Cennet Nasıl Bir Yerdir

Cennet Nasıl Bir Yerdir?
Cennet hakkında en doğru bilgi onu yaratan Allahu teala ve Allahın elçisi Muhammed aleyhiselama bildirdikleridir.
 

CENNET HAKKINDA BAZI AYETLER

 بسم الله الرحمن الرحيم

وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

(Sure-i Bakara Ayet 25)

Mealen:
– “Rasûlüm! İman edip sâlih ameller işleyenleri şöyle müjdele: Altlarından nehirler akan cennetler onlar içindir. Ne zaman kendilerine cennet meyvelerinden bir şey ikram edilse, her defasında: “Bu, daha önce dünyada yediğimiz şey!” derler. Oysa bu rızıklar, renkte ve şekilde birbirinin benzeri, fakat tatta ve keyfiyette çok yüksek kıymette olmak üzere kendilerine ikram edilecektir. Orada onlara tertemiz eşler verilecek ve orada ebedî kalacaklardır.” (Sure-i Bakara Ayet 25)
– “Biz o mü’minlerin göğüslerinde diğer insanlara karşı kin, haset, suizan nâmına ne varsa hepsini söküp çıkarırız. Altlarından da ırmaklar akar. Onlar: “Bizi buna eriştiren Allah’a hamdolsun! Eğer Allah bize doğru yolu göstermeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Demek Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler” derler. Onlara şöyle seslenilir: “Dünyada yaptığınız iyi amellere karşılık mirasçı olduğunuz muhteşem cennet işte budur!”
(Araf/43)

– “Allah mü’min erkek ve mü’min kadınlara altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel ve hoş meskenler va‘detmektedir. Allah’ın hoşnutluğu ise hepsinden daha büyüktür. İşte en büyük başarı ve kurtuluş budur.” (Tevbe/ 72)

VÂKIA SURESİ BAZI AYETLER (mealen):

15 – (O iman edenler cennetlerde) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
16 – Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.
17 – Çevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar.
18 – Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.
19 – Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
20 – Beğendikleri meyveler,
21 – Canlarının çektiği kuş etleri,
22 – İri gözlü hûriler,
23 – Saklı inciler gibi,
24 – (Dünya hayatında) Yaptıklarına karşılık olarak verilir.
25 – Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
26 – Duydukları söz, yalnız “selam”, “selam” dır.

CENNETİN ÖZELLİKLERİ
Allahu Teala, Arş ve Kürsinin altında( Yedi göğün üstünde) sudan sekiz cennet yaratmıştır. Cennetler şu anda maddi olarak içindeki güzellikler ile birlikte, bütün ihtişamı ve görkemi ile mü’minleri içine yerleştirilmesini beklemektedir. Genişliği gökler kadar olan bu cennetlerin en yükseği Darül-Celal Cennetidir.
CENNETLER:

Darül-Celal Cenneti;Beyaz inciden yaratılmıştır.
Darüs-selam Cenneti: Kırmızı yakuttandır.
Me’va Cenneti: Yeşil zebercettendir.

Huld cenneti: Sarı mercandandır .
Naîm Cenneti: Beyaz gümüştendir.
Firdevs Cenneti: kırmız altındandır.
Adn cenneti: Terleyen inciden yaratılmıştır.
Adn cenneti: Surlarla çevrili bir şehrin ortasındaki yüksek bir dağın üzerinde bulunan bir iç kale gibidir. Bütün cennetlerin ortasında olduğundan hepsine komşu olmakla şereflendirilmiş bir mekandır.
Cemal Cenneti: Sekizinci ve en yüksek cennet Allah’ın Cemalinin görülme cennetidir.

Her bir cennetin bir girişi yeri vardır ki; kapısının eni yüz yıllık mesafe kadardır. Bu kapılar sarı altından olup nice bin çeşit mücevherler ile nakışlanarak süslenmiştir. Birinci kapını üzerinde “Lâ ilahe illallah Muhammedun Rasulullah” yazılıdır. Bütün cennetlerin toprağı misk, taşları cevher, bitkileri zaferandır. Cennet binalarının bir cephesi altın, bir cephesi gümüş, ve sıvası anberdir. Sarayları terleyen inci köşkleri sarı yakut kapıları mücevherdendir.


CENNET HAKKINDAKİ HADİSLER

  • 1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu:

–Ben salih kullarım için ahiret azığı olarak hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın aklına gelmedik bir takım nimetler hazırladım. Allah’ın sizleri bu sözlerle muttali kıldığı şeyleri bir yana bırak. Bir de bunlardan başka Allah’ın sizleri muttali kılmadığı bir şey vardır ki, o en büyüktür.”

Müslim 2824/3, Buhari 3053

  • 2) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Allah cenneti yarattığı vakit Cebrail’e şöyle buyurdu:

−‘Git cennete bak.’ Cebrail gidip cennete baktı. Sonra geldi ve şöyle dedi:

−Ey Rabbim! İzzetine yemin olsun ki, cenneti kim işitirse muhakkak ki, ona girer. Sonra Allah onu zorluklarla donatıp şöyle buyurdu:

−‘Ey Cibril! Git cennete bak.’ Cibril gitti ve cennete baktı. Sonra geldi ve şöyle dedi:

−Ey Rabbim! İzzetine yemin olsun ki, ona hiç bir kimsenin girememesinden korktum…”

Ebu Davud 4744, Tirmizi 2685

  • 3) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle kuşatılmıştır! Cehennem ise, nefsin arzularıyla kuşatılmıştır!”

Buhari 6412, Müslim 2822/1, Tirmizi 2684

  • 4) Sehl bin Sa’d Es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennette bir kamçı kadar yer, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha da hayırlıdır…”

Buhari 6356, İbni Mace 4330

  • 5) Sehl bin Sa’d Es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennette sekiz tane kapı vardır. Bunların içinde bir kapı Reyyân diye isimlendirilir. Buradan cennete yalnızca oruç tutanlar girerler.”

Buhari 3058

  • 6) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Muhakkak ki, cennet yüz derecedir. Onlardan her bir derece gök ile yer arasındaki mesafe kadardır. Şüphesiz ki, o derecelerin en yücesi, Firdevs’tir. En faziletlisi de Firdevs’tir. Arş, muhakkak ki, Firdevs’in üstündedir. Cennetin ırmakları da Firdevs’ten çıkıp akar. Buna müteakiben siz Allah’tan dilemek istediğiniz zaman Firdevs’i isteyin!”

İbni Mace 4331, Tirmizi 2651

  • 7) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“…Şayet cennet ehli kadınlardan bir kadın dünyaya çıkmış olsaydı, muhakkak ki, yer ile gök arasını aydınlatır ve ikisi arasını güzel bir koku doldururdu. Ve elbette o kadının başörtüsü dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha da hayırlıdır.”

Buhari 6467

  • 8) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennette olan nimetlerden, bir tırnağın taşıyacağı kadar bir şey görünmüş olsa gökler ve yeryüzünün dört tarafı arasındaki her şey muhakkak ki, süslenirdi. Ve cennet ehlinden bir kadının bilezikleri görünse, güneş yıldızların ışığını silip yok ettiği gibi o da muhakkak ki, güneşin ışığını silip yok ederdi!”

Tirmizi 2661

  • 9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

−Ya Rasulallah! Cennetin yapısı nedir diye sordum?

Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir kerpici gümüşten, bir kerpici altından, harcı keskin kokulu misk, çakılları inci ve yakut, toprağı ise zağferandır…”

Tirmizi 2646

  • 10) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennette, gövdesi altından olmayan hiçbir ağaç yoktur!”

Tirmizi 2645

  • 11) Ebu Said El-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, cennette öyle bir ağaç vardır ki, onun altında bir süvari, yürüyüşü çok sür’atli, talimli, iyi cins bir at ile yüz sene yürürse yine onu bitiremez!”

Müslim 2828/8, Buhari 6459, Tirmizi 2643, İbni Mace 4335

  • 12) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İki cennet vardır ki, bunların kapları ve içinde bulunan şeyler hep gümüştendir. Diğer iki cennet daha vardır ki, bunların kapları ve içinde bulunan şeyler de altındandır. Adn cennetindeki cennetliklerle Rablerine bakmaları arasında Allah’ın Vechi (Yüzü) üzerindeki büyüklük ridasından başka bir şey bulunmayacaktır.”

Buhari 4828, Tirmizi 2648

  • 13) Harise bin Vehb El-Huzai (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Dikkat edin! Ben size cennetlik olanları haber veriyorum:

Zayıf olup zayıf görülen kişi…”

Buhari 4902, Müslim 2853/46, Tirmizi 2732, İbni Mace 4116

  • 14) Usame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben cennetin kapısı önünde durdum, oraya girenlerin çoğu fakirler idi. Zenginler ise alıkonulmuşlardı!..”

Buhari 14/6456, Tirmizi 2729

  • 15) Abdullah bin Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennet ehli cennete vardığı, cehennem ehli de cehenneme vardığında ölüm, alacalı bir koç suretinde getirilir. Cennetle cehennem arasında yatırılıp kesilir. Sonra bir münadi:

−Ey cennet ahalisi! Artık ölüm yoktur! Ey cehennem ahalisi! Artık ölüm yoktur diye nida eder. Bu hâdise sebebiyle cennet ehlinin ferahı bir kat daha artar, cehennem ehlinin hüzün ve kederi ise bir kat daha artar.”

Müslim 2850/43, Buhari 6457, İbni Mace 4327, Tirmizi 2682

  • 16) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“…Cennet ehlinden olup da dünyada en çetin ve meşakkatli hayat süren kişi getirilir ve cennete bir daldırılışla daldırılır. Müteakiben ona da:

−Ey Âdemoğlu! Sen hiçbir çetinlik ve sıkıntı gördün mü, sana herhangi bir sıkıntı ve zorluk uğradı mı? diye sorulur. O da:

−Hayır, vallahi ya Rab! Bana asla sıkıntı uğramadı ve ben asla şiddet görmedim der.”

Müslim 2807/55, İbni Mace 4321

  • 17) Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bir münadi cennet ehline:

−Daima sıhhatli kalmanız ve ebediyyen hasta olmamanız hakkınızdır. Daima yaşamanız ve ebediyyen ölmemeniz hakkınızdır. Daima genç kalmanız ve ebediyyen ihtiyarlamamanız hakkınızdır. Daima nimetler içinde hoş bir halde olmanız ve ebediyyen sıkıntı ve çetinliğe maruz kalmamanız hakkınızdır diye nida edecektir.”

Müslim 2837/22

  • 18) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennet ehli cennete kılsız, tüysüz, yaratılıştan sürmeli, otuz veya otuz üç yaşında olarak gireceklerdir.”

Tirmizi 2669, Ahmed bin Hanbel Müsned 21016

  •  19) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Herkim cennete girerse nimet içinde hoş halde olur. Kendisine hiçbir sıkıntı ve çetinlik isabet etmez. Elbiseleri eskimez, gençliği de bitmez.”

Müslim 2836/21, Tirmizi 2646

  • 20) Suheyb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Amelini güzel yapanlar için güzel mükâfat ve dahası vardır.” Yunus Suresi 26. ayeti hakkında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennet ehli cennete girdikleri vakit bir münadi:

−Sizin için Allah katında bir vaad vardır diye nida eder. Onlar da:

−Allah bizim yüzlerimizi ak etmedi mi? Bizi ateşten kurtarmadı mı? Bizi cennete girdirmedi mi? derler. Melekler:

−Evet, diye cevap verirler.

Müteakiben Allah ile cennet ehli arasında perde kaldırılır. Allah’a yemin ederim ki, Allah, cennet ehline kendisine bakmasından daha sevgili hiç bir şey vermemiştir.”

Tirmizi 2676

  • 21) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Cennete ilk girecek zümrenin yüzleri ayın ondördüncü gecesindeki sureti gibi parlaktır. Onların ardı sıra girecek olanlar ise, semadaki en keskin ışıklı büyük yıldızın parlaklığı üzeredirler. Sonra cennetlikler bunların ardından birçok menziller ve derecelerdir. Onlar cennette bevl etmezler, pislik ve dışkı çıkarmazlar, sümkürmezler, tükürmezler.

Onların cennetteki tarakları altındır, terleri misktir, buhurdanlıklarının udu Hind ududur. Onların her biri için iki zevce vardır ve zevceleri, Huru’l-İyn’dir. Bunlardan her birinin kemiğinin iliği letafetinden dolayı etinin üstünden görünür. Onların ahlakı bir tek adamın ahlakı üzeredir, vücutları da ataları Âdem’in uzunluğu üzeredir ki, o altmış ziradır yaklaşık otuz metredir. Cennetlikler arasında ihtilaf ve düşmanlık yoktur. Onlar sabah ve akşam Allah’ı tesbih ederler.”

Müslim 2834/14, 15, 16, Buhari 3053, 3054

  • 22) Abdullah bin Kays (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Muhakkak ki, cennette mü’min için içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Onun boyu altmış mildir yaklaşık yüz kilometredir. Onun her köşesinde mü’mine mahsus birçok kadınlar vardır ki, diğerleri onları görmezler. Mü’min kişi onları dolaşıp ziyaret eder.”

Buhari 4830, Müslim 2838/23, 24, 25

  • 23) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki, cennette bir çarşı vardır ki, cennet ahalisi her Cuma günü oraya gelirler. Müteakiben şemal rüzgârı eser de onların yüzlerine ve elbiselerine en güzel koku nevilerini serper. Bundan da cennet ehlinin güzellikleri artar da artar. Güzellikleri artmış olarak kendi aileleri yanına dönerler. Âileleri onlara:

−Vallahi sizlerin bizden sonra güzelliğiniz daha da artmıştır derler. Onlar da âilelerine:

−Vallahi sizler de öylesiniz. Andolsun ki, bizden sonra sizin de güzelliğiniz ziyadelenmiştir derler.”

Müslim 2833/13

  • 24) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Ben ateş ehlinin cehennemden son çıkacak ve cennet ehlinin cennete son girecek olanını biliyorum. Bu bir kimsedir ki, cehennemden emekleye emekleye çıkar. Yüce Allah ona:

−Git, cennete gir! buyurur. O kimse cennete varır, ona öyle bir hayal gelir ki, cennet dopdoludur. Dönüp:

−Ya Rab! Ben cenneti dopdolu buldum der. Allah-u Teâlâ yine ona:

−Git, cennete gir! buyurur. O kimse cennete varır. Cennet ona yine dopdolu gibi hayal ettirilir. Dönüp:

−Ya Rab! Ben cenneti dopdolu buldum der. Allah-u Teâlâ yine ona:

−Git, cennete gir! Dünya ve dünyanın on misli kadar yer senindir, buyurur. O kul da:

−Sen yegâne Melik olduğun halde benimle alay mı ediyorsun yahut bana gülüyor musun? der.”

Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

Vallahi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gerideki dişleri belirinceye kadar güldüğünü gördüm.

Sahabiler arasında:

−Cennet ehlinin en aşağı menzil sahibi işte o kimsedir denilirdi.

Buhari 6469, İbni Mace 4339

 www.islamdergisi.com 

DİKKAT: Hakaret, küfür, tehdit içeren mesajlarla ilgili gerekli yasal işlemler yapılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Aşağıdaki formu doldururken takma ad veya rumuz kullanabilirsiniz. İnternet sitesi kısmını boş bırakınız. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir. Eposta adresiniz yayımlanmaz.

Bir yanıt yazın