İslam Hukunda Defineler

   DefineHacı Abdullah Balgalmış

Toprak altına saklanmış mâdeni para, külçe altın, gümüş ve kıymetli eşyâlar.
Çeşitli hukuklar, târihi seyr (gelişim) içinde yeraltı mâdenleri ve defîne hakkında hükümler koymuştur. Feodal dönemlerde Avrupa ülkelerinde, memleketin tek sâhibi krallardı. Dolayısıyla defîneler de onların olurdu. Bugün de çeşitli Avrupa ülkelerinde defîne bulan, yetkili mercie haber vermek zorundadır. El koyma maksadı olmadığı müddetçe saklanması ağır bir suç sayılmaz. Fakat tatbikat da defîneyi bulanın bunu yanında bırakmasına umûmiyetle izin verilir.4 Ekim 1926 târihinde kabûl edilen ve hâlen yürürlükde olan 743 nolu Türk Medenî Kânunu’nun 696. maddesi ise, defîne hakkında aşağıdaki hükmü getirmektedir. “Keşiflerinden (bulunmalarından) çok zaman evvel gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık mâliki (sâhibi) bulunmadığı muhakkak görülen kıymetli şeyler defîne addolunur. Defîne, içine gömüldüğü veya saklandığı gayr-i menkul veya menkulun sâhibinin mülkü olur. İlmî bir kıymeti hâiz eşyâya müteallik (âit) hükümler mahfuzdur. Defîneyi keşfeden kıymetinin yarısını, tecâvüz etmemek üzere hakkâniyete muvâfık bir ikrâmiye taleb edebilir.”
İslâm hukûkunda defîneler üç kısımdır:
1. İslâmî bir işâret taşıyan defîneler. Bunlar lukata, yâni bulunan ve sâhibi belli olmayan mal hükmündedir. Sâhibi çıkmayacağı anlaşılırsa beytülmâle (devlet hazînesine); beytülmâl yoksa zengin ise fakir olan annesine, babasına veribilir. Fakir ise kendi kullanabilir.
2. Câhiliye devrine, yâni İslâmiyetten önceki devre âit bir işâret taşıyan defîneler. Ganîmet gibi beşte biri beytülmâle, kalanı arâzi sâhibine; arâzi sâhipli değilse, bulana âit olur. İmâm-ı Ebû Yusûf’a göre ise kalanı bulanın olur.
3. Herhangi bir işâret taşımayan defîneler. Bâzı âlimler, bunun birinci kısmın hükmüne, bâzıları ise, ikinci kısmın hükmüne girdiğini bildirmiştir.

(Visited 184 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın