Soru-Cevap

Aşağıdaki formu kullanarak sorularınızı iletebilirsiniz. Uygun görülürse bu sayfada yayınlanmaktadır. 

IslamDergisi.Com

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Soru-Cevap” üzerine 21.181 yorum.

  1. Selamun aleykum hocam, tasavvuf yolunda daha yeniyim biliyorsunuz. Bu irşad yolunda hangi kitapları okumamı tavsiye edersiniz? (elimde sadece mesnevi ve imam rabbani ks’nun mektubatı var).
    hocam burdaki yazıyı bir siteden alıntı yaptım.

    ”Sûfilere göre kendiliğinden var olan (kaimun bizatihi) varlık (vücûd) birdir; o da Hakk Teâlâ’nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Ancak Hak, zatı itibarıyla değil; sıfat ve fiilleri itibarıyla bütün suret ve şahıslarda mutlak olmaktan çıkmaksızın ve asla değişikliğe uğramaksızın tezâhür ve tecellî etmektedir. İçinde farklılıklar ve değişme barındıran tüm evren ve içindeki canlı ve cansız her unsur, ancak O’nun varlığı ile ayakta durmaktadır.”
    doğru mudur, hakikat midir?
    Allah cc ondan razı olsun. Onun yardımları ve verdiği yanıtlarla vahabilik hastalığından kurtuldum. 1.5 senedir sorularımı sürekli yanıtladı.. Allah razı olsun sizden Abdullah Bekir hocam..

    1. Aleykümselam.
      Size öncelikle tavsiyem bir İslam ilmihali okumanızdır. Tasavvuf kitapları okumakla seyrü süluk yapılamaz. Fıkıh bilgisi olmadan tasavvufla uğraşanlar sapık olur.

      ”Sûfilere göre kendiliğinden var olan (kaimun bizatihi) varlık (vücûd) birdir; o da Hakk Teâlâ’nın varlığıdır. Bu varlık ezelidir; çoğalma, bölünme, değişme, yenilenme kabul etmez. Ancak Hak, zatı itibarıyla değil; sıfat ve fiilleri itibarıyla bütün suret ve şahıslarda mutlak olmaktan çıkmaksızın ve asla değişikliğe uğramaksızın tezâhür ve tecellî etmektedir. İçinde farklılıklar ve değişme barındıran tüm evren ve içindeki canlı ve cansız her unsur, ancak O’nun varlığı ile ayakta durmaktadır.”

      Bu bilgiler ehli sünnet akaidine uygundur.
      Allah sizden de razı olsun.

  2. Selamun Aleyküm.
    Istidraçla alakali soru sormak istiyorum.
    ​Bazı televizyonlarda yapılan canl yayınlarda kilisede yapılan göz iyileştirme(!) ayinini nasıl anlamalıyız?
    Ayrıca bazı hocaların felçli ve dilsizleri iyileştirme gibi durumlar internet ortamında çokça var.
    Rahiplerin ve hocaların bu yaptıklarının ikisi de istidrac mıdır?

    1. Aleykümselam.
      İslamın dışında Allah din kabul etmez. Bu konu ayetle sabittir. Gayri müslimlerin veya budist veya hindu papazları bazı hokkabazlıklar yaparlar bunların hepsi sihirbazlıktır. Kuranda zikredilen Firavun ve Hz Musa arasında geçen yılan ve ejderha olayında firavunun sihirbazları değneklerini yere atarlar birer yılan olur hz Musaya doğru giderler. Hz Musada elindeki sopayı yere atar o da daha büyük bir yılan olur onların hepsini yutar. Sihirbazlar bir süre bekledikten sonra değneklerinin kimyasal olarak yok olduklarını görürler ve “Biz Musanın Rabbine iman ettik çünkü bu yapılan sihir olsaydı bir süre sonra değneklerimiz açığa çıkardı” dediler.
      Bu olay sihirle mucize arasındaki farkı çok güzel ifade eder.

  3. Hocam annemle konuştum da son bir haftadır sürekli rüyamda korkutuyorlar diyor. Sürekli ugraştırıyorlarmış. Mesela ölülerle falan uğraşıyormuş. Sürekli hergün görmeye başladım diyo. Haliyle hergün kötü uyanıyor, güne bi kötü halle başlıyor. Ne yapsa ne okusa. Yardımcı olabilir misiniz?

    1. Anneniz küfürden şirkten ve büyük günahlardan her akşam yatmadan önce tövbe etsin ve amentüyü okusun. 7 kez ayetel kürsiyi, 7 kez kureyş suresini, 7 kez ihlası, 7 kez felak ve nası okusun ve “her türlü şerden Allaha sığındım” deyip yatsın.
      Rabbim acil şifa versin.

  4. Selamun Aleykum bazi sorularim var ama bilgi alaniniza girermi bilmiyorum lakin yinede sormak istiyorum.
    1)Cinler insanlardaki hristiyan yahudi ateist gibi kavramlarla alakali bilgileri varmı yani mesela benim müslüman olduğumu biliyormu kafir veya müslüman cinler?
    2)Cinlerin zeka seviyesi ne derecededir En üstün yaratilmiş insanliktir diye biliyorum o yuzden sordum.
    3)Cinler insanlara geçmişe geleceğe yönelik bilgiler veriyor kahinlere gelecekle geçmişle alakalida insanlara reeankarnason olduguna inandirmaya çalişan cinlerin amaçlari nedir bu kafir cinler insanlari saptırmak niyeti var demekki benim sorum neden böyle şeylerle uraşiyorlar onlarin alemlerinde baska iş yokmu yeme içme gezme vs.

    1. Aleykümselam.
      Cevap 1: Cinler de bir topluluktur. Allah onları ateşin duman kısmından halk etmiştir. Gözle görülmezler ancak Peygamberlere ve bazı evliyalara ve akli dengesi bozulmuş kimselere çeşitli şekillerde gözükebilirler.
      Onların müminlerine müslüman cinler, kafirlerine ise şeytan denir. Onlar da yer içer evlenirler. Ama onların yiyecekleri farklıdır.
      Onlarda da müşrik, hıristiyan, yahudi, ve müslümanlar vardır. Biz onları göremeyiz ama onlar bizi görebilirler. O sebeple senin hangi inanca sahip olduğunu bilirler.
      2- Cinler çok zekidir ve mümindir. Ahmakları ise kafirdir. En üstün varlık insandır. Bunun için Kurandaki Tin suresini oku! “Lekad haleknel-İnsâne fî ahseni takvîm.”
      3- Cinler geçmişten haber verebilirler lakin geleceği ancak Allah bilir.
      Reenkarnasyona hindu putperestler inanır. Reenkarnasyon, ahireti kıyameti ve hesap gününü inkar etmektir. Tamamen safsatadır.

  5. Esselamu aleyküm hocam.
    Hocam bu yolda tek başıma olmak çok zor. Vahabilik hastalığından yeni kurtuldum. Aynı hastalığa yakalanmamak için Nakşibendi Halidi koluna girmek, zikir dersleri almak istiyorum. Fakat kimseyi tanımıyorum. Burdan yaZmazsanız da mailime dönüş yaparsanız çok ihya olurum.

  6. Aleykümselam.
    Zina çok çeşitlidir.
    Namahrem bir bayanın ellerini tutmak ellerin zinası,
    Öpmek dudakların zinası,
    Cinsel birleşme olmadan çıplak olarak yaklaşmak da zinadır ama şer’an recim gerektirmez.
    Cinsel birleşme ise bedenin zinasıdır ki şer’an recm gerektirir.
    Recm cezası şeriat yasalarının uygulandığı ülkelerde verilir.
    Ancak o ülkede böyle bir cezası yasası yoksa onun cezası ahirete kalır. Tövbe edilse bile recim cezası ahirette verilir.

    1. Esselamın aleyküm bir medrese ögrencisi olarak şu yorumunuza aklım takıldı tövbe eden bir insana Allah azap eder mi?? Diyelim ki Allah kişinin tövbesini kabul etmedi tabiki bunu biz bilemeyiz fakat okuduğum hiç bir fıkıh kitabında ahirette recm cezası olduğunu görmedim varsa kaçırdığım bir kitap sizden kitap ismi alayım bilgileneyim. Bu uygulama sadece o devlet varsa bu dünyada yapılır fakat öyle bir mercii söz konusu değil şuan için . Geriye tek şey kalıyor samimi yapılan tövbe. Ve siz tövbe kapısını kapatmış oluyorsunuz sanki yani diyorsunuz ki sen tövbe etsende recmin duruyo ahirette ! Nerden biliyosunuz ? Bakın insanları dahada çıkmaza sokmayın insanlar Allah muhafaza bataklığa batabilirler. Bunca yıldır fıkıh ilmi alıyorm böyle bir itaam ve cevap görmedim . Sayın arkadaşım hakkını helal et bir yanlışım vrsa düzeltin . Kimin sevap Terazisi agır gelise dogrudan cennete gider diye yazan da sizsiniz . Yazılanlar sabit kalsın

    2. Muhammet Ali!
      Birincisi, siz bir medrese talebesi değilsiniz. Uslübünüz ve bilginizin medrese ilmiyle uzaktan yakından alakası yoktur.
      İkincisi; biz kim oluyoruz ki tövbe kapısını kapatalım?
      Üçüncüsü; bizi yanlış anlamışsınız ve o yanılgınız ile bize iftira etmektesiniz. Bundan dolayı sizin hakkımızda yazdığınız karalayıcı ifadelerinizin bir önemi yok.
      Dördüncüsü, kul hakkı tövbe ile affolunmaz. Kulla helalleşmek gerek.
      Beşincisi, Recm cezası vardır. Rasulullah bunu uygulamış siz kim oluyorsunuz da yok diyorsunuz?
      Altıncısı, sizin recim sorununuz mu var?
      Yedincisi; Bizim ifadelerimizde çelişki yok çelişki sizin anlayış eksikliğinizdedir.!
      Şimdi takıldığın konu hakkında öz bir cevap yazıyorum burayı kafana iyi anla!
      Evet Kıyamet Günü terazisinde sevapları ağır gelenler hiç cehenneme girmeyecektir doğrudur. Bu dünyada zina veya kısas gerektiren bir suç işlemiş olanlar cezalarını burada çekmemiş iseler bu kimselerin bu günahları da ahirette günah kefesine konacak buna rağmen o adamın sevapları ağır gelirse o kimse cehenneme girmeyecektir. (Bak: Karia Suresi)

      Sekizincisi; bunları nereye dayanarak yazdığımı soruyorsun. Medrese talebesi olsaydın bunu bilir ve sormazdın.
      Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) işlediği günahın cezasını dünyadayken çekmeyenler için şöyle buyurmuştur:
      – “Kim de cinayet, hırsızlık, zina vs. bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse, onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse(mizanda sevapları ağır gelirse) onu affeder, (günahları ağır gelirse) dilerse cezalandırır.”
      (Hadis-i Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17)

      Umarız bu kadar açıklamadan sonra anlamışsındır.

      Geniş bilgi için linki tıkla:
      https://islamdergisi.com/fikih/nasuh-tovbesi/

  7. Olmuslerimize evden de kuran okuyoruz insanlar neden illa mezarlığa gidiyor ekstra sevabı var mi bunun efendimizin gittigini biliyorum onun icin mi gidilyo.

    1. Büşra hanım kabristana gitmek malum sünnettir. Çünkü orada çok büyük ibretler vardır. Birde kabristana gidildiğinde mevtaya selam verilir. Mevtanın ruhunu bırakırlar mevta yaşayan kimseyi tanır ve onu görür selamını alır.
      Bu durumda ahiret göçmüş yakınlarının seni görmelerini istemez misin?

    2. Evet Zemahşeri yani Fahreddini Razi’nin araplara gönderildiği rivayet edilir. Ama diğer ulema onu reddetmiştir. Diğerlerine göre Kur’anın bütün insanlara gönderildiği yazılıdır.
      *******************************
      İşte o bölüm:
      7. âyette geçen ve “anakent, yerleşim yerlerinin merkezi” anlamlarına gelen ümmülkurâ tamlaması Kur’an’da Mekke şehrini ifade etmek için kullanılır (bk. Âl-i İmrân 3/96-97; En‘âm 6/92).
      Âyetin “çevresindekiler” diye çevrilen kısmını Araplar’la sınırlandırarak yorumlayanlar olmuşsa da (meselâ bk. Zemahşerî, III, 397), birçok müfessir İslâm tebliğinin evrenselliğine dikkat çekerek burada bütün insanların kastedildiğini savunur (meselâ bk. Râzî, XXVII, 147-148. Kur’ân-ı Kerîm’in Arap dilinde indirilmiş olması konusunda bk. Yûsuf 12/2; Ra‘d 13/37; Nahl16/103; Zümer 39/28).
      ********************************
      Hıristiyanlar ve yahudiler sadece “Kuran araplara gönderildi derler. Oysa ayetle sabittir ki Kuran tüm insanlara gönderildi. Aksini iddia etmek Kur’anı yalanlamak olur.

      İşte Kur’an-ı Kerimin tüm insanlığa gönderildiğini kanıtlayan ayet(mealen):

      – Bu Kitap (Kur’ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab’a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. (Enam/92)

      Müslümanlar ayete mi inanır, yoksa başka bir ayetin yanlış tefsirine mi?

    3. sevgili hocam tabikide Kuran tüm insanliğa gönderildi ben buna inaniyorum sadece Çok şaşirdim bir islam alimi bunu nasil söyler diye acaba başka birşeymi kastediyor diye size sormak istedim yanlis anladiniz sanirim beni

    4. Sizi yanlış anlamadım. Olayı o şekilde yazanlara atfederek yazdım.

  8. Yohanan ile Yahya’nın bir alakası yoktur.
    Allahu Teala “YAHYA” olarak anılan buyurmuştur.
    Çeviriler benzetmedir, Yahya’nın karşılığı değildir.
    Yahya’yı Yohanon tam karşılamaz.
    Kur’an “Yohanon” demedi, “Yahya” buyurdu, itiraz yoktur.
    İtiraz eden Müslüman değildir.
    Kuran nazil olduğundan bu tarafa takribi 1400 yıl geçti. Haşa, söz konusu bir tezat olsaydı o zamanki yahudiler ona itiraz ederlerdi.

  9. Hocam Burdaki yazıda (sorularlaislamiyet)
    “Âyetin, “çevresindekiler” diye çevrilen kısmını Araplarla sınırlandırarak yorumlayanlar olmuşsa da müfessirlerin çoğu İslâm tebliğinin evrenselliğine dikkat çekerek, burada bütün insanların kastedildiğini savunur.” yazısı var Islam tum insanliğa gonderilmiştir buna ragmen gerçekten öyle bir çeviri yapan müfessirler varmi?
    Böylece şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir Kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer.”( Şura, 42/7)

    Bu âyette geçen ve “anakent, yerleşim yerlerinin merkezi” anlamlarına gelen “ümmülkurâ” tanımlaması, Kur’an’da Mekke şehrini ifade etmek için kullanılır. (bk.Âl-i İmrân 3/96-97; En’âm 6/92).

    Âyetin, “çevresindekiler” diye çevrilen kısmını Araplarla sınırlandırarak yorumlayanlar olmuşsa da müfessirlerin çoğu İslâm tebliğinin evrenselliğine dikkat çekerek, burada bütün insanların kastedildiğini savunur. Yani, Mekke bir merkez kabul edilerek, buradan başlayıp bütün insanlığa ilahi dinin tebliğ edilmesi istenmiştir.
    Hatta bu ayet için Araplarla sinirlandiridiklarini söyleyen kişiye örnek olarakda zemahşeri denmiş.
    Zemahşerinin kastettiği nedir

    1. SORU:
      Hocam Burdaki yazıda (sorularlaislamiyet)
      “Âyetin, “çevresindekiler” diye çevrilen kısmını Araplarla sınırlandırarak yorumlayanlar olmuşsa da müfessirlerin çoğu İslâm tebliğinin evrenselliğine dikkat çekerek, burada bütün insanların kastedildiğini savunur.” yazısı var Islam tum insanliğa gonderilmiştir buna ragmen gerçekten öyle bir çeviri yapan müfessirler varmi?
      Âyetin, “çevresindekiler” diye çevrilen kısmını Araplarla sınırlandırarak yorumlayanlar olmuşsa da müfessirlerin çoğu İslâm tebliğinin evrenselliğine dikkat çekerek, burada bütün insanların kastedildiğini savunur. Yani, Mekke bir merkez kabul edilerek, buradan başlayıp bütün insanlığa ilahi dinin tebliğ edilmesi istenmiştir.
      Hatta bu ayet için Araplarla sinirlandiridiklarini söyleyen kişiye örnek olarakda zemahşeri denmiş.
      Zemahşerinin kastettiği nedir?

      CEVAP:
      Zikredilen ayetleri nüzul sırasına göre açılayalım:
      Enam/92 mealen:
      – Bu Kitap (Kur’ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab’a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

      Enam Suresi 92. ayetin, “şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” ibaresinde Peygamberimiz, öncelikle Mekke halkından başlayarak tüm insanlığı uyarmakla görevlendirmektedir. Bu ayet bütün açıklığı ile Peygamberimizin tüm insanları uyarmak için görevlendirdiği barizdir.

      Al-i Imran/96-97 mealen:
      – Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed, Mekke’deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir.
      – Onda apaçık deliller, İbrahim’in makamı vardır. Oraya giren güvene erer. Ona bir yol bulabilenlerin Beyt’i haccetmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil, her şey ona muhtaç)dir.

      Bu ayetlerde de Araplara değil tüm insanlara atıf olduğu barizdir.

      Şura/7 mealen:
      – Böylece biz sana Arapça bir Kur’ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.

      Bu ayette de Mekke halkı ve çevresindekilerle kast edilen önce nazil Enam ve Al-i Imran surelerindeki ayetlere göre tüm insanlık kast edilmektedir.

      Zemahşeri Tefsiri hakkında iddia edildiği gibi Kur’an sadece Araplara gönderildiği iddia ediliyorsa o bir iftiradır. İtibara almayız. Zira hiçbir İslam alimi ayetlerle bu kadar açık olan Rasulullahın tüm insanlara gönderildiğini inkar edemez.

    2. Hocam diyanet ilgili ayet tefsirinde Bazi mufessirlerin Ayetteki çevresindekiler kismini araplarla sinirlandirdiklarini yazili örnek olarak zemahşeri tefsiri ilgili yer sayfa 367mi ohyle bisi yazili ben cok şaşirdim Sizin zemahhşerinin tefisirinin arapcasi googlede vardir ama benim arapcam yok zemahşerinin farkli şey kastettigine inaniyorum ben

    3. Rasulullah sadece Araplara gönderildiğini iddia edenler yahudi ve hıristiyanlardır. Bizi falanın filanın tefsiri bağlamaz. Kuran ve Rasulullah’ın hadisleri ve Peygamberimizin roma, iran, mısır, habeş krallarına gönderdiği açık çağrı mektuplarına rağmen öyle böyle bir iddia sadece küfre götürür.
      Diyanetin mealine baktı öyle bir iddia yoktur. her nereden okuduysanız o bir iftiradır.

  10. Sevgililer gününde bir çok indirimler oluyor bunlardan faydalanabilir miyiz..yilbasiyla aynı hüküm mu yoksa.

    1. Sevgililer Günü aslında zina yapanlar günüdür. O günü özelleştiren mağazalardan zaruret yoksa alışveriş yapmamak gerekir.

  11. Selamun aleyküm. Sevgili hocam, namazdan sonra yaptığımız zikirleri ve diğer yaptığımız zikirleri tesbihle yapsak bu bidat olur mu? Diğer sorum ise vehhabiler unutmak ve uyuyakalmak dışında kaza namazları yoktur diyorlar. Geçmişte kılamadığımız kaza namazlarını ne yapmamız gerekmektedir?

    1. Aleykümselam Fatih kardeşim.
      Ehli sünnete göre farz namazların kazası farz, vacip namazların kazası vaciptir.
      Uyku veya unutarak kılınmayan namazları için kaza gerekir. Kasten kılınmayan namazlar için ise hem kaza hem de tövbe etmek gerekir.
      Konu ile ilgili geniş bilgi için linki tıkla ve oku:
      https://islamdergisi.com/fikih/kaza-namazi/

  12. Selamun aleyküm kardeşim, Hizb-ut Tahrir denen bir örgüt var bu ehli sünnet mi ? Sosyal medyada oy atmak haramdır felan diyorlar işte Türkiye’ye kin kusuyorlar. Cübbeli Ahmet Hoca’ya, Nihat Hatipoğlu’na işte televizyondaki hocalara neden korkuyorsunuz felan diyorlar. Bu örgüt hakkında bilgi verir misin ?

    1. Aleykümselam kardeşim.
      Muhammed Takiyyüddîn en-Nebhânî, 1909’da Hayfa’nın (Filistin) İczim kasabasında doğmuş, yüksek tahsilini Ezher’de yapmıştir. Filistin’in çeşitli yerlerinde öğretmenlik ve kadılık yapmış, İzzeddin el-Kassam’la birlikte İngilizlere ve Yahudilere karşı mücadele vermiştir. İhvan-ı Müslimin’in kurucusu Hasan el-Benna’ya yakınlık duyduğu, bir süre İhvan-ı Müslimin içinde çalıştığı, yazılarında ve konuşmalarında mason Abduh’un talebesi Seyyid Kutub’u referans gösterdiği bilinmektedir.
      Özetle bunlar ehli sünnet değildir.

  13. Selamun aleyküm.bu ateistler

    Kur’an’da ‘dağları zelzele olmasın diye yarattık’ deniyor, hâlbuki bu bilim bakımından doğru değildir, dağlarda da zelzele olur…”
    diyorlar ayeti açiklarmisiniz sayın hocam.

    1. Dağlar hakkında bize bilgi veren iki türlü meal vardır. Biri yanlış biri doğrudur. Elmalı mealinde dağlardan:

      Enbiya/31 – Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.” diye söz edilir.
      Dikkat edilirse bu ayette dağlar sarsılmayacak onda deprem olmayacak denilmiyor, “insanlar sarsılmasın diye” beyan buyruluyor.
      Diğer bir ayeti kerimeyi farklı mealde görelim:

      Neml Suresi, 61. ayet: Ya da yeryüzünü bir karar yeri kılan, onun arasında ırmaklar var eden ve ona (yeryüzü için) sarsılmaz dağlar yaratan ve iki deniz arasında bir ara-engel (haciz) koyan mı?”

      Burada dağlardan, “sarsılmaz dağlar yaratan” diye geçer ki bu meal hatalıdır. Bir de Elmalı mealine bakalım:

      Neml/61 – “(Onlar mı hayırlı) yoksa, yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarında nehirler akıtan, onun için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı?”

      Aynı ayetin farklı mealinde ise, “onun için sabit dağlar yaratan” olarak geçer.
      Biz bu mealleri Kuran’daki ayetin kendisine bakarak karşılaştırdık Elmalı Hocanın meali daha doğru olduğunu gördük.
      Demek ki Kuran bilimle çelişmiyor yanlış mealler çelişiyormuş.

      Lokman Suresi, 10. ayet: “O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi.”

      Bu mealde de “sarsılmaz dağlar” ibaresi geçer..
      Elmalı mealine bakalım:

      Lokman/10 – O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti.

      Burada da dağlardan ağır baskılar ibaresi geçer ki sarsılmaz dağ ibaresi yoktur.

      Fussilet Suresi, 10. ayet: Orada (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları dört günde takdir etti.

      Fussilet/10 – O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.

      Kaf Suresi, 7. ayet: Yeri de (nasıl) döşeyip-yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ‘göz alıcı ve iç açıcı’ her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.”

      Bu mealde de “sarsılmaz dağlar” ibaresi geçer.
      Elmalı mealine bakalım:

      Kaf/7 – Yeri de nasıl uzatmış, üzerine sabit dağlar oturtmuşuz. Orada görünüşü güzel her çeşit bitkiden çiftler yetiştirdik.”

      Görüldüğü gibi doğru mealde “sarsılmaz dağlar” ibaresi geçmez. Öyle ise modern bilim Kuranla çelişmez yanlış Kuran meali bilimle çelişir bir de materyalistlerin bozuk mantıkları ile çelişir.

    2. Hocam bazı meallerdeki sarsılmaz dağlar veya sizi sarsmasın diye yarattık dese bile bundan orda illa hiç deprem olmucak anlamimı cikarki yani o diğer mealleri kabul etmek bilimsel bakimdan yanlışmı oluo

    3. Neml/61 – “(Onlar mı hayırlı) yoksa, yeryüzünü oturmaya elverişli kılan, aralarında nehirler akıtan, onun için sabit dağlar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı?”
      “ve ceale lehâ ravâsiye” ibaresi “ve onun için sabit dağlar yaratan” anlamındadır.
      Sarsılmaz dağlar diye geçen mealler yanlıştır. Sabit, yani yerinde duran dağlar olması gerekirken öyle yanlış bir yorum yapılmış o da dağlarda deprem olmayacak gibi bir mana ortaya çıkarmış bu da ateistlere malzeme olmuştur.

    4. Hocam bazı meallerdeki sarsılmaz dağlar veya sizi sarsmasın diye yarattık dese bile bundan orda illa hiç deprem olmucak anlamimı cikarki yani o diğer mealleri kabul etmek bilimsel bakimdan yanlışmı oluo
      Hocam birde enbiya 31de insanlar sarsilmasin diyor daglar sarsilmasin demiyor yazmissiniz sanirim zaten bunlarin itiraz ettikleri nokta bu yani insanlar sarsilmasin derken neyi kastediyor?

    5. Dağlar hakkında bize bilgi veren iki türlü meal vardır. Biri yanlış biri doğrudur. Elmalı mealinde dağlardan:

      Enbiya/31 Mealen:
      – Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.” diye beyan edilir.
      Dikkat edilirse bu ayette dağlar sarsılmayacak onda deprem olmayacak denilmiyor, “insanlar sarsılmasın diye” beyan buyruluyor. Eleştiri yapan ateist ise yanlış mealden dolayı Kur’an, “dağlarda deprem olmaz” demiş, oysa dağlarda da deprem olmaktadır bundan dolayı bilimle çelişmiştir” diyerek yanılmıştır.

      Kuran geçen ibareler, “Yeryüzünde insanların sarsılmaması”, “insanların çalkalanmaması için ağır baskılar yani, sabit ve büyük dağların yaratılması”nın sebebi hikmeti, dağların dünya üzerinde korkunç kasırgaların olmasına engel olması ve depremlerin asgari düzeye indirilmesi içindir. Cahillerin ayetleri yanlış anlayıp Dağlarda deprem olmaması için dağlar yaratılmış değildir.

  14. Hocam, tasavvuf çok tehlikeli birşey midir? Tasavvuf ve hiç konusunu biraz izah eder misiniz? Ayrıca Vahdeti vücûd eşittir panteizm midir?

    1. Gerçek olmayan sahte tasavvufçular en az ateistler kadar tehlikelidir. Onlardan uzak durmak gerektir.. Gerçek tasavvufçular ehli sünnete tabidirler. Kuran ve sünnetten asla ayrılmazlar Peygamber ahlakı ile vasıflıdırlar. Onlar insanların en iyileridir.
      Vahdeti Vücut Allah’ın varlığında fani varlığını yok etmek anlamında varlığın bir görünmesi demektir ki bu makamın daha ötesi varlığın Bir’den yani Her şeyin yaratanı Allah’tan bilinmesi demektir. Bu durum tasavvufta bir mertebe bir ahvaldir. Nefis mutmeinne olduktan sonra kazanılan bir özelliktir. Yüz milyonda bir kişi ancak o mertebeye ulaşabilir. Ondan daha öte mertebelerde vardır.
      Ama bu işin sahtekarları da vardır ki onlar şirke düşen zavallı ahmaklardır. Onlar vahdeti vücut adına her gördüklerine Allah derler ki bu durum onları panteizme sürükler. Bu durum küfürdür. Panteistler, tüm evrene haşa Allah derler. Oysa ki, Allahu Tealanın İhlas suresinde beyan buyurduğu gibi O Allah hiçbir kimseye benzemez. Onun eşi ve dengi olamaz.

  15. Slm alykm devletin bir kanunu var diyorki bu kanunda
    Ise aldigin isciyi begenmediysen cikartmak istiyorsan isciye 15 gin once haber ver isci hem calisp hem kendine yeni bir is arasin magdur olmasin ayni hakki sana da veriyorum isci seni begenmediyse 15 gun once haber versin onun yerine yeni bir isci bul bu akde kim uymazsa karsi tarafa 15 gunluk tazminat oder.
    Ben girdigim iste 20 gun sonra isten cikartildim bana tazminat odediler 1020 lira ancak biz bi yanlislik yaptik biz seni ise 4 ay denemek suretiyle ise aldik ancak muhasebeci kadrolu gibi gotermis tazminat bu yuzden yatti parayi geri gonder dediler deneme usuluyle calisan kisilere bu tazminat yatmaz dediler .
    Oysa bu durum bana soyledikleri degil kalplerinden gecirdikleri bir durum .Bana ise baslar 1 hafta calisirsin biz seni sen bizi begenirsen devam ederiz dediler 1 hafta sonra benden evraklarimi getirmemi istediler bende mademki calismaya devam edecegiz alacagimiz parayi konusalim dedim ve oturup pazarligimizi yaptik .
    bu meseleye gore benim aldigim tazminat caiz olurmu

    1. Aleykümselam.
      İşe tekrar başlandın ise tazminatı geri yatırman gerekir. İşe tekrar başlatmayacaklarsa sözleşme gereği o para senindir.

  16. Hocam sağolun Allah razı olsun sizden. Yeniden kendi mezhebimle amel edip namazlarımı Hanefiliğe göre kılmaya başladım. Geçmiş zamanlarda Selefiler gibi kıldığım namazların hükmü nedir? Kabul olmuş olabilir mi?

  17. Selamun aleyküm hocam.
    Namaz tesbihatından sonra dua edebilir miyim? Bunun bidat olduğunu söyleyenler var çünkü.

    Bir diğer sorum ise; iman amelden bir cüz müdür yoksa amel imandan bir cüz müdür?

    1. Aleykümselam.
      Namazdan sonra tesbih çekmek kuvvetli sünnettir. Kuran Allahı çok zikredin buyurmaktadır. Buna bile bile bidat diyen dinsizdir.
      İman amelden bir cüzdür itikadı sapık mutezile inancıdır. İman amelden bir cüz olsaydı en küçük günah işleyen kafir olurdu. Ehli sünnete göre iman amelden bir cüz değildir.
      Amentünün şartlarında amel yoktur. Farz amellere inanmak ve yapmak farzdır. İnandığı halde tembellikten dolayı terk etmek haramdır. Haramların haram olduğunu inkar küfürdür.

  18. Hocam Selamun Aleyküm. Yazinizi gordüm Kafirler Kuranda bilim dişi ayetler diyorlar sizde cevaplar atmissinizda birşeyi göremedim sormak istedim cevap verirmisiniz.
    1)bakara suresi-29.ayet
    29. o, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. o, her şeyi hakkıyla bilendir.

    doğrusu: atmosfer 5 tabakadan oluşur; islamcıların 7 diye sunduklarında aslında iyonosfer termosfer’in uzantısı, ozonosfer de stratosfer içindedir, ayrı bir tabaka değildir. (7, 5’e düşüyor burada.) bir de manyetosfer diyorlar, onun da atmosferle alakası yok, manyetik alanı ifade eder (sayılsa bile 7 olmuyor zaten).

    1. Kuranda sözü edilen 7 sema, atmosfer değildir. Atmosferden bahseden ayet, Enbiya/32’dir. (Mealen):
      – “Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah’ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar”.
      Dünya, mars, jüpiter ve diğer gezegenlerle birlikte güneş, yıldızlar ve galaksilerden dünya seması diye söz eder Kur’an.

  19. Selamun aleykum hocam, sağolun varolun.
    Hocam tevessülün caiz olduğunu belirten hadisleri ve mübarek gecelerin bidat olmadığını belirten hadisleri vehhabilere gösterdiğim, sunduğum zaman tüm hadisleri reddettiklerini ve bunların haşa zayıf ve uydurma olduğunu söylüyorlar.
    En basitinden Levlake hadisi sahih midir hocam?
    Diğer sorum ise, yatsı namazının ilk sünneti diye birşey yok diyor bu vehhabiler. bunun aslı nedir?

    1. Aleykümselam.
      Değerli kardeşim Peygamberimiz Ebu Cehile amcası Ebu Lehebe inandırabildi mi?
      Öyle ise bu iş nasip işidir. Sen de o vahabilerle uğraşıp enerjini boşa tüketme.
      İnkarcılara Kuran’dan delil getirsen bile inanmayana inandırmazsın.
      Yatsı namazının sünneti gayri müekkedtir. Kaynak: (Halebi Kebir Mülteka cilt 1). Kılmak zorunda değilsin ama kılarsan çok sevap alırsın.
      Diğer sorunun cevabı için linki tıkla:
      https://islamdergisi.com/uncategorized/vesile-aramak/

  20. Selamun Aleyküm.
    Hocam Bu Googleye “xxxxxxxxxxxxxx” yazıp görsellere tıklarmisiniz ordaki kadın şeklindeki meyveler veriyormus gibi şeyler söyluyorlar Allahin böyle birşeye yaratacağina inanmak küfürmüdür?

    1. Onlar putperestlerin montajıdır. Sizin başka işiniz yok mu ki böyle boş işlerle uğraşıyorsunuz?!

Bir cevap yazın