Kim Kendisini Bilirse O Rabbini Bilir

Peygamberimiz(s.a.v) ; “Men arafe nefseh fekad arafe Rabbeh.” yani; “Kim nefsini tanırsa,Çiçek- Kelebek ve çiçekler (2) o Rabbini tanır.” buyurdular.
Nefsimizi yani iç alemimizi tanımak, içimizde neler olup bittiğini bilmekten geçer.
SORU : Bir kimsenin içinde birden fazla sesler veya hatırlatmalar oluşmaktadır. Bunların aslı nedir..?

CEVAP: Yunus Emre’den rivayet edilen bir söz vardır: “Bir ben vardır benden içeri” Yunus Emre bunun böyle olmadığını bilen bir kimsedir. Öyle sanırız ki, onun kast ettiği ‘BEN’ sadece bunlardan birisi olmalıdır. Zira insanın içinde beş “BEN“ vardır.

Birincisi; kötü haberlerin doğumuna vesile olan vesveseci şeytanın dürtüleri. (Yeri; ense kökü ile beyin arası)
İkincisi; kötü isteklerinin yapılmasını durmadan tekrarlayan hayvani nefis. Buna nefs-i emmare de denir. (Yeri; Kalbin üstü)
Üçüncüsü; iyiliklerin kalpte doğmasına vesile olan ilham meleği. (Tecelli yeri; kalbin sağ yanı).
Dördüncüsü; güzel ve aklı-ı selim düşüncelere vesile olan Hak Tealaya âşık rûh. (Tecelli yeri; gönül).
Beşincisi; İmam-ı Rabbani hazretlerinin “ADEM“ (yokluk) diye ifade ettiği yokluğun ta kendisi olan, Allahu Tealanın hadisi kudsi de buyurduğu;
-“İnsan Benim sırrım, Ben insanın sırrıyım”
dediği Allah’ın emanetlerini yüklenen insanın özü, kendisi vardır.

İnsanın iç dünyasında bulunan bunlar, işin başında yoğurdun içinde yağ ile ayranın birbirine karıştığı gibi karışmış olduğundan, avam halk bunların herbirini diğerinden ayıramayıp bizzat kendisi sanmasından dolayı iç huzursuzluğundan bitab olur. Manevi sahada ma’rifet ilminden biraz pay alanlar ise, yoğurdu yayıp da ayranın yağdan ayrıldığını fark ettikleri gibi, içerdeki ajanları fark ederler ve bunların hepsinin Allah’ın imtihanı gereği, Allahu Tealanın bir isminin tecellisi ile oluştuklarını görürler. İşte o zaman kalbte, gönül huzuru denilen iç barış sağlanmış olur. Kiramen Katibin Melekleri insanın iç aleminde değil dış alemindedir. Onlar sevap ve günahları yazarlar.
Ceset ve Bitkisel ruh insanın madde yönünü temsil eder.
Şeytanlar iki türlüdür. Birisi Allah’ı inkâr eden insan şeytanları, ikincisi ise cinlerin kâfirleri olan cin şeytanlarıdır. Bunlar kötülükte birbirlerine yardımcı olurlar. Bu sebetendir ki cin şeytanları, mümini vesvese yolu ile hak yoldan çıkaramadıkları takdirde kendilerine yakın olan insan şeytanlarını devreye sokarak salih insanları küfre sürüklemeye çalışırlar. Kötü insanın kötülüğü hususunda bilhassa, kötü alimin kötülüğü kadar maneviyata zarar verici  bir şey yoktur. Hepsinin şerrinden Allahu Tealaya sığınırız.

(Visited 455 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın