KABR ZİYARETİ

KABR ZİYARETİ Müslümanların kabirlerini ziyaret etmek sünnettir. Ölümü hatırlamak ve ölüden ibret almak için, kabir ziyareti etmek ve sâlihlerin, velîlerin kabirlerinden bereketlenmek de çok sevaptır. İbret almak için, ölünün kabirdeki halleri düşünülmelidir.
Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki: (Ana-babasının veya ikisinden birinin kabrini her Cuma günleri ziyaret edenin günahları affolur. Haklarını ödemiş olur). Hazret-i Fatıma, babasının amcası olan Hazret-i Hamza’nın kabrini ziyaret eder. Düzeltir, tamir ederdi.
Sevgili Peygamberimiz, müslüman olan akrabasının ve esbabının kabirlerini ziyaret ederdi. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: (Bir mü’minin kabrini ziyaret ederken, “Allahümme innî es’elüke bi-hürmeti Muhammed aleyhisselâm en la tü’azzibe hâzelmeyyit” derse, o meyyitin azabı kıyamete kadar kaldırılır).
Peygamber Efendimizin yaptığı ve bildirdiği gibi kabir ziyareti şöyle yapılmalıdır.
– Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri ziyaret edenleri kabirdekiler tanır.
– Abdest alınıp, iki rekât namaz kılınarak, sevabı meyyitin ruhuna bağışlanır.
– Kabristana gelince, önce, (Esselamü aleyküm yâ ehl-e dâril-kavmil Mü’minin) veya kısaca (Esselamü aleyküm yâ ehlel-kubûr) diyerek selâm verilir. Sonra, (Allahümme innî es’elûke-bi hürmet-i Muhammed aleyhisselâm en la tü’azzibe hâzelmeyyit) duası okunur. Mânâsı; “Ey Allahım! Bu ölüye azap edilmemesini, Muhammed aleyhisselâmın hürmetine senden istiyorum” demektir.
– Ayakta onbir İhlâs-ı Şerîf ve bir Fatiha sûreleri okunup oturulur.
– Kabirde meyyitin yüzüne karşı ayak tarafına oturularak; Yasîn-i şerif ve bildiği sûreler okunur.
– Bundan başka bildiği çeşitli duâları, tesbihleri okuyup, ziyaret ettiği meyyit ve kabirdekilerin hepsine ve îmân ile ölmüş olanlara dua edilir ve hasıl olan sevaplar, ruhlarına hediye edilir.
Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, tanıdığının kabri yanından geçerken selâm verirse, meyyit bunu tanır ve selâmına cevap verir).
(Bir kimse, kabristandan geçerken, on bir kerre İhlâs sûresi okuyup, sevabını ölülere hediye ederlerse, kendisine ölüler adedince sevap verilir).
Büyük İslâm âlimi Ahmed bin Hanbel hazretleri buyurdu ki: (Kabristana girince; Fâtiha, Kul-e’ûzüler ve İhlâs sûrelerini okuyunuz. Sevabını meyyitlere gönderiniz. Sevabı hepsine vâsıl olur, ulaşır). Kabir Ziyareti
Müslümanların kabirlerini ziyaret etmek sünnettir. Ölümü hatırlamak ve ölüden ibret almak için, kabir ziyareti etmek ve sâlihlerin, velîlerin kabirlerinden bereketlenmek de çok sevaptır. İbret almak için, ölünün kabirdeki halleri düşünülmelidir.
Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki: (Ana-babasının veya ikisinden birinin kabrini her Cuma günleri ziyaret edenin günahları affolur. Haklarını ödemiş olur). Hazret-i Fatıma, babasının amcası olan Hazret-i Hamza’nın kabrini ziyaret eder. Düzeltir, tamir ederdi.
Sevgili Peygamberimiz, müslüman olan akrabasının ve esbabının kabirlerini ziyaret ederdi. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: (Bir mü’minin kabrini ziyaret ederken, “Allahümme innî es’elüke bi-hürmeti Muhammed aleyhisselâm en la tü’azzibe hâzelmeyyit” derse, o meyyitin azabı kıyamete kadar kaldırılır).
Peygamber Efendimizin yaptığı ve bildirdiği gibi kabir ziyareti şöyle yapılmalıdır.
– Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri ziyaret edenleri kabirdekiler tanır.
– Abdest alınıp, iki rekât namaz kılınarak, sevabı meyyitin ruhuna bağışlanır.
– Kabristana gelince, önce, (Esselamü aleyküm yâ ehl-e dâril-kavmil Mü’minin) veya kısaca (Esselamü aleyküm yâ ehlel-kubûr) diyerek selâm verilir. Sonra, (Allahümme innî es’elûke-bi hürmet-i Muhammed aleyhisselâm en la tü’azzibe hâzelmeyyit) duası okunur. Mânâsı; “Ey Allahım! Bu ölüye azap edilmemesini, Muhammed aleyhisselâmın hürmetine senden istiyorum” demektir.
– Ayakta onbir İhlâs-ı Şerîf ve bir Fatiha sûreleri okunup oturulur.
– Kabirde meyyitin yüzüne karşı ayak tarafına oturularak; Yasîn-i şerif ve bildiği sûreler okunur.
– Bundan başka bildiği çeşitli duâları, tesbihleri okuyup, ziyaret ettiği meyyit ve kabirdekilerin hepsine ve îmân ile ölmüş olanlara dua edilir ve hasıl olan sevaplar, ruhlarına hediye edilir.
Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, tanıdığının kabri yanından geçerken selâm verirse, meyyit bunu tanır ve selâmına cevap verir).
(Bir kimse, kabristandan geçerken, on bir kerre İhlâs sûresi okuyup, sevabını ölülere hediye ederlerse, kendisine ölüler adedince sevap verilir).
Büyük İslâm âlimi Ahmed bin Hanbel hazretleri buyurdu ki: (Kabristana girince; Fâtiha, Kul-e’ûzüler ve İhlâs sûrelerini okuyunuz. Sevabını meyyitlere gönderiniz. Sevabı hepsine vâsıl olur, ulaşır).

DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın