Dış Görünüş Yanıltır (Mesnevi’den Bir Menkıbe)

eşek ve kurt

Vatandaşın birisi trene biner ve kompartmanlardan birine oturmak için boş yer arar. Nihayet gözüne boş bir yer ilişir ve oraya oturur. Tam karşısında duran üstü başı gayet düzgün, bey efendi görünümlü birisinin oturmakta olduğunu görür ve ona selam vermeyi ihmal etmez. Lakin bu kibirli adam, elbisesi pek yeni olmayan bu vatadaşın selamını almayıp, burun kıvırarak yüzünü ekşitir. Bu kibirli adamın bu tavırlarına çok kırılan bu adamcağız ona gereken cevabı vermeden rahat edemez ve ona yönelerek şöyle söze başlar:

– “Beyefendi kusuruma bakma eğer sürçü lisan yaparsam. Size bir menkıbe anlatacağım, eğer dinlemek lütfunda bulunursanız” der ve menkıbeye başlar:
– “Çok afededersin köylünün birisinin bir eşeği varmış, yağmurda ıslanıp üşümesin diye bu hayvancağızın üzerine bir aslan postu atmış. Hayvandır bu, ne yapacağı ve ne iş göreceği belli olmadığından, ormanın kenarına kadar otlanarak gitmiş. Eşek ormanın kenarında otlanırken, ormanın derinliklerinden gelen bir kurt bu eşeği görmüş ve :
– “İşte bize bir av,” demiş, ama eşeğin sırtındaki aslan postunu görünce birden irkilerek:
– “Ya bu, aslan ise,” demiş ve: “O zaman beni paramparça eder” diyerek saldırıdan vazgeçmiş.
Ama eşeğin uzun kulakları dikkatini çekmiş ve kendi kendine :
– “Bu aslan olsa idi kulakları bu kadar uzun olmazdı,” demiş. Derken kurtun bir aklı; “aslandır bu” derken, bir aklı da “eşektir bu” demiş ve çelişki içinde bir süre orada kalıvermiş. Sonra birden bire eşeğin eşekliği tutmuş ve anırmaya başlayıp, yere yatmış. Eşek bir öyle, bir böyle yerde yuvarlanınca sırtından aslan postu düşüvermiş. Kurt kendi kendine şöyle söylenmiş:
– “Ulen, ben senin eşek olduğunu daha ilk başta anlamıştım ama, şu sırtındaki post aldattı beni” diyerek, eşeğin üzerine atlamış.

Bu köylü adam, o karşında oturan ve selamını almayan adama hitaben:
– “Beyefendi, beyefendi, ben de senin ilk başta adam olmadığını anlamıştım ama, şu sırtındaki elbiseler ve boynundaki kıravatın beni yanılttı,” demiş.

Hazreti Mevlana der ki: “Bana ağzını aç, sana kim olduğunu söyliyeyim.”  Rasulullah (salat ve selam üzerine olsun) :”Erkeğin güzelliği lisanının güzelliğindedir” diye haber vererek, dış görünüşün önemli olmadığını vurgulamıştır. Günümüzün insanlarının bir çoğu ilişkilerinin ilk başlangıcında süslü kelimelerle konuşan ağzı kalabalık boş lakırtı yapan kimselere güvenerek tamiri zor durumlara düşerek büyük zararlar görüyorlar.

Dış görünüşler herzaman bizi yanıltabilir. Bir kimsenin iyi veya kötü olduğunu, onunla konuşmadan, alışveriş yapıp, yolculuk yapmadan anlamamız mümkün değildir.

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Dış Görünüş Yanıltır (Mesnevi’den Bir Menkıbe)” üzerine 2 yorum.

  1. Arkadaslar tren 19. Yy’da icat edilmis mesnevi 13 yy’in ilk yarisinda yazilmis. Emin misiniz mesneviden alındığında.

    1. Kardeşim, konuyu yeniden, dikkatli bir şekilde okursanız mesnevideki hikayenin Hz. Mevlana tarafından değil de bir köylü tarafından temsil getirerek okunduğunu anlarsınız.

Bir cevap yazın