Mealciliğin Maksadı Nedir?

Allahu Teala Kur’an-ı Kerim’de müminleri ayrılmamaya, sımsıkı birlikte olmaya çağırır:

kabe1– “Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” (Âl-i İmran-102)

– “Hep birlikte Allah’ın ipine (kitabına ve Rasulüne tabi olarak) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın.” (Âl-i İmran-103)

– İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır. (Âl-i İmran-104)

     Ayette murad olunan birliği ulemadan İmam-ı Sübkî  şöyle açıklar; “Asıllarla ilgili konularda ihtilaf şüphesiz dalalettir ve bu Kur’an’ında işaret ettiği gibi her fesadın sebebidir.” der.
Ulemadan İmam Hattabi ise ayrılık hususunu şöyle izah eder: “Ahkamla (amelle) ilgili çeşitli manalara gelebilen esasa dair olmayan konulardaki ihtilaf ise, Allah bu ihtilafı alimler için bir rahmet ve ikram kılmıştır. Ümmetimin (
alimlerinin) ihtilafı rahmettir hadisinde kastedilen de budur.” der. (İmam Nevevi, Şerhi Müslim, c, 11, s, 92,)
Keza bu konuda bazı alimlerde hadisi şerifteki; “ümmetim” lafzıyla kastedilenin bütün ümmet olmayıp, müctehid alimlerin ihtilafı” olduğunu söylemişlerdir. (Abdurrauf El-Münavi, Feyzül Kadir Şerhi Camiüssagir, c, 1, s )
Mezheplerin farklı olmaları asli konularda değil, teferruattaki konulardadır. Bu tür bir farklılık ise, mezhepsizlerin anladıkları gibi parçalanmak değil, bilakis rahmet olmuştur.

Müslümanları tek bir amelî mezhepte toplamaya günümüzün ulemaları ne ilmen ne de takvası yönü ile yeterli değildir. Ancak sağlam kaynaklara göre, Peygamber Efendimizin âhir zamanda geleceğini müjdelediği İmam Mehdi’nin (a.s.) içtihat edip Hanefi mezhebine benzer bir mezhep kuracağı ve Müslümanların onun mezhebine tabi olacakları haberi vardır.

TEK TİP MÜSLÜMAN MI?
Zihinleri tek tiplilik felsefesi ile bulanmış kimseler istiyorlar ki mezhepler kalksın da Müslümanlar tek tip olsun. Aslında bu bir hile ve yalandır. Zira Müslümanların mezhepsiz kalmalarını isteyenler, Müslüman kimliği altında, Müslümanları parçalamak isteyen sinsi, İslam düşmanlarıdır. Müslümanlar mezhepleri terk ettikleri zaman birbirini tutmayan yüzlerce MEAL MEZHEPLERİ ORTAYA ÇIKACAK ve Müslümanlar bölük pörçük olacaklardır. İşte o zaman sinsi İslam düşmanları hedeflerine varmış olup fitnenin en büyüğü çıkacaktır.
Bu tek tiplilik felsefesi ise, bu sinsi İslam düşmanlarının bir alt gurubu olan piyonların, sosyalizmden kalma bir saplantısıdır. Zira onlarda insanları tek tip yapmak için halklara az zulüm etmediler. Din de tek tipçilere Peygamber (s.a.v.) Efendimizin şu hadisi şerifleri en mükemmel bir cevaptır:
-“Ümmetimin alimlerinin ihtilafı rahmettir.” (Hadis-i Nevevi, Müslim)
Bu alimler yine ehli sünnet alimlerinin sözbirliği ile müçtehit alimlerdir. Yani mezhep imamlarımızdır. (Allah Onların Mekanlarını Cennet eylesin)

     Alimlerin ihtilafını cahillerin ihtilafı gibi nefsani sananlar asla bu gerçeği anlayamaz. Kendisini aklı başında, tüm ehli sünnet camia (Hanefi, Şafi, Hanbeli, Maliki) mensuplarını anlayışsız sanan bu kimseler kendilerini ne sanıyorlar acaba? Bunlar kendilerini, İmamı Azam, İmamı Şafi, İmamı Ahmet Hanbeli ve İmamı Maliki’den daha mı alim ve takva sanıyorlar? Zira bu mezhepleri onlar kurdular, bu haksız ve densiz suçlamalarda onlara atıftır.
Bu kimselere denilir ki:
Kur’an mealinden insanlar dinlerini nasıl öğrenecek? Herkesin müçtehid alim olabilmesi mümkün mü? Zira okuma yazmayı bilmeyen ümmiler hiç de az değil. Okuduğunu anlayamayanları da hesaba katarsak bu Müslümanların hali ne olacak? Bunların Müslümanlara ; “Dininizi Kur’an’dan öğrenin demeleri, hastalara; Doktora gitmeyin, işte orada tıp kitabı var, alın okuyun ve kendi kendinizin doktor olup kendi kendinizi tedavi edin” demekten başka ne anlama geliyor? Herkesin doktor olması mümkün değilken, her Müslümanın içtihat derecesinde alim olması nasıl mümkün olacaktır?

    MEZHEPSİZ MEALCİLERE 6 SORU: 
1- 1400 küsur yıldır İslam alimleri hep yanıldı da, sizler mi doğruyu keşfettiniz? Sizler (hâşa) onlardan daha mı büyük alimsiniz ve daha mı iyi müslümanlarsınız?
2- 1400 yıldır hak mezhep mensupları arasında hiç bir olumsuz olay olmadığı halde sizler mezheplerin sayısından niçin ürküyorsunuz?
3- Cuma namazı Kur’an’da geçer ama kaç rekat olduğu ve nasıl kılınacağı açıklanmamıştır. Bunu nasıl bileceğiz.?
4– Cenazenin yıkanmasını, namazının kılınmasını Kur’an’da bulabilirler misiniz?
5
– Beş vakit Namazın Kur’an’da nasıl kılınacağını ve kaç rekat kılınacağını söyleyebilirler misiniz?
6- Allahu Teala Kur’an’da Rasulüne tabi olmamızı emrederken, sizler niçin akıl ve hevai nefislerinize tabi olmaktasınız?

Mezhep münkirlerinin kimileri imanın şartlarından kaderi inkar ediyor, kimileri şefaati inkar ediyor, kimileri  de Allah’ın, geleceği bilemeyeceğini söyleyerek dinden çıkıyor ve insanları da arkalarından cehenneme çekmek istiyorlar.
Bu mudur bu sapkınların birliğe beraberliğe çağrıları? Bunlar kendi aralarında dahi, yüzlerce mezhebe bölünüp tek mezhep olamazken, bir de kalkıp inançta tek yol olan ehli sünnet mezhebini eleştirmeye kalkıyorlar. Bunların maksatları Kur’an’da birleştirmek adı altında Müslümanları parçalayıp, yok etmek değil de nedir?

Cenâb-ı Hak, hepimizi müctehid İmâmlar vasıtası ile Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem efendimize uyan bahtiyar kullarından eylesin. Selef-i sâlihin düşmanı selefiyecilerden, ehl-i sünneti kâfir bilen vehhâbilerden, telfık yaparak hak mezhepleri ortadan kaldırmak isteyen mezhepsizlerden, kendilerini dîne değil de, dîni kendilerine uydurmak isteyen reformculardan, müctehid İmâmları beğenmeyip, kendi kafalarına göre ictihad yapmak isteyen naylon müctehidlerden, eshâb-ı kirâma saldıran rafızî meşrepli mezhepsiz tufeylîlerden muhafaza buyursun. Hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak, sevdiklerini dost, sevmediklerini de düşman olarak tanıtsın.
Âmin.

(Visited 57 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın