İnsan Niçin Yaratıldı ?

ayet-insan-nicin-yaratildiPeygamber(s.a.v.) Efendimiz bir hadisi şeriflerinde :
-” Evvelü mâ halekallâhül aklü.” (Allahu Tealanın ilk yarattığı şey akıldır.” buyurdular.
(envârül-âşıkın)
Allâhu Teala aklı yarattığında akla; “Gel” dedi, geldi. “Git” dedi, gitti. “Konuş ” dedi konuştu. ” Sus ” dedi sustu. Bunun üzerine Allahu Teala akla:
-” İzzet ve Celâlim hakkı için senden daha sevimli bir yaratık yaratmadım ve sana sabırdan üstün bir şey vermedim.” buyurdu.
Akıl nimeti, Allahu Tealanın kullarına verdiği en büyük nimetlerindendir. Akıl iyiyi kötüden yanlışı doğrudan ayıran bir ölçü gücüdür. Aklı bozuk olanın inancı da bozuk olur.
Akıl gözdür, vahiy ise ışık. Işığın olmadığı yerde gözün kör olması gibi vahyin kabul edilmediği yerde akıl kör ve sağırdır. O durumda akıl ancak; dünya işlerinde işe yarar.

İnsan; Allahu Teala’nın kendisine kulluk yapmak için yarattığı, ruh ve bedenden müteşekkil bir varlıktır. Nitekim Allahu Teala ayeti kerimede buyurmaktadır ki, mealen:
– “Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da yine onun zevcesini vücûde getiren ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türeten Rabbiniz (e karşı gelmek) den çekinin. “ (Nisa-1)
Ruh ve bedenden yaratılan insanın ihtiyaçları çok çeşitlidir. İbadetler ruhun gıdası, maddi yiyecekler içecekler ise bedenimizin gıdasıdır. Ruhu aç insan ruhunun açlığını para, şehvet ve eğlence ile doyurmaya çalışması, aç adamın açılığını su ile gidermeye çalışması gibidir.
Hak Teala, insan henüz anne rahminde hiç bir şeyden haberi olmayan bir ceninken, dünyaya geldiğinde kendisi için gerekli olacak yeme, içme, boşaltım, neslinin devamı için üreme organları, görmek için göz, işitmek için kulak, konuşmak için dil, işlerini yapabilmek için el-kol, ayak-bacak vs. gibi şeylerini yaratmaktadır.
Anne rahminde dokuz ay kalan insanı, orada yedirmeden içirmeden soluk dahi aldırmadan yaşatmak ancak Allah’a mahsustur.
Sonra onu, hiç tanımadığı daha geniş bir alem olan dünyaya getirir.
Her şeyden habersiz insan dünyaya geldiğinde kendisini şefkatli bir annenin kucağında bulur. Anneler anne rahiminde birer ceninken yıllar sonra doğum yaptıklarında yavrularının beslenmesi için iki süt çeşmesinin dünyaya getirecekleri yavru için gerekli olacağını nereden bilebilirdi.?
Hangi akıl sahibi kendisini anne veya babasının yarattığını iddia etme saçmalığına düşebilir.? Ya da hangi selîm akıl sahibi, cansız, akılsız ve tepkisiz atomların sistemli bir şekilde birleşerek molekülleri ve hücreleri oluşturup insanı yarattığını varsayabilir?
Böyle bir şeyin mümkün olacağına inanmak; milyonlarca akılsız, kör, sağır ve felçli kimsenin bir araya gelmesi durumunda gören, işiten ve her işi yapabilen akıllı birer kimsenin olacağına inanmak kadar ahmaklık olur…
O halde bunca varlığın yaratılış amacı nedir?
Cenabı Hak,
– “Şüphesiz ben insanları ve cinleri beni tanısınlar ve bana kulluk yapsınlar diye yarattım “
(Zariyat Suresi 56) buyurarak sorunun cevabını vermiştir.
Haşa, Allah’ın kulların kulluğuna muhtaç olduğu sanılmasın. Allahu Teala, Muhammed aleyhissalatü vesselam efendimizi ve ona tabi olanları cennet nimetlerinden ve cemalini görme zevkinden mahrum kalmamaları için merhamet etti ve mahlukatı yarattı. Kafirler ise, kendi iradeleri ile inkara saparak bu rahmetten kendilerini mahrum ettiler.
Vesselam.

(Visited 181 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın