İnsan Niçin Yaratıldı?

Zile'de 40 hatim 24.12.2012

İNSAN NİÇİN YARATILDI..?

Bu sorunun en doğru cevabını elbette ki insanı yaratan ezeli ve ebedi varlık Allahu Teala vermektedir. İlahi kelamda Rabbimiz şöyle buyurmaktadır, mealen:
      “Ben cinleri ve insanları ancak beni tanısınlar ve bana kulluk yapsınlar diye yarattım.” (Zariyat/56).
Rabbimiz cinleri ve insanları elbette ki kullarının ibadetine muhtaç olduğu için yaratmadı. Zira O Es-Samed’tir ki hiç şeye muhtaç değildir. Hadisi Kudside “Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim ve mahlukları yarattım.” buyurmakla da kulları tarafından bilinmeye muhtaç değildi. O bir ayette Rasulüne şöyle hitap etti, mealen;
    “Ey Rasülüm şüphesiz biz seni ancak; alemlere rahmet olarak gönderdik diye buyurdu.
O halde Rabbimiz bizlere merhamet ettiği için yarattı. Çünkü yaratmasaydı mümin kulları Cemalullah’tan ve sonsuz cennet mutluluğundan mahrum kalacaklardı.
Yaratılış amacından habersiz olanlar ise; bu dünyaya keyfince eğlenip yaşamaya geldiğini zannederek elması cam parçaları ile değişme aptallığında bulunarak bu dünyaya odaklanıp cennet hayatından uzaklaşıyorlar…
Tek kanatlı kuş uçmaz elbette. Hayatın devamı için iş, para ve sağlık da  gereklidir ama, bunlar amaç değil araç olmalıdır. Bir başka deyimle: “Para iyi bir hizmetçi , kötü bir efendidir”. Servet Allah’ın rızasını kazanmada kullanılırsa, dünya ve ahiretin mutluluk sebebi olur. Amaç, bu imtihan dünyasında Allah’ın bizlere vermiş olduğu bu emanetleri,  Allah’ın rızasına uygun yerlerde kullanmak ve övünme sebebi yapmamaktır…

Bu gün Müslümanım diyen bir çoğunun hayatında din,  ramazanda ve  bayramlarda hatırlanır tarzdadır. Müslüman olmayan toplumlarda ise durum daha da vahimdir. Çünkü onlarda ahiret ve hesap verme diye bir kavram yoktur.  Bu kimselerin zevkleri ilahları, yaşam amaçları nefsin  zevklerine tapmak olmuştur.  Böylesine fırsatçı  felsefeler içinde  yetişen nesillerden hangi topluma rahmet ve merhamet gelebilir?  Fırsatçı felsefeyle yetişen nesillerin barış ve huzuru sağlamak çığırtkanlıkları da içi çürümüş kof bir ağaç gibidir.

Bugün gerek televizyonlar ve gerekse internet aracılığı ile sergilenen çeşitli sapkınlıklar yanında, din istismarcıları da boş durmamaktadır. Bu vesile ile din istismarcıları medyayı kullanarak gençlere ve hatta erişkinlere, edepsiz sitelerden daha çok zarar vermektedir. Çünkü maksatlı olarak eksik ve yanlış verilen dini bilgiler, cinsel istismarcılıktan daha çok zarar vermektedir. Bazı özel televizyonlarda özellikle seçilip çıkarılan naylon profesörler, gençleri ibadetten uzaklaştırmakta bir hayli etkin olmaktadır. Allahu Teala bunları dünyada ve ahirette rezil ve berbat edecektir. Ve nitekim bunlardan bazılarının çok vahim sonuçlarını da görmekteyiz.

Allah inancı olmadan insanlığın kurtuluşunu beklemek bir hayal ve bir aldatmacadır.
Gençlerin; “nasıl daha çok para kazanırım?” felsefesi yerine, başta kendisine, sonra başkalarına değer vermeyi öğrenmesi gerekir.  Ecdadına  sövüp sayan bir nesil değil, onları anlamaya çalışan bir nesil geleceğimize güven verici olur ancak. İnsanlığa ümit ışığı olacak bir gençlik, ufku geniş, ileriyi görebilen örnek bir mü’min  olabilmesiyle mümkündür. Allah’a kulluk yapmak için yaratıldığını bilmeyen bir gençlik ile dünya ve ahiretin kurtuluşu nasıl mümkün olabilir?

Karıncaya: “Böyle gayretli, gayretli nereye gidiyorsun? diye sormuşlar. O da: “Kâbe’ye gidiyorum.” demiş. Tekrar sormuşlar. “Bu topal ve küçücük ayakla mı Kabe’ye gideceksin?” demişler. Karınca şöyle cevap vermiş: ” Evet bu küçük ve topal ayakla” demiş ve devam etmiş. “Biliyorum! Oraya ulaşamam ama, hiç olamazsa onun yolunda ölürüm” sözüyle azmin ve sabrın önemini ifade etmiştir.

Selam ve huzur ile baki kalınız.


(Visited 1.243 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“İnsan Niçin Yaratıldı?” üzerine 3 yorum.

    1. Yeryüzüne ilk inen insan Hz. Adem ve Havvadır. İnsansılar insan değildir. Sadece şekil olarak benzerlik vardır. Onlar maymunlardan zeki insandan daha geri varlıklar idi.

Bir cevap yazın