Sonsuz Cehennem Azabına Talip Olan İnsanın Kendisidir

S O R U L A R ayet- gevşemeyin ve üzülmeyin

S 1: Sonsuz cehennem zulmüyle merhamet ve adalet bağdaşıyor mu sizce? Bu büyük bir zalimce eylem değil midir..? Ayrıca bir kısım insanı cennete ezelden yazmak bir çoğunu da cehenneme yazmak adaletsizliğin en tepede olması demek değil midir.. ?

S 2: Allah insanların cennete ve cehenneme kader dediğimiz yazgıyla yazıp çizmiştir ve kalemi de kırıp atmıştır bence. Çünkü bir defa peygamberler bile kesin cennete yazılmış, hiç şu ana kadar kâfir olan peygamber duydunuz mu? Ve cennetin kapısında, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün rasulullah” yazması da peygamberin önceden cennete yazıldığının bir göstergesidir..

CEVAP 1:
Sonsuz cehennem zulmü ifadesi yanlıştır. Çünkü Allah, Ben kullarıma zulmetmem ” buyurmaktadır. Onun yerine sonsuz cehennem azabı denilmesi gerekirdi. Cehennem azabı küfrün(inkarın) karşılığıdır. Ayrıca, bu dünya da halka zulmeden imansız gaddar ve zalimler cezasız mı kalmalıdır?

Aldatıcı güzelliklere sahip, çok tehlikeli bir yerde eğlenceye dalan bazı kimselere o çevreyi iyi bilen birisi, “Ey kendilerini eğlenceye kaptırmış kimseler! Hepinizi köşküme davet ediyorum. Hanemde hepinize yetecek yiyecek, içecek ve yatacak yer var. Bulunduğunuz yer ise karanlık çöktüğünde hem çok soğuk olacak, hem de yırtıcı hayvanlar gelmeye başlayacak. Sizi uyarıyorum! Davetime uymayanlar bir süre sonra helak olacak.” dese.. Bu durumda davete uymayıp soğuk gecede helak olanların sorumlusu davete uymayanlar mı, yoksa onları uyarıp davet eden hane sahibi midir?

Allahu Teala bu dünyayı yaratıp tüm insanları peygamberleri vasıtası ile sonsuz esenlik yurdu olan cennete davet etmektedir. Davete uymayanların ise, cehenneme duçar olup helak olacaklarını bildirmektedir.  Buna karşın onlar, inat ve inkâr içinde davete uymayıp cehennem düşmelerinden Allah celle celâlühüyü sorumlu tutmaya hakları olabilir mi? İnkârcıların sonsuz azaba düşmelerine küfür ve inatları sebeptir.

Sonsuz merhamet, davete uyanlaradır. Davete uymayanlar ise kendi kendilerine zulmeden zalimlerdir. Küfür ve inat içinde direnenlerin kendilerine yaptıkları zulümden dolayı kimseyi suçlamaya hakları yoktur. Hele, Allah’ı suçlamak en büyük zalimliktir.

Kader konusu ise çok yanlış anlaşılmaktadır. İlim bilinene tabidir. Bilinen ilme değil. Allahu Teala, ezeli ilmi ile bir kimsenin iradesiyle küfrü seçeceğini bilip levhi mahfuza yazması, o kimseyi o işe zorunlu kılmaz. Allah o yazıyı yazmasaydı bile o kimse hür seçimi ile o yolu seçecekti. Allah’a adaletsiz demek; cehalet ve küfrün en aşağısıdır.


CEVAP 2:
Yaratan, ”Kader dediğimiz yazgıyla yazıp çizmiştir ve kalemi de kırıp atmıştır bence” diyorsunuz.
Din, Allahu Tealanın Rasulü ile bildirmesi üzeredir. Dinin, sizcesi bizcesi olmaz.
”Peygamberler bile kesin cennete yazılmış, hiç şu ana kadar kafir olan peygamber duydunuz mu?” diyorsunuz.
Allah katında peygamberler de diğer insanlar da sorumludur. Hiçbir kul imtiyazlı değildir. Peygamberlerin kafir olmaması kendi iradeleri sebebiyledir. Allah kendisine hiç isyan etmemiş peygamberlerini kafirlerle bir tutacak değildir elbette.
“Cennetin kapısında, “Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasulullah” yazmasi da peygamberlerin önceden cennete yazıldığının bir göstergesidir..” diyorsunuz.
Bunun anlamı “Kim Allah’a ve Rasülüne iman ederse cennete girer” demektir. .  Allahu Teala, peygamberleri seçmiş ve onları her türlü günaha düşmekten korumuştur. Peygamberler kendi iradeleri ile iman etmiş ve iradelerini zorlayarak şeytanla mücadele etmişlerdir. Sizin düşündüğünüz gibi olsaydı Allahu Teala Rasülüne; “emrolunduğun gibi dosdoğru ol” der miydi.?

Kaderde yazılanlara tabi olarak iman ve amelimiz şekil alsaydı, İlahi kitapların ve peygamberlerin gönderilmesine gerek olur muydu..? Haramlardan kaçınmamız ve farzları yapmamız için yapılan telkin ve uyarıların ne anlamı olurdu.?

 

(Visited 257 times, 1 visits today)