Hudeybiye Barış Antlaşması

mescidinebiHudeybiye Barışı, miladi 628 martında Medineli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler  arasında yapılan barış antlaşmasıdır.
Hicretin altıncı yılında İslam hızla yayılırken Mekkeliler korku ve çaresizlik içindeydiler. Hendek Savaşı’ndaki başarısızlıkları da bu korku ve çaresizliği derinleştirmişti. Tam da bu sırada Peygamberimiz ve ashabı Beytullah ziyareti için Mekke’ye doğru yola çıktılar ve şehrin dışına vardılar. Mekkeliler Müslümanların savaş için geldiklerini zannedip korkuya kapıldılar ve anlaşma teklif ettiler. Hz. Muhammed(sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’ye elçi olarak Hz. Osman’ı(r.a) ve yanında birkaç sahabeyi gönderdi. Hz. Osman’ın geri dönüşü gecikti ve daha sonra ölüm haberi geldi. Bunun üzerine Hz. Muhammed yanındaki Sahabeleri Beyat-ı Rıdvan yeminine çağırdı.
Bir süre sonra Hz. Osman(r.a.) ve heyeti sağ salim geri dönünce Hudeybiye barış antlaşması imzalanmıştır. Hudeybiye ismini imzayı attıkları yakın köyün isminden almıştır. Bu antlaşma ile Mekkeliler Medine İslam Devletini hukuken tanımışlardır.

ANTLAŞMA ŞARTLARI :
1- Müslümanlarla karşı taraf arasında 10 yıl savaş olmayacak, iki tarafın hiçbiri diğerinin malına ve canına dokunmayacak.

2- Müslümanlar bu yıl Kâbe’yi ziyaret etmeksizin geri dönecekler.
3- Gelecek yıl üç günden fazla olmamak üzere Mekke’ye gelip Beytullah’ı ziyaret edecekler.
4- Bu üç gün süresince Mekkeliler şehir dışına çıkacaklar. Müslümanlardan Kureyş’e sığınacak olursa, geri döndürülmeyecek, fakat onlardan Müslümanlara sığınanlar geri döndürülecek.
5- Müslümanlardan hac, Umre ve ticaret için Mekke’ye gideceklerin canları ve malları güven altında olacak.
6- Kureyş tarafında Mısır’a ve Şam’a gidenlerle ticarette bulunmak üzere Medine’ye gelenlerin de canları ve malları güven altında bulunacak.
7- Kureyş’ten başka diğer kabileler isterlerse Müslümanların, isterlerse Kureyş’in koruması altına girebilecek.

SONUÇ:
Görünüşte müşriklerin lehine Müslümanların aleyhine gözüken bu çok ağır şartlar içeren barış antlaşması, bir süre sonra Müslümanların lehine döndü. Müslümanların sayıları bu süreç içinde kat be kat artarak bu barış antlaşması Mekke’nin fethini getirdi. Akabinde de İslam’ın dünyaya yayılmasına vesile oldu. 
Rabbimiz ayetinde şöyle buyurmaktadır, mealen:
– “Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir siz bilmezsiniz.”
(Sure-i Bakara-216)

(Visited 272 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın