EĞİTİM Mİ, TERBİYE Mİ..?

çiçek ve yolFatih Sultan Mehmet Han’ın hocası bir gün, yaramazlık yapan küçük şehzade Sultan Mehmet’e bir kaç fiske vurur. Bu duruma içerleyen Şehzade Mehmet, hocasını babasına şikâyet eder. Padişah 2. Murat Han oğlunun hocasını çağırtır ve oğlunun şikâyetini bildirir. Hoca efendinin savunmasını dinleyen padişah Sultan 2. Murat, hoca efendiyi haklı bulur. Oğlunun terbiyesine katkıda bulunmak için oğlunun hocası ile, Şehzade Mehmet’ten habersiz bir anlaşma yapar. Ona:
-” Ben sana oğlumu niçin dövdün diye hesap sormaya geldiğim de sen, beni de sopayla kovala” der.
Planlandığı gibi Padişah oğlunu yanına alarak hocadan hesap sormaya gider. Hoca sopayı kaptığı gibi koca padişahı kovalar. Padişah oğluna dönerek;
-” Bak oğlum! Bu senin hocan beni de dövecekti az kalsın. Ona benim de gücüm yetmez” der.
Çağ açıp çağ kapatan bir oğlun babası da böyle olur ancak. Şimdiki çocukların babaları o durumda olsalardı ne yaparlardı?
Öğretmen bir çocuğu ufaktan azarlasa, baba hemen öğretmeni anlamadan dinlemeden savaş hazırlığına girişmektedir. Böyle yapmakla öğrencinin öğretmenini sindirmeye çalışan babalar çocuklarına en büyük kötülüğü yapmıyor mu?
Bizim babalarımız bizi okula ilk kez götürdüklerinde “Bak hocam! Bu çocuğun eti sana kemiği bana” derler ve okula teslim ederlerdi. Yani; “Çocuğumun terbiyesi için gerekirse onu fazla incitmeden edeplendirebilirsin ” demek isterlerdi. Atalarımız bu işleme dövmek demezlerdi. “Te’dib et”, yani; “edeplendir” derlerdi. Terbiye ve edebin yeri bizim kültürümüzde çok farklıdır. Bu hususta Yunus Emre “İlim geride kaldı, ille edep, ille edep” demiştir. Edep, terbiye ile elde edilir. Hiçbir terbiyesiz, edebli olamaz.
Şimdilerde terbiye kelimesinin yerine eğitim sözcüğü kullanıldığı için, terbiyeye verilen büyük önem de ortadan kalkmıştır. Zira terbiye ve eğitim kelimesi aynı anlamı taşımasına karşın; “eğitim” denilince terbiye değil, öğretim anlaşılmaktadır. Böylece terbiyenin önemi geri plana itilerek maalesef, terbiyeli tahsilli kimselerin yerini öğrenimli diplomalı terbiyesizler almaya başlamıştır.

Abdullah Bekir   03.01.2015

(Visited 191 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın