Ölüm Ve Miras

 Küçük büyük herkes için ölüm mukadderdir, ömür, ölümle son bulur. Bu sonucu miras meseleleri takip eder. Miras meseleleriyle uğraşan ilme, miras hukuku veya ferâiz bilgisi denir. Diğer bir ifade ile, vefat eden kimsenin bıraktığı malın kimlere verileceğini ve nasıl dağıtılacağını öğreten ilimdir.

Ölenin bıraktığı maldan, mülkten ve paradan sıra ile, yıkama; kefenleme, defnetme masrafları ve sonra kul borçları ayrılıp verilir. Borçları bir an önce ödenmelidir. Borçları ödenmedikçe, ruhu iyiler derecesine kavuşamaz. Zevcesine (hanımına) vaktiyle ödemediği (mehir), yani nikâh parası da borcudur. Verilmemiş, birikmiş zekât…, fıtra da borcudur. Hırsızlık etmesi, zor ile alması da borcudur. Kabre koymadan borçlarını ödemek mümkün olmaz ise, meyyitin (ölenin) velilerinden (yani yakın akrabasından) biri, borcu “havale usûlü” ile, kendi üzerine alır. Yani borçları bunun olur. Böylece, veli üzerinde kalır.

Sevgili Peygamberimiz, borçlu olan birinin namazını kılmak istemedi. Ebû Katâde-i Ensâri “radıyallahü anh” ismindeki bir Sahâbi, borcunu, bu usûl ile, kendi üzerine alarak kabul edince, cenaze namazını kılmağı kabul buyurdu. Görülüyor ki, yabancı bir kimse de borcu kendi üzerine alırsa, meyyit borçtan kurtulmaktadır. Borcu üzerine alan kimsenin alacaklıya (meyyite halâl et) demesi uygun olur. Böyle helâllaşma ile meyyit borçtan tamamen kurtulur.

Geriye kalan mal, mülk piyasaya göre değerlendirilip üçe bölünür. Bir kısmı ile dîne uygun olan vasiyetleri yerine getirilir. Diğer iki kısım, eşyanın değerlerine göre, kendileri veya satılıp paraları, miras hukukuna uygun olarak vârislere dağıtılır.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın