DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Rabıta Şirk midir?” üzerine 130 yorum.

  1. Selamınaleykum ben bir şeyler sormak istiyorum insallah cevaplarsınız çok soru işaretlerim var.. Yaklaşık 3 senedir Sofiyim ama dersli değilim yani bu ders cekme zikir Çekmede kalbin allah allah demesi için çekiliyor ama mesela şöyle diyeyim birine Ayşe Ayşe Ayşe Ayşe demek var birde güzel Ayşe iyi Ayşe demek var demek istediğim Allah Allah yerine subahanallah elhamdulillah çekmek daha doğru değil mi? Bir de Hanefi mezhebinde tarikata bağlanmak doğru değil diyolar ne kadar doğru ?

    1. Aleykümselam Deniz Hanım. Allah müntesip olduğunuz tarikatta manevi yol almak nasip kılsın ve derecenizi âli eylesin.
      Makul olan her sorunun gereken cevabı bir aksilik olmadığı sürece inşallah, en geç 24 saat için de verilir. Kim söylemiş ise Hanefi mezhebinde tarikata girmek yok diye açık bir yalan söylemiştir. Yunus emre, Ak Şemseddin Hz. Mevlana gibi büyükler ve daha niceleri Hanefi mezhebinden idi.
      Gelelim sorunuza.
      Zikir ne için çekilir? Zikir, gönül aynasını paslandıran masivadan temizlemek için çekilir. Gönül aynası iki yüzlü bir aynadır. Bir yüzü dünyaya öbür yüzü melekut alemine bakar. Dünyaya bakan yüzü ile dünyalık işlerimizi yaparız. Melekut alemine bakan yüzü ile de İlahi nurlar ve melekut aleminin temaşası yapılarak imanın manevi yakînliği elde edilir.
      Ruhun melekut aleminden gelen İlahi nurların feyzi ile beslenip imanı yok etmeye çalışan şeytanların ve nefs-i emarenin tuzaklarından kurtulabilmesi için, gönül gözünü perdeleyen masivadan kurtulması gerekir. Gönül gözünün temizlenmesi için Allah’ın ismini tüm samimiyetle tekrar tekrar söylenmesi gerekir. Ta ki maksat hasıl olana kadar. Ondan sonra kalbin kendisi bizim zorlamamıza gerek kalmadan Allah’ı zikir yapmaya başlar.
      Allah lafzı ile yapılan zikir 99 esma ile yapılan zikre bedeldir. Çünkü O Zatın ismidir.

  2. selamun aleykum hocam benim sorum .nakşibendi tarikatına adabı yerine getirerek giriş yapmış bulunmaktayım yanlız kafa mı karıştıran bazı hususlar ve tam manasıyla rabıtanın anlamını anlayamadım yani rabıta yaparken şeyhimizi düşünüyoruz onun iki kaşı arsına bir nur iniyor yukarıdan ve o nur bizim ağzımızdan kalbimize sonra tüm vucumuza yayılır bu anlatılan olayların anlamı nedir.bu düşündüğümüz şeyleri nasıl anlamamız gerekir ALLAH muhafaza düşündüğümüz şeylere yanlış anlam yüklersek doğru olan bir işte kendi kendimizi yanlışa sürükleriz mesala bu düşünceyi şöyle mi anlamamız lazım düşündüğüm kamil mürşitte ALLAHU TEALA nın emir ve isteklerini sünneti tam anlamıyla yaşadığını islamı dosdoğru bi şekilde yaşadığını bundan dolayı ALLHU TEALANIN ona nurundan hayırlarından ihsan ettiğini bizim de onun gibi onun edebiyle edeplenip o nasıl ki peygamberimizin sünnetini tam anlamıyla yaşıyor dinimizi tam anlamıyla yaşıyor.onda bu halleri görüp bizim böyle yaşamamız gerektiğini düşünmek yani şeyh ten gelen nuru böyle mi düşünmeliyiz onun edebiyle edeplenip tabi ki o ALLAHU TEALININ emirleri ve peygamber efendimizin sünnetini yaşıyor.yani onu rehberimiz kabul etmeliyiz yani bize gelen nur aslında şeyhte görülen islam dinini tam anlamıyla yaşamakmıdır. cahillimden dolayı bazı şeyleri yanlış yazmış veya tam anlatamamış olabilirim. ALLAH razı olsun…..

    1. Aleykümselam ve rahmetuulahi.
      Allahu tealanın yarattığı feyz ve nur mümin kullarının kalbine şu şekilde tecelli eder:
      İlahi nur evvela peygamberimizin kalbine ondan sonra da diğer tam temizlenmiş mürşidlerin kalblerine tecelli eder. Mürşidin kalbine yansıyan İlahi nurlar onun iki kaşı arsında bulunan kalp gözünden dış dünyaya yansır. İşte rabıta onun iki kaşı arasını hayal edip onu nuru temaşa etmeye rabıta denir.
      Mürşide rabıta ona tapmak değildir. Onu dini güzel yaşamada örnek almaktır.

  3. S.a. sayın hocam umarım mesajımı görür cevaplarsınız.Aylardır araştırdığım nakşibendi tarikatına 3 gün önce tövbe edip 8 adabı yerine getirerek girmiş bulunmaktayım.Yalnız içinde bulunmak istememe rağmen hata yapmaktan korkuyor kendimi tamamen veremiyorum. Şöyleki ölüm rabıtasında sıkıntı yok zikirler de de öyle. Ama mürşid rabıtasında bir türlü kendimi rahatlatamıyorum. Beni huzursuz eden durum şudur; birincisi menzildeki mübareğin Hz. Muhammed (s.a.v) soyundan olduğu kesin midir? Nasıl emin olunabilir. İkincisi Rabıta esnasında şirkten korkuyor insan tamamen şeyhimizi bir vesile olarak görüyoruz asla ötesi olmuyor olmasına rağmen… İkinci olarak da hatme duasında peygamber efendimizin(sav) ve ashabının ruhlarına bağışlandıktan sonra bir çok vefat etmiş şeyhe de bağışlanıyor. Buda beni töbe haşa şirk olur mu acaba diye meraklandırıyor. Sorularımı mazur görün tasavvufta çok yeni olan benim gibi kardeşlerim canı gönülden hissederek bu kapıdan içeri girmek yaşamak istiyoruz. Cevabınızı en kısa zamanda bekliyoruz Allah razı olsun….

    1. Aleykümselam muhterem Ekrem kardeşim. Allahu teala tarikatı aliyeye intisabınızı hayırlı ve müdavim eylesin.
      Kendinizi tamamen verememek şeytanın vesvesesidir. Zira tuttuğunuz kapı sağlam kapıdır hiç endişeniz olmasın. Sorularınızın cevabına gelince;
      Mürşid rabıtasında mürşide tapılmıyor ki, onda şirk kokusu olduğu düşünülsün. Veysel Karani hazretleri Rasulullahı duyup iman ettikten sonra onu gıyaben her gün her saat hatırlayıp düşündüğünde, yani rabıta ettiğinde haşa şirke mi girmiş oluyordu? Öyle olsaydı Peygamberimiz onun hakkında övgü dolu sözler eder miydi? Mürşid her şeyden evvel bir insandır, bir vesiledir. Her zaman her daim her şeyin yegane yaratıcısı ve kudret sahibi Hazreti Allah’tır. Biz insanlar her gün hanımlarımızı, evlatlarımızı düşündüğümüz de müşrik olmuyoruz da bir Allah’ın dostunu mu düşündüğümüz de haşa müşrik oluyoruz.?
      Yok böyle bir şey.
      Seyda Abdulbaki hazretlerinin Peygamberimizin soyundan olduğu kesindir. Zira büyük ecdadı Rasulullaha kadar zincirleme uzanan şecereleri vardır.
      Vefat eden velilerin ruhlarına sevap bağışlamak şirk olsaydı Rasulullah Uhud şehidlerini ziyaret ettikten sonra onlara dualar eder miydi? Bir kere şirk ile dua birbirine yüz de yüz zıt şeylerdir. Dua da Allah’a yalvarmak var. Ondan Allahın lütfettiği sevapları yine Onun izniyle geçmişlerin ruhlarına hediye etmek var. Esselamun aleyküm ve rahmetullahi. Bize de dua et sufi kardeşim.

    2. Sizlerde dualarınızı eksik etmeyin hocam. Allah razı olsun cevabınız beni rahatlattı…

  4. Selamun aleykum hayirli geceler.ben kalbimi temizlemek istiyorum hangi tarikati yada hangi yolu yontemi onerirsiniz.cok tarikat var hepsinin gorusu farkli hicbiri birbirini kabul etmiyo sanki olaya nerden bakmak gerekir kafamda birsuru soru var ALLAH RIZASI OCIN AKIL VERIN SELAMUN ALEYKUM

    1. Aleykümselam muhterem Cengiz. Allahu Teala umduğunuza nail eylesin. Kalbi tasfiye(Allah sevgisinden başka sevgilerden temizleme), nefsi tezkiye(nefsi her türlü kötü huylardan temizleme) işleminde İmamı Rabbani hazretlerinin yolunu tavsiye ederim size. O, Kadiri, Çeştiyye, Kübreviyye ve Nakşibendiye tarikatlarında icazet ve hepsinde de talebe yetiştirme yetkisi almış büyük bir mürşittir. O bunlara rağmen talebelerine yoların en kestirmesi olan Nakşibendi Tarikatını tavsiyede bulunmuştur. Bunlar Adıyaman Menzil’de, Konya’da Molla Muhammed’in yolu, İstanbul da Mahmut efendinin yolu, Esat Coşan efendinin yolu ve Gönenli Mehmet Efendinin yolları vardır. Bunlarla aynı yolda olanlar da vardır ki, benim hepsini bilmem zordur.

    2. Bi de bir tarikatin yakin yerde ayri ayri zikir yapmasi normalmidir birlesmeleri gerekmezmi.

    3. Bir fabrika çalışanlarının hepsinin işçi olması veya hepsinin usta veya mühendis veya müdür olması nasıl mümkün değil ise, Allah’ın rızasını kazanma yolu olan bir tarikatta da farklı zikirler, farklı talimatlar olması olağandır.

  5. esselamınaleyküm hocam ben 3 ay önce bir tarikata girdim ablam ve eniştem yıllardır o tarikattan dersliydiler bende heves ettim ve istihare yapılarak ders aldım..ancak derslerdeki bazı hususlar beni çok rahatsız ediyordu sorularımdanda anlaşıldığı üzere rabıta yaparken mürşide ve onun mürşidlerine yalvarma gibi.. bunu yaklaşık 2 ay filan yaptım ama çok huzursuzdum 15 gündür bıraktım yapmayı ben şirk yapmaktan Allah şahidim çok korkuyorum..bana verilen ders kitapçığında bir önceki ayetmidir diye sorduğumu o soru kitapçıkta CENABI ALLAH BUYURUYOKİ diye yazmışlar ben aradım taradım bulamadım böyle bir ayet bu sebeple size sordum kafam çok karışık dersi terk edenin bu dünyasıda ahiretide mahfolur diyorlar Allah rızası için bu konuda bana yardımcı olurmusunuz.esselamınaleyküm.

    1. Aleykümselam Tuna kardeşim. O sahtekarları bırakmakla çok isabetli bir iş yapmışsın. Allahadına ayet uyduranlar kafirdir. Onlar din ve para sömürücüleridir. Onların tehditleri boş bir blöften ibarettir. Gönlün rahat olsun. İslam hiç bir tarikatın tekelinde değildir.

  6. selamınalyküm… ben size ana babanızdan daha çok acıdığım için size tarikat sayesinde bir kar kapısı açtım eğer kıymet bilmesseniz ben o kapıyı kapatırım başka kimsede onu açamaz..bu ayetimidir ayletse hangi ayettir öğrenebilirmiyim..

  7. selamınaleyküm rabıta yaparken mürşide ne şekilde yalvarılıyor bunu anlatırmısınız..

    1. Aleykümselam sayın Tuna. Rabıta yaparken mürşide yalvarılmaz. Sadece onu hayal ederek Allah’ın sevdiği bir kulu olduğu için gözünün önüne getirmeye çalışır ve onun hayalini babanızı muhabbetle hatırladığınız gibi onu da muhabbetle gönlünüzde tutarsınız.
      Rabıtanız daha da ilerlediğinde onu rüyada görür gibi görmeye başladığınızda sadece ondan dua istemeniz caizdir.

  8. Selamun Aleyküm Hocam; Vermiş Olduğunuz Değerli Bilgiler İçin çok Teşekkür ederiz. Yüce RABBİM Sizlerden Razı Olsun. ALLAH (c.c.) İstikametten Ayırmasın Cümlemizi.
    Hocam Bana Sorulan ve benim Bilgim Olmadığından Cevap veremediğim Bir Konuda Yardımınızı istiyorum, Tarikat’e Girilirken Mürşidin Elinden Tutarak Tövbe Edilmesinin, Peygamber Efendimizden(s.a.v) Gelen Bir uygulamamıdır Yoksa Bu yolun Usulümüdür.Bu Konuyla İlgili bize bir sohbetiniz Olursa memnuniyet duyarız. ALLAH (c.c.) Razı Olsun. Dua Eder, Dualarınızı İsteriz. Hayırla İnş.

    1. Aleykümselam sayın ZamanSiz. Allahu teala sizlerden de razı olsun ve daima istikamet üzere kılsın.
      Tarikate intisab ederken mürşidin elinden tutup onunla birlikte tüm günahlara tövbe etmek, intisap edilen mürşidi, Kur’an ve Sünnet yolunda kendisine rehber edinmek için söz vermek, Peygamberimizin sünnetlerindendir.
      Peygamberimizin(s.a.v.) Eshabı gerek Hudeybiye de ve gerekse başka yerlerde Rasulullah’ın elinden tutup Kur’an ve sünnet yolunda Rasulullah’a tabi olmak için söz vermişlerdir. Tevbe konusu zaten Kur’an’la farz kılınmıştır. Buna itirazı olan bir farzı inkar etmiştir. Bu baptan mürşidle yapılan tevbe ve intisap sünnete ve Kitaba uygundur. Aksini iddia edenler tasavvuf münkiri sapkın kimselerdir.

  9. Selamun aleykum. Uzun zamandır bir tarikatın icindeyim ve sunu gordum insanlar artık seyhlerin hata yapma payını unutmuslar sorgulama hic yok hep bi bildigi vardır mantıgıyla gidiyorlar. Ve seyhler muazzam bir zenginligin icindeler hersey şaşalı. bir algı olusmus bir de sanki baska bir yere gitse butun inancı sarsılacak korkusu var rabıta ibadet degil ama farz gibi ehemmiyet var sunnetlere gosterilmeyen kadar hemde herkes seyhi gorunce iki buklum oluyor ama Allah cc karsında safa durdugunda oyle degil sunnet olsn zikirleri dahi izin almadan yapamazsın cunku yaparsan olmaz sapıtırmıssın. İnsanları kendilerine kole etmek gibi birsey bu bunlar kafa karıstıran yerler

    1. Aleykümselam Emrah. Ekseriyetle bazı şeyhler, bu şekilde tabulaştırılıyor maalesef. Asla, Tasavvuf karşıtı bir kimse değilim. Gerçek mürşidlere Allah için saygım sonsuzdur ancak, bir kimsenin 30-40 yıl bir kapıya devam edip te, bir arpa boyu yol alamamasının sebebi bu cehalet içinde körü körüne tabi olmakta yatmaktadır.
      Bir kimse ne kadar sadık bir mürşittir? Önce onun farzları ve sünnetleri yaşamında ne kadar ihtimamla uyguladığına bakmak itikadi bir problemi var mı bunu bilmek her müridin en tabii hakkı olduğu halde buna dahi müsamaha göstermeyecek kadar bağnaz ve kör kimseler hiç de az değildir.

    2. Cevap yazdığınız için teşekkür ederim ilk önce.Hakikaten biz bir kul olarak ilk önceliği şeyhlere değilde ayet ve de hadislelere verirsek kurtuluruz ancak gecesi gündüz gibi bir aydınlık bir yol bırakmısken Allah resulu sav, bir bilinmezliğe girmek pek akıl karı değil Allah cc hepimize kendisinin razı olacağı dosdogru yolu nasip etsin selamun aleyküm herkese

    3. Sayın Emrah, gerçek şeyhler kendi fikirlerini değil, Allah’ın farz kıldıklarını emreder, Rasulünün sünnetlerini tavsiyede bulunarak İslamiyeti sevdirmeye çalışırlar.

  10. sa

    4 mezhebin rabıta ve tarikat ile ilgili içtihatlarını öğrenebilir miyim. Her konuyu çok detaylı bir şekilde inceleyen mezheplerimizin, rabıta ve tarikat ile ilgili bir içtihatlarına rastlayamadım. İnsanın hayatını bu kadar kuşatan ve yaşam şeklini değiştiren bir konuda neden tek bir satır bulamadım. Ben mi yanlış kaynaklara bakıyorum.
    Konu bence önemli, çünkü konuştuğumuz bazı müridlerin şeyhleri için düşünceleri, gerçekten şirk içermektedir. Bunun bir fıkhı varsa bunun bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

    iyi çalışmalar

    1. Aleykümselam sayın Ahmet Bey. Teşekkür ederim çok ehem bir konuya değinmişsiniz.
      Tasavvufun rabıta konusu fıkhın içine girmediği için mezhep alimleri bununla ilgili bir içtihatta bulunmamışlardır. Rabıta bir ibadet de değildir. Bazı sözde alimler rabıtayı dine sonradan sokulan bir ibadetmiş gibi dillerine dolayıp durmaktalar. Bu onların bu mevzuda cehaletlerini göstermektedir.
      Rabıta bataklıktan yeni çıkmış bir kimsenin elbisesini kurutma metodudur. Bu bazı tarikatlarda bir üsluptur ibadet değildir. İbadet olmadığı için de kimse buna dinde bidat diyemez.
      Tasavvufa gelince o şeriati yaşama durumudur. Şeriatten ayrı bir yaşantı değildir. Doğru bir tasavvuf ehl-i sünnet itikadıyla çerçevelenmezse şirk ve küfrün batağından asla hali olamaz. Ameli konu da zaten dört mezhepten birisine bağlı kalmak zorunluluğu vardır. Hiç bir şeyh bir müçtehid alimin içtihadına aykırı bir muameleyi yapamaz ve emredemez. Müçtehitler de içtihatlarında Kur’an ve sünnet ve eshabın icması ile sınırlıdır.
      O halde “tasavvuf nedir?” denecek olursa..
      Tasavvuf; itikatta ve amelde dört mezhepten birine tabi kalmak şartıyla şeriatle amel etmek, nefsin istediklerini yapmamak istemediklerini yaparak onunla mücadele edip kalbi temizlemek, imanda yakini elde ederek, ihlasa ulaştıktan sonra Fecr suresinde zikredilen mutmeinne nefse ulaşıp, Allah’ın razı olduğu kul olmaktır.
      Tasavvufun bundan başka bir gayesi yoktur. Keşifler ve kerametler manevi yolda imtihan için verilen şeylerdir. Bunlara takılanlar sapıtır.
      Günümüzde maalesef insanlar bunlara takılarak gerçek manada şeyhlik erdemliliğine ermemiş zavallılara tabi olarak evdeki bulgurdan da oluyorlar. Yani imanlarını da yitiriyorlar.

  11. selamun aleyküm benim sorum şu. nakşibendi tarikatındnım ama şupelerim var. tövbe esnasnda son yapılması gereken yani murşit rabıtası bir gunah işleyecğin zaman murşidni duşun deniliyor. oysaki rabbim şah damarımzdan daha yakın olduğu halde şimdi kitabmız ortada sunnet farz belli kul bunları yaparsa zaten rabbine sevgi dolar. he şimdi diceksinz vesile kardeşm vesile. kıldığın kişide zembille inançlı inmedi oda kendi kendine peygambermizi örnek almış farzı sünneti yapmıs bu dereceye gelmiş.

    1. Sayın Birtan aleykümselam. Günah işleneceği zaman Allah’ın öfke ve azabını hatırlamamız, ibadet yapacağımız zaman ise Allah’ın rızasını düşünmemiz lazımdır. Allah’ın Zatının hakikatını düşünmek şirke sebep olur. Zira O’nun Zatı hakkında aklımıza gelen her şekil mahluktur. Günah işleneceği veya ibadet yapılacağı zaman mürşidi düşünmek de şirke sebep olabilir. Çünkü ibadetler Allah rızası için yapılır. Günahlar da Allah korkusundan dolayı terk edilir. İşlediğimiz günahı mürşid görüyor diye terk etmek şirktir.
      Rabıta sevgi için yapılır. Bu sevgi Allah sevgisine götürmez ise bu da manevi tehlikedir. Mürşidi kamiller Allah’ın dostlarıdır. Onların suretlerini değil, kalplerindeki Allah muhabbetini rabıta etmelisiniz. Rabıtaya onların abdest almasını namaz kılmasını huşu ile secdeye vardıklarını düşünerek yaparsanız olumlu netice alırsınız.
      Kafanıza takılan soruları her zaman sorabilirsiniz.

  12. girişi belli çıkışı aklın sınırlayamadığı hayal aleminde terbiye adına kendini öldüren kaç kişi var?.mürşidi kamil değil tüm sadatların ismi geçiyor,onlara dua ediliyor.ve Kuran a göre ettiğimiz dualar kimsenin ruhana hediye edilmiyor edilsede ulaşmıyor.ve mürşidler günahsız eleştirilemez,hakkında kötü düşünülemez .beşer olduğu bariz olan zata nasıl mükemmiliyet kazandırabiliriz ?peygamberimiz s.a.v.Allah tan peygamber olduğğu halde bağışlanma dilemesi oluyorda biz onlar için düşünemiyoruz.hatme saygısı var çünkü onlar peygamberimizle birlikte hatme halkasına eşlik ediyorlarmış.ölmüş insan hiç bir şekilde dünyayagelemezken ve kuranda kesin belirtilmişken yanımıza geliyorlar?

    1. Muhterem Aykut selamünaleyküm. Kimsenin kendini terbiye adına hayal aleminde öldürdüğü yok. Allah alem içinde alem yaratmıştır. Birincisi şehadet alemidir ki(madde alemi), bunun içinde cennetler cehennemler arş ve kürsi, yıldızlar alemi, güneş sistemi ve dünya vardır. Bu alemin içinde insanlar hayvanlar melekler cinler vs. yaşar. İkincisi ise berzah alemidir ki, onda kabir içindeki ruhlar vardır. Üçüncüsü melekut alemidir ki onda Allah’ın ismim ve sıfatlarının nurları tecelli eder.
      Hayal alemi bunun kenarına yaklaşamaz. Eğer teslim olsaydınız bu alemdeki İlahi nurları temaşa etmek sizin için ulaşılmaz olmayacaktı.
      Mürşidin mükemmeliyeti olgunlaştıran yani ona vesile olan demektir.
      Tevbe Allaha yapılır. Mürşid de seninle birlikte Allaha tevbe etmektedir. Orada yapılan biattır. Peygamberimizde bir çok defa sahabeden biat almıştır.
      Kuranın şehidlerin ölmediğini belirten ayetini size hiç söyleyen olmadı mı? Allah “onlara ölüler demeyin” buyuruyor. Veliler de peygamberler gibi kabirlerinde namaz kılarlar. Çünkü onlar hadis şerife göre peygamberlerin varisleridir.
      O halde Allah onların ruhlarını hatmeye göndermekten aciz mi? Ölüm olayı sadece bir yer değiştirmedir. Kuran vefat edenlerin dünyaya tekrar gelemeyeceklerini bildirirken izinsiz gelemeyeceklerini bildirmiştir.
      Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır sözü yanlış anlaşılmıştır. Tasavvufla uğraşanların rehberi olmazsa şeytan onları yanıltır anlamındadır.
      Nitekim böyle aldanıp ibadetleri terk edenler az değildir.
      Allah gönlünü sürur eylesin bize de dua et. Vesselam.

  13. tasavvufta rabıta kalbi ibadete hazırlamak için yapılır.yani kalp olgunlaşacak,terbiye olacak ki ihlasla ALLAHA kulluk yapılabilsin.mürşit vesiledir.mürşit yol gösterir.hakiki mürşit KURAN VE SÜNNET ÜZERE YAŞAR.ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN.

    1. Evet, rabıta sizin de dediğiniz gibidir sayın Fatma Hanım. Allah hepimizden razı olsun ve Allah’a emanet olunuz.

  14. Selamun aleykum,Bende rabita yapmak istiyorum fakat rabita yaparken kimi dusunmek gerek, sadece S.a.v efendimize mi yapilir, yada baska bir evliyaya da mi yapilir,aklinizdaki bir evliyaya yaptiniz diyelim,ve sadece ona sadik kalinmali mi iki evliya ya da yapilabilir mi cok tesekkurler,Allah razi olsun simdiden,Rabbim basarilarinizi daim kilsin hayirli ramazanlar.

    1. Sayın Ecrin. Eğer gerçek bir tarikata mensup iseniz o tarikatın gerçek bir lideri olan şeyhi de varsa, rabıtayı ona yapabilirsiniz. Eğer herhangi bir şeyhe bağlı değilseniz o zaman Peygamber Efendimize rabıta yapmanızı öneririm.
      Peygamber efendimize nasıl rabıta yapacaksınız?
      Önce onun hayatını yazan bir kitabı okumalısınız. Ondan sonra onun yaptıklarını sık sık hatırlamaya çalıştığınızda rabıta kendiliğinden olmuş demektir.

  15. Kendisine rabıta yapılan kişiden dua istemek nasıl şirk olur?
    Rabıta edilen şahsın İlahi gücü olduğuna inanmak, Allah’ın kudreti ve iradesi olmadan rabıta edilen kişinin kendisine yardımda bulunacağına inanmak şirk olur.
    Böyle değil de, rabıta edilen kişinin bir vesile olduğuna inanılır, her türlü oluşumun Allah’ın kudret ve iradesiyle olduğuna ve olacağına inanmak ise, şirk değil gerçek iman olur.
    Bir kimse fiziksel olarak karşı karşıya olduğu bir kimseden bir yardım beklese de beklemese de o kimsede ilahi bir gücün var olduğuna inanıyorsa rabıta etmeden de o adam şirke düşmüş olur.

    1. Burada delillerin açık olmadığını yazmışsınız. Bu makale de delil olarak yazdığımız ayet ve hadisleri delil kabul etmiyor musunuz..?

  16. hayırlı günler ders veren bir cemaat ablasının ilmimizi üstazımıza emanet edelim demesi ne kadar doğru bir de herşeyde önce Rabbimizin ve Peygamber (SAV) efendimiz yerine üstazımız denilmesi doğrumu lütfen cevap verirseniz çok sevinirim kafam çok karıştı

    1. Sayın Melek Hanım. “İlmimizi üstadımıza (yani; hocamıza) emanet edelim” sözü müminleri manen uyutmak manasını taşır..
      Allahu Teala kimseyi kimsenin günahı ile cezalandırmayacaktır. Herkes kendi yaptığından sorumlu olacaktır. Kur’an “etîullâhe ve etîurrasûl” (ALLAHA VE RASULÜNE İTAAT EDİNİZ” buyurmaktadır. Bu sebeple bir mümin Allah ve Rasulünden başkasına şartsız itaat edemez.. Mutlak teslimiyet bu ayet gereği Allah’a ve Rasulünedir.
      Üstad sadece bir vesiledir. Hakkı öğrettiği sürece ona itaat edilir. değilse edilmez.Allah kendi ismini ziktermemizi emretmiştir. Rasulüne ise salavat getirmeyi emretmiştir. Bunların dışındaki beyhudedir.

  17. Sayın Ali Bey tam olarak fikrinizi açıklamamışsınız. Net fikriniz nedir onu yazınız lütfen.

  18. -” Salihlerin anılması günahlara keffarettir. “diye buyurdu.
    bu hadis nerde geçiyor delil verebilirmisiniz?

    1. -” Salihlerin anılması günahlara kefarettir” Hadisi Deylemi)

    1. Sayın Mercan, rabıta yapabilmeniz için mürşitler silsilesi Peygamber Efendimize kadar kesintisiz uzanan kâmil(olgun) ve mükemmil (olgunlaştırıcı) bir mürşid bulup ona intisab etmeniz gerekir. Ondan sonra o mürşidin vereceği talimata göre rabıta yapabilirsiniz.

    2. “Allah’ın feyz ve nurundan yararlanmak isteyen kimsede büyük velileri vesile etmedikçe manevi susuzluğunu gideremez.” demişsiniz.

      ..Biz ona şahdamarından daha yakınız. (Kaf, 16)

    3. Sezgin Bey siz bizim, “RABITA ŞİRK MİDİR?” yazımızda; “Allah’ın feyz ve nurundan yararlanmak isteyen kimse de büyük velileri vesile etmedikçe manevi susuzluğunu gideremez.” dediğimizi demektesiniz… Evet aynen öyle demekteyiz. Vesileyi inkar etmek Maide Suresinin 35. ayetini anlamamak demektir.
      Şu da biline ki bir kimse mürşit de olsa, zamanın ğavsül azamı da olsa, Muhammed alehisselamın aracılığı olmadan Allahu Teala’dan feyz alamaz. Yani bir kimse Muhammed aleyhisselama tabii olmadıkça asla yol alamaz. Çünkü bu husus Kur’an’ın; “Allaha ve Rasulüne tabi olunuz” mealindeki ayetiyle belirtilmektedir.
      Kur’an “vebteğû ileyhi’l-vesîlete.” O’nun rızasına ermek için vesile arayınız ” buyurmaktadır. O halde Rasulullah bu alemden göçtüğüne göre kim vesile edilecektir? Bunun cevabı Rasulullahın bir hadisi şerifinde belirtilen Kâmil ve mükemmil velilerdir. İşte o hadisi şerif: “El-Ulemâü verâsetün enbiyâ” Mealen; “Ulema peygamberlerin varisleridir” Bu durumda bir kimse mürşidi kamilleri vesile etmeden gerçek manada tasavvuf yolunda seyir ve sülük yapması imkansızdır.
      Dolaysı ile “vesile yok” diyen ve vesileyi inkar eden şu ayeti kerimeye ters düşmüş olur:
      -“Ey inananlar, Allah’tan korkun, O’nun rızasına yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.” (Maide-35)
      Sayın Sezgin Bey siz; “Biz ona şahdamarından daha yakınız.” (Kaf-16) mealindeki ayete şu yorumu yapmaktasınız;
      “Allah’ın bu ayetini inkar etmeyin. Kimse Allah’a ve O’nun nuruna erişmek için vesileye ihtiyaç duymaz.” diyorsunuz.
      Siz kendi akıl ve mantığınıza göre Kur’an’ın bu ayetine yanlış anlam verip, vesileyi inkar ederek Maide Suresi 35. ayetine ters düşmektesiniz.
      Kaf Suersi 16. ayetine gelince, Allahu Tealanın yakınlığı manevidir. Eğer bir kimse buna mesafe olarak inanıyorsa küfre girmiştir. Zira Allah mekandan münezzehtir. Manevi yakınlığa gelince, Allah’ın rahmetine herkes aynı yakınlıkta olmadığı gibi feyz ve nuruna da herkes aynı yakınlıkta değildir.

  19. Muap bin Umeyr’e cevaben:
    Bizim sitemiz de sahte tarikatlara ve sahte şeyhlere aman verilmez ve şirk içerikli yazılara da asla yer verilmez bundan müsterih olunuz. Ama birisi anlamadan bilmeden rabıta yapan müminlere müşrik derse, o kimsenin kendisi de müşrik olur.. Zira insan olupta düşünmeyen var mıdır? Düşünen her insan her an birilerini rabıta ediyor demektir.

    1. Allah sana ve senin gibi yanlış yolda olanlara hidayet versin bay selçuk!

    2. Slm alykm ben 5 sene dersimi ve rabitami duzenli yapiyordum bir gavlete dustum bir bucuk senedir yapamiyorum ve bu 3 ay oncesi esim kadri tarikatina basladi banada devamli gel beraber gidelim sende ders al dedi durdu ben kendi sohbet evimiz uzak oldugu icin senede uc yada dort gidiyordum esime baktim her hafta gidiyor ve istahli birsekilde anlatiyor neyse bende girdim ama sonra cok pisman oldum ve esimde anladi sohbeti ve dersi birakti ve ben yeniden tovbe almak istiyorum esimde bosver girmeyelim boyle tarikat icine kilalim namazimizi tutalim orucumuzu okuyalim kuranimizi diyor ama ben almak istiyorum esimi dinlemelimiyim yoksa tekrar tovbemi almammi gerekir. Ve birsry daha tovbe alip vird almazam olurmu kucuk ders alsam olmazmi

    3. Aleykümselam Havva hanım. Eşinize tabi olmakla çok büyük bir hata yapmışsınız. Ama her şey bitmiş değildir. Yeniden tövbenizi yenileyebilirsiniz.
      Hatta eşinizi de davet ediniz.

    4. İyi günler benimde bir sorum olacak. Menzilde bayanlar bölümü hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz bilmiyorum umarım yardci olursunuz. Annelerin seyyidlerin evlerinde hizmetlilerin olması her islerini onların yapması ve oraya ziyarete gelenlere de annelerin evlerinde hizmet denilerek işlerinin yaptiriasinin hikmeti nedir? Birde sofralarında artan yemekleri teberrük diyerek kapıya çıkarıp sofilere veriyorlar temiz bir tabağa koymadan hem de. Buna nefis terboyesimi diyoruz çünkü çoğu insani sogituyor bu davranışlar

    5. Allah’ın feyz ve bereketi üzerinize olsun Berna hanım. Menzil büyüklerine saygımız sonsuzdur.
      Ancak bayanlar bölümünden bihaberiz biz. Eğer söylediğiniz gibi ise, onlar evlerinde ücretli olarak hizmetli bulundurabilirler. Ancak ne seyyidler, ne de seyyideler sofileri ve sofi bayanları ücretsiz olarak şahsi işlerinde çalıştırmaları doğru değildir, o kul hakkı olur. O şekilde şahsi işlerde çalıştırmaya hizmet denilemez. Hizmet, cemaate yapılan işlerdir ancak. Sofralarında artan kırıntıları teberrük deyip başkalarına vermeleri de mekruhtur. Onları kendileri yemeli. Sünnet olan sevdikleri temiz şeylerden sofiyelere vermeleri gerekir.
      Nefis terbiyesi kirli tabaklarla yemek artıkları dağıtmak değildir. Nefis terbiyesi kul haklarına riayet etmekle, haramlardan sakınmakla, farz ve sünnetleri zamanında yapmakla mümkündür. Gerisi nefsani davranışlardır ve şeytana kapı açar ancak. Cahiller onun adını nefis terbiyesi koymuştur maalesef.
      Ama sizler yine de kapıdan soğumayınız. Çünkü o yapılan her türlü olumsuzluklar da Allah’ın bir imtihandır. İnsanların konumu ne olursa olsun başka insanları kötü davranışlarla imtihan etmeye yetkili değildir. İnsanlar ancak Kur’an ve sünnet üzere yaşamak ve davranmakla memurdur. Yanlış işlerde bulunanlara karşı mesafeli olunuz. Allaha emanet olunuz.

Bir cevap yazın