KAYIKÇI ve MOLLA (hikaye)

    kayıkçılarOsmanlı döneminde Üsküdar tarafına kayıklarla geçilirdi. Mollalardan birisi bir gün Üsküdar’a gitmek için bir kayığa bindi.
Kayıkçı sordu:

– “Molla yolculuk ne tarafa?”
– “Malum, Üsküdar’a”
Kayık sessiz bir şekilde bir süre hafif dalgalı denizde yol alınca Molla(medrese öğrencisi) bilgiç edasıyla kayıkçıya:
– “Kayıkçı sarf ve nahiv(Arapça dil grameri) bilir misin?” diye sordu.
Kayıkçı:
– “Eh.. Molla efendi, ben ne anlarım sarf ve nahivden?” dedi.
Molla gururlu bir eda ile:
– “Desene ömrünün yarısı boşa gitti” dedi.
Bir süre sessizlikten sonra bir fırtına koptu. Kayık bir sağa bir sola sallanmaya başladı. Kayıkçı kayığı batırmamak için tüm gücünü sarf ederken Mollaya sordu:
– “Molla yüzme bilir misin?”
– “Vallahi yüzme bilmem.”
– “Desene, ömrünün hepsi boşa gitti..!”
Üç günlük dünya hayatı için milyonlar harcayıp tahsil ve kariyer yapıp, makam ve servet edinenler, eğer sonsuz istikballerinin garantisi olan dinlerini iyi öğrenip Allahu tealanın rızası için hayırlı ameller yapmamışlarsa durum, mollanın ahvalinden bin beter olacak demektir. Yüzme bilmeyen belki hayatını kaybedecektir ama, dinini bilmeyenler ebediyetlerini kaybedeceklerdir. Çünkü imamın kayığına binildiğinde sırf dünyevî tahsil ve kariyer, makam ve servet hiç bir işe yaramayacaktır…
Dinsiz tahsil ve servet,
Başa derttir dünya ve ahiret.
Yazan: Abdullah Bekir(İslam Dergisi yazarı)

 

(Visited 722 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın