Tövbesi Kabul Edilmeyenler

Ö- Öfkeli AdamSORU:
Cüneyt 30.03.2014 / 01:20 tarihinde göndermiş
VBESİ KABUL EDİLMEYENLER:
1) İrtidad etmeyi âdet haline getirip, tekrar tekrar mürted olanın,
2) Peygamberlerden birine dil uzatmak suretiyle kafir olan müslümanın
3) Ez. Ebû Bekr ve Hz. Ömer’e veya bunlardan birine dil uzatanın,
4)Sihir yapan ve sihrin tesirine mutlak olarak inanmak sebebiyle mürted olanın, velev ki kadın bile olsa
5) Zındık’ın,
6) Adam boğmayı âdet haline getirenin,
7) Kâhin ‘in,
8) İnsanları ilhad’a (sapıklığa) dâvet eden mulhidin,
9) Bütün haramları mubah sayan ibahilerin.
10) Münafıkların, tevbeleri kabul edilmeyip öldürülür.
Benim anlamadığım; kul tövbe edince bütün günahları affediliyor ama bu kişiler niye affedilmiyor? Bu listedeki kişiler de günahlarına pişman olup hakiki anlamda tövbe ederler ve hatalarına geri dönmezlerse tövbeleri kabul edilmiş,bağışlanmış olmazlar mı? Bu konuya aklım takıldı,bilgilendirirseniz çok sevinirim. İyi çalışmalar…

CEVAP:
Bu maddelerin bazılarının hem tevbesi kabul edilir hem de şeri mahkemelerce ceza kesilmez.. Mesela 10. madde. Şeriat zahire bakar kimin alnında münafık olduğu yazılı ki o öldürülsün? Böyle bir şey doğru değildir.
8. madde ve 9. madde de bunun gibidir. Bunlara da tevbe teklif edilir kabul ederlerse iman edip tevbe ederler ve bir ceza da gerekmez.
Şartlarına uygun yapılmayan tevbeler kabul edilmez. Tevbenin şartı önce işlediği o küfrü terk edip pişman olmaktır. Sonra Allah’a söz verip bir daha o küfre dönmemektir… Velev ki o kimse yine benzer bir küfre düşerse sonra yine tevbe ederse Allah yine kabul eder. Bunu Peygamber Efendimize soruyorlar : “Ey Allahın Rasulü bu tevbe ne zamana kadar kabul edilir?” denildiğinde O : “Ta ki o kul o günahı tamamen terk edinceye kadar Allah onun tevbesini kabul eder ” buyurmaktadır.

Yukarıda sayılan diğer maddeler şeri mahkemelerce affedilmeyen suç unsurlarıdır. Kişinin Allah katında tevbesi kabul edilmesine rağmen şeri mahkemelerce o kimseye o suçların cezasını vermek açısından tevbelerinin mahkemece kabul edilmemesi anlamındadır. Çünkü ortada günahla birlikte bir suç vardır.

Allahu Tealanın kabul etmeyeceği tevbe Nisa suresi 18. ayette belirtilmektedir. Mealen:
– “Yoksa günahları işleyip, kendisine ölüm gelince, “Ben şimdi tevbe ettim ” diyenlerin ve bir de kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul değildir.”
Allahu Tealanın 99 esmaü hüsnasından biriside  Et-Tevvâb’tır. Bunun anlamı bütün tevbeleri kabul edici demektir. Allah’ın kabul etmeyeceği hiç bir tevbe yoktur Yukarıdaki ayetin kapsamı dışında. Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyuruyor.
– ‘Ey İman edenler! Allah-u Zülcelal’e nasuh bir tevbe ile tevbe edin.’ (Tahrim; 8)
Hz. Ömer (r.a) diyor ki; ‘Nasuh tevbe: Kişi bir günah işler, sonra tevbe etmesi ve bir daha o günahı yapmamak için gayret göstermesi ve o günaha dönmeyi istememesidir’

Ayet-i kerime de mealen:
-“Allah, o müminlerin geçmişte yaptıkları en kötü hareketleri bile örtüp bağışlayacak ve yaptıkları amellerin en güzelleriyle mükâfatlar ihsan edecektir.” (Zümer -35)

Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Hem günahlar örtülüp gösterilmeyecek, hem de en güzel mükâfatlar verilecektir. O hâlde tevbe edip, tevbesinde sadık olan kullardan olmaya çalışmalıyız.

Ebu Musa Eşari (r.a)’den rivayet edilen hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz (a.s.v) şöyle buyuruyor:
-” Allah-u Zülcelal gündüz günah işleyenlere tevbe etmeleri için gece kudret elini uzatır. Gece günah işleyenlere, tevbe etmeleri için gündüz kudret elini uzatır. Bu durum güneş batıdan doğuncaya kadar, devam eder.” (Buhari)

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) işlediği günahın cezasını dünyadayken çekmeyenler için şöyle buyurmuştur:
– “Kim de cinayet, hırsızlık, zina vs. bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse, onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse(mizanda sevapları ağır gelirse) onu affeder, (günahları ağır gelirse) dilerse cezalandırır.”

(Hadis-i Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)

11.197 - 10
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılır. Soru veya mesaj göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


“Tövbesi Kabul Edilmeyenler” üzerine 79 yorum.

    1. Din ile şaka olmaz. Bir kimse şaka veya ciddi olarak “Ben ateist’im veya hıristiyan’ım” dese kafir olur. İslamdan çıkar evli ise nikahı düşer.
      Bunun tövbesi var tabi ki.
      Bu yaptığına sonsuz pişmanlık duyup imanını tazeleyip bir daha asla bilerek böyle bir küfrü işlememek için Allaha söz vermektir.

  1. Hocam selamun aleyküm benim aklımda bi soru var bir müslüman şirke düşerse sonra da pişman olup tevbe ederse allahtan af isterse tevbesi makbülmüdür cevaplarsanız sevinirim

    1. Tabiki tövbesi makbuldür. Yeter ki o Müslüman samimi olarak tövbe etsin. Bu zamanda ve geçmişte şirke bilerek veya bilmeyerek düşmeyen kaç insan vardır.?
      Allah Et-Tevvâb’tır. Yani btün tövbeleri kabul edicidir. Ancak şirki tövbesiz affetmez.

    1. Sami ise tövbesi kabul olur. İçten pişman olmayıp dil ile yapılan tövbe kabul olmaz.

  2. Hocam ben defalarca kufre düştüm HZ xxxxx bile dil UZATTIM küfür yani dinim hakkında da kuran hakkında da defalarca kufre düştüm belki defalarca şirke bile düşmüşümdur defalarca kufre düştüm için Nisa suresi 137 .Ayet af olmucak diyor ben bazı kufre düştüm şeyleri hatırlamıyorum evli bir kadınla zinaya da bulaştım kadın çocuk düşürdü bende tamam dedim ÇOCUK benden mi kocasindanmi bilmiyoruz kadının kocasından helallikde alamam gurre diyetide ödeyemem ortalık kan davasına döner bir müslüman i kasten öldüreni ALLAH içinde kalacağı ebedicehenneme atarım diyor RABBIM ben tövbe etsemde af olmam degilmi belki ALLAH DOSTLARINA peygamberlerede küfret mis olabilirim benim için kurtuluşa af da YOK degilmi hocam beni RABBIM affetmez degilmi tövbe etsemde affedermi yoksa ebedi cehennem likmiyim

    1. Allahın affından ümidini kesme. Her ne küfür ve şirk işledinse tövbe et imanını yenile. İşlediğin günahları da başkalarına anlatma.
      Kıyamet günü ameller tartılacaktır. Çok sevap işle ki günahlarına kefaret olsun.
      Linkteki yazımızı da okumadan geçme.
      https://islamdergisi.com/fikih/nasuh-tovbesi/

  3. Hocam merhaba ben Hz. Adem’in çocuklarına bakıyordum Google bana Hz. Adem’in torunlarının isminin Enoch,Enos ve Noam olduğunu gösterdi.Noam ve Enos Hz. Şit’in,Enoch ise Kabil’in çocuğuymuş.Ayrıca Google Hz. Adem’in çocuklarının adlarını şöyle gösteriyor:
    Kabil
    Abel
    Şit
    Aclima
    Azura
    Awan
    Kabil ile Awan,Şit ile de Azura ile evlenmiş.Önce bunların hepsinin doğru olduğuna inandım.Ama Hz. Adem’in Abel,Aclima ve Azura diye çocukları olduğunu duymamıştım.Hani Hz. Adem’in torunlarının isimlerinin böyle olduğu Hıristiyanlara göre de olabilir.Bu şirk olur mu?Bu isimler doğru Aclima,Azura,Awan,Noam,Enos,Enoch isimleri doğru olabilir mi?Aşırı karışık bir soru oldu umarım anlabilmişsinizdir cevaplarsanız sevinirim.

    1. İslami kaynaklarda Hz. Adem’in çocuklarından sadece Şİt, Habil ve Kabil isimleri zikredilir.
      “İsrâiliyat’tan kaynaklanan bazı bilgi­lere göre Âdem ile Havva, cennetten çıktıktan 223 gün sonra evlenmişlerdir. Havvâ, Âdem’e her batında bir kız ve bir erkek olmak üzere, yirmi batında kırk çocuk doğurmuştur. İlk ikizler Kabil ile kız kardeşi Aklima, son ikizler ise Abdülmugis ve Emetülmugis‘tir. Sadece Şît tek doğmuştur. Kabil ve Aklima‘dan sonra ise Hâbil ile Lebuda doğmuştur.

      Âdem’in ilk çocuk­larının isimleri, apokrif kabul edilen ki­taplarda farklı şekillerde verilmektedir. “Hazineler Mağarası“na göre Kabil (Cain) ile Lebuda, Hâbil (Adel) ile Kelimath; “Âdem’in Ve­fatı” (La mort d’Adam) adlı esere göre Kabil ile Kainan, Hâbil ile Ema; “Âdem ve Havva’nın Mücadelesi”‘ne göre ise Kabil ile Luva, Hâbil ile de Aklejane dünyaya gel­miştir.” (Süleyman Hayri Bolay, “Âdem”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c: 1, s: 363)

      Yukarıda da söylendiği gibi bu bilgiler ayet veya hadis değil, İsrailiyat kaynaklıdır. Yani doğruluğu şüphelidir. O gözle değerlendirilmesi gerekmektedir.

    2. Hocam o google da hıristiyanların söylediği sahte isimlere inanmıştım bu şirk olur mu?

  4. Hocam ben “Hiçbir din hak değildir tek hak din İslam’dır” dedim.Ama hani başta “hiçbir din hak değildir” derken İslam hariç her din demek istemiştim.Dinden çıkmam değil mi?

    1. SORU: “Hiçbir din hak değildir tek hak din İslam’dır” dedim.Ama hani başta “hiçbir din hak değildir” derken İslam hariç her din demek istemiştim.Dinden çıkmam değil mi?
      CEVAP:
      İslam yeryüzüne nazil olmadan çok önce en son din İsevilik idi. O da insanlar tarafından bozulduktan sonra Allahu Teala Kuranı nazil etmiştir. Artık şu durumda Allah katında İslamdan başka hak din yoktur. Kastın böyle ise küfre girmemişsindir.

  5. Hocam bu arada Allah(c.c) 3-4 tane Sure’de şirk koşanları ”kesinlikle” affetmeyeceğini söylüyor.Siz ise affeder diyorsunuz?Bunu bana açıklar mısınız?

    1. O ayetleri sizin okuduğunuz kadar biz de okumaktayız. Allahu Teala “dilediğim günahı (tövbesiz ) affederim ancak şirki “Tövbesiz) asla affetmeyeceğim buyurmuştur.
      Ashabın bir çoğu Müslüman olmadan evvel şirk içinde idi. Allahu Teala ashab müslüman olunca onların şirk günahını affetti de neden ashabtan sonra şirki terk edip müslüman olanların şirk günahını affetmesin?

    2. Yazdıgınız şey normalde müslüman olup şirk koşanlar için de geçerli mi?

    3. Tabi ki öyledir. Ancak şirkten vazgeçip tövbe edenlerin tövbesi kabuldür. Çünkü Allahu Teala Et-Tevvâb’tır.

  6. Selamın aleyküm hocam.Ben birgün beden dersindeydik ve kızlar daire yapmış konuşuyorlardı.Bizde dedik ki ”Ayin mi yapıyorlar?” ben de ”Aynen hadi kutsal ruhu çağıralım” diye espri yapıp güldük.Ama bundan 2 dk sonra acaba dinden çıkar mıyım diye düşündüm.Dinden çıkmış olabilir miyim?Tövbe ettim kelime-i şehadet getirdim 🙁

    1. Hocam hani internette ruh çağırma videoları olur ya o ruhlardan birini söyledim kutsal kelimesini de hani espri amaçlı kullandım ciddi söylemedim hıristiyanların inandığı şeyi demek istemedim

    2. Öyle şeyler çok tehlikelidir. Şaka yapıyorum derken sana musallat olurlar da kurtulamazsın. Her ne olduysa tövbe et. Şehadet getir imanını yenile. İmanını yenile derken kafir oldun demek istemedim. Hepimiz her saat imanımızı yenilemeliyiz. Zira Peygamberimizin tavsiyesidir.

  7. Selamın Aleyküm.Ben peygamberlerden söz ediyordum(Hz. Muhammed,Hz. İsa vb.).Ve sonra ise ”Bir de yalancı peygamberler var” dedim.Bunu derken sahte peygamberleri kast ediyordum (Hz. Muhammed ölünce ki sahte peygamber gibi).Sonra ise sanki Hz. Muhammed,Hz.İsa vem diğer peygamberlere demiş gibi oldum.Pişmanım.Bu beni dinden çıkarmaz değil mi?Yalancı derken sahte peygamber demek istemiştim 🙁

    1. Aleykümselam.
      Yalancı derken sahte peygamberleri kast ettiysen küfre girmiş olmazsın.

  8. Hocam bilmiyorum belki kaçıncı sorum size rahatsızlık vermişsem özür dilerim.Peki ya bilmeden şirke düşmek dinden çıkarır mı?Mesela diyelim ki bir kişinin oğlu var ve yanlışlıka ”Allah oğlumu korusun” yerine ”Allah Tanrıyı Korusun” diye birşey dedi tövbe tövbe.Şimdi o kişi hemen dediği gibi tövbe etse bundan dolayı dinden çıkar mı?

    1. Bilmeyerek şirke düşen kafir olur ama yanılarak şirk işleyen kafir olmaz. Adamın dili sürçüp Allah, tanrıyı korusun demekle küfre girilmez ama yine de estağfirullah demek icab eder.

    2. İnsanın aklına her şey gelebilir. Önemli olan akla gelen şirk ve küfür gibi şeyleri beğenmemektir.. Yoksa iman gider.

Bir cevap yazın