Soru-Cevap

Aşağıdaki formu kullanarak sorularınızı iletebilirsiniz. Uygun görülürse bu sayfada yayınlanmaktadır. 

IslamDergisi.Com

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Soru-Cevap” üzerine 22.281 yorum.

  1. Selamum Aleyküm.
    1)Kuranin edebi mucizeliklerini aciklarmisiniz
    2)O dönem veya şuanki donemde bir beşer Kuran gibi değilde o kadar uzun bir kitap yazsa gramer hatasi yapmadan yazabilirmi kurandaki gibi.
    3)Edebi yönden beşer üstu olmasinin ve o dönem edebiyatta zirve yapmiş arap şairlerin iman etmesini sağlayan edebi delillerini atarmisiniz.
    4)kurandaki cudi dağindan maksat nedir şuan bazi araştirmalarda bu geminin kalintilarina türkiyede bi dağda ulaşildi diye yaziyordu nuhun(a.s) gemisinden bahsediyorum

    1. Aleykümselam.
      1- Birinci sorunuzun cevabı için linki tıklayınız.
      http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2967
      2- Kuranın bir benzeri üç ayet dahi yazmak mümkün olmamıştır yazamazlarda.
      3- Bu sorunuzun cevabı birinci sorudadır.
      4- Kuran Nuhun gemisinin Cudi dağına oturmasından bahseder ama hıristiyanlar onu ağrı dağında ararlar.

  2. Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyâmet kopmayacaktır. O harpte Müslümanlar (gâlip gelerek) Yahudileri öldürecekler. Öyle ki, Yahudi, taşın ve ağacın arkasına saklanacak da, taş veya ağaç; ‘Ey Müslüman, Ey Allah’ın kulu, şu arkamdaki Yahudidir, hemen gel de öldür onu!’ diye haber verecektir. Sadece Garkad ağacı müstesna, çünkü o, Yahudilerin ağaçlarındandır.”(Müslim, Fiten, 82)”
    Sanırım garkad ağacı yahudilerin kutsallarından ozaman efendimiz burda hangi niyetle ne manada ne söylemiştir

    1. Rasulullah hiç bir şeyi nefsinden söylememiştir. Allahu Teala ona gelecekle ilgili bazı haberleri vahyetmiş o da bize bildirmiştir.

    2. Evet hocam ama garkad agaci yahudilerin kutsallarindan yanilmiyorsam, o yüzden oradaki manayi merak ettim

    3. Gargat Ağacı Meyvesi, Yahudilerin milli ağacı olarak bilinen bir ağaçtır. Kıyamet kopmadan önce Yahudiler ile Müslümanlar arasında büyük bir savaş olacak her ağaç ve her taş arkasına saklanan Yahudi’yi “ey Müslüman arkamda bir tane var” diyerek ihbar edecekmiş ancak bu ağaç, yani gargat ağacı ise bu durumda sessiz kalacakmış çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.

  3. Hocam ateist olan budistlerin yaşam tarzı haline getirdikleri, nefesi ve zihni enerji noktalarına odaklayarak yapılan meditasyonları, putperest olan budistlerin oum gibi ibadet sözcüklerini söylemeden ve herhangi bir ibadet kastı gütmeden yapılırsa insanı dinden çıkarır mı?

    1. Budistlerin meditasyonlarından zarar gelir. Şeytanlar ve cinler size musallat olur onlardan uzak durunuz. Kurtuluş için ölüm rabıtası yapınız veya murakabe yapınız.
      Murakebe, ölüm rabıtası ile dünya hırsından sıyrılınız, sonra gözünüz kapalı olarak Allahu Tealanın eserlerini düşünüp onlarda tecelli eden İlahi kudret ve hikmetlerin inceliğini, büyüklüğünü düşünüp Allahın yaratılan hiç bir şeye benzemediğini ve aklınıza Allah hakkında gelen her şeklin mahluk olduğunu düşünüp Allaha hayranlığınızı artırarak O’na aşık olunuz…

    2. Haklısınız hocam, bazıları onları görmeye başlıyor, kaldıramıyor. Benim dediğim o tarz bir çalışma değil. Yoga da değil. Genel anlamda hükmü nedir meditasyonların?
      Cevap yazmıştım görünmedi bende o yüzden tekrar yazıyorum.
      Hocam bazıları cinleri görüyor kaldıramıyor. Benim dediğim bu tarz bir çalışma değil. Tefekkür ve Namaz zaten terketmediğimiz birşey. Yoga haricinde bu tarz meditasyonların, Genel olarak Nefesle çakra açma, zihnen bunlara odaklanma vb. şeylerin hükmü nedir?

    3. Meditasyonlar fiziksel ve zihinsel manada rahatlamak için şirk alameti şeyler yapılmadan yapılırsa caizdir. Buna vücudumuzdaki çakraların(enerji odak noktaları) kullanılması ile elde edilen bir rahatlamadır diyebiliriz.

    4. Hocam zihni boşaltmak için bir meditasyon var. Duygularını, düşüncelerini şöyledir böyledir demeden bir süre sadece izliyorsun. Araştırdım bunu özellikle zen budistleri yapıyor ve çok önem veriyorlar. Bunlarda ateist. Bunların oturuş şekillerini, felsefesini vs. almadan bunun özünü alsak sıkıntı olur mu? Bu yöntemle duygularını düşünceler yönetilebiliyor ve namazda bile insan sadece yaptığı işe odaklanabiliyor. Korku ve öfke hatta şehvet problemleri bile çok kolay aşılabiliyor.

    5. Kafirlerin işlerini yapan onlara benzer ve küfre düşer. İçini ve dışını temizlemek istiyorsan gerçek bir mürşide intisap et gece gündüz Allahı zikret için arı duru olsun.
      Gerçek mürşid bulamazsan Ölüm rabıtası yap. Beş vakit namazdan sonra abdestli olarak kıbleye doğru otur. On onbeş dakika hiç kımıldamadan gözlerin kapalı olarak otur 40 50 yıl önce öldüğünü düşün. Sonra münker ve nekirin geldiğini ve hesap sorduğunu düşün.
      Bu dediklerinden daha yararlı olacaktır Evvel Allah.

    6. Hocam zaten tarikata girdim de ağır bunalımlardan cinsel takıntılardan vs. kurtulamadım. Şeyhi ziyaret ediyoruz memlekete gelince o hal kayboluyor. Cinsel takıntılar olunca dergaha camiye’de gidemiyosun. Yaşayan bilir. Öyle kuru vesvese değil. Bütün vücudun tepki veriyor. Bu teknik bu sorunların hepsini kolaylıkla ortadan kaldıracak bir teknik lakin
      Benim dinim imanım yanında kıymetsiz.
      ALLAH razı olsun.

    7. Tarikatın mucizesi yok ki nefsi mutmain etsin. İnsan kendi iradesini kullanıp nefsine karşı savaş açmaz da nefsinin her istediğini yaparsa sonuçta şeytan galip gelir. Tarikat sadece yolu gösterir yürümek ise salike yani sana aittir.

  4. Selamun Aleyküm 5 kısa sorum var rica etsem. Cevap verirken 1 2 3 4 soru numarasi yazarak verirmisiniz

    1)hocam bazi ayetleri okurken aklima sürekli Allah böylemi konuşur tarzi şeyler geliyor.
    Şuan mesela günümüzdeki konuşmalar diksiyonlu konuşmalar çoğunluklu olarak akici ve diksiyonlu o yüzden kurandaki bazi ifadeler için böylemi konusur Allah nerde diksiyon tarzı şeyler geliyor aklıma
    Kuran Arapça uslubuyla ve o dönemki konuşma.ağızı ilemi indirilmiştir.
    2.)1400 sene önceki insanlarin konuşmasi ile şuanki insanlarin konuşmasi diksiyon ve akicilik anlaminda çokmu farklidir o yüzdenmi kurandaki bazi ifadeler günumüzdeki diksiyon gibi değil?
    3)Mesela şuan günümüzde vahiy inseydi Allah şuanki diksiyon ve akicilik ve konuşma uslubu ilemi indirirdi ayetleri ?

    4)sorum sanırım zevcelerle alakalı bi ayetten sonra Işte Allah Ayetlerini size böyle açikliyor kelimesinin tefsiri nedir

    1. Aleykümselam.
      1) Ehl-i Sünnet Mezhebinin İtikatta imamı İmam-ı Maturidî hazretleri Allahu Telanın Kelam Sıfatı konusunu şöyle izah etmektedir:
      -” Allahu Teala ezeli ve ebedidir, tek bir kelam konuşucudur. Bu kelam O’nun zâtı ile kaim olup O’ndan ne ayrı bulunur, ne de zail olur. Allah’ın kelam sıfatı harflerden ve seslerden müteşekkil olmadığı gibi onun parçalara da ayrılması mümkün değildir. Kur’an-ı Kerim Allahu Teala’nın kelamıdır, mahluk değildir. Sesler ve harfleri Allah(c.c.) yaratmış ve Cebrail ile peygamberimiz, Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize göndermiştir.
      Kelam-ı nefsî: İlâhi Kelamın hakikati İlâhi Zât ile kaim olan, harf ve sesler tarafından ifade edilen bir manadan ibarettir. Yüce Allah’ın haber verişi hakikatte mazi(geçmiş zaman) veya müstakbele(gelecek zamana) ayrılamaz. “
      Büyük İslam alimi ve mutasavvıfı İmam-ı Rabbani hazretleri, bu konuyu Mektubat’ta da şöyle izah ederler:
      -“Allahu Tealanın subuti sıfatlarından Kelam sıfatı, yani; O’nun söylemesi ezelden ebede bölünmeyen bir tek kelimedir ki, hep bir o kelam ile söyleyicidir. Bütün emirler, yasaklar, bildirilen her şey, sorular, dilekler, hep o bir kelam iledir. Gönderdiği bütün kitap ve sahifeler, hep o bölünmeyen tek bir kelamdandır. Tevrat o bir kelamdan, Kur’an o bir kelamdan nazil olmuş indirilmiştir.” (Mektubat-ı İ.Rabbani, 1.c. 266 mktp.)
      Büyük Müceddid Mektubat’ın bir başka yerinde ise konuyu şöyle izah ederler:
      -“Cahil kimselerin sözlerine dikkat edilirse, iki kimsenin karşı karşıya konuştukları gibi, Allahü Teâlâ ile konuştuklarını sanıyorlar. Bu da, tam sapıklıktır. Hâşâ ve kellâ! Kelimeleri yan yana dizerek, birbirinden önce ve sonra sıralayarak konuşmak, mahlûk olmağı gösterir. Allahü Teâlâ, böyle konuşmaz. Tasavvuf büyüklerinin sözleri, bunları yanıltmış olacak. Tasavvuf büyükleri de, Allahü Teâlâ ile konuşulacağını bildirmişlerdir. Fakat bu büyükler, Allahü Teâlânın bu sözleri arka arkaya söylediğini bildirmiyorlar. Allahü teâlâ, bu kelâmı yaratdı diyorlar. Bu sözleri hiç yanlış değildir. Mûsâ aleyhisselâmın mubârek ağaçdan işitdiği söz de, Allahü teâlânın kelâmı idi. Söz mahlûk, Allahü teâlâ hâlık idi. Yoksa, iki kimsenin konuşması gibi değildi. Cebrâîl aleyhisselâmın Allahü teâlâdan işitdiği kelâm da böyle idi. Bu kelâmlar da, Allahü teâlânın kelâmıdır. Buna inanmayan kâfir ve zındık olur. Allahü teâlânın kelâmı, (Kelâm-ı nefsî) ile (Kelâm-ı lafzî) arasında sanki ortaktır. Araya hiç birşey karışmadan Allahü teâlâ onu yaratmaktadır. Bundan anlaşılıyor ki, kelâm-ı lafzî de Allah kelâmıdır. Buna inanmıyan da kâfir olur. Burasını dikkatle okumalıdır. Bu açıklama çok yerde işe yarayacaktır. İnsanı her şeye kavuşturan Allahü Teâlâdır.”
      Allahu Tealanın konuşması ve diğer sıfatları da zatı gibi, yaratılanlara benzemez. O’nun zatı ve sıfatlarının hakikatini akıl ve hayal kavrayamaz. Onun zatının ve sıfatlarının hakikatini düşünmeye aklı zorlamamalıdır. Aksi halde akıl bozulabilir ve kişi hayal ettiği şeyleri Allah sanarak başkalarına tapmış olur ve şirke düşmüş olur. Allahu Teala hakkında Akla ve hayale gelen her şekil mahluktur.
      2) Kuranın nazil olduğu dönemde ki insanlar bu zamanın insanlarından daha güzel konuşurlardı. Arabistanda şiir ve edebiyat zirvedeydi.
      3) Allahu Teala nerede ve ne zaman ayetlerini indirdiyse en yüksek ve en güzel bir ifadeyle indirmiştir ayetlerini. O zaman bu zaman fark etmez. Edebiyat zamanla ilgili olsaydı yüz yıl geçmesine karşın bir İstiklal marşının dengi neden yazılamadı.?
      4) Birinci sorunun cevabını anladıysan 4. sorunun cevabı da onun içindedir.

  5. Hocam emlak danismanligi ve gayrimenkul işi yapmam caiz mi ? Kredi çekip gayrimenkul, arsa alan birinden komisyon almamda bir sakınca var mıdır? Yani müşterilerimin para kaynaklarini arastirmak zorunda mıyım ?Harama bulaşmış olur muyum hocam?

    1. Faize ve yalana bulaşmazsan caizdir o işi yapman.
      Müşterilerin nereden kazandıklarından sen sorumlu değilsin. Aksi halde hiç bir kimse ticaret yapamazdı. Hele bu zamanda faize bulaşmayan kaç insan var? Bunu demekle faizin haramlığı ortadan kalkmaz tabi ki.

  6. Selamün aleyküm hocam sıkıntılı bir durum içerisindeyim ne yapsam bilemedim internette de aradım taradım tam duruma yönelik bir cevap bulamadım . Yıllar önce yanında çalıştığım bir kişi paralarimizi düzensiz verir eksik verir sürekli sayar söver arkamızdan konuşurdu işin açığı pek sevmezdik kizardik ama yine çalışırdık ve 3-5 defa belki 20 belki 30 lira para çaldım . O zaman tabi kendimce hak olarak görüyordum şimdi çaldım diyebiliyorum . Velhasıl yıllar geçti ben kendi işimi kurdum bu vatandaşla ara ara görüşüyorduk ve bir iş yaptık yüklü bir miktar alacağım var ve bu kişi ödeme konularında hep problemli iş yaptığı herkes aynı görüşte bende işi yapalı epey zaman oldu hala da parayı almadım bir kaç defa aradım sonra aramayı kestim benim zamanında caldigim paraları toplasak benim alacağım etmez muhtemelen . Şimdi ben adama gidip ben falanca zaman senin kasadan para aşırdım diyemem . Yaptığım işin parasını almasam(zaten verecek gibi değil ) verecek olursada benim hediyem olsun helâli hoş olsun para istemez varsa hakkın sende helal et desem işi çözer miyiz veya ne yapmalı açıkcası parayı almazsam birde öyle birşey den şüphelenirse demek ki zamanında çaldı benden gibi düşünürse de diye de çekiniyorum çocukluk zamanı yaptığım birşey şimdi adım öyle anılsın istemiyorum . Durum böyle çok uzattım umuyorum derdimi anlamışsınızdır cevap bekliyorum hocam hayırlı günler

    1. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem ) gizli işlediğiniz günahlarınızı izhar etmeyin” buyurmuştur. Sözü uzatmayacağım o adama işlediğin günahtan söz etme ve o adamdan alakını kes. Anlattığına göre Kıyamet günü sen ondan alacaklısın. Önemli olan da budur.

  7. İmamı Azam hazretleri, 699 yılında doğmuş 767 yılında vefat etmiştir. İmamı Bahari ise 810 yılında doğmuş, 870 yılında vefat etmiştir. Yani İmamı Azam hazretleri vefat ettikten 43 yıl sonra İmamı Buhari dünyaya gelmiştir.
    Onlar hakkında yazılan menfi yazıların hepsi uydurmadır. Ehli sünnet düşmanlarını yazdığı iftiralardır.

    İMAM-I AZAM
    Ehl-i sünnetin reisidir. Fıkıh bilgilerini, Ehl-i sünnet itikadını topladı. Yüzlerce talebesine öğretip, kitaplara geçirilmesine sebep oldu. Müslümanlar tarafından kağıt imali bunun zamanında başladı.

    Derin ilmi, keskin zekası, aklı, zühdü, takvası, hilmi, salahı ve cömertliği yüzlerce kitaplara yazılıp anlatılmıştır. Talebesi pek çok olup, büyük müctehidler, âlimler yetiştirdi. Ehl-i sünnetin yüzde sekseni Hanefi mezhebindedir.
    Asıl adı Numan’dır. 80 (m. 699) senesinde Kufe’de doğup, 150 [m.767]’de Bağdat’ta şehit edildi.

    İMAM-I BUHARİ
    Kur’an-ı kerimden sonra en kıymetli kitab olan Sahih-i Buhari adıyla meşhur hadis kitabını yazan büyük hadis âlimidir. İsmi, Muhammed bin İsmail olup, künyesi Ebu Abdullah’tır. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000’den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için “İmam”, Buharalı olduğu için “Buhari” denilmiş, İmam-ı Buhari ismiyle meşhur olmuştur. 810 (H. 194) senesinde Buhara’da doğdu. 870 (H. 256) senesinde Semerkand’ın Hartenk kasabasında vefat etti.

  8. Hayreddin Karaman hakkında gönderdiğiniz bu yazıyı inceleyeceğiz inşaallah. Gerekirse yazacağımız yazıyı ileride sitede yayınlarız inşaallah.

  9. Aleykümselam.
    Bahsettiğiniz sınav yapılmaksızın işe alınıyorsanız gireceğiniz iş, güvene dayalı bir iş olmalıdır. O halde o işe o tarzda girmenizde bir beis yoktur. Referans demek güven vermek demektir. Söz konusu kimsenin güveni ile işe alınacaksanız siz de işinizde başarı gösterip onun yüzünü kara etmeyiniz.

  10. Sizin gibi ilmi geniş kişiyi bulmuşken merak ettiğim bir ilim var hadis ilmi aklima geldikce 1 2 gün onla alakali sorular sormak istiyorum.
    1.)Mesela bir hadisin tahlili yapildiğinda 4 kişi var mesela 4 kişi ayni andami bu hadisi iletiyor yoksa ayri ayrimi yani rivayetin senedinde 4 kişi vardir ne demek.
    2)Rivayetin senedinde zayıf kişiler olduğundan dolayi zayif olarak değerlendirilmesinin sebebi nedir diğer raviler güvenilir olmasina rağmen biri zayisfa o sözü efendimiz söylememişmi oluyo
    Aslinda bu sorumun muhattabi kitaplardaki şu tarz yazılar”rivayetin senedindeki falanca zayif olduğundan hadis zayiftir”.
    3)Peygamberimizin abbasilerin ve Osmanlinin (hilafetle) 500.yil yaşayacagina işaret eden hadisi var Allahu Tealanin 500 deki hikmeti ne olabilir yani Kurandaki Allahin vaadi gerçekleştimi (islamin dünyaya hakim olmasi) yoksa gercekleştireceği vakit gelmedimi

    1. 1. ve 2. sorunun Cevabı:
      Evvela iltifatınıza layık olmayarak estağfirullah derim..
      Biz acizane bu sitede Ehli Sünnet büyüklerinin açıklamaları kapsamında naklediyor veya yorum yapıyoruz..
      Sorduğunuz soruların cevabı için aşağıda gösterdiğimiz sitemizdeki linklerde arayabilirsiniz.
      https://islamdergisi.com/genel/hadis-cesitleri/
      https://islamdergisi.com/genel/hadis-i-seriflerin-yazilmasi/
      Şayet bunlarda bulamazsanız dinimiz islam sitesine bakabilirsiniz.
      Orada da bulamazsanız Kütüb-ü Sitte’nin (altı sahih hadis kitabı) 1. ve 2. ciltlerinde o mevzuda geniş bilgiler vardır oraya bakabilirsiniz.

      3- Ulemanın bildirdiklerine göre Kuran’da ki Allahu Tealanın vadettiklerinin tamamının henüz gerçekleşmediklerini bilmekteyiz. Zira Mehdi (aleyhisselam) henüz zuhur etmedi. Hz. İsa aleyhisselam henüz inmedi. Onlar geldiğinde ehli kitap İslama girecektir. Diğerlerinden de bir çokları müslüman olacaktır.

    2. O hadis, “Ümmetimi ilk selb edecek olan beni Hanturadır” Yani Ümmetimi ilk kez mağlup edip tahrip edecek olan, Turhan oğulları olacaktır” buyurmuştur. Turan milletine Turhan oğulları denilirdi. Yani bunlar henüz o zaman Müslüman olmamış Türkler, Moğollar ve diğerleridir.

    3. Hocam bahsettigimiz hadise uyan hulagu oluyo sanirim onun bi bi müslüman beldeyi ele geçirmesi vardi ama onlarinda nesebi tartişmali türk değil deniyor ama ozaman demekki cengizhan soyu türk

    4. Cengiz Han Moğollaşmış Türk’tür. Onun anasını Mergitler kaçırmış ve anası Mergitlerden hamile kalmış ve Cengiz doğmuştur. Mergitler ise Türktür. Aslında Moğollarda Turandır. Yani Tur Han oğullarındandır. Türklerin ve Moğolların ortak atası Tur Handır. Türk Dili ve Edebiyatında Moğolca Türkçeden 6000 yıl önce ayrılmış bir dildir. Moğolca Türkçe ile aynı gruptan bir dildir. Yani Ural-Altay Dil Grubundandır.

    1. Aleykümselam Elif hanım.
      Hint Kınası diğer kına gibi vücuda yakıldığında sır kaplamıyorsa abdeste mani değildir.

  11. Aleykümselam.
    Bu kamu işi mi yoksa özel mi? Özel ise sizi işe sizi işe alacaklar sizi o işe ehil buluyorlar da işe alıyorlarsa sorun yok. Ama kamu ise sınavsız işe alınmanız için sizi işe alacak kimseye özel yetki verilmişse o da o yetkisine istinaden sizi işe alıyorsa yine sorun yok.

  12. Hocam bu tarikatlardaki şiş hilelerini felan nasil yapiyorlardi sanirim ibn teymiye budistlerdede bundan olduğunu ve bunun nasil olduğunu çözmüş felan

    1. İbn-i Teymiye Ehli sünnetten çıkmıştır. Onun değerlendirmesinin bir önemi yoktur. O tasavvuf cahilidir. Ancak bu şiş konusunu da ehli sünnet uleması uygun bulmaz. İslam tasavvufunda şiş sokma, kızgın demir yalama gibi şeyler yoktur. İslam Tasavvufu Kuran ve sünneti tam yaşamak, Peygamber ahlakı ile ahlaklanmaktır. Bir takım cambazlıklar yapmak tasavvuf değildir.
      Tasavvuf hakkında geniş bilgi için linklerimizi tıkla ve oku:
      https://islamdergisi.com/genel/tasavvufi-sapkinliklar/

      https://islamdergisi.com/tasavvuf/tasavvuf-3/

    2. Bende biliyorum ehli sünnet olmadiğini ama sonuçta bunlarin hilesini bulmuş bu şiş felan budistlerdede varmiş bunun hilesi nasil hocam nasil batiriyorlar ve acımıyo

    3. Budistler veya hinduların kendilerine mahsus tarikatları vardır. Onların tarikatlarındaki amaç Allah rızası değildir. Dünyada huzura kavuşmaktır. Onun için günlerce aç kalırlar hayvani besin almazlar ve nefsin safasına kavuşurlar. O duruma geldikten sonra bedenleri uyuşur bazı noktalar dışında acı duymazlar. Rufai olduğunu söyleyenler de bir çok yiyeceklerden ve içeceklerden perhiz ederler ve bedenleri budistlerinki gibi bir çok noktadan acı hissetmezler ve budistler gibi şiş sokarak cambazlık ederler. Tabi gerçek Rufaileri bunlardan tenzih ederiz.
      Hak tarikatlarda amaç İlahi rızadır. İlahi rızaya ermek için sünnet üzere yenilir içilir Kuran ve Sünnet üzere Allaha kulluk edilir. Bu yol üzere amael eden müminler nefislerini tezkiye ruhlarını tasfiye ederler. Bu durumda olan nefis Kuranda Fecr suresinde geçen “İrcii” (Ey mutmeinne olmuş nefis(ruh), dön Rabbine! Sen O’ndan razı olarak O senden razı olarak) ayetine mazhar olurlar. Alemi melekuta açılan kalp açılır ruh gözleri ile İlahi nurları temaşa ederler. Artık ibadetlerini zorlanarak değil zevk ve şevkle yaparlar.
      İşte bu duruma eren müminlere bahşedilen feyzi Rabbaniden budist, hindu, hıristiyan ve yahudi rahiplerine nasip yoktur. Çünkü onlar “İnneddine ındallahil-İslam” ayetine ters düşmüşlerdir.

  13. Selamun Aleyküm efendimizin miraç mucizesi ile ilgili bişi sorucam
    İslamdan 4 asır önce Zerdüşt bir kaynakta Arta Viraf isimli keşişin Sarosh isimli melek eşliğinde göğün yedi katını ziyaret etmesi, cenneti ve cehennemi görmesi gibi benzerlikleri nasıl açıklariz
    Zerduştun peygamber olduğunu söyliyenler varmidir

    1. Aleykümselam. Zerdüşt peygamber değildir. Zira öyle olsaydı kardeşin kardeşle evlenmesini emretmezdi. Göğe çıktığı ise şeytani rüyadır. Rüyada cennete gittiğini söyleyenler de vardır. Bu onun peygamber olmasını göstermez.

    2. Hocam aslinda onun demediği birşeydir belki ama insanlar sonradan sokmuştur o kardeş olayi vs. Olamazmi?
      Islam alimleri tarafindanda zerduştun peygamber olup olmadiği konusu tartismalidir ama sizin yorumunuz dikkat cekici o açidan bakmamiştim eğer bu peygamber değilse şeytani rüyadir konusu işi aydinlatiyor gerçekten.

    3. Kuran veya Peygamberimizin ismini açıklamadığı bir kimse için peygamber idi demek çok sakıncalıdır.
      Eski İran’da, takriben M.Ö. 6. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Zerdüşt, güya eski dini düzeltmek için ortaya çıkmış ve İran’daki çok tanrıcılığa karşı tek ilah inancını savunmuştur.
      Ona göre en yüksek Rab (ilah), “Ahura-mazda”dır. Ahura, her şeyi bilen, kâinat nizamını idare eden, her şeye hayat veren ve her şeyin hakimi olan en büyük kudrettir. Bununla beraber hayır (Hürmüz) ve şer (Ehriman) gibi iki ilah görüşünü terk edememiş ve ateşgedelerde yine ateş yanmıştır.
      Zerdüşt, bir gün dünyanın sona ereceğini, kıyametin kopacağını, Cennet ve Cehennemin var olduğunu, ölen insanın ruhunun hesaba çekileceğini, kendinden önce gelen peygamberlerden veya getirdiği kitaplardan yahut da onlara inananlardan öğrenerek kabul etmiştir. Bununla beraber, insanlara dünya ve ahiret saadetini öğreten ve doğru yolu gösteren bir peygambere tâbi olmak saadetine kavuşamadığı için, doğru yolu tam olarak bulamamıştır.
      Görüyorsun ki, Zerdüştün peygamber olduğunu iddia edenler onun iyilik tanrısı (hürmüz), kötülük tanrısı (ehrimen) inanç sisteminden bihaberler.

    4. Şunu biliniz ki ulema ittifakla bildirmişlerdir ki Hz. İsa ile Peygamberimiz arasında hiçbir yere peygamber gönderilmemiştir. Zerdüşt ise Hz. İsa!dan sonra dünyaya gelmiştir. İki tanrılı bir din ihdas eden kimseden peygamber olmaz. Zerdüştün peygamberliği kürtleri İslamdan uzaklaştırmak için ingilizlerin uydurduğu açık bir yalandır..

  14. Hocam selamunaleykum istiharede hayirli olan sey mutlaka olur mu yani elimizden geleni yapsak ?

    1. Aleykümselam.
      İstihareyi Peygamberimiz tavsiye etmektedir. Yanlış olursa şayet istiharede değil yorumdadır hata.

  15. Selamunaleykum hocam
    Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu konuyu burda size sorduğum için özür dilerim.Babamın annemi aldattığını öğrendim.Şüpheli hal ve hareketler,ağzından yanlışlıkla çıkan kelimeler,internetten yazışmalar vs buna şahit oldum hocam.Aldattığına eminim.Bu durum karşısında dayanamıyorum.Çok üzüntülü ve stresli geçiyor hayatım.Yavaş yavaş babama saygımı yitiriyorum.Annemde ablamda biliyor hocam.Biz bilmezliğe vuruyoruz.Babama olan saygım sevgim günden güne azalıyor.Onun rızasını kazanmaya çalısmalıyımız bu durumda evlat olarak.Ne yapmalıyız hocam.lütfen yardım edin.İyi günler.

    1. Aleykümselam.
      Baban her ne günah işlerse işlesin Allahı ve Rasulünü inkar etmedikçe ona karşı saygısızlık yapamazsınız. Şeytana uymuş olabilir ona dua edin. Ona iyi davranın ki huzuru ailesinde bulsun dışarı da aramasın.

  16. Bunun üzerine gördüm ki, el (keff)ini omuzlarım arasına koydu, parmaklarının serinliğini göğsümde hissettim. (Semadaki) her şey bana tecelli etti ve onların hepsini bildim.
    Bunun açiklamasi nedir hocam.

    2.side Maide 64de Allahın Yahudiler hakkinda söyledikleri hakkinda şeytan aklima bak insan sözü olduğu nasil belli sinirleniyor onlara laflar belalar ediyor gibi şeyler getiriyor bu ayeti yazip o kısımlari açiklarmisiniz

    1. O hadis mecazidir. Zira Allah el ve ayak edinmekten münezzehtir. Rasulullah o sözü ile Allahu Tealalnın manevi feyz ve tecellisinin kalbine girdiğini ifade etmiştir.

      – “Yahudiler, “Allah’ın eli çok sıkıdır” dediler. Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Aksine Allah’ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor. Biz, onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozğunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.” ( Maide 64 )

      Biliniz ki Allahu Tealanın cemal sıfatı olduğu gibi Celal sıfatı da vardır. Ve Allah kairfirlere gadap sıfatı ile tecelli etmektedir. Ağzınızla söylüyorsunuz ki şeytan bak insan sözü gibi dedi diyorsunuz. İnsan şeytana itibar eder mi hiç?
      Allahu Teala yahudilerden iman etmeyip fitne çıkaran ve Kendisine iftira eden yahudileri Kuranda lanetlemektedir. Bundan daha doğru olan ne vardır.? Allah Kendisine iftira atan bu sefillere Kuran’ın lisanı ile gadab etmektedir. Güzle de etmektedir.

  17. Selamun Aleyküm.
    Hz alinin fazla derecede yüceltilmesinin sebebi neydi mesela şuan aleviler var hz ali onlar için çok onemli mesela hz ömer hz ebubekir değilde neden hz ali.
    2.sorum hz alinin birgün savaşta düşmana tam kilici vurucekken düşmanin yüzüne tükürmesi sonucu kilicini geri çekip ben Allah için savaşirim sen tükürdün işin içine nefs girdi ben Allahin aslaniyim nefsimin değil kissasi doğrumu

    1. Aleykümselam.
      Hz Ali sahabelerin en üstünlerindendir. Dört halifenin dördüncüsüdür. Ama onu olduğundan daha büyük göstermeye çalışan Yemenli münafık yahudi ibni selüldür. Bu gün ki ve geçmişteki aleviler de ondan etkilenmişler ve o gelenek sürüp gitmektedir.
      Evet o kıssa meşhurdur ve doğrudur. Daha doğrusu ashabın hepsi onun gibi düşünerek cihat ettiler.

    1. Peygamberler ve evliyaullahın nefsi müslüman olmuştur. Zira nefsi mutmeinne mertebesine eremeyen evliya olamaz. Eğer bir kimse şeyh olduğunu evliyadan olduğunu söyleyip de haram işliyorsa o yalancıdır.

  18. Selamunaleyküm hocam nasıl desem nasıl anlatsam ama benim aslında müzdarip olmadığım ama annemin babamın benden şikayeti var daha öncede dedim ama ben bu dini tablo mağnet kısaca arapça allah yazılı şeylere ilgim var hürmetim var ama ben aşırıya gidiyorum evde 2 tane varsa 1 tane daha alıyorum ve ailem sen hastasın doktora git diyor hocam namaz harbi söylüyorum yok biliyorumki onlarda kurtarmaz ama bu hayatta mutlu olacak bişey bulamıyorum diğerleri arabasıyla eşiyle mutlu olur bende bunlar yok hatta radikalci olup diğer gençlerin her şeyini saçma görüyorum annem namazın kıl yeter diyor paranı verme bu dini tablolara kolyelere diyor hocam inanın çok mutlu eden bişey benim için ama felaketteyim kazandığım paraları veriyorum olduğu gibi nasıl metod izlemeliyim kafama taktımmı uyku bile tutmaz sabah almak için

    1. Aleykümselam.
      Allahu Teala buyurdu ki:
      – “Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut/45)

      Siz Allahın sana emrettiğini yapmayıp lafzatullah yazılı levhalara bir çok para ödeyerek kendinizi oyalıyorsunuz. Açıkçası şeytanın oyununa geliyorsunuz. Zevk almanız da şeytani zevktir. Çünkü namaz kılmıyorsunuz. Namaz kılmak nefsinize ağır geliyor. Allah lafzı yazılı levhalara gereğinden çok para vererek israfa gidiyorsunuz. Allahın ismini de zatını da sevmek farzdır lakin emrini yapmayıp sadece kağıt üzerindeki yazıları sevdiğinizi iddia etmek tam sevgi değildir.

Bir cevap yazın