasûh tövbesini;
“Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rücu’ edip, sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dönmemesidir.” şeklinde tanımlamıştır.

Gazalî Hz., nasûh tövbesini tanımlarken şunlara yer vermiştir: “Nasuh tövbesi yapanlar, tövbe edip ölünceye kadar tövbesinde duranlardır. Bunlar geçmişteki eksiklerini tamamlar ve bir daha günaha dönmeyi hatırdan bile geçirmezler, zelle ve sürçmeler müstesna. İşte tövbede istikamet budur. Seyyielerin(kötü vasıfların), hasenelere (iyi sıfatla) dönüşümü, bu tür tövbe sahipleri içindir.”

Nasuh Tövbesinin Kabulünün Şartları
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ın tövbe edenleri methetmesi ve tövbe kapısını çalan kullarını sevdiğini ifade etmesi , tövbelerin kabul edileceğinin birer delilidir.

Hz. Peygamber, kullarının tövbesi karşısında Allah’ın ne kadar çok sevineceğini şöyle bir örnekle anlatmaktadır: “Allah’ın kulunun tövbesine sevinmesi şuna benzer: Bir insan azığını, su tulumunu bir deveye yüklemiş, sonra yolculuğa çıkmıştır. Nihayet çorak bir yere vardığında uykusu gelmiş, devesinden inerek bir ağacın altında istirahata çekilmiştir.

Kalktığında devesinin kaybolduğunu görmüş ve değişik tepelere koşarak onu aradığı halde bulamamış ve yorgun bir vaziyette, ağacın altına yatmıştır. Tekrar uyandığında devesini yanı başında durduğunu görüp de yularından yapışıp, son derece sevinerek:

– ‘Ey Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, ben senin kulunum’ demiştir.
İşte Yüce Allah, kendisine tövbe eden kuluna, devesini kaybettikten sonra bulan adamdan daha fazla sevinir.

Tövbe hakkında bir başka hadisi şerif:
“Nefsim, elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, eğer günah işleyip tövbe ediyor olmasaydınız, Allah sizin yerinize, günah işleyen ve Allah’dan istiğfar edip Allah’ın da onları bağışlayacağı bir kavim getirirdi”
(Müslim, Tevbe 11; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 309.)

Bunun anlamı günah işleyip tövbe edin demek değildir. Şayet nefsimize uyup da günah işlersek Allah’ın tövbeleri kabul edeceğinden şüphe etmemeliyiz demektir.

DUA:
Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebûü leke bi ni’metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfir lî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe illâ ente.”

Allahım sen benim Rabbimsin Senden başka ilâh yoktur Sen beni yarattın.Ben de senin kulunum Gücüm yettiği kadar senin va’din ve ahdin üzerineyim.Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım Senin bana verdiğin ni’metini îtiraf ederim. Günahımı da îtiraf ederim. Beni mağfiret et Çünkü günahları ancak sen bağışlarsın.

Bismillahirrahmanirrahim Bismillahillezi, la-yedurru maasmihi şeyün fil ardı vela fissema ve hüvessemiulalim.”
(3 kere Sabah-Akşam)

Allahümme innî es’elüke-ssıhhate vel-âfiyete vel-emânete ve hüsnel-hulkı verrıdâe bilkaderi birahmetike yâ Erhamerrâhimîn”
(Ya Rabbi! Senden, sıhhat ve afiyet ve emanete hıyanet etmemek ve güzel ahlâk ve kaderden razı olmak istiyorum Ey merhamet sahiplerinin en merhametlisi! Merhametin hakkı için, bunları bana ver! ).

Tövbeden söz ederken kul hakkını bir kenara koymayalım. Gıybet, iftira, tecavüz veya zina etmek, insanlara sövmek, hakaret etmek, insan canına kıymak, birinin malını çalmak veya gasp etmek kul haklarındandır. Hayvanlara eziyet etmek de kul hakkı gibidir.  Kul haklarına tövbe ettikten sonra hak sahipleri ile de helalleşmek gerekir.
Zina eden kimsenin eşi ile helalleşmek ise, ancak recim cezasını çekmekle mümkündür.

Zina suçu şeriatte dört adil şahitle isbatlanmış ise cezası recimdir. İşlenen zina suçu şeriat yasalarının uygulanmadığı bir ülkede işlenmişse veya işlenen zina dört adil şahitle isbat edilememişse o suçun cezası ahirete kalır. Allah onu dilerse affeder dilerse cezalandırır.

  • Buna rağmen yine de her şeye tövbe etmek gerekir Allahın af ve merhametinden ümit kesmemek gerekir..
    Kasten adam öldürmenin cezası kısastır.

Büyük günahlardan birini işleyip de, onun cezasını dünyadayken çekmeyenlerin durumu ise Allah’a kalmıştır. Allah o kulun tövbesine, pişmanlığına ve hayat tarzına göre isterse affeder, isterse de cezalandırır.

Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (asm) etrafında bulunan ashabına karşı şöyle buyurmuştu:

“Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza, zina etmeyeceğinize, çocuklarınızı açlık endişesiyle öldürmeyeceğinize, bana karşı gelmeyeceğinize, dinin emrettiği konularda bana karşı gelmeyeceğinize söz vererek bana biat ediniz. Kim sözünde durursa mükafatını Allah verecektir. Sizden biriniz yukarıda sayılanlardan herhangi birini işler de cezasını Dünya’da çekerse o ceza işlediği suçun kefâretidir.
Ahirette ceza çekmez.
Kim de cinayet, hırsızlık, zina vs. bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse, onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse(mizanda sevapları ağır gelirse) onu affeder, (günahları ağır gelirse) dilerse cezalandırır.””
 (Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) işlediği günahın cezasını dünyadayken çekmeyenler için şöyle buyurmuştur:
– “Kim de cinayet, hırsızlık, zina vs. bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse, onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse(mizanda sevapları ağır gelirse) onu affeder, (günahları ağır gelirse) dilerse cezalandırır.”

(Hadis-i Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)

Bu hadisi şerife göre dünyada yukarıda zikredilen türden günah işleyenler burada ceza çekmeden ölürse onun suçu tatamen silinmiyor Allah dilerse affediyor, dilerse cezalandırıyor.

Bunu şu şekilde açıklayabiliriz:

Bir mümin her ne günah işlemişse işlemiş olsun onda inkar ve şirk yoksa Kıyamet Günü onun amelleri tartılacak, sevabı günahından çok olan kimse Allah’ın merhameti ve affı ile hiç cehenneme girmeyecektir.

Taberi Tefsiri Sure-i Karia/6-7-

– “O gün sevap tartısı ağır gelen, razı olacağı bir hayat içindedir.”
Âyette ifade edilen kişinin razı olacağı yaşantıdan maksat, cennette ya­şayacağı hayattır.”[5]
Taberi Tefsiri Sure-i Karia/8-9
“Sevap tartısı hafif gelenin ise (kucağına sığınacağı) anası, bir uçurumdur.”
Taberi Tefsiri Sure-i Karia/10
“O uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin?”
Taberi Tefsiri Sure-i Karia/11
“O, kızgın bir ateştir.”
Cehennem ateşi, kişinin anasına benzetilmiştir. Zira cehennemlik kişi­nin âhirette ateşten başka sığınacağı hiçbir barınağı yoktur. Bu sebeple ateş onun anası gibidir.’.
Âyette cehennem ateşinin kızgın bir ateş olduğu ifade edilmektedir. Re-‘ sulullah (s.a.v.) bu hususta birhadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur
“Sizin yaktığınız bu ateşiniz, cehennem ateşinin yetmiş derecesinden bir derecedir.”[6]

Sonuç olarak sevap terazisinin ağır gelmesi için çok hayır hasenat işlememiz lazım. 

Kaynaklar:

[5]Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/206.
[6]Tirmizi, K. el-Cehennem, bab: 7, Hadis no: 2589
Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 9/207.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Misafir için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Nasuh Tövbesi” üzerine 46 yorum.

  1. Selamün aleyküm hocam..ben gecmiste cok yanlislar yaptim cok hatalar yaptim ve bundan ötürü pismanim…haram ixxxlerim oldu (nikahsiz kiz arkadaslarim)ve bundan ötürü gercekten cok ama cok pismanim gecmisimi silme imkanim olsa bir saniye bile düsünmeden silerdim…su an nisanliyim ve rabbim izin verirse evlenecegiz din konusunda cok daha hassas oldum ve elimden geldigimce ibadetimi yapiyorum..haram iliskiden sonra tövbe ediniz deniyor ve haram islerde ah olmaz deniyor dogrumu?cok pismanim gecmisimden dolayi Rabbimden hergün af diliyorum

    1. Aleykümselam.
      Günahlarınıza tövbe ediniz başkalarına da anlatmayınız. Tövbe edilen günahlara bir daha dönmezseniz kıyamet günü onların hesabı sorulmayacak azab da olmayacak. Üzerinizde kul hakkı varsa onu ödeyiniz veya helal ettiriniz.
      Evlenin dindar çocuklar yetiştirin.

  2. Selamun aleyküm yardıma ihtiyacım var namaz kılmaya başladım Allah’ın lütfü keremi ile 7 aydır 44 yaşındayım ve kaza namazımı nasıl dogru hesaplayabilirim bilmiyorum kaç sene borcum var yardımcı olabilmeniz mümkünmü

    1. Aleykümselam Hüelya hanım.
      Rabbim namazınızı kabul kılsın. İlk namaza başladınız 7 ay öncesi ile ilk hayz görüp temizlendiğiniz gün arasındaki süreyi yaklaşık olarak hesap ediniz. O süre kadar farz ve vitir namazlarının kazasını kılınız. Kaza kılmaya niyet ederken “Niyet ettim Allah rızası için kılmadığım en son sabah namazının farzını kaza etmeye” diye niyet ediniz.
      Kerahat vakitlerinin dışında her vakit kaza kılabilirsiniz. İsterseniz her gün bir günlük kılınız isterseniz onu çoğaltabilirsiniz.

  3. Selamun aleyküm bizler kadere gayba iman etmiş müminler olarak ev sigortası araba sigortası vb… ALLAH” IN dünyadaki sebeplerine sarılmak diyebilirmiyiz İslami açıdan tavrımız ne olmalıdır.. Çok cahil Müslüman kardeşinize yardımcı olursanız.. ALLAH RAZI OLSUN

    1. Aleykümselam Huelya hanım.
      Zorunlu sigortalar için bir besi yoktur. Ama onun dışındaki kaskodur falan filan sigortadır bunlar ekseri alimlere göre caiz değildir. Bazıları da cevaz verir. Ben kendim birinci görüşü uygun bulmaktayım. Karar sizindir.

  4. Selamun aleyküm hocam…cuma namazindan sonra kilinan namaz nedir?ve kac rekat tir?ve cuma öncesi kilinan namaz nedir?

    1. Aleykümselam.
      Cuma günü 16 rekat namaz kılınır. [Bunun iki rekatını kılmak farzdır. Öğle namazından daha kuvvetli farzdır.] Bunlar sırası ile şöyledir:

      1- Önce, Cumanın dört rekatlık ilk sünneti kılınır. Bu sünnet, öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sonra, cami içinde ikinci ezan ve hutbe okunur. Hutbe okunduktan sonra, ikamet okunup, cemaat ile Cuma namazının iki rekatlık farzı kılınır.

      2- Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, dört rekatlık son sünneti kılınır. Bunun kılınışı öğle namazının ilk sünneti gibidir.

      3- Bundan sonra, “Vaktine yetişip kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya” diye niyet ederek, öğle namazının farzı gibi zuhr-i ahir denilen bir namaz kılınır.

      4- Sonra da, sabah namazının sünneti gibi iki rekat vaktin sünneti kılınır. Bundan sonra, Âyet-el-kürsi ve tesbihler okunup, dua edilir.

      Cuma namazını kılarken
      Sual: Cuma namazının sünnetlerini kılarken, kazaya nasıl niyet edilir?
      CEVAP
      Cumanın ilk sünnetini kılarken, (Cumanın ilk sünnetini ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. Cumanın farzından sonra 10 rekât namaz kılınır. Bunun ilk dört rekâtını kılarken, (Cumanın son sünnetini ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. İkinci dört rekâtı kılarken, (Vaktine yetişip kılamadığım son öğle namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir ve farz gibi kılınır. Buna zuhr-i ahir namazı denir, mutlaka kılmalıdır. Cuma namazı kabul olmazsa, bu namaz o günün öğle namazı yerine geçer. Sonra iki rekât daha kılınır, buna da (Vaktin son sünnetini ve ilk kazaya kalmış sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir.

  5. Selamun aleyküm… Kafam çok karışık İsa Mesih inancında bir arkadaşım var konuşurken ben Allah diyorum o da Allah diyor eşim dediki onun ettiği duaların sana faydası yok onun Allahı başka.. Benim bu arkadaşlık etmem ailemin içerisine sokmam la alakalı dinim ne der.. Bir yanlış yapmaktan çekindiğimden cevaplarsanız sevinirim

    1. Aleykümselam Huelya hanım.
      Hıristiyanlar ”Allah gökte” derler ve öyle inanırlar. Biz Müslümanlar ise Allah’ı mekandan münezzeh biliriz. Biz Allah tekdir” deriz ve öyle inanırız. Hıristiyanlar İlah 3’tür derler. İsa’ya -hâşa- ” Allah’ın oğlu” derler. Yahudiler ise Üzeyir’e ” Allah’ın oğlu” derler. Buna dair ayeti kerime, mealen;

      -”Yahudiler, Üzeyr’e, Hristiyanlar da Mesih’e(İsa’ya) Allah’ın oğlu dediler. Daha önceki kâfirlerin [“melekler Allah’ın kızlarıdır” diyenlerin] sözlerine benziyor. Allah onları kahredecektir! Nasıl da sapıtıyorlar.” 
      [Tevbe 30]
      Allahu Teala Maide Suresi 72. ayeti kerimede buyuruyor ki, mealen:
      – “Yemin olsun ki “Meryem’in oğlu Mesih Allah’ın oğludur “diyenler kafir oldular.”diye buyurur.

      Bütün Müslümanlarca da bilinmektedir ki Hıristiyanların dini inançları; baba (Allah), oğul(İsa) ve Ruhul-kudüs teslis inancı olduğudur. Bir başka ayette mealen:

      – “Allah üçün üçüncüsüdür” diyenler elbette kafir oldular. Halbuki bir tek ilahtan başka ilah yoktur. “
      (Maide / 73)
      Onlarla arkadaşlık etme hususunu Kuran şu ayetle belirtmiştir. Mealen:

      – Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez. (Maide/51)

      Size tavsiyemiz onunla arkadaş olmayınız. Sebebini sorarsa durumu buraya göre izah edebilirsiniz.

  6. Selamun aleyküm hocam…benim sorum ölen kisi öldügünü hemen anlarmi?ölülerin ruhlarina yasin okumanin faydasi nedir?azap görmekte ise azabini hafifletebilirmi Allahin izni ile?

    1. Aleykümselam.
      Ölen kimse ölüm meleklerinin ruhunu almaya geldikleri andan itibaren öldüğünü anlar cenazesinin yıkandığını kabre konulduğunu meleklerin soru sorduklarını görür ve bilir.
      Peygamberimiz “Ölülerinizin ruhuna YâSin okuyunuz” buyurmuştur. Okunan Kuran’ın sevapları mevtanın ruhuna nimetler olarak sunulur azap çekiyorsa hafifletilir.

  7. Selamunaleyküm. Öncelikle faydalı paylaşımınız için Allah razı olsun.
    Bundan 5 sene kadar önce ben kız arkadaşımla öpüştüm birkaç kez. Kendimden utanıyorum. Yaşadığım müddetçe bir gün bu sır önüme çıkacak diye çok korkuyorum. Rabbimden bağışlanma diliyorum. Bir kere değil birkaç kez yaptığım için hem de günah olduğunu bile bile çok çok utanıyorum. Bu durum aradan 5 sene kadar geçmesine rağmen neredeyse her gün aklımda. özellikle son günlerde fazlasıyla kafamı meşgul ediyor. Aileme layık görmüyorum kendimi. rabbimin bana verdiği aklı doğru kullanmadığım için çok pişmanım. kendimden utanıyorum. bu tövbeyi duydum. araştırdım. dualarımda defalarca tövbeler ettim. Rabbim inşallah kabul eder. Bu işlediğim günahla ne dünyada ne ahirette yüzleşmek istemiyorum. Bana önerebileceğiniz başka bir dua var mı?

    1. Aleykümselam.
      İşlediğin günah için pişman olmuşsun ve tövbe de etmişsin. Unutma ki Allah Et-Tevvab’tır. Yani bütün tövbeleri kabul edicidir.
      Bir gün Peygamber Efendimiz Mescid-i Nebevî’de otururken yanına bir genç geldi ve:

      “Ey Allah’ın elçisi! Ben cezalandırılması gereken bir günah işledim. Cezamı ver!” dedi.

      Peygamber Efendimiz o adama hiçbir şey söylemedi. Fakat adam az sonra isteğini tekrarladı:

      Rasûl-i Ekrem ona yine cevap vermedi. Derken namaz vakti geldi, namaz kılındı. Günah yükünün altında ezilen o sahâbî namazdan sonra Rasûl-i Ekrem’in peşine takıldı ve isteğini tekrarladı:

      “Ey Allah’ın Elçisi! Ben cezalandırılması gereken bir günah işledim. Cezamı ver!”

      Sevgili Peygamberimiz o zaman adama dönerek sordu:

      “Sen mescide gelmek üzere evinden çıkacağın zaman güzelce abdest almadın mı?”

      “Aldım, Ya Rasûlallah!”

      “Sonra mescide gelip bizimle birlikte namaz kılmadın mı?”

      “Kıldım, Ey Allah’ın Elçisi!”

      “Öyleyse Allah Teâlâ senin günahını bağışlamıştır.” (Buhârî, Hudûd 27.)

      Peygamberimizin bir başka hadisi şerifi:

    2. Çok teşekkür ederim cevap verdiğiniz için. Çok pişmanım. Çok üzgünüm. Hiçbir şeyi hak etmediğimi düşünüyorum. Kendimi sürekli sorguluyorum. ya bu günah yarın bir gün yüzüme vurulursa ne yaparım diye. sonra kendime Allah senin bu günahını bilmiyor mu? o biliyorsa bu utanman ve tövbe etmen için yeterli değil midir diyorum. Ve yaradan Rabbime her gün yarabbim bana tövbe etmem için nefes verdiğin için hamd ü senalar olsun diyorum. Bu yorumunuz beni inanılmaz ferahlattı. İnsan kusurlarını ailesine eşine dostuna anlatır belki ama kendisini yargılamayacak dert ehli insanlara anlatması daha iyi olur. onlar daha yol gösterici olurlar diye düşünmüştüm ve ne yazık ki çevremde böyle birisi yok. Allah’a emanet olsun

    3. Rica ederim Ahmet kardeşim. Biz sizlerin dert ortağıyız. Bize dertlerinizi sıkıntılarınız yazıp paylaşabilirsiniz..
      Sıkıntılar paylaşmakla azalır.
      Siz de Allah’a emanet olunuz.

  8. Hocam selamünaleyküm. Evli bir kadının çok istemesi neticesinde yazışıp sonra arabada bir araya gelip cınsel münasebete girmeden sevişip ayrılmanın günah derecesi nedir kocasının hakkı varmıdır.not: O andan sonra da pişmanlık duyulup daha da o fiile girilmemistir.

    1. Aleykümselam.
      SORU: Evli bir kadının ile bir araya gelip cınsel münasebete girmeden sevişip ayrılmanın günah derecesi nedir ?
      CEVAP:
      Zinaya yakın haramdır. Tövbe gerekir.

  9. selamun aleyküm, Cok büyük günah işledim ben günahından tövbe ettim ateist olan erkek arkadaşımdan ayrıldım ama onun günahına girdiğim için çok pişmanım onun ve benim affedilmesini istemem için ne yapmam gerekiyor.

    1. ALEYKÜMSELAM PINAR HANIM. ALLAH TÖVBENİ KABUL VE EBEDİ KILSIN. ATEİSTLERE HİDAYETE ERMESİ (İman edip Müslüman olması) DIŞINDA DUA ETMEK HARAMDIR. Müslüman olduktan sonra İstediğiniz kadar dua edebilirsiniz.
      ***
      Kendiniz için ise, istediğiniz kadar dua ediniz. Beş vakit namazı kılmaya çalışınız. Çünkü namaz kulu Allaha manen en çok yaklaştıran bir ibadettir. Oruçlarınızı tutmaya çalışınız çünkü oruç şeytanı ve içimizdeki düşman nefsi kahreder.
      İnancı bozuk kötü huylu kimselerden de uzak durunuz ki sizi bir daha aynı manevi çukura düşürmesinler.

  10. Çok pişmanım hakka girdim günah işledim ve bunu günah olduğunu bile bile yaptım yandım allahım yandım sen nuruna yüz çevirdim de kendimi ateşe attım

    1. Muhammed. İster bilerek istersen bilmeyerek günah işlemiş ol. Bilki Allah Tevvabur-Rahimdir. Yani bütün tövbeleri kabul edicidir günahları tövbe ile birlikte affedicidir. Allahın af ve rahmetinden ümit kesenler ancak kafirlerdir.

    1. Nasuh tövbesi çok pişman olup bir daha asla o günaha dönmemek üzere Allah’a söz vermektir.

    1. İyi günler Yıldız hanım.
      Tövbe etmek için el almak veya bir tarikata girmek diye bir şey yoktur. Nerede günahınıza pişman olursanız orada tövbe edebilirsiniz. Tarikata girmek de kötü değildir ama ehlini bulmak lazım.

    2. Çok teşekkür ederim,size ulaşabilecek bir mail adresiniz var mı?önemli bir sorum olacak burada alelacele yazmak doğru olmayabilir.

    3. Yıldız abla tarikat işi gönül işidir. Eğer Abdülkadir Geylani, şahı nakşibend, Mevlana, Şemsi Tebrizi gibi olmak istiyorsan tarikattan başka çare yoktur. Tabiki işin ehlinden öğrenmekte çok önemlidir. Türkiye’de şuan 800 şeyh olduğu söyleniyor. Ben çok araştırdım şahsım adına Mahmud efendi hazretleri diye bilinen Mahmud Ustaosmanoğlu hoca efendiyi buldum. Gerçekten dünya çapında dini bu kadar hassas yaşayan cemaat olduğunu tahmin bile etmiyordum.(yurt dışına ziyaretlerimde neler gördüm) tabi Türkiye’de başka evliyalar ve hak tarikatlarda var. Size tavsiyem ve yaptığım duayı söyliyim, ya Rabbi kimden razı isen benide ondan razı eyle. Kimi seviyorsan onu sevmeyi Nasib eyle. Beni kendine ulaştır. Amin..

    4. Mahmut Efendi hazretleri ve cemaati çok saygın ve değerli kimselerdir ama diğer sayın meşayihi kiramı ve cemaatlerini de onlardan ehven görmeyelim.

    5. Tövbe başka tarikata girme başkadır.fakat tasavvuf yada diğer adıyla tarikata girmek tövbe ile başlar kamil mükemmil bir mürşitle yapılan tövbe ALLAH cc dostunu tövbene şahit ve duacı edersin.

    6. Biz aksini mi söyledik Ferdi efendi?
      Tarikata tövbesiz girilmez ama tarikatsız tövbe etmek de farz değildir.
      Kamil mükemmil şeyh bulamayanlar tövbesiz mi kalacaklar?

    7. Kurban tarikata girmek el almak haktır.buyrun menzile Sofi olun inşallah.bir gönülde yoksa mürşit nazarı o Gönül değil şeytan Pazar’ı..

  11. Hocam, bir bayan arkadaşım daha önce xxxxxx xxxxış. Bir daha xxxxx xxxxxxak için tövbe etmiş, kapanmış, 5 vakit namazını kılmaya başlamış. Ama xxxxxxxxdan ve sigaradan vazgecemiyormus. Bunun xxxxx ve alkol için yaptığı tövbeler kabul olur mu ?
    Ve şuan çok temiz birisiyle evlilik yolunda. Biz duyduk ki büyük günahları olanlar kendileri gibi biriyle evlenirlermis. Arkadaşımın ne yapması gerekiyor.

  12. Gecen arkadasla bi konuyu tartistik..kendisi meyhanede icmeyecegine tövbe etmis yani ickiye tamamen degilde sirf meyhanede bana mantiksiz geldi tövbenin amaci günahtan dönmek degilmidir?ki tövbede pismanlik cok önemlidir insan icten gercekten pisman olmali yoksa sadece dil ile tövbe ediyorum demek nekadar bos bence benim bakis acim bu hocam

    1. Sizin görüşünüz çok doğrudur. O kimse şeytanın oyuncağı olmuş Allah ona hidayet versin. Onun tövbesi geçersizdir.

    2. Aynen hocam hani bu durumda meyhaneye gitse bile tövbe bozdu diye birsey olmaz cünkü meyhaneye gidip icmeyecegim Allahim demek yanlis ickiye tümdem tövbe etmesi gerek

    3. İçkiye tövbe edenin meyhanede işi olmaz. Zaruret hasıl olursa gidebilir. Yani babasını oraya götürmez ama babasını oradan getirmesi vacip olur ki bunun gibi.

    4. Aynen kardesim tövbenin sartlarindan biriside günahi tamamen terk etmekdir o kisinin tövbesi bu durumda gecersizdir günahi tamamen terk etmeye tövbe etmezse cünkü bu sekilde mantiksiz

  13. Allah bütün günahların tövbesini kabul eder. Ancak bir daha aynı günaha dönmemek ve o günah başkaları tarafından bilinmiyorsa şayet, başkalarına anlatmamak kaydı ile.
    Eğer o günah başkaları tarafından biliniyorsa tövbeyi başkalarına da duyurmak şarttır.

Misafir için bir cevap yazın Cevabı iptal et