Kur’an-ı Kerim Tüm Zamanlara Hükmeder 1

Bakara Suresinden Seçme Ayetlerle Geçmişten Bugüne Kur’an’ın Işığı

Allahu Teala, Ademi dünyaya gönderdikten sonra Ademoğullarına, kendi içlerinden onlara Allah’ın kelamını hatırlatacak, ilmi ve hikmeti öğretecek, doğru yolu gösterecek peygamberler, suhuf ve kitaplar göndermiştir. Nitekim tüm bunlara rağmen insanoğlu yine küfre girmiş, kendisine gönderileni inkâr etmiş, kitapları tahrip etmiştir (Kur’an-ı Kerim hariç). Merhametlilerin merhametlisi rabbimiz ise onlara her seferinde tövbe kapısını açık bırakmış ve tövbe edenlerin tövbesini kabul etmiştir. Haddi aşanları musibetlerle uyarmış, peygamberler göndermiş ve doğru yola dönmeleri konusunda nasihat etmiştir. Elbet isteseydi herkese hidayete ererdi; şüphesiz bu dünya imtihan meydanıdır.

Yüce rabbimizin izniyle peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’in bize gösterdiği en büyük mucize Kur’an-ı Kerim’dir. Tahrip olmadan bugüne dek gelen yüce kitabımız geçmişten verdiği ibretlik örneklerle bugüne seslenmekte ve modern dünyamızda şu an dahi gerçekleşen olaylar ve yapılan hatalar konusunda bizleri uyarmaktadır. Herkes ilmi, irfanı ve kalbî kıvamı ölçüsünde Kur’an’daki hakikatlerden istifade edebilir ve feyz alabilir.

Bu yazı dizimizde Allah’ın izniyle Bakara suresinden seçme ayetlerle Kur’an-ı Kerim’in nasıl tüm zamanlara hükmettiğine birlikte şahit olacağız.

Bakara Suresi 11-12. Ayet: Onlara “yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiği zaman; “biz ancak düzelticileriz”, derler. Dikkat edin, gerçekten onlar bozgunculuk edenlerin ta kendileridir. Fakat anlayamıyorlar.

Şu an birçok Müslüman ülkesine baktığımızda birilerinin daha iyi, daha güzel bir yönetim ve yaşam vaat ederek ortalığı karıştırdığını, kardeş kanı döktürdüğünü; ama yine de yeni ve iyi bir düzen getirmek adına kendilerini haklı gördüklerine şahidiz.

Ayet-i Kerime bize “Dikkat edin” demekte ve fesat çıkararak bizim birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmaya çalışanlara karşı bizi uyarmaktadır.

Bakara Suresi 22. Ayet: “O (Rabbiniz) ki yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. O, gökten su indirip onunla size rızık olmak üzere meyveler çıkardı. Artık siz de bildiğiniz halde Allah’a ortaklar koşmayınız.”

Kur’an-ı Kerim yaklaşık 1400 yıl önce inmiştir ve o zamanlarda gökyüzünün tabakalardan oluştuğuna ya da dünyanın uzaydaki milyonlarca cisimden biri olduğuna dair bir bilginin keşfi imkânsızdı. Dünyanın tepsi gibi düz olduğunu iddia edenler, yağmurun göğün gözyaşları olduğuna inananlar hayli fazlaydı. Bu ayette yeryüzünün (dünyanın) insanlar için bir barınma yeri olduğu, bina kelimesiyle gökyüzünün birbirine bağlı farklı parçalardan oluşan ya da üst üste tabakaların bulunduğu bir yapı olduğu ve bu şekilde yeryüzüyle birlikte bir bütünü oluşturduğu işaret edilmektedir. Diğer cümlede ise insanlara rızık olsun diye gökten su (yağmur) indirildiği ( Allahu Teala tarafından) ve bu suyla insanların yiyecekleri rızıklara can verildiği vurgulanmaktadır. Bu delilleri sunduktan sonra rabbimiz ona ortak koşmamamız konusunda bizleri uyarmaktadır.

Bakara Suresi 29. Ayet: Yerde ne varsa hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip de onları yedi gök halinde düzenleyen O’dur. O her şeyi çok iyi bilendir.

Bu ayette, bugün bilimsel yollarla ulaşılmış ve Coğrafya dersinde hepimize öğretilen atmosferin aslında 7 tabakadan oluştuğu bilgisine de işaret edilmektedir. Bu tabakalar tam da işaret edildiği gibi 7 tanedir:

1. Traposfer
2. Stratosfer
3. Ozonosfer
4. Mezosfer
5. Termosfer
6. İyonosfer
7. Ekzosfer

Bakara Suresi 47. Ayet: Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi ve sizi(atalarınızı) alemler üzerine gerçekten üstün kıldığımı hatırlayın.

Bugün bu adla devletlerini de kuran Yahudilerin kendilerini üstün ırk kabul ettiklerini çoğumuz bilmekteyiz. Kendinden önceki dinleri de tamamlayıcı olarak gelen Kur’an-ı Kerim aslında onların bu konudaki hatalarına da vurgu yapmaktadır. Bu ayette dili geçmiş zaman kullanılmış ve artık böyle olmadığı işaret edilmiştir. Yahudiler kendilerine verilen ilimle gelecek olan peygamberi oğulları gibi tanıyorlardı. Hatta Medinelileri “Pek yakında bir peygamber gelecek ve biz de ona uyacağız, onunla birlikte sizlerle savaşacak, Ad ve Semud kavmi gibi sizi yok edeceğiz diye tehdit ediyorlardı. Lakin bekledikleri peygamberin kendilerinden gelmediğini görünce yüz çevirmiş, hakikati inkar etmiş ve kaybedenlerden olmuşlardır.

(Visited 267 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Kur’an-ı Kerim Tüm Zamanlara Hükmeder 1” üzerine 3 yorum.

  1. coğrafya dersi demişken dünya ile ilgili ve dağların sağlamlaştırma işi gördüğünden bahseden ayetleri de bu ders kapsamında değerlendirirseniz faydasını görürsünüz.

    1. Muhterem İbrahim Bey. Önerileriniz ilgili yazarımıza iletilecektir. Teşekkürler.

    2. “Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi ‘sapasağlam ve yerli yerinde yapan’ Allah’ın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır.” (Neml, 27/88)

      Bu ayette geçen “oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler” kısmı dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğüne işaret eder.

Bir cevap yazın