Mü’min Ölürken Ölüm Acısı Duymaz

Mescidi Nebi-3 Mü’min ölürken ölüm acısı duymaz hadisi ile kast edilen, mü’min hiç acı çekmeden ölmez anlamında değildir. Zira peygamber Efendimiz dahi vefat etmeden önce hastalanmış hastalığın sebep olduğu sancılara maruz kalmış kızı Fatıma(ra.anha) annemizin mübarek babasının bu haline üzüldüğünü gören Rasulullah: “Babanın çektiği son sıkıntılar olacaktır bunlar” buyurmuştur.
İlgili hadisi şerifte kast edilen ölüm acısı sekerattan sonraki acıdır. Yani can çıkarken duyulan acıdır.
Hikmet ehli büyükler “Salihlerin anıldığı yere rahmet yağar.” hadis-i şerifi; büyük zatların isimlerinin anıldığı yerde ruhlarının hazır olacağını ve oraya rahmet yağacağını gösterir dediler.

Bu ümmetin evliya zatlarının ruhu hazır olunca, Rasulullah Efendimizin ismi geçince, ruhu elbette hazır olur. Namazda, (Esselamü aleyke yâ eyyühennebiyyü) diyerek Rasulullah’a selam veriyoruz. O anda Rasulullah gelir, (Bana selam veren kim?) diye bakar, o kişiyi görür ve artık unutmaz. Ölürken onun karşısına gelir, (Üzülme, korkma, sana şefaat ederim) buyurur. Vefat eden mümin, o güzellik ve bu müjde karşısında öldüğünü bile anlamaz. Peygamber (s.a.v.)Eefendimiz bir hadisi şeriflerinde buyurdular ki;
-“ Peygamberi zikretmek ibadettir. Salihleri zikretmek günahlara kefarettir. Ölümü hatırlamak sadakadır. Kabri düşünmek, Cennete yaklaştırır.” (Hadisi Deylemi)
 

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz;
-“ Mümin vefat ederken, ruhu, tereyağından kıl çeker gibi acı duymadan kolayca çıkar. Hiç anlamaz.” buyurunca, bir sahabî; 
-” Ya Rasulallah, sizin her sözünüz Kur’an-ı kerimle ilgilidir, onun açıklamasıdır. Bu sözünüz hangi âyetle ilgilidir?” diye sorar.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Yusuf sûresinin 31. âyetini okur:
-“Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf’a “çık karşılarına” dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir.” (Yusuf-31) ve şöyle cevap verir:


-” Yusuf’da sabahat vardı, melahat yoktu.”

Melahat, sevimlilik, tatlılık, can yakıcı güzellik demektir.
Sabahat ise dış görünüş, yüz güzelliği demektir
. Peygamber efendimizde hem Melahat,  hem sabahat vardı. Fakat Allahü teâlâ onun sabahatını dünyada gizledi. Eğer açığa çıkarsaydı, hiç kimse onun güzelliği karşısında duramaz, düşer bayılırdı. Peygamber efendimiz âlemlere rahmettir, herkese iyilik için, merhamet edici olarak gelmişti. İnsanları zarara sokmak için gelmemişti. Onun için dünyada melahat güzelliği görülürken, sabahat güzelliği görülemedi, o Cennette görülecektir.

(Visited 3.111 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Mü’min Ölürken Ölüm Acısı Duymaz” üzerine 6 yorum.

  1. Selamın aleyküm BENİM BABAM BİR HAFTA ÖNCE VEFAT ETTİ
    UYKUSUNDA VEFAT ETTİ HİÇ BİR HASTALIGI YOKTU DAHA 60 YAŞINDAYDI
    UYUR VAZİYETTE ÖLMESİ NE ANLAMA GELİR ACABA YÜZÜ ÇOK HUZURLU GÖRÜNÜYORDU

    1. Aleykümselam Funda hanım.
      Allah rahmet eylesin ve başınız sağ olsun.
      Vefaat edenlere güzel zanda bulunmak lazım. Siz de öyle yapınız. Rabbimin rahmeti sonsuzdur.

  2. Selamın aleyküm benim sorum babam 2sene önce hiv vürüsünden vefat etti hiç bir şekilde bu hastalığı nasıl yaptığını ögrenemedik babam cuma akşamı ve kelimeyi şehadet getirerek vefaat etti cuma günü ölen müslümana ALLAH kabir azabı vermezmiş kim tedavisi olmayan bulaşıcı hastalıktan ölene şehit sevabı verirmiş doğrumudur acaba

    1. Aleykümselam. Allah sabrı cemil versin size ve ailenize. Babanıza da rahmet ve mağfiret kılsın.
      Cuma günü veya başka bir gün ölen için bir ayrım yoktur. Ancak çaresiz hastalıklardan (kanser gibi) vefat edenlere şehit sevabı verilir.

  3. Selam Aleyküm hocam. Ben bir şeyi merak etdim Peyğamber efendimiz rahmete erdiğinde çok acı çektiği bildiriliyor. Müminlerdemi böyle acı çekecek? 2ci sorum şudur ki Allah mümin kulları öldüğü Zaman Efendimizin mümin kullarına ölüm anında gözükeceği ve mümin kullarının ölüm acısını çekmeyeceği bildirilmişdir. Böyle bir hadis varmıdır ?

    1. Aleykümselam. Peygamberimiz ölüm acısı çekmemiştir. Ölüm acısı ölürken çekilen acılar değildir. O kabir türünden bir acıdır ki onun mahiyetini ancak Allah bilir. Müminlere ölüm acısı yoktur.

Bir cevap yazın