KALP HUZURU

Mescidi Nebi-4
Murâd-ı Münzâvî hazretleri buyurdu ki: Îtikâdda ehl-i hak, yâni Ehl-i sünnet ve cemâat îtikâdı üzere bulunup, bilinmesi zarûri olan fıkıh bilgilerini öğrenerek onlara uygun amel etmelidir. Kalbinde Allahü teâlânın rızâsından başka bir şey bulunmaması için, doğruluk ve ihlâsta kemâl sâhibi kimseler ile konuşmalı, onların sohbetinde bulunmalı, dilde ve gönülde dâimâ Allahü teâlâyı anmalı, bunda aslâ gevşeklik göstermemelidir. Allahü teâlâdan başka her şeyi unutmalıdır. Allahü teâlâdan başkası hatıra geldikçe istigfâr okumalı, mâsivâdan kurtarması için Allahü teâlâya yalvarmalıdır. Bu şekilde kalb huzûruna kavuşmaya çalışmalı, zorlama ile de olsa mâsivâyı (Allah’tan başka her şeyi) unutmaya gayret etmelidir.

Zâhirde halk ile bâtında Hak ile bulunmalı, böylece gönülde Allahü teâlânın rızâsından başkası kalmamalı, mâsivâyı tamâmen unutmalı, nefsi de benlik dâvâsından kurtarıp, kalb huzûru ve rahatlığı ile kulluğa dâir bütün vazifeleri yapmalıdır. Böylece Allahü teâlânın lütuf ve ihsânı ile fânî-fillah ve bâkî-billah olunur ve Allahü teâlânın pekçok feyz ve mârifetlerine kavuşulur. Bu mertebeye erişebilmek için, nefy ve isbâtı kendisinde bulunduran Kelime-i tayyibeyi yâni “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah”ı çok söylemelidir… Mânâsı; hak mâbûd yalnız Allahü teâlânın zât-ı pâkidir. O’nun rızâsından başka hakîkî bir maksûd yoktur. Muhammed aleyhisselâm, Allahü teâlânın rasûlüdür. O’na tâbi olmak vâcibdir. İşte bu Kelime-i tayyibe ile bahsedilen saâdete kavuşulur.

(Visited 288 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“KALP HUZURU” üzerine 10 yorum.

  1. İbadet edipte kalbi katı olanları duydum. Ama Kalbi ölmüş bir insan, islama hiç yönelmeyen, günahlar içinde yaşayan, ve müslümanım desede dini umursamayan bir insan mıdır? Yani kalbi katı olan belki ibadet ediyor ama kalbi ölü olanda o ibadetler bile gözükmezmi yani? Anladığım kadarıyla.

    1. Kalbi ölü olan kimse İslam ile alay eder ve müminlere savaş açar.

  2. Yani zikredebiliyorsam islama yönele biliyorsam günahlardan kaçmaya çallışıyorsam ve dua edebiliyorsam kalbimde iman vardır ve bu yaşadığım vesvesedir değilmi? Kallbimin ölmüş olmasindan çok korkarım. Sadece kalbim ölümü diye şüphe ediyordum

    1. Dediklerinizi yapıyorsanız sizin kalbiniz imanla doludur. Olumsuz düşünceleriniz ise vesvesedir.

    1. Kalp ölmüş ise alameti, Allaha ve ahirete inanmaz. Peygamberleri yalanlar, kadına, paraya şöhrete tapar…

  3. selamın aleyküm. ben birkaç gündür sanki kalbimde imanı hissedemiyorum. halbuki ibadetlerimi tam yapmasam bile çok zikir yaparım. günahlardan uzak yaşamaya çalışırım. bu vesvese midir yoksa kalbime iman girmiyormu?
    ümitsizlik en büyük günah mıdır? bir çeşit küfür mü sayılır?

    1. Aleykümselam.
      İbadetleri eksik yaparsan bilhassa farzları eksik yaparsan çok zikir çekmenin bir faydasını görmezsin. Kalbindeki imani arızanın bir çok sebebi olabilir. Bilmeden küfre veya şirke düşebilirsin veya farzları eksik yaparsın veya sünnetleri tamamen terk etmiş olabilirsin.
      Yada vesvese olabilir.
      Allahın affından tamamen ümit kesmek küfürdür.

Bir cevap yazın