Ölüm Meleği Ve İki Çeşit Ölüm

DEVEPeygamber (s.a.v.) Efendimiz;
-” El-Mevtü tuhfetül mü’minûn” (Ölüm mümin için bir hediyedir.) buyurdular.
Mümin için ölüm; misafirin konuk evinden çıkıp, kendi evine geçiş hali gibidir. Mezara giren ruh değil, aslı toprak olan bedendir. Ruh ya cennet bahçelerinden bir yere, veya cehennem çukurlarından bir yere gidecektir. İnsanın kendisi beden değil, şuur ve duyguları ile birlikte bedenden çıkacak olan ruhudur. Ruhları alma işini ise ölüm melekleri yapacaktır. Azrail (a.s.) ise, ölüm meleklerinin başkanıdır ve enbiya ve evliyaların ruhunu alır.
Basiret gözü açık veliler derler ki; “İki türlü ölüm vardır. Âni ölüm ve izinli ölüm.” Şimdi bu ikisini de birer kıssa ile açıklayacağız.

BİR KISSA:
Bir zamanlar bir ülkede çok kibirli bir padişah yaşardı. Bir gün memleketini gezmek istedi. Hizmetçilerine:
-“Çabuk elbiselerimi getirin!” diye emretti..
Getirilen elbiselerden birini zor beğenip:
-“Bir at hazırlayın!” dedi.
Getirilen atlardan birini beğenip yanına adamlarını da alarak halkın arasında gezmeye başladı. Atının üzerinde, gururundan başı hep yukarıda gezmeye başlamıştı. Vatandaşlarla konuşmak, dertlerini dinlemek nerede, kibrinden yüzlerine bile bakmıyordu…

Padişah böyle kibirli bir ahvalde dolaşırken bir ara çok farklı nur yüzlü bir ihtiyar Padişahın atının önüne geçip, Padişahın atının dizginlerini tutu. Hükümdar çok sert bir şekilde:
-“Hangi cesaretle atımın dizginlerini tutuyorsun? Bırak dizginleri!” diye bağırdı.
İhtiyar hiç oralı olmadan, Padişaha çok özel bir sırrının olduğunu söyledi. Hükümdar:
-“Söyle bakalım nedir?” dedi.
İhtiyar:
-“Bu sırrı sadece sizin duymanız lazım, eğilirseniz kulağınıza söylerim.” deyince, hükümdar başını eğdi.
İhtiyar adam ona:
-“Ben Melek’ül Mevt’im, canını almaya geldim.” dedi.
 Ölüm meleğini gören Padişahın rengi kaçıp, kekelemeye başladı:
-“Ne olur az müsaade et de evime dönüp, çoluk çocuğumu bir defa daha göreyim.” dediyse de, Ölüm Meleği:
-“Hayır! Sana, bir an bile müsaade yoktur!” dedi ve Padişahın orada ruhunu kabzetti.

Eceli gelen velilerden birisine ise, Azrail (a.s.) geldi ve kapıyı çaldı. Kapıyı açan delikanlı:
-“Buyurun efendim.” dedi.
Azrail:

-“Babanızı ziyarete geldim, biraz görüşecektim.” dedi.
Delikanlı, içeride Kur’an okuyan babasının yanına girdi:
-“Babacığım.” der demez, babası okumaya ara verdi.
Oğlu:

-“Kapıda bir ihtiyar var, sizinle görüşmek istiyor.” dedi.
Adam:

-“Oğlum, ben de zaten onu bekliyordum, hemen içeri al!” dedi.
 Azrail içeri girince, delikanlının babası onu tanıdı:
-“Hoş geldin! Hazır bekliyordum, nerede kaldın?” demesi üzerine, Azrail dedi ki:
– Emre uyarak şimdi geldim. Rabbim seni çok seviyor, nasıl istiyorsan senin ruhunu öyle almamı emretti. ” dedi..
– Şimdi namaza durayım, son rekâtta son secdedeyken ruhumu al! Rabbimin huzuruna secdedeyken gitmek istiyorum. ” dedi.
Adam kalkıp, namaza durdu ve son secdede o şekilde kalıp vefat etti.

Bu iki kimseden birisi zalim kimse olduğu için hazırlıksız olarak ani ölümle öldü, diğeri ise, salih kimselerden olduğu için izinli olarak vefat etti. Biri dünya adamı olmanın bedeli olarak ölüme hazırlıksız yakalandı, öteki ise Allah dostu olmanın mükâfatı olarak ölümü kendisine malum edildi.

Vesselam.

(Visited 1.237 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Ölüm Meleği Ve İki Çeşit Ölüm” üzerine 6 yorum.

  1. Hocam ben ölümden çok korkuyorum.ölümden öldürürler gibi düşünceler aklıma geliyor. Bunlardan nasıl kurulabilirim

    1. Hayatımız da ölümümüz de Allah’ın kudret ve iradesindedir. Hiç endişelenme Allah dilemedikçe kimse sana dokunamaz.

  2. selamün aleyküm hocam,Herkezin ölüm zamanı bellidir ne bir saniye önce ne bir saniye sonra..Peki intihar eden bir kişi asıl zamanında ölüm olmuyor degilmi? ve azrail bu kişinin canını aynı normal ölümdeki gibimi alıyor.

    1. İntihar eden kişi intihar etmeseydi Allah başka bir sebep verip( kaza gibi) yine de onun yaşamını bitirecekti. İntihar eden kendi katilidir. Azrail Peygamber ve büyük alimlerin ruhunu kabzeder. Sıradan insanların ruhunu Azrail’in emrindeki ölüm melekleri alır.

Bir cevap yazın