Soru-Cevap

Aşağıdaki formu kullanarak sorularınızı iletebilirsiniz. Uygun görülürse bu sayfada yayınlanmaktadır. 

IslamDergisi.Com

(Visited 55.994 times, 26 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Soru-Cevap” üzerine 23.771 yorum.

  1. Hocam Namaz oruclarımı dıyanet takvımıne gore yanı okunan ezana gore yapıyorum. xxxxxxt takvımıne uymak mı gereklı? Kabul olmama durumu varmı. Boyle dıyenler duydum ama sormak ıstedım

    1. Diyanet takvimine göre namazınızı kılın orucunuzu tutun.

  2. Selamın aleyküm hocam. Size bahsetmiştim nişanlımın ailesi nişanlıma yapmadıkları şey kalmadı, onu sırf maddi açısından ondan pay çıkarmak istiyorlar, nişanlım Kurban bayramında babasını aradı fakat babası ağza alınmayacak sözler küfürler savurdu, ne benim namusum kaldı nede nişanlımın beddualar hep şu şeklindeydi : inşallah geberirsin” inşallah hayatın mahvolur “.
    Hocam nasıl bir baba öz evladına bunları söyler. Aradan 7 ay geçti geçenlerden babası nişanlıma mesaj atmış para göndermesi için, ve üniversite okuyan üvey erkek kardeşine yardım etmesini istedi. Fakat benim nişanlım inşaatçı ve inşaatlarda yatıyor , kendini ve ailemizi kurmak için kendine zor yetinirken babası bunları talep istiyor. Babası hiç bir zaman bakmadı babane büyüttü yatılı okullarda kaldı çünkü üvey annesi onu kabul etmemişti. Ve hiç bir şey olmamış gibi bunları istiyor nişanlıma diyorum ne yapacaksın. Para gönderecek param yok ve olsa bile göndermem çünkü beni hep kimsesiz olarak bıraktılar kız istemeye giderken bile kimsem yoktu dedi. Ayrıca babası defalarca nişanlıma evlatlıktan reddettiğini söyledi. Nişanlım engelledi ne zaman yazsalar nişanlımın başına gelmediği şey kalmıyor geçen nişanlım trafik kazası geçirdi ölümden döndü yani artık bu insanlar bizi rahat bırakınca çok iyiyiz . Hocam ne yapmalıyız biz çok huzursuz oluyoruz ve onların bedduası tutar mı hocam?

    1. Aleykümselam.
      Haksız yere yapılan beddua kabul olmaz hatta beddua edene döner.
      Nişanlınızın babası haksız tabi ki. Nişanlınız yinede babasını kırmadan para gönderme imkanı olmadığını söylesin. Yine beddua ederse bedduası başına döner veya reddolunur.
      Nişanlın başına gelen kazadan durum çıkarmasın. O şey olacakmış belki ama bir hayır işlemiştir kurtulmuştur.

  3. Selamunaleyküm hocam bir evde odada geçmişte erotik flim izleyip istimna yapılmışsa o odada oturup vakit geçirmek kuran okumak 5 vakit namaz kılmak ve dini objeler koymak o odanın içine dini yönden sakınca verirmi veya o ibadetler ve dini objeler kirli gibimi olur? Not tövbe etmiş bu gibi şeylere

    1. Aleykümselam. Tövbe edilse de edilmese de mekanlarda necaset olmadığı sürece namaz kılınan yerde heykel ve insan-hayvan resmi olmadıkça orası temizdir.
      Günahlar mekanı kirletmez kalpleri kirletir. Allah’a şirk koşulan kilise de bile yer olmadığında namaz kılmak caizken evlerde günah işleniyor diye namaz kılmamak cehalettir, günahtır.

  4. Hocam bir sitede sünnet namazları ile kaza namazları birlikte kılınabilir deniliyor bu olur mu yani hem kaza kılmış olucağız hemde sünneti kılmış olucağız böylelikle 1 günü kaza etmiş sünnetide kılmış olucağız deniliyor. Fakat sabahın sünnetinde bu geçerli değil deniliyor.
    Sünnet kılarken kazaya da niyet edince kaza da sünnet de kılınmış olur.

    1. Kaza namazı borcu olanlar bir an önce namazlarını kaza edip borcundan kurtulmalıdır. Ama bunu yaparken sünnetleri terk etmesi gerekmez.

  5. Hocam kadınlardan gelen dogal akıntı namaza engel midir? Necasetten sayılır mı ?bazıları bunun vücuttan çıkan burun akıntısı gibi olduğunu necaset sayilmadigini söylüyorlar

    1. Kadınlarda meydana gelen doğal renksiz sıvıyı kast ediyorsanız bu abdesti bozmaz namaza da engel değildir. Necasetten de sayılmaz. O vücuttan çıkan ter ve burun akıntısı hükmündedir.

  6. Hayırlı günler hocam. Seferi mesefa nasil belirleniyor. Atıyorum internetten iki ilin arası mesafeye bakıp 100 se mesela diyebilir miyiz bu seferidir. Çünkü seferi mesafenin başlama noktası da önemli . Bir sohbette dinlemiştim km hesabı ok atimlik mesafede ev olmayan yerden baslıyor diye e şimdi bu iller arası mesafeler, km’ler buna göre belirlenmemiştir heralde. Biz nasıl bilecez seferi mi degil mi. Yoksa direkt burdan şu ile kaç km olduğunu intternetten bakıp seferidir değildir mi diyecez. Kadınlar tek başına gidemiyor o yuzden sıkıntı yaşıyoruz.
    Ayrıca, bulunduğumuz ilçeyi mi yoksa ili mi baz alacaaz hesaplarken. Çok fark oluyor bazen

    1. Hayırlı günler 571.
      Fıkıhta seferilik, ikamet edilen yerleşim yerinin çıkışından gidilecek yerin girişi arasında bulunan 90 km’lik yol varsa bu tür yolculuğa çıkan kimse seferi olur. O tür yere giden orada 15 günden az kalmaya niyet etmişse vardığı yerde farz namazları akşam hariç 2’şer rekat kılar.
      İkamet ettiğiniz yeri baz alacaksınız. Ama İstanbul gibi büyük bir şehir olursa ikamet ettiğin ilçeyi baz alacaksın. Mesela Avcılardan Gebze’ye gidersen aradaki mesafe 90 km’den çoksa seferi olursun.

    2. Ehlisünnet kaynaklardan 81 ve 104 km olduğunu da duydum bu farklılık neden en sahihi hangisi

    3. Doğrudur. Şafi mezhebinde 80 km, Hanefi’de 90 veya 104 km. dir. Biz Ömer Nasuhi Bilmen hocamızın Büyük İslam İlmihalini baz aldık. Saadeti Ebediyede 104 km. Hanefi iseniz hangisine uyarsanız doğrudur.

  7. Selamun aleyküm hocam hat sanatında Allah celle celalühünün ismi yazılırken neden dört büyük meleğin ismi yazılmıyor bilginiz varmı?

    1. Aleykümselam. Allah lafzının yanına büyüklerin isimleri yazılırken meleklerin isimleri de yazılabilir. Öyle bir zorunluk yoktur.

    1. Allahı ve Rasulünü sever ve sevdirmeye çalışırsan Allah da seni sever ve sevdiklerine sevdirir.

  8. Hocam selamunaleyküm benim 2 sorum olacak.
    1. si borç oruçlarımızı tutmazsak gelecek olan ramazan bayramındaki oruçlar kabul olmaz mı ?
    2. si hani toplu mesaj geliyor işte Allahın isimler şu kadar kişiye göndermezsen şöyle uğursuzluk olur diye bunlara itibar edilmeli midir ?

    1. 1- Kaza oruçları tutulmazsa ramazan ayında tutulan oruçlar niçin kabul olmazmış? Kim çıkarıyor böyle bidatleri? Bu sözleri aslı itibarı yoktur. Ama kaza orucunu tutmayanlar kaza namazlarını kılmayanlar ahirette onun cezasını çekmeden cennete giremezler.
      2- Toplu mesajlarda “bu duayı şu kadar kişiye göndermezsen evin yanacak kaza yapacaksın” şeklinde gelen zincir bozan sözlerin aslı astarı yoktur onlara itibar etmeyin.
      Onları bir sahtekar cahillerle alay etmek için uyduruyor maalesef müslümanaların çoğu okuma özürlü cahiller olduğu için bunlara uyuyorlar.

  9. Selamün aleyküm hocam arkadaşım çok hızlı kuran okuyordu bende dedim keşke ben böyle okusam bu kuranı bitirirdim dedim bu adak oluyor mu?

  10. Selamlar hocam kibir duygusu neden insanlarda var bu allahın verdiği bir hismi ve allahın sıfatımı bize verilmiş sanki herkes kibirli saldıracak gibi yada bilerek kavga çıkarmak için bir duygu veriyor yalnız camiiye gidince bu his yok oluyor tekrar dışarda kalbime geliyor eğer 5 vakit namaz kılıyorsa evinde dini şeyler varsa ve günahlardan uzaksa kısacası bir mümin gibi yaşıyorsa ama bu duygu varsa ve herkesinde sanki kendisi gibi düşünüyor diyip insanlara suizanda bulunuyorsa ve cinayet işleyecek şekile getiriyorsa ne yapmalı cehennem hakmıdır o kişiye allah günah yazarmı yinede sadece bu duygusu yüzünden hiç bir şeyi kabullenemiyorum yoruyor beni

    1. Kibir yani bir kimsenin kendini beğenmesi demektir. Bu sıfat ancak Allaha yakışır. Mahluklar bu sıfatla sıfatlanmaya kalkarlarsa şeytanlaşırlar.
      Kötü sıfatlar ve iyi sıfatlar arasında insan imtihandadır. Kötü ile vasıflanırsa cehennemlik olurlar iyi ile vasıflanırlarsa bazı meleklerden de üstün olurlar.
      Günah işleyene günah sevap işleyene sevap yazılır.

  11. Selamun aleykum hocam. Nurettin Yildiz ile ilgili aklımda hep bir soru işareti vardı çıkan haberler ve bazı videolarindan dolayı. Bir de bu sitede o kişiyle ilgili bir yazınızı okudum daha bir şaşırdım. Etrafımda çok fazla metheden ve onun tebaasında bulunan insan var. Hep tavsiye ediyorlar kitaplarini sohbetlerini felan. O Bey’in ehlisunnet dışı olmasının sebebi nedir? Ve gerçekten gittiği yol doğru değil mi? Sürekli Allah lafzi dilinde, birçok öğrenciyi ücretsiz yurtlarinda barındırıyor. Insanlara doğruyu göstermek din için bir şeyler yapmak için uğraşıyormuş gibi görünüyor. Ben anlayamadim dogrusu. Her seyin en iyisini Allah bilir. Bu zamanda neye inanacagimizi da şaşırdık.

    1. Aleykümselam Afitab hanım.
      Nurettin Yıldız konferansında şunları söylemiştir:
      “Mal hırsı ve şehvet tehlikesinden hiç kimsenin garantisi yoktur. Ebûbekir bile olsa… Bir hurma fidanı için ağzını bozmuştur. Bir kere o hurma dikilen araziye para vermemişsin, kelepir gelmiş sana… Yani o hurma olmasa acından ölecekmiş gibi bir fidan için ağzını bozmuştur.
      Bundan ders alacağız ağzımızı bozmamaya çalışacağız, kazara böyle bir ayak kayması, dil kayması olursa aynı azimle devam edeceğiz…”
      Bu iftiralara verilecek cevap nedir?
      Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.)’den elbette bütün Müslümanlar ders almalıdır. Müslümanlık dersi, insanlık dersi, fazilet dersi…
      Sünni kaynaklarda bulamadığımız hâdisenin anlatıldığı ve satır aralarında zerk edilen bu ve bunun gibi zehirleri görünce konferansın diğer kısımlarındaki medih dolu ifadelerin amacı daha iyi anlaşılmaktadır. Hata meselesine gelirsek:
      Peygamber (s.a.v.) Efendimiz “Hepiniz hata edicilersiniz” buyurup kimseyi istisnâ etmediği için İslâm âlimleri, bu kapsama Hz. Ebûbekir (r.a.)’in de girdiğini beyân etmişlerdir. Şöyle ki İbn-i Abbas (r.a.)’in rivayet ettiği uzun bir hadîs-i şerîfte bir gün huzur-u Resûlullâh (s.a.v.)’de birisi rüyasını anlatır. Hz. Ebûbekir (r.a.) Efendimiz
      – “Yâ Resûlallâh müsaade buyurursanız rüyayı ben tâbir edeyim.” der.
      Rüyâ tabirini yaptıktan sonra Peygamberimiz (s.a.v.): “Yâ Ebûbekir, bir kısmında isabet ettin bir kısmında hata ettin.” buyurur.
      (Buhârî, Tabir, 11, 47; Müslim, Rüya, 17)
      Âlimler, “Hepiniz hata edicilersiniz” hadîsinde istisnâ olmadığı için Hz. Ebûbekir (r.a.)’in hatası da budur demişlerdir, çünkü ancak peygamberler ismet sıfatına sahiptirler. Hz. Ebûbekir (r.a.)’in bunun ötesinde bir hatasından bahsetmek, kendisi hakkındaki âyet ve hâdislere muhalefet anlamı taşır.
      Peygamberlik hâriç her hususta Nebî (s.a.v.)’e vâris olan, “Allâh tarafından bana feyz olarak her ne verildi ise, ben onu (tamâmen) Ebû Bekir’in kalbine boşalttım” buyurulan bir zâtta hâşâ mal hırsından yâhut menfî mânâda şehvetten söz etmek dolaylı yoldan Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’i yalanlamaktır. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz:
      – “Allâh (c.c.) için 360 adet güzel ahlâk vardır. Ehl-i tevhid olduğu halde kim bunlardan birine sahip olursa, er-geç Cennet’e götürür.”buyurmuştur. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir (r.a.):
      – “Bu ahlâklardan birisi olsun bende var mıdır?” deyince Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz: “Yâ Ebâ Bekir! Umarım Allâh’dan Onların hepsi sende vardır…” buyurmuşlardır.
      Bu ahlak şubelerine sahip olmak elbette bunların zıddı olan mal sevgisi, şehvet tehlikesi gibi bayağı ahlâktan kurtulmuş olmayı gerektirir.
      Tarihte bu tip ifadeleri ve Ashâb’a karşı böyle eleştirel bir yaklaşımı ancak müsteşrikler sergilemeye cesaret edebilmişlerdir.
      Seyyidinâ Ebûbekir (r.a.)’in fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olup, bu zâtı diline dolamanın hükmü fıkıh ve akaid kitaplarında yazılıdır.

      Kaynakça: (Hakk Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, s. 183-184)

      Prof. Ahmet Şimşirgil’in vaazı için adres:
      https://www.youtube.com/watch?v=KzZhzGRRUOg

       Nurettin Yıldız;
      – “Allah Gökte midir, yoksa mekandan münezeh midir belli değil.” diyen, böylelikle mekandan münezzeh Allah’a iftira atan,
      – “Sahabenin İçinde Kadın Gibi Korkak Olanlar Vardır” deyip Sahabeye Dil Uzatan,
      – “Bizden Biri 50 Tane Ebu Bekir Eder” diyen,
      – Ayrıca İbni Teymiye Gibi Bir Sapık İçin “Müceddid” diyen, “Muhyiddin Arabi, Mevlana Celaleddini Rumi Müşriktir” diyen ehli sünnet dışı bir kimsedir.
      Bu gibi kimseler niçin böyle yapıyor derseniz, bunlar sinsi vehhabidir. Bunlar açıktan vehhabilik yapan sapıklardan daha tehlikelidir. Bunlar önce herkesin kabul edeceği şeyleri söyleyerek kendilerine bağımlı halde getirdikleri müslümanlara zehirlerini akıtıverirler.
      Bu zamanda ehli sünnet üzere olan ve ehli sünnetten hiç taviz vermeyen alimlerle olanlar ancak sapıtmaktan kurtulabilirler.

  12. Alimler zifaf/cima için kadınarda adeti yeterli görmüşler arabistan gibi bölgelerde 9 yaşdada adet görülüyormuş alimlerin bildirdiğine göre ama o yaşta cimada sıkıntı çıkmazmı hocam iç kanama bile olabilir ilişki sırasında günümüzdede küçük yaşta evliliklerde bu görülüyor, ayrıyeten zihnende pskolojikmende ne kadar hazır olabilir o yaşta evliliğe ,sağlıksal ve pskolojikmenden kastım bu?
    Sizin dediğiniz temyizden yani zihnende akıllı evliliğe hazır sadece adet yetmez olarak anlıyorum bu kelimenizi,
    Bu görüşe yer veren alimler kimlerdir delilleri nelerdir hocam?

    1. Siz sapık vehhabi, şia ve selefiyeci hocaların videolarını veya kitaplarını okuyup 9 yaşa takılmışsınız.
      Güya Arabistan’da kadınlar 9 yaşında büluğa ererlermiş. Ehli sünnete göre büluğ 9 değil 15 yaşmış. Bilesiniz ki bir kadının veya erkeğin evlenebilmesi için dinin emirlerini ve yasaklarını bilmesi, hakkı batıldan ayırabilmesi gerekir.
      Kaynak soruyorsunuz. Ehli sünnet alimlerinin eserlerini ve ehli sünnet itikadını okumanızı tavsiye ederim tabi buna gücünüz ve sabrınız elverir mi bilmem.
      Öyle bir kaç kitabı cımbızlayıp da İslamı yanlış anlayan ve anlatan kafir ve sapkınlara aldanmayınız.

  13. Hocam Selamun Aleykum. Herkesin dilinde bir yilbasi gecesi pelesenk olmuş. Biz bir şey dediğimiz zaman güya müslüman aileler biz noel değil yilbasi kutluyoruz , yılın başında eğlence yapıyoruz bunda ne var diyorlar, hatta twitterda öyle bir hal almış ki, dinle uzaktan yakından alakası olmayan üç beş fenomen aptal bunla ilgili fetvalar veriyor. Ülkede bu kadar pislik oluyo onlara ses cikarmiyosunuz biz bi gece eğleniyoruz ona laf ediyorsunuz diyorlar. Ve hıristiyanların kutladığı dini gece 25 Aralik’a denk geliyor diyolar , onların onlarla alakası yokmuş vs. birçok aptalca şeyler paylaşıyorlar ve bunu on binlerce kişi beğeniyor. Yavaş yavaş bizi iyice alt üst ettiler . Tamamen onlar gibi yaşıyoruz . Ve kimse farkında değil. Hele bunu birde müslümanız diyen aileler yapmaz mi şaşıp kalıyorum. Hem cahil hem de zekasiz olmalarına. Yazık sonumuz çok yakın. Islam ülkeleri olarak biz iflah olmayız ancak ıslah oluruz hocam. Selametle…

    1. Aleykümselam Afitab hanım.
      Noel maksadı olmadan yılbaşı kutlamak
      kabul etmeden gönüllü olarak haça secde etmeye benzer. Haça istemeyerek secde eder görünmek ancak ölüm tehdidi veya savaş halinde düşman askerini aldatmak maksadı ile yapılabilir. Bunların dışında haça veya puta her ne niyetle secde edilirse edilsin küfürdür.
      Müslüman gençler dinlerini mi terk ettiler ki
      o gece kafirler gibi eğleniyor?
      Peygamberimiz “Bir kavme benzeyen onlardan olur(Hadis-i Ebu Davud)” buyurdu.
      Yılbaşı eğlencesi İslamın neresinde var?

      Yılbaşı yani; Noel kutlamalarının ardında yatan art niyet, Müslüman çocuklarının zihinlerine çaktırmadan yavaş yavaş hıristiyanlığın üçlü tanrı inancı olan teslisi şırınga etmektir. Uyduruk Noel Papaz hikayeleri de bunun yan malzemeleridir.
             Yılbaşının müslümanların katındaki yeri, yalnızca takvim değişikliğinden başka bir şey olmamalıdır.
             Medeniyetin kaynağı İslamiyettir. Teknolojinin öncülüğünü İslam alimleri yapmıştır. İmamı Gazaliler, İbni Sinalar, İbni Heytemler, İbni Rüşdler,
      El Buruniler ve El Cabir gibi ilim adamları olmasaydı, Avrupa Rönesans’ı ve teknolojisi asla olamazdı. Osmanlının gerileme devrindeki yarım aydınların Avrupa hayranlığı, Müslümanların ahlakının bozulmasına ve kör taklitçi bir toplum olmasına sebep olmuştur. O zamanın ve bu zamanın yarım aydınları, Avrupalıların kötü alışkanlıklarını Müslümanların arasına soktuklarında Müslümanların çağdaş olacağını sanarak bu milletin daha da geri kalmasına sebep olmuşlardır. Yenilik getirdiklerini söyleyenler, Avrupa’nın teknolojisini getirecekleri yerde, Avrupa’nın dine karşı kayıtsızlık, kadınlarda çıplaklık, fuhuş, içki, kumar, faiz, tefecilik, köşe dönmecilik, fırsatçılık kötülüklerini bu millete empoze etmişlerdir. Bu gün bu işi çeşitli dernekler adı altında basın ve yayın yolu ile, büyük servetler harcamak suretiyle yapmaktadırlar.        
              Artık Müslüman toplumlarında öyle bir Avrupalılık hastalığı baş göstermiştir ki, hemen her şeyde doğruluğu dahi araştırılmadan uygulanan kör taklitçilik bariz bir hastalık haline gelmiştir. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin, 1400 yıl öteden Allah’ın nuru ile görüp uyardığı şu mucizevi hadisleri bu vahim duruma şahit olmuştur:
      –   “Yemin ederim ki bir zaman gelir siz, Hıristiyan ve Yahudilere öylesine tâbi olursunuz ki, âdetlerinin peşinde, karış karış, onların ardı sıra yürürsünüz, arşın arşın, saat saat, adım adım onları takip edersiniz hatta öyle olur ki, eğer onlar kertenkele deliğine girseler, oranın tehlikeli olduğunu, zehirli olduğunu düşünmeyerek siz de oraya girersiniz.”
      (Hadis-i İmamı Süyûtî).
      Bugünkü genç kızların ve erkeklerin bacakları yırtık pantolon giymeleri bu hadisin manasının gerçekleştiğini göstermektedir.
            Yılbaşı Gecesini karşılamak ve onu kutlamak, o gece için çam süsleyip hindi kesmek, o geceye özgü özel yiyecekler ve içecekler düzenlemek, Noel Papaz kıyafetine girip çocuklara hediyeler dağıtmak, İslam Dininden çıkma alametleridir. O geceyi kutlamak maksadı ile içki sofrası hazılayıp, içki içmek de bunun gibi İslam’dan ayrılma alametleridir (Bak Elfâz-ı Küfür Bölm.).
      Peygamber(s.a.v.) efendimiz şöyle buyurdular:
      –    “Kim (dinde başka) bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o kimse onlardan(onların dininden) olur.”(Tirmizi ve Müslim)

  14. Merhaba. Mastürbasyon günah mıdır? Bi insan zina yapmamak için bunu yapıyorsa durumu nedir? Ne yapmalıdır?

    1. Merhaba.
      İstimna(mastürbasyon) ne bazı cahil hocaların bildirdiği gibi büsbütün haram, nede bazı doktorların bildirdiği gibi faydalıdır.
      İstimna yani mastürbasyon hakkında İslamın fıkıh alimlerinden İbn-i Abidin hazretleri bu konuyu şu şekilde izah etmiş bulunmaktadır:
      “İstimna (mastürbasyon) zevk için olursa günahtır.
      Bekarlar hakkında (cinsel dürtüleri bastırıp da günaha girme tehlikesi baş gösterdiğinde) sükunet bulmak için caiz,
      Zina tehlikesi olursa vacip olur.”
      Kaynak: (Hanefi Fukahası İbn-i Abidin, Orucu Bozan Şeyler).
      İstimna, yukarıda cevaz verilenlerin dışında keyfi olarak yapılırsa, konunun uzmanlarının bildirdiğine göre evliliğe çok zararları olacağı belirtilmiştir.

  15. Selamun Aleykğm bekir hocam.
    Talak 4 ayetini nasıl anlamalıyız.
    İslam alimleri evlilikte cima için kadınların adet olması olarak anlamış oda 9 yaşmış tefsirlerdr alimler öyle yazmış .
    Dinimizin bu evlilik nikah cima konusunda alt sınırı nedir.
    9 yaşındaki kız adet görüp ergin olup cimaya uygunsa saglıksal ve pskolojikmen gelebilecek zararlar hakkında ne diyebiliriz yine alimlere göre insana zarar vericek birşeyin islamda olmadığı belirtiliyor.

    1. Aleykümselam Mustafa kardeşim.
      Talak suresi ayet 4 (mealen):
      – “Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.”
      Kadını Boşamada iddet süresi için 3 temizlik süresi baz alınır. Eğer boşanılan kadın 15-16 veya daha ileri yaşta olup da hiç adet görmemişse veya 55 yaşın üzerinde olup adetten kesilmişse onun iddet süreci ayete göre üç aydır. Gebe kadın boşandığında çocuğu doğrana dek iddet bekler. Kadınlar boşandıktan sonra iddet süresi dolmadan başka birisiyle evlenip yeni bir nikah yapamazlar. Şayet yaparlarsa o nikah batıldır. Bu zamanda maalesef cami hocalarından bazı cahiller iddeti dolmamış kadınlara güya nikah kıydıkları esefle görülmektedir.
      Kadının evlenme yaşı büluğa erdikten sonradır. Büluğ ise her ne kadar kadın erken adet görse bile temyiz sahibi olmalıdır. Yani hakkı batıldan ayıracak yaşta olmalıdır. Bu da 16-17 yaştan itibaren olur ancak. Kaldıki bazıları Peygamberimizin güya Aişe annemizle 9 yaşında evlendiğini yazarlar. Bu asla doğru değildir. Zira Aişe annemiz ve Fatıma annelerimiz 16- 17 yaşlarında evlenmişlerdir.

  16. Selamlar hocam ALLAH celle celalühünün arşı bir ufo gibimi yani bir daire çember yuvarlk bir şeymi mesela bazı tvye çıkmış insanlar ALLAH celle celalühünün arşı bir ufo gibi ve kıyamet günü yeryüzüne inecek denliyor yani gökten bir ufonun yeryüzüne inişi gibi tavsir edilmiş mesela ufolarda yuvarlak ve çember şeklinde ve etrafında ışıklar var böyle bir şeymi acaba merakta kaldım size sormak istedim?

    1. Aleykümselam Baykan.
      Allahu tealanın Arşı muazzaması hakkında konuya vakıf olmadan fikir yürütenler cahil kimselerdir. Peygamberimiz bir hadisinde,
      – “Yıldızların da içinde bulunduğu birinci göğün içinde dünyanız büyük bir sahranın içinde bir halka kadar küçük kalır. Birinci gök ise kendisini kuşatan ikinci göğün içinde bir halka gibidir. Üçüncü gök dördüncü göğün, dördüncü gök beşinci göğün içinde, beşinci gök altının göğün içinde altıncı gök yedinci göğün içinde bir halka kadar kalır. Yedinci gök ise onu kuşatan Kürsinin içinde bir halka kadar kalır. Kürsi ise kendisini ve yedi göğü kuşatan Arşın içinde bir halka kadar kalır.” buyurmaktadır. Buradan anlatıldığına göre Arşın büyüklüğünü akıl kavrayabilir mi?

  17. Hocam;
    1-Paramizi saklayamama durumumuz varsa bankada tutabilir miyiz bu paraya gelen faizi almayıp fakirlere vermek şartıyla çünkü bankada olmayan paranın çalınma ihtimali de her zaman vardır ve saklayabilecek herhangi bir yer de yok 5-6 yıl içinde bir ev alana kadar bankada tutulabilir mi her ihtimale karşılık?
    2-Faizden kurtulmak için o para kadar miktarı helal paramızla sadece fakirlere mı verebiliyoruz yoksa mobil bankacılıktan hayır kurumları hesabına da atabilir miyiz?
    3-Organ bağışı caiz mi sevap alınabilir mi?
    4-Okunan Kur’an-ı Kerimin kılınan namazın tutulan orucun sevabı ölüye hediye edilebiliyor mu edince sevabı biz de alabiliyor muyuz?

    1. 1- Madem para biriktirip ev almak istiyorsun altın alıp bankadan bir kasa kiralarsın, faizde olmaz değer kaybı da yaşamazsın. Nisab miktarı olan 81 gr olduktan sonrada % 2.5 zekatını verirsin. Belli bir meblağa da eriştiğinde ev mi almak istersin araba mı almak istersin daha uygun olur.
      2- Para olarak tutmak istersen o paranın faizini sevap beklemeden yakınlarından çocuk okutan bir fakir varsa ona verirsin.
      3- Organ bağışı caizdir. Duasını alırsın bağışladığın ailenin.
      4- Okunan Kuran veya yapılan ibadetlerin sevaplarını vefat etmiş bir kimseye bağışlayabilirsin. Buna dair sahih hadisi şerif var.

    2. Hocam ibadetlerin sevabını hediye edince o ibadetin sevabını biz de alabiliyor muyuz yoksa sadece sevabı hediye ettiğimiz vefat eden kişi mi alıyor bir de sevabı hediye ettiğimiz için de ayrıca bir sevap var mı?

    3. İslam alimleri, sevaplarını hediye edenin sevapları eksilmez bir misli de ona verilir buyurmuşlardır.

  18. Selamun aleykum. Cevabınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi ben de kaç gündür tesbih çekiyorum. Istiğfar salavat ve kelime-i tevhid çekiyorum. Bunlar nefsin dizini kıran zikirler. Gerçekten musluman kardeslerime tavsiye ederim. Nefislerin azginlığının bitmek bilmez heveslerinin terbiyecisi bu istigfarlar.Hocam bir de şu an toplumdaki çoğu gençlerin şehvet içinde yasamasinin her yeri ahlaksızlık sarmasinin bir diğer boyutu da bizim yediğimiz gıdalardan kaynaklandigini düşünüyorum. Hele ki şu fast food tarzı yiyecekler, hamburgerler, pizzalar daha birçok. .. onlarin içerisinde cinsel istek artırıcı sehveti çoğaltan türden maddeler olduğunu düşünüyorum, hatta bunla ilgili bir yerde bir yazi okumuştum. Su anki kusagin bu kadar cinsellige duskun olmasi ile ilgiliydi. Ve bir de yediğimiz o cikolatalarda bu etkileme orani daha fazla. Cunku cinsel istek artirici maddeler kakao ve baharatli ürünlerde daha fazla, bu bilimsel bir şeymiş. Bizi çocukluktan zehirlediler, önce izlediğimiz çizgi filmlerdeki subliminal mesajlarla bilincaltimiza işlediler sonra dizilerle daha da yerleştirdiler içimize, Müslümanlar olarak alt üst olduk. Demek istediğim mesajımı okuyan birçok kardesime burdan sesleniyorum. Ne olur bunları yemeyin! çocuğunuza yedirmeyin!.. O kolalari icirmeyin kardeslerim.. Bizi gidalarla mahvetmeye çalışıyorlar. O cok masum gorunen danonenin bile icinde neler oldugunu gidip arastirin. Müslümanlar uyanık olmalı ama hepimiz uykudayiz. Allah hepimizi şuurlu imanli muminlerden eylesin. Vesselam

    1. Aleykümselam Süheyla hanım. Tesbitleriniz çok doğrudur. Maalesef neslimizi kahretmek isteyen dış güçler boş durmuyor.

  19. Hocam aşırı vesveseli bi insanım. Eve misafir gelse acaba üzerinde necaset var mı elleri temiz mi diye defalarca düşünüyorum.. Komşum süpürgemi ödünç istiyor , supurge geri gelince defalarca siliyorum acaba o evde necaset bulaşmış mıdır diye. Evde bebek olsa idrarı halıma bulaştı mı orda kuruyup kaldı mi acaba diye yana yakıla temizlik yapıyorum.Bu durum kafayı yedirtecek gibi oluyor, namazlarımı bile kılamaz hale geldim. Yardım edin hocam bunun için bi dua yok mudur

    1. Felak ve nas surelerini çok okuyunuz. Bir de insanlara suizan etmeyiniz. Zira suizan büyük günahtır. Belki o insanlar sizden daha hassastır temizlik hususunda. Medeni bir toplumda yaşıyoruz artık birçok kimse tuvaletten çıktığında ellerini sabunlu su ile yıkamaktadır. Velev ki elleri kirli birisi dahi olsa elinizi yıkamadan ağzınıza götürmediğiniz sürece, yemekten önce elleriniz yıkadıktan sonra size bir şey bulaşmaz.

    2. Hocam birkaç kişinin tuvaletten sonra elini yikamadıgını gördüm, misafir diye de birşey diyemiyorum, ama içim içimi yiyor…Nas felak Duaları çok okuyorum hocam sizler de dualarınızı esirgemeyin

    3. Maalesef öyle görgüsüzler de var. Onları uyarmak lazım. Onlarla el teması yapmamak yaparlarsa derhal elleri yıkamak lazım.
      Dua ederiz size inşaallah.

Bir cevap yazın