İslam dergisi web sitesi soru cevap sayfasında fıkıh, itikat, tasavvuf, tefsir, sünnet gibi çeşitli İslami konularda sorularınızı iletebilirsiniz. Dini konulardaki sorular uygun görüldüğü takdirde bu sayfada yayınlanmakta ve cevaplandırılmaktadır.
Aşağıdaki formu kullanarak İslami konularda (fıkıh, itikat, sünnet, tefsir, tasavvuf, ilmihal gibi) sorularınızı gönderebilirsiniz.

Merhaba dudaklarımızı ve dilimizi oynattığımız halde ses çıkmasa bile o şekilde edilen yeminin sahih olduğunu öğrendim. Ama ben söyleyen kişinin kulaklarının duymadığı yeminin geçersiz olduğunu biliyordum. Tam anlayamadım o yüzden net bir cevap yazarsanız çok mutlu olurum. Yemin eden kişi kendi kulaklarıyla bu sesi duymalı mıdır?
Yemin eden kimse kendi yeminini duyması şart değil bilmesi kafidir.
Ses çıkmazsa yemin sayılır mı ki? Şart dudakların o cümleyi söyleyecek şekilde oynaması mıdır? Ağız kapalı halde dil oynarsa ne olur?
Aynı şeyleri çok soruyorsunuz.!
Erkek kardesle kız kardesin aynı odada yatması günah mı
Erkek kardeşle kız kardeş zaruretsiz aynı oda da yatmaları harama sebebiyet vereceği için caiz değildir. Zaruret olduğunda aynı oda içine perde konulmalı.
Selamün aleyküm hocam ben birine aşık oldum çok farklı bir şey nerden geldi başıma geldi diyorum. Bu bir imtihan mıdır allah beni nasıl sınamak istiyor.
Büluğa erdiğin andan ölünceye dek başına her ne gelirse hepsi imtihandır. Kimine nefsin kimine başkaları sebep olur. Nefsinin sebep olduklarından sorumlusun. Başkalarının sebep olduklarına da sabretmezsen yine sorumlusun.
Aşık olmak veya olmamaya nefsin sebeptir. Namahrem deyip bakmasaydın aşık olacak kadar bağlanmazdın Yangın kıvılcımken sönerdi. Ama sen bakmakta ısrar ederek o kıvılcımı büyüttün. Dua et Allah içindeki yangını söndürsün.
Temizlik günleri dolmadan (15 gün) gelen kahve akintı hayizin başlangici sayabilir miyiz. Yani normal hayız zamanından bı hafta önce başladi. bu kahve lekelenme namaza engel midir.
Temizlik günü en az 15 gündür. Bundan önce gelen kan adet değil hastalık kanıdır. Hayzdan sayılmaz.
15 gunu aşıp hala devam ederse hayız sayacak mıyız
Temizlik 15 günden az olmaz. 14-15. günlerde olurda 16 ve diğer günlerde devam ederse 15’den sonrası hayzdandır.
Kuranı belden asağıda dolaba koymak günah mı
Kuranı belden aşağı yere koymak caiz değildir.
Selamün aleyküm hocam ben cuma gecesi yani Perşembe akşam namazından sonra tırnak kesip yıkanıyorum. Cuma gecesi bunu yapmam hadiste geçen cuma günü faziletlerine girer mi yoksa sabah mı yapmam gerekir.
Diğer günler imsakla başlar Cuma akşamı ise hicri takvime göre perşembe ikindiden sonra başlar.
İbadetler de hicri takvime göredir.
Selamun aleyküm. Herhangi bir şarta bağlamadan “kafire olarak öleceğine ya da imansız öleceğine” iki kere yemin eden kişi ne yapmalıdır? Kefaret vermesi gerekiyorsa bir mi iki mi verir? Ve hiç vermezse sadece yemin bozma günahı mı olur?
Önce tövbe edip imanını tazelemesi lazım bu ahmağın. Sonra da bir kefaret ödemesi lazım. Çünkü ilk yeminde kafir olur sonraki yeminler geçersizdir.
Sadece tövbe ederse bir tek yemin bozma günahı mı olur yoksa yemindeki cümle mi olur?
Şehadet getirip tövbe etsin kefaret ödesin.
selamun aleyküm hocam bi insanın elinde bi kutu olsa bu kutuyu karşılıksız kura çekip birisine verecem dese, bu kutunun içinde (telefon,laptop,ayakkabı,elbise,kitap,kalem) bu 6 sından birisi bulunuyor (kalem-10tl, kitap-40tl,ayakkabı-200tl,elbise-100tl,telefon-2.000tl,laptop,10.000tl) değerinde dese kurayı kazanan adam bu kutuyu hiç açmadan örneğin 1000 tl fiyat biçip bu kutuyu satsa alan kişi ya da satan kişi günaha girermi ? kutuyu alan karda edebilir zararda bu kumara girermi hocam? kumara girerse kutuyu satanada kumara sebep olduğu için kumar günahı yazılırmı?
Alıcı alacağı malı bilmeden yapılan tür satışlar hile ve aldatmaya girer… Elde edilen kazanç haramdır.
Ikınır bir pozisyonda sol elinize su alıp hafifçe su çarpınız ve ovalayınız.
Kuran olan odada kıyafetleri değiştirmek günah mı?
Hurcu oradan kaldırıyım mı
Kuran olan odada kıyafet değiştirmek günah değil lakin çıplak dolaşmak tahrimen mekruhtur.
Hurcu kaldırınız.
Hocam üniversitede okuyan öğrenciye zekat verilir mi?
Üniversitede okuyan öğrencinin hem kendisi hem anne-babası fakirse zekat verilir.
god of war ve benzeri video oyunlarını oynamak şirk olurmu?
herhangi bir filmde “tanrı benim” yada “tanrı yok” gibi sözler yada alay edici replikler geçiyor ise o filmi izlemek yada açmak küfür olurmu?
Bende kronik fissür var, makat içimi yoksa dışımı ayırt edemiyorum , gusülde vesvese ediyorum gusül ederken nasıl yıkamalıyım?
god of war yani savaş tanrısı veya benzeri filmleri seyretmek veya oyunları oynamak küfürdür.
herhangi bir filmde “tanrı benim” yada “tanrı yok” gibi sözler yada alay edici replikler geçiyor ise o filmi izlemek yada açmak küfür olur mu?
CEAVAP: Evet küfürdür.
Makata parmak sokmadan yıka.
Cami resimli hurcu yatağın yorgan yerine koyup yatakda yatmak günah mı
Hurcu yatak nedir?
Yatağın altında yorgan koyma yeri var oraya yorganı koymak için hurç aldık üstünde cami resmi var
Cami resmi kabe resmi üzerine oturmak veya yatmak caiz değildir.
Selamun Aleyküm bir soru soracaktım
Yeryüzünde gezip dolaşmadılarmı ki düşünecek kalpleri,işitecek kulakları olsun?
Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler kör olur
Hac/46
Hocam aklın merkezi beyin olduğuna göre dinsizlerin Kuran eski insanlar gibi aklın merkezini kalp sanıyor iddialarına ne deriz.
Düşünecek kalpler ne demektir?
Düşünecek kalpler ne demektir?
Hakkı batıldan ayıracak akılları yok demektir. Çünkü nefislerine tapmaları kendilerine en büyük perde olmuş onların.
Aleykümselam.
Soruyorsunuz ki; “Hocam aklın merkezi beyin olduğuna göre dinsizlerin Kuran eski insanlar gibi aklın merkezini kalp sanıyor iddialarına ne deriz.
Düşünecek kalpler ne demektir?”
CEVAP:
Allahu teala buyurdu ki(mealen):
– “Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanların akledecek kalbleri(ibret alacakları gönülleri), işitecek kulakları(öğüt duyacakları idrakleri) olsun. Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalpler(hakikate) kör olur.” (Hac/46)
Öncelikle şunu doğru ifade edelim ki ayette zikredilen kalp yürek denilen et parçası değil ruhun aynası olan gönüldür.
Beyin gönlün bedende yansıdığı aynadır. Cahiller beyni aklın merkezi sanmaktadır lakin öyle değildir. Tıpkı aynaya bakıp da kişinin kendini aynada sanması gibi. Akıl beyin aynasına yansıdığı için aklın beyinde olduğu sanılır. İnsan öldüğünde ise akıl beyinden çekilir beyin fiziksel olarak her şeyi ile eksiz olmasına karşın onda akıl namına hiçbir şey kalmaz.
hocam tok olmadığımız ve aç da olmadığımız zamanlar bi elma, bi dilim kavun veya çikolata gibi şeyler yemek mekruhmu? yani sofra haricinde yemek
Hayır mekruh değildir mübahtır. Sadece tok olduğunda kusup tekrar yemek yemek haramdır.
Eski kafirler yemeklerden daha çok tad almak için doyana dek yerler sonra kusup tekrar yerlermiş. Allahu teala bunu haram kılmıştır. Normalde tokken yemek mekruhtur. Ama yemek dışında meyve türü veya tatlılar yemek mübahtır.
Hocam Afedersiniz Merak Ettim Sormak İstedim
Tenasül Uzvumuzun Ucu Açılsa Ama İdrar Çıkmasa Abdest Bozulurmu? Bende Oluyor Abdest Bozuldu Deyip Bir Daha Abdest Alıyorum Yanlışmı Yapıyorum?
Yedi şey abdesti bozar:
1- Önden ve arkadan çıkan şeyler, abdesti bozar. Yalnız, erkeğin ve kadının önünden çıkan yel, abdesti bozmaz. Bu, çok az kimsede olur. (Kulağa akıtılan ilaç, ağzından çıksa, idrar yoluna konan pamuk, ıslanıp düşse, kadınların rahme koyduğu ilaç, geri gelse abdesti bozar.)
2- Ağızdan çıkan necis şeyler. (Ağız dolusu kusmak, kan tükürmek bozar.)
3- Deriden kan ve irin gibi şeylerin çıkması. (Göz hastalığı sebebiyle, gözünden ağrıyla yaş akması, burnundan veya kulaktan gelen kan ve irinin dışarı çıkması bozar. Maliki’de ise bozmaz.)
4- Uyumak. (Bir yere dayanıp uyusa, dayandığı şey alınınca düşecek gibi olursa bozulur.)
5- Bayılmak. (Sarası tutarsa veya delirse abdest bozulur.)
6- Namazda kahkaha ile gülmek.
7- Mübaşeret-i fahişe, yani karı koca çıplak olarak avret yerlerini sürtünmek. (Başka yerlerine dokunmak şehvete sebep olsa da, Hanefi’de abdesti bozmaz.)
İmamı Muhammed’e göre idrar çıkmazsa abdest bozulmaz. Ama İmamı Azam ve İmamı Yusüfe göre tenasül uzvunuza dokunduğunuz için abdestinizi yenilemeniz gerekir. Evla olanda budur.
hocam utanması olmayan birine yüzsüz, yapışkan gibi kelimeler kullanmakta sakınca varmı? belki kalbi kırılabilir diye düşündüm ama elfazı küfür sözleri söyleyen dünyevi menfaat için cemaatin arasında namaz kılan, ahmak, hevasının peşinde koşan bir insan. Kaç kere beni arayıp sorma senden nefret ediyorum desemde evimin kapısına kadar geliyo hocam kurtulamadım bi türlü.
Öylelerinin yüzüne tükürsen yağmur yağıyor der. Evini adresini telefonunu internetini değiştir ve ondan kurtul.
bi hoca diyor ki, kuşların sesini, doğanın sesini duyup, kainata bakıp allahın varlığını göremeyen, ilahi mesajı alamayan, o manayı duyamayan ve göremeyen insana o hoca gözleri ve kulakları mühürlü gibisinden şeyler diyor. bende de aynı problem var. o halde benim gözlerim ve kulaklarım mühürlenmiş mi manasına geliyor? o hoca bana gözlerim ve kulaklarım mühürlenmiş gibi muamele yaptı. benim kalbim, kulaklarım ve gözlerim mühürlendi mi, şimdi ne yapacağım, çıkış yok mu??
Kainatı bir kıyıya koyalım da önce kendimize bakalım. Bize bu elleri, ayakları bu başı, gözü kulağı, aklı, hafızayı, ağzımızı, kalbimizi, mideyi, sindirim organlarını, üreme organlarını kim verdi? Bir kimse bunu düşünüp de Allaha inanamıyorsa onun aklı bozuktur. Anne-baba zevklerine tabi olup bir araya gelince kendilerine benzeyen çocuğun anne rahminde temeli atılır. İçeride ne olup bitiyor bundan ne annenin ne de babanın haberi olmaz zaten olsa da ellerinden bir şey gelmez. Çünkü gözükmeyen bir kudret onu olması gerektiği gibi takdir eder biz ise bundan bihaber oluruz.
böyle olmasını ben de istemiyom. bi çıkış var mı?
Bir çıkışı elbette vardır. Men arafe nefsehû fekat arafe Rabbeh. Kendini tanıyacaksın. Kendini tanımayan Allahı tanıyamaz.
ben de zannettim ki benim kalbim, gözlerim ve kulaklarım kesin olarak mühürlendi bi daha çıkamam diye. çünkü mühürlenen tekrar açılmazmış, sağolun hocam.
Siz de sağolunuz.
Hocam Müslüman olmayan anne babanın mirasını yemek haram yemek midir?
Gayrimüslim anne babanın mirası haramdır. Yemesi de haram lokmadır. Yemeğin kendisi helal ama onu yemek haramdır. Başkasının ekmeğini izinsiz yemek gibidir. İçki gibi domuz eti gibi aslen haram olan şeyleri yerken besmele çekmek küfürdür.
Hocam mesela anneden babadan ev kaldı bu durumda ne yapılmalı
Gayrimüslim be anne-babanın evladı olarak yasalar bunu sana veriyorsa sen bunu amcan dayın teyzen ve halan varsa onlara vermelisin. Onlarda yoksa onların çocuklarına verirsin. Senden başka yasal hiçbir varisi yoksa satıp fakirlere verirsin.
Hayırlı günler hocam.
Çevremdeki bazı arkadaşlarım yüzündeki sivilceleri sıkıp kan irin çıkmasına sebep oluyorlar. Sonra ellerini yıkamadan masaya, kapı koluna felan dokunuyorlar. İçim bi tuhaf oluyor, huylanıyorum , yapmayın etmeyin desem de dinlemiyorlar. Onların dokunduğu yere bende dokunmak zorunda kalıyorum. Necaset bana ve elbiseme bulaşmışsa diye vesveseleniyorum namazda. Başkasının yaptığından biz sorumlu olur muyuz hocam
Sizin üzerinize veya elbiseniz bulaşırsa yıkayınız. Öyle münasebetsiz kimselere karşı mesafeli olunuz.
Hocam iyi günler Nuh diyor peygamber demiyor lafinda itikadı acidan sıkıntı varımdır?
Bir müslüman için bu tabiri kullanmak küfürdür.
hocam tasavvufta fenafil ihvan, fenafiş şeyh, fenafir resul, fena fillah nefsin hangi makamlarına karşılık geliyor?
Sorunuzun cevabı için bağlantımızı tıklayın:
https://islamdergisi.com/genel/tasavvuf-nedir/
Hocam Merhaba İyi günler Allahın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Benim sorum namazda tadili erkan ile ilgili olacak
Yaşım 24 namazlarımda tadili erkana çok dikkat ederim etmeye çalışıyorum.
Uymaya çalışırım.
Bugüne kadar çok insan gördüm namazlarında tadili erkana uymayan riayet etmeyen bunlardan uyardıklarım oldu uyarmadıklarım oldu.Uyarıp namazda benimi izliyosun deyip azar işittiğimde oldu.İnanın tadili erkana uymayan imamlarda görüyorum.Rükudan kalkıp doğrulmadan kavme yapmadan secdeye giden,secdeden kalkıp celsede durmayıp tekrar secdeye giden.
Tek tek uyarmaya kalksam inanın çok zor bu şekilde insanları düzeltmek yaşımda küçük olduğu için dikkate almayanda oluyor.Kızanda oluyor benimi izliyon ne günlere kaldık diye.Her insanı her yerde uyarma imkanıda olmuyor.Ama razı değilim tabikide sıkıntıya giriyorum hatta bişeyler yapılması gerekiyor bu konuda onun farkındayım.
Bu açıdan çok üzülüyorum dert ediyorum kendime bu meseleyi hatta imamlarla konuşmaya başlıyacam insanlara belli aralıklarla tadili erkanı hatırlatmalarını uyarmalarını diyanetede ulaşıp bu konu hakkında hutbe verilmesini ve sadece hutbeyle kalmayıp belli aralıklarla imamlar vesilesiyle insanlara tadili erkanın hatırlatılmasını bu konuda sizdende yardım istiyorum bu konunun diyanete ulaşması için insanların bu konuda bilgilenip namazlarına daha çok dikkat etmesi için.
Bide ben her insanı böyle tek tek uyarmak zorundamıyım.Uyarmadığımda Bunun bana olan günahı nedir.Dediğim gibi benden yaşça büyük olan insanları uyarmak kolay olmuyor.İnsanların ne diyeceklerinden korkup çekinebililiyoruz.
Detaylı bir şekilde yazarsanız çok sevinirim hocam.
Allah razı olsun yardımcımız olsun.
Merhaba kardeşim. Allahın selamı rahmet ve bereketi üzerine olsun.
Emri maruf nehyi anilmünker yapmak dini vecibelerdendir. Olmazsa olmazlardandır. Lakin her mevsimde her tarlaya ekim yapılmaz. Aksi halde hem tohum boşa gider hem tarlanın bereketi kaçar. Her şey yerli yerinde olmalıdır. Adamın hatası namazını bozmayacak türdense hemen müdahale etmemeli. Bariz hatalardan ise duadan sonra hemen imama o mevzuyu bilmiyormuş gibi davranarak sormalı imamın vereceği cevaptan diğer bilmeyenlerde nasiplenir böylece.
Yolda giden adamın hangi inanca sahip olduğunu bilmeden ona emri maruf yapılamaz. Aksi halde sonuç her iki tarafın aleyhine sonuçlanabilir.
Önce insanlarla iyi diyalog kur sonra arkadaş ol sonra ona iyilikler et sonra onun hangi inanca mensup olduğunu öğren sonra da onu yalnızken muhatap alarak nasihat et kalabalıkta topluma hitap ederek konuş.
Kusura Bakmayın Tekrardan Yazıyorum.
Hocam Şöyle Anlatayım:
Ben Namazda Çocuk Sesi Duyunca Gülmeye Başlıyorum. Dışarıdan Sürekli Çocuk Sesi Geliyor. Ben Çok Uzun Süre Bu Vesvese İle Uğraşıyorum. Defalarca Namaz Kılıyorum. Ve Bu Bende Çok Yorgunluk Yapıyor. Dinimiz Kolaylık Dini Benim Bu Durumum Veya Gülmem Namazımı Bozarmı? Tekrar Yazmak Durumunda Kalıyorum Her Seferinde. Psikiyatrise Gidicem Onun Önerilerini Yapmam Caizmidir? Biraz Uzun Oldu Hocam Ama Vesveseye Mahal Bırakmadan Cevaplarsanız Çok Mutlu Olurum…
Daha önce bu mevzuda size cevap verildi oraya bakınız.
Hocam Zahmet Olmazs Tekrar Cevaplarmisiniz Bu Konuda Çok Sıkıntı Çekiyorum. Bazen Namazı Bırakacak Gibi Oluyorum.
Namazı bırakırsanız şeytanın istediğini yaparsınız Allahın lanetine ve gazabına uğrarsınız. Akıllı olun vesveseye takılmayın derim.
Merhaba. Geçen gece aklıma adak vesvesesi geldi. Vesvese olduğunu biliyordum. Ama ne düşündüm diye o cümleyi aklıma getirip biraz değiştirdim. O sırada düşünürken dilimi oynattım ama ağzım açılmadı, ses zaten çıkmadı. Bu durumda adak sadece ağzın içinde dili oynatmakla oluşur mu?
Ağzın içinde dilini oynatarak bir şey adamışsan onu yerine getirmen gerekir.
Nisa Hanım daha öncede çok gördüm isminizi ve sorularınızı bu sayfada Allah yardımcınız olsunuz vesveseleriniz için size tavsiyem akla gelen vesveseleri düşünmeyin takmayın ne kadar düşündükçe o kadar büyüyor sizi sıkıntıya sokuyor
Bir diğer tavsiyede Allah dostlarından yardım istemeniz ben böyle durumlarda yetiş ey İmamı Rabbani beni kurtar-himmet et -imdadıma yetiş gibi diye yardım istiyorum çok da faydasını görüyorum eski halimden eser yok vesvese olarak sizede tavsiyem.
Abdülkadir geylaniden de yardım isteyebilirsiniz.Çünkü o müridim nerde olursa olsun benden yardım istesin imdadına yetişirim diye buyuruyor.Biz müridleri değiliz belki ama gönül bağımız var seviyoruz O Allah dostlarını.Onlar ile tevessül istigase ediyoruz Allaha.
Bunlarıda deneyin size tavsiyem faydasını görüceksiniz emin olun.
İnş
Çok teşekkür ederim, deneyeceğim. Çok haklısınız.
Hocam evleneceğimiz kişiye ehli sünnet olup olmadığını anlamak için sorular sormak farzmıdır?
Evleneceğiniz kimseye dört mezhepten birine tabi misiniz diye sormanız yeterlidir. O mezhepsiz ise ya alay eder ya da inkar eder. Oysa dört hak mezhep Peygamberimizin İslamı açıklaması olup ehil alimlerce yapılan Kuran ve Hadislerin tefsiridir.
hocam zayıflayıp güzel görünmek için diyet yapmak caizmi? veya vücut sağlığı için diyet yapmak caizmi?
Bedenin sağlığını korumak vaciptir. O sebeple fazla kilo sorun olmadan önlemini almak elzemdir. Ama bir kadın başka erkeklere veya bir erkek başka kadınlara güzel görünmesi için zayıflamaya çalışması harama sebeptir…
hocam içki içen yada haram lokma yiyen 40 gün boyunca yaptığı ibadetlerden hiç sevap alamazmı yoksa ibadetlerin sevabımı azalır?
Sarhoş olan ayılıncaya dek namaz kılamaz. Ayıldığında kılmadığı namazı kaza etmelidir.
Ancak kırk gün boyunca ibadetten feyz alamaz.
Dinde farz olan bir şey için “şunu yaparsam imansız öleyim.” Allah korusun diyen biri kefaret vermezse ne olur?
Bir farzı yapmamak için “bunu yaparsam imansız öleyim” diyen zaten imandan çıkmıştır. Farz ve sünnetin dışında bir iş için böyle bir şey derse o işi yaptığında küfre girer. Tövbe etmesi gerekir bunu söyleyen. Böyle abuk subuk sözleri ancak yarım akıllılar söyler.
Peki içinden geçirdiyse bir önemi var mıdır?
El-fazı küfür sözler açıktan söylenmiş olsa da içinden geçirmiş olsa da küfürdür.
selamun aleyküm hocam mekruh olan bir ameli hafife almak, alay etmek veya mekruh olduğuna inanmamak insanı kafir edermi ya da bidat ehli edermi?
hocam insanların yaptığı zulümleri kastederek kahpe devran demek elfazı küfürmüdür?
Mekruh olan bir ameli işlemek günah değildir ama önemsememek küfürdür. Çünkü sünneti inkar gibidir. Bir şey mekruh ise onu Rasulullah hoş görmediği için işlememiştir. Rasulullahın hoşnutsuzluğunu küçük görmek küfürdür.
Kahpe devran veya kahpe felek, kahpe dünya lafları boş lakırtıdır. Sakınmak gerek.
Hocam cinlerin evdeki bazı esyaları kaybedebilecegini duydum bu doğru mudur?birisi Allah cc isyan ettikten sonra ona cin gorunmus bu musluman cin olabilir mi?
Cinlerin evlerdeki eşyaları almaları haberi yalandır. Cinci sahtekarların uydurmasıdır. Allaha isyan edene şeytan onun azgınlığını daha da artırması için vesvese verir.
Hak yolunda olana kimseye hiçbir cin şeytanı zarar veremez onun koruyucusu Allahtır.
Selamün aleyküm hocam ben evlenmiyeceğim inşallah evlilik şart değil demek küfür müdür?
Evlilik durma göre sünnettir duruma göre vaciptir. Evliliğe mani bir hastalık yokken evlenmemek harama sebebiyet vermektir. Böyle durumda evlilik şart değil demek de küfür alametidir.
Misal maddi durum yok krediye bulaşmamak için demek peki?
Küfür alameti nedir peki küfür mü yani?
Sana vacip değildir ne diye kendini sıkıntıya sokuyorsun?
Küfür alameti küfürdür.
Selamün aleyküm hocam ana baba benim üzerime adak adamışsa onlarda unutmuşsa ben herhangi bir kurban kendi adıma kesebilir miyim? Adak yerine niyetine
Onların niyetine kast ettiğiniz kurbanı kesebilirsiniz lakin etinden sen ve çocukların kardeşlerin anne baba dede ve ninelerin yememeli. Eti fakirlere vermelisiniz.
Selamün aleyküm hocam kardeşim hamileyken bu çocuk doğarsa bir kurban keselim demiş çocuk doğduktan sonra kestiler, bu adak değil onun için bizde yiyeceğiz dediler. Bende bu dediğiniz adak oluyor dememe rağmen anlamıyorlar.
Hocam onlardan habersiz yiğenime adadıkları adağı ben kesebilir miyim? Diretsem aramız kötü olacak bir şeyde diyemiyorum onun için onlara sormadan ben kesebilir miyim adak niyetine
O adaktır ve adak kurbanını da kesmişler fakat etinden yiyerek günaha girmişler. Siz onların o etlerden yediği kadar sadaka verirseniz onları o günahtan kurtarırsınız.
Hocam merhaba. Nisa 140 ayetini çok detaylı bir biçimde açıklamanızı rica ederim. Son zamanlarda bu ayet oldukça kafamı karıştırdı. Ayetteki “Allahın ayetlerinin inkar edildiği mecliste oturmayın, yoksa sizde onlar gibi olursunuz” cümlesinden kasıt nedir, bizde kafirmi oluyoruz, yoksa günahkarmı? Birçok site Nisa 140 ayetini ve tefsirleri (kalben rıza gösterilmese bile küfür işlenen mecliste tepkisizce oturmanın küfür olduğuna) delil gösteriyor. Bu sitelerdeki yazılardan c/p yaparak aşağıya ekledim.
Şimdi birçok ülkede okullarda evrim teorisi öğretiliyor. Bu derslere katılan yetişkinler Nisa 140 ayetine göre kafirmi olmuş oluyor?
Konuyu detaylı açıklamanızı rica ederim. Çünkü bende yurtdışında yaşıyorum ve okullarda evrim teorisi mevcut.
Bir sitede diyyor ki:
““O, size Kitapta: “Allah’ın. ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacak olandır. (Nisa, 140)”
Bu ayet küfre rızanın küfür olacağını ispat etme noktasında son derece açıktır. İkrah altında olmayan bir insan Allah’ın ayetlerinin alaya alındığı, onlarla istihza edildiği veya onların inkâr edildiği bir mecliste hiçbir tepki vermeksizin oturuyorsa kesinlikle o ortamda söylenenlere rıza gösteriyor demektir. Eğer o işe rızası olmasaydı o meclisi terk eder ve tepkisini ortaya koyardı. Olaya tepki göstermemesi bu işe razı olduğunu gösterir.
Şeyh Süleyman b. Abdillah der ki:
“Ayetin manası zahiri üzeredir. Kişi Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini veya onlarla alay edildiğini işitir de hiçbir ikrah olmaksızın onları kınamadan ve onlardan uzaklaşmadan o alay eden kâfirlerle oturmaya devam ederse -her ne kadar onların yaptığını yapmasa da- o da onlar gibi kâfir olur. Çünkü bu, küfre razı olma manasına gelir; küfre rıza da küfürdür.
Âlimler bu ve benzeri ayetlerden “günaha rıza gösterenin günahı işleyenle aynı hükme tabi olacağını” istidlal etmişlerdir. İslam’da hükümler zahire göre verileceği için böylesi bir kimsenin onların yaptığını kalbi ile kerih gördüğünü iddia etmesi kendisinden kabul edilmez. Bu kimse zahiren küfrü izhar etmiş ve kâfir olmuştur.”[1]
Mecmuatu’t-Tevhîd”, sf. 48.
İmam Kurtubî der ki:
“Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz…” Allah’ın bu buyruğu, kendilerinden bir münker sadır olduğu zaman masiyet işleyenlerden uzak durmanın vacip olduğuna delalet etmektedir. Çünkü onlardan uzak durmayan bir kimse, onların fiillerine razı olmuş demektir. Küfre rıza ise küfürdür. Nitekim yüce Allah: “Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” diye buyurmaktadır. Buna göre masiyetin işlendiği bir mecliste oturup da onlara karşı tepki göstermeyen herkes, günahta onlarla eşit olur. Kişinin, masiyeti gerektiren bir söz söyleyip bunun gereğince de amel ettiklerinde onlara tepki göstermesi icap eder. Eğer onlara tepki gösterme gücü yetmiyorsa, bu ayetin tehdit ettiği kimselerden olmamak için yanlarından kalkıp gitmesi gerekir.”[2]
el-Cami‘ li Ahkâmi’l-Kur’an”, 3/286
İmam Taberî der ki:
“Ayetin manası şu şekildedir: Sizler Allah’ın ayetlerinin inkâr edilip alaya alındığını işitip dururken hâlâ o inkâr edip alaya sapanlarla oturmaya devam ederseniz, onlar Allah’ın ayetlerini alaya almaları neticesinde nasıl günaha girmişse sizde aynı onların işlediği bu günahı işlemiş ve Allah’a isyan etme hususunda onlarla eşit olmuş olursunuz.”[3]
Tefsiru’t-Taberî”, 9/320.
Şevkânî şöyle der:
“Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz…” Bu, yasaklamanın gerekçesidir. Yani, onlarla oturur ve bu oturmadan vazgeçmezseniz, o zaman sizde küfürde onlarla eşit olursunuz.”[4]
Fethu’l-Kadîr”, 2/232.
……
Bir gün Ömer İbn-i Abdulaziz’in huzuruna içki içen kimseler getirilmişti. Ömer İbn-i Abdulaziz hemen kendilerine celde vurulmasını emretti. O esnada kendisine içlerinden birisinin oruçlu olduğu söylenince, “Öncelikle ondan başlayın. Yoksa siz Allah Teâlâ’nın: “Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” buyurduğunu duymadınız mı? dedi.
Görüldüğü üzere Ömer İbn-i Abdulaziz, münker ortamına iştirak eden kimseyi bizzat o münkeri işleyenle bir kabul etti. Çünkü o kişinin hiçbir ikrah olmaksızın tepkisizce orada bulunması oradakilerin durumuna razı olduğunun bir göstergesidir. O kişi bu nedenle onların maruz kaldığı ceza ile aynı cezaya çarptırıldı.”[6]
Kava‘id fi’t-Tekfir”, 107.
…….
…….
Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarîleri ve ashabı vardı. Onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadık-larını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mümindir, diliyle cihad eden mümindir, kalbiyle cihad eden de mümindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile iman yoktur.”[10]
Müslim, İman, 20.
Münkerin işlendiği bir ortamda hiçbir tepki göstermeksizin oturan bazı kimseler bu ve bu manada nakledilen bazı hadisleri yanlış anlamaktadırlar. Onlar bu hadislerde yer alan “kalp ile cihadı” o ortamda oldukları halde “nasıl olsa ben kalben bunları sevmiyorum, kalbimle onlara buğz ediyorum” diyerek yalnızca kalbî bir tepkiye bağlamaktadırlar. Hâlbuki hadis bunu anlatmamaktadır. Hadis öncelikle onlarla elimizle cihad etmeyi, eğer bunu yapamazsak dilimizle cihad etmeyi, şayet bunu da yapamazsak o zaman kalbimizle cihad etmeyi emretmektedir. Kalp ile cihad ise; el ve dil ile bir şey yapılamazsa, o ortamı terk ederek oradakilerin yaptıklarına buğz ederek olur. Eğer hiçbir tepki olmaksızın o ortamda oturulmaya devam edilirse bu zaten rızanın ta kendisidir. Kalp ile buğz veya kalp ile cihad o ortamda bulunmak değildir, o ortamda bir şey yapılamazsa kalben nefret duyarak o ortamı terk etmektir.
…….
Şimdi küfre delalet eden amelî karinelerden bazısını açıklamaya çalışalım:
1) Din İle Alay Edilen ve Küfür Ameli İşlenen Meclislerde Oturmak
Allah’ın ayetleri ve dinin mukaddesatıyla istihza edilen meclislerde oturmak caiz değildir. Kişi ikrah olmaksızın tepkisiz bir şekilde böylesi bir mecliste oturursa orada cereyan eden fiillere razı olmuş demektir. Bu konuya önceki satırlarda değinmiş ve gereken bilgiyi orada vermeye çalışmıştık.
Bu konunun temel dayanağı olan Nisa Suresi 140. ayeti ve o ayete ilişkin İmam Kurtubî’nin önemli cümlelerini hatırlatarak diğer maddelerin izahına geçmek istiyoruz. Rabbimiz buyurur ki:
“O, size Kitapta: “Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacak olandır.” (Nisa, 140)
İmam Kurtubî der ki:
“Her kim onlardan uzak durmazsa, onların fiillerine razı olmuş demektir.”[17]
el-Cami‘ li Ahkâmi’l-Kur’an”, 3/286.
Görüldüğü gibi İmam Kurtubî tepkisiz bir şekilde o mecliste oturmayı (sadece oturmayı) onların fiillerine razı olmaya bir karine kabul etmiştir. Buda göstermektedir ki, hiçbir tepki olmaksızın din ile alay edilen ve küfür ameli işlenen meclislerde oturan kimseler orada cereyan eden amellerden razı olmuş demektir; bu da küfürdür.”
Başka bir sitedeki yazılardan alıntılar:
Vahidi şöyle diyor:
“Yahudi alimleri Kur’an’la alay etmekte, münafıklar ise buna rağmen onlarla birlikte oturmaktaydılar. Allah (c.c), müslümanlar münafıklar gibi yapmasınlar diye yahudi alimleri Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar ettikleri ve onlarla alay ettikleri zaman onlarla oturmayı müslümanlara yasaklamıştır. “Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz.”dan kasıt ise; hem onlarla aynı cezayı alır, hem de onlar gibi kafir olursunuz, demektir. Zira bu müslümanların durumu Mekke’deki müslümanların durumu gibi değildi ve onlara karşı gelebilme ve onları inkar edebilme güç ve imkanlarına sahiptiler.
Yine bu ayet; “eğer onlara rıza gösterirseniz kafir olursunuz” manasındadır. Bu ise Ebu Hanife’den gelen ve Ezzahira kitabında geçen şu kaideye dayanmaktadır: “Başkasının küfrüne rıza göstermek, istisnasız küfürdür.”
Cibai şöyle dedi:
“Ayette yasaklanan şey; onlara karşı gelmeksizin ve söylediklerinden hoşlanmadığını göstermeksizin onlarla birlikte oturarak söylediklerini dinlemektir.” (Alusi Tefsiri)
İmam Ebu’s Sud Nisa 140 ayeti hakkında şöyle diyor:
“Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz” ayetinde Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar eden ve onlarla alay eden kimselerle birlikte oturmayın. Şayet onlarla oturursanız küfür konusunda onlar gibi olursunuz. Ve onlar nasıl azabı haketmişlerse siz de aynı şekilde azabı hakedersiniz.” (Ebu’s Sud Tefsiri)
Taberi Tefsiri :
…… Allah (c.c)’ın ayetlerine küfreden, onlarla alay eden kimselerden, böyle yapmalarına rağmen ayrılmaz ve hala onlarla haşir neşir olmaya devam ederseniz şüphesiz siz de onlar gibi olur ve onların yaptığı hükmü alırsınız. Onlar, Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar ve onlarla alay ettikleri böyle bir hal üzereyken hala onlarla oturmakla Allah (c.c)’a karşı gelmiş olursunuz. Dolayısıyla böyle bir durumda onlar nasıl ki Allah (c.c)’ın ayetleriyle alay ederek Allah (c.c)’a karşı gelmişlerse işte sizler de onlarla birlikte oturmakla aynen onlar gibi Allah (c.c)’a karşı gelmiş kimseler sayılırsınız. Onlar Allah (c.c)’a karşı nasıl masiyet işlemişlerse sizler de aynı şekilde Allah (c.c)’a karşı masiyet işlemiş sayılırsınız. (Taberi Tefsiri)
Kurtubi Tefsiri :
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz.” İşte bu ayet; Allah (c.c)’a karşı suç işlenen bir mecliste oturan ve suç işleyen kimselere karşı çıkmayan bir kimsenin günah işlediğini göstermektedir. Oysa Allah (c.c)’a karşı suç işlenen bir mecliste bulunan bir kimse onlara karşı gelmelidir. Şayet onlara karşı gelecek güçte değilse, onların hükmünü almaması ve bu ayetin hükmüne girmemesi için onlardan ayrılması gerekir……. (Kurtubi Tefsiri)
Semerkandi Nisa 140 ayeti hakkında şöyle diyor:
“Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz.” ayeti şu manadadır:
“Şayet onlarla birlikte oturursanız, sorumlulukta onlar gibi olursunuz.”
Bu ayet, masiyetin işlendiği bir mecliste, bu masiyeti işleyenlerle birlikte aynı mecliste oturan ve onlara karşı gelmeyen kimselerin sorumluluk konusunda bu masiyeti işleyenler gibi olduğunu göstermektedir. Zira bir mecliste masiyetin konuşulduğu veya işlenildiğine şahit olunduğu anda hemen o masiyeti işleyen kimseye karşı çıkılması gerekir. Şayet bir kimse o masiyeti işleyen kimselere karşı çıkmaya güç yetirebilecek durumda değilse yapması gereken amel oradan uzaklaşmasıdır. İşte böyle yaptığı zaman ancak bu ayetin hükmünü almaz. (Semerkandi Tefsiri)
Şeyh Süleyman b. Abdillah Nisa 140 ayeti hakkında şöyle diyor:
“Bu ayetin manası zahirine göredir ve şu manadadır: “Bir kimse, Allah (c.c)’ın ayetlerinin inkar edildiğini veya alaya alındığını duyduğu bir mecliste, böyle yapan kafirlere ikrah olmaksızın karşılık vermez veya onlar başka bir söze geçinceye kadar onların yanından ayrılmazsa, velevki onların yaptığı gibi yapmamış olsun aynen onlar gibi kafir olur. Çünkü bu kimsenin o mecliste böyle yapan kimselerle birlikte oturması onların küfürlerine rıza göstermesi demektir. Küfre rıza ise küfürdür.
İmam Fahreddin Er-Razi Nisa 140 ayeti hakkında şöyle diyor:
“Müfessirler şöyle dediler:
“Müşrikler, meclislerinde Kur’an’a laf atar ve onunla alay ederlerdi. İşte Allah (c.c) En’am: 68 ayetini bu sebeble indirmiştir. Bu ayet Mekke’de inmiştir. Daha sonra Medine’deki yahudi alimleri, Mekke’deki müşrikler gibi yapmaya başladılar. Münafıklar da onlarla beraber oturmakta ve onlara karşı gelmemekteydiler. Bunun üzerine Allah (c.c) münafıklara hitaben: “Allah size kitapta: “Allah’ın ayetlerinin inkar edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar onlarla oturmayın” diye bir hüküm indirmedi mi?” (Nisa: 140) buyurdu.
Bu ayetin manası şöyledir:
“Allah (c.c)’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini duyduğunuzda küfür ve alay olmayan bir başka söze geçinceye kadar onlarla oturmayın.”
Allah (c.c) sonra; “Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah münafıkları ve kafirleri cehennemde biraraya toplayacaktır” buyururak münafıklara şöyle dedi:
“Ey münafıklar! Şayet Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar eden ve alaya alan kimselerle birlikte oturursanız, şüphesiz ki siz de küfür konusunda, Allah (c.c) ve ayetleriyle alay eden yahudi alimleri gibi olursunuz.”
Alimler şöyle dediler:
“Bu ayet küfre rızanın küfür olduğunu göstermektedir. Buna göre küfre rıza gösteren kimse kafir olur. Aynı şekilde münkeri işlemese bile münkerin işlendiği yerde kalarak işlenmesine rıza gösteren veya münkeri işleyenlerle haşir neşir olan kimse de o münkeri işleyenlerle aynı hükmü alır. Zira Allah (c.c) ayette: “Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz.” buyurmuştur. Böyle bir durum ise, münkerin işlendiği yerde oturan kişinin, münkeri işleyen kimsenin yaptığına rıza göstermesi halinde söz konusu olur. Fakat münkeri işleyen kimselerin yaptığından hoşlanmayan, takiye veya korkması sebebiyle onlarla beraber oturan kimse ise o kimselerle aynı hükmü almaz. İşte böyle bir incelik sebebiyle, Kur’an’a ve rasule laf atan yahudilerle aynı mecliste oturan Medine’deki müslümanlara “yahudiler gibi kafir oldular” hükmünü verdik. Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar ve onlarla alay eden kafirlerle aynı mecliste oturan Mekke’deki müslümanlara ise kafir hükmü değil, bilakis iman üzerinde oldukları hükmünü verdik. Çünkü Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar eden ve onlarla alay eden yahudi alimleriyle aynı mecliste oturan Medine’deki münafık ve müslümanlar, kendi serbest iradeleriyle o kimselerle oturmaktaydılar. Oysa Allah (c.c)’ın ayetlerini inkar ve onlarla alay eden kafirlerle beraber aynı mecliste oturan Mekke’deki müslümanlar ise zaruret sebebiyle onlarla oturuyorlardı.” (Razi Tefsiri)
Allahu teala buyurmuştur ki(mealen):
– “Allah size Kitab (Kur’an)da: “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Sure-i Nisa Ayet: 140)
İmam-ı Taberî tefsirinde mezkür ayeti kerimeyi şöyle izah eder:
“Ayetin manası şu şekildedir: Sizler Allah’ın ayetlerinin inkâr edilip alaya alındığını işitip dururken hâlâ o inkâr edip alaya sapanlarla oturmaya devam ederseniz, onlar Allah’ın ayetlerini alaya almaları neticesinde nasıl günaha girmişse sizde aynı onların işlediği bu günahı işlemiş ve Allah’a isyan etme hususunda onlarla eşit olmuş olursunuz.”[3]
Tefsiru’t-Taberî”, 9/320.
İlgili Ayeti kerime de, Allahın ayetlerini inkar eden veya ayetlerle alay edenlerin yanında meclisinde oturmanın küfür olduğu açıkça beyan edilmektedir. Nitekim Ehli sünnet alimleri de tefsirlerin de bu mevzuyu açıklamışlardır…
Bir hadisi şerifte Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur(mealen);
“Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarîleri ve ashabı vardı. Onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emir olunmadıklarını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mümindir, diliyle cihad eden mümindir, kalbiyle cihad eden de mümindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile iman yoktur.” ( Müslim, İman, 20.)
Bu hadisi şerifin ışığında İslam inkar edildiğinde veya İslamla alay edilmesi halinde alay edenlere devletin fiilen müdahale etmesi gerekir. İslam devleti olmadığı için orada bir alim varsa sözle müdahale edilmeli orada bilgi seviyesi olmayan bir kimse varsa orayı terk etmeli yoksa o da onlardan olur yani küfre girer.
Ancak gerek ülkemiz okullarında veya gayrimüslim okullarında biyoloji veya söz de din dersleri seçmeli olmayıp zorunlu olursa ve o derslerde Allah inkar ediliyorsa bir öğrenci küfre ve kafire karşı kalben buğz ederek tahsilini tamamlamalıdır.
Müslüman tahsil yapmanın zaruri olması durumunda en alt müdahale olan buğz etmekle küfürden korunabilir. Aksi halde müslümanlar cahil kalır bu durumda kafirler kontrolü ellerine geçirirler. O zamanda İslam düşmanları İslam dinini ortadan tamamen kaldırırlar.
Hocam istihare namazı kılacağım fakat 1. rekatta okunması gereken kafirun suresini bilmiyorum onun yerine başka sure okusam olur mu?
Kafirun suresini bilmiyorsan başka sure okuyabilirsin.