Kalu Beladan Beri Müslümanız

“KALU BELADAN BERİ MÜSLÜMANIZ” DEMENİN MANASI:

Allah celle celalühü ayeti kerimede buyurdu ki, mealen;
– “Ben cinleri ve insanları ancak beni bilsinler ve bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zariyat Suresi/56).
Hadis-i kudsîde ise;
– “Ben gizli bir hazine idim. Beni bilmeleri için, mahlûkatı yarattım” buyurdu. (Keşful-Hafa 2/132).
Bir hadisi şerifte Ebû Hüreyre’nin (radıyallahu anh) naklettiğine göre,Rasûlullah ( aleyhissalatü vesselam ) şöyle buyurmuştur (mealen):

أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ (رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ) قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ (صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ) :

“مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلاَّ يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ أَوْ يُنَصِّرَانِهِ أَوْ يُمَجِّسَانِهِ…”

  • “Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17)
Ehli Sünnet alimlerinin bildirdiklerine göre Allahu tealanın bilinmek istemesi -hâşâ- ihtiyaçtan değil, O’nun merhametindendir. Zira O Allah, Es-Samed’tir. Yani; herkes, her şey O’na muhtaç, O ise hiç bir şeye muhtaç değildir. Zira Kendisini ancak hakkıyla bilen, yine kendisidir. Kaldı ki insanların bilmesini dahi O yaratmaktadır.
Bir zenginin, kapısına gelen dilenciye merhamet edip ona sadaka vermesi, nasıl ki ona muhtaç olmadığının açık bir tezahürü ise, Allahu Tealanın da yaratacakları kullarına merhamet edip yaratması ve onlara kendisini tanıtması, hiç bir şekilde onlara muhtaç olmadığının bariz bir tezahürüdür.
Allahu Tealanın kullarına Er-Rahman ismi ile merhamet etmesi, onları yaratıp dünyada geçici olarak nimetlendirmesidir. Varlığından haberdar edip, enbiyalar ile gönderdiklerine iman etmeleri ve kulluk yapmaları karşılığında da cennetlerde sonsuz nimetlerle ödüllendirip ilahi cemâlinin güzelliğini onlara göstermesi ise, Er-Rahîm isminin tecelli etmesidir…
Âlemlerin Rabbi, ilk önce Muhammed aleyhisselamın ruhunu halk etti. Daha sonra diğer ruhları yarattı. Allah, ruhlara hitaben;
– “Elestü birabbiküm (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)” buyurdu.
O ilahi hitabın güzelliğinden mest olan ruhlar, “Kâlû belâ” (evet, dediler) ” hitabında bulundular…
Kur’an’da geçen o ilahi hitabe ve kabule istinaden “Ne zamandan beri Müslümansınız?” denildiğinde “kâlû belâdan beri Müslümanız” deriz.
Allahu teala, lütuf ve merhametini anlamamız için zıtları da halk etti. Geceyi yaratmasaydı gündüzün değerini, kışı yaratmasaydı yazın değerini, çirkini yaratmasaydı güzelin güzelliğini, cehennemi yaratmasaydı cennetin ihtişam ve güzelliğini yeteri kadar idrak edemezdik.
Âlemlerin Rabbi Allah(celle celallühü) Kâlû Belâ’da; “Evet, Sen bizim Rabbimizsin” sözümüzü imtihan için;
– “O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır.
(Mülk-2)”
buyurarak, bu dünyada bizleri imtihan edip, bizi bize göstermektedir.
Şimdi bu alemde, Allah’ı Rab olarak kabul etmeyenler, sözünde durmayarak sonsuz azaba aday olmaktadır… Herkese hidayet Allahu Tealadandır.

53 - 1
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


“Kalu Beladan Beri Müslümanız” üzerine 2 yorum.

  1. Hocam kalu bela ile ilgili şöyle bisey duydum galiba Allahu tealanın hitabına karşılık 2 secde edilmiş ilk secdeyi etmeyip ikinci secdeyi edenler kafir olarak yaşayıp müslüman olarak ölenler ilk secdeyi yapıp ikinci secdeyi yapmayanlar müslüman olarak yaşayıp kafir olarak ölenler imiş kimilerine secde etmesini şeyhi işaret etmiş ilk secde eden peygamber efendimiz imiş bu bilgiler doğrumu bi kaynağı varmı?

    1. Kalu bela Kuranda geçer. Lakin bu iki secde kibarı kelamdır. Mevlana Celaleddini Rumi güya galu belada birinci secdeyi yapıp ikinci secdeyi yapmakta zorlanan babasına ikinci secdeyi de yaptırmıştır. Bunlar doğru değil. Zira hidayet Allahtandır. Alllahu teala ise “Şüphesiz Allah fasık bir kavme(ferde) hidayet etmez” buyurmuştur. Yani her insan özgür iradesiyle imanı veya küfrü seçer Allah da onun seçtiği imanı veya küfrü o kimseye nasip eder. Kul seçimi yaptığı için sorumlusu da kendisidir.

Bir cevap yazın