Hayır Bidiklerimizde Şer, Şer Bidiklerimizde Hayır Olabilir

Allahu Teala buyurdu ki (mealen):
– “Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”
(Sure-i Bakara/216)

Allahu Teala ruhları bedenden
almakla görevlendirdiği  ölüm
meleği Azrail’e (aleyhisselam)
sorar:
Ey Azrail! Bunca zamandır kullarımın canlarını alıyorsun. Ruhları bedenden alma zamanında en çok kime merhamet duydun, en fazla kime öfkelendin?

Azrail (a.s.):
Ey Rabbim, her şeyi sen bilirsin ve her şey Sana malumdur. Bir defasında deniz üzerinde fırtınaya tutulan bir geminin suya dökülen bütün bireylerinin ruhunu almıştım. Fakat bu sırada kucağında küçük yavrusuyla bir tahta parçasına tutunmuş, suya bir dalıp bir çıkan annenin de ruhunu kabzedip, küçük yavrusunu tahta üzerinde sağ salim bıraktığım zaman, su yüzünde annesiz kalan bu yavrucağa çok acımıştım. Onun acıklı hali, beni uzun zaman üzmüştü.

Allahu Teala tekrar sorar:
-Ey Azrail! Bu en çok acı duyduğun bir olaydır. Bir de en çok sevinç duyduğun bir olayı anlatır mısın? Kimin ruhunu sevinerek aldın.

Azrail bu soruya da şöyle cevap verir:
Filan yerde zâlim bir hükümdar vardı; etrafını kasıp kavuruyor, halkı inim inim inletiyordu. İşte bu zâlimin ruhunu almam için emir verildiğinde ona doğru giderken derinden bir neşe duydum. O zâlimin canını alırken duyduğum sevinç kadar, hiçbir vakit sevinç duymadım.

Nice sırlar ve hikmetler sahibi Allah (celle celalühü) bu defa, Azrail’e bir soru daha sorar:
-“Ey Azrail! O canını alırken sevinç duyduğun zâlim kimdi, biliyor musun?” buyurur.
Azrail:
-“Sen bilirsin ey Rabbim!” der.
Allah:
-“İşte ruhunu alırken büyük sevinç duyduğun o zâlim, vaktiyle bir tahta üzerinde bıraktığında büyük üzüntü duyduğun o çocuktu.” buyurur.

Nitekim Allahu Teala Kur’an’da şöyle buyurur, mealen: 

– “Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Sure-i Bakara/216)

 Bazen kendimiz için çok istediğimiz bir şeyin olmadığına üzülürüz. Ama nereden bilebiliriz ki o şey, bizim hakkımızda veya başkalarının hakkında hayırlı olmayacağını? Onun içindir ki, daima Allah’tan hakkımızda hayırlı olanları istememiz gerekir.

Bir Kıssa:
Adamın birisi erkek evladı olmadığı için her türlü çareye başvurmuş ve bir gün bir dostu ona şöyle bir tavsiyede bulunmuş:
-” Falan yerde bir türbe var. Orada Allah’a kırk gün ibadet eder ve o zatın hürmetine Allah’tan istersen duan kabul edilir inşallah.” der. 
Adam o dostunun dediklerini bir bir yapar ve Allah o kimsenin dualarını kabul eder ve bir yıl sonra bir erkek çocuk verir.
Aradan yıllar geçer çocuk büyür bir delikanlı olur. Bir gün arkadaşları ile bir yerde sohbet ederken delikanlının babası onların sohbetlerini gayri ihtiyari olarak dinler. Delikanlının arkadaşları şöyle derler:
-“Falan yerde bir türbe varmış. Orada kırk gün ibadet edenin duasını Allah kabul ediyormuş”
Genç delikanlı, arkadaşlarına:
-” O dediğiniz yer nerede? Ben de babamın ölmesi için dua edeceğimde” der.
Adam o zaman, Allah’tan her şeyin hayırlısını istemenin daha doğru olduğunu anlar.

Allah hakkımızda hayırlı olanları versin. Hayırsız olanlardan Allah’a sığınırız.
Vesselam. 

 

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Hayır Bidiklerimizde Şer, Şer Bidiklerimizde Hayır Olabilir” üzerine 2 yorum.

  1. bir ayeti tefsir ederken ne anlatyigini teblige calisirken bir insan ancak bu kafar basit kalabilir. sacma sapan kissa ile Allah tealayi iazaha kalkmissin.

    1. Türkçeden zayıfın var lügata imtihana giriyorsun.
      Doğru dürüst Türkçe yazı yazmaktan acizsin cahilliğine bakmadan bir de kalkmışsın utanmadan bizi eleştiriyorsun.
      İzahatını yaptığımız ayetin tefsirini bugüne dek onca insan anladığı halde senin neden anlayamadığın belli oldu.
      Meğer Allah senden anlayışını almış. Ne diyelim Allah senin anlayışını aldıysa yapacak bir şey yok. Allah sana anlayış ve izan versin.

Bir cevap yazın