Hadis-i Şerifler ve Hadis Çeşitleri

KURAN        Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihi ecmeîn.
Bismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur.  

       HADİS-İ ŞERİFLER HAKKINDA BİLİNMEYENLER

       Hadis-i şerifler hakkında özet bir bilgi sunmamızın amacı, hadis-i şerifleri bizlere ulaştırmaya vesile olan alim ve veli olan muhterem zatların ne derece büyük insanlar olduğunu daha iyi tanımamız yanında, kendilerini dağ sanan hadis inkârcılarının bunların yanında tümsek bile olamayacağını bildirmek içindir.
      Hadis-i Şerif demek, Peygamber aleyhis-salatü ves-selam Efendimizin mübarek sözleri demektir.  Zamanımızda bilgisi yarım yamalak olanlar veya hiç bir temel bilgisi olmayanlar Kur’an ve Hadisler hakkında, maalesef ileri geri konuşabilmektedir. Hangi hadisin sahih hangisinin zayıf olduğunu bir gramlık aklı ve sığ bilgisi ile ölçmeye kalkanlar ve hadis-i şeriflerin kaynağına bakmadan, hadis-i şerifleri inkar ederek cehennem çukuruna yuvarlananlar, hiçte az değildir. Bu gibi insanlar kendileri Allah’ın yolundan okun yaydan çıktığı gibi kalmıyorlar, kendilerine tabi olan cahil kimseleride peşlerinden cehenneme sürüklüyorlar.
       Hadis-i Şerifler hakkında Ehl-i Sünnet alimleri çok titiz çalışmalar yapıp gerekli açıklamaları yapmışlardır. Din istismarcıları sapık mezheplerden Hariciye, Kaderiye, Batıniyye ve Cebriyenin kaynaklarından aldığı bilgilerle Ehl-i Sünnetin 1400 yıldır gözünün nuru gibi korudukları  hadis-i şeriflere;” zayıf hadistir, uydurma hadistir.” diyerek iftira etmektedirler. Bunlara; “bu bilgilerinizin kaynakları nereye dayanıyor da bu hadislerin hadis olmadığını iddia edebiliyorsunuz?” diye soracak olursanız, size açık bir cevap veremeyeceklerdir. Çünkü bunların hadisleri inkar kaynakları, zamanımızdan 1200-1300 yıl önce yaşamış gizli İslam düşmanlarının o günlerde yazdıkları iftira dolu sözleridir.  
        Komşusunun evi yanarken; “neme lazım” diyen kimse, bir süre sonra o ateşin  kendi evi ve aile fertlerini de yakarak helak edeceğini unutmamalıdır. Dünyevi ateş, yalnızca bu aleme ait şeylere zarar verir, ama manevi ateş, hem bu dünya da, hem ahirette kişiyi sonsuz felakete sürükleyerek helak edecektir. Akıllı kimse bela ve ÖLÜM gelmeden tetbir alan kimsedir.

Hadis-i şerifleri genel olarak iki türde ele alıp açıklayacağız. Rivayetleri bakımından ve içerikleri bakımından olmak üzere iki bölümdür.

          HADİS-İ ŞERİFLERİN ÇEŞİTLERİ:

         A-Rivayetleri Bakımından:

1- Hadis-i mürsel: Sahabe-i kiramın ismi söylenmeyip, Tabiinden birisinin doğrudan Rasulullah aleyhisselem efendimizden naklettiği hadistir.

2- Hadis-i müsned: Rasulullaha isnad eden sahabenin ismi bildirilen hadis-i şeriftir. Müsned hadis-i şerifler ikiye ayrılır:

a- muttasıl

b- münkatıdır

3- Muttasıl Hadis-i müsned: Rasulullah efendimize kadar ravileri eksik olmayan hadislerdir.

4- Hadis-i müsned münkatı: Sahabden sonra ravilerden bir veya bir kaçı bildirilmeyen hadis-i şeriflerdir.

5- Hadis-i mevsul: sahabenin Rasuli ekremden ;” böyle işittim” dediği hadis-i şeriflerdir.

6- Hadis-i mütevatir: Peygamber Efendimizden bir çok sahabenin “böyle işittik “demeleri ve kitaba yazılıncaya kadar bir çok kimsenin sahabelerden; “böyle işittik” demeleridir. Bu tür hadisleri inkar etmek küfrü icab ettirir.

7- Hadis-i meşhur: İlk zamanlarda ravisi bir iken ikinci asırda şöhret bulan hadislerdir. Meşhur hadislerede inanmayan kafir olur.

8- Hadis-i mevkuf: Sahabinin Rasulullah böyle buyurmuştu dediği yazılıncaya kadar söyleyenleri hep bildirilen hadislerdir.

9- Hadis-i sahih: Âdil ve hadis ilmini bilen kimselerden işitilen müsned-i muttasıl ve mütevatir ve meşhur hadislerdir. İnkarı küfürdür.

10- Haberi ehad : Hep bir kimse tarafından söylenerek ravileri Rasulullaha kadar  uzanan hadislerdir.

11- Hadis-i muallak: Başdan bir veya birkaç ravisi veya hiçbir ravisi belli olmayan hadislerdir. Mürsel ve munkatı bu guruba girer.

12-  Hadis-i kavi: Rasulullah Efendimiz söyledikten sonra bir ayet okudukları hadislerdir.

13- Hadis-i hasen: Bildirenler sadık ve emin kimseler olup, fakat hafızları sahih hadisleri bildirenler kadar kuvvetli olmayanların bildirdikleri hadislerdir.

14- Hadis-i maktû: Söyleyenler tabiine kadar bilinen, tabiinden rivayet edilen hadis-i şeriflerdir.

15- Hadis-i şâz: Bir kimsenin, bir hadis aliminden işittim dediği hadislerdir.

16- Hadis-i garîb: Yalnız bir kimsenin bildirdiği, ancak aradakilerden birisine bir hadis aliminin itiraz ettiği hadistir.

17- Hadis-i za’îf: Sahih ve hasen olmayan hadislerdir. Bildirenlerden birisinin adaletli olmadığı veya gevşek hafızalı olduğu veya itikadında şüphe olan kimselerin bildirdiği hadislerdir. Bunlarla fazla (nafile) ibadet yapılabilir, ancak bunlarla ictihat yapılamaz.

18- Hadis-i munfasıl: Aradaki ravilerin birden fazlası unutulmuş olan hadislerdir

19- Hadis-i müstefiz: Söyleyenleri üçten fazla olan hadis-i şeriflerdir.

20- Hadis-i muddarib: Kitap yazanlara muhtelif yollardan birbirine uymayan şekilde bildirilen hadisi şeriflerdir.

21- Hadis-i merdud: Manası olamayan ve rivayet şartlarını taşımayan sözlerdir.

22- Hadis-i müfteri: Müseylemetül-kezzabın sözleridir. Müseylemetül-kezzaptan sonra gelen münafıkların uydurdukları sözlerdir. Ehl-i Sünnet alimleri merdud ve müfteri sözlere kitablarında asla yer vermemişlerdir.

23- Hadis-i mevdû: Uyduruk hadislerdir.

24– Eser: Mevkuf ve maktu hadis veya dua bildiren merfû hadis demektir. Senet, hadis rivayet eden alim demektir.

 

B- İçeriği Bakımından Farklı Hadis-i Şerifler:

1- Hadis-i nasih: Son zamanlarında söyledikleri hadis-i şeriflerdir.

2- Hadis-i mensuh: İlk zamanlarda söyleyip sonradan değiştirdiği hadislerdir.

3- Hadis-i âm: Bütün insanlar için söylenmiş hadislerdir.

4- Hadis-i has: Bir kimse için söylenmiş hadislerdir.

5- Hadis-i muhkem: Te’vile muhtaç olmayan hadislerdir.

6- Hadis-i müteşabih: Te’vile muhtaç olan hadislerdir.

7- Hadis-i kudsi: Anlamı Allahu teala tarafından kelimeleri ise Rasulullah aleyhisselam tarafından olan hadislerdir.

  

       İSLAM ALİMİ NASIL OLUNUR?
Din İlimleri: Din ilimleri sekize ayrılır: Tefsir, Kelam Usulü, Kelam, Hadis Usulü, Hadis İlmi, Fıkıh Usulü ilmi, Fıkıh ilmi, Tasvvuf İlmidir.
Kelam, fıkıh, ve ahlak bilgilerini lüzumu kadar öğrenmek ve mes’ul olunan aile fertlerine öğretmek her müslümana farz-ı ayındır. Bu bilgileri öğrenmeyen ve mesul olduğu kişilere öğretmeyen büyük günaha girer. Diğer beş ilmi öğrenmek ve Kur’an-ı ezberlemek farz-ı kifayedir.

         İmam-ı Şafi Hazretleri buyurdular ki:

     -“Ehl-i sünnet itikadını iyi öğrenmeden kelam ilmi ile uğraşanlar bunun zararını bilmiş olsalardı aslandan kaçar gibi bu işten kaçarlardı.
        Günümüzde kitab yazmak moda haline geldi. Meal ilmi ile uğraşanlar, Ehl-i sünnet alimlerinin eserlerini okumayı yasak edip müslümanlara; “ dininizi  Kur’an Hakikatları isimli eserlerden öğrenin. Sadece Kur’an meali okuyun” gibi telkinlerde bulunarak  insanları sapıklığa düşürmekteler. Halbuki bir müslüman dinini öğrenmek için doğru yazılmış bir ilmihal kitabı okumalı ve okutmalıdır.

        Bu sekiz ilmi öğrenmek için lazım olan alet bilgileri 12 tanedir. Bunlar: Sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metn-i lügat, beyan, meanî, bedi’, belagat, inşa ilimleridir. Din bilgileri böylece toplam 20 olmaktadır.

         Din alimi olmak için sekiz yüksek din bilgisini bütün detayları ile öğrenmek, fen bilgilerinde de gereği kadar bilgi sahibi olmak, gereklidir. Bu ilimleri tahsil etmeyenlere İslam alimi denmez.
         Din alimleri ikiye ayrılır.
Biri din imamlarıdır. Bunlar müfessirin-i izâm, Muhaddisin-i kiram, ve Mütekellimin, Mutasavvifin, ve Fukaha-i Fihamdır. İşte bunlar Kur’an-ı Kerimi açıklamaya salahiyetli alimlerdir. Birazcık arabça öğrenenler, şuradan buradan meal okuyup fetva vermeye kalkanlar değildir.

 

(Visited 1.528 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın