İslamda Birden Fazla Evlilik

SORU:
İslam da birden
fazla kadınla evlPapağanilik var mı?
Böyle bir şey varsa bu kadınlara haksızlık değil mi?

CEVAP:

İslam da dört kadınla evlenmek İlahi bir emir değil, şartlar uygun olduğunda sadece ruhsattır.  

SORU: Bu kadınlara haksızlık olmaz mı?

CEVAP: Allahu teala haksızlık yapmaktan münezzehtir, beridir. Her kim Allah’a haksızlık yaptı derse o kimse kafirdir. Mümin erkeklere verilen bu ruhsat, kadınlara haksızlık değildir.. Allah biz kullarına sorumluluklar vererek imtihan etmektedir. Kadın ve erkeğin sorumlulukları vardır. Herkes yaptıklarının karşılığını âhirette eksiksiz alacaktır. Haksızlık kulların eksik anlayışlarındadır.

SORU; Kadınlara da ikinci eşle evlenme izni verilmemesi bir haksızlık değil mi ?

CEVAP: Birden çok erkekle evlilik hiçbir dinde yoktur.
ÖYLESİ BİR İLİŞKİ
 BİR KOMÜNİSTLERDE, BİR DE KÖPEKLERDE VARDIR.
Böyle bir şey, sağ duyulu kadın ve erkekler için nahoş bir durumdur. Öylesine gayri ahlaki  bir evliliğe Allahu teala elbette izin vermez ve vermemiştir de.
İslam’da çok eşliliği eleştirenler, Müslüman olmayan veya sözde Müslüman görünen nice  varlıklı kimselerin kaç tane metresleri olduğunu niçin eleştirmezler?
Sözde kadın özgürlüğünü savunduklarını sananlar, çok erkeklerle düşüp kalkan kadınların ne kadar bedbaht olduklarını göremeyecek kadar kör müdürler?
O zavallı kadınların akibetlerine hiç bakmazlar mı?
Eğer bir kimse gerçekten sonsuz geleceğini mahvetmek istemiyorsa ve Allah’a tam inanmış kimse olmak istiyorsa, Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaya gitmemeli, O’nun emirleri ve yasaklarındaki güzellikleri ve incelikleri düşünüp, akıl gözü ile onları görmeye çalışmalıdır.

***
Eski Pop Şarkıcısı Yusuf İslam’a 4 Kadın Hakkında Yöneltilen Bir Soru ve Cevabı:

Müslüman olan İngiliz şarkıcı Yusuf İslâm, Türkiye’ye geldiğinde basın tarafından epeyce gündemde tutuldu. Muhabirin biri (DHA muhabiri) kendisine şu soruyu soruyor:

“Girdiğiniz İslâm dininde bir erkeğin dört kadınla evlenmesine ne diyeceksiniz? Yani bunun mantığını nasıl kabul edeceksiniz? Siz bir Batılı #aydın bir şarkıcı olarak bunu nasıl kabûl ettiniz?”

Yusuf İslam diyor ki:

“Sen, beni eski halimle tanıdığını söylüyorsun. Ben Müslüman olmadan önce kaç kadınla beraber olduğumu bilemem. Onlardan çocuğum olmuşsa onu da bilemem. Ben böyle adi bir hayat yaşarken sen bana hayrandın. Ben şimdi Müslüman oldum. Tek eşle evliyim. İkinci bir evliliğe niyetli de değilim. İslam dini dörde kadar izin veriyorsa onların ve çocuklarının sorumluluğunu da ona yüklüyor. Senin hayran olduğun batıda böyle bir sorumluluk yok. Bir çok çocuk babasını bilmez. Baba da çocuğunu görmeden gider bu dünyadan”
***

Clvr: İslamda çok evlilikte ne yarar vardır?

CEVAP: Çok evlilik de ne zarar var?
Çok evlilikte fayda olup olmayacağı, duruma göredir. Eğer çok evlilik gerekiyorsa fayda, gerekli görülmüyorsa, bir yararı yoktur. Zaruret olduğunda ise, ikinci bir  evliliğin faydası görülebilir.
Allahu teala Peygamberimizin hayatının müminler için çok güzel örneklerle dolu olduğunu bildirir ve ayeti kerimede buyurur ki, mealen:
“Andolsun ki, Rasulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab Sûresi, [33:21])
– “O asla kendi nefsinden konuşmaz. O sadece vahiy ile konuşur.” (Necm S. 3-4 ayetler)
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz 25 yaşında iken 35-38 yaşlarında bir kadınla (Hz. Hatice r.anha) evlilik yaptı ve O vefat edinceye kadar da hiç bir hanımla evlenmedi. Ancak O’nun vefatından sonra hayatının son evrelerine doğru, savaşlarda dul kalan yaşlı kadınlarla (Aişe) hariç onları himaye etmek maksadı ve bir de Peygamberlik görevini kadınlar arasında da daha yaygın olarak ifa edebilmek için onlarla evlenmiştir. İstese idi bir Peygamber ve Devlet Başkanı olarak en genç ve en güzel kızlarla evelenebilirdi. Bunu hiç bir kimse de yadırgamaz ve sorgulamazdı.
Peygamber(s.a.v.) Efendimizin gençlik yıllarında tek eşli hayatı tercih etmiş olması, ileri yaşlarda ise çok eşliliği tercih etmesinin hikmeti sebebinin şehvani olmadığını göstermektedir. Sağ duyu sahibi kimseler bu gerçeği anlamakta gecikmezler. Ancak aklı şehvetle bozulmuş inkârcılar bu hikmeti anlayamayıp vartaya düşerler. Bu zaten, her zaman böyle süre gelmiş bir durumdur.

Erkeğe İkinci Eşle Evlenme Ruhsatı:
Erkeğin maddi durumunun yerinde olması; ailenin geçimini temin etmeye gücü yetmesi ve hanımlarının arasında eşitliği gözetmesi durumunda bu izin ona verilmiştir. Eğer eşler arasında memnuniyet sağlanamazsa bundan erkek sorumludur. Böylesi bir evlilik ise, cehennemde azap çekmeye sebeptir. Eşler arasında adaleti sağlamak oldukça zor bir iştir. Bunun bilincinde olan mümin kocaya, ikinci eş hususunda atacağı adım hiçte cazip olmayacaktır. Bu hususta Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır, mealen:
-” Kişinin iki hanımı olup da aralarında eşitlik sağlamazsa, kıyamet gününde bir tarafı düşmüş bir halde gelecektir.” (Râmûz-ul Ehâdîs)
Yani; çok evlilik halinde kadınlardan birisi kocasından hoşnut olmazsa koca, büyük bir sorumluk altındadır. Öylesi bir ortamda kendini bilen inançlı bir erkek, ikinci bir eşle evlenmeye nasıl cesaret edebilir?

Birden fazla (dörde kadar) evlenen erkeklere de eşleri arasında “adâleti temin etme” vazifesi yüklenmiştir. Aksi halde Allah’ın azabıyla ikaz edilmiştir.

KUR’AN’da, Çok Evlilik Nisa Suresi 3. ayetin meali ve tefsiri, mealen:
– Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir. (Nisa-3)
Elmalı Tefsiri
-Bunun için ve eğer yetimler hakkında onların haklarını gözetmeyeceğinizden korkarsanız, yani gerek canları, gerek ırzları ve gerek malları itibarıyla her yönden adalete ve doğruluğa riâyet edemiyeceğinizden korkarsanız -ki böyle büyük günahtan elbette korkarsınız ve korkmanız gerekir o halde durumunuza göre kadınlardan ikişer, üçer, dörder size helal ve hoşunuza gidenler ile evleniniz. Hem onları zarar ve tehlikeden korumada, hem de kendinizi zulüm ve tecavüzden korumaya vesile olur. Genellikle kadınlar kimsesizlikten ve ortaya düşmekten kurtulur. Siz de zina ve diğer günahlara, haksızlıklara düşmezsiniz.
Ancak bunda da birden fazla kadınlar arasında adaleti korumak, birine diğerinden fazla muamele etmemek gerekir. Bunun için ve eğer birden fazla kadınlar arasında da adalet yapamayacağınızdan korkarsanız -ki bundan da korkmalısınız o halde
ancak bir kadınla evleniniz.
– Ca’fer kırâetinde ötre ile okunduğuna göre – bir kadın yeter. Yahut da sahip olacağınız cariyeler alırsınız. O, yani bir kadınla evlenme adaletsizlik yapmamanız ve haksızlık etmemenize daha elverişlidir. Yalnız bir kadının hakkını gözetmek elbette daha kolaydır. Bunda sıkıntıya düşmemek ihtimali daha yakındır. Bu cümleden fakirlik ve çaresizliğe düşmemenize, yani iktisadınıza daha elverişlidir mânâsı da anlaşılmıştır ki, bunda gibi düşünülmüş veya bu mânâ, konunun bir gereği olmak üzere gösterilmiştir. İlk önce görülüyor ki burada “Yetimler hakkında adalet yapamayacağınızdan korkarsanız” diye bir şart vardır. hitabı ile nikah (evlenme) emri buna bağlanmıştır. Bundan dolayı, bu şartın mânâsını ve bu emrin meydana geliş şeklini iyi anlamak için bu konuda rivâyet yoluyla gelen tefsir şekillerini bilmek gerekir. (
Nisa 3)
Diğer bir âyet-i kerimede de:

“Ne kadar gayret ederseniz edin kadınlar arasında adalete güç yetiremezsiniz. Binaenaleyh, birine büsbütün meyledip diğerini askıya alınmış gibi bırakmayınız. Eğer nefsinizi ıslah eder, Allah’tan korkup haksızlıktan sakınırsanız; hiç şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Nisa, 4/129) buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuşlardır:

“Bir erkeğin nikahında iki kadın bulunur da, aralarında adalet gözetmezse, kıyâmet gününde bir tarafı felçli olarak diriltilir.” (İbn-i Mâce, Nikah, 47)

 

EK: 1
Şunu iyi bilmeliyiz ki, İslam dini Allah’ın gönderdiği bir dindir.

İnanan bir kimse Allah’ın gönderdiklerini sorgulamaz hikmetini öğrenmek isteyebilir. Allah’a inandığı gibi gönderdiklerine de inanır ve teslim olur.
Bunun aksini yapanlar İslam’dan çıkar. İnanmayan bir kimse bu dünyada kendine uygun bir yaşantıyı seçmekte serbesttir. İsterse 10 erkekle evlenebilir. O kimseden onu niçin yaptığının hesabı değil, niçin Allah’ın gönderdiklerini kabul etmediğinin hesabı sorulur. Bir Müslüman olarak Allah’ın gönderdiği dini beğenmeyip sorgulamak asla uygun olmaz. Aksi halde o kimse Müslümanlıktan çıkar.
Gelelim Allah’ın erkeklere çok eşlilik ruhsatını vermesine ve kadınlara tek eşliliği emretmesinin hikmetine.
Bir misalle konuya açıklık getirelim. Bir arabanın neden dört tekeri var da dört sürücüsü yoktur?
Eğer bir arabada birden fazla sürücü olsaydı o arabaya aynı anda onlardan sadece birisi direksiyona hakim olur, diğerleri aynı anda direksiyona hakim olmaları mümkün olamazdı. Zira biri sağa, diğeri sola direksiyonu çevirmek istediğinde arabada kargaşa ve fitne olurdu.
Bir kadının iki veya üç kocası olsaydı erkeklerin her biri, doğası gereği kadına hakim olmak isteyeceklerdi. Bu durumda erkekler birbirlerini öldürmeye kalkacaklar, neticede hangisi galip gelirse diğerlerini etkisizleştirinceye dek kavgayı sürdürecek ve neticede kadın yine tek eşli olacaktı. Tabi bu durumda büyük kargaşa olacak aile mefhumu diye bir şey yok olmayacaktı. Allah erklerin doğasına kadına muktedir olma gücünü koymuştur. Aynı anda iki erkeğin veya üç erkeğin bir kadına muktedir olma durumu erkeklerin doğasına aykırıdır. Bunun bariz örneği bir kızı iki üç erkek sevdiğinde aralarında ölümcül kavganın çıkmasıdır.
Aile bir otobüs gibidir. İçindeki yolcuları onun bireyleridir. Onun sürücüsü erkektir. Bir otobüse birden fazla sürücü aynı anda muktedir olması demek otobüsün ya kaza yapması ya da yerinden hiç kalkamaması demektir.
Erkekler şunu yanlış anlamasınlar. Allah çok eşliliği farz kılmadı. Sadece zaruret hasıl olduğunda ruhsat verdi. Ruhsat başka emir başka. Ramazan orucu emirdir, ama yolculuğa çıkıldığında tutmamak ruhsattır. Bu ruhsatı kullanmak zorunluluğu yoktur ama Ramazan ayında oruç tutma zorunluluğu vardır.
Allahu teala aileyi kutsal kılmıştır, o sebeple kadının aynı anda iki erkekle evli olmasını da haram kılmıştır. Kabul etmeyen Müslüman değildir. Ahirette kâfirlere ameli sorulmayacak, niçin Allah’a ve gönderdiklerine inanmadığı sorulacaktır.
Allah kadına başını örtmesini farz kılmıştır. Bunu sorgulayıp kabul etmeyen kadın Müslümanlıktan çıkar. Bu dünyada hepimiz imtihandayız. Kadın erkek eşitliği aramak komünistlerden kalma saplantılı bir batıl inançtır..
Kadınla erkek eşit olamaz. Erkek fiziksel olarak kadından üstün yaratılmıştır, kadın da erkekten duygu ve şefkat bakımından üstün yaratılmıştır. Adalet aramak doğrudur. Her birini aynı kulvarda yarıştırmak adaletsizlik olur.

Vesselam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“İslamda Birden Fazla Evlilik” üzerine 53 yorum.

  1. Müslümanım. Ama hayatım boyunca hicbir izah bana sunu aciklayamadi ya da mantıklı gösteremedi : neden erkek birden fazla kadınla evlenebiliyor da kadın aynısını yapınca lanetlenmiş oluyor. Yukarı da yazanlar da aydınlatıcı değildi.

    1. Elif hanım bak ne güzel, “Müslümanım” diyorsunuz. Müslümanın anlamı Kur’an ve Hz. Peygambere koşulsuz teslim olan demektir.
      Allah, erkeğe dört evlilik için emir değil ruhsat verirken kadınları bu sebeple imtihan etmektedir. Allah’a karşı gelmeyelim teslim olalım ki kurtuluşa erebilelim.
      İslam dini vahiy dinidir mantık dini değil ki her şey mantıkla izah edilebilsin.
      Mesela: Teyemmümde mantığa göre ayağın altı mesh edilmeli lakin Hz Allah ayağın üstünün mesh edilmesini emretmiştir..
      Biz bunu “mantığımıza uymuyor” deyip beğenmeyip sorgularsak Allah’a değil mantığımıza iman etmiş Allah’a inanmamış oluruz. Oysaki mantığımızın da her şeyi doğru değerlendirdiği söylenemez. Misal:
      Her biri diğerinden milyarlarca kez daha geniş olan gökler yedi kattır. Diğerlerine göre en küçüğü olan içinde yaşadığımız dünya birinci göktedir ve galaksileri içerir. Sadece içinde bulunduğumuz Saman Yolu galaksisinin bir ucundan bir ucuna ışık 100 milyon ışık yılında ulaşabilmektedir. O halde hangi mantıkla Cebrail’in yedinci katın üstünden dünyaya bir saniyede geldiğini kavrayabilir?
      Gözümüze gelen ışıklar sinirler yolu ile beyinde görme merkezine ulaşmaktadır. Birbirinin aynı olan beynin görme merkezinde milyarlarca hücre var bunların hangisi görülen görüntüyü algılayabilmektedir? Hangisi idrak edebilmektedir? Oysa bunların yapıları aynıdır.

      İblis de Hz Adem’e secde etmeyi kabullenmedi de Allah onun bütün amellerini boşa çıkardı ve lanetlendi.
      Allahu Teala Kur’an’da (mealen); “Ben cinleri ve insanları Beni tanısın ve Bana itaat edip kulluk yapsınlar diye yarattım.” buyurmuştur. Dikkat edilirse burada melekler ve hayvanlardan söz edilmez. Çünkü hayvanlar, insanlar gibi şuurlu değildir meleklerde yaratılıştan itibaren kulluk yapmaya uyumlu yaratıldıkları için imtihan olmadıklarından dolayı onların yaptıkları kulluk olarak addedilmez. Asıl kulluk iyilik ve kötülük, iman ve inkar arasında olup imanı ve kulluğu seçmektir. İnsan ve cin iyiliği veya kötülüğü seçmeye uygun yaratılmıştır. Bundan dolayı kadın veya erkeğin imtihanları farklı farklıdır. Hatta bir insanın imtihanı diğerininkine uymaz. Hangisinin imtihanı daha zor ise ödülü de ona göre çok olacaktır.

  2. Slm hocam ikinci evlilik te ilk eşin rızası gerekiyor mu ondan veya ailenin diğer fertlerinde izin almaya haberdar etmeye gerek varmı?

    1. Aleykümselam.
      Bu zamanda ikinci evliliğe mevcut yasalar, aileler, çevre ve gelenekler engeldir.
      İkinci veya üçüncü evlilik Allahu Tealanın emri değildir. Bir şey İlahi emir veya yasak değilse o ülkenin yasalarına ve örfüne uyulur. İkinci, üçüncü veya dördüncü evlilik Allahu Tealanın şartları uygun olan mümin erkeklere verdiği bir emir değil ruhsattır.
      Bu durum, İlahi emir ve yasak olmayıp sadece ruhsat olduğu için mevcut yasaların uygun olup olmadığına ve örfün buna izin verip vermediğine bakılır. Oysaki mevcut yasalar ve örf buna engel olduğu için bu zamanda ikinci evlilik yapmak caiz değildir.

  3. ben ikinci eşim ama benim ilk evliliğim kocam ilk günler çok iyiydi hep adalet dan dürüstlük ten bahs ederdi şu an haksızlık yapiyo umrunda değil. bende zaman geçtikçe ondan soğuyorum sevemiyorum özlemiyorum benim bi gunahım olurmu

    1. Herkes ne ekerse onu biçer. Kocanız da iyi davranırsa iyilik bulur. Ama siz yine de sabredin ve iyi davranın. Eğer işi şiddete döndürürse gereken mercilere şikayet edip ayrılabilirsiniz.

    1. Şeri ölçülere uygunsa evlenebilirsin. Yani son eşinden boşandığı günden şu ana kadar üç ay geçmişse evlenebilirsin.

Bir cevap yazın