KUR’AN VE ÇAĞDAŞ BİLİM

UZAYIN GENİŞLEMESİFransa Bilimler Akademisi (eski) Başkanı Prof. Maurıce Bucaılle’in ilmi tesbitlerine göre Kur’an ve Çağdaş Bilimin karşılaştırılması:

   KURAN VE ÇAĞDAŞ BİLİM
Batıda İslam hakkında ortaya çıkan tamamen yanlış değer hükümleri , bazen cehaletten bazen de kasıtlı bir aleyhtelikten kaynaklanmaktadır.
    Geçmişten miras kalan peşin hükümler ve iftiralarla çirkinleştirilmiş olan, İslam hakkındaki eski imajı terk etmek ve: Hırıstiyan batı dünyasını, müslümanlar nezdinde suçlu kılan haksızlıkları itiraf etmek gerekir.
   Avrupalı müelliflerin çoğuna göre, Kur’an’daki yaratılış kıssası, Tevrat’taki yaratılış kıssasına çok yakındır, bu sebeple her iki kıssayı parelel vermekten memnunluk duyarlar. Fakat, onların bu telakkileri hatalıdır, zira her ikisi arasında açık uyuşmazlık bulunmaktadır. Bilimsel açıdan hiçte küçümsenmeyecek bir takım önemli meseleler vardırki, bunlara Kur’an’da rastlandığı halde, benzerlerini Tevrat’ta aramak sonuşsuz bırakır. Mesela:
   Tevrat’ta yaratılışın dünya günlerinden 6 günde olduğu ve yedinci gün (haşa)Allahın istirahate çekildiği yazıldığı halde, Kur’an’da geçen; “ sitteti eyyam”ın 6 uzun zaman dilimleri anlamında olduğu, Ebu Suud Efendi’nin Kur’an  tefsirinde bildirilir.    
    Eyyam”(günler) kelimesinin devirler anlamına geldiği Kur’an’ın başka ayetlerinde de mevcuttur. Mesela: “Miktarı elli bin yıl süren bir zaman devresinde olan “yevm”(gün), gibi…
    Kur’an’ın yaratılış hakkında verdiği bilgilerle , kainatın oluşumu hakkındaki çağdaş bilgiler arasında , hiç hiçbir surette en küçük bir aykırılık yoktur. Bugün elimizde bulunan Eski Ahid’in bu meseleler hakkında, ilmi yönden kabul edilmesi mümkün olmayan bilgileri verdiği , açıkca ortaya çıktığı halde , Kur’an’ın bilimle uyum içinde olması olayı, iyice üzerinde durulmayı gerektirir.
   İslamiyetin başlangıcından beri, Hz. Muhammed’in Tevrat kıssalarını kopya ettiği ithamları, hiç bir esasa dayanmaksızın, rastgele ileri sürülmüştür. Bu ithamların en küçük bir dayanağı yoktur. Bir adam nasıl olur da, her durumda muteber olan Kur’an metnini, günümüzden on dört asır önce, bilimsel yönden yanlışlıkları olan Tevrat’ın metinlerinden ayıklayarak doğru olan Kur’an metinlerini ortaya çıkarabilirdi?
   Nasıl olur da, çağımızda, bilimin netice itibari ile doğruluğunu isbatlayacağı bilgileri, kendiliğinden açıklayabilirdi?
   Kur’an, yaratılış konusunda, Tevrat’ınkinden tamamen farklı bir anlatım ortaya koymuştur.

   Prof. Maurıce Bucaılle’in ilmi tesbitlerine göre Kur’an’a göre kaniatın genişlemesi:
   KAİNATIN GENİŞLEMESİ
   Kaniatın genişlemesi, çağdaş bilim tarafından yapılan en muhteşem keşif hadisesidir. Galaksilerin tayfının kırmızıya doğru sistematik olarak hareket etmesi, galaksilerin(yıldızlar topluluğu) birbirinden süerkli uzaklaşması ile açıklanmaktadır. Kainatın alanı durmadan genişlemekte olup, gök cisimlerinin bu genişleme içindeki hareketleri, ışık hızının kesirinden, ışık hızını aşan tutara kadar uzanmaktadır. Uzayın genişlemesi şu ayetle açıklanmaktadır:
-“Ves-semâe beneynâhâ bi eydin ve inna le mûsiûn Biz göğü kudretimizle kurduk ve muhakkak onu genişletmekteyiz.” (zariyat/47)
   Kur’an , iki ayetinde , kainatın oluşumunun esas gelişim sürecini verir.
-“ E velemyerallezîne keferû ennes semavati vel erda kanetâ ratkan fe fetaknahüma ve cealna minel mai külle şey’in hayy. E fe la yü’minûn” (Enbiya Suresi/30)
Mealen:
inkar edenler görmediler mi ki, göklerle yer bitişikken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık?” (Enbiya/30)
     Başlangıçta unsurları birbirine bitişik (ratk) olan, ilkin tek parça olan kitlenin (fatk) işlemi anılıyor. Belirtmemiz gerekirki, Arabaçada (fatk) kelimesi koparmak, (dessouder), ayırmak anlamlarına; (ratk )ise, kaynaştırmak , bitiştirmek anlamlarına gelir.”
Bu ayette değinilmek istenilen konu şudur: Kainatın dev bir atomdan yaratıldığı ve başlangıçta gökler ve yerin bitişik olduğu ve daha sonra büyük bir patlama(big beng) ile göklerin yerlerden ayrıldığı anlatılmak isteniliyor. Bu ayette dikkatleri çeken bir işaret daha bulunmaktadır; “…o inkar edenler görmediler mi ki?” yani; Kur’an’ın bu ifadesi, uzayın genişleme keşfinin, gayri müslimler tarafından yapılacağına işaret edilmektedir ki, gerçektende bu keşif Amerikalı Uzay Bilimcilerine aittir. İşte bu da Kur’an’ın bir başka mu’cizesidir.

(Visited 58 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın