Ruh, Madde Ve Maddeki Sır

 Yirminci yüz yılın başlarına dek atom maddenin bölünmeyen en küçük parçası olarak bilinmekteydi. Gelişen teknoloji sebebiyle atomların da bölünebilirliği kanıtlandı ve atomun da birtakım parçacıklardan oluştuğu anlaşıldı.
Atomun çekirdeğini nötron ve proton, onun dış kabuğunu ise elektronlar oluşturmaktadır. Elektronlar, atomun çekirdeği etrafında bir saniyede 50 bin tur atarak hayali daireler oluşturup, atomlara hakikatte olmayan bir görüntü kazandırırlar. En basit atom olan hidrojenin bir nötronu, bir protonu ve bir de elektronu bulunur. Atomun  çekirdeğindeki protonların adetleri ise, elementleri oluşturur.
Evrende maddeleri oluşturan 104 element tesbit edilmiştir. Demir, altın vs. gibi.
Atomun varlığını oluşturan nötron, proton ve elektronların kuvark denilen parçacıklardan oluştuğu tesbit edilmiştir. Kuvarklar da foton denilen enerji paketlerinden oluşmaktadırlar. A. Enistein’in kuantum teorisine göre bu parçacıklar da, enerjinin yoğunlaşmasından oluşmaktadır. “e=mc kare” formülünün açılımı olan; madde= enerji, enerji=maddedir.
Büyük veli ve alim İmam-ı Rabbani Hazretleri  günümüzden yaklaşık 500 yıl önce bu hususu; Nokta-i Cevvale”(Mektubat-ı İmamı Rabbani(kaddessallâhu sirrahu’l-akdes) 3. cilt 68 mektup ) ifadesiyle açıklayarak açık bir keramet göstermişlerdir.  Noktai Cevvale:Yanmakta olan bir meşale dairevi şekilde hızla döndürüldüğü zaman, boşlukta ışıktan hayali bir dairenin oluşumuna sebep olur. Hazreti İmam’da atomların oluşumunu bu Nokta-i Cevvale’ye benzeterek tarif etmişlerdir.EVREN)
Büyük veli şu cümleler ile konuya devam etmiştir:
-“ Allah Azze ve Celle bu alemi his ve hayal (görüntü) mertebesinde yaratmıştır.” İfadeleri bu konuyu çok güzel açıklamaktadır. (Bu konuda daha geniş açıklama Mektubat-ı İmam-ı Rabbani’de mevcuttur.)
Cansız ve eylemsiz atomlar hücreye kadar etkisiz ve tepkisizdir.  Bu atomlar toprak, taş, su, hava gibi nesneleri oluşturmaktadırlar.
Eylemsiz kör, sağır ve hissiz atomların belli sayılarda bir araya getirilmesi ile canlıların temel taşları moleküller, moleküllerden de hücre denilen canlıların en küçüğü yaratılır. Onlardan da canlı varlıkların organları var edilir.
Bu cansız, kör, sağır ve hissiz atomlardan gören, işiten, duygulanan ve bilinçli bir insan oluşturulmaktadır.
Bir milyon sağır, kör ve bilinçsiz insan bir araya gelse, bunlardan bir tanesi hepsinin adına görebilir, işitebilir ve idrak edebilir mi? Tabii ki bu imkansızdır.
Öyle ise bu kör ve sağır atomlar nasıl oluyor da, insan bedeninin birer parçası olduktan sonra  gören, işiten ve idrak edebilen bir varlık olabiliyor?
İşte bunun ardındaki İlâhi sır. Halbuki sizi de, yaptığınız şeyleri de, O Allah yaratmaktadır. (Kur’an 37/56)”
İnsanı da, onun duygu ve idarkini de her an,  Allah Azze ve Celle yaratmaktadır.
Atomdan daha derinlere inildiğinde görülmektedir ki, enerjinin yoğunlaşması ile fotonlar, fotonların belli sayılarla birleşmeleri ile kuarklar, kuarklar ise nötron, proton ve elektronları oluşturarak Rablerinin emri ile nötron ve protonları oluşturan çekirdeğin etrafında Allah’ın gücü ve dilemesi ile bir saniyede 50 bin tur atarak atomu oluştururlar, yani; en küçük maddeyi.
Allahu Teala Kur’an’da şöyle buyurmaktadır, mealen:
-“ Ey insanlar! Size bir misal verildi. Şimdi ona iyi kulak verin! Haberiniz olsun ki, sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi onun için toplansalar bile. Şayet sinek onlardan bir şey kapsa kapılan şeyi sinekten kurtaramazlar, isteyen de aciz, istenen de.” (Hacc Suresi, Ayet:73)
Bu yüce ayetten anlaşılmaktadır ki, Yüce ve Sübhân Allah’tan başka hiçbir kimsede, gerçek anlamda kuvvet yoktur. Canlıların kendilerini Allah yarattığı gibi, onların gücünü de O yaratmaktadır. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi-l aliyyil azîm.”

Akıl sahibi biri düşünmelidir ki, bir toplu iğnenin ucunda milyarlarca atomları tam bir ahenk ve düzen içinde oluşturup sayılarını bilemediğimiz kadar kainat dolusu bu zerrecikleri yaratıp dengelerini bozmadan, milyarlarlarca yıldır onların varlığını devam ettiren Allah, gerçekten Hamîd ve Mecîdtir ve aklımızın şaşıp aciz kalacağından da öte bir güce sahibtir.

Bu cansız, akılsız, tepkisiz ve hissiz atomların birleştirilmeleri ile su, ve diğer maddelerin molekülleri yaratıldı. Şuursuz moleküllerin belli ortamlarda birleştirilmeleri ile hücre denilen canlıların yapıtaşları ve onların birleştirilmeleri ile de canlıların organları; el, ayak, göz, kulak gibi uzuvları yaratıldı. Bunların birleştirilmeleri ile canlıların cesetleri yaratıldı.

Cesetler Allahu Tealanın ruh vermesi ile hayat buldu. Ruh bu aleme ait olmayan apayrı bir mahluktur.

Aklı ve duyguları maddenin kendisine vermeye kalkışan; bu idrak ve duyguların   madde de olduğunu iddia eden materyalist (maddeci) zihniyete şu husus sorulur:
-“ Canlılarda ve cansızlarda bulunan maddenin yapıtaşı olan atomların hepsi eylemsizlik ve şuursuzluk sıfatlarına sahip olmaları bakımından aynı olmasına rağmen, niçin canlılarda bulunan duygular ve akıl, canllılarda varda cansızlarda yoktur?”
    İnsan beyninin yapısını oluşturan kuvarklarla, diğer maddelerin yapılarını oluşturan kuvarklar aynı olduğu halde, niçin insanın beyni, eli, ayağı, gözü, kulağı algılama yapıyor da, aynı maddî yapıya sahip olan diğer maddelerde his ve idrak yoktur?
Eğerki size göre bu duygu ve bilinç maddeye aitse, neden bu cesedin idrak eden beyni, hiçbir maddi değişikliğe uğramadan ve bir eksiklik dahi oluşmadan öldüğünde, neden bütün hissiyatını kaybediyor?”

Materyalist(maddeci) zihniyet:

-“ Bu parçacıklar belli bir düzen içinde bir araya getirildikleri için, bilinç ve hisler oluşmaktadır.”derseler, o zaman onlara şöyle sorulur:

-“ Milyonlarca kör ve sağır adamı bir araya getirseler, onlardan bir tanesi hepsinin adına görebilir ve işitebilir mi?
M
ilyonlarca kör ve sağır kişi bir araya getirilmekle birsinin dahi gören ve işitien kimse olması mümkün olmazken, kör, sağır, hissiz ve şuursuz madde, bir araya getirilmekle hepsinin adına birisi  gören, işiten ve hisseden birisi nasıl olabilir?
İnsan beyni birbirlerinin aynısı olan milyarlarca kör ve sağır kuvarkların birleşiminden oluşan atomlardan meydana gelmektedir. Bu kadar kör ve sağır atomlar, nasıl oluyorda işiten, görebilen, bilinçli ve duygulanan bir insan oluveriyor?
Tabi ki, bunlara materyalist zihniyetin verceği hiçbir makul cevabı yoktur,  olamaz da.
Hamd alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.
O, ölü maddeye ruh vererek onu gören, işiten ve idrak eden bir kimse kılar ve sonra ondan o ruhu çekip alır da, onu eski haline çevirerek tekrar toprağa döndürür…
Herkese hidayet Allahu Tealadandır.

No related posts.

More İTİKAT Posts

·         Günah İşlemek Kişiyi Küfre Sokarmı?

·         Ölüm Ve Ötesi

·         Ehl-i Sünnet İnancı Nedir?

·         Mezhebsizler Reformcular ve Diyalogcular

Dinler Arası Diyalog Nedir?

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın