Ateistlerin Sorularına Cevaplar

Merhaba Bekir Hocam. Ateist birisi Bazı Sorular Sormuş. Bunları Cevaplar mısınız?

Sayın Samedov! Bu tür soruları soran kimseler, Allah’ı insana benzeten sapık itikatla itikatlanmalarından kaynaklanır. Büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri şöyle der:
“Allah’ı gerçek manada tanıyanın dili tutulur.”
Şimdi alttaki soruların mesnetsiz olduğunu vereceğimiz cevaplarla göstermiş olacağız inşaallah.
NOT: Bu sorular bir ateiste aittir.
SORU 1:
Tanrının kendi kendini yok etmeye gücü yeter mi?

CEVAP 1:
Kendi kendini yok etmek sıfatı mahluklara aittir. Allahu tealada kendi kendini yok etme sıfatı gibi düşük ve zelil sıfatlar yoktur ve Allah yok olmaktan münezzehtir. Allah’ın yok olma düşüncesi şeytanın düşüncesidir.

SORU 2:
Tanrının ikinci bir tanrıyı yaratmaya gücü yeter mi?

CEVAP 2:
Allah hiç yaratılmamıştır. Bir başkası tarafından yaratılan kimsede İlah olamaz. Çünkü hayal edilen ikinci bir ilahın varlığı kendisini yaratan Allah’a muhtaç olur. Muhtaç olan da İlah olamaz. Allah Es-Samed’tir. Yani O, hiçbir şeyde hiçbir kimseye muhtaç değildir.

SORU 3:
Tanrının birden fazla olmaya gücü yeter mi?

CEVAP 3:
Birden fazla İlah olamaz. Çünkü hepsi de kendilerini yaratan hiç yaratılmamış Allah’a muhtaç olurlar.

SORU 4:
Tanrının kaldıramayacağı bir taşı yaratmaya gücü yeter mi?

CEVAP 4:
Allah’ın kaldıramayacağı hiçbir mahluk ve taş yoktur. Her neyi yaratırsa ona hükmetmekte ona aittir. Bir şey için “Yok ol” derse, o yok olur.
“Ve lâ yeûdühü hıfzuhümâ” ayetince O’na zorluk da veremez. BUNA kafirlerin aklı ermez tabii.

SORU 5:
Tanrı her şeye kadir olmamaya da kadir midir?

CEVAP 5:
Allah “ve hüve alâ külli şey’in kadîr” dir. Yani yarattığı her şeye gücü yeter. Aksine inanmak küfürdür. Her şeye veya bir şeye kadir olamamak acizliktir. Allah ise acizlikten yücedir.

SORU 6:
Tanrı, herhangi bir sıfatına (Tanrı’nın 99 ismi olan esma-ül hüsna’da
geçen tüm isimleri birer sıfatına karşılık olduğuna göre) aykırı şekilde davranabilir mi? Davranabilirse, ve davranırsa, o zaman bu sıfatı nasıl hak eder?

CEVAP 6:
99 isim sıfat değildir. O’nun isimleridir. O’nun altı tane zati sıfatı sekiz de subuti sıfatı bulunur.
ALLAHU TEALANIN ZATÎ SIFATLARI:

a. Vücut: Var olmak demektir.    

b. Kıdem: Allah ezelidir.

c. Beka: Allah ebedidir.  

d. Muhalefetü’n-Lil-havadis: Allah yarattığı hiçbir varlığa benzemez.

e. Kıyam Bi-nefsihi: Allah Kendi zatıyla vardır.

f. Vahdaniyet: Allah birdir.

– Allah’ın zati sıfatları anlamlarından da anlaşılacağı üzere, dış dünya ile yaratıklarla bir ilişkisi ve ortak paydası olmayan sıfatlardır. Mesela, Allah’ın bağımsız, kendinden başka vacibu’l-vücud olan varlığı gibi bir varlık yoktur. Keza, kıdem sıfatı (başlangıcı olmayan) Allah’tan başka hiçbir varlık için söz konusu değildir. Diğer zâtî sıfatlar da aynı şekilde Allah’ın zatına mahsus olup, başka varlıklarla ortak paydası olmayan sıfatlardır.

ALLAHU TEALANIN SUBÛTÎ SIFATLARI:

a. Hayat: Allah’ın diri olmasıdır.

b. İlim: Allah’ın her şeyi ezelde bilmesidir.

c. İrade: Allah’ın yapmak istediği her şeyde özgür ve bağımsız olmasıdır.

d. Kudret: Allah’ın her şeye gücünün yetmesidir.

e. Semi / işitme: Allah her şeyi işitir.

f. Basar / görme: Allah her şeyi görür.

g. Kelam / konuşma: Allah organa, sese ihtiyaç duymaksızın konuşur.

h. Tekvin / yaratma: Allah yoktan yaratır.

Allah’ın bu subuti sıfatları yüce Zatına tabidir. Nasıl ki siz ellerinize hakimseniz.
Sıfatları birbirine ters çalışan cin çarpmış delilerdir. Böyle bir şeyi Allah için düşünmek küfürdür.

SORU 7:
Tanrı mantık ilkelerinin üzerinde midir? Aynı anda hem doğru olan hem de yanlış olan bir şey yaratabilir mi örneğin? Ya da daire şeklinde bir kare?

CEVAP 7:
Allah’ı akıllar ve mantıklar kavrayamaz. O’na gıyaben inanmakla emrolunduk. O’nun Zatı ve Sıfatlarının hakikati hakkında düşünmek küfürdür. Allah dilediğinde dilediği kadar şeyi yaratmaya gücü yeter. Evreni kün(ol) emriyle yarattığı gibi.
O dilerse deveyi iğnenin deliğini büyütmeden deveyi de küçültmeden iğnenin deliğinden geçirir. O’nun peygamberleri ve gönderdiği dini ile alay edenleri de dilerse domuza veya maymuna çevirir.

SORU 8:
Tanrı evreni yaratmadan önce neredeydi? Ne yapıyordu?

CEVAP 8:
Allah mahluk değil ki –hâşâ- bir yere muhtaç olsun. Zira gökler ve içindekiler ve onların kapladıkları yerler yokken Allah vardı. O’nun bir yere ihtiyacı olduğunu düşünmek Allah hakkında cehaleti gösterir. Evreni yaratmadan önce de, ne yaptığını da bizlere bildirmedi. Hem O’nun ne yaptığını değil de bizim O’na kulluk görevlerimizi yapıp yapmadığımızı düşünmemiz daha akıllıca bir iş olur. Zira biz bunlardan hesaba çekileceğiz.

SORU 9:
Tanrı geleceği hem bilir, hem de değiştirebilir mi? (Değiştirirse eski bilgisi yanlış olmaz mı?).

CEVAP 9:
Allah elbette kullarının gelecekte ne yapacağını bilir ve onu dilerse değiştirirdi ve o bilgi de yanlış olmazdı. Ancak; Allah, kullarının iradelerinin aksine bir iş yaratmaz. Öyle olsaydı insanlar yaptıklarından sorumlu olmazdı.

SORU 10:
Tanrı düşünebilir mi? (Düşünme geleceğe ve geçmişe dairdir. Tanrı geleceği ve geçmişi bildiği için düşünmemelidir. Düşünmeye kalktığında kendini yalanlar. Bu yüzden Tanrı gelecek de kurgulayamaz. Kurgularsa geleceği bilmiyordur).

CEVAP 10: Düşünmek mahluklara verilmiş bir sıfattır. Geleceği bilemeyen yaratıklar gelecek hakkında kurgu yapma gereksinimi duyalar. Allah düşünmekten yücedir. Çünkü O geçmişi de geleceği de bilendir.
Allah El-Alîmdir. Ezelden Ebede her şeyi bilicidir. Allah’ı mahluklar gibi beyinle düşündüğünü sanmak bilgisizliktir ve küfürdür.

Cevaplayan: Bekir Abdullah

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın