Elhamdulillâhi Rabbil âlemin Vessalâtü vesselâmü alâ Rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihi ecmeîn.
Bismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur. 
SORU: Bir kimse üzerinde bulunan kul hakkını nasıl ödeyebilir?
CEVAP: Beş türlü kul hakkı vardır:
1- Mali
2- Nefsî (hayati yönden)
3- Irzî (Haysiyetle ilgili)
4- Mahremî (Namusla ilgili)
5- Dini.
1- Mali olan kul hakları: Yetim malı yemek, hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak veya almak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi.
Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir.
Hak sahibi, kendisinden helallik isteyen kimseye hakkını bu dünyada helal ederse bire on sevap alır. Ahirete bırakırsa sadece misli misline hakkını alır.
Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir. Salih fakir yoksa, İslamiyete hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder.
Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Eğer ölmüşse onun varislerine verilir. Buna da imkan yoksa ahirete kalır, ahirette af olunması ise, çok zor olur.
2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları: Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir.
Önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir. Velisi isterse af eder. İsterse belli bir mal ister. İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını (kısas gibi)ister. İslamiyet’te kan davası yoktur.
3- Irza dokunan kul hakları: Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir.
Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz. Müslüman ölmüş ise gıyabına çok çok dua etmek gerekir.
4- Mahremi olan kul hakları: Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir.
Tevbe ve istiğfar eder. Fitne ihtimali göz önüne alınarak helalleşmek yerine, ona dua etmek ve onun için sadakalar vermek gerekir
. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.
5- Dini olan kul hakları: Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fâsık demek. Bid’at çıkarıp veya mevcut bid’atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.
Sual: Üzerinde kul hakkı olan ne yapmalı?
CEVAP
Üzerinde kul hakkı olan buna tevbe için, kul hakkını hemen ödemeli, onunla helalleşmeli, ona iyilik ve dua etmeli. Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır. Çocukları, vârisleri bilinmiyorsa, o miktar parayı fakirlere sadaka verip, sevabını hak sahibine bağışlamalıdır. (Sefer-i Ahiret)
Bir kimseden haksız olarak alınan bir kuruşu, sahibine geri vermek, yüzlerle lira sadakadan kat kat daha sevaptır. Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez. (Mektubat-ı Rabbani c.2, m.66, 87)
Kıyamet günü, hak sahibi, hakkından vazgeçmezse, bir dank [yarım gram gümüş] hak için, cemaat ile kılınmış, kabul olmuş yediyüz namazı alınıp, hak sahibine verilecektir. (Dürr-ül Muhtar)
Kul hakkını, Allahü teâlânın hakkından önce ödemek gerekir. Kul hakkı olan günahların affı güç ve azapları daha şiddetlidir. Başkasının hakkını yiyen, hak sahipleri ile helalleşmedikçe affa uğramaz. Yani üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı Allahü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezalarını çekeceklerdir. (Hadika)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.) [Buhari]
(Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, Cennete girer.) [Nesai]
(Kul hakkı, müminin aybı, kusurudur.) [Ebu Nuaym]
Üzerinde kul hakkı bulunanların ruhları Cennete girmez. Salihlerin ruhları kabirlerine gelerek, cesetlerini ziyaret ederler. Vefat eden müminlerin ruhları gelip, dünyada tanıdıklarını sorarlar. (Feraid-ül-fevaid)
Sual: Üzerinde kul hakkı ile ölen kimse, Cennete giremez mi?
CEVAP
Kul hakkı kâfirlik değildir. Sevaplarından bir kısmını vererek kul hakkını öderse, Cehenneme girmez. Sevapları yoksa, kul hakkı olanın günahlarının bir kısmını yüklenir. Cezasını çektikten sonra Cennete gider. Cennete yalnız kâfir girmez. Ne kadar çok günahkâr olursa olsun, müslüman, günahlarının cezasını çektikten sonra muhakkak Cennete girer. Fakat Cehennemde ceza çekmek öyle kolay değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müflis, şu kimsedir ki, kıyamette, amel defterinde pek çok namaz, oruç ve zekat sevabı bulunur. Fakat, bazılarına çeşitli yönden zararı dokunmuştur. Sevapları, bu hak sahiplerine verilir. Hakları ödenmeden önce sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları, bunun üzerine yükletilip Cehenneme atılır.) [Müslim]
İşlenen günahta kul hakkı da varsa, kul hakkını hemen ödemek, onunla helalleşmek, ona iyilik ve dua etmek de gerekir. Kul borcu ile ölürsek, birçok sevabımız hak sahibine verilir, sevabımız kalmazsa, onun günahlarını yüklenmek zorunda kalırız. Şehid olan kimselerin kul borçlarını Allahü teâlâ öder.
Sual: Gayri müslimlerle çalışıyoruz. Onların hakkını yesek günah olur mu?
CEVAP
Gayri müslimlere [müslüman olmayanlara] kâfir denir. Bunların inançları, ibadetleri sevilmez. Fakat onları incitmek, kalblerini kırmak haramdır. Gayri müslimleri gıybet eden, yüzlerine karşı kâfir diyen müslüman cezalandırılır. Çünkü bunları incitmek, mallarına zarar vermek günahtır. (Mülteka) [Kâfirler kendilerini kâfir kabul etmedikleri için kâfirin bile yüzüne karşı kâfir demek günah olur.]
Zimmiye [yani gayri müslim vatandaşa] zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha kötüdür. Hayvanlara işkence, zimmiye işkenceden daha kötüdür. Zimmiyi üzmemek için selamlaşmak ve tokalaşmak caiz olur. Açıkça günah işleyen fâsıka selam vermek de böyle caizdir. (Dürr-ül Muhtar)
Üzerinde kul hakkı bulunanların ibadetleri kabul olmaz, Cennete giremez. Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir.
Savaş hâli hariç, kâfirleri öldürmek de haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arkadaşını öldüren, ümmetimden değildir. Öldürülen kâfir olsa da yine böyledir.) [Hadika]
(Zimmiyi öldüren, Cennetin kokusunu alamaz.) [Hadika]
(Zimmiyi öldürene, Cennet haramdır.) [Ebu Davud]
Sual: Almanya’da Mısırlı bazı fellahlarla çalışıyoruz. Bunlar, “Almanya gayri müslim ülkedir. Bunların mallarını hile ile almak caizdir” diyerek büyük marketlerdeki etiketleri değiştirip hile yapıyorlar. Kâfirlerin hakkı mühim değil midir?
CEVAP
Kâfirleri incitmek, kalblerini kırmak haram olduğu gibi, hile yapmak, mallarına zarar vermek de haramdır. (Mülteka)
Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Gönlü alınmazsa ahirette affı çok güçtür. Kâfirin hakkından kurtulmak, müslümanın hakkından kurtulmaktan daha zordur. Gayri müslimlerin mallarına, canlarına saldırmak caiz olmadığı gibi kadınlarına, kızlarına saldırmak da caiz değil, haramdır. (Redd-ül Muhtar)
Dâr-ül-harpte, kâfirlerin mal, can ve ırzlarına saldırmak haramdır. Kâfir kadınların başlarına, kollarına, bacaklarına bakmak haramdır. Kâfirin malını almak, kalbini kırmak, müslümanın malını almaktan daha büyük günahtır. Kâfirlerin haklarına dokunmamak, kimseyi dolandırmamak, Müslümanlık icabıdır.
Kâfirlerden de gasp, hırsızlık gibi gayri meşru yol ile alınan şey, mülk-i habistir, kullanılması haramdır, sahibi bulunmazsa, fakirlere sadaka olarak vermek lazımdır. Hayvan hakkı, insan hakkından, kâfirin hakkı da, hayvan hakkından daha büyük günahtır. Başkasının malını ondan izinsiz alıp, kullanıp, zarar yapmadan yerine bırakmak da haramdır. (Hadika)
Gayri müslim vatandaşlara da, dünya işleri için, dargın olmak caiz değildir. Onların da, güler yüzle, tatlı dille gönüllerini almak, incitmemek, haklarını ödemek lazımdır.
Müslüman olsun, kâfir olsun, nerde olursa olsun, hiçbir insanın malına, canına ve ırzına, namusuna dokunmak caiz değildir. Kâfir turistler, muamelatta, müslümanların hak ve hürriyetlerine maliktir. Kendi dinlerinin icaplarını yapmakta, ibadetlerini yapmakta serbesttirler. İslamiyet, kâfirlere de, bu hürriyeti vermiştir.
Müslüman, yabancıların kanunlarına karşı gelmemeli, suç işlememelidir.
Fitne çıkmasına sebep olmamalı, hiç kimseye zulüm, işkence yapmamalıdır.
Müslümanlığın güzel ahlakını, şerefini, her yerde herkese göstermeli, her milletin İslam dinine sevgili ve saygılı olmasına sebep olmalıdır. (İslam Ahlakı)
Yabancı bir ilim adamı, İslamiyet’i inceleyip müslüman olduktan sonra, Arap ülkelerine gidince, oralardaki müslümanların yanlış hareketlerini görüyor. (İyi ki sizleri görmeden müslüman oldum. Hayatınızı inceleseydim, müslüman olmazdım) diyor. Ne kadar mühim bir teşhis.
Hiçbir müslümanın, yanlış hareketlerle İslam’a gölge düşürmeye hakkı yoktur. Müslüman, İslam’ın güzel ahlakı ile süslenmeli, Allahü teâlâya karşı günah, kanunlara karşı suç işlemekten sakınmalıdır.
Sual: İngiltere’de yaşayan bir insan bir dükkandan bir şey çalsa, ancak geri götürüp verdiğinde polise yakalanma tehlikesi varsa ne yapması gerekir? Çaldığı değerdeki parayı bağış olarak fakirlere verse Allahü teâlâ indinde sorumluluktan kurtulur mu? Bu problemi bu insan nasıl halledebilir?
CEVAP
Öyle borçtan kurtuluş olamaz.
Bunun birçok yolu vardır. Mesela gider, aynı şeyi parası ile satın alır. Sonra evine getirir. Öteki şeyi alır. Fiş de elinde olduğuna göre, polis falan bir şey diyemez. Götürür, satın aldığı yere, soran olursa, çantamdan iki tane çıktı ben birisinin parasını vermiştim der. Bırakır gider. Habersiz koyabilirse habersiz koyar, sorarlarsa ona benzer bir şeyler söyler. Yahut çaldığı şeyi, gönderenin adresini yazmadan mağazaya postalayabilir. İçine de ben bir tane almıştım, iki tane çıktı gönderiyorum der.
Sual: Kâfir hakkını ödemek, müslüman hakkını ödemek gibi mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Kitapsız kâfirlerin de hakkı geçer mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Almanya’da yaşıyorum. Kâfir komşuyla çocuklar dövüştüğü için sesli tartıştık, karşılıklı kalb kırdık. Ben kendimin haklı olduğuna inanıyorum. Helallik gerekir mi?
CEVAP
O da kendisini haklı kabul ediyordur. Helalleşmek her zaman iyidir. Hele kâfirle daha önemlidir.
Sual: 13-14 yıl önceleri okulda bir Alman arkadaştan bozuk para almıştım ve daha sonra geri vermek nasip olmadı… şimdi ne yapmalıyım?
CEVAP
Bulma imkanı yoksa, mirasçılarını da bulamazsan, müslüman bir fakire o kadar sadaka vermelisin. Bulabilirsen parasını vermen gerekir veya vermeden de helalleşmek ve hediye ettim, senin olsun gibi bir söz söylemesi gerekir.
Sual: Peki, ödünç bir şey alınmışsa (mesela kalem veya kitap) ve geri verilmesi unutulmuşsa, ne yapmalı?
CEVAP
Bunlar da aynı, ya bulup vereceksin veya parasını vereceksin veya helalleşeceksin. Yahut hiç birisi mümkün olmazsa, fakire sadaka vereceksin.
Sual: Şaka olarak, bir arkadaşı herhangi bir şekilde korkutmak veya bir eşyasını alıp saklayarak, arattırmak günah mıdır?
CEVAP
Her ne şekilde olursa olsun, üzmek, korkutmak caiz değildir, günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Arkadaşınızın bir şeyini ciddi olarak da, şaka olarak da almayın!) [Tirmizi]
(Bir kimse, bir mümini korkutursa, Allahü teâlâ da, uzunluğu bin yıl olan günde, onun korkusunu artırır.) [Deylemi]
(Bir Müslümanı korkutan, kıyamet korkularından emin olmaz.) [Beyheki]
(Korkutucu şeyler söylemeyin!) [Deylemi]
(Allah’a ve ahirete inanan kimse, bir Müslümanı korkutmasın.) [Taberani]
(Bir Müslümana, haksız olarak, korkutucu bir gözle bakan kimseyi, Allahü teâlâ da kıyamette korkutur.) [Taberani]
(Müjdeleyici olunuz, korkutucu olmayınız, kolaylık gösteriniz, güçlük göstermeyiniz!) [Ebu Davud]
(Bir demir [veya yaralayıcı, öldürücü bir alet] ile arkadaşına işaret edip korkutan kimseye, melekler lanet eder.) [Müslim]
Bir kimse, arkadaşı uyuklarken, onun ok kabından bir ok aldığı sırada, arkadaşı korkarak uyandı. Bunu gören Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Müslümanı [herhangi bir şekilde] korkutmak helal değildir.) [Taberani]
Yine bir kimse, arkadaşının ayakkabılarını gizlice alıp sakladı. Arkadaşı gelince, oradakilere, ayakkabılarını sordu. Onlar görmedikleri için, bilmediklerini söylediler. Ayakkabıyı saklayan kimse, (Ayakkabıların burada ya) dedi. Bunu gören Resulullah efendimiz, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu. O kimse şaka yaptığını söyleyince, iki defa daha, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu. (Taberani)
Yine şaka ile arkadaşını korkutan birisine de Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Müslümanı korkutmak büyük zulümdür.) [Bezzar, Hakim]
Bıçakla, silahla işaret ederek veya ne şekilde olursa olsun insanları korkutmak doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müslümanı korkutmak caiz değildir.) [Ebu Davud]
Birisinin unuttuğu eşyasını saklayıp onu arattırmak da korkutmak hükmüne girdiği bildiriliyor. (Envar-ül-kudsiyye)
Sual: Bir kimse hakkını bana helal etti. Aradan bir müddet geçtikten sonra, sana hakkımı helal etmiyorum dedi. Hangisi geçerlidir?
CEVAP
İkisi de geçerlidir. Helal ettim demekle o zamana kadar olan haklarını helal etmiş olur. Helal etmiyorum dedikten sonra da, helal ettiği günden itibaren olan haklarını helal etmemiş olur. Eski kararından vazgeçemez.
Sual: Bir kimse benim malımı çalsa, kapımın önüne kuyu kazıp benim kuyuya düşmeme bir yerimin incinmesine sebep olsa, gıybet ve iftira etse, ben de bu kimsenin bana böyle kötülüklerini olduğunu hiç bilmesem, bu kişi bana gelip, (Senin bana hakkın geçmiş olabilir, bildiğin bilmediğin bütün haklarını bana helal et) dese, ben de, (Bütün haklarımı helal ettim) desem, haktan kurtulur mu?
CEVAP
Evet kurtulur, helal etmiş olursunuz.
Sual: Kalbini kırdığımız bir insandan defalarca özür dileyip, helallik istesek ama o insan ısrarla affetmese ve bize kötü laflar ve beddualar ediyor olsa ne yapmamız gerekir? (O da bizim kalbimizi kırıyor ama biz helal ediyoruz.)
CEVAP
Hak onun helal etmeyebilir. Ahirette terazi kurulacak, sizin ondaki hakkınız alınacak, onun sizdeki hakları alınacak ve helalleştirilecektir. Kabul etmezse, sevaplarınızdan vereceksiniz, sevabınız yoksa, onun günahını yükleneceksiniz. Onun için hiç kimsenin kalbini kırmamalıyız.
Sual: Bir insan bir diğer insana kötülük ettiği zaman buna karşılık kötülük gören kişi beddua ederse bu kişi hakkını almış olur mu?
CEVAP
Daha fazla ederse hakkını alır, hem de daha fazla alırsa bu sefer ötekinin hakkı buna geçer.
Sual: Ve beddua eden kişi ahirette hak talep edecek mi?
CEVAP
Hakkı kadar beddua etmişse hak talebinde bulunamaz. Daha fazla etmişse, bu sefer öteki hak talebinde bulunur.
Sual: Bir insan diğer bir insana sıkıntı veriyor ve bu sıkıntı gören insan hiç karşılık vermiyor yalnız kalbinde sıkıntı veren kişiye karşı kırıklık hissederse, bu sıkıntı veren kişinin dünyada ve ahirette akıbeti ne olur?
CEVAP
Ne kadar alacağı varsa ahirette o kişiye verir. Dünyada başına bela da gelebilir.
Sual: Yazılarınızı ve cevaplarınızı kaynaklara dayanan sağlam delillerle bildirmenizden, müslümanları bilgilendirmenizden ve aydınlatmanızdan dolayı yaptığınız hizmet için, Allahü teâlâ sizlerden razı olsun. Bir bayan olarak şu hususta bilgi almak istiyorum. Şimdiki zamanda kul haklarına riayet eden veya dikkatli davranan hemen hemen yok gibi bir şey. Kul hakkının ödenmesi gerektiğini anlayan kişiler de her neden ise, helalleşmeye gelince, bu işi o kadar basit ve kolay, genel, yuvarlak bir ifadeyle bu yoldan halletmeye kalkıyorlar ki, buna da şaşmamak elde değil.
Biz müslümanız elhamdülillah. Buna göre, iki müslüman birbiriyle helalleşirken, ben sana şunu yaptım veya bilmeyerek bana şundan dolayı hakkın geçti veya ihtiyacım olduğu için çaresiz ve çok zaruretten dolayı şöyle bir hak geçmiş oldu gibi mesnedi söylenerek helalleşmenin daha şık ve dürüst, İslam’a uygun bir şekilde olması gerektiğini biliyorum.
Samimi olarak helalleşmek isteyen, gerçekten Allahü teâlâdan korkan bir kimsenin bir başkasını yuvarlak genel bir ifade ile kandırmasına gerek var mı? Helalleşmeye gelince kaçamaklar var. Mesela kardeş hakkını helal et diyorlar ve kısa yoldan sıvışmanın yoluna bakıyorlar. Hele böyle işleri şimdi, o kadar kolay halletmenin yollarını buluyorlar ki, yüz yüze gelmeden, telefon cihazlarının, elektronik haberleşmelerin arkasına sığınarak bu işi gerçekleştirdik zannediyorlar. Bir kurnazlık yolu ile hallettim derken, kendi kendini kandırmak olmuyor mu?
CEVAP
Müslüman sizin bildirdiğiniz gibi olmalı. Ancak, İslam âlimleri, fitne çıkacaksa, kalb kırılacaksa, darılma olacaksa, o zaman genel helalleşme olmalıdır diyorlar. Konu iyi anlaşılsın diye ağır örnekler vereyim: Mesela bir bayan arkadaşınız size gelip, (Kocanla bir kerecik öpüştük, hakkını helal et dese) ne yaparsınız? Gerçeği söyledi diye belki teşekkür edersiniz ama, içinizi bir kurt yemeye başlar. Belki olaylar büyür de büyür. Yahut kocanız, o bayanın kocasına gidip, (Beyefendi, hanımınızla bir kerecik öpüştüm, hakkını helal et) dese, ne olur? Bir başka şey, (Evinize geldiğimde, siz çay yaparken özel defterlerini karıştırdım, sırlarını hep okudum, hakkını helal et) dese, teşekkür edersiniz ama, kendi kendinize olsun, (Bu da yapılır mıydı?) diyebilirsiniz. Onun için genel bir helalleşme iyi olur. Özelleri söylemek zor olur.
Sual: Bize çay ve yemek ikram eden oluyor. Hakkı geçer diye korkuyorum. İkramını gördüğümüz kişiyle muhakkak helalleşmek gerekir mi?
CEVAP
Bize herhangi bir şey ikram eden kimsenin o ikramını kabul etmekle bize hakkı geçmez. Ancak az da olsa beraber bulunduğumuz kimselerle sık sık helalleşmek iyi olur. İyilik edenlere de teşekkür etmelidir!
Sual: Bize yapılan haksızlıkları affetmeli mi, kendimizi savunmalı mı?
CEVAP
Şahsınıza yapılan kötülükleri, haksızlıkları affetmeniz çok iyi olur. Haklı olduğunuzu savunmaya girmeniz faydasız ve lüzumsuzdur.
Sual: İmtihanlarda arkadaştan kopya çekiyorum. Hakkı geçiyor mu?
CEVAP
Kopya çekmekle arkadaşın hakkı geçmez.
Sual: Hakkını, mümin-kâfir, herkese helal etmek caiz midir?
CEVAP
Caiz ve iyidir. Ahirette karşılık olarak çok sevap verilir.
Sual: Kalben değil de, sözle hakkını helal eden, helal etmiş olur mu?
CEVAP
Evet helal etmiş olur.
Sual: Biri, hakkını helal etse, sonra vazgeçse, vazgeçtiğini bize bildirmezse, ahirette yine hak talebinde bulunabilir mi?
CEVAP
Bildirse bile bulunamaz.
Sual: Bende, mâli, nefsi, ırzi ve mahremi hakkı olan bir kişi, bu hakları bilmeden, (Bütün haklarımı sana helal ettim) dese, haktan kurtulur muyum?
CEVAP
Evet.
Sual: Hakkını helal et dedim. Estağfirullah dedi. Helal etmiş oldu mu?
CEVAP
Olmaz. Helal ettim demesi lazımdır.
Sual: Laz fıkrası anlatılınca, her laz ile helalleşmek lazım mı?
CEVAP
Kızana anlatmak caiz değil. Hiç anlatmamak daha iyi.
Sual: Ücretli helalarda para bırakılmazsa, kul hakkı geçer mi?
CEVAP
Parayı oraya bırakmak iyi olur.
Sual: Sigara içene, içirmezsem hak geçer mi?
CEVAP
Geçer.
Sual: Biz arabanın yanından ayrılınca, çocuklar arabayı temizliyor. Para vermezsek hak geçer mi?
CEVAP
Hak geçmez ise de, vermek iyi olur.
Sual: İstemeden, yükümü taşıyana, para vermezsem hak geçer mi?
CEVAP
İstemediğinizi bildirdiğiniz halde, taşırsa hak geçmez. Ses çıkarmazsanız, hakkı olur.
Sual: Evin altındaki atölye gürültülüdür. Şikayete hakkım var mı?
CEVAP
Şikayete hakkınız var. Ancak, fitneye sebep olmamalı.
Sual: Kâfirlerle güreşirken kasten kollarını kırmak caiz mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: Kuyrukta hastalar varken, birini içeri almakla hak geçer mi?
CEVAP
Hastalara zaman vaad edilmemiş ise, hak geçmez. Mecbur olmadıkça böyle yapmamalı.
Sual: Üstümüzdeki komşumuz, dikiş makinesi ile, dikiş dikerek bizi rahatsız ediyor. Yaptığı zulüm müdür?
CEVAP
Hayır.
Sual: Kasaba et götürüp, ücretle kıyma çektiriyoruz. Makinede, önceden kalmış kıyma da oluyor. Kasabın hakkı geçiyor mu?
CEVAP
Hayır.
Sual: Bahçeme giren tavukları zehirlesem, hak geçer mi?
CEVAP
Evet. Bahçeyi muhafaza etmek gerekir.
Sual: Mütehassıs olmayan bir doktor, hastaya cerrahi müdahale etse, hastaya eziyet verse, sakat bıraksa, kul hakkı geçer mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Yüksek sesle hapşırınca, yanımdaki korkarsa hakkı geçer mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: Dayım kaybolduktan sonra, dedem öldü. Malı paylaşıldı. 30 sene sonra dayım geldi. Bu malda onun da hakkı var mı?
CEVAP
Evet.
Sual: Ankara’dan arabamla İstanbul’a geldim. Şehrin ve yolların acemisi olduğum için yanlış yola girmişim. Polis ceza kesip elime bir makbuz verdi. Ankara’ya dönünce baktım ki, polis, dalgınlıkla ve alışkın olduğu için plakayı 34 diye yazmış. Halbuki benim plakam 06 idi. Bu hata yüzünden numarası tutan İstanbullu vatandaş cezaya çarptırılacaktır. Bu işe sebep olmaktan başka benim suçum var mıdır?
CEVAP
Hayır yoktur. İlla o plakadan İstanbullu vatandaş vardır diye de zan üzerine hüküm verilemez. Kullanılmayan bir plaka da olabilir.
Sual: Sovyetlerden Erzurum’a gelen turistleri kandıranlar çıkıyor. Beş bin verip ellibin diyenler oluyor. Dinimizde gayri müslimleri de kandırmak günah değil midir?
CEVAP
Bir kimsenin hakkını yemek, kandırmak ona zulüm olur. Zulüm ise haramdır, büyük günahtır. Gayri müslime zulmetmenin, müslümana zulmetmekten daha kötü olduğu (Dürr-ül Muhtar)ve diğer muteber kitaplarda yazılıdır. K. Saadetteki hadis-i şerifte, (Satılan bir şeyin kusurunu gizlemek helal değildir. O kusuru bilip söylememek de kimseye helal değildir) buyuruldu. Yine aynı kitapta, buğdayın yaş kısmını çuvalın iç tarafına koyan bir satıcıya Peygamber efendimizin, (Yaş kısmını niçin saklayıp göstermiyorsun? Hile yapan bizden değildir)buyurulduğu bildiriliyor.
Erbain-i Selmanikitabında (Bir şeyi aldatarak pahalı satmak veya ucuza almak faiz olur, haram olur) ve (Satılan şeyin aybını ve satın alınan şeyin kıymetini gizleyerek aldatmak faiz olur, haram olur) buyuruldu.
Sual: Nazımız geçen arkadaşlara ücretsiz iş yaptırmam caiz midir?
CEVAP
Zaruret olmadan bir şey istemek haram olduğu gibi, ücretsiz olarak başkasına iş gördürmek de haramdır. Başkasının çocuğuna iş gördürmek daha büyük günahtır. (Hadika c.2, s.267) İsteyerek iş yapan arkadaşla helalleşilir ise, ücretsiz iş yapması haram olmaz.
Sual: İhtiyaç halinde birinin malını almak caiz midir?
CEVAP
İhtiyaç, halinde de kimsenin malına dokunmaya İslamiyet, izin vermemiştir. Zaruret halinde olan, yani bunalan kimse bile, başkasının hakkına dokunamaz. Aç kalan kimsenin, başkasının ekmeğini, izni olmaksızın yemesi caiz ise de, sonra kıymetini ödemesi gerekir. Onun aç olması, ölüm tehlikesinde bulunması, bir kimsenin kendi mülkündeki hakkının yok olmasına sebep olamaz. Zaruret halinde bile başkasından alınan malın ödenmesi gerekir. Zaruretlerin, yasak olan şeylerin yapılmasına sebep olmaları, kimsenin hakkının gitmesine sebep olamaz. (Mecelle Şerhi)
Sual: Arkadaşla tartışıp birbirimizi üzmüştük. “Hakkımı helal etmem”diyor. Ne yapılması gerekir?
CEVAP
Yapılacak iş, tekrar tekrar rica edip hakkını helal etmesini istemektir. Yine de helal etmezse, bir şey denemez. Gıyabında ona çok dua etmenizi tavsiye ederiz.
Sual: Hakkını helal et diyene, helal olsun demekle, hakkımız helal edilmiş olmaz mı?
CEVAP
Helal olsun demek de olur, mutlaka helal ettim demek gerekmez.
Sual: Haklı da olsa, hatta karşısındaki özür dilemese de hakkını helal etmek faziletli midir?
CEVAP
Elbette çok faziletlidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kıyamette bir münadi “Ecri Allah’ın üzerinde olan ayrılsın, Cennete girsin” der. “Bunlar kim?” diye sorulunca, münadi, “İnsanları affedenlerdir” der. Birçok kişi hesaba çekilmeden Cennete girer.) [İ. Ebiddünya]
Hak sahipleri
Sual: Müslümanlara karşı hareket tarzımız nasıl olmalı?
CEVAP
Her Müslümanı yani din kardeşimizi görünce, (Benim mutlu olmam, Cennete gitmem bunun kalbini kazanmak ve duasını almakla olabilir) demeli ve ona iyilik ederek duasını almaya çalışmalı.
Kendini, üzerinde hakkı olanların esiri, kölesi bilmelidir. Özellikle anne babanın ve hocanın üzerimizde hakkı olur. Bu hususa daha çok dikkat etmek gerekir.
Zarar vermek
Sual: Bir kimse, benim canıma ve malıma zarar verdi. Ben de bu kimsenin canına ve aynı malına, aynı miktar zarar versem, adalet olmaz mı?
CEVAP
Zarar vermek adalet olmaz. Cezayı mahkeme tayin eder. Hiç kimsenin kendi hakkını kendi eliyle almaya hakkı yoktur. Hakkım var diyen başkasına saldırır ve anarşi doğar. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Dinimizde zarar vermek olmadığı gibi, zarara zararla karşılık vermek de yoktur.) [İ.Ahmed, Hâkim]
Kul hakkı ve sevab
Sual: Kitaplarda, (Üzerinde kul hakkı olanın veya günah işleyenlerin ibadetleri sahih olsa da, kabul olmaz) deniyor. Kul hakkı olmayan veya günah işlemeyen insan yok gibidir. Birisine sert bakılsa kul hakkı geçer. Kabul olmuyorsa, ne diye ibadet ederek, boşa kürek çekiyoruz?
CEVAP
Haram işleyenin veya kul hakkı olanın ibadeti kabul olmaz demek, o ibadet için bildirilen büyük sevaplara kavuşamaz, yani hepsini muhafaza edemez, çünkü günahlar bu sevapları azaltır demektir. Yoksa, hiç sevab alamaz demek değildir. Her ibadetten sevab alınır, ama işlenen haramlar sevapları alıp götürür. Diyelim ki, oruç tutana 70 birim sevap veriliyorsa, içki içene de 70 birim günah yazılıyorsa, orucunu içki ile açan, 70 sevab kazanırken, içki içince, 70 günah yüklenir ve sevapsız kalır. Eğer oruç tutmasaydık, içki günahı artı olarak kalacaktı. Orucun, içki günahının affına sebep olması yetmez mi? Başka günahlar da, işlemişse sevapları eksilere iner. Onun için günahlardan ne kadar kaçılırsa, sevabımız o kadar çoğalır.
Kul hakkını ödemek için
Sual: Bilinen ve bilinmeyen kul haklarını ödemek için, ne yapmak gerekir?
CEVAP
Sahipleri biliniyorsa, kul haklarını ödemek gerekir. Yahut helâlleşmeli, ona iyilik ve dua etmelidir. Hak sahibi, ölmüş ise, ona dua ve istiğfar edip, çocuklarına vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır. Çocukları ve vârisleri bilinmiyorsa borç miktarı parayı veya malı, fakirlere sadaka olarak verip sevabını hak sahibine niyet etmelidir. Ayrıca, yaptığımız bütün iyiliklerin sevabını hak sahiplerine hediye etmelidir.
Cenab-ı Hak, o kadar merhamet sahibidir ki, biz sevablarımızı hak sahiplerine verdiğimiz için, o sevablardan bizi mahrum bırakmıyor. Aynı sevabı bize de veriyor. Bu bakımdan yaptığımız her iyiliğin sevabını üzerimizde hakkı olanlara, ana babamıza, arkadaşlarımıza, bütün Müslümanlara hediye etmeliyiz. Kendi sevabımızdan hiç eksilme olmaz.
Hakkımı helal etmem
Sual: Hanım, (Hakkımı helâl etmem) diye yemin etti. Ne yapmak gerekir?
CEVAP
Önce gönlü alınır, hakkını helal eder; sonra da yemin kefareti verirse, bu iş halledilir.
Kıymalı pide
Sual: Fırına verdiğimiz patatesli pideleri, fırıncı başkasına vermiş. Bize kıymalı pide kalmış. Fırıncı bunları da siz alın, dedi. Ne yapmak gerekir?
CEVAP
Kıymalı pidelerin sahibi biliniyorsa, gidip helâlleşmeli. Sahibi belli değilse, yiyen için bir mahzuru yoktur. Fırıncı, yanlış verdiği için, ihmali varsa, günahı ona ait olur. İhmali yoksa ona da günah olmaz.
Sual: Ekin biçerken, biçerdöverin egzozundan çıkan kıvılcım, tarla sahibinin ürünün bir kısmını yaktı. Bunu benim ödemem gerekir mi?
CEVAP
Bir kasıt ve ihmal olmadıkça, ödemek gerekmez.
Hamamda çamaşır yıkamak
Sual: Özel banyolara gidince, çamaşırlarımı da yıkıyorum. Mahzuru var mıdır?
CEVAP
Su sarf etmek üzere hamama gidilmiştir. Âdet üzere su sarf edilir. Bu bakımdan çamaşırları yıkamakta mahzur yoktur.
Sual: Ahirette ihtiyacımız olur diye hakkımızı Müslüman olana helal etmemek daha uygun olmaz mı?
CEVAP
Hayır. Helal etmek daha iyi olur. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. Eğer biz hakkımızı bir Müslümana helal edersek, hakkımızdan daha çoğunu Allahü teâlâ bize ihsan eder. Sadece Müslümanlara değil, kâfirlere de hakkımızı helal etmemiz iyi olur.; hatta kıyamete kadar devam edecek olan haklarımızı helal etmeliyiz. Orada kul hakkından hesaba çekilmek, hesaplaşmak büyük derttir. Bu dertten de kurtulmak için, Ahiretteki ihtiyaçlarımızı düşünerek herkese hakkımızı helal etmek iyi olur.
Sual: Bir arkadaş, özel şirkette çalışırken, patronun gıybetini yapıp, şirketin para ve bazı malların çalıyormuş. Bir gün yakalanmış. Nasıl affettirmişse kendini affettirmiş, mahkemeye gitmekten kurtulmuş. Bu işin dinen bir sorumluğum var mı diye soruyor.
CEVAP
Anlattığınıza göre, gıybet ve hırsızlık etmiş. Bunları hak sahibi helal etse de, haram işlenmiş oluyor. Yani patronun affetmesiyle, günahtan kurtulmuş olunmuyor. Bir kimse, birisinin şarabını çalıp içse, o kişi helal etse de, hırsızlık ettiği ve şarap içtiği için, Allahü tealadan da af dilemesi gerekir. Ceza kanunlarında bile, hırsızı mal sahibi affetse de, hırsızlıktan kamu davası açılıyor, suçu sabit görülürse, hırsız cezalandırılıyor.
Demek ki, hırsızlık edeni patron affetse de, tevbe etmemişse günahları affolmaz. Patron görmezse yine çalarım diyorsa günahı devam eder.
Sual: Allahü teâlâ tevbe edince bütün günahları affediyor da, kul hakkını niye affetmiyor?
CEVAP
Kul hakkı olmayan günahlarda, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına riayet edilmemiş olur. Şartlarına uygun tevbe edilince, muhakkak affedilir. Kul hakkı olan günahlardaysa, hem Allahü teâlânın emrine isyan vardır, hem de, o kimsenin hakkı geçmiş olur. Tevbe edilirse, Allahü teâlâ yine günahı yani kendi hakkını affeder; fakat kul hakkı için, maddi bir haksa, sahibine geri vermek, diğer haklar içinse, hak sahibiyle helalleşmek gerekir. Kul hakkının önemi büyüktür; ama Allahü teâlâ isterse, kul haklarını da affedebilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Denizde şehid olanların, bütün günahları, hatta kul hakları da affolur.) [İbni Mace]
Peki, karada ölen şehitlerin veya salihlerin kul haklarını affetmez mi? Elbette affedebilir. Allahü teâlâ, hak sahibine, (Bu şehitte, bu gazide, bu salih kimsede, ne kadar alacağın var?) diye sorar. Alacak sahibinin, o alacak kadar günahını affeder, günahı yoksa o kadar sevab verebilir; ama bu dereceye yükselmek de zordur. Onun için, kul hakkıyla ölmemeye gayret etmelidir!
Kul hakkı
Sual: Zararlı bir kitap, camiye konmuş. Bir arkadaş, zararlı diye kitabı alıp yakmış. Kul hakkı geçer mi diye soruyor?
CEVAP
Zararlı şeyleri yok etmekle, kul hakkı geçmez.
Randevuya gecikmek
Sual: Mazeretsiz randevuya geç kalmak kul hakkına girer mi?
CEVAP
Müslüman randevusuna yani sözünde sadık olmalı, mazeretsiz randevuya geç kalmamalı. Trafiği ve her türlü şartları düşünerek, mümkünse randevu yerine 10–15 dakika önce gelmeli. Vakit nakittir. Kimsenin vaktini çalmaya hakkımız yoktur. Bir arkadaş anlattı:
Geçen, 19.00’da bir davete gittik. Bize 19.00 denmesine rağmen mazeretsiz yarım saat geciktirdiler. Bizim de ona göre işimiz vardı. Mecburen hemen orayı terk ettim.
Zaruretsiz böyle olaylara fırsat vermemelidir.
Hak helal etmek
Sual: Bir kimse, kıyamete kadar olan bütün haklarını helal ettim demesi caiz midir?
CEVAP
Caizdir ve çok iyi olur. Hak helal eden âhirette kazançlı çıkacaktır. Ben falancaya hakkımı helal etmiyorum dememelidir. Şahsen ben, kıyamete kadar olan bütün haklarımı kâfir müslüman herkese helal ettim.
Zarar vermek
Sual: Geçerken kazaen birisinin arabasını çizen ve plakasını da alamayan kimsenin ne yapması gerekir?
CEVAP
Verdiği zarar kadar parayı, müslüman bir fakire vermelidir.
Dolmuş ücreti
Sual: Dolmuş ücretini vermeyi unutan, dolmuşçuyu da tanımayan kimse ne yapar?
CEVAP
Dolmuş ücreti kadar parayı, müslüman bir fakire vermelidir.
Evi boş tutmak
Sual: Anadolu’da oturuyorum. Yazın gezmeye gelince kendim otururum diye İstanbul’daki evimi kiraya vermiyorum. İhtiyaç sahibi müslümanlar varken, evimi boş tutmam günah olur mu?
CEVAP
Evet, günah olur. Boş duracağına, uygun fiyata bir müslümana kiraya vermelidir.
Kâfirle helalleşmek
Sual:Hıristiyan arkadaşlarımızla nasıl helalleşebiliriz? Ne demeliyim onlara?
CEVAP
Üzerimdeki maddi manevi haklarını bana bağışla denir. Mesela İngilizce şöyle denebilir:
“Forgive all your spiritual and material claims on me.”
O da, okeylerse mesele kalmaz.
Hakkını helal et
Sual: Biz bir istekte bulunmadan, biri gelip bize yardım ediyor. Biz de ona, (Hakkını helal et) diyoruz. Demesek hakkı bize geçmiş olur mu? Yani bu, kul hakkı olur mu? Markette de, paranın üstü kalsın diyoruz. Kasiyer hakkını helal et demese, parayı rızasıyla bırakanın hakkı geçiyor mu?
CEVAP
Yardımı kendiliğinden yaptığı için ve paranın üstünü kendiliğinden almadığı için hak geçmiş olmaz; ancak iyilik edene teşekkür etmek gerekir. Kendiliğinden yardım edince bir hak geçmez; çünkü biz istemeden yapmıştır; fakat devam eden bir yardım ise, bizim rızamız dâhilinde yapıyor demektir. O zaman, hakkını helal et demek gerekir. Mesela arabayla giderken, bazı çocuklar bir bezle arabanın camını siliyorlar. Biz yapmayın dediğimiz halde yaparlarsa hak geçmez. Biz sükût eder, yapmalarına rıza gösterirsek, onlarla helalleşmek veya birkaç kuruş vermek gerekir.
Çalınan şeyler
Sual: 14-15 yaşlarında büluğa erdiğim sırada, marketten çaldığım çikolata, sakız gibi şeyleri, oraya nasıl öderim? Onlara çaldığımı söyleyemem. Hangi yolla ödenebilir?
CEVAP
Çok yolu var. Önce çalınan kadar şeyler alıp, götürüp yerlerine habersizce konur. Bu yapılamazsa, mesela gidip üç tane çikolata alırsınız. Daha sonra markete uğrayıp fişinizi gösterirsiniz ben üç tane çikolata istemiştim, üç yerine yanlışlıkla beş tane verilmiş. İkisini iade ediyorum dersiniz. Diğer çaldıklarınızı da buna benzer bir yolla ödersiniz.
Hak helal etmek
Sual: Bende, mâlî, nefsî, ırzî ve mahremî gibi çeşitli hakları olan bir kişiye, bu hakları teker teker saymadan, (Bana bütün haklarını helal ettin mi?) desem, o da, (Evet, hepsini helal ettim) dese, haktan kurtulur muyum?
CEVAP
Evet.Helalleşirken günahı bildirmeyip, bendeki haklarını affet demek, caizdir. (İslam Ahlakı)
Bir kimse, diğerine, (Benim üzerimdeki bütün haklarını bana helal et) dese, o da (Helal ettim) dese, bütün haklarını helal etmiş olur. Şayet hak sahibi, o şahsın üzerinde bulunan haklarını biliyorsa, hem hükmen, hem de diyaneten, teklif sahibi olan şahıs, bunlardan kurtulur. Şayet bilmiyorsa, bütün âlimlere göre, hükmen kurtulur, fakat diyanet yönüne gelince, İmâm Ebu Yusuf’a göre, bundan da kurtulur. Fetva da böyledir. Hulâsa’da da böyle bildiriliyor. (Fetava-iHindiyye)
Bir kimseye, (Bütün haklarını helal et) dense, o da (Helal ettim) dese, bu hakların ne olduğunu bilmese de, İmam-ı Ebu Yusuf’a göre helal etmiş olur. Fetva da böyledir, çünkü bilinmeyen haklar için helalleşme bu ümmete mahsustur. (Berika)
Kişinin gizlemeye çalıştığı bir ayıbını söylemek uygun olmaz. Ancak üstü kapalı olarak, bu konularda ondan helallik talebinde bulunur. Eğer gıybeti ona bildirmek fitneye sebep olacaksa, o zaman onun için Allah’tan af talebinde bulunur. Meçhul hakları ibra etmenin, biz Hanefîlere göre caiz olması, buna delildir. (Redd-ül muhtar)
Paranın geçmediği yer
Sual: (Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki) denilen bir yazıda, (Ahirette hatır gönül dinlenmez, para pul geçmez) deniyor. Peki, âhirette peygamberler, âlimler, melekler, şehidler şefaat etmeyecek mi?
CEVAP
Şefaat ayrı bir konudur. Burada kul hakkından bahsediliyor. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın [paranın pulun] değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevabları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir.) [Buhari]
Hikmet ehli zatların yazısındaki husus ile hadis-i şerifte bildirilen hususlar aynıdır. İmansızlara hiçbir şefaat yoktur. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Artık şefaat edicilerin [Peygamberlerin, meleklerin, salihlerin, şehidlerin] şefaati, onlara [kâfirlere] fayda vermez.) [Müddesir 48]
(O gün zalimler [kâfirler] için, müşfik bir dost, sözü dinlenecek şefaatçi de yoktur.) [Mümin 18]
Görüldüğü gibi imansızlar için ahirette hatır gönül geçmiyor. İmanı varsa, elbette şefaat hakkı olanların, hatırı, gönlü yani şefaati geçerlidir.
İmanlı olup da üzerinde kul hakkı varsa, yine para pul veya hatır gönül geçmiyor. Kul hakkı için ya kendi sevabından veriyor veya hak sahibinin günahlarını yükleniyor. Kul hakkı olmazsa, diğer günahlar için şefaat hakkı elbette vardır.

peki hocam cok cok tesekur ederim
hocam hayirli sabahlar dun gece ruyamda ben tas bir merdivenin basindaydim merdivenden asaga sular akiyordu bulanik bir su ve o su asagiya kadar gidip nehir gibi boyle deniz gibi bir suya karisiyordu ama su cok bulanikti kucagimda ablamin bebegi vardi ciplakti her tarafu kirliydi onu dusurmeden asagiya goturmek istiyordum ama cok zordu merdivenler guzel degildi su akiyordu hocam sonra kiz arkadadim gekdi yardim etti beraber asagiya indik orda bizim bi tanidik vardi simdi rahmetli elinde bastonu vardi yaninda kuzular keciler vardi onun yanina gittim konustum o benimle konusmadi bastknunu basimin ustunden bir defa cevirdi dovmedi vurmadi boyle basimin ustunden cevirdi hocam yorumlatsaniz sevinirim
Hayırlı sabahlar Berivan Hanım. Bulanık su görmek hoş olmayan haberler anlamına gelir. Çıplak çocuk açık bir haber veya uyarı anlamındadır.
Tanıdığınız rahmetli bastonunu size vurmak isteyip de vurmaması ise, size manevi bir uyarı niteliğindedir.
20.11.2014 / 21:03 tarihinde gönderilmiş
hocam hayirli aksamlar ruyamin yorumunu yapmadiniz hocam iyisiniz insallah merak ettim.
CEVAP:
Hayırlı günler Berivan Hanım. Çok şükür iyi durumdayız. Bazen işlerimin yoğunluğu sebebiyle yorumların cevabı gecikmektedir.
Selam ve dua ile kalınız.
Merhaba Berivan Hanım. Pasta yaklaşma arzusudur. Ancak kar olması, onunla aranıza soğukluk gireceği anlamındadır. Yukarı gidin sizi kimse görmesin diyen kadın şeytandır. Duvara tırmanmak zor ve yanlış bir işe girişmektir. Bir bela ile karşılaştığınızda o adam sizi sıkıntılarınızla baş başa bırakıp kaçacağı anlamındadır. Elinizin kan olması o şahısla tekrar bir araya gelmeniz durumunda büyük bir belaya çarpılacağınız anlamına gelir. Elinizdeki kilitler ise, o adama giden kapının temelli kapanacağı anlamına gelir.
İkinci rüyanız:
Buğday görmeniz berekettir. Kilidi kırıp evden sağlam bir kilit almanız, inşallah emniyet ve güven içinde olacağınız anlamına gelir.
hocam hayirli sabahlar ruyamda ben bir dukana giriyordum icinde iki kiz vsrdi elimde birkac yazma onlari satiyordum kizlara kizlardan biri kucuk bir kutu verdi dedi icinde senin altinin var hocam sonra cikarken orda bir duvarin ustune dusuyordum elimde telefon vardi cok korkuyordum tirmaniyordum o duvara zar zor cikiyordum ordan cok titriyordum hocam yorumlarsaniz sevinirim
Hayırlı günler Berivan Hanım. Bu rüyanız, yaptığınız iyiliklerin karşılığını bulacağınız anlamına gelir. Duvar tırmanmak ise, önünüze çıkacak bir engeli aşacağınız anlamına gelir.
cok tesekur ederim hocam bir insani kandirmak uzmek umut verip birakmak aglatmak dalga gecmek gunah degilmi hocam peygamber efendimiz buyurmus umut verip guven asiladigin bir gonlu yari yolda birakirsan o gonlun sadakasini her iki dunyada veremezsin demis bir teyze soylemisti bu nu bana bu dogru mu hocam
Peygamberimiz(s.a.v) “Bizi aldatan bizden değildir buyurmaktadır.” Müslüman aldatmaz. İkiyüzlülük yapamaz. Ancak Allah’ın Rasulü; ” Müslüman bir delikten iki kez ısırılmaz” buyurmaktadır. Müslüman bir kez kandırılabilir ama aynı kişi tarafından defalarca kandırılan kimseye de akıllı adam gözü ile bakılmaz.
Hiç bir kimsenin yaptığı kötülük yanına kar kalmayacaktır. Gerek bu dünyada ve gerekse ahirette o kimseler mutlaka cezasını bulacaktır.
peki tamam hocam cok tesekur ederim birsey daha soracam ne olur kizmayin bana sormak istedim sadece hocam ben o insani cok sevdim cok deger verdim hep destek oldum yaninda oldum maddi manevi en zor zamaninda kahrini cektim cok geceler uykusuz gunlerde yemeksiz kaldim cok agladim onun icin hocam benim onun ustunde hakkim varmi
Berivan Hanım yanlış adam için boş yere kendinize zulmetmişsiniz. Kimin daha değerli olduğunu ancak Allah belirler. Allah katında en kerim insan yani değerli insan ise Allah’tan en çok korkan insandır.
Siz Allah’tan hiç korkmayan içi boş bir surete aldanmışsınız yıllarca. Sorunuzun cevabına gelince; anlattıklarınıza göre, sizin elbette maddi ve manevi bir çok hakkınız var o kimsede.
hayirli sabahlar hocam bisey soracaktim bundan iki hafta once birinden 20milyon borc aldim numarasida bende var ama ariyorum ulasiyorum bulamiyorum nerde kaldigini bilmiyorum icimde kaldi hocam o parayi nasil verecem ne yapacam bir camiye mi versem bilmiyorum
Hayırlı akşamlar Berivan Hanım. İki hafta çok bir zaman değil, üç yıl bekleyiniz bu zaman içerisinde eğer onun kendisine veya bir akrabasına rast gelmeniz mümkün olmaz ise, bir hayır kurumuna o şahsın hayrı olarak verebilirsiniz.
hocam merhaba yine benzer bir ruya girdum hocam bi yolda yururken bir cukura dustum etrafi topraktandi tirmandikcik toprak dusuyordu ne yana dokunsam cikamiyordum hocam sonra cukurun bi kenarinda bir agac vardi agaca asili iki ip vardi zar zor tutuyordum o ipleri ve o iplere tutunarak ciktim o cukurdan hocam bugun kuranimi okudum olulerime yasin okudum cok dua ettim hocam ruyami yorumlarsaniz sevinirim
Merhaba Berivan Hanım. Rüyanız hayırlara vesile olur inşallah ve Allahu Teala buyuruyor ki:
– Hep birlikte Allah’ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. (Al-i İmran Suresi, Ayet: 103)
Rüyanızda gördüğünüz iki ipten birisi Kur’an, diğeri Peygamberimizin mübarek sözleri olan Hadisi Şeriflerdir.
Gördüğünüz çukur ise dünyanın kötülükleridir. Sana rüyanda, dünyanın kötülük ve pisliklerinden ancak yaşamınızı Kur’an ve Sünnete göre düzenlediğiniz takdirde kurtulabileceğiniz mesajı verilmiştir.
hocam hayirli sabahlar ben ruya soracam yine cok merak ettim hocam ryamda yanimda cok guzel bir at vardi ipi elimdeydi cok usluydu ben nereye gitsem benimle geliyirdu beni hic uzmuyordu bazande guluyordu at insanlar ona bakiyirdu sonra ben bir merdivene oturdum tas basamaklar yani atimda yanimda oturuyirdu herkes sasiriyordu sonra eve geldim yagmur yagiyirdu hocam hocam yorumlarsaniz sevinirim iyi gunler
Hayırlı günler Berivan Hanım. Rüyada görülen at, bir arzu ve isteğin kabul edilmesi anlamına gelir. Aynı zamanda itaatkar bir at, evliler için bir hizmetkara, bekarlar için ise hayırlı eşe alamettir.
Yağmur yağması İlahi bir rahmettir. Merdivenler ise manen veya maddeten yükselmeye alamettir.
tesekur ederim hocam rabbim sizden razi olsun hocam sizi cok rahatsiz ettim ama bi ruya soracaktim yorumlarsaniz sevinirim ruyamda bizim samanliga gidiyordum saman almak icin hocam orda bir yilan vardi onu oldurdum hocam sonra eve geldim gelinlik vardi ustumde ama mutlu degildim agliyordum gelinligimi begenmiyordum elimde kurdele vardi kirmizi ona bakip agliyordum sonra o adami ariyordum gel beni al ben seni seviyorum beni evlndirecekler diyordum oda biseyler soyledi herkesi karsina alirmisin dedi hayir dedim telefon kapandi ben gelinligimi cikardim cok uzgundum agliyordum hocam yorumlarsaniz cok mutlu olurum
Berivan Hanım, bizim makul seviyede sorulan sorulardan dolayı rahatsız olmamız söz konusu değildir. Rüyanızın yorumuna gelince; samanlıkta yılan görmek, yaklarınızda sinsi bir düşmanınızın olduğuna alamettir. Onu öldürmeniz onun şerrinden kurtulmanız anlamına gelir. Bu düşman nefsinizin bir sıfatı veya şeytan da olabilir.
Gelinlik giyinmek bir kadın için masumiyettir. Bunun anlamı günahlara tevbe etmektir. Gelinliği beğenmemeniz ve mutsuz olmanız ise nefis ve şeytanın bu işten memnun olmayacağıdır. Elinizdeki kırmızı kurdele ise onunla ilgili olan manevi takıntınızdır. O kurdele elinizde oldukça yani kalbinizde o var oldukça gerçek anlamda mutlu olamayacağınız anlamındadır.
Bu rüyanızda o kimsenin herkesi karşısına alıp sizinle evlenemeyeceği mesajı size bildirilmiştir. Üzerinizdeki gelinliği çıkarmanız ise, ileride başka birisi ile mutlu olacağınız bir izdivaç yapacağınız anlamındadır.
insAllah hocam tesekur ederim hayirli geceler dua edin bana hocam lutfen
Berivan hanım, hepiniz için duacıyız. Sizler de bize dua ediniz.
hocam hayirli gunler ben dungece ruyamda gordum bir damin basindaydim yuksek bir evin daminda. ama dam besik gibi salaniyordu cok korkuyordum bir turlu inemiyordum ordan merdivenler vardi ama ben kipirdayinca dam salaniyordu sonra bir kiz yanima geldi damdaki direge bir ip bagladi damdan sarkti o ip ben o ipe tutunarak asaga indim hocam yorumlarsaniz sevinirim
Hayırlı günler Berivan Hanım. Bu rüyanızın anlamına göre sizi manevi bir sarsıntıdan Allah’ın ipi olan Kur’an ve sünnete sarılmak kurtaracaktır.
hocam merhaba ruyami soracaktim size hocam ruyamda cok cok cok yuksek bir yerdeydim yuksek daglarin basindaydim onumde bir tas vardi yanina oturdum sonra yukaridan bir adam bagirdi korkmuyirmusun yuksekten dedi onun demesiyle sallandim o tasta dagda sallandi cok kkrkuyirdum asagida boyle cukur gibi bisey vardi topraktan hocam icimden diyordum insallah dusmem ama dusuyordum hocam o cukura sonra nasil oldugunu bilmiyorum kim cikardi nasil ciktim bilmiyorum cikiyordum o cukurdan ve kosuyordum cok hizli kosarken cocuklara rastladim parkta bir turlu aralarindan gecemiyirdum zorlaniyordum sonra kostum kactim hocam lutfen yorumlarsaniz cok mutlu olurum
Merhaba Berivan Hanım. Peygamberimiz; ” التائب زنب كمن لا زنبلة ” (Günahlarına pişman olup tevbe eden, günahsızdır.) (Hadisi şerif) diye bildiriyor. Günahlarından temizlenen insan manevi alemde yani; rüyada yükseklere çıktığını görür.
Ancak insan şeytanları devreye tekrar girdiğinde insanı daha önce düştüğü çukura çekmeye çalışırlar. Sizin bu gördüğünüz rüya buna işarettir.
Bundan sonra daha dikkatli olmaya çalışmalısınız. Kötü arkadaşlar, veya kötü çevre, veya kötü anılara dalmak, sizi tekrar aşağılara çekmeye çalışabileceği hatırdan uzak tutulmamalıdır..
hocam bende istiyorum Allah yolunda iyi bir insanla izdivac kurmak kismet hocam evet kuran okuyorum bazen kendimi oyle kirli oyle kotu gunahkar hisediyorumki kurana dokunmaya okumaya korkuyorum haketmiyorum cok pismanim uzuluyorum basima ne gelse hep ona yoruyorum o gunaha yoruyorum ne yapacam bilmiyorum hep agliyorum rabbim benu afedermi hocam.
02.11.2014 / 22:42 tarihinde gönderilmiş
hocam birde ruya gordum annem sevinc icinde yanima geliyordu ben oturuyordum bana diyorduki disaridan sesler geldi diymadin mi yok dedim dedi kapimizin onunde afedrsiniz bir esek vardi guluyordu dedi bizde onunla gulduk diyordu annem… hocam yorularsaniz cok sevinirim hayirli geceler
* Berivan hanım. Günahlarına pişman olup tevbe edenleri Allah elbette affeder. Tövbe ettikten sonra “Acaba affeder mi?” diye düşünmek günahtır. Allah tövbe edenlerin bütün günahlarını affedeceğini ayeti kerime ile bildirmektedir ki bakınız Kur’an ne buyurmaktadır:
– “De ki: “Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” Zümer Suresi, Ayet-53)
– “Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.” (Zümer Suresi, Ayet- 54)
Siz yeni bir sayfa açtınız ve bundan sonra yapacağınız güzel şeyleri düşünmelisiniz. Eskileri düşünerek temiz yüreğinizi tekrar kirletmeyiniz.
* Rüyada annenizin sevinmesi, mutlu olacağınız bir haber alacağınız anlamına gelir.. Kapınızda eşeğin gülmesi şu anlama gelir ; eşek anlayışsız şehvetine düşkün bir kimsedir. Onun gülmesi ise, onun üzülmesidir. Onun kapının dışında olması, eşeğin layık olduğu yeri bulmasıdır yani; dışlanmasıdır..
hocam hayirli aksamlar ben o xxxxxxxxxxxxxx ya gorustum ya tovbeden baska ne yapiyim bir hayir para falan bugday falan ne biliyim boyle bisey yukumu hafifletecek gunahimi azda olsa hafifletecek bisey size sormak istedim hocam yardim edin
Hayırlı akşamlar Berivan Hanım. İşlenen günahların kefareti o günahlara bir daha dönmemektir. Ayrıca beş vakit namaz kılmak, tesettüre girmek, helal süt emmiş birisiyle izdivaç yapmaktır.
Bunun dışında siz Kur’an okuduğunuzu yazmıştınız. Başka kadınlara Kur’an öğretmek çok sevaptır. Ayrıca maddi durumunuz uygun ise, önce akrabalarınız arasında fakir varsa onlara, yoksa komşularınızdan varsa onlara yardım elinizi uzatınız. Fakir olup da çocuk okutan ailelere yardım ediniz.
tesekur ederim hocam hersryin hayirlisi
hayirli gunler hocam ben dun gece ruyamda gordumki bizim kapinin onunde birsuru cicek vardi sonra bir suru valiz onlari iceri aldik ablama gelmisti icinde seker ve oyuncak bebekler vardi ben kendime bebekleri aldim iki tane iki tane metal para aldim icinden ve ablam gelmeden oncede icinden seker cikardim yani caldim yorumlarsaniz cok sevinirim
Hayırlı günler Berivan Hanım. Rüyanız hayırlara vesile olur inşallah. Çiçek sevgi ve alakaya alamettir. Valizler ise gelecek olan misafirler ile yorumlanır. Onların ablanıza gelmesi ise, onunla ilgili olma ihtimali vardır.
Şeker ve oyuncaklar ise, aileye ileride katılacak kimseler ile yorumlanır. Ablanızın şekerini ondan habersiz almak ise, ablandan gizlediğiniz bir şeylerin olacağı anlamındadır.
Selam ve dua ile kalınız.
hocam cok cok cok cok tesekur ederim icim rahat etti simdi
hocam merhaba bi sorum olacaktu ben bir arkadasimdan borc aldim ama odeyemedim ondan helalik istedim helak etti ama yinede icim rahat degil ne yapmaliyim
Merhaba Berivan Hanım. Arkadaşınız helal etiyse mesele yok demektir. Vicdanen rahatsız olmanız doğaldır. Ancak ödeme gücünüz de olmadığı için yapacak bir şey de yoktur. Gönlünüzü müsterih tutunuz.
cok tesekur ederim hocam
hocam merhaba hayirli gunler ben ruyamda gordum bi caddenin kenarinda at vardi ben arabadan inip ata biniyordum o insanda ordaydi hocam ati bi duvarin yanina goturdum onunda binmesi icin ama ne soyledisem ne yaptiysam binmedi hocam yaninda birtane erkek cocugu vardu onu benim yanima bindirdu ama bende kuzdigim icin attan indim hocam atin zincirini alip oyle tek basima atla yurudum caddeden hocam lutfen yorumlarsaniz cok sevinirim hayirli gunler hocam
Merhaba Berivan hanım size de hayırlı günler.
At murattır bir amaçtır. Siz o kimseyi yaşam yolunda birlikte yürümek için çağırıyorsunuz ama o, sizinle hayat yolculuğunu birlikte yürümek istemediğini açıkça gösteriyor.
Onunla yollarınızın tamamen ayılacağını göstermektedir.
insallah hocam cok cok tesekur ederim Allah sizden razi olsun iyi gunler
hocam gununuz hayir olsun ben dungece oyle bir ruya gordumki bizim evin tam karsinida gokyuzunde bir delik acilmisti o delikten bir isik bizim evin avlusuna vuruyordu boyle yuvarlak bir isik ben ona bakarken ayla gunesin yer degistirmesi gibiydi aydinlik oldu etraf aydinlandi coo yakindi o isik o delik o yuvarlak isik ne olur bunuda cevaplayin cok merak ettim
Sizin de gününüz hayırlı olsun Berivan hanım. Gökyüzünden bir delik açılması ve oradan bir ışığın yansıması ve etrafın aydınlanması, Allah katında tevbe duanızın kabul edileceği ve doğru yola ereceğiniz anlamındadır.
hocam hayirli aksamlar ben dungece ruyamda gordum bizim koyun hemen yaninda birtane ziyaret var ben ordaydim birsuru elma agaci dikiyordum ve o elma agaclarindan elma topluyordum mavi elmalarda agaclarida yemyesildi hocam cevap verirseniz cok sevinirim hayirli geceler
Berivan Hanım. Siz inşallah tevbekar olacaksınız ve hayırlı ameller işleyeceksiniz ve muradınız hasıl olacak.
Fatma Hanım. Sanırım dergimizin Facebook sayfamıza da yazmışsınız benzer yazıyı. Cevabınızı oradan alabilirsiniz.
ben arkadaşımın parasını gizli kullanarak bi takım giyisi eşya aldım kullanıyorum ama ona parasını verdim tekrar dan haram bir malzemeyi kullanmak ne kadar günah ama çok pişmanım bunu yaptığıma ALLAHIM affetsin çok utanıyorum napıcamıda bilmiyorum…
24.10.2014 / 10:27 tarihinde gönderilmiş
tanıdığım bir arkadaşımın yakınımın ondan habersiz kredi kartını kullandım onunla nasıl helalleşebilirim çok vijdan azabı çekiyorum ölüyorum azaptan o kadar pişmanımki napıcamı bilemiyorum şu an kullandığım parayı ödeyecek durumumda yok lütfen yardımcı olun
Giysinin parasını sonradan verdiyseniz mesele yok, o giysi sizin olmuş demektir. Tabi değerini verip onu razı ettiyseniz. Değilse onu razı etmelisiniz veya piyasa değerini vermelisiniz. O vakit helal etmese de siz de hakkı kalmaz.
Arkadaşınızdan özür dileyeceksiniz ve rızasını alacaksınız veya ödeyeceksiniz başka türlü helal olmaz.
cok tesekur ederim hocam rabbim sizden razi oldun rabbim sizi dara dusurmesin icim rahat etti simdi hep icimdeydi esinin cocuklarinin hakini nasil odeycem diye
hocam cok tesekur ederim hocam bunuda cevaplarsaniz cok mutlu olurum hocam ustumde kul hakki varmi esinin cocuklarinin
Sizin değil, size o kötülüğü reva gören şahsın üzerinde ailesinin hakkı vardır.
hocam bekarim kur’anda okuyorum cok kez hatim ettim hocam korkuyorum numarami degistirmeye deli olmaktan korkuyorum bana zaman ver dedi olacak dedi ama ben yapamamki bir yuvayi yikamam huzurunu bozmak istemiyorum cok seviyorum cok korkuyorum gunah oldugunu biliyorum yasak ve yanlis bisey ama elimde degil deniyorum Allah sahid deniyorum ama basaramiyorum hocam caresizim caresiz ben bu yuku nasil atacam okadar cok isterdimki unutmayi hep dua ediyorum rabbim affet diyorum rabbim onu beynimden gonlumden al beni afeet diyorum.
23.10.2014 / 08:49 tarihinde gönderilmiş
belkide beni kullaniyor dalga geciyor zamanini geciriyor ama bu bile icimdeki seyi atmaya yetmiyir rezil bir sekilde gunah bir sekilde seviyorum Allahim el ver yardim et beni bana birkma diyorum
23.10.2014 / 08:47 tarihinde gönderilmiş
kul hakki oluyormu ustumde bu durumda hocam esi yonunden ama onlari hic ihmal etmiyor onlardan zaman calip bana ayirmiyir eskiden nasilsa simdide oyle esine karsi
Berivan Hanım. O kimse madem eşi ile huzurlu değilse neden sizi oyalıyor.? Huzurlu ise neden bir genç kızın hayatı ve hayalleri ile oynuyor..?
Siz ona sizi nikahına alıncaya kadar kesinlikle yaklaşmamalısınız. Ya nikah, ya hiç demelisiniz. İşte o zaman onun gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. Sizi sevip sevmediğini o zaman anlayacaksınız..
hocam oluyorum vicdan azabindan deli olacam lutfen yardim edin.
23.10.2014 / 07:24 tarihinde gönderilmiş
hocam sevmek gunahmi o insani canimdan cigerimden cok seviyorum bi yanda sevgim bi yanda vicdan azabim caresizim vazgecemeiyorum bazen kendimi oldurmeyi dusunuyorum bazende esine gidip ayaklarina kapanip helalik istemek geliyor icimden hocam benim tek sucum sevmek yanlis birini evli birini sevmek o banada esinede haksizlik yapiyir ne olur bir yol gosterin dagildim dustum yoruldum gucum kalmadi.
23.10.2014 / 07:32 tarihinde gönderilmiş
defalarca soz verdim konusmicam dedim gorusmicem ama yapamiyorum cok seviyorum iradem yok gucum yok ne olur bana yardim edin Allah rizasi icin lutfen
merhaba Allah rizasi icin bana yardim edin lütfen.
22.10.2014 / 23:35 tarihinde gönderilmiş
ben cok buyuk gunah isledim evli bir adami sevdim kendimi cok kotu hisediyorum vicdan azabi cekiyorum ne yapiyim kul hakki varmidir ustumde esinden dolayi nasil oderim nasil yaparim lutfen yardim edin
22.10.2014 / 23:41 tarihinde gönderilmiş
cevabinizi bekliyorum
Merhaba Berivan Hanım.
Berivan Hanım Allahu Teala tevvaürrahîm’dir. Yani; Allah çok merhametli ve bütün tövbeleri kabul edicidir. Siz elbette ki çok büyük bir günah işlemişsiniz. Sizin tek yapacağınız şey sonsuz pişman olup tövbe edeceksiniz ve işlediğiniz günaha bir daha asla dönmeyecek ve başkalarına da bu günahınızdan söz etmeyeceksiniz.
Merhaba hocam bundan iki yıl önce lise dönemimde facebook fotoğraflar koymuştum yani kendi resmim yerine baska ünlü birinin. Bana fotoğrafdaki senmisin diye sorduklarında evet dediklerim olmuştu kendi fotoğrafımı atmaya utanıyordum bu sayede arkadaşlar bile edinmiştim ama daha sonradan öğrendiler bi daha görüşmedik.Ve yaptığım bu hatalar için çok pişman oldum tevbe ettim. Helallik gerekir mi. Lütfen yardımcı olun.
Merhaba Rana Hanım. Fotoğrafını kullandığınız kimse bu sebeple maddi veya manevi bir sıkıntıya düşmüş ise helallik almanız gerekir. Değil ise sadece tövbe etmeniz yeterlidir.
Hayırlı günler hocam benim bundan 4 yıl önce yakın bir kız arkadaşım bana yanlış yaptı bir hatamı ele verdi sonra benden af diledi ben onu affettim ama sonra onla arkadaşlık edemedim içim el vermedi benden sana dost olmaz dedim oda hakkımı helal etmiyorum yazmıştı kafama takılıyor ne yapcam bu 4 yıl önceydi ama benimde onda haklarım vardı.
Hayırlı günler Merve Hanım. O arkadaşınız sizin hakkınızı ihlal etmiş, dolaysıyla hak sahibi sizsiniz. Ama buna rağmen ona bir şans daha tanımanız erdemlilik olur. Şayet aynı şeyi bir daha yaparsa o durumda ilişkinizi tamamen koparırsınız.
selamun aleykum hocam. ben 16 yaşımda bir magazada çalışırken patronun bana haftalık 125 lira para veriyordu. kasayıda bana bırakıp akşam ne kadar hasılat yaptıysam veriyodum. çocuk aklı iste patron dükkandan çıkınca kasadan para alıp şeker çikolata falan alırdm. baya parasını aldm izinsiz. şimdi çok pişmanım ama ne dükkan kaldı ne patron içim içimi yiyo ne yapsamda bu vicdan azabından kurtulsam bilemedim :((
Sayın Merve Hanım. Böyle vicdan azabı çekmeniz sizin samimi Müslüman olmanızdandır. Eğer o mağaza sahibine veya varislerine ulaşma imkanı yoksa sevapları mağaza sahibinin olmak üzere onun adına Allah rızası için hayır kurumlarına takribi olarak belli bir tutar yardım edersiniz.
Allah razı olsun hocam.
Selamün Aleyküm hocam başıma gelen bir olay,aracımla gece geri gelirken arkama parketmiş motorsikledi görmedim ve carptım son anda farkettim.Aracımdan inip baktım motorsiklette bir hasar göremdim ve oradan ayrıldım.Daha sonRA NEDEN SAHİBİNİ BEKLEMDİM DİYE DÜŞÜNDÜM YA GECE KARANLIKTA BENİM FARKEDEMDGİM BİR ZARAR OLMUŞŞA DİYE.Motorsikledin plaksını almadıydım ve kime ait oldugunu bilemiyorum.Zarar gördüyse kul hakkı oluyor.Aracı ve sahibini bulma sansım yok cok üzüldüm ve pişmanım ne yapmalıyım.
Eğer hasar olduğunu görmüş olsaydınız durumu emniyete bildirmeniz gerekirdi. Ama öyle bir şey olmadığını gördüğünüz için sadece içinizde bir zan oluşması sebebiyle Allah rızası için, sevabının o motosiklet sahibine olması niyeti ile bir miktar sadaka verebilirsiniz…
Hocam benim annem demans hastasi idi simdi vefat etti 3 sene baktim ona son 4 ayini yatalak gecirdi ona yatakta oldugu donemlerde cok cok iyi baktim ama arada cocuk ev isleri es dunya galezesi derken ihmal ettigim kotu demiyeyimde sinirli davrandigim zamnlar oldu cok bunaldigim donemlerdi zor bi hastalikti cunku hocam ben si.di vijdanen cok rahatsizim neden boyle davrandim diye kendimi yiyorum benim ne yapmam lazim annemle ilgili allah razi olsun
O işler kolay değildir. Şeytan bir taraftan nefis bir taraftan insanın kazandığı sevapları silmeye çalışırlar. Sizin yapacağınız annenizin affı için dua ediniz sürekli olarak ona, yaptığınız iyiliklerinizin sevaplarından hediye ediniz. Böyle yaparsanız o hatalarınızın kefareti olur.
allah sizden razi olsun benim ne cektigimi bu konuda allahtan baskasi bilemez bi hoca demistiki yatalak olmus ana veya babaya off bile derseniz yuzune karsi kaydin gittin allah muhafaza buyursun bu fetva beni bitirdi ben 3 sene boyunca demansli bi hastayla ugrastim ihmal ettigim zamanlarimda oldu yatalak oldugundada hocam bu gunahim yuzunden imansiz gitme korkusuda basladi bende sabah aksam aklimdan cikmayan dusuncelerle bocaliyorum allah razi olsun icimi ferahlattiniz bu gunah yuzunden cehenneme girmem insaallah dimi hocam
Ayeti kerimede Allahu Teala düşkün anne ve babaya “öf bile demeyin” buyurmaktadır. Tamam, “öf” denirse ne olur? Bütün ameller boşa mı gider? Hayır. Rabbimiz “Namaz kıl” diye buyurduğunda o namazı inandığı halde o vakit kılmayan kimse nasıl ki kafir olmuyorsa sadece günaha girmiş oluyorsa, bu mevzuda da sadece bir misli günah yazılır. Diğer yaptığın bakımların sevabı ise silinmez.
Siz hayırlı bir evlatmışsınız. Allah sizin gibi evlatların sayısını artırsın.
Yarım hoca adamı dinden eder diye boşa dememişler.
allah razi olsun sizden butun omrum anama ve babacigima hayirlar hasenatlar yaparak gecer insaallah hocam bir soru daha sormak istiyorum izniniz olursa annem 3 sene boyunca akli yerinde deildi oruclarini tutamadi bizimde bu ara maddi imkaniniz pek yok hesapladik fazla tutuyo oldugunu ogrendik simdi vermeyip baska zaman versek annem orda huzursuz olurmu allah razi olsun
İbadetler bülüğa ermiş aklı başında olan müminlere farzdır. Bildirdiğinize göre 3 yıldır akli dengesi yerinde olmayan bir kimseye oruç ve namaz da farz değildir. Ama imkanınız olursa ileri de, Allah rızası için 3 aylık(3 yıl için) oruç fidye verirseniz annenizi kabrinde mutlu etmiş olursunuz.
selamun aleykum hocam annemle ilgili soru sormustum size allah razi olsun cevapladiniz hocam benim icim neden rahat edemiyor surekli annemi dusunuyorum cehennemi dusunuyorum korkuyorum anneme 3 sene icerisinde bi kac defa kotu muamelede bulundum ama iyi davrandigim onunla gecirdigim guzel kazancli vakitlerin sayisida cok annem sizofreni demans hastasiydi doktora goturdugumuzde doktor bile korkardi annemden acirdi bana beceremedim hocam keske yapmasaydim demekten vaz gecemiyorum acaba allah beni affetmedimiki ben unutamiyorum namazlarimda surekli aglayarak dua ediyorum gozyaslarim sel oluyor hickiriklara boguluyorum annem yataklara dusmeden once allaha buyuk yemin ve tevbe etmistim biraha anneme kotu davranmayacagim diye inanin yatalak oldugu donemlerde bi annenin evladina sevkatinden sevgisinden daha buyuk bi sevgiyle hizmet ettim ona kokusunu elime yuzume surup oyle uyurdum sabahlara kadar basinda bekledim nefes alamiyodu korkuyodum bisi olur diye o donem agladim dua ettim yalvardim allaha ama allah beni affetmez dusuncesinden kurtulamadim yanlis anlamayin sakin bunlari yaptim ettim demek icin anlatmiyorum ben cokmu gunahkarimda rahat edemiyorum hocam allah sizden razi olsun hakkinizida helal edin bu kardesinize zira bu kardesiniz annesini bukadar severken nasil boyle hatalar yapti diye kendini yiyip bitiriyor
Aleykümselam Zeynep hanım. İçinizin rahat etmemesi vesvesedir. Şeytan sürekli sizi vesveselendiriyor. İçininiz rahat olsun.
Kuran okuyunuz salavat getriniz. İbadetlerinizi aksatmayınız. Acaba Allah beni affetmedi mi derseniz sizi Allah affetmez. Allahın rahmeti affı sonsuzdur. Her insan hata yapar günah işler. Fazla abartıyorsunuz.