Hayz ve Nisaf Bilgisi

HAYIZ KANI SÜRESİ
Adet süresinin en azı üç gün, yani 72 saattir. En çoğu da on gün (240 saattir). Bu iki süreç arasında akan kanlar adet kanıdır. Bu süreç içinde adet kanının devamlı gelmesi şart değildir. Ara sıra kesilebilir. Mesela bir kadın üç gün kan görse iki gün görmese sonra üç gün daha kan devam etse bu sekiz günün hepsi adet günü sayılır.
Soru:
Hayz ve nifas bilgilerini öğrenmek farz mıdır?
CEVAP
Evet, kadın erkek her Müslümanın, ilmihâl bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bunun için kocası kadına öğretmeli, kendisi bilmiyorsa, bilen kadınlardan öğrenmesi için izin vermelidir. Kocası izin vermeyen kadının, ondan izinsiz gidip öğrenmesi gerekir; çünkü abdest, namaz, Kur’an-ı kerim, oruç, hac, baliğ olmak, evlenmek, boşanmak, iddet beklemek gibi hususlar ve ibadetler için, hayz ilmini öğrenmek şarttır.

Bir kız, hayz görmeye başlayınca bâliga, yani kadın olur. Hayz görmeyen kız, 15 yaş tamam olunca, büluğa ermiş [bâliga] olur. 8 yaşını tamamlayan kıza, anasının, anası yoksa ninelerinin, ablalarının, hala ve teyzelerinin hayz ve nifas ilmini öğretmeleri farzdır. Öğretmezlerse, kendileri ve kocaları büyük günaha girerler.

Hayz bilgisi o kadar zor değildir. Zor olsaydı dinimiz, âlim cahil herkesin öğrenmesini emretmezdi. Temel kaideleri öğrenince, anlaşılmayacak bir şey yoktur.

Buhara’da Ahmed bin Hafs isminde bir genç evlenmişti. İlk gece, kız buna, (Hayz ilmini öğrendin mi?) dedi. Hayır deyince, kız “Allahü teâlâ, (Kendinizi ve emrinizde olanları ateşten koruyun) buyurdu. Cahil olan nasıl koruyabilir?” dedi. Bu söz gence çok tesir etti. Hanımını Allahü teâlâya emanet ederek, Merv’de yıllarca ilim tahsil edip âlim olarak evine döndü. Hocası, buna Ebu Hafs-i kebir ismini koydu.

Özel günler defteri tutmak gerekir
Bir aydaki kanlı ve temiz günlerin, hangilerinin hayz, hangilerinin istihaza olduğunu tespit edebilmek için, bundan bir önceki ayda, kaç gün temiz kalındığının, kaç gün hayz olduğunun bilinmesi şarttır.

Eğer bundan önceki ay, 10 günden fazla kan gelmişse, 10 günden az gelen yani istihazasız olan son aydaki kan durumunu da bilmek gerekir.

Maliki mezhebini taklit edenlerin, şimdiye kadar gördüğü en çok hayz miktarını da bilmesi gerekir, çünkü Malikî’de, âdetlerinden en çoğunun üç gün fazlası hayz olur. Daha fazlası ve 15 günden fazlası istihaza olur.

Kendisi tespit edemeyenler, sual sorarken de, kanlı ve temiz günlerin sayısını bildirilebilir veya çizelgelerini göndererek de sorabilirler. Temiz ve kanlı günleri bildirirken, mesela (23 gün temiz kaldı, 7 gün hayz olmuştu, şimdi ise 25 temiz kaldıktan sonra 8 gün kan geldi) şeklinde bildirmek gerekir. Yani (Şu kadar gün geldi) diye rakamla yazmalı. (3 Ekim’den 9 Ekim’e kadar kan geldi) diye, tarihle yazmamalı. Öyle yazınca bu tarihlerin de dâhil olup olmadığı bilinemeyip, karışıklığa sebep olabilir.

İşte bütün bunların tespit edilebilmesi için, her kadının (Özel günler defteri) tutması gerekir. Bunun için bir çizelge hazırlayarak sitemize koyduk. Aşağıdaki linkten indirilebilir. Çıktı alıp kağıt üzerinde işaretlenebileceği gibi, bilgisayar üzerinde, Excel dosyasında da işaretlenebilir. Örnek olarak, boş ve işaretlenmiş bir cetvel de aşağıya konmuştur. Kan gelen günler böyle x ile işaretlenebilir.

Excel formatındaki çizelge bu linkten indirilebilir:
Özel Günler Defteri

Hayzla ilgili bazı terimler:

Hayz: Aybaşı veya regl.
Fâsid kan: Hayz olmayan kan demektir. Bu kana istihaza da denir.
İstihaza: Hayz olmayan kanlı günler. Buna özür de denir.
Fâsid temizlik: Onbeş veya daha ziyade temiz gün içinde fâsid kan yani istihaza kanı bulunursa, bu günlerin hepsine fâsid temizlik denir. Hayz müddeti içinde kan görülmeyen günlere de fâsid temizlik denir.
Nifas: Lohusalık hali.
Ayise: Hayzdan kesilmiş, yaşlı kadın demektir. Ayise yaşı, Hanbeli’de 50, Hanefi’de 55, Şafii’de 60, Maliki’de 70’tir. Bu yaşlardan sonra gelen kan, hayz olmaz, istihaza olur.

Dinde utanmak
Sual: (Şeriatta utanma yoktur) sözünden, dinde bilinmesi gereken konuları mesela hayız ve nifas bilgilerini öğrenmek için çekinmeden sormak gerektiği mi anlaşılıyor?
CEVAP
Evet, edebine uygun olarak sormak gerekir. Sorulmazsa birçok haram işlenmiş olur. Her Müslüman erkek ve kadının ilmihâl bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bu bilgiler içinde, (Hayz ve Nifas) bilgileri de çok önemlidir. Abdest, namaz, Kur’an-ı kerim, hac, baliğ olmak, evlenmek gibi işler için, kadın hâllerini bilmek şarttır. Bunları bilmeyen, harama düşer, ibadeti sahih olmaz. Utanarak bu bilgileri öğrenmekten vazgeçmek caiz olmaz.

Hazret-i Esma’nın Peygamber efendimize nasıl gusledileceğini sorarken utanması üzerine, Hazret-i Âişe validemiz, (Ensar kadınları ne iyidir; utanmaları, dinlerini öğrenmelerine mani olmuyor) buyurdu. (Buharî)

Demek ki, ayıp olur diye kendisine farz olan bilgileri öğrenmemek yanlıştır. Peygamber efendimiz, mahrem konuları öğrenmekte utanmanın mazeret olmadığını bildirmiştir. (Tirmizî)

Bir başka hadis-i şerif:
(Yellenmek abdesti bozar. Kadınlara arkalarından temas etmeyiniz! Bilesiniz ki Allah gerçeği söylemekten hayâ etmez.) [Tirmizî]

Bir âyet-i kerime meali de şöyledir:
(Ey iman edenler! Peygamberin evine çat kapı girmeyin ve yemeğe izin verilmedikçe de girmeyin! Çağrılırsanız gidin! Yemek yenince de hemen dağılın! Sohbete de izinsiz gitmeyin! Çünkü bu hâliniz Resulümü üzüyor, ama utandığı için size söyleyemiyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten hayâ etmez.) [Ahzab 53] Hayâ etmek, utanmak demektir.

Bu âyet ve hadisler, bilinmesi gereken gerçekleri söylemekte utanmanın doğru olmadığını bildiriyor.

 

(Visited 99 times, 1 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“Hayz ve Nisaf Bilgisi” üzerine 1 yorum.

  1. Mayıs ayına kadar süreciniz 8 gün olarak devam etmiştir.
    Bu sekiz gün arasında akıntı olmayan günler akıntılı sayılır.
    Bu süreç içinde namazdan sorumlu değilsiniz.
    Ramazan ayı da olmadığı için oruçtan da sorumlu değilsiniz.
    Bu en son hastalık haliniz on gün sürmüştür.
    Önceki sürece bakarak sekizinci günü yıkanmanız gerekirdi. ancak yıkandıktan sonra tekrar başlamış olduğuna göre bir gün sonra 9. gün kesilse temizlik yapılacaktı.
    Kesilmeden 2 gün devam etseydi, 10. gün temizlik yapılacaktır.
    Bundan sonraki hastalık süreci bir önceki aya göredir yani, 10 gün olacaktır.
    Bundan sonraki ayda bir önceki ay on gün sürdüğü için ilk gün akıntı olduktan sonra hiç akmasa bile on gün bekleyeceksiniz. Bu on gün içinde 8. gün akıntı olurda bir daha olmaz ise 10 gün bekleyeceksiniz iki günlüğün namazını kaza edeceksiniz.
    Ondan sonraki ayın hastalık günü 8 gündür.
    Hastalık anında ramazana rastlarsanız, süreciniz kaç gün ise o kadar orucu kaza edeceksiniz.
    Namazlardan affediliyorsunuz. Yani hastalık süreci içinde kılmadığınız namazları bir daha kılmıyorsunuz. Allah katında kılmış gibi sayılıyorsunuz

Bir cevap yazın