Hadisi Şerife Göre Müslümanla Savaşmak Küfür İse Hz Ali İle Muaviye Arasındaki Savaş Nedir?

 

CAMİ-Ali Naki'nin Samarra'daki türbesi-1SORU: Hocam bir hadis gördüm kafam iyice karıştı.. Hadisi şerif şu mealde:

“Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür.” (Buhârî, Îmân 36; Müslim, Îmân 116) Hazreti Ali (r.a) ile Hazreti Muaviye (r.a.) birbiriyle savaştı yani, Müslüman Müslümanla savaştı. Ayrıca şöyle bir ayette var mealen:
– Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever” ( 49 / 9 )
Peki bu hadisi şerif ve bu ayet neyi anlatmak istiyor?

CEVAP: Müslümana sövmek elbette büyük günahtır(fasıklıktır). Müslümanla, Müslüman olduğu için savaşmak ise küfürdür(dinsizliktir). Şayet, bir Müslüman bir başka Müslümana zulüm ediyorsa onunla savaşmak(mücadele etmek) neden küfür olsun?. .
Hazreti Ali ile(r.a.), Muaviye’nin(r.a.) arasında geçen hadiseler ise nefsani olan dünyevi meseleler değildir. Ehl-i Sünnet Uleması onların arasındaki mücadelenin koltuk mücadelesi olmadığını, içtihat meselesi olduğunu belirtmişlerdir. Yine ulemaya göre bir müçtehidin kendi içtihadına göre amel etmesinin vacip olduğu belirtilmektedir. Zaten yukarıda geçen ayette de “Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin” ifadesine göre, müminler birbirleri bir meselede anlaşmazlığa düştüklerinde aralarında savaş vukuu bulduğunda onların kâfir olmayacağı belirtmektedir. Kaldı ki  Hazreti Ali ve Muaviye (radıyallahu anhuma) arasındaki mesele Ehl-i Sünnet ulemasına göre içtihat meselesidir. Hazreti Ali’nin(r.a.) içtihadında haklı, Muaviye’nin(r.a.) ise yanıldığı belirtilmiştir.

İTİRAZ:

Hocam iyi güzel de zaten bir Müslüman, bir müslümanla müslüman olduğu için neden savaşsın ki? Bir taraf müslüman toplum, karşı tarafta Müslüman. Bunlarla savaşalim demez ki?

CEVAP: Şu hadisi iyi anlayalım: “Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür.” (Buhârî, Îmân 36; Müslim, Îmân 116) Burada ki cümlede “Müslüman, Müslümanla savaşırsa ibaresi var mıdır?” Sizde görüyorsunuzki böyle bir ifade yoktur. Orada “Müslümanla savaşmak küfürdür” buyuruluyor. Müslümanla, Müslüman olduğu için kim savaşır.? Elbette İslam düşmanından başka bir kimse, Müslümanla Müslüman olmasından dolayı savaşmaz. Hadisi şerifte de buna işaret edilmektedir. Kuran, Müslümanın Müslümanla savaşabileceğini ve onların birbirleri ile savaşmasından dolayı kafir olmayacaklarını şu mealdeki ayette açıkça belirtmektedir: -“ Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever”. (49 / 9)”

SORU: Hocam.. ben size en iyisi bu soruyu neden sorduğumu söyleyeyim.. Bir hocanın vaazını dinliyordum kendisi bildiginiz gibi ehli sünnet ve bilgili birisi o bir bir videosunda şu hadisi şerifi aktardi aynen şu sekilde dedi: “ İki müslüman karsi karsiya gelir de bir birine kılıç çekerse, öldüren de cehennemdedir öldürülen de cehennemdedir” dedi. Hadisi şerifin kaynağini Buhari olarak söyledi.. Şimdi hocam, hadisi şerifi direk bu şekilde dinleyince sanki ayetle çelişiyor gibi oluyor.. Ben anlamazlıktan gelmiyorum gerçekten anlamıyorum. Zaten anlasam soruyu neden sorayım? Benim maksadım öğrenmektir..

CEVAP: Peygamberimiz “Sormak ilmin anahtarıdır” buyurmaktadır. Şunu her defasında söylerim: Ayet ve hadislerden din öğrenmek dini ilimlerde alt yapısı olan müçtehidlerin işidir. Bu mevzuda nice proflar, felsefeciler kendi akıllarına ve ilimlerine güvendiler ve hak yoldan çıktılar. Size de tavsiyem dinimizi öğrenmek istiyorsanız sağlam bir ilmihal alınız ve onu okuyunuz. Hadis ilmini anlamak müçtehitlerin işidir. Sizin ise ne ayetleri ne de hadisleri anlayacak alt yapınız olmadığından, Allah korusun Kur’an ve Hadisi şerifleri inceliyorum derken; “Şu hadis Kur’an ile çeliyor, şu hadis mantığıma yatmadı gibi düşüncelere saplanırsanız da, farkında olmadan dinden uzaklaşırsınız ve ahirette çok acı bir azaba duçar olursunuz.

(Visited 1.305 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın