SORU-CEVAP

İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz.  Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.

Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

İslam Dergisi

DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken takma ad veya rumuz kullanın.

Bir yanıt yazın

“SORU-CEVAP” üzerine 33.341 yorum.

  1. Selamun aleykum. Cevabınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi ben de kaç gündür tesbih çekiyorum. Istiğfar salavat ve kelime-i tevhid çekiyorum. Bunlar nefsin dizini kıran zikirler. Gerçekten musluman kardeslerime tavsiye ederim. Nefislerin azginlığının bitmek bilmez heveslerinin terbiyecisi bu istigfarlar.Hocam bir de şu an toplumdaki çoğu gençlerin şehvet içinde yasamasinin her yeri ahlaksızlık sarmasinin bir diğer boyutu da bizim yediğimiz gıdalardan kaynaklandigini düşünüyorum. Hele ki şu fast food tarzı yiyecekler, hamburgerler, pizzalar daha birçok. .. onlarin içerisinde cinsel istek artırıcı sehveti çoğaltan türden maddeler olduğunu düşünüyorum, hatta bunla ilgili bir yerde bir yazi okumuştum. Su anki kusagin bu kadar cinsellige duskun olmasi ile ilgiliydi. Ve bir de yediğimiz o cikolatalarda bu etkileme orani daha fazla. Cunku cinsel istek artirici maddeler kakao ve baharatli ürünlerde daha fazla, bu bilimsel bir şeymiş. Bizi çocukluktan zehirlediler, önce izlediğimiz çizgi filmlerdeki subliminal mesajlarla bilincaltimiza işlediler sonra dizilerle daha da yerleştirdiler içimize, Müslümanlar olarak alt üst olduk. Demek istediğim mesajımı okuyan birçok kardesime burdan sesleniyorum. Ne olur bunları yemeyin! çocuğunuza yedirmeyin!.. O kolalari icirmeyin kardeslerim.. Bizi gidalarla mahvetmeye çalışıyorlar. O cok masum gorunen danonenin bile icinde neler oldugunu gidip arastirin. Müslümanlar uyanık olmalı ama hepimiz uykudayiz. Allah hepimizi şuurlu imanli muminlerden eylesin. Vesselam

    1. Aleykümselam Süheyla hanım. Tesbitleriniz çok doğrudur. Maalesef neslimizi kahretmek isteyen dış güçler boş durmuyor.

  2. Hocam aşırı vesveseli bi insanım. Eve misafir gelse acaba üzerinde necaset var mı elleri temiz mi diye defalarca düşünüyorum.. Komşum süpürgemi ödünç istiyor , supurge geri gelince defalarca siliyorum acaba o evde necaset bulaşmış mıdır diye. Evde bebek olsa idrarı halıma bulaştı mı orda kuruyup kaldı mi acaba diye yana yakıla temizlik yapıyorum.Bu durum kafayı yedirtecek gibi oluyor, namazlarımı bile kılamaz hale geldim. Yardım edin hocam bunun için bi dua yok mudur

    1. Felak ve nas surelerini çok okuyunuz. Bir de insanlara suizan etmeyiniz. Zira suizan büyük günahtır. Belki o insanlar sizden daha hassastır temizlik hususunda. Medeni bir toplumda yaşıyoruz artık birçok kimse tuvaletten çıktığında ellerini sabunlu su ile yıkamaktadır. Velev ki elleri kirli birisi dahi olsa elinizi yıkamadan ağzınıza götürmediğiniz sürece, yemekten önce elleriniz yıkadıktan sonra size bir şey bulaşmaz.

    2. Hocam birkaç kişinin tuvaletten sonra elini yikamadıgını gördüm, misafir diye de birşey diyemiyorum, ama içim içimi yiyor…Nas felak Duaları çok okuyorum hocam sizler de dualarınızı esirgemeyin

    3. Maalesef öyle görgüsüzler de var. Onları uyarmak lazım. Onlarla el teması yapmamak yaparlarsa derhal elleri yıkamak lazım.
      Dua ederiz size inşaallah.

  3. Selamun Aleyküm.
    Siz sanırım biyoloji okumuştunuz sorum var bunla alakalı.
    Sitenizde ateistlere cevaplar yazınızda Kurandaki anne karnındaki 3 karanlık evre olayı yazılı diğer islam sitelerindede bu 3 evrenin ne olduğu yazılı. Batın duvarı rahim duvarı ve amniyon zarı karanlığı.
    Dinsizler mevcut bilime göre anne karnında daha fazla karanlık evre var diyip yazmışlar ;
    “Peritonda var ve bunun karın duvarıyla alakası yok
    Farklı bir dokudur
    Ayrıca amniyon kesesi ve endometrium arasındada plasenta bulunur “vs. Diyerek 8 adet karanlık kısım olduğunu söylüyor bu konuyu açıklarmısınız
    Alimlerden 3 karanlık evrenin farklı manalara yorumlayan olmuşmudur.

    1. Aleykümselam.
      Kuran biyolojide veya astronomide her ayrıntıyı belirten bir biyoloji kitabı değildir.
      Üç bölüm denildiyse bu üç ana bölüm demektir.

    2. Biyoloji bilginiz varsa bunların saydıklarından mesela bir tanesini açıklarmısınız biyoloji okumuştunuz sanırım
      Periton var ve bunun karın duvarıyla alakası yok başka ayrı bir doku diyorlar sadece bunu saysak bile 4 ediyor açıklarmısınız.

    3. SORU: “Biyoloji bilginiz varsa bunların saydıklarından mesela bir tanesini açıklar mısınız? Biyoloji okumuştunuz sanırım.
      Periton var ve bunun karın duvarıyla alakası yok başka ayrı bir doku diyorlar sadece bunu saysak bile 4 ediyor açıklar mısınız?”

      CEVAP:

      Ayetlere kendi sığ bilgisine göre anlam verenlere değil gerçek bilim adamlarına kulak vermenizi tavsiye ederim bay 123 veya her kimseniz.

      YOU ARE HERE: HOME » İNSAN » ÜÇ KARANLIKTA YARATILIŞ

      ÜÇ KARANLIKTA YARATILIŞ

      İNSAN TAGGED: AMNİYON KESESİ, EMBRİYOLOJİ, FALLOP TÜPÜ.

      Allahu Teala buyurdu ki(mealen):
      “…Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlıkta bir yaratılıştan diğer yaratılışa geçirerek yaratmaktadır…” (Zümer:6)

      AYETİ KERİME İKİ FARKLI ANLAMDA İZAH EDİLİR.
      1. İZAHAT:
      Anne karnındaki cenin çok hassas bir varlıktır. Cenin eğer özel bir korunmaya sahip olmasaydı; sıcak, soğuk, ısı değişimleri, darbeler, annenin ani hareketleri cenine ya büyük bir zarar verecek, ya da cenini öldüreceklerdi. Annenin karnındaki 3 bölge cenini tüm bu dış tehlikelere karşı korur. Bu bölgeler şunlardır:

      1- Karın duvarı
      2- Rahim duvarı
      3- Amniyon kesesi

      Kuran’ın indiği dönem ve bölgede, embriyolojiyle ilgili bilimsel bir uğraşa rastlamıyoruz. Peki o zaman Kuran’ın anne karnındaki üç karanlığa işaret etmesi nasıl açıklanabilir ? Hiç şüphesiz bu ifadeyi Kuran’ın indiği dönemin bilgi seviyesiyle açıklamaya olanak yoktur.

      Cenin bu üç tabakanın koruyuculuğu altında kapkaranlık bir mekanda yavaş yavaş gelişimini sürdürür. Amniyon kesesi temiz, akışkan bir sıvı ile doludur. Bu sıvı sarsıntıları emen koruyucu bir yastık gibidir, basıncı dengeler, amniyon zarının embriyoya yapışmasını engeller ve ceninin rahim içerisinde rahatlıkla dönmesini sağlar. Eğer cenin bu sıvı sayesinde rahatlıkla hareket edemeseydi, bir et kütlesi gibi yığılıp kalacak, devamlı bir tarafı üzerinde aylarca durduğu için yaralar vücudunu saracak ve birçok komplikasyon ortaya çıkacaktı. Ceninin her tarafının eşit biçimde ısınması da önemlidir. Sıvının ısıyı eşit dağıtması sayesinde dışarıdaki sıcaklık ne olursa olsun ceninin her yanı 31°C’lik sıcaklığa sahiptir. Yaratıcımız her aşamada her şeyi en ince şekilde ayarlamış, karanlıkların içinde her ihtiyacımızı karşılamış, bedenimizi dış dünyanın tüm zararlarından korumuştur.

      2. İZAHAT:
      YARATILIŞTAN YARATILIŞA GEÇİŞ:
      Bu ayetin anne karnında, yaratılış aşamalarımızda içinde bulunduğumuz 3 farklı ortama veya 3 farklı yaratılış aşamasına işaret ettiğini düşünenler de olmuştur. Buna göre 3 karanlık şöyledir:

      1. Fallop borusu: Spermle yumurta birleştikten sonra fallop borusu boyunca ilerler. Fallop borusu boyunca ilerleyen zigot bölünerek çoğalır.
      2. Rahim duvarındaki bölge: Bu bölgede diğer bölümlerde işlediğimiz asılıp tutunma (alaka) aşaması geçirilir.
      3. Amniyon kesesi: Ceninin etrafındaki içi özel bir sıvı ile dolu kesedir. Gelişimin geri kalan uzunca kısmı burada geçirilir.

      Amniyon kesesi
      Cenin gelişiminin uzunca bir kısmını amniyon kesesinin içinde geçirir.

      Dıştan görünüşte bu karanlık mekanların farkları yok sanılır. Halbuki minik bir hücrenin boyutuna bölünüp bu mekanları gezebilsek, nasıl farklı mekanlar olduğunu idrak edebiliriz. Birinci karanlık mekan, hücreye göre dev karanlık bir tüneli hatırlatmaktadır. İkinci karanlık mekan ise ışıksız kapkaranlık bir ormanı. Üçüncü karanlık mekan ise ışıksız bir denizin altını andırır. Görüldüğü gibi iç içe katman olarak karanlık mekanlar 3 kat olduğu gibi, sırasıyla geçilen karanlık mekanlar da 3 tanedir. Ayetin bu iki açıklamadan herhangi birine mi, yoksa her ikisine de mi işaret ettiğini Allah bilir. (Biz, yaptığımız ilk üçlü ayrımın ayetin temel işareti olduğu kanaatindeyiz.) Bu karanlık mekanlardaki gelişimde geçirilen aşamaların tüm bilimsel kitaplarda 3’e ayrılıp incelenmesi de ilginçtir. Bu üç aşama şöyledir:

      1. Pre-embriyonik aşama: Bu aşama birinci trimester olarak anılır. Hücreler çoğalırken 3 tabaka şeklinde organize olurlar, ilk iki haftayı kapsar.
      2. Embriyonik aşama: Hücre tabakalarından temel organlar ortaya çıkmaya başlar. İkinci trimester olarak anılır. İkinci haftayla sekizinci hafta arasını kapsar.
      3. Fetal aşama: Bu aşamada yüz, eller, ayaklar belirginleşir, insan dış görünümü ortaya çıkar. Üçüncü trimester olarak anılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan safhadır.

      Ayette işaret edildiği gibi yaratılışımız, bir yaratılış aşamasından diğer yaratılış aşamasına geçerek olmaktadır. Tüm aşamaların ortak özelliği her birinde yaratılışın delillerinin gözükmesidir. Kitabımızın embriyolojiyle ilgili bu son bölümlerinde gördüğümüz bilgilere son yüzyılda ulaşılmıştır. Kuran’dan önce ve Kuran’dan sonraki bin yılda bu bilgilerin hiçbirine, Kuran dışında hiçbir kitapta rastlayamazsınız. Kuran, hem meninin karışımlı yaratılışına, hem de bu meninin az bir bölümünden yaratıldığımıza dikkatlerimizi çekmiştir. Kuran, anne rahmindeki gelişimde embriyoya, aldığı hallerden türeyen isimler takmıştır: Asılıp tutunan (alak), bir çiğnemlik et (mudga) gibi. Böylece Kuran, ceninin aldığı hallerden çıkan bir terminoloji oluşturmuştur. Yine ilk önce kemiklerin sonra kasların yaratıldığını Kuran dışında ortaya koyan olmamıştır. Yaratılışın içindeki farklı karanlıklara Kuran dışında dikkatleri çekmiş bir kitaba da binlerce yıllık tarihte rastlayamazsınız.

      Bilimsel bir bilgiyi ileri sürmek için her şeyden önce bilimsel bir altyapı gerekir. Var olan bir altyapı üzerinde diğer bilgiler yükselir. Ayrıca bu tarz bilimsel bilgiler için gelişmiş mikroskoplara da mikro kameralara da ihtiyaç vardır. Kuran’ın indiği dönemde ne bilimsel altyapının, ne mikroskobun, ne de mikro kameraların olduğunu kimse iddia edemez. Bu bilgilerin rastgele yapılan tahminlerle tutturulduğunu söylemeye de hiçbir vicdanlı insan kalkışamaz.

      ALLAHU TEALA BUYURDU Kİ:
      – “Yoksa onlar hiçbir şeysiz mi yaratıldılar: Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır?” (52:35)

      **********************************
      **********************************
      Sizin sorduğunuz Periton’un (Peritoneum) insanın anne rahminde geçirdiği üç karanlıkla bir bağlantısı ve alakası yoktur. Bunu aklınca dörde beşe çıkararak Kuran’ı yalanlamaya kalkan bilgisiz dinsizler cahil kimselerdir.
      İŞTE:
      Periton (peritoneum), karın zarı, karın ve pelvis boşluğunu kaplayan (paryetal / parietal periton) ve bunların içindeki organları da saran (visseral / visceral periton) zar. Başlıca iki tabakadan oluşur mezotel (tek katlı skuamöz/squamous epitel) ve bağ dokusu. Bağ dokusunun içinde kan ve lenfatik damarlar ve sinirler bulunur. Peritonla kaplı bu karın ve pelvis boşluğuna beraber periton boşluğu (peritoneal cavity) denir.

      Periton, karın içinde birçok organın dış yüzünün tamamını ya da bir bölümünü örten ayrıca bu organları karın duvarına ve karın içindeki diğer yapılara bağlayarak onların karın içinde sabit kalmalarına yardım eden bir zardır. Periton erkekte kapalı bir kese özelliğindeyken kadında tuba uterinalar bu keseye açıldıkları için kapalı kese özelliği yoktur.

      Periton parietal ve visseral olmak üzere iki kısımda incelenir. Parietal periton abdomen iç duvarını örttüğü gibi, abdomenin arka duvarındaki organların bulunmadığı yerleri de kaplar. Visseral periton ise iç organları örter. Parietal periton ile visseral periton arasındaki boşluğa ise peritoneal cavity (periton boşluğu) denir. Bu boşlukta bulunan seröz yapıdaki periton sıvısı, peritonu örten zar tarafından salgılanır ve iki periton yaprağının birbiri üzerinden kaymasını sağlar. Periton bazı yerlerde katlanıp kalınlaşmalar gösterir. Bunlara mezenter ya da mezo denir. Mezenterler organların abdomen duvarına sıkıca bağlanmasını sağlar.

      Parietal periton ile karın arka duvarı arasındaki boşluğa retroperitoneum denir. Bu yüzden periton bir organın önünden geçiyorsa yani organ periton ile karın duvarı arasında ise bu organlara retroperitoneal organlar denir. Böbrekler, pankreas, üreterler retroperitoneal organlara örnektir.

      Eğer periton organı tamamen sarıyorsa bunlara intraperitoneal organlar denir. Karaciğer, mide, dalak intraperitoneal organlara örnektir.

      Periton organın hem önünden geçmiyor hem de içine almıyorsa bu organlara sekonder retroperitoneal organlar denir. Kolon ascendes ve descendes sekonder retroperitoneal organlara örnektir.

      İZAHAT:
      Ehli küfrün, bundan 1400 küsür yıl önce hiçbir teknolojinin olmadığı bir devirde günümüz teknolojine dahi ışık tutan Kuran’a hayran olup iman etmeleri gerekirken ne yazık ki yalanlar uydurarak Kuranı bilim dışı göstermeye çalışıp kafirliklerini daha artırma yolunu seçmektedir. Bunlar samimi olmadıkları için Allah bunlara hidayet yolunu kapatmıştır. Sonsuz azab bile bile inkar edenlerin üzerinedir.

  4. Vesveseli bir insanım. Size değişik adlarla soru sormaktan usandım. Size karşı mahcup oluyorum. Hayat kalitem düştü. Her hareketimde size imanıma zarar gelir mi diye soruyorum. Özetle hangi durumlarda imanıma zarar gelmesinde şüphelenmeliyim. Mesela yalnızca hata olan durumlar hangileridir? Ben artık gerçekten dayanamıyorum kendi işlerimi yapamaz oldum takıntı hastalığı yüzünden. Benim için dua eder misiniz? Allah sizden razı olsun.

  5. 1) Hocam selamun aleyküm. Ben büyük tuvaletimi tam yapmam için çok gelmesi lazım. Yoksa iyi yapamıyorum.Namazdayken mesela makatımda küçük bir hareketlenme oluyor. Bu hareketlenme ise yellenme mi yoksa vesvese mi kestiremiyorum. Belki de yellendim ve namazım bozuldu. Ama bu hareketlenme her ne ise koku olmuyor. Şeytan vesvese vermek için insanın dübürüne üfürür diye bir hadis duydum hocam ben. Bendeki de bu mudur acaba?
    2) Namaz kılmak için abdest alıyordum ve makatımda yellenme geldi ama tam bir yellenme hali olmamıştı. Ama ya öyleyse diye endişelenmiştim. Sonra da kendime şöyle dedim: Sen emin değilsin abdestinin bozulduğundan o yüzden telaşlanma dedim. Yeniden abdest almam gerekir miydi? Çünkü ben abdesti camide aldığım için sıra vardı ve yeniden almaya çekindim o yüzden hocam. Eğer gerçekten yellenmişsem öyle namaz kılmışsam kabul olmuş mudur?

    3) Namazda abdestimiz kesinlikle bozulmuşsa illa camidem çıkmamız mı gerekir? Mesela önde namaz kılmışsak biz namaz bitene kadar dua okumadan nama hareketlerini yapsak olur mu?

    1. 1- Evet doğru okumuşsun. Şeytan kişinin dübüründen kıl çeker. Kişi abdestim bozuldu sanır. Sen de koku ve ses duymadan abdestinin bozulduğunu sanma.
      2- Bu sorunun cevabı üsttedir.
      3- ön safta isen imam selamlayana dek hareketleri yap ama bir şey okuma sonra çıkar abdestini yenilersin.

    1. Aleykümselam.
      Benim ilmim herkesin ilmi gibi Hz Allah’tan. Mektepler medreseler üniversiteler vesile.

  6. Hocam ben memura selam verdim. O arada da şarkı dinliyordu. Ben takıntılı bir insanım ve sanki selam vermezsem suç işlemiş gibi hissedorum. Şarkı dinleyene selam verilmeyeceğini biliyordum ama selam verdiğim anda şarkı dinliyormuş. Memur da selamımı almadı zaten. Estağfurullah desem yeterli midir?

    1. Günah işleyene selam verilmez. Ama sehven selam vermişsiniz. Estağfirullah deyiniz.

  7. Hocam kardeşimi eşi 3 talakla boşamış. Ikisinin çocukları var ve başlamalarını istiyorlar. Kardeşim hülle yapmak istiyor. Uygun biriyle evlenip, talak hakkını kendine isteyip cima ettikten sonra boşansa bu kişiye de bu niyetini söyleyip. Eski eşiyle evlenebilir mi?
    Ismailaga cemaatine dahil olmak istiyorum. Ne dersiniz?

    1. Üç talakla boşanan kimse iddet süresi bittikten sonra başkasıyla danışıklı değil gerçekten evlenir sonra geçinemeyip boşanırlarsa veya evlendiği kişi öldükten sonra her iki durumda da iddet süresinden sonra eski kocasıyla evlenebilir.
      Söz konusu cemaat ehli sünnettir. Geçerseniz oraya Allah mübarek kılsın.

    2. Hande hanım anlaşmalı evlenme olursa Müta nikahı olur. Bu da İslamda men edilmiştir.

    3. 3 talak ayni anda verilirse diyanet bir talak diye fetva vermiş buna göre hareket edilir mi?

    4. Diyanet yanlış üzerine yanlış yapmaktadır. Ulemanın ittifakına göre üç talak bain talak olur yani evliliği tamamen bitirir.

    5. Hocam peki hülle olayı nasıl caiz hale gelir kadının aklında ilk kocasına dönmek varken?

    6. Hande hanım bir tek yol var.
      Üç talakla boşanan o kadın iddet süresini doldurduktan sonra evleneceği kişiye bir şart koşmalı. Dini nikahı kıyılırken imam ona falan oğlu filanı zevc(koca) olarak kabul ettin mi dediğinde üç talak hakkının biri benim olmak üzere kabul ettim desin.
      İkinci eşi ile normal bir evlilik yaptıktan sonra anlaşamazsa bir talakla onu boşasın ve nikahı da yeniletmeyerek ondan boşanmış olsun.

    7. Hocam ikinci eşe nikah kiyilmadan bırakacaklarını söylemesi lazım cima ettikten sonra. Bu olur mu?

    8. Hocam evleneceği kişiye bunu söylemeden evlenip ayrılırsa aniden ikinci es kan çıkarır. Böyle şey mi olur diye. Söylense ama nikahta bu şart konusulmasa olmas mi

    9. Maalesef Hande hanım bu evlilik çok ciddi bir şeydir. Söz konusu bayan normal bir ikinci evlilik yapması gerekir. Onunla da anlaşamazsa boşanma hakkının birisi kendinde olursa ondan boşanır ancak o zaman ilk koca ile tekrar evlenebilir. Bunun başka yolu yoktur.
      O filmlerde gösterilen hulle şekli İslamda yoktur. O tamamen uydurmadır.

  8. Hocam
    1-Yakın akrabalarımdan birine annesine veya babasına ev alsın diye faizli paradan verse birisi o akraba günaha girer mi o paradan aldığı için ve parayı veren kişi verdiği faiz günahından kurtulmak için tevbe etse yeter mi yoksa o miktarı fakirlere mı vermeli yıllar geçtikçe para değer kaybediyor mesela 10 yıl sonra da olsa aynı miktarı mı vermeli?
    2-Sabah namazından sonra güneş doğana kadar kaza namazı kılınabilir mi?

    1. 1- Faiz enflasyon farkının üzerinde alınan veya verilen paradır. Ama bu işlem bugünkü bankalarda yapıldığı gibi değildir. Bankalar enflasyon belli olmadan faiz oranını peşin belirttikleri için faiz olmaktadır. Ama altını baz alıp da sürç sonunda ona göre fark konulmuş olsa o faiz olmaz. Tabi bunda düşüş de olabilir yükselmede olabilir. Tek taraflı sadece artışı baz almak da faizdir.
      1- Yatırdığı paradan faiz alan kimse sırf aldığı faizi fakirlere sevap beklemeden dağıtmalıdır. Yaptığı işe de tövbe etmeli bir daha o işi yapmamalıdır. Aldığı faizli parayı anne-babasına çocuklarına veremez.
      Kredi çekmişse onu bir başkasına veya yakınlarına ödünç verebilir. Bu onu faiz günahından kurtarmaz. Ama o parayı ödünç alana günah yoktur. Ama ödünç parayı alan onu kredi çekmeye yönlendirmişse ikisi de günaha ortaktır.
      Ödünç para verirken altın vermelisiniz altın almalısınız. Kısa vadede TL verebilirsiniz. Aksi halde ya faize girmiş olursunuz ya da zarara.
      2- Sabah namazından önce kaza namazı kılabilirsiniz ama farzı kıldıktan sonra kaza kılmak mekruhtur.

    2. Hocam faizli paradan anne veya babaya vermişsek bundan sonra faizli para vermemek şartıyla tevbe yeterli mi yoksa o miktarı fakirlere veya kurumlara mı vermek zorundayız yani anne babaya o para verilmez ama o paradan verdik diyelim tevbe etsek yetiyor mu yoksa o parayı dediğim gibi verecek miyiz?

    3. Tövbe ediniz kredi ile almışsanız o parayı başkasına vermeniz gerekmez tövbe edin yeterlidir. Ama paradan para kazanıp da anne-babaya vermişseniz önce tövbe ediniz sonra o parayı sadece fakirlere veriniz.

    4. Hocam;
      1-Parayı fakir yerine hayır kurumuna da versek olur mu ve mesela parayı 10 yıl sonra vereceğiz para da değersiz hale gelse bile 10 yıl önceki miktarı mı vereceğim yoksa 10 yıl sonraki hesaba göre vereceksem nasıl hesaplanıyor?
      2-O paradan alan anne veya babamız da günaha girer mi yoksa bu parayı sadece bilerek isteme yani bu faiz durumunu bile bile isteme durumunda mı günaha girer sadece?
      3-İmsak vakti girdikten sonra sabah namazının farzından sonra değil de sabah namazının sünneti ve farzından önce yani imsak girdikten sonra sabah namazını kılmaya hiç başlamadan mı kaza kılabilirim ve daha sonra sırasıyla sabah namazı sünnetini ve farzını kılabilirim güneş doğana kadar?

    5. 1- Faiz parası hayır kurumuna verilemez. Fakire vermelisin. 10 önceki altın değerinden vermelisin.
      2- Anne- baban paranın faizden olduğunu bilirse onlar da günaha girer.
      3- İmsaktan önce veya sonra sabah namazının sünneti kılmadan önce istediğin kadar kaza namazı kılabilirsin.

    6. Hocam faiz parası olarak değil de kendi paramızdan faiz miktarı kadar vermiyor muyuz o yüzden hayır kurumuna o para verilir mi diye sordum yoksa faiz günahından kurtulmak için yine o miktar kadar faiz parasından fakirlere verilip kurtulabilir miyiz yani faizden kurtulmak için helal para mı yoksa faiz parasından da fakirlere vermek gerekir?

    7. Kendi paranızdan istediğiniz yere verebilirsiniz elbette. Ama faizden kazanılan para günahından kurtulmak için sevap beklemeden sadece fakirlere verilmelidir. Bu arada faizden vazgeçmenizden dolayı size büyük sevap vardır.

  9. Selamun Aleyküm.
    Hadisde Resulullah s.a.v Kadın için sünnet olmak bir değerdir tarzında birşey söylüyor.
    Bm raporlarına göre yılda 30 milyon kız özellikle afrikada sünnet oluyor.
    Şuanki teknolojik çağda bile kadınlarda kan kaybından ölüm,enfeksiyon,adet düzensizliği,sadece sezaryanla doğum olabilme gibi durumlar oluşuyor.
    Böyle bir durum varken Resululah s.a.v’ın bu konuya cevaz vermesini kadınlar için bir değer demesimi nasıl anlarız?
    Ayrıyeten birşey daha eklicem kadınlarda şişme,idrar yapamama ölüm doğum yapma riskide oluyor
    Demek istediğim bunlara rağmen Resulullahın sözünü ve Allahın bu uygulamayı onaylamasını nasıl anlarız
    Mesela Mısır diyanet işleri 2007de yayınladığı fetvada ulemanın tıbbı uzmanlarla görüşüp bu uygulamanın zararlı olduğu söylenince bunu ülkede yasaklamış ve islamda yeri yoktur tarzında açıklama yapmışlar.
    Hadisin derecesi nedir hocam sahih zayıf vs. Araştırmısınız.?

    1. Aleykümselam.
      Peygamberimiz erkek ve kadının sünnet olması hususunda şöyle buyurmuştur:
      Rasûlullah Efendimiz: “Sünnet olmak (hitan), erkekler için bir sünnet (şiar) kadınlar için ise bir değer ve iyiliktir (mekrumedir” buyurmuşlardır. (298 Ebû Dâvûd, edep 167; Müsned V/75)

      Görüldüğü gibi sünnet olmak müslüman her erkeğe vacip, ama kadınlara zorunlu değil.
      Zararlı diyen İslam düşmanları yalan söylüyor. Afrikada 1400 yıldır yapılan o sünnetten kimse ölmemiştir.

    2. Hadis kütübü sitteye aittir. Orada sahih olmayan hadis yoktur. Sizin sözünü ettiğiniz el-ezherdeki alimler dediğiniz kimseler amerikan uşağı vehhabi selefiyeci alimciklerdir. Onlar kim oluyormuş ki 1400 yıldır ulemanın sahih olarak kabul ettiği hadisi mevdu kabul ediyorlarmış. O hadis sahih değilse erkeklerin de sünnet olması sünnet sayılmazdı. Çünkü o hadis de erkeklerin ve kadınların sünnetinden söz edilmektedir.
      Avrupalı keferelerin kendi bozuk inançlarına ters düşen hadisi şerifleri içimizdeki ahmaklar ve münafıklar sırf onları memnun etmek için inkar ediyorlar. Oysaki sahih hadisleri inkar etmek küfrü muciptir. Siz araştırdım diyorsunuz. Siz hadis alimi misiniz ki bir hadisin sahih olup olmadığını tespit edebiliyorsunuz.? Madem o kadar alimseniz bize niçin sorma gereğini görüyorsunuz?
      HIV vürüsü saptanması falan açık bir yalandır. 12 yaşındaki kızda o virüs görülmüşse başka sebeptendir. Yoksa tüm sünnetli kadınlarda gözükmesi gerekirdi. Ama keferelerin işine öyle geldiği için hemen virüsü sünnet olmaya mal ediyorlar siz de mal bulmuş mağribi gibi hemen onlara inanıyorsunuz. Yazık, çok yazık… HİV virüsü sünnetsiz kadınlarda daha çoktur neden onlar sünnetsiz olmalarından dolayı suçlanmıyor da sünnetli bir kız suçlanıyor?
      Vürüsün bulaşması onların sünnetli olup olmadıklarından değil, onların ya hastane ortamında ya da o hastalığı taşıyan birisiyle temasda bulunmasından bulaşmasıdır. Ama İslam düşmanları kendilerine bir koz bulmak istemişler ve bunu kullanmaya çalışıyorlar.
      Allah’ın nurunu o kafirler söndüremeyecektir biline!

    3. Anlaşılan sizin kadın sünnetinin nasıl olduğuna dair bilginiz yoktur. Burada açık olarak yazmamız uygun değildir. Şunu bilesin ki bahsettiğin bölgelerle alakası yoktur kadın sünnetinin. Konunun uzmanı olanlarının yazdığına göre asla kadının kadınlığına zarar verecek bir ameliyat değildir. Tıpkı erkek çocuklarında olduğunun benzeri basit bir operasyondur..
      Cinsel yollu hastalıklara gelince o tür hastalıklar sünnetle alakalı değil temizlikle alakalıdır.

  10. Selamün aleyküm babannem bir konuşmasında “Ahd etmiyorum ama şu şu olursa şöyle yapacam dedi ama bu ahd değil ahd etmiyorum ” dedi ahd emiyorum cümlesini inşallah manasında dediğine eminim bu olay adak olur mu?
    Bir konuşmada yezidden konu açıldı bende sohbette oğlumun ismini hüseyin koyarım daha iyi hüseyin koyarım dedim. Daha öncedende kalbimden oğlum olduğunda hüseyin koyarım diye geçirmiştim sizce bu durum adak mı oldu?

    1. Yapacağım demek söz vermek olur. Ahd etmek ile söz vermek aynı şeydir. söz verdiği şey kurbansa adak olur Kurban değilse vaat olur yani söz vermek olur.
      Oğlunuz olursa adını şu veya bu koyarım demek adak olmaz söz vermek olur.. Sözünüz de durmak ise vacib olur.

    2. Vacip olurdan kasıt yemin değil değil mi? Yemin için vallahi gibi cümleler kullanmak lazım diye biliyorum birde insan söz (yemin değil)verse yapamazsa vacibi yapmamış mı olur günah olur mu?

    3. Allahu Teala ayeti kerime de (mealen):
      – “Sözü de yerine getirin. Çünkü verilen sözde elbette sorumluluk bulunuyor.(İsra/34)” buyurmaktadır.
      Bu durumda söz verildiğinde sözü yerine getirmek farzdır. Bir de yemin edilirse söz yerine getirilmediğinde hem farz terk edilmiş olur hem de yemin kefareti icab eder.
      Biz bir önceki cevabımızda vacib derken gereklidir manasında yazdık.

  11. Selamün aleyküm ben koku sürüyordum sürdükten sonra elim hafif dudağıma değdi sonra ağzımda acı tat oluştu bende defalarca tükürdüm ağzımdaki acı tat gitmedi orucum bozuldu mu acaba

    1. Hocam cevabınıza çok ihtiyacım var . Fakat sitede görünmüyor yardımcı olursanız sevinirim

    2. Dilek hanım sitede sadece sizin sorunuz yok başka sorulara da cevap yazıyorum o sebeple sorunuzun cevabı için geriye doğru bakmalısınız.
      İşte şimdi o cevabı buraya kopyalıyorum:
      Dilek hanım Peygamberlerin dışında her insan hata yapabilir. Bunu siz intihar etmeye kalkarak abartmışsınız. Neyse ki kötü bir duruma düşmeden dönüş yapmışsınız.
      Yalnız unutma ki Allahın tövbe kapısı açıktır. İntihar daha büyük günahtır. İki kişiyi öldürmüş gibi günahı vardır. Madem ki bu kadar pişman olmuşsunuz bu pişmanlığınız en güzel tövbedir.
      Ama gel gör ki şeytan sizi karanlığa çekmek istemektedir. Sizin tartışmanızı fırsat bilen şeytan eski arkadaşınızı size yönlendirerek haram kapısını açmak istemiştir. O sözünü ettiğiniz arkadaşınız ise kesinlikle kötü niyetlidir.
      Evli bir adamın durup dururken evli bir bayanı araması hal hatır sorması nahoş bir durumdur.
      Neyse ki iş kötüye gitmediği için Allah’a şükretmelisin.
      Kocana bundan asla söz etme. Fitneye ayrılığa hatta ölüme bile sebep olabilir.

    3. Mesajınız yeni göründü hocam tekrardan kopyaladığınız için çok sağolun . Evet dediklerinizde çok haklısınız . Sürekli kendimi suçlamam huzursuz etmem şeytan vesvesesi midir ? Bu durumda ortada bir hak geçme söz konusu mu . Eşimin hakkı bana geçti mi .. allah razı olsun yardımcı olduğunuz için ..

    4. Evet Dilek hanım, tövbeden sonra içinize düşen kurt şeytanın vesvesesidir. Ona itibar edip boş yere huzursuz olmayın.
      O durumdan dolayı hak geçer ama bunu kocanıza iyi davranarak ödeyebilirsiniz. Helalleşmek gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü gizli günahı duyurmak daha büyük günahtır. Ayrıca fitneye sebep olur.
      ****
      Kocanız nasıl bir kişiliğe sahip? Kinaye sözü ile önce talak kast etmedim demiş sonra da talak kast ettim demiş? BU doğru mu?

    5. Bekir hocam yardım ettiğiniz için çok teşekkür ederim . Yani bu durumu eşime açıklamadan ona iyi davranıp üzmesem onun için dua etsem bu hak ortadan kalkar Mı . Helallik almaya gerek kalmaz değil mi . Çünkü açıklarsam fitne olur dediğimiz gibi aramız çok açılır . Bir de helalleştiğimiz zaman bendeki bütün haklarını bana helal et desem eşim de helal ettim dese bilinmeyen haklar da (burada bahsi geçen durum mesela ) helal olur mu. Ahirette bu durum ortaya çıkar mı .. rabbim vereceğiniz cevap için şimdiden razı olsun

    6. Rica ederim.
      Dediğiniz gibi davranırsanız o hak kalkar ayrıca onun için helallik almanıza gerek kalmaz.
      Tövbe edilen hiçbir günah (kul hakları hariç) ahirette ortaya çıkarılmaz onun için azab da yapılmaz. Kul hakkı olur da helalleşme imkanı bulamamışsa zulmeden samimiyetle tövbe ettiği için Allah hak sahibi kulunu razı edinceye dek ona cennetten ödüller verir. Ayrıca yapılan ayıp ve kusur da açığa çıkarılmaz. Çünkü dünyada iken kul ondan dolayı çok üzülmüş ve tövbe etmiştir.

    7. Hocam öyleyse ben hatama tevbe ettim inşaallah allah beni affetti birdaha harama açık kapı bırakmayacağım inşaallah eşimin hakkına da girmedim deyip konuyu kapatmak en doğru olanı

  12. Dilek hanım Peygamberlerin dışında her insan hata yapabilir. Bunu siz intihar etmeye kalkarak abartmışsınız. Neyse ki zinaya düşmeden dönüş yapmışsınız. Allahın tövbe kapısı açıktır. Bu kadar pişman olmuşsunuz bu yaptığınız en güzel tövbedir. Ama gel gör ki şeytan sizi karanlığa çekmek istemektedir. Sizin tartışmanızı fırsat bilen şeytan eski arkadaşınızı size yönlendirerek haram kapısını açmak istemiştir. O arkadaşınız kesinlikle kötü niyetlidir.
    Evli bir adamın durup dururken araması hal hatır sorması nahoştur. Neyse ki iş bundan öteye gitmediği için Allaha şükretmelisin.
    Kocana bundan asla söz etme. Fitneye ayrılığa hatta ölüme bile sebep olabilir.

    1. Sizi bunalttıysam şimdiden hakkınızı helal ediniz. Helalleşme imkanı olmayan diye yazmışsınız ya . Ben dediğiniz gibi davranırsam bu hak Allah’ın izniyle ortadan kalkar ahirete intikal etmez değil mi .. çok tevbe ediyor ve üzülüyorum kendimi suçluyorum . Kendimi Gereksiz bir durumun içine düşürdüm diye . Eşimi çok seviyorum Allah’ın izniyle artık şeytan ve nefsimin isteklerine karşı daha dikkatli olacağım .

    2. Estağfirullah bunalmamız söz konusu olmaz hakkımız helal olsun.
      Helalleşme imkanı derken, hak sahibine erişme imkanı yoktur yada ölmüştür varislerine de erişme imkanı olmazsa yada karı-koca arasında açıklandığında fitneye, cinayete sebep olacak bir hak konusu vaki ise helalleşme ahirete kalır.
      Tövbe etmişsiniz artık eşinizin haklarına da daha çok dikkat ediyorsanız bu konuyu daha uzatmayın. Çünkü vesvese ve saplantı olur şeytan da bunu kullanır.

    3. Ever hocam tevbe ettim ve çok gerçekten çok pişmanım .. eşimin haklarına daha çok dikkat ediyorum . İnşaallah bu hak ahirete kalmaz rabbim bu dünyada kapatır eşimle bu konu yüzünden karşılaşmam ahirette . Çünkü çok ama çok pişmanım . Bide benim anlamadığım konu bu durum 6 ay önce oldu ben o zaman tevbe ettim konuyu kapattım aramızda çok iyi eşimle . Eşim namaza başladı sabah namaslarına bile Beni o kaldırır oldu: tevbe edip kapattığım beni artık rahatsız etmeyen bir konu neden birdenbire bana sıkıntı vermeye bunalıma kadar gitmeye sebep oldu dersiniz ?

    4. Birden bire endişelenmeniz şeytanın vesvesesidir. Bu yolla sana konuyu eşine açtırmak ve yuvanı yıkmak istiyor.

  13. Selamun aleykum hocam. Ben daha önceleri zinaya yakın günahlar işlemiş biriyim, bunun pişmanlığını çok çekiyorum. Aynı zamanda sıkıntıda olduğum bir durum var. Cinsel istek arzusu olan libidom yüksek ,bu elimde degil,ve ben müslüman bekar genç bir kızım. Bu arzularin sehvet oldugunu nefsani arzular olduğunu biliyorum, ama bunu nasil engelleyebiliim, nasıl kendime hakim olabilirim bilmiyorum. Şu an evlilik gibi bir durum da söz konusu değil. Okulum var. Ve ailem de müsaade etmez. Ben büyük günahlara girmeden kendimi nasıl muhafaza eder ve ve bu duyguları nasıl en aza indiririm?

    1. Aleykümselam Süheyla hanım.
      Öncelikle geçmiş günahlarına pişman olmuşsun. Bu çok güzeldir. Yeniden bir kez daha tövbe et Allaha söz ver günah işlememeye. Hepsini terk edemezsen en büyüklerini terk et. Oradan başla. Kötü arkadaşlardan uzak durmalısın. TV’de varsa müstehcen programlar veya internette kötü videolar seyretmemelisin. Şehveti uyaran her türlü söz ve ortamdan uzak durunuz. Bunlar şehveti kamçılar nefse hakim olmak zorlaşır.
      Beş namazını vaktinde kıl, oruç tut, çokça salavat oku. Yalnız kalma. Mümkünse okulun bitince bir an önce evlen ve en az dört çocuk yapmaya çalış. Zira çocuklar evliliğin de dünyanın da tadı tuzudur.

  14. Merhaba, imam nikahım sırasında mehir belirlendi ama miktarı hatırlamıyorum. Hanımım miktarı hatırladıgını soyluyor ancak gecmişte farklı meblaglar soyledi ve kul hakkına hassas oldugumu bildiği için mehir kurumunu adeta kullanıyor. 5 yıldır evliyim. yaklaşık 3 yıldır ayrı yaşıyoruz.cocgumuz olmadı.ortak aldıgımız bir mal yok.nişan ve resmi nikahta kendi tarafımdan gelen takıları, benim ve annemin taktıklarını kendisine bıraktım ama uzerine 100 gr altın ve tazminat istiyor.benim miktarını hatırlayamadıgım mehir zaten ya 100 ya da 200 gram altın.ben butun altınları bırakmışım. Bu mehir borcumdan düşülmez mi? bursada imam nikahım yapıldı.eşimin kökeni malatya.benim bursa. tore nedir onu da bulamıyorum.benden bilginizi esirgemeyin, yardımcı olun buyuk baskı altındayım.

    1. Merhaba.
      Mihir hanımların hakkıdır. Verilmezse veya zorla alınırsa Kıyamet günü kul hakkı olarak karşımıza çıkar. Ama kadınlar isterlerse onu kocalarına bağışlayabilirler.
      Lakin bunu kullanmaya kalkan kadınlar nikahta belirlenenin üzerinde bir hak taleb ederlerse o da kul hakkıdır.
      Madem ki bilmiyorsunuz mihrin miktarını o zaman babanıza veya nikahta şahitlik yapanlara sorunuz. ONlarda bilmiyorsa hanımınızın ilk söylediğine itibar ediniz.
      Düğünde senin tarafından verilen takılarda eşinizin hakkı yoktur. Onları mihir olarak sayabilirsiniz. Tazminat istemeye de hakkı yoktur. İslamda ne ömür boyu nafaka ne de uzun süreli bir nafaka vardır.
      İslamda boşanmış kadına nafaka:
      Sual: Boşanan kadına, kocası ne zamana kadar nafaka verir?
      CEVAP
      İddet bitene kadar nafaka vermesi farzdır. İddet zamanı bitince artık dinen nafaka verilmez. Fakat büluğa ermemiş erkek çocuğu veya evlenmemiş kız çocuğu da varsa, onların nafakasını vermeye devam eder.
      İDDET SÜRESİ:
      Hayz görmeyen kadın, boşanınca üç ay iddet bekler.
      Hayz görüyorsa, ilk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar beklemesi gerekir.

  15. Selamünaleyküm hocam ben arapça allah yazısına çok meraklıyım çok seviyorum çok mutlu ediyor beni yani hayata tutunma kaynağım diyebilirim ama hocam bende bir kötü his var hocam ben hiç kimsede bu arapça allah yazılı hiç bir şeyin olmasını istemiyorum örnek levhasından ondan sonra levha olmayıp yine allah yazılı küçük tefek şeylerin bile kimsede olmasın istemiyorum hep bende olsun istiyorum kimseyle paylaşımıyorum çok kıskanıyorum allah yazısını hocam başkalarında görün allah yazılı bir şey moralim çok bozuluyor aklım bazen baya orda kalıyor nerden baksanız 5 milyar para vermişim allah yazılı ürünlere hatta hocam ben allah yazılı şeyler olduğu için insanlara kibirleniyorum ve kendimi onlardan üstün görüyorum ve hep insanlara bir yerlerde arapça allah yazısını sevdiğimi ispatlama gereği duyuyorum birde dediğim gibi insanlarda arapça allah yazılı şeyler var diye sanki birbirlerine hava atıyor gibi geliyor bana sanki bazı insanlar diyor bende arapça allah yazılı levhalar var kimsede yok diye diğer insanlarla dalga geçiyor gibi geliyor bana ve hocam bende bu arapça allah yazısına bu kadar takıntılı olduğum için insanları öldüresim geliyor hatta durduk yere yolda sataşasım geliyor hocam arapça allah yazısını sevmem neden insanları bana düşman etti neden insanlar hakkında böyle düşünmemi sağlıyor oysa allahın ismi kendisi kardeşliği güzelliği huzuru temsil eder ama bende tam tersi kötü huylara neden oldu insanları düşman gibi görmemi sağladı çok huzursuz oluyorym bu düşünceden ağlıyorum hocam hatta ne yapacağımı bilmiyorum sanki bütün insanlar arapça allah yazısının peşinde sanki arapça allah yazısını paylaşamıyorlar birbirlerinde görünce moralleri bozuluyor gibi geliyor bana elazığda yaşıyorum yaşım 26 hocam ne yapacam çok zordayım yemek yerken banyodaken tuvaletteken bu hisler geliyor yatarken

    1. Aleykümselam.
      Bu sendeki lafza-i celal(ALLAH) isimi şerifi yazısı sevgi değil takıntı haline hatta hastalık haline gelmiştir. İsmi şerif taşımak değil Allah’ın emirlerini yapmakla ve yasaklarından sakınmakla emrolunduk. Başkalarıyla yarışacaksan bunda yarışmalısın.
      Allah bir tek senin Allahın değil tüm mahlukatın ilahıdır. Senin yaptığın bencilliktir kibir yapman ise şeytanın sıfatıdır. Allah ancak seni Ona itaat eder, emirlerini yapar, haramlarından uzak durursan başkalarına da Allahı sevdirmeye çalışırsan o vakit Allah da seni sever. Yoksa o yüzden başkaları ile kavga eder, kıskanır hatta insanları öldürmeye çalışırsan sana lanet eder.

  16. Selamunaleyküm hocam benim 2 sorum var :
    1- isimler karakterlere etki eder mi ?
    2- Muhammed ismi söylendiği gibi çocuklara verilirse ağır olur mu ?

    1. Aleykümselam.
      1- İsimler çocuğa etki etmez ama çocuk isminden etkilenir.
      2- Sadece Muhammed ismi koymak caiz değildir. Ecdadımız onun yerine hürmeten Mehmed demişlerdir. Çift isim olabilir. Mesela Muhammed Saki, Muhammed Alparslan, Muhammed Bekir, Muhammed Ali gibi.

  17. Selamun aleyküm. Büyük tuvaletten sonra klozet musluğu ile temizlenirken sırtıma su sıçrayabiliyor. Bu su necis midir? Namaz kılıp Kuran okuyabilir miyim?

    1. Taharet yaparken sıçrayan su necistir. Ama musluktan akan su sıçramışsa necaset olmaz.

  18. Hocam selamun aleyküm. Mastürbasyon yüzünden günaha girmek istemiyorum diyecekken mastürbasyon yapınca günaha girmek istemiyorum dedim yanlışlıkla. Günah olmaz değil mi bana?
    Mastürbasyonun zararları hakkında konuşurken ağzımdan mastürbasyon yapınca günaha girmek istemiyorum diye bir cümle çıktı. Yanlışlıkla söyledim ve sonrasında hemen estağfurullah dedim. Bana günahı olmaz değil mi? Vesveseli insanım. Bu tür durumları nasıl takmayabilirim?

    1. Aleykümselam.
      Sehven söylediğiniz için günah olmaz küfür de olmaz.

  19. Selamunaleyküm hocam haktan akdoğan diye bir iblis var insanları yanlışa sevk ediyor hocam bu haktan akdoğan denen iblis ufocu uzaycı uzaylıları anlatıyor şimdi bu diyorki her şey kadiri mutlaktan ama dünya dışı varlıklarında genetikçi yaratıcı olduğunu söylüyor yarı yaratıcı allah gibi diyor hocam allahın galaktik kozmik ışıksal dünya dışı uzaylı bir varlık olduğunuda belirtiyor dünya dışı varlıkların yaratılmamızda payı olduğunu söylüyor 12 dna sarmalını anlatıyor hocam genç kitlesi yok gibi hepsi yaşını başını almış insanları peşine takmış ve insanların yorumlarını gördüğüme göre tek ilah kavramını aklından çıkarmışlar allah ve allah gibi birden fazla yaratıcılar var diyor hocam ben dayanamadım yerde ve gökte allahtan başka ilahlar olsaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu yazdım hocam kafaya takıyorum çünkü allaha şirk koşturuyor insanı hocam galaktik federesyon galaktik konsey diye bilgiler dolanıyor çakra titreşim peladesliler var bunlar bilmem kaç ışık yolu uzaklıkta griler varmış nordikler varmış replitanlar varmış zetalar varmış işte böyle varlıklar tanrımış hocam ne diyorsunuz?

    1. Aleykümselam kardeşim.
      Bu tür kimselerin yazılarını okumayınız sitelerine girerek onlara katkı vermeyiniz.
      Allahtan başka yaratıcılar var diyen bir kimse kafirdir. Müşriktir. Allahtan başka ilah olamaz. Haşa birden fazla ilahlar olsaydı, ilahlar birbirleri ile savaşır kainatın düzeni kalmaz yok olurdu. Birisi bir şeyin olmasını dilediğinde diğeri ise olmamasını isterdi. Biri diğerine boyun eğse boyun eğen aciz olur, aciz olandan da ilah olmazdı.
      Bu kafirlerin uzaylı dedikleri şeyler cin tayfasıdır. Çünkü cinler yıldızların içinde bulunduğu birinci semada yaşarlar. Işıktan hızlı enerjinin olduğunu o bulmuş değil. Kuran binlerce yıl önce onu beyan etmiştir. Melek cebrail trilyonlarca ışık yılı öteden bir anda yeryüzüne hangi enerji ile geliyor dersin?

    2. Tarih boyunca öyle nice şeytanlar gelip geçmiştir. Onların sadece kötü anıları kalmıştır geriye. Siz öncelikle kendi imanınızı kurtarmaya çalışınız. Sonra başkaları gelir. Herkes kendinden sorumludur.
      İttifak kuranlar ilah olamaz. Çünkü her biri bir diğerine boyun eğmiştir. Mutlak güç sahibi İlahlığın gereği hiçbir kimse ile ittifak kurma gereğini görmez. Aksi halde aciz sayılır.
      Göklerde varlığı iddia edilen sahte ilahlar tüm aleme asla hükmedemezler. Çünkü onlar var olabilmek için göklerin varlığına muhtaçlar. Boşlukta yer tutan asla ilah olamaz. Çünkü varlığı boşluğun olmasına muhtaçtır. İşte O Allah ki mekandan münezzehtir. Aklın eseri olan ilahlar mekana muhtaçtır. Oysa gökler ve yerler yani boşluklar yokken alemlerin Rabbi Allah vardı. O (ol) emri ile gökleri ve galaksileri ve onların kapladığı boşluğu var etti. Şu görünen yıldızlar galaksiler birinci göğe aittir. Öyle her biri diğerinden milyonlarca kez büyük yedi gök vardır. Her biri kendi ekseninde şaşmadan döner. Evrenin en küçük parçaları atomdan çok daha küçük parçacıklardır. Onların her biri saniyede bulunduğu yerde 50 bin tur atar. Onların dönmesinden atomlar meydana gelir. Onlarında belirli mesafelerde bir araya gelmesinden madde oluşur. Düşünsene bunlar gibi sayısı bilinmeyecek kadar olan şu kainattaki parçacıkları. Bunları yörüngesinden bir an saptırmadan milyalarca yıldır kim döndürüyor? Allahtan başka kimin gücü yeter bu evreni düzenli tutmaya?
      Allah bir an tasarrufunu çekse ortadan ne yıldızlar ne madde ne galaksiler kalır.
      Biz herkesi inandırmak zorunda değiliz. Gerçeği arayana Allah İslamı nasib eder. O sapıtanlar samimi kimseler değildir. Yoksa hidayete ererlerdi. İmtihan dünyasındayız. Şeytanlar boş durmuyor.

  20. Esselamu aleykum hocam..
    Hocam türbelerin parmaklıklarını ve sandukasını öpmenin ve turbe sahibine baş eğrilerek selam vermenin hükmü nedir?
    Hocam parfüm sıkılan elbiseyle namaz kılınır mı?

    1. Aleykümselam.
      S-1: “Hocam türbelerin parmaklıklarını ve sandukasını öpmenin ve turbe sahibine baş eğrilerek selam vermenin hükmü nedir?”
      C-1: Böyle şeyler çirkin bidatlardır.
      S-2: “Hocam parfüm sıkılan elbiseyle namaz kılınır mı?”
      C-2: Parfüm alkol içermektedir. Sıkılan parfüm sıvılaştırılğında bir elin ayasını dolduracak düzeye geldiğinde onunla namaz kılınmaz.

  21. Hocam;
    1-Kur’an okurken veya namaz kılarken söyleyemediğimiz bazı harfler varsa mesela sad ve dad harekeliyken sa ve da şeklinde söylesek ayn harekeliyken a gibi ğayn harekeli iken ğa gibi tı ve zı yerine ta ve peltek bir şekilde za kaf yerine ga ha harfine direkt ha gibi desek fetha harekeli ayn yerine an,ın,un gibi ve cezm ayn yerine söylemeden duraksasak sadece mü’minin gibi desek olur mu bir türlü söyleyemiyorsak uzun uğraşlara rağmen olmuyorsa bu şekilde yapsak olur mu?
    2-Bireysel emeklilik de fondan gelen devlet katkısı helal midir bireysel emeklilikteki parayı kullanabilir miyiz bir şeyler alırken ?

    1. 1- Tecvidi yapmaktan ve öğrenmekten acizler için tecvidsiz okumak caizdir. Ama tecvid öğrenebilecekler öğrenmezse sorumludur.
      2- Helaldir. Kullanabilirsiniz.

    2. Peki hocam devlet bireysel emeklilikteki fonları nerelerde kullanıyor internette çoğu sitede faizli işler için kullanıyor o yüzden caiz değil diyenler de var çoğunlukla neden dolayı biz devlet katkısını kullanabiliriz bunun nedenini hiçbir sitede bulamadım niçin faiz yok çünkü hangi siteye baksam faizlidir diyor kullanmayın diyor.

    3. Devletin iki tane bankası vardır. Devlet parasını faize yatırmaz. Fonların faizde kullanıldığını söyleyenler konu hakkında bilgi sahibi olmayan kimselerdir. Devlet katkısı sizin paranız değil devletin kendi parasıdır.

  22. Hocam merhaba .Ben bir hadis okudum gizli işlediğimiz günahları anlatmamamız gerektiğine dair .Bu şekilde af zor oluyormuş günaha şahit tutuluyormuş.Şöyle ki size ve diğer hocalarada insanlar kendi kimliklerini gizleyerek sahte isimlerle gizli günahlarıni anlatıp yardım istiyor .Bu şekilde de şahit tutmuş olunuyor mu ?

    1. Merhaba Gizem hanım.
      Peygamberimiz buyurdu ki:
      “Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı alenî işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir amelini Allah örtmüştür. Ama, sabah olunca o: “Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!” der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah’ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı alenî işlemenin bir çeşididir.”
      [Buharî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52, (2990).]

      Burada değinilen konu kişi gizli işlediği günahı başkalarına duyurarak teşhir etmesi ve onları da günah işlemede cesaretlendirmesidir. Bundan dolayı o kimsenin bu günahı affedilmez. Affedilmesi için tövbe etmesi bir daha kimseye duyurmaması gerekir.
      İşlediği günahın affının nasıl olacağını sormak için cinsini bir alime duyurması gerekmez.
      Ama sosyal medyada rumuzlu isimle işlenen günahı yazması günahı duyurmak anlamına gelmez.

  23. selamun aleykum hocam

    hocam
    size bir soru sormak isterim
    hocam benim kucuk erkek kardesim var 3 4 aylik annemgiler vefaat etiler simdide bizde kaliyor
    ben evliyim ama cocugum henuz yok ama nasil oldu bilmiyorum esimin sutu var
    esim de kucuk kardesimi emzirdi mahrem olmasi icin
    hocam sorum su bizim oz cocugumuz yok bilmiyorum nasil oluyor
    bu durumda esim kardesimle mahrem mi oluyor

    1. Aleykümselam.
      Eşiniz kardeşini emzirmiş ise onun süt annesidir. Çocukların olursa kardeşin onlarında süt kardeşi olur aynı zamanda da amcaları olur.

  24. Hocam hayırlı günler, koltuğun bi kısmında necaset vardı, temizledim orayı , sonra acaba temizlemeden koltuğun diğer ucuna bulaştıysa halıya bulaştıysa diye kafama takılıyor? Koltuğa değebilecek herşeyi temizlemem imkansız acaba vesvese mi yapıyorum?

    1. Hayırlı akşamlar Merve hanım.
      Necasetin bulaştığı yeri temizlediniz ise başka yerde de gözükmüyorsa içinize gelen kötü düşünce vesvesedir.

  25. Hocam internet bankacılığından yani mobil bankacılıktan vadesiz hesap veya maaş hesabımızdan kurumlara bağış yapsak sevap alabilir miyiz yoksa bankacılık hizmeti diye yapmamamız mı gerekir?

    1. Hocam hesabımıza gelen faizli parayı faizden kurtulmak için mobil bankacılıktan bağış yapabilir miyiz bu kurumlara sevap beklemeden sadece faizden kurulmak için

  26. Selamun aleyküm
    1) Bugün dini bir soru aklıma geldi Yabancı kadınla tokalaş.am haramdır diye. Benim de kafamda bazı sorular vardı ve baktım. Sonrasında ise bu hareketleri yaptığım aklıma geldi ve tebessüm ettim 2 kez.
    Vebale girmekten korkuyorum çünkü vesveseli birisiyim. Böyle durumlarda tebessüm etmek caiz mi?
    2) İbni sina hakkında video izliyordum. Kafir olduğunu açıklamışlardı ama ben Allah bilir diyip geçiyorum. İşte videoda şunu yazmışlar İsa aleyhisselam hakkında yorum kısmına:
    “İsa aristoyu reddetti desen daha doğru olurdu diye.”
    Ben de buna tövbe dedim isa aleyhisselama saygısızlık diye düşündüm. Sonrasında ise ya yanlış anladıysam diye düşündüm ve aklım bunda kaldı. Sonra da dün bilmeden yaptıklarım için tövbe ettim.
    Yani uzun lafın kısası bana bir şey olmadı değil mi? Mesela bir olayı yanlış anlasak veya anlamasak sonra da Allah bilir diyip geçsek olur değil mi? Sorunun anlaşılması için detay verdim kusura bakmayın.

    1. Aleykümselam.
      1- Nikah düşen büluğa ermiş, hayzdan kesilmemiş kadınla tokalaşmak haramdır.
      2- İbni Sina hakkında farklı görüşler vardır. Daha önceleri felseci olduğu için sapkın inançları vardı faka t sonra tövbe etti diyen alimler de var İmamı Gazali gibi alimlerde onun küfür üzere öldüğünü iddia edenler de var. En doğrusunu Allah bilir deyip geçmek lazım. Kıyamet günü Allah İbni Sina’yı bizden sormayacak biz onun düştüğü hatalara düşmeyelim yeter ki. Yani ehli sünnetten ayrılmayalım.

  27. Sırıttım ama amacım dini bilgoye saygısızlık değildi. İnsana bazen bir tebessüm gelir ya o anlamda dedim.

    1. Her ne ise o mevzu, mukeddasata saygısızlık, inkar, hafife almak gibi niyet içermiyorsa küfür olmaz.
      Bundan sonra ki gülmelerinize daha çok ihtimam gösteriniz ki şeytana koz vermeyelim.

  28. Selamun Aleyküm.
    Hacamatla alakalı sorum var.
    Hacamatın faydalarını anlatmama gerek yok çok faydası var lakin;
    Resulullah s.a.v Birisi herhangi bir hastalıktan dolayı hacamat yaptırsa başka ilaç kullanmasada o hastalıktan zarar görmez demiş(Ebu davud,tıp4)
    Hocam evet hacamat yararlı ama birsürü hastalık var ve her hastalığa şifa değil misal vereyim kanser .
    Ozaman Resullullahın her hastalığa yapılırsa başka ilaç kullanılmasa bile o hastalık zarar vermez demesini nasıl anlarız?
    Ayrıyeten hacamat yaptırıpda hastalığına olumlu sonuç alamayanlarda var hadisi nasıl anlamalıyız?

    1. Aleykümselam.
      Eğer Hadisi şerif sizin yazdığınız mealde ise onu ya yanlış yazmışlar ya da kasıtlı olarak yanlış tercüme etmiş olmalılar… Aslı şu mealdedir :
      Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatıyor:
      “Rasulullah aleyhissalatu vesselam başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve: “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.”
      (Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).

      Burada “Kim herhangi bir hastalık için bu kandan akıtırsa, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” ibaresi hacamattan dolayı zarar görmez buyurmuştur şifa bulur dememiştir.

    2. Hocam o açıdan anlamak lazım haklısınız.
      Doğru meallleri bulabiliyorsunuz bunu gördüm ozaman konuyla alakalı son sorum var.
      Resulullah s.a.v Hakimde geçen bir hadisde sıcaklar artınca hacamat olun kan basıncı artarda hastalık veya ölüm olur demiş.
      Hocam sıcaklarda vucuddaki sıvı kaybıyla tansiyon(kan basıncı) düşer ve hastalık olur.
      Ama Resulullah s.a.v kan basıncı artar demiş burayı nasıl açıklarız anlarız?
      Resulullah s.a.v o dönemki hacamatcılardan (haccam) aldığı bilgiyi nakletti denilmesinde sorun varmıdır sonuçta her detay vahyedilmezdir heralde eğer böyle değilsede dediğim gibi hadisi nasıl anlarız

    3. Rasulullah(s.a.v.) “Sıcaklar artınca hacamat olun kan basıncı(tansiyon) artar da hastalık veya ölüm olur.”
      Burada kast edilen tansiyondur. Soğuk havalarda kan aldırmak üşümeye sebep olur.. Sıcak havalarda tansiyonlar genelde yükselir. Hacamat yapılırsa tansiyon yükselmesi düşer veya nötr olur.

    4. Hocam hipertansiyon(yüksek tansiyon) hastaları yaz sıcaklarında tansiyonları yükseliyor.
      Onun dışında tansiyon hastası değilseniz sıvı kaybından dolayı tansiyon yani kan basıncı düşer.
      Ozaman Resulullah s.a.v hipertansiyon hastaları için uyarıda bulundu diyebilirmiyiz.
      Bir kelimeyi yazmayı unutmuşum ekleme yapayım
      “Tansiyon hastası değilseniz normal bir insanda sıcaklarda sıvı kaybından dolayı tansiyon yani kan basıncı düşer.
      Resulullahda hadisde kan basıncının artmasından bahsediyorsa ozaman bu normal insan değil tansiyonu yüksek insanlar için bir uyarıdır doğrumu”

    5. Sıcak havada hiçbir kimsede tansiyon düşmez. Belki adamın tansiyonu düşüktür ama bu sıcak havadan dolayı değil vücut yapısından dolayıdır.
      Hacamat her normal kimse için sünnettir. Tansiyon hastaları için ise elzemdir.

  29. Selamlar hocam HAZRET-İ ALLAH CELLE CELALUHU bir nurmudur ışıkmıdır yani zatı nur ve ışıkmı bir tefsir okudum ihlas suresinde eşi benzeri yok derken onun nurunun ışığı gibi yani zatının nuru ışığı gibi ışık nur yoktur kısaca o nur ve ışıkmıdır?

  30. Hoşumuza giden bir şarkı için güzel şarkıymış, çok beğendim demekte mahzur var mı? İmana zarar gelir mi?

    1. Güftesi inkar, şirk veya müstehcenlik yani gayri ahlaki ise ona güzelmiş demek küfrü gerektirir.
      Böyle değilse güzelmiş demek yerine “etkilendim, duygulandım” demek daha uygun olur.

  31. Yani noel maksadı olmaksızın yeni yıl kutlamak, arkadaşlarıyla plan yapıp kutlamak bir müslümanı dinden çıkarır mı, küfre sebep olmak ne demektir tam olarak, açıkçası bu konuda net bir cevap arıyorum, kesin olarak nedir bu konuda durum, yılbaşı programları vs oluyor, her sene bu sekilde mekanlarda vs kutlama yapan insanlar dinden çıkar mı? Her sene bu şekilde iman mı kaybedilebiliyor?

    1. Net cevap istiyorsunuz işte sana net cevap veriyorum uyacak mısın?
      Noel maksadı olmadan yılbaşı kutlamak hıristiyanlığı kabul etmeden haça gönüllü secde etmeye benzer. Haça secde için ölüm tehdidi veya bir uzvun kesilmesi tehdidi ve savaş halinde düşman askerini aldatmak maksadı dışında her ne niyetle secde edilirse edilsin küfürdür.
      Müslüman gençler dinlerini mi terk ettiler o gece kafirler gibi eğleniyor?
      Peygamberimiz “Bir kavme benzeyen onlardan olur” buyurdu. Yılbaşı eğlencesi İslamın neresinde var?

  32. Hocam merhaba ben annemle nedense hicbir sekilde anlaşamiyorum kavga ettigmiz zaman kendimi kaybedil kufredebiliyorum ve annemde bana beddua ediyor ama akliniza gelemicek sekilde beddua ediyor tutarmi hocam cunkun bn sinirlendikten sonra icime batiyor ama annemin bedduani almak dahada kotu batiyor icime korkuyorum hocam anne bedduasi tutarmi

    1. Merhaba değerli kardeşim. “Anne ve babanın duasını almayanların burnu sürtülsün” buyurdu Peygamberimiz. Ashabdan birisi ölüm halinde iken her şeyi söylüyor lakin kelime-i şehadet-i söyleyemiyordu. Ta Peygamberimiz onun annesini çağırttırıp bedduasını geri alıncaya dek bu durum öyle sürdü. Sıkıntılarının sebebi beddua almandır. Annene iyilik et ki felaha çıkasın biiznillah. Aksi halde çok büyük felaketlere maruz kalırsın ahirette de cehenneme gidersin.
      Peygamberimiz “yapılan bir çok günahların cezası ahirete kalır lakin anne-babaya yapılan kötülüklerin cezası ahiret kalmaz” buyurdu.

  33. 1) Selamun aleyküm. Başka bir dini siteye girince bu site iyi yani dedim çünkü ehli sünnet bir siteydi ve gördüğüm kadarıyla bidat şeyler içermiyordu. “İyi yani” veya “fena değil ” demek mahzurlu mudur?
    2) Günahtan ne kadar uzak durursan o kadar iyi
    demek caiz mi? Ben mesela bir şeye iyi veya güzel demekten tereddüt ediyorum. Mesela hoşumuza giden bir müziğe güzel müzik demek caiz mi? Sonuçta haramlığına güzel demiyorum.

    1. Aleykümselam.
      Haram olduğu kesin olan bir şeye iyi demek küfürdür. Misal: domuz eti yemek, hırsızlık yapmak, zina etmek iyidir güzeldir demek gibi. Ama müzik gibi değişik yerlerde haram veya mübah olan şeylere iyi demek niyete bağlıdır. Savaşta askeri gayrete getirmek için müzik iyidir demek küfür olmaz. Ama bir pavyonda dansöz oynatmak için çalınan müziğe iyi demek haramdır.
      Ehli sünnet bir siteye iyi demek elzemdir.
      Günahtan ne kadar uzak durursan iyidir demek doğru bir ifadedir.

Bir yanıt yazın