Mustafa İslamoğlu’na Reddiye

SONY DSC

Mevlana Celaleddini Rumi (k.s.) hazretlerinin Mesnevisinde bir temsil vardır. Kıssa şöyledir:
Merkebin birisi bir çukura idrarını yapmış. Bilahare idrarın üzerine bir saman çöpü konmuş. Akabinde onun da üzerine bir eşek arısı konmuş. Hafiften esen bir yel, idrarın üzerindeki saman çöpünü sallamaya başlayınca eşek arısı bir an gurura kapılıp kendisini büyük bir okyanusun üzerinde yol alan büyük bir ülkenin Kaptan-ı Deryası sanmış.

Günümüzün selefiyeci ve reformist İlahiyatçıları biraz ilim ve bir de makam ve koltuk elde edince yükseldikleri merdivenleri kırmaya başlıyorlar. Akabinde ayakları yerden kesilince yere inecek basamakları da kalmadığından adeta çamura saplanıyorlar. Mustafa İslamoğlu adında bir yazar, bulunduğu konumdan o kadar gurur ve kibre kapılmış olmalı ki, bu kibri onu Hz Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi cennetle müjdelenmiş büyük sahabilere hakaret etmeye kadar sürüklemiştir.
Kur’an’da Cennette ve Cehennemde kalacakların orada sonsuz yaşayacaklarına dair ayetler olmasına rağmen yazar, Cennet ve Cehennemin sonsuz olmadığını ve cennetteki müminlerle cehennemdeki kafirlerin orada sonsuz kalmayacaklarını iddia etmektedir. Üstelik bu iddiasını da Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’e atfetmektedir. Yazarın bu iddiasını okuyan A.T. isimli bir okuyucu kendisine şöyle bir soru soruyor:

NOT: Aşağıdaki eğik yazılar Mustafa İslamoğlu’nun kendi Web sayfasından kısaltılarak kopya edilmiştir:

Değerli hocam, size bir sual sormak istiyorum. Hocam, bir gün tefsir dersinde şöyle bir açıklamada bulundunuz, “Cennet sonradan yaratılmıştır, sonradan yaratılan yok olmaya mahkûmdur, baki olan Allah’tır, cennet de yok olacaktır” bunu söylerken tefsir müdavimlerinde kıpırdanmalar oldu, siz “O zamana kadar kalın yeterdir” dediniz. Sevgili hocam, bu bakış kişisel bir bakışın mıdır, kişisel bir bakışın ise dayanağın nedir? Kur’an’da ebedî olduğuna yönelik âyetlere ne demeli? Geçici olan bir cennet geçici bir ahiret demek, geçici bir ahiret demek geçici bir cehennem demektir. O zaman reenkarnasyona inananları burada haklı çıkarmak lazım. Kur’an’da geçen ebeden ebedî kavramı mecaz mıdır, kinayeli midir? Elbette her şey yok olmaya mahkûmdur ama Allah, bir şeye ol dediği zaman da oluverir ebedî kal dediğinde ebedî kalacaktır.”  

Mustafa İslamoğlu’nun ise A.T. isimli şahsa verdiği cevap şu şekildedir:

Cennet cehennem yok olacaktır” görüşü benim görüşüm değildir. Bir Kur’an talebesi olarak Kur’an’daki “huld” ves “ebed” kelimelerini tahlil ettim. Cennet ve Cehennemin ebediliğinin nasıl anlaşıldığını sahabenin olayı nasıl yorumladığını söyledim. Hz. Ebubekir’in, Hz. Ömer’in, Hz. Abdullah b. Mes’ud başta olmak üzere birçok güzide sahabinin bu konudaki günümüz yaygın kanaatinin aksine olan görüşlerini serdettim. Cehennemin sonsuz olmadığını söylediklerini naklettim. Buna da İbn kayyım el-Cevziyye’nin yazdığı Hadi’l-Ervah İla Biladi’l-Efrah adlı eserini kaynak gösterdim. Bu eser Arapça olarak piyasada var. Her yerde satılıyor. Bakmak isteyen açıp bakar. İbn Kayyım’ın ilmî yetkinliğinin derecesini siz bilmezseniz bilen birine sorabilirsiniz. Siz yanlış adrese kızıyorsunuz. Hz. Ebubekir’e, Hz. Ömer’e, Hz. Abdullah b. Mes’ud’a kızmanız, onlara hesap sormanız lazım. Onlara hesap sormanız gerekirken bana hesap sormanız adil değildir. Hak değildir. Zulümdür. Allah razı olmaz.”  

Kaynak olarak verilen İbn Kayyım Kimdir?

Şam’da İbn-i Teymiyye’nin yetiştirdiği din adamlarından. İsmi Muhammed b. Ebi Bekr olup, künyesi Ebu Abdullah, lakabı ise Şemseddin’dir. Şam’da Cevziyye medresesi Kayyımın oğlu olduğu için İbn-i Kayyım-i Cevziyye diye şöhret bulmuştur. 1292 (H. 691)’de Şam’da doğmuştur. 1350 (H. 751) de orada vefat etti. Kasiyun dağının eteğine defnedildi.  Mustafa İslamoğlu’nun kaynak olarak verdiği kitap İslam Alimleri tarafından incelenmiştir. Hadi’l-Ervah ve içindeki deliller okunmuş ve gerekli şekilde cevaplandırılmıştır. Hatta bu, daha İbnu’l-Kayyım hayattayken yapılmıştır. Pek çok alim tarafından “müçtehid” olduğu söylenen Takiyyüddin es-Sübkî, el-İ’tibâr bi Bekâi’l-Cenneti ve’n-Nâr” adlı eserinde Hadi’l-Ervâh’taki hatalı yaklaşımı açık biçimde gözler önüne sermiştir.

Hz. Ömer Onun İddia Ettiği Sözü –haşa- Sarf Etmiş midir..?

Hz. Ömer (r.a.) bu konuda şöyle buyurmuşlardır: “Şayet cehennem ehli kumlar sayısında cehennemde bekleyecek olsalardı bile, günün birinde çıkarlardı.” Büyük sahabi Hz. Ömer bu sözü kafirlerin cehennemden hiçbir şekilde çıkamayacaklarını ifade etmek için söylemiştir. Zira sayılı olan her şeyin bir sonu vardır lakin; Allahu Teala cennet ve cehennemin ve içinde kalacak mümin ve kafirlerin sonsuz yaşamalarını murat ettiği için oradakiler içinde kalacakları yerle birlikte sonsuz kılınmıştır. Bu bapta Kur’an’ın şu ifadesi; “hum fîhâ hâlidun ebedâ “ kelimesi oranın içindekilerle birlikte sonsuz olduklarını beyan etmektedir.

Bugün en sıradan alimler dahi müminlerin cennette, kafirlerin ise cehennemde sonsuz kalacaklarını Kur’an’dan okumaktadır. Kur’an’ı hıfzetmiş, vahyin gelişine şahit olmuş bu büyük halifelerin onlar kadar da mı ilimleri yoktu ki, -haşa- onlar cennet ve cehennemin sonsuz yaşatılmayacağına dair söz söylemiş olsun.?  Onlar nazil olan ilgili ayetleri hiç mi okumamışlar veya hiç mi birinden duymamışlar ki, bugün sıradan bir ilahiyatçı yazar kalkıyor o büyük sahabiler hakkında böyle haddini aşan sözler sarf edebiliyor..?

İbni Mes’ud ve Abdullah b. Amr b. El-As (Radıyallahu anhum)’ün: “Cehennem üzerine öyle bir zaman gelecek ki içinde kimse kalmayacak” sözleri günahkar Müslümanlar için kullanılmıştır. Bu rivayetin ravisi olan Ubeydullah b. Mu’az: “Bununla günahkar Müslümanlar kastediliyor” demiştir ki günahkar Müslümanların cehennemden çıkacağı zaten ittifak konusudur.

Allah (c.c.) cennetlik ve cehennemliklerin orada sonsuz yaşayacaklarını ayeti kerimelerle, Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz ise hadisi şerifler ile bildirmiştir.

Kur’an’a göre cennetlikler:

 – “Rab’leri, onları kendi katından bir rahmet, bir rıza ve bir cennetle müjdeler ki o cennette onlar için bitmez tükenmez nimetler vardır.” (Tevbe-21)
– “Onlar orada ebedi kalırlar. Çünkü en büyük mükâfat Allah katındadır.”  (Tevbe Suresi- 22)  

Kur’an’a göre cehennemlikler:

  Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.” (Ra’d-5)  

Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.” ( Müminun-103)  

Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in Faziletleri hakkında bir çok hadisi şerif mevcuttur. Burada sadece birisini bildiriyorum: Said İbnu Zeyd (r.a) rivayet etmiştir. Şöyle ki; Rasulullah (s.a.v.)’ın şöyle söylediğini işittim:
-“Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa’d İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu’l-Cerrah cennetliktir.” (Ravi der ki: Zeyd) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: “Onuncu kim?” diye sordular. (Bu taleb üzerine): “Said İbnu Zeyd!” dedi. Yani bu, kendisi idi.  (Ebu Davud, Sünnet 9)

Cennetle müjdelenen bu iki büyük sahabeyi Kur’an’a muhalefet etmekle itham eden birisinin bu hususta iyi niyetli olduğunu kim ısbat edebilir..?

 

(Visited 327 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın