Soru-Cevap

Aşağıdaki formu kullanarak sorularınızı iletebilirsiniz. Uygun görülürse bu sayfada yayınlanmaktadır. 

IslamDergisi.Com

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Soru-Cevap” üzerine 21.797 yorum.

  1. Hocam , rüyamda cami içerisinde , tertemiz genç bir kardeşimizin şehit cenazesinin tabuttan çıkarıldığını ve yakınlarının üzerindeki üniformayı ütülediğini gördüm. Şehidimizin gözleri yarı açıktı ve kıpırdamıyor ancak alçak bir ses ile sakince annesine çoraplarımı çıkartmayın belki orda üşürüm üzülücek bişi yok sakin okun diyordu. Rüyamın tabiri nedir ? yorumlarınızı rica ederim . Allah razı olsun

    1. Allahu Teala, “Şehidlere ölüler demeyiniz” buyurdu.. Bu rüya ile Allahu Teala sizi ya da sizin vasıtanızla bir yakınınızı bu mevzuda uyarmıştır. Şehidler bizim bilmediğimiz bir şekilde hayattadır ve mutludur. Onları tek rahatsız eden şey akrabalarının ağlamaları sızlamalarıdır.

  2. Hocam Kilolu olanlar genellikle israftan çok yediklerinden kilolu olurlar.
    Bir video izliyordum orda adam böyle 100 kiloyu geçik bir adam birisi dediki yarım dünya gibisin MaşaAllah Dedi bende güldüm.
    Aklıma şu geldi bu adam israf ediyor kilolu oluyor adamda ona Maşallah dedi sende güldün küfre düştün gibi şeyler geliyor bunun hukmu nedir?
    Onu sevmemden dolayı kanka desem bu küfre sebepmi hocam.
    Benim çevremdeki arkadaşlarim hepsi müslüman inancinda ama bu elfazi küfr hastaliği illa onlarda oluyordur çünkü çok dengesizler ben bunu bildiğim halde kanka desem sevdiğimden aramizdaki ilişkiden dolayi küfürmu?

    1. “yarım dünya gibisin MaşaAllah Dedi bende güldüm”. Bundan dolayı küfür gerekmez. Maşaallah demek Allah seni korusun” demektir.
      Kafir sevilmez belki ona merhamet edebilirsin. Hem niçin öyle argo konuşuyorsunuz ki? Hiç gereği yok ona ismiyle hitab edin.

    2. 2 sorum daha var.
      1)Kafire sevgi beslemek ama kafirligine degil kendisini sevmek hukmu nedir?
      2)Size bahsettiğim gibi benim arkadaşlarim tabi müsluman inancindalar oructa tutuyorlar şuan ama dediğim gibi dengesiz tipler olduğundan el fazi küfre düşüyorlardir çünkü ben onlarin söylemlerinde bunlari görüyorum Tabi Allah Kuran peygamber reddetmiyorlar ama Bu Dengesizlikten kastim bu kari kız cinsel muhabbetlerde övme vs. gibi benzer yani.
      Dememoki Bu tip arkadaşlarıda kafir statusundemi degerlendirmek gerekir yani kanka desem bunun hükmünü verirken bu kişileri kafir olarakmi değerlendirip hüküm verilir

    3. 1)- Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
      Kâfirleri sevmemek Kur’an-ı kerimde açıkça emredilmiştir. Kur’ana uymak ise farzdır.

      Kâfirleri sevmenin haram olduğunu bildiren âyet-i kerimelerden birkaçının meali şöyledir:
      (Kâfirleri dost edinen, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [Al-i İmran 28]

      (Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.) [Mümtehine 1]

      (Ey Nebi, kâfirlerle [silahla] ve münafıklarla [öğütle, delille, belgeyle] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran! Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tevbe 73, Tahrim 9]

      2)- Müslüman olduğunu söylediği halde küfür lafzı edenleri kafir addetmeyiniz. Açıktan inkar ediyorsa Müslüman olmadığını beyan etmişse onu kafirlerden sayabilirsiniz.

  3. Hocam hayırlı ramazanlar. Ilk gün hasta iken oruç tuttum, bi şekilde idare ettim iftar vaktine kadar. Iftardan sonra ilaç attım kendimi iyi hissettim bugün tekrar niyetlendim. Bademcik iltihabı oldum hocam yutkunamıyorum ateşim 38 e çıktı. Düşürmeye çalışıyorum ama etkisi kısa sürüyor. Ilac atmak zorunda kalırsam veya doktora gidip serum takılır da orucumu bozmak durumunda kalırsam bunun kefareti nedir hocam

    1. Hayırlı ramazanlar Sinem hanım.
      “Oruçlu, kasten gıda yahut ilaç olarak bir şeyi yiyip içerse, kefaret de gerekir.
      Şırınga [enjeksiyon] yaptırır veya buruna ilaç akıtır yahut kulağa yağ damlatırsa veya ufak taş ve benzeri yenmeyen veya iğrenilen, tiksinilen bir şeyi yutarsa sadece kaza gerekir. (Redd-ül-muhtar)

      Tedavi veya gıda maksadıyla da olsa, serum da, iğne yaptırmak gibi orucu bozar ve kaza gerekir. Kefaret gerektirmemesi, ağızdan verilmediği içindir.

    1. Aleykümselam.
      Kafire sevgi-saygı anlamında kanka demek küfre sebeptir.

  4. Selamun aleykum hocam. Mesela Allah şer bir durumdan hayır yaratır mı yoksa o olay şer olarak kesin belli midir

  5. Selamunaleykum şimdiden hayırlı ramazanlar. Hocam bazen işlediğim günahlar aklıma geliyor tövbe edip tekrar o günaha dönmediğim halde. Pişmanlık duyduğum halde. Bunun sebebi nedir nasıl unutabiliriz?

    1. Aleykümselam elif hanım.
      Size de hayırlı ramazanlar.
      İşlenen günahları unutmamak daha efdaldir. Aksi halde kendimizi beğeniriz ki insanın kendisini beğenmesi daha büyük günahtır. Kuran ve Sünnete göre günahınıza tövbe ettikten sonra tövbenizi bozmadıkça o günahtan hesaba çekilmeyeceksiniz. Tövbe edip tövbesini bozmadığımız günahlar kıyamet günü hiç hatırlatılmayacaktır..

  6. Selamun Aleyküm Hocam.
    Size bir hadis atmiştim ve bu hadisle ilgili bir islam sitesinin yorumunu atmiştim sizde bizde bu yoruma katiliyoruz demiştiniz.
    Ben O Hadisle alakali 1 soru sormak istiyorum.
    Melhame-i kübra=Birinci Dünya savaşı ile İstanbul’un fethi 6 sene içerisinde tahakkuk eder. (bir sene sonra) 7. yılda ise deccal ortaya çıkar.” (bk. Fethu’l-bari, 6/278)
    Hocam Istanbulun fiilen işgal altinda oldugu ve resmen işgalden kurtulduğu dönem 5 yıl 1 ay sürüyor Resulullahin 6 demesinden murad ne olabilir eğer onu kastetmişse

    1. Aleykümselam.
      Aslında bu soruyu ikinci kez soruyorsunuz. Daha önce cevabıızı vermiştik.
      İstanbul’un fiilen işgali 4 yıl ve küsuratı da vardır bazıları ise 5 yıl bir ay derler.. Rasulullahın işgale 6 yıl sürecek buyurması fiili işgalden sonra yaptırımların bir süre daha devam edeceğidir. Nitekim halifeliğin kaldırılması ile bu işgal sona ermiş ve toplam 6 yıl sürmüştür. (1918-1924)

  7. 48﴿ Bulutları harekete geçirsin diye rüzgârları gönderen Allah’tır. Derken O, bulutları gökyüzünde dilediği gibi yayar, bazan da parçalara ayırır; nihayet içinden yağmurun çıktığını görürsün. Onu dilediği kullarının üzerine yağdırınca da o kullar sevince boğulurlar.
    Hocam bu ayette detayli evreler vat bilimsel açiklaması nedir evreler var ayette ama tam anlamadigim için size sormak istedim Burda Buharlaşma birleşme yağış şeklindemi detayli tefsir edebilirmisiniz?
    2.sorumda şu hocam Diyanet nur suresi 43. ayette şöyle diyor
    “Bulut aralıklarından çıkan şimşeği görürsün” cümlesindeki şimşeğin burada kullanılan Arapça karşılığı vedk kelimesidir; bu kelime yağmur mânasına da gelir. Ancak bulutların arasından çıkan yağmur değil, şimşek olduğu için biz bunu tercih ettik. Bilindiği üzere yağmur bulutların arasından çıkmaz, bulutun kendisi yağmura dönüşür ve yere dökülür.
    Demişler ama meallerde orda yagmur var ve ayetin zahiride o yönde sizde bakarsanız.”
    Bulut aralıklarindan çikan yagmuru görürsün sözünü nasil anlariz

    1. Diyanet nur suresi 43. ayette şöyle diyor
      “Bulut aralıklarından çıkan şimşeği görürsün” cümlesindeki şimşeğin burada kullanılan Arapça karşılığı vedk kelimesidir; bu kelime yağmur mânasına da gelir. Ancak bulutların arasından çıkan yağmur değil, şimşek olduğu için biz bunu tercih ettik. Bilindiği üzere yağmur bulutların arasından çıkmaz, bulutun kendisi yağmura dönüşür ve yere dökülür.
      Demişler ama meallerde orda yagmur var ve ayetin zahiride o yönde sizde bakarsanız.”
      Bulut aralıklarindan çikan yagmuru görürsün sözünü nasil anlariz

    2. – Görmez misin ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüklüyor; sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor. O, gökten, sanki oradaki dağlardan da dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır! (Sure-i Nur/43)

      Ayeti kerimenin “sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor.” ibaresinden, “farklı ısıda olan bulutlar üst üste geldiğinde bulutların bir kısmı yağmur olup yere dökülür” anlamı çıkar.

    3. Hocam Meallerde bulut aralığından veya (bulutun) içinden kısımlarinin açıklamasi olabilirmi biliyorum Bulut zaten kendisi yağmur olup yere iniyorda söylediğiniz şeyi tam anlamadim 2.olarakda Bulutun içinden olarak kabul edersek nasil bir yorum oLbilir.
      Yani Dememoki Bulutların içinden/arasından yağmur çıkmasi bence yanlış değil hocam evet Bulut kendisi yağmura dönüşüp yere dökülüyor lakin sonuçta bulut Bulut halindeyken onun içinden yere dokülmeye başliyor

    4. Her şeyi açıkça yazdık neyi anlayamadınız?
      Bilim denilen şey bugün “kara” dediğine yarın “beyaz” diyor.
      Kuran’a, bilime göre iman edenler Allah’a değil bilim adamlarına iman etmiş olurlar.
      Kuran modern bilim kitabı değildir, ancak gerçek bilime de aykırı değildir.
      İlgili ayeti kelime meal olarak açıklıyorum:
      “Görmedin mi?, Gerçekten Allah bulutları sürüklüyor”, “sonra onları bir araya topluyor”.
      “Sonra onları yığınlar haline getiriyor”. “Görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor”. (NUR/43)
      Bunun neyini anlamıyorsunuz? Yağmurun bulutların arasından çıkması en doğru ifade değil mi? Tabi ki yağmur bulutların arasından çıkacak. Bulutsuz yerden yağmur yağacak değil ya!
      Bulut olmadan yağmur nasıl olur? Bulutlar soğuk hava ile karşılaşınca su buharları yağmur olup yer çekimi ile aşağı iniyor.
      ***

  8. Selamun Aleyküm,
    Hocam babam ehli sünnet itikadından ehli sünnet alimlerini çok sever ve dinler, oruç tutar, zekat verir, kurban keser ve cuma namazlarına gider, yardımsever, geçen de sokakta yoksul çocuk görmüş açım demiş babamda çiğköfteci dükkanına sokup yemek ısmarlamış işte ama 5 vakit namaz kılmaz maalesef. Ebu Hanzala diye biri namaz kılmayan buhariye göre kafirdir diyor,. Kesin cehennem diyor yani. Ama sadece ALLAH gaybı bilmez mi ? Birde (Allahü teâlâ, şirki asla affetmez, fakat şirkten başka olan [bütün] günahları dilerse affeder.) [Nisa 48] İmam-ı Rabbânî hazretleri, Cehennem azabının günahlara değil, küfre karşılık olduğunu, küfür bulaşığı olan günahlar için de cehennemde azap çekileceğini bildirmektedir. (Ömründe bir defa Allahü teâlâyı anan veya Ondan korkan Cehennemden çıkar.) [Tirmizi] demiyor mu ? Kendinize iyi bakın hocam sizlere ihtiyacımız var… sayınız artsın…

    1. Aleykümselam.
      Ebu Hanzala sapkın vahabidir. Ona itibar edilmez. Ehli sünnet uleması ittifakla “günah işleyen müslüman kafir olmaz” diye beyan etmiştir. Eğer günah işleyenler kafir olsaydı Kuran’da Rabbimiz, Zümer Suresi 53. ayeti kerimede, “De ki: “Ey haddi aşarak(günah işleyip) nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Zümer/53) diye buyurur mu idi?
      Babana dua et. İnşaallah ıslah olur.

  9. Selamun Aleyküm.
    Yazinizi okudumda net olmak için sorucam.
    Eşden vekalet aldıktan sonra camiye gidip cematten 2 kişiyle öteden beri eşim olan falanciyi nikahima aldim desem olurmu?

    1. Aleykümselam.
      Camiye gitmek şart değil, iki erkek şahid yanında kelime-i şehadet getirip, “Ben evvelki mihir üzere zevcem falanı kendime zevce(eş) olarak kabul ettim” demesi yeterlidir.

  10. Hocam Selamun Aleyküm.
    Misal veriyorum ben hanefiyim yaptığım bir işden benim nikahim düştü karım haram oldu hanefiye göre.Ama şafiye göre nikah düşmedi dolayisiyla haramda olmadi Şafiye uyaraktan nikah devam edermi yoksa yenilenmesimi lazim

    1. Aleykümselam.
      Hanefi birisinin nikahı hanefiye göre düşerse, Şafiye göre düşmemişse şafiye göre yeniletmesi gerekir. Çünkü onun nikahı şafiye göre değil hanefiye göre kıyılmış idi.

    2. şafiidr nikah nasil yenilenir idddt muddeti vz. bazi detaylar var.
      Biliyorum şart değilde eskiden beri böyle bir gelenek var camilerde nikah tazeleme diye.
      Orda 2 şahit bulup yeniletsem ama eşimi tanimasa dahi olurmu?
      Hocam Hanefide kişi Kızı veya kayınvalidesine bakma konusunda hangi şartlar olursa musahere olur birde burda şeytan vesveseside oluyor kişi tam ne yapmali.
      Haşa kimse kızına öyle o gözle bakmazda bakarken şeytan aklina birşeyler getirir bu noktada bakmayla ilgili hükumleride soylerseniz sevinirim

    3. 1- İş o boyuta varmışsa zina da olmuş demektir. Zina yapan bir kadınla evli kalmayı hangi erkek içine sindirebilir?
      2. Gerek erkekte, gerekse kadında bakarken şehevî bir his bulunması -dokunmada olduğu gibi- şehevî hisse işaret olan hallerin mevcut olması gerekir. Yani hürmeti musaherenin olması için cinsel organa bakarken şehvet hissinin olması gerekir denmek isteniyor.

      4. Şehevî lezzetin bakıldığı anda duyulmuş olması, baktıktan sonra meydana gelmiş olmamasıdır. Hurmet-i müsahere, kişinin kayınvalidesine yukarıdaki şartların bir arada bulunması hâlinde dokunduğu veya baktığı hallerde de meydana gelir. Yâni;

      Hanefî mezhebine göre, bu durumda insanın hanımı kendisine ebedî olarak haram olur. Aynı şekilde bir insanın kadınlık vasfına hâiz olmuş olan kızına bu şartların mevcut olmasıyla o tür baktığında veya dokunduğunda yine hanımı kendisine ebedî olarak haram olur.

      Bu bakma veya dokunmanın kasden, bilerek olmasıyla unutarak, yanlışlıkla, zorlama ve uyurken olması arasında bir fark yoktur. Yine bu hususta ayık ile sarhoş, buluğ çağına ermiş olanla, mürahik, büluğ çağına gelmiş olan ve akıllı ile deli arasında da bir fark bulunmamaktadır.

      Ayrıca haramlığı meydana getirecek şartların, yâni şehevî duygu ve belirtinin sâdece bir tarafta bulunması kâfidir. Her iki tarafta bulunmasına lüzum kalmaz. Yalnız bu meseleler Hanefî mezhebine göredir.
      **************

      Hanbelî mezhebine göre, sâdece “birleşme” hurmet-i müsahereyi gerektirirken; Şafiî mezhebine göre zina, dokunmak veya bakmakla hiçbir şekilde hurmet-i müsahere gerçekleşmez. Mâliki’ye göre ise, ancak şehvetle elini, yüzünü öpmesi halinde haramlık sabit olur.(el-Mezâhibü’l-Erbaa, IV/63-68; Hukuk-u îslâmiye ve Istılâhat-ı Fıkhiyye Kamusu, II/92-96; İbni Âbidin. Reddü’l-Muhtar, II/278-248)

      Bu meselede gerektiğinde bu mezhepler de taklid edilebilir. O görüşlerden istifâde edilebilir.

  11. O hadisin aslı öyle değil şöyledir:
    Su’ be – el- A’mes – Zeyd b. Vehb (el – Cühenî) – Abdulah b.Mes’ûd isnâdı ile
    nakledilmektedir. Buna göre;
    Abdulah b. Mes’ud diyor ki; Sadıku’l- Masduk olan Rasûlullah (s.a.v.) söyle buyurmaktadır:
    “Sizden birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk gecede toplanır. Sonra bir o kadar zaman içinde aleka olur. Yine bir o kadar zaman içinde mudga olur. (120 gün)Sonra ona bir melek gönderilir ve rızkı, eceli, amel, ve said yada şaki olduğu konusunda dört kelime (yi-konuyu) yazmakla emrolunur.
    Ardından ruhu üflenir. Sizden biriniz veya bir adam cennetle kendi arasında bir (zira’) karış mesafe kalacak kadar ehl-i cennet işi tutar, tutar da; hakkında, geçmiş yazgı öne geçer ve bir ehl-i nâr ameli işler ve cehenneme girer. Sizden biriniz veya bir adam da ehl-i nârın işini tutar, tutar da kendisiyle cehennem arasında bir karış kalır; derken önceki yazgısı galip gelir, bir ehl-i cennet ameli işler ve cennete giriverir.”
    Kaynak: (Hadis-i Ebû Davud et- Tayâlisî, Müsned, I, 38.)

    Burada bir sıkıntı yok her şey Rasululllahın anlattığı gibi bilimle tam mutabık.. Yanlışlık ateistlerin yanlış meallerden okuyup küfre girip komik düşmeleridir.
    Kader konusunda kişinin kaderinde kafir olacağı yazılı olduğu içinde değil, iradesiyle küfrü seçtiği için kafir olur.

  12. Selamun Aleyküm.
    Bazı Tefsirciler Insan Suresi 2.ayetteki katişk nutfeyle alakali mealde Erkek ve kadının suyu yazmışlar.
    Tabi bunu kendi dönemlerindeki bilgilerine göre yaptiklari belli.
    Bugunku bilgiler ışığında Kadının genetik yapısı 46XX şeklindedir ve tüm hücrelerinde x kromozomu vardır. Erkeklerin genetik yapısı ise 46xy’dir. Dolayısıyla bazı sperm hücrelerinde x bazılarında ise y kromozomu vardır. Y kromozomu taşıyan bir sperm yumurtayı döllerse erkek bebek, x kromozomu taşıyan bir sperm yumurtayı döllerse kız bebek oluyor. Dolayısıyla doğacak bebeğin cinsiyetini kadın değil, erkek belirliyor.
    Burdaki katışık nufteden kasıt nedir?
    2.Olarak Resulullah s.a.vinda Erkeğin veya kadinin hangisinin suyu üstün gelirse hadisinden yola çıkmışlardır Ama Resulullah s.a.v burda belagat yapmıştır Kadin suyundan kastı kadın hücresi yani x kromozomu

    1. * Aleykümselam.
      * Allahu Teala buyurdu ki (mealen):
      – Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.” (İnsan/2)

      * Erkek ve kadının oluşumu 46 kromozomdur.
      İnsanın kromozom sayısı ise 46’dır. 22’si çift otozom kromozomdur. İnsan hücresinde 1 çift de eşeysel kromozom bulunur ve toplam sayı 46 eder. Eşey kromozomları kadınlarda XX, erkeklerde XY dir. Döllenme sırasında annenin yumurtasındaki 23 kromozom, babanın spermindeki 23 kromozomla birleşir.
      Eğer ki bebek, anneden iki X, babadan da iki X alırsa çocuk kız olur. Kızlar babanın X kromozomunu taşımazlar. Neslin erkek veya dişi olacağını erkekten gelen kromozom belirler. Bu gerçeği Peygamberimiz bir hadisinde, “herkesin nesli erkek çocuğundan devam eder” buyurması ile belirtmiştir.
      * Katışık değil Karışık nutfeden kasıt mana erkek ve kadından alınan kromozomların birleşmesidir…
      * “Erkeğin veya kadının hangisinin suyu üstün gelirse” hadisinin manası belagat değil bir gerçeği ifadedir. Yani anne rahmindeki çocuk anneden xx, babadan xx aldığında içinde (y) kromozomu olmayan ceninde (x) kromozomu üstün geliyor ve çocuk kız oluyor demektir. Aksi durumda çocuk anneden xx, babadan xy aldığında ise (y) kromozomu üç xxx kromozoma üstün gelip çocuk erkek oluyor demektir.

    2. Sizin dediginizr cevap olarak Elmalili hamdi yazir tefsirinde ; Karışik/katişik nufteyi mufessirler Spermin yumurtayi döllemesiyle açıklamişlardir ama bu aşamada embriyo olunuyor katişik/karişik bundan önce olmalidir diyor bunu cevaplarmisiniz.

      2.Olarak Kuranda Allah insani bir damla sudan yarattiğini bildiriyor birisi demişki sadece erkeğin spermi yetmiyor erkek ve kadin hucrelerinin birleşmesi sonrasi demiş Yani Allah burda bir damla sudan kastı ilk Yaratılış baslangici ordan başliyormu demek istiyor hocam?

      Son sorumda şudur hocam Nutfe kuranda birkaç anlamdami kullanilmişir yani bir ayette su olarak bir başka ayette kadin erkek hücre birleşimine nufte adi verilmiştir böylemi?

    3. Biz zaten elmalı mealini yazdık. İnsan/2’de “Katışık” değil “karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık ” ibaresi geçmektedir. Ayrıca biz de arapça bilmekteyiz. “Ennutfetül-emşâc” kelimesi karşık birleşik su anlamına gelmektedir. Meni erkeğin suyu, nutfe ise kadın ve erkeğin suyunun(sperm ve ovum) birleşimine denir. Buna tıp dilinde zigot denir. Embriyo ise zigotun bölünerek çoğalma durumudur.
      خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَص۪يمٌ مُب۪ينٌ
      Mealen: (İnsanı bir nutfeden(sperm-ovum) yarattı, bir de bakarsın o, natûk bir muhasım kesilmiştir.)
      Yanılgı bazı melellerde nutfeye bir damla su denilmesinden mütevellidtir..

    4. Hocam evet sperm-ovumdan yaratiliyoruzda bazi meallerdeki “Bir damla su ” bile olsa bu olmazmi yani O sudan yaratıyoruz evet sonra o birleşiyor felan ama Sonuç olarak bir damla sudan yaratiliyor?

    5. Bir damla suyu bazı mealciler uydurmaktadır. Arapçada bir damla suya, “قطرة” (karetün) denilir. Mezkür ayetlerde nutfe olarak geçer. Şimdi nutfe ile katretün kelimesinin bir benzerliği var mıdır? Oysa nutfe sperm ve ovumun adıdır.

    6. Sure-i Yasin’in Elmalı mealinde insanın bir damla sudan yaratıldığı yazılmış olabilir. Lakin Kuran’ın Yasin Suresinde bir damla su ibaresi değil nutfe geçer. Nutfe ise kadının yumurtası ile erkeğin sperminin birleşimidir.
      Bak:
      *أولم ير الانسان أنا خلقناه من نطفة فإذا هو خصيم مبين * (Sure-i Yasin ayet: 77)

      Bir de ‘Ovum’u soruyorsun. Ovum, İngilizce de kadının yumurtasına denilir.

  13. Selamun aleykum. Hocam biri bir şeyi kınasa sonra aynı şey başına gelse pişman olsa tövbe etse bir daha kınamasa o durum kalkar mı kisi affolur mu acaba

    1. Aleykümselam.
      SORU:
      “Hocam biri bir şeyi kınasa sonra aynı şey başına gelse pişman olsa tövbe etse bir daha kınamasa o durum kalkar mı kisi affolur mu acaba?”
      CEVAP: Evet o kişi affedilir.

    1. Aleykümselam. Elbette herkesin kaderinde olan ancak onun kısmetidir.

  14. Hocam daha önce yine yazdım ama yardımınıza ihtiyacım var. Yaşım 34 bekar bir bayanım Doğuda memurum. Bu yaşıma kadar evliliği istiyor olmama rağmen nasip olup da bir beyle karşılıklı görüşmem olmadı. Üç yıl önce yatsı namazı sonrası Allahım nasibimi karşıma hayırlısıyla çıkar diye dua ettim. Ertesi gün 18 yıldan sonra ortaokul arkadaşım bana ulaştı niyetinin ciddi olduğunu beni tanımak istediğini söyledi. Evleneceğim insan o gözüyle baktım olaya o günden sonra. Umrede dualar ettim hayırla nasibim olsun diye ama bu bey benim ona olduğum kadar yakın olmadı bana bir araya gelip bir bardak çay bile içemedik ama ben hep umut ettim. Çünkü Rabbime ve duamın benim istediğim gibi sonuçlanacağına yürekten inandım. Üç yıl geçti ben yeniden denemek istedim. Onun da bu defa farklı düşüneceğini sandım hatta belki ısrarcı da oldum. Ama yine olmadı istemediğini direk söylemedi ama hissettirdi. İsteyen biri gibi davranmadı. İnsanlar takıntı olarak algılıyor hocam üzülüyorum. Ona bir zarar gelsin istemem. Başkasıyla da mutlu olmak hakkı ama ben benimle mutlu olsun istedim. İlgimi belli ettim hislerimi anlattım. Çoğu zaman sessiz bazen de kararsız kaldı. Hep Rabbim bizi hayırla bir araya getir diye dua ettim. Ne yapmalıyım hocam

    1. Emine hanım Allah işinizi hüsn-ü hayırlarla tamam eylesin.
      Allahu teala hakkınızda bir kısmet dilediyse o mutlaka olacaktır. Ümitsizliğe kapılmayınız. Söz konusu kimse hakkında ısrar etmeyiniz. O eğer sizin kısmetiniz ise sizi arayıp bulacaktır. Henüz olmadıysa vakti saati gelmemiş demektir.
      Size de dua ederiz inşaAllahu Rahman.

  15. Hocam selamun aleyküm 19 yaşındayım vücudumda her hastalık var kanser dışında neredeyse egzama, terleyince sanki kafamı iğneliyorlarmış gibi acı, sinuzit, gegiz akintisi, bas agrisi, lenf nodu, skolyoz, bel agrisi, koltuk altinda ara sira agri, egzama, göğüste ağrı , karacigerde yanma hissi, nefes darlığı, açlığı da başladı bu aralar ama yine Allah’a hamdolsun elhamdulillah bin şükürler olsun. Hocam neler önerebilirsiniz, bildiğiniz güçlü dualar var mı ? ALLAH sizi, hepimizi zaruri ve baturi hastalıklardan korusun.

    1. Aleykümselam.
      Evvela size çok geçmiş olsunlar diliyorum. Allahu Teala Eş-Şâfî ismi hürmetine hastalıklarınıza acil şifalar bahşeylesin.
      Ben bedensel hastalıklar doktoru değilim. Ancak size uzman bir doktora gitmenizi tavsiye edebilirim. Tedavi olmakla birlikte Fatiha-i şerifi İhlas’ı, Felak ve Nas’ı çok okuyunuz.

  16. Selamun Aleyküm.
    Sitenizde konuyla alakali yaziya baktim ama yinede sormak istedim.
    2005 yılında National Geographic ve IBM ortaklığıyla başlatılan Y-DNA Project. çalışmasında insanlık tarıhinin 204 bin evvline kadar inilebilmiştir. Tüm dünyadaki insanları kapsayan y-DNA kodlarının Etiyopyada bazi kabilelerde görülmüştür.Amerika kıtası yerlilerinin 10 bin yıllık geçmişine kadar inilebililmektedir. İnsanların ilk 150 bin yıl kuzey afrika ve ortadoğu da yaşadığı son 30 bin yılda uzak doğu ve avrupa gibi kıtalara yayıldıkları genetik kodlarla ortaya çıkmıştır.

    İbni Abiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik (ra)’dan O dedi ki, Resullullah (sav) buyurdu: DÜNYANIN ÖMRÜ, AHİRET GÜNLERİNDEN YEDİ GÜNDÜR. ALLAH TEALA BUYURDU Kİ: “SENİN RABBİNİN YANINDAKİ BİRGÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR.
    Peygamber (sav) zamanında, Adem (as)’dan beri 5600 yıl geçmiş olduğuAhmed İbni Hanbel İlel’inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den O da Vehb’den rivayet etti:

    DÜNYADAN BEŞ BİN ALTI YÜZ YIL GEÇMİŞTİR. (Ahir Zaman mehdisinin alametleri, Celaleddin Suyuti’nin tasnifinden Hadisler, Ali bin Hüsameddin El-Muttaki, sf. 88,89)

  17. Selamun Aleykum.Sorum silinmişmi göremedim.
    Tv izlerken cami imami Resulullah s.a.v kedinin içtiği içilir yediği yedilir hadisi oldugunu söyledi.
    Hocam Bu kedilerden birçok hastalik gelebiliyor aşısı yoksa tehlikeli Ki resulullah s.a.v döneminde Aşı da yoktur.
    Şimdi Islam vahiy dini Resulullah s.a.v böyle buyurmuş ben bu kısmı anlamadim sormak istedim.

    1. Aleykümselam. O hoca hadisi yanlış anlatmış olmalıdır. Peygamberimiz “Kedi necis değildir” buyurmuştur. Kedi necis değildir diye kedinin yediğini ye, içtiğini iç anlamı çıkarılmamalıdır. Kedi üzerine dokunursa elbisen kirlenmez, içtiği su ile abdest alabilirsin demektir. Rasulullahın kendisinin kedinin yediğini yediği, içtiğini içtiği rivayet edilmemiştir.
      Bilhassa çocukları kedilere karşı mesafeli tutmalıyız. Zira onların kılları akciğer de, karaciğer de kist yapabilir.

Bir cevap yazın