KIYAS-I FUKAHA NEDİR?

İmamı Maturidi Hz.Fakihlerin Kıyası Nedir..? dinimizin hükümlerinin dört kaynağından biridir.
Kıyas,
lügatte “bir şeyi takdir etmek, ölçmek, karşılaştırmak ve iki şey arasında benzerlikleri tesbit etmek” anlamındadır. Kıyas; dînî hükümlerin delillerinden biridir. İslâmiyette bir mesele hakkında hüküm vermek için, önce Kur’ân-ı kerîmde delil aranır.  Aranılan Kur’an’da bulunamazsa, Peygamber efendimizin sözlerinde ve işleri olan sünnette aranır. Aranılan şey Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde bulunamazsa Eshâb-ı kirâmın icmâsı anlamında olan, söz birliğine bakılır. Bu üç kaynakta, hüküm vermek için bir delil bulunamazsa, müctehid olan bir âlimin kıyas yoluyla elde ettiği hüküm alınır. Buna “re’y” veya “ictihad” denir.
Kıyas, fıkıh ve mantık ilminde, meselelerin hükümlerini bildirmeye yarayan bir yoldur.

İslâmiyeti iyi bilen, Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkarabilecek dereceye yükselen din âlimlerine “müctehid” denir. Fıkıh ilmi ile uğraşan müctehidlere “fakih” denir. Çoğuluna ise, “Fukahâ” denir. Hukûkî bir tâbir (deyim) olan kıyas, fukahânın Kur’ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden çıkardığı hükümleridir. Bunun için “Kıyas-ı fukahâ” da denilmiştir.
Kıyasın, terimcesinde, çeşitli târifleri yapılmıştır. Bunlardan bâzıları şöyledir:
Kıyas, İslâmiyetin kaynaklarından ve dînî meseleleri hükme bağlama vâsıtalarından birisidir.”
“Kıyas, hakkında âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf bulunan hükmü tahlil ederek, benzer bir şeyin hükmünü elde etmektir.”
Buradaki açıklamadan da anlaşıldığı üzere, hiç bir müçtehit alim kendi aklına dayanarak bir hükme varmamıştır.

Bir Kıssa :

Bu konudaki menkıbelerden biri şöyledir: Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri, İmam-ı A’zam hazretlerine gelip dedi ki:
– Ceddimin Hadis-i şeriflerine kıyas ile muhalefet ettiğinizi duydum. Onun için geldim. ” dedi.
İmamı Azam:
– “Bundan Allahü teâlâya sığınırım.” dedi.

Sonra Hazret-i İmam dizleri üzerine oturup edeple sordu :
– “Efendim, erkek mi zayıftır, kadın mı?”

Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri:
– “Kadın, daha zayıf yaratılışlıdır.” dedi.
İmamı Azam:
– “Dinimize göre kadının hissesi ne kadardır?” diye sordu.

Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri
 – “Erkeğin yarısı kadardır.” dedi.
İmamı Azam Hz.leri:
– “Bakın, eğer kıyas ile söyleseydim, bu hükmün tersini söylerdim. Kadın zayıf olduğu için ona iki, erkeğe bir hisse verilmeli derdim. Sizin söylediğiniz gibi bildirdiğime göre, bu durum, hadis-i şeriflere sıkı sıkıya bağlı olduğumu göstermez mi?” diye sordu.
Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri:
 – “Evet hadis-i şerife aykırılık yok.” dedi.

Hazret-i İmam tekrar sordu:
– Namaz mı efdaldir, oruç mu?
Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri:
– “Elbette namaz efdaldir.”
İmam:
– “Eğer kıyas ederek söyleseydim, hayızlı kadına ramazan orucunu değil, namazını kaza etmesini bildirirdim. Bu da hadis-i şeriflere bağlılığımı göstermez mi?” diye sordu.
Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri:
– “Evet bunda da hadis-i şeriflere aykırılık yok.” dedi.
İmamı Azam:
– “Size bir soru daha sorayım. İdrar mı necistir, meni mi?” diye sordu.

 Hazret-i Ali’nin torunu Muhammed bin Hasan hazretleri
– “Elbette idrar necistir.” dedi.
İmamı Azam:
– Eğer kıyas ederek söyleseydim, meni çıkınca değil, idrar çıkınca gusletmeyi söylerdim. Hadis-i şerife aykırı şey söylemekten Allahü teâlâya sığınırım. Ben Peygamber aleyhisselamın sözlerine kıymet veriyorum, onları açıklıyorum, başka bir şey yapmıyorum.” dedi.

Bu konuşma üzerine Muhammed bin Hasan hazretleri, İmam-ı a’zam Ebu Hanife’nin kendisine yanlış tanıtıldığını anlayarak kalkıp onun alnından öptü. Bu olay da gösteriyor ki, âlimi ancak âlim anlar.

İmam-ı a’zam hazretlerinin her sözü, her işi, Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler ile idi. Bir kimse, dört mezhep imamının sözlerini, kıskanmadan ve inat etmeden, insaf ile incelerse, her birinin, gökteki yıldızlar gibi olduklarını görür.

(Visited 7.076 times, 8 visits today)
DIKKAT: Sitemize ya da yazarlarımıza hakaret veya küfür eden ve yazarlarımızı tehdit eden şahısların IP adresleri ve giriş saatleri sistemimiz tarafından kaydedilmektedir. Avukatımız aracılığıyla bu kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlatılacaktır. Yorum göndermeden önce nezaket kurallarına dikkat ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Dikkat! Yorum yazmadan önce aşağıdaki uyarıyı okuyunuz:
5237 S.lı Türk Ceza Kanunu MADDE 125 Hakaret (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Türk Ceza Kanununun yukarıda belirtilen maddelerine göre, sitemiz veya yazarlarımızın onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik mesajlar gönderenler hakkında  gerekli yasal haklarımızı kullanacağımızı önceden bildiririz. Yorum yazarken nezaket kurallarına dikkat ediniz.

“KIYAS-I FUKAHA NEDİR?” üzerine 5 yorum.

  1. Imamın böyle güzel konular hakkındaki açıklamaları bir kitap haline getirilmeli. Bu vazife de sizlere düşüyor.

  2. Kuran bir dir, Allah bir dir, gönderdiği islam dini birndir.
    Hak böyleyken safi, şafi, hanbeli, sünni vs. ne ola ki?

    1. Kuran birdir, ama Allah’ın gönderdiği kitaplar çoktur.
      Allah birdir, ama peygamberler çoktur.
      Kuran şeriati İslam birdir ama diğer peygamberlere gelen şeriatler çoktur.
      Peygamberimizin ve ashabının itikadı ehli sünnet birdir ama Kuran ve sünnet ışığında yapılan içtihadların gereği olan mezhepler çoktur.
      Umarım anlamışsındır bay Hurma..!

  3. Ben safiyim 2nci rekatta otururken tahiyyatan sonra salli barik ve rabbena duasını okuyorum unutuyorum tabi
    sorun olurmu?
    Ben safiyim Hanifi imaminin yanında cemaetle namaz kılarken onunla birliktemi selâm vereyim

    1. Unuttunuz ise sorun olmaz.
      Şafi kimse hanefi imama, hanefi kimse de şafi imama uyarsa imamla birlikte selam vermelidir.

Bir cevap yazın